
389
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
4. sınıf sosyal bilgiler dersinde senaryo temelli öğrenme yönteminin öğrencilerin başarılarına etkisi
Araştırmanın amacı, Senaryo Temelli Öğrenme yöntemi etkinliklerinin ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler dersi "İnsanlar, Yerler ve Çevreler" ünitesinde akademik başarısına olan etkisini incelemektir. Bu çalışmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemi birlikte kullanılmıştır. Nicel Araştırma yöntemlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen ve nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Ağrı İli Patnos İlçesinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Atatürk İlkokulu, Sütlüpınar İlkokulu ve 75.yıl ilkokulunda 4. Sınıfta öğrenim gören deney grubunda 78 ve kontrol grubunda 74 olmak üzere toplam 152 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma başlamadan önce deney ve kontrol gruplarının akademik başarı yönünden denkliğini belirlemek amacıyla başarı testi ön test olarak uygulanmış, deney ve kontrol gruplarının başarısında anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir. Uygulama süresi boyunca deney grubunda dersler kontrol grubundan farklı olarak Senaryo Temelli Öğrenme yöntemine uygun olarak işlenmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında İrevül Hamlı (2011) tarafından geliştirilen ve güvenirlik katsayısı (KR20= 0,79) olan başarı testi kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 paket program, nitel verilerin analizi ise içerik analizi kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularına göre deney ve kontrol gruplarının başarı son test puanları deney grubu lehine anlamlı çıkmıştır. Ayrıca araştırma sürecinde uygulama yapan öğretmen görüşlerinden elde edilen nitel bulgulara göre senaryo temelli öğrenme yönteminin Sosyal Bilgiler dersinde uygulanabilir bir yöntem olduğu, öğrenme sürecinde öğrencinin aktif olarak bilgiye kendisinin ulaştığı ve yaparak yaşayarak öğrenmeyi desteklediği ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda, Senaryo Temelli Öğrenme yöntemi ile deney grubunda işlenen derslerin, kontrol grubuna göre öğrenci başarısını daha çok artırdığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğretmen görüşlerinden hareketle Senaryo Temelli Öğrenme yönteminin yaparak yaşayarak öğrenmeyi desteklediği, öğrenci başarısında etkili olduğu ve Sosyal Bilgiler dersi konularına uygun bir yöntem olduğu sonuçları elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Senaryo Temelli Öğrenme, Başarı, Öğretmen Görüşü
Sportif haberler açısından Hürsöz gazetesi tahlili (1955-1985) (Fihrist-seçilmiş metinler)
Çalışmanın amacı Erzurum basın-yayın tarihinde önemli bir yeri olan Hürsöz Gazetesinin, spor haberlerinin tahlil, fihrist ve analizini yapmaktır. Bu çalışma nitel araştırma olmakla birlikte tarihsel çalışmalarda kullanılan tarama modeli ve tarihsel araştırma metodu kullanılmıştır. 1955-1985 yılları arasında yayınlanan 1-9066. sayıları incelemeye tabi tutulmuş ve Bulgular, "Kronolojik Sıraya Göre Spor Haberleri, Konularına Göre Spor Haberleri, Yazarlarına Göre Spor Haberleri ve Örnek Haberlere Göre Spor Haberleri" olarak tasnif edilmiştir. Araştırma sonucunda 2332 sayıda 3781 spor haberi tespit edilmiştir. Bu haberlerin büyük bir bölümü atıcılık, atlı sporlar, atletizm, basketbol, bisiklet, boks, dağcılık, folklor, futbol, gezi-seyahat, güreş, judo, kayak, masa tenisi, motorsiklet, paraşütçülük, ralli, paten (buz pateni), pentatlon, tekvando, tenis, voleybol ve yüzme branşlarından bahsetmektedir. Erzurum üzerine yapılan spor haberleri ise genellikle atletizm, basketbol, boks, atlı spor cirit, futbol, güreş, kayak ve voleybol üzerine yoğunlaştığı görülmektedir. İmzasız spor haberlerinin dışında çoğunlukta Erzurum spor meseleleri üzerine yazılmış ve 31 farklı spor yazarı tarafından dile getirilmiş birçok makale bulunmaktadır. Alfabetik olarak sıralanan ve Erzurum spor işlerinde öncü ve emektar isimlerden olan Ziya Çilingiroğlu bu yazarların en önemlilirden biri olarak öne çıkmaktadır. "Erzurum'da Spor, Sporcuların Başarıları, Erzurum'da 19 Mayıs, Erzurum'da Tesisler, Uluslararası Müsabakalar, Önemli Bir Sportif Seyahat, Spor Toto ve Erzurumspor'a Yardım Kampanyası" başlıkları altında 35 spor haberi tez yazarı tarafından tam metin olarak okuyucuların hizmetine sunulmuştur. Bu çalışma ile elde edilen envanter 1955-1985 yılları arasında Erzurum'da yapılan spor hareketlerine toplu bir bakış açısı kazandırmakla birlikte Erzurum halkının ilgi duyduğu spor branşları ve spor gelişimini vermesi bakımından önem arz etmektedir. Erzurum'daki spor tesislerinin yapımı, öne çıkan sporcular ve kulüplerin başarılarının yanısıra, Erzurumun spor hareketlerine hizmet eden spor adamlarının tespit edilmesinede olanak sağlamıştır. İlk ve örnek teşkil edecek araştırmamız sonraki çalışmalara bir nebzede olsa öncülük edecektir. Bu araştırmanın en önemli yanı ve katkılarından biri ise, Erzurum spor faaliyetleri üzerine çalışma yapmak isteyecek araştırmacılar için zaman ve mekân kaybı yaşamadan bilgiye çok çabuk ve kolayca ulaşma imkânı vermesidir. Bu ve benzeri yapılacak çalışmalar geçmişten günümüze Erzurum spor tarihinin ortaya çıkartılmasında önemli bir yer işgal edecektir.
Buğday bitkisinde tuz stresinin yol açtığı hasarların hafifletilmesi üzerine taurinin etkilerinin belirlenmesi
Bu araştırmada buğday (Triticum aestivum Yıldırım) bitkisine taurin uygulamasının tuzluluk stresine karşı bitki direnci üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla Hoagland besiyeri kullanılarak hidrofonik koşullarda 9 gün yetiştirilen buğday fidelerine tek başına ve kombine şekilde 100 mM NaCl, taurin (2 mM ve 4 mM) uygulamaları yapılmıştır. Bu uygulamalardan 96 saat sonra hasat edilen bitkilerin morfolojik, moleküler ve biyokimyasal parametrelerindeki değişimler incelenmiştir. Tuz stresli bitkilerin, kontrole göre kök uzunluğu artmışken gövde uzunluğu azalmıştır. Bu uzunluklar taurin uygulamasıyla belirgin artış göstermiştir. Tuz uygulamasıyla belirgin olarak azalan nispi su içeriği, taurin ile artış göstermiştir. Tuz stresinin total klorofil ve karotenoid içeriklerini azalttığı belirlenmiştir. Tuz uygulaması kontrole göre buğday bitkisinin peroksidaz, askorbat peroksidaz ve glutatyon reduktaz aktivitelerini artırırken, süperoksid dismutaz ve katalaz aktivitesinde azalmaya neden olmuştur. Taurin uygulamaları tuz grubuna göre tüm antioksidan enzim aktivitelerini arttırmıştır. Elde edilen antioksidan enzim aktiviteleri izoenzim sonuçlarıyla desteklenmiştir. Taurin uygulaması, tuz uygulamasına kıyasla hidrojen peroksit içeriği ile malondialdehit seviyesini önemli derecede indirgemiştir. Tuz stresiyle birlikte kök ve gövdenin Na⁺ içeriğinde önemli derecede artış, K⁺/Na⁺ oranında ise ciddi düşüş kaydedilmiştir. Taurin uygulamasıyla tuz grubuna göre gövde K⁺/Na⁺ oranında belirgin artış ölçülmüştür. Bu sonuçlar ışığında, taurin uygulamasının buğday bitkisinin tuz stresine karşı direncini artırmak için K⁺/Na⁺ dengesini sağlamanın yanı sıra antioksidan enzimlerin aktivitesini artırarak oksidatif stresin hafifletilmesinde etkili olduğu söylenebilir.
Sadettin Kaplan'ın şiirleri üzerine bir inceleme
Bu çalışmada, Sadettin Kaplan'ın hayatı, kişiliği, dünya görüşü, sanat ve kültür çevresi ile sanat ve şiir anlayışı hakkında bilgi verilip şiir kitaplarının yapı ve içerik bakımından incelenmesiyle şairliği ele alınmıştır. "Sadettin Kaplan'ın Şiirleri Üzerine Bir İnceleme" başlıklı bu tez, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Sadettin Kaplan'ın hayatı, kişiliği ve dünya görüşü, sanat ve kültür çevresi; ikinci bölümde sanatı ve eserleri, üçüncü bölümde şiir anlayışı hakkında bilgi verilmiştir. Şekil ve içerik bakımından şiir kitaplarının incelendiği dördüncü bölüm tezin inceleme bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde yapılan tematik incelemeyle elde edilen sonuçlar doğrultusunda Kaplan'ın şiirlerinin özelliğine ve şairliğine dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Sonuç bölümünde, çalışmada elde edilen veriler üzerinden saptanan bulgularla, tezin amacı olan 1980 sonrası dönemde İslamî söylemin bağımsız temsilcilerinden Kaplan'ın şairliğinin edebiyat dünyasındaki yeri dikkatlere sunulmuştur.
İlköğretim matematik öğretmenlerinin dönüşüm geometrisine ilişkin çalışma yaprağı geliştirme becerilerinin ve çalışma yapraklarına yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmada; ilköğretim matematik öğretmenlerinin dönüşüm geometrisine yönelik çalışma yaprağı geliştirme becerilerinin incelenmesi ve çalışma yapraklarına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda çalışmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması (case study) modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını Ağrı ili merkez ve ilçelerinde görev yapmakta olan 14'ü erkek 14'ü kadın toplam 28 ilköğretim matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri; yapılan uygulamalar sonucunda öğretmenlerin hazırladıkları çalışma yaprakları ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Katılımcı öğretmenlerin hazırladıkları 28 adet toplam 141 sayfalık dönüşüm geometrisi konusundaki çalışma yaprakları doküman analizi metoduyla değerlendirilmiştir. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Veri toplama araçlarından elde edilen sonuçlar iki uzman tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiş olup uyum yüzdeleri hesaplanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular; öğretmenlerin çalışma yapraklarını genel olarak dersin işleniş aşamasında ve değerlendirme sürecinde kullanmak için hazırladıklarını göstermiştir. Ayrıca öğretmenlerin, çalışma yapraklarını konuyu pekiştirmek ve öğrencilerin farklı soru tipi görmesi amacıyla geliştirdikleri belirlenmiştir. Hazırlanan çalışma yapraklarının büyük kısmında konuya uygun aktiviteye/etkinliğe yer vermediği dikkat çekmiştir. Bununla birlikte dersin değerlendirme aşamasında kullanılmak üzere hazırlanan çalışma yapraklarında test sorularına yer verilip doğru- yanlış, boşluk doldurma gibi farklı soru tiplerine yer verilmediği de belirlenmiştir. Dönüşüm geometrisi alt kazanımlarına ait yansıma, öteleme ve ötelemeli yansıma konuları ile ilgili hazırlanan çalışma yaprakları "Çalışma Yaprağı Değerlendirme Anahtarına" göre puanlanmış olup çalışma yapraklarının genel ortalamasının "geliştirilmeli" seviyesinin üst sınırında olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak dönüşüm geometrisi konusunda çalışma yapraklarının geliştirilmesine yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur.
Yenileşme dönemi hikayeciliğimizde eğitsel açıdan çocuğun sosyalleşmesine yönelik ifadelerin tespiti
Bu çalışmanın amacı ana dili ders kitaplarına alınacak olan metinlerin zenginleştirilmesi, bu bağlamda Türk edebiyatındaki önemli yazarların hikâyelerinin incelenmesi ile incelenen hikâyelerde çocuğun sosyalleşmesine katkı sağlayacak ifadelerin eğitsel açıdan kullanılabilirliğinin tespit edilmesidir. Yenileşme Dönemi hikâyecilerimizin hikâyeleri nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi modeli ile incelenerek amaca hizmet eden hikâyeler seçilip yorumlanmıştır. Veriler toplanırken fişleme tekniği ile bilgiler kaydedilip akabinde tasnif edilmiştir. Çalışmada evren; Yenileşme Dönemi hikâyeciliğimizde yer alan ''Samipaşazede Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Refik Halit Karay, Fahri Celaleddin Göktulga, Selahattin Enis Atabeyoğlu, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Ömer Seyfettin'' gibi yazarların hikâyelerinin eğitsel açıdan çocuğun sosyalleşmesine yönelik ifadelerin tespitini oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise belirtilen yazarların hikâyeleri arasından beşer hikâyenin incelenmesidir. Çalışma kapsamındaki yazarlara ait toplamda 566 hikâye okunmuştur. Çocukların sosyalleşmesine yönelik ifadelerin yanı sıra belirlenen hikâyelerin değerler eğitiminde kullanılabilirlik açısından uygunluğu da tespit edilmiştir. Bu araştırma edebi yönü olan hikâyelere farklı bir açıdan bakılmasını sağladığı gibi hikâyelerin hem değerler eğitimine hem de çocukların sosyalleşmesine katkılarını göstermek açısından Türk hikâyeciliğinin zengin bir kaynak niteliğinde olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Yenileşme Dönemi Hikâyecileri, Sosyalleşme, Hikâye, Çocuk, Eğitsel Değer.
Ortaokul Türkçe ders kitapları metin etkinliklerinin girişimcilik becerisi açısından incelenmesi
Değişen dünya şartlarına ayak uydurabilmek için en önemli unsurlar arasında yer alan girişimcilik becerisinin bireyler tarafından geliştirilmesi ve bu becerinin ekonomik fırsatlar yaratmada kullanılması önem arz etmektedir. Toplumdaki tüm bireyler bir şekilde girişimci olabilme potansiyeline ve gücüne sahiptir. Özellikle Türkiye gibi genç nüfus potansiyeline sahip olan ülkelerde girişimcilik fırsatları ön plana çıkmaktadır. Ülkemizde kullanılan ders kitaplarının girişimcilik becerilerinin kazandırılmasında rol oynadığı düşünülmektedir. Bu varsayımla hazırlanan araştırmanın amacı, ortaokul Türkçe ders kitapları metin etkinliklerinin girişimcilik becerisi açısından incelenmesidir. Bu kapsamda ortaokul Türkçe ders kitaplarından toplamda "96" okuma metni ve "824" adet etkinlik ele alınmıştır. Çalışmada tarama modelinde doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. İncelenen 824 etkinlikten %15,29'unun (126) girişimcilik becerisi içerdiği tespit edilmiştir. Bu etkinliklerden bazıları birden fazla girişimcilik becerisini içerdiğinden toplamda 224 girişimcilik alt becerisine rastlanmıştır. En az alt beceriye sahip olan ders kitabı 48 beceriyle 7. sınıf iken; en fazla alt beceriye sahip olan ders kitabı 64 beceriyle 6. sınıf kitabı olmuştur. Araştırma sonucunda ortaokul Türkçe ders kitapları metin etkinliklerinde girişimcilik becerilerine yer verildiği ve bu etkinliklerin metin ve Türkçe dersi kazanımlarıyla uygunluk gösterdiği belirlenmiştir. Ancak "üretim, fikir, risk, yenilik" kavramları açısından yetersiz olması sebebiyle bu etkinliklerin girişimcilik becerileri ile doğrudan uyum göstermediği sonucuna varılmıştır.
Öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca seçmeli medya okuryazarlığı dersine girmekle yükümlü kılınan Sosyal Bilgiler, Türkçe ve Bilişim Teknolojileri öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeylerini ortaya koymaktır. Ayrıca çalışma içerisinde öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin; yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, öğrenim durumları, unvanları, branşları, medya eğitimi alıp almama durumları, günlük internet kullanım süreleri, günlük televizyon izleme süreleri ve düzenli gazete takip edip etmeme durumları gibi değişkenler açısından da incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel yöntemlerden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi 2020 – 2021 eğitim – öğretim yılında Ağrı ilinde görev yapan 364 kişilik öğretmen grubundan oluşmaktadır. Çalışmada öğretmenlerin mevcut medya okuryazarlık düzeylerini tespit etmek ve veri toplamak amacıyla Karataş (2008) tarafından geliştirilen ve 2017 yılı itibariyle yeniden düzenlenip güncellenen "Medya Okuryazarlık Düzey Belirleme Ölçeği (MODBÖ)" kullanılmıştır. Öğretmenlerin demografik verilerini toplamak için de araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle elde edilen veriler ve ölçeğin geçerlik – güvenirlik durumları kontrol sürecine tabi tutulmuştur. Katılımcılara ait demografik veriler analiz edilerek tablolar halinde gösterilmiştir. Medya okuryazarlığına dair verilerin normallik dağılımlarını kontrol etmek amacıyla Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk testlerinden, histogram grafiklerinden ve çarpıklık – basıklık değerlerinden faydalanılmıştır. Yapılan analiz ve değerlendirmeler sonucunda, verilerin dağılımının normal olmadığı tespit edilmiş ve değişkenler arası farklılıkları kontrol etmek amacıyla nonparametrik testlerden Kruskall-Wallis ve Mann Whitney U testleri tercih edilmiştir. Çalışma sonuçları incelendiğinde, katılımcı öğretmenlerin genel medya okuryazarlık düzeylerinin 82,01 ortalama puan ile "Sıklıkla" ya da başka bir deyişle iyi düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ölçülen alt boyutlar açısından bakıldığında ise "farkında ve bilgi sahibi olma" alt boyutu ile "yargılayabilme ve örtük mesajları görebilme" alt boyutunda katılımcı öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin iyi seviyede olduğu ve genel ortalamaya eşit ya da ortalamanın üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Ancak medya mesajları ile ilgili olan "analiz edebilme ve tepki oluşturabilme" alt boyutu incelendiğinde, genel ortalamadan düşük kalındığı ve orta düzeyde bir medya okuryazarlığına sahip olunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışma ile katılımcı öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeyleri çeşitli değişkenler açısından da değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin medya okuryazarlığı düzeyinin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, unvan, branş, medya eğitimi alıp almama durumu ve televizyon izleme süresi gibi değişkenler açısından farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra öğretmenlerin öğrenim durumu, internet kullanım süresi ve düzenli olarak gazete takip edip etmeme değişkenleri açısından ise istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu ortaya konulmuştur.
7. sınıf Türkçe ders kitaplarında bulunan kurgusal metinlerdeki çatışma çözme becerilerinin incelenmesi
Çatışma, hayatımızın her alanında meydana gelen önemli bir unsurdur. Çatışmalar ve çatışmaların çözüm süreci öğrencilerde yapıcı ve yıkıcı etkiler oluşturmaktadır. Öğrencilerin gelişim düzeyi düşünüldüğünde metinlerde iletişim, iş birliği ve ortak çıkarın ön planda olduğu yapıcı çatışmalara yer verilmelidir. Bu tezin amacı, 7.sınıf Türkçe ders kitaplarında bulunan kurgusal metinlerdeki çatışmaların hangi yolla çözüldüğünü ve nasıl sonuca ulaşıldığını ortaya koymaktır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden birisi olan doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Kategorilerden elde edilen verilerin çözümlenmesi, SPSS 23 ve EXCEL programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamdan hareketle 7.sınıf Türkçe ders kitaplarında bulunan 46 kurgusal metin incelenmiş olup 30 kurgusal metinde çatışmalara rastlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre çatışma sürecinde en çok rastlanan veriler şunlardır: Çatışmalar, % 76,5 ile karşılanamayan temel gereksinimlerden kaynaklanmıştır. Çatışmalara %52,9 ile sert tepki verilmiştir. Çatışma türü olarak %47,1 ile tartışma türü kullanılmıştır. Çatışmalarda %26,5 ile güç kullanma çatışma çözme stratejisine yer verilmiştir. Çatışmalar %44,1 ile kazan-kazan, %44,1 kazan-kaybet şeklinde sonuçlanmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin çatışma sürecinde yıkıcı etkiye sahip tepki, strateji ve sonuç ile karşı karşıya kaldığı tespit edilmiştir. Bu durum, öğrencilerin duygusal ve sosyal gelişim düzeyini olumsuz yönde etkileyebilmekte, istenmedik davranışlar kazanmalarına sebep olabilmektedir.
Anahtar anlaşma protokollerinin incelemesi üzerine
Dijital teknolojinin hızla gelişimi faydaları ile beraber gizlilik ilkesini de ihlal eden bazı siber saldırıları beraberinde getirmektedir. Bu noktada ileti¸sim konusunda güvenliğin sağlanması için şifreleme algoritmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Kriptografi bu ihtiyaçlara cevap verebilecek birçok şifreleme algoritmalarını geliştirmektedir. Bu çalışmada algoritmalar iki başlık altında incelenmeden önce şifreleme hakkında birinci ve ikinci bölümde belli terimler ve şifrelemede kullanılan bazı matematiksel ifadelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde simetrik ve asimetrik anahtarlı şifrelemeler detaylandırılarak ana konuya zemin hazırlanmıştır. Son bölümde tez başlığında belirtilen Anahtar Anlaşması Protokolleri ayrıntılı anlatılmıştır. Bahsedilen bazı protokoller örneklendirilmiştir.