
13
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Alüvyal ovalarda farklı fizyografyalarda gelişen toprakların arazi kullanım planlanması ve coğrafi bilgi sistemleri ile haritalanması: Aksu Ovası örneği
Hızla artan dünya nüfusu kentsel alanlara olan ihtiyacı arttırmış ve bu artış doğrultusunda tarım alanları hızlı bir şekilde tahrip edilmiş ve edilmektedir. Tarım alanlarının bu tahribatının önüne geçilmesi için özellikleri ortaya konulmalı ve kullanımları belirlenmelidir. Antalya ilinin Aksu ilçesinde bulunan Solak Köyü'nde yapılan bu çalışma tarım arazilerinin en uygun şekilde kullanılmasını amaçlamaktadır. 1/25.000 ölçekli topoğrafik haritalar ile 1981-1982 yıllarına ait hava fotoğrafları, 2016 tarihli Sentinel uydu görüntüsü (10m), 2013 tarihli ortofoto (0,3m) görüntülerinden faydalanılarak yapılan bu çalışmada öncelikle alanın fizyoğrafyası belirlenmiştir. 3 farklı fizyoğrafyada gelişen topraklar 8 farklı seride değerlendirilmiştir. Detaylı toprak etütleri ve bu etütler doğrultusunda yapılan fiziksel, kimyasal ve morfolojik analizler sonucunda Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları Teknik Talimatı'na uygun bir şekilde Arazi Yetenek Sınıflaması yapılmıştır. Yetenek Ordoları, Yetenek Sınıfları, Yetenek Alt Sınıfları ve Yetenek Birimleri kullanılarak yapılan bu sınıflamada Solak Köyü arazileri işlenebilir tarım arazileri ordosuna dahil edilmişlerdir. İlk üç Yetenek sınıfında yer alan arazilerin birçoğunda ağır bünye ve drenaj problemleri ile karşılaşılmaktadır. Çalışmanın son aşamasından arazilerinin kullanımı hakkından öneriler verilmiştir.
Besin kültüründe yetiştirilen farklı domates çeşitlerinin artan NaCl uygulamalarına toleransı ve tuzluluk stresinin kuru madde miktarı ile bitki mineral içeriğine etkisi
ÖZET Y. Lisans Tezi BESİN KÜLTÜRÜNDE YETİŞTİRİLEN FARKLI DOMATES ÇEŞİTLERİNİN (Lycopersicon Esculentum) ARTAN NACİ UYGULAMALARINA TOLERANSI VE TUZLULUK STRESİNİN KURU MADDE MİKTARI İLE BİTKİ MİNERAL İÇERİĞİNE ETKİSİ Nuray BİLGİN Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Toprak Ana Bilim Dalı Danışman Doç. Dr. Nesrin YILDIZ Bu çalışmanın amacı besin kültüründe yetiştirilen 3 çeşit ( Kaya fi, Sencan 9, İnuictus lot.335 ) domates bitkisinin bitki gelişme devresinin 3 farklı aşamasında, besin çözeltisine artan düzeylerde uygulanan NaCl'ün (0=1.34, 1=3, 2=7, 3=14 mmhos/cm) bitki gövde ve kök kuru maddesi ile mineral içeriğine etkisini araştırmaktır. Çimlendirilen domates fideleri, Arnon (1938) besin kültürüne aktarılmışlardır. Fideler besin çözeltisine aktarıldıktan sonra, farklı gelişme devrelerinde (I. Aktarıldıktan hemen sonra 2. Üç hafta sonra 3. Altı hafta sonra) 4 farklı konsantrasyonda NaCl tuzu Eİo=l,34, Eİı =3, Eİ2=7 ve Eİ3=14 mmhos/cm) ilaveleri yapılmıştır. Çiçeklerime başlangıcına kadar yetiştirilmesi planlanan domates bitkilerinden 1. Gelişme devresinde olanlar (çimlendikten hemen sonrakiler) tuz stresine dayanamamışlardır. 2 ve 3. gelişme devresinde tuz ilave edilen bitkiler çiçeklenme başlangıcında hasat edilerek kuru ağırlık ve mineral içerikleri belirlenmiştir. Her üç domates çeşidinin de 1. gelişme devresinde tuz stresine tolerans gösteremediği görülmüştür. Bu nedenle denemeye 2 ve 3. gelişme devresindeki domates bitkileri ile devam edilmiştir. Besin kültüründe NaCl uygulamalarındaki artışa bağlı olarak bütün domates çeşitlerinde ve gelişme devrelerinde kuru madde miktarı azalmıştır. Genel olarak bütün çeşitlerde ve gelişme devrelerinde bitki Na ve Cl içerikleri artarken, K ve NO3 içeriği azalmıştır. 2002, 53 Sayfa Anahtar Kelimeler Tuz stresi, domates, besin kültürü, gelişme devresi, tolerans
Farklı buğday çeşitlerinde protein içeriklerinin Near Infrared Yansıma Spectroskopi (NIRS) tekniği ile belirlenebilirliği
Son yıllarda bitki gelişimini doğrudan etkileyen özellikleri ve bitki parametrelerini daha doğru, hızlı ve ekonomik olarak belirlemeye yarayan geleneksel yöntemlere alternatif olarak algılama teknolojileri geliştirilmeye başlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda geliştirilen ?Near-Infrared Spectrophotometre? tarımsal ve çevresel kullanımlar için bitkiler hakkında yeterli bilgiye ucuz ve hızlı ulaşmayı sağlayan teknolojilerden biridirBu çalışmada, Marmara Bölgesinin Trakya kesiminde yetiştiriciliği yapılan 12 farklı buğday çeşidinde protein içeriklerinin NIRS (Near Infrared Spektroskopi) kullanarak belirlenmesi için, yansıma ölçme prensibine dayalı yeni bir metodoloji geliştirilmesi, bu yöntemin laboratuar ölçümleri ile geleneksel laboratuar analiz sonuçlarının karşılaştırmalarının yapılması amaçlanmıştır.Araştırmada kullanılan 12 buğday örneğinde protein içeriği ile ilişkili hektolitre, protein oranı, yaş gluten, gluten indeksi, nem, sedimentasyon değeri ve protein analizleri yapılmıştır. Ayrıca öğütülmüş buğday örneklerinde laboratuar ortamında yansıma okumaları gerçekleştirilmiştir.Bitki protein içerikleri laboratuarda geleneksel yöntemlerle belirlenen değerleri ile bitkilere ait yansıma okumaları arasında kalibrasyon eşitliklerini belirlemek için Kısmi En Küçük Kareler (Partial Least Square (PLS)) regresyon analiz yöntemi kullanılmıştır.Elde edilen sonuçlar, NIRS tekniğinin kullanımı ile buğdayda azot ve protein (r2=0,82) içeriklerinin başarıyla tahmin edilebileceğini göstermiştir.Anahtar Sözcükler Near-Infrared Spectrophotometre, buğday, azot, protein miktarı
Karpuzlu Ovası sulama sahasında rezervdeki su miktarı gözönünde bulundurularak CBS (coğrafi bilgi sistemi) yardımı ile uygun ürün deseninin belirlenmesi
Çalışma Karpuzlu Ovası Sulama sahasında S1 ve S2 ana sulama kanalları sınırlarının içerisinde yer almaktadır.Bu çalışma, S1 ve S2 ana sulama kanalları sınırlarının içerisinde bulunan tarım arazilerinin, sulama suyu rezervi miktarının az olduğu sulama dönemlerinde, rezervdeki suyun ekonomik ve akılcı kullanımının bilgisayar programı yardımıyla hızlı ve akılcı bir şekilde değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. Bu doğrultuda, sulama yapılan arazilere ait bitki deseni, toprak özellikleri ve sınıfları, yıl için planlanan sulama suyu miktarı ve fiili olarak kullanılan su miktarı değerleri bilgisayar ortamına aktarılmasının ardından ArcGIS 9.1 programı kullanılarak verilerin analizleri yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, su tasarrufu sağlanması için, arazi ürün desenin yerfıstığı ağırlıklı olarak tercih edilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır
Aydın ili Aydın ovası A2 sulama sahasında rezervdeki su miktarından tahsise göre sulama planlamasının GIS ortamında yapılması
Araştırma Aydın Ovası Sulama sahasında A2 ana sulama kanalı sınırlarınıniçerisinde yer alan tarım arazilerinin sulama suyu miktarının az olduğu dönemlerdemevcut suyun etkin kullanımının bilgisayar ortamında değerlendirilmesi amacıylaplanlanmıştır. Bu amaçla, toprak özellikleri ve sınıfları, bitki deseni, mevcut sulamasuyu miktarı ve fiili olarak kullanılan su miktarı değerleri bilgisayar ortamınagetirildikten sonra ArcGIS 9.1 programı kullanılarak verilerin analizleri yapılmıştır.Yapılan çalışmalar sonucunda su tasarrufu sağlanması için arazi ürün deseni hububatağırlıklı olarak tercih edilmelidir.Anahtar Sözcükler:Sulama suyu, bitki deseni, GIS, veri analizi
Görünür ve yakın kızılötesi spektroskopi kullanarak toprakların nem içeriklerini ve bazı özelliklerinin tahmin edilmesi
Son yıllarda bitki gelişimini doğrudan etkileyen bazı toprak özelliklerinin değişimini daha doğru, hızlı ve ekonomik olarak belirlemeye yarayan geleneksel yöntemlere alternatif olarak algılama teknolojileri geliştirilmeye başlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda geliştirilen ?Görünür ve yakın kızılötesi spektrometre? tarımsal ve çevresel kullanımlar için topraklar ve bitkiler hakkında yeterli bilgiye ucuz ve hızlı ulaşmayı sağlayan teknolojilerden biridir.Bu çalışmada, Aydın İli Söke Ovasında yer alan Yuvaca köyü arazilerinde toprakta değişik basınçlarda tutulan nem içeriklerinin NIRS (Near Infrared Spectroscopy) kullanarak belirlenmesi için, yansıma ölçme prensibine dayalı yeni bir yöntem geliştirilmesi ve bu yöntemin laboratuar, arazi ölçümleri ve geleneksel laboratuar analiz sonuçlarının karşılaştırmasında kullanılabilirliği amaçlanmıştır.Kireç, pH, organik madde, kum, silt, kil ile farklı tansiyonlarda tutulan nem içeriklerinin belirlemeleri için toplam 117 adet toprak örneği kullanılmıştır. Toprak örneklemeleri 1 km2'lik örnekleme alanında 100x100 m gridleme sistemine göre yapılmıştır. Çalışma alanının bazı toprak özelliklerinin laboratuarda geleneksel yöntemlerle belirlenen değerleri ile yansımalar arasında kalibrasyon eşitliklerini belirlemek için Kısmi En Küçük Kareler (Partial Least Square (PLS)) regresyon analiz yöntemi kullanılmıştır. Sonuçlar çalışma alanında da, kireç (r2:0.73), OM (r2:0.79), kum (r2:0.62) ve kil (r2:0.72 )gibi toprak özelliklerinin başarıyla tahmin edilebildiğini göstermiştir.Yansımalar ve toprak nem içeriklerinin laboratuarda geleneksel yöntemlerle belirlenen değerleri arasında kalibrasyon eşitliklerini belirlemek için Excel ve Kısmi En Küçük Kareler (Partial Least Square (PLS)) regresyon analiz yöntemi kullanılmıştır. Excel ile yapılan değerlendirmelerde en yüksek ilişkiler 0 ? 2,54 ? 4,2 pF ve hava kuru nem içeriği birlikte değerlendirmeye alındığında 1450 nm dalga boyunda r2=0.71, 1940 nm dalga boyunda r2=0.75 olarak elde edilmiştir. PLS analiz yöntemi ile farklı tansiyonlarda tutulan nem içeriklerinin tamamı değerlendirmeye alındığında da ölçülen değerler ile tahmin edilen değerler arasında r2=0.93 olarak excele göre oldukça yüksek ilişkiler elde edilmiştir. Sonuçlar PLS analiz yönteminin daha elverişli olduğunu ancak excel'in de değerlendirmelerde kullanılabilirliğini göstermiştir. Ayrıca NIRS yansıma tekniğinin pek çok toprak özelliğinin belirlenmesinde kullanılabileceği, hızlı ve oldukça ucuz bir yöntem olduğu ve daha detaylı çalışmalar yapılması gerektiğini göstermiştir.
Aydın ili Çine ilçesi Topçam sulama sahasına ait verilerin tespiti ve coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak sorgulanması
Çalışma alanı Aydın ili sınırları içerisinde, Büyük Menderes havzasında bulunan; Çine Ovasının sağ sahilinde yer almaktadır.Bu çalışmada amaç, Çine-Topçam sulama sahası içerisindeki 1/25000 ölçekli işletme haritasını sayısallaştırarak bilgisayar ortamına aktarmak ve çalışma bölgesindeki parsel sınırları, sulama kanalları, servis yolları, arazi sınıfları, toprak bünyeleri, bitki desenleri, köy sınırları, sulanan ve sulanmayan tarım alanları gibi sınıflandırmalar yapmaktır. Böylece, bilgilerin bilgisayar ortamında, kullanıma daha elverişli bir veri tabanı oluşturulması sağlanmış olacaktır. Çalışma sırasında yapılan sorgulama ve analizler de değişik amaçlara yönelik bilgilerin üretimini sağlamaktadır. Oluşturulan bu veri tabanının sulama sahası içerisinde sulama birliği tarafından yapılacak yeni projelerde yol gösterici olması beklenmektedir.Yapılan çalışma sonucunda ortaya çıkan coğrafi veri yapısı ve bunun coğrafi analizleri, oluşturulan sulama sahası coğrafi bilgi sisteminin daha ayrıntılı olarak yapılması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır. Bu sistemin sulama sahası Bilgi Sistemi adı altında oluşturularak, bölge içindeki istenilen bilgilere kullanıcılar tarafından anında ve kolayca ulaşılabilmesi, gerektiğinde istatistiksel çıktı raporlarının alınması sağlanmalıdır.Araştırmada ayrıca, Çine-Topçam sulama sahası sınırlarında bulunan tarım arazilerinin, sulama suyu miktarının az olduğu dönemlerde suyun en verimli şekilde kullanılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, fiili olarak kullanılan su miktarları, sulama suyunun en iyi şekilde nasıl kullanılabileceği, sulama oranı, sulama randımanı, bitki deseni dağılımı, parsel büyüklüklerinin dağılımı ve sulanmayan alanların sulanmama nedenlerinin tespiti yapılmıştır.
Bazı kışlık yem bitkilerinde çinkolu gübrelemenin verim ve kalite üzerine etkileri
Bu çalışma, farklı çinko dozlarının (0.75, 1.50, 3.00 kg da-1) bazı kışlık yem bitkilerinde (adi fiğ, koca fiğ, yem bezelyesi, acem üçgülü) morfolojik özelliklere, yaprak ve tüm bitkide besin elementi içeriklerine ve bazı yem kalitesi özelliklerine etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Araştırma ve Uygulama Çiftliği alanlarında yürütülmüştür.Çinko uygulaması morfolojik özelliklerden bitki boyu, yaş ot verimi ve kuru ot veriminde önemli düzeyde artışlar sağlamıştır. Yem bitkileri arasında en yüksek ortalama boy, ortalama yaş ot verimi ve ortalama kuru ot verimi adi fiğde elde edilmiştir. Çinko uygulamasının yan dal sayısı ve yüzde kuru madde üzerine etkisi önemli bulunmamıştır. Çinko uygulamaları ile N ve Cu içeriği artarken P ve Ca içeriği düşmüştür. Diğer besin elementleri (K, Mg ve Na) ise etkilenmemiştir. Çalışmada incelenen değişik kalite parametrelerine bakıldığında en kaliteli yem bitkisi olarak yem bezelyesi bulunmuştur. Ortalama olarak en yüksek nispi yem değeri, en yüksek yem bezelyesinde (% 315) bulunmuş, daha sonra sırasıyla acem üçgülü (% 229), koca fiğ (% 139) ve adi fiğ (% 135) gelmiştir.
Yüksek düzeyde bor içeren topraklarda yetişen bazı yabancı ot türlerinin incirde beslenme dengesi üzerine etkileri
Bu araştırma, Aydın için simge sayılacak bir bitki olan Sarılop incir çeşidinde B toksisitesi nedeniyle oluşan olumsuzlukları azaltabilmeye yönelik olarak; yörede yaygın olarak yetişen yabancı ot türlerinin toprakta yüksek düzeyde bulunan B'un incir tarafından alımının azaltılmasına olan katkısını, yabancı ot türlerinin B toksisitesine olan reaksiyonlarını ve yabancı ot gelişiminin incir bitkisinde beslenme dengesi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla tarla ve sera koşullarında iki farklı çalışma yapılmıştır.Tarla denemesinde yapılan çalışmada, sadece bir tür yabancı ot çeşidi gelişmesine müsaade edilerek topraktan 75-150 kg da-1 arasında kuru ot verimi elde edilmiştir. Yabancı otların gelişmesine müsaade edilmesi incirde sürgün gelişimini azaltmıştır. Yabancı ot kontrolünün yapıldığı uygulamalarda incir yaprakların B içeriği fitotoksisite için kritik seviye olan 300 mg B kg-1'in üzerinde olurken yabancı ot gelişmesine müsaade edilen uygulamalarda ise bu değer kritik seviyenin altına düşmüştür.Sera koşullarında yapılan araştırmada incir plantasyonunda yaygın olarak gelişen yabancı ot türleri olan ayrık, darıcan, horozibiği, kaynaş, sirken, topalak bitkilerinin 4 farklı bor uygulamasındaki (0, 10, 20 ve 30 mg B kg-1) performansları incelenmiştir. Artan miktarlardaki B uygulamaları, yabancı otların kök ve tepe kuru ağırlıklarını düşürmüştür. Tohumdan üreyen yabancı otlar, stolon ile üreyenlere göre B uygulamalarından daha fazla oranda ağırlık kaybına uğramışlardır. Yabancı otların kuru ağırlık ve B içerikleri kök bölgesine oranla tepe kısmında daha yüksek düzeylerde olduğu belirlenmiştir.Anahtar KelimelerBor, incir, yabancı ot, stolon, fitotoksisite.
Aydın Söke ovasında yoğun sulu tarım yapılan bazı pilot alanlardaki yeraltı sularının kirlilik durumlarının belirlenmesi
Aydın ilinin yaklaşık 450 bin dekar araziye sahip Söke Ovası'nda 25.000 hektarında sulu tarım olarak pamuk ve mısır tarımı yapılmaktadır. Bu çalışmada, tarımsal üretim uygulamalarında aşırı gübre kullanımına bağlı olarak yeraltı sularında meydana gelen kirliliğin araştırılması amaçlanmıştır.Söke Ovasında örneklemenin yapılacağı pilot alanlar belirlenmiş ve 24 adet kuyudan sulamanın yoğun olarak yapıldığı ve başlangıcı olan Haziran ayında ve sulamanın sonu olan Ağustos ayında su örnekleri ve toprak örnekleri (0-30 cm) alınmıştır. Toprak örneklerinde fiziksel ve kimyasal analizler yapılmıştır. Su örneklerinde pH, EC, erimiş katı madde, buharlaştırma kalıntısı, anyonlar ( Cl -,, CO-3, HCO-3, SO-24, NO-3, N2O), katyonlar (K+, Ca+, Mg+, Na+), mikro elementler (Fe, Mn, Zn, Cu ve B) ve ağır metallerin (Co, Cr, Ni, Cd, Pb) analizleri yapılmıştır.Sulama sularında pH hafif alkali ile alkali reaksiyonlarda, EC değerlerinin çok yüksek, klor içeriklerinin sınır değerlerin altında, karbonat ve bikarbonat içerikleri 3. sınıf su kriter değerinde olduğu tespit edilmiştir. Sülfat ve nitrat içerikleri yüksek değerlerdedir. Sulama sularının katyon içeriklerine bağlı olarak SAR, ESP ve SSP değerleri 2. ve 3. Sınıf sular grubunda yer almaktadır. Suların bor dahil tüm mikro element içerikleri sınır değerlerin altında olarak belirlenmiştir. Kuyu sularının ağır metal içerikleri incelendiğinde; Pb dışında Co, Ni, Cr, Cd konsantrasyonları sulama suları için verilen sınır değerlerin üzerinde olup kirlilik oluşturabilir nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Tuzluluğun Gemlik zeytin (Olea europaea L.) çeşidine etkilerinin incelenmesi
Çalışmada 18 litrelik saksılarda 1:1.5 toprak:dere kumu karışımı kullanılarak yetiştirilen bir yaşındaki Gemlik zeytin (Olea europaea L.) fidanlarına artan NaCl dozları (kontrol, 2560, 5120 ve 7680 mg L-1 NaCl; sırasıyla 4.0, 8.0 ve 12.0 dS m-1 tuzluluk yaratacak şekilde) uygulanmıştır. Tuz çözeltileri yarı yarıya seyreltilmiş Hoagland besin ortamına uygun miktarlarda NaCl tuzu eklenerek elde edilmiştir. Denemede tuz uygulamasının başlatılmasından itibaren saksılar bu çözeltiler ile sulanmıştır. Deneme deseni ?tesadüf parselleri deneme desenine? göre 12 tekerrürlü olarak belirlenmiştir. Her saksıya bir adet bitki dikilmiş ve her parselde toplam 12 adet saksı kullanılmıştır. Deneme toplam 48 adet saksıdan oluşmuştur. Deneme dikimden sonra toplam dört ay boyunca sürdürülmüştür. Bu sürenin sonunda saksılar boşaltılmış, bitkiler kök, toprak altı gövde, gövde ve yaprak olarak dört farklı bölüme ayrılmıştır. Söküm işlemi sırasında bitki boyları belirlenmiştir. Laboratuarda kurutulup öğütülen bitki örneklerinde % kuru madde belirlenmiş, Na, Cl, K, Ca, Mg, N, P, Fe, Mn, Zn analizleri yapılmıştır. K/Na, K+Ca+Mg/Na oranları belirlenmiştir. Bor analizi bitki materyalinin yetersiz olması nedeniyle sadece yapraklarda gerçekleştirilebilmiştir. Elde edilen sonuçlar ?MSTAT istatistik paket programı? kullanılarak varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Tuzluluk kuru madde miktarını kök örneklerinde azaltmış, toprak altı gövde ve gövdede belirgin bir değişime neden olmamış, yapraklarda ise arttırmıştır. Toplam taze ağırlıkda belirgin bir değişim belirlenmemiştir. Tuzlulukla beraber bitki dokularında genel olarak K, Ca, P, Mn, Zn, B içeriği düşmüştür. Toplam N içeriğinde bir değişim gözlenmezken Mg içeriği artmıştır. K/Na ve K+Ca+Mg/Na oranları önemli düzeyde azalmıştır. Denemede kullanılan bitkiler artan tuzluluk şartları altında Na ve Cl`un büyük kısmını kök ve gövdede depolayarak fotosentetik organlar olan yaprakları tuzun olumsuz etkilerinden korumaya çalışmıştır.
Kestanede bitki besin maddelerinin mevsimsel değişimi
Bu çalışma Aydın İli, Köşk İlçesinde kestane (Castanea sativa Mill.) bahçelerinin bitki besin elementlerinin mevsimsel değişimlerini yaprak ve toprak analizleriyle tespit etmek ve kestane için en uygun yaprak örneği alma zamanını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada otuz bahçe belirlenmiş ve her bahçeden yöresel bir çeşit olan Karaaşı kestanesinden yirmi beş yaş üzeri üç adet ağaç seçilmiş ve altı ay süresince vejetasyon başlangıcından hasada kadar yaprak örnekleri alınmıştır. Aynı zamanda vejetasyon başlangıcında her bahçeden 0-30 cm toprak örneği de alınmıştır.Yaprak analiz sonuçlarına göre, N, P, Mg ve B' içeriklerinde temmuz - ağustos aylarına kadar artmış, sonra azalmıştır. K, Na ve Cu içeriklerinde hasada doğru sürekli azalmıştır. Ca ve Mn içerikleri yıl içerisinde sürekli artış gösterirken Fe içeriği, ağustos ayına kadar azalmış, daha sonra artmış ve hasat sonuna doğru azalmıştır. Zn içeriğinde ise, eylüle kadar durağan, eylülden sonra hasada kadar artış olduğu belirlenmiştir.Sonuç olarak, Aydın'da yöresel bir çeşit olan Karaaşı kestanesinde en uygun yaprak örneği alma zamanının, 15 Temmuz ve 15 Ağustos arasındaki dönem olduğu saptanmıştır.
Zeytinyağı fabrikası atığı olan karasuyun mısır bitkisinin yetiştiriciliğinde gübre olarak kullanım olanaklarının araştırılması
Bu çalısmada mısırda farklı karasu (0, 5, 10, 15, 20, 25, 30 g/kg) ve kireç (0, % 2.5 ve % 5.0) dozlarının uygulanarak toprak verimliligine ve mısır gelisimine olan etkileri degerlendirmektedir. Arastırma; üretim mekânı olarak saksı çalısmalarında A.D.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünün 240 m2'lik plastik serasında, 2 yıllık bir çalısma olarak yapılmıstır. Arastırmada saksı denemesi; kontrol dâhil 7 karasu dozu, 3 CaCO3 uygulaması. ile tesadüf parseller Deneme Deseninde 3 tekerrürlü olarak yürütülmüstür. Yetistirilecek bitki olarak mısır (maize) çesidi bölgede yetistiriciligi yapılan pioneer 31G98 kullanılmıstır. Bu süreçte bitkinin morfolojik gözlemleri yapılmıstır.(çimlenme sayıları, bitki boyu, çapı, sarı yaprak sayısı, kuru yaprak sayısı, yaprak sayıları, fenol, klorofil, renk okuması). Deneme sonunda alınan yaprak ve toprak örneklerinde fiziksel (pH, EC, organik madde, Kuru madde miktarı) ve kimyasal (N, P, K, Ca, Na, Mg, B, Fe, Zn, Mn, Cu) analizler yapılmıstır. Arastırmada uygulanan karasu dozlarının, kireç dozlarının ve karasu+kireç dozlarının karsılıklı iliskileri, hem toprak hem de bitki analiz sonuçlarının degerlendirilmesi bakımından istatistikî açıdan önemli iliskiler elde edilmistir. Karasu dozları toprakların P, K, Na içeriklerini kontrole göre dozlara paralel olarak arttırdıgı benzer durum toprakların Fe, Mn, Zn ve B içeriklerinde de belirlendi ve istatistiki açıdan önemli bulundu ve dozlara paralel olarak arttırmıstır. Karasu dozları, bitkilerin çimlenme, yaprak sayısı, çap, sarı yaprak sayısı üzerine olumsuz yönde etkilemistir.( 4kg/m2 karasu dozundan sonra) Uygulanan kireç uygulamaları doz arttıkça toprakların pH içerigini arttırdıgını, P, Mg, Na, içerigini düsürdügünü ancak B içerigini arttırdıgı belirlenmistir. Bitkilerin N, Ca, Mg, Zn içerigini arttırırken, Mn ve Cu içerigini düsürmüstür. Uygulanan farklı karasu ve kireç dozlarının karsılıklı etkileri sonucunda toprakların % toplam tuz, % organik madde, içerigi artarken, Ca, Cu içerigi üzerine hem karasu dozunun hem de kireç uygulamasının birlikte etkisinin karasuyun 15?20 g/kg dozunda, % 2.5 kireç dozunda elde edilmistir. Bitkilerin besin maddesi içerigine baktıgımızda artan karasu dozları bitkinin K içerigini % 2.5 kireç dozunda arttırırken, % 5.0 dozunda 20g/kg dozunda en yüksek degere ulasmıstır.