Ağrı İbrahim Çeçen University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Ağrı İbrahim Çeçen University

180

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kuantum yazma tekniğinin ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin yazma becerileri ve yazmaya yönelik tutumları üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı, Kuantum yazma tekniğinin, öğrencilerin yazma tutumuna ve yazma başarısına etkisini belirlemek ve yazınsal çerçeveye yeni bir yöntem eklemektir. Çalışmada, ön test ve son test kontrol grubu ile deneysel tasarım yöntemi kullanılmıştır. 2016-2017 eğitim-öğretim yılında yedinci sınıfta Türkçe dersi alan 51 öğrenci (kız = 51) çalışmaya dâhil edildi ve 1 çalışma ve 1 kontrol grubu oluşturuldu. Çalışma ve kontrol grubu sırasıyla 26 ve 25 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubunda, Kuantum Öğrenme Modeline (KÖM) dayalı Kuantum Yazma Tekniği uygulanmışken, kontrol grubunda ise geleneksel (klasik) yazma tekniği uygulanmıştır. Araştırma, Ağrı/merkez ilçede bir ilköğretim okulunda, sekiz hafta boyunca devam etmiştir. Araştırmanın verileri (Yazmaya Yönelik Tutum Ölçeği 'YAYTÖ' ve Analitik Puanlama Anahtarı) toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde t-testi kullanılmıştır. Çalışmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir: Çalışma ve kontrol grubu arasında ön tutum testi ile son tutum testinden aldıkları puanlar arasında anlamlı fark gözlenmiştir. Çalışma ve kontrol grupları arasında ön test ortalama puanları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Çalışma ve kontrol grupları arasında son test ortalama puanları açısından istatiksel olarak anlamlı bir fark vardı. Çalışma grubunda öncesi ve sonrası başarı test puanlarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu, ancak kontrol grubunda istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Çalışma süresince yedi farklı yöntem denenmiştir. Yazma kabiliyeti, aynı konuyu çalışma ve kontrol gruplarına vererek test edildi. Ortalama skorlar açısından, uygulanan yöntemlerin hepsinde, çalışma grubu ile kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Bu çalışma, çalışma grubundaki öğrencilerin daha başarılı olduğunu ve kontrol grubuna göre daha yüksek puan aldığını göstermiştir.

Kuantum öğretim modeliOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+7
Esra Aydın
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Süleyman Askerî Bey'in Irak ve Havalisi Umum Kumandanlığı Dönemi faaliyetleri

İngilizlerin "Mezopotamya Seferi" diye adlandırdıkları Irak Cephesi, İngilizlerle Türklerin Çanakkale'den sonra bir defa daha karşı karşıya geldikleri önemli muharebeleri içermektedir. İngiltere, Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ile birlikte Hint denizinin güvenliğini sağlamak ve Basra Körfezi'nde Şattül-Arap ağzındaki Abadan petrol tesislerini korumak ve bölgede İngiliz etkinliğini sağlamak amacıyla Irak seferini başlatmıştır. İngiliz kuvvetleri, 22 Kasım 1914 tarihinde Basra'yı işgal ettikten sonra ileri harekete geçerek, 9 Aralık 1914 yılında Fırat ve Dicle nehirlerinin birleştiği yer olan Kurna kasabasını ele geçirmişlerdir. Kurna'da 38. Tümenin komutanı Albay Suphi Bey ile 45 subay ve 989 er, İngilizlere esir düşmüştür. Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili Enver Paşa tarafından esir düşen Albay Suphi Bey'in yerine Dahiliye Nazırlığında Aşiret ve Muhacir işlerinden sorumlu bulunan Kurmay Binbaşı Süleyman Askerî Bey ve beraberinde Teşkilat-ı Mahsusa'dan gönüllü 40-50 Türk subayın katılımıyla oluşturulan "Osmancık Taburu" adı verilen tabur 17 Aralık 1914 tarihinde bölgeye gönderilmiştir. Süleyman Askerî Bey, Enver Paşa tarafından oluşturulan Teşkilat-ı Mahsusa'nın ilk reisidir. Trablusgarp Savaşı'nda, Bingazi'de Enver Paşa ile beraber bulunarak, cesaret ve fedakârlığıyla tanınan bir kişi olarak ün kazanmıştır. Süleyman Askerî Bey, düzenli İngiliz kuvvetlerine karşılık aşiretlerden ve mücahitlerden yararlanmak suretiyle Irak'ın müdafaasını sağlayacağı kanaatini taşımıştır. Başlangıçta Basra vali vekili ve kumandanı sıfatıyla Basra'yı İngilizlerden geri almak için gönderilen ve Yarbay rütbesine terfi ettirilen Süleyman Askerî Bey, Ocak 1915 yılı başında Bağdat Valisi ile Irak ve Havalisi Genel Komutanlığı görevine getirilmiştir. Basra'yı ve Kurna'yı İngilizlerden geri almak isteyen Süleyman Askerî Bey, düzensiz birliklerden oluşan kuvveti ile Şuayyibe istikâmetinde ileri harekete geçmiştir. Süleyman Askerî Bey ve birlikleri 11 Nisan 1915 tarihinde Bercisiyye ve Şuayyibe'deki müstahkem İngiliz mevzilerine taarruza başlamış; Bercisiyye ve Şuayyibe ormanları içinde üç gün süren muharebede başarılı olmamıştır. Muharebenin ikinci günü Yarbay Süleyman Askerî Bey aşiretlerden topladığı gönüllü askerlerin çoğu ortadan kaybolduğundan ordu kuvveti yarı yarıya eksilince ağır kayıplar vererek, 14 Nisan 1915 gecesi elinde kalan az sayıdaki kuvvetini geri çekmek zorunda kalmıştır. Geri çekilme esnasında ümitsizliğe düşen Süleyman Askerî Bey, bu yenilgiyi gurur meselesi yaparak, Bercisiyye koruluğunda intihar etmiştir. Yarbay Süleyman Askerî Bey'in intihar olayı ve Şuayyibe muharebesi Birinci Dünya Savaşında Irak cephesinde yaşanan önemli olaylardan biri olarak büyük önem arz etmektir. Anahtar Kelimeler: Süleyman Askerî Bey, Irak Cephesi, Irak ve Havalisi Umum Kumandanlığı, Rota Muharebesi, Şuayyibe Muharebesi.

Dünya Savaşı IIrakOsmanlı Devleti+1
Muharrem Özdemir
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Abbâsîler zamanında Kafkasya'ya yönelik Arap fetihleri ve Kafkasya'da Arap idari sistemin kurulması

Bu çalışma, Abbâsî Devleti'nin (132–750/656–1258) kuruluşundan Halife Mütevekkil'in (232–247/847–861) ölümüne dek Arapların Güney Kafkasya'ya yönelik askeri, siyasi ve idari faaliyetlerini aydınlatmayı amaçlar. Bilindiği gibi Güney Kafkasya, Hulefâ-i Raşidîn ve Emeviler zamanında Müslüman Araplar tarafından fethedilmişti. Abbâsilerin Hilâfeti döneminde, Araplar bu bölgede hüküm sürmeye devam ettiler. Ancak ülkenin merkezi otoritesinde sık sık yaşanan siyasi çekişmeler, ülkenin birçok yerinde olduğu gibi Güney Kafkasya'yı da son derece olumsuz yönde etkilemişti. Öte yandan Abbâsîlerin, Hazarlarla yürüttükleri diplomasi trafiğinin fiyaskoyla sonuçlanması, derebeyler ve Babek isyanı gibi meseleler, Güney Kafkasya'da hâkim olan olumsuz havayı daha da derinleştirdi. Abbâsîler Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Karabağ ve Derbend'de kaybettiği toprakları fethederek, geri kazanmasına rağmen yapılan savaşlar, Abbâsîlere hem ekonomik hem askeri hem de siyasi açıdan büyük bir darbe vurmuştu. Velhâsılıkelâm IX. yy. ikinci yarısı ve X. yy'ın başlarında, Abbâsîlerin artık Kafkasya'da tutunması hayli güç olmuştu. Öyle ki IX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kafkasya coğrafyasında varlık gösteren birçok feodal yapı, Abbâsîlerden ayrılarak bağımsız bir şekilde devletlerini inşa etmişlerdi. Anahtar Sözcükler: Abbâsîler, Babek, Derebeyler, Güney Kafkasya, Hazarlar

AbbasilerAraplarFetihler+4
Yusuf Tekin
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersi demokrasinin serüveni ünitesinde kullanılan konuşma halkası tekniğinin öğrenci akademik başarısına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Ortaokul 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi "Demokrasinin Serüveni" ünitesinin konuşma halkası tekniğine göre öğretiminin öğrenci akademik başarısına etkisini araştırmaktır. Araştırmada "ön test – son test kontrol gruplu" desen uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Ağrı ili Hamur ilçesi Yatılı Bölge Ortaokulu 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Ağrı ili, Hamur ilçesi Yatılı Bölge Ortaokulunda okuyan 6/A,B,C,D şubelerinde eğitim gören 70 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 35'i deney grubunu, diğer 35'i ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney grubuna konuşma halkası tekniği uygulandı. Kontrol grubuna ise geleneksel yöntem ile öğretim yapıldı. Araştırmada iki gruba da ön test ve son test başarı testi uygulandı. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edildi. Analiz sonucunda son test puanları açısından deney grubundaki öğrenciler kontrol grubundaki öğrencilere göre daha başarılı bulunmuştur. Bu çalışma sonucunda elde edilen veriler ışığında konuşma halkası tekniğinin geleneksel öğrenme yöntemine göre daha etkili olduğu saptanmıştır.

Akademik başarıEmpatiKonuşma halkası+6
Ramazan Yıldırım
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk siyasi hayatında Hikmet Çetin: Dışişleri Bakanlığı dönemi (1991-1994)

Bu çalışmada, 1991-1994 yılları arasında Türk dış politikası çerçevesinde Dışişleri Bakanlığı yapmış olan Hikmet Çetin'in siyası hayatı ele alınmıştır. Dünyada önemli gelişmelerin yaşandığı 1990'lı yılların başında, Türkiye'nin bu olaylara karşı yürüttüğü dış politika esasları çalışmanın diğer bir temelini oluşturmuştur. Özellikle 1991 yılında SSCB'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan ülkelerin uyum süreçlerinin yanında, Türkiye'nin desteği ile Hikmet Çetin'in bu ülkelere gerçekleştirdiği ziyaretler, çalışmada ana temalardan biri olarak işlenmiştir. Ayrıca Balkanlarda yaşanan çatışmalı süreçler, Dağlık Karabağ'ın Ermenistan tarafından işgal edilmesi ile bölgenin yaşadığı sorunlar da ele alınmıştır. 1990'lı yılların başında yaşanan diğer önemli bir gelişme ise Körfez Krizi ve akabinde yaşanan Körfez Savaşı'dır. Kriz karşısında Türkiye'nin hangi konumda olduğuna ve etkilerine çalışmada yer verilmiştir. Dışişleri Bakanlığı Dönemi'nin ağırlıklı olarak incelenmesinin yanında diğer siyasi görevleri ve ilk defa Türkiye'den bir ismin görevlendirildiği NATO Afganistan Kıdemli Sivil Temsilcilik görevi de ele alınmıştır. Döneme ilişkin konuların araştırılıp incelenmesi noktasında; Hikmet Çetin'in dış politikanın gereklerine uygun bakış açısı eşliğinde kendisiyle yaptığımız röportaj, Meclis Zabıt Cerideleri, Resmi Gazete, çeşitli arşivlerden alınan belgeler ile dönemin ulusal gazetelerinden yararlanılarak çalışma tamamlanmaya çalışılmıştır.

BakanlarDışişleri BakanlığıSiyasi hayat+4
Bahar Beyazipek
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin üniversite yaşam kaliteleri ile akademik öz yeterliklerinin incelenmesi

Bu Araştırma, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Öğrencilerinin Üniversite Yaşam Kaliteleri ile Akademik Öz Yeterlikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve bazı demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yapılan bu araştırmada gerek eğitim gerekse de spor bilimleri alanlarında yaygın olarak kullanılan görgül (gözleme dayalı) araştırma modellerinden "Tarama Modeli" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu ise anketler uygulandığı anda derslere devam eden 160 erkek, 74 kadın olmak üzere toplam 234 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, Schwarzer (1981) tarafından geliştirilen, Yılmaz ve ark (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Akademik Öz yeterlik Ölçeği'', Doğanay ve Sarı (2004) tarafından geliştirilmiş olan "Üniversite Yaşam Kalitesi Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde demografik değişkenlere yönelik grup ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını belirlemek için; ilk önce üniversite yaşam kalitesi alt boyutlarının ve akademik öz yeterliklerinin normal dağılım gösterip göstermedikleri Kolmogorov-Smirnov testi ve Shapiro-Wilk testi ile test edilmiştir. Daha sonra ikili karşılaştırmalar için Mann-Whitney U Testi ve çoklu karşılaştırmalar için Kruskal-Wallis Varyans Analizi kullanılmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda Kruskal Wallis Varyans Analizi sonucu anlamlı farkın çıktığı durumlarda bu farkın hangi gruplar arasından kaynaklandığını belirlemek için Mann Whitney U Testi uygulanmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi ise 0.05 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan öğrencilerin yaşam kalitesi ölçeği alt boyutlarının ve akademik öz yeterliklerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Üniversite yaşam kalitesi ölçeği alt boyutlarına bakıldığında yaş değişkenine göre gelecek alt boyutunun 18-20 yaşındaki öğrencilerin 21-23 yaş aralığındaki öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu; Yaşadığı yer değişkeninde kimlik alt boyutu aile yanında kalan öğrencilerin yurtta kalan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu; Sınıf değişkenine göre 4. Sınıf öğrencilerinin sınıf ortamındaki yaşam kalitelerinin 3. Sınıf öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılanların Akademik öz yeterliklerine bakıldığında, yaş, yaşadığı yer değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılıkların olmadığı, sınıf değişkenine göre ise 1. Sınıf öğrencilerinin akademik öz yeterliliklerinin 2. Sınıf öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıYaşam kalitesiÖz yeterlilik+1
Nihan Topçuoğlu
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ömer Seyfettin'in hikayelerinde metindilbilimsel bağdaşıklık

Milli hikâyeciliğin başlatıcı olarak bilinen Ömer Seyfettin, Türkçeyi milli mesele olarak görmüştür. Ortak ideal dilin Türkçenin İstanbul şivesi olması gerektiğini söylemiştir. Öykülerini sade dil için uygulama sahası olarak görmüş, sade dil ile eserler vermiş ve yazılar yazmıştır. Bu çalışmayla Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde metindilbilimsel bağdaşıklık boyutu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Metindilbilimsel bağdaşıklık sağlayan dilsel ögeler hakkında ayrıntılı bilgi verilmiş olup Ömer Seyfettin'in 125 hikâyesi metindilbilimsel bağdaşıklık açısından çözümlenmiştir. Ömer Seyfettin hikâyelerinde metindilbilimsel bağdaşıklık sağlayan dilsel ögelerin kullanım oranları tablo şeklinde gösterilmiştir. Ömer Seyfettin Hikâyelerinde Metindilbilimsel Bağdaşıklık adlı bu çalışma ile metindilimsel bağdaşıklık açısında ele alınan çalışmalara katkıda bulunmaya çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Dil, Metindilbilim, Metindilbilimsel Bağdaşıklık, Ömer Seyfettin.

BağdaşıklıkDilHikaye+2
Hatice Kala
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 1. kademedeki okul-aile işbirliği ile ilgili öğretmen ve veli görüşleri (Ağrı ili örneği)

Bu araştırmanın amacı ilkokul birinci kademedeki okul aile işbirliği ile ilgili öğretmen ve veli görüşlerini belirlemektedir. Araştırmanın örneklemini Ağrı ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda bulunan 150 öğretmen ve 120 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Okul aile işbirliği ile ilgili öğretmen ve veli görüşlerini belirlemek amacıyla Genç (2005) tarafından geliştirilen anket soruları ve kişisel bilgi formları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Anket soruları önce 20 öğretmene ve 20 veliye uygulanarak dil, anlam ve içerik yönünden düzenlemeler yapılmış, kapsam geçerliliğine ve güvenirliğine bakılmıştır. Kapsam geçerliliğine uzman kişilerin ifadelerinden yardım alınarak bakılmış olup, güvenirliğine Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısına bakılarak karar verilmiştir. İç tutarlılık katsayısı öğretmen anketleri için 0.84, veli anketleri için 0.73'tür. Elde edilen bulgular SPSS 17 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen veli görüşmelerinin sıklıkla yapıldığı, öğretmen ve velilerin kendi istekleri doğrultusunda gerçekleştiği, öğretmenlere göre derslerinde başarılı olan öğrenci velileri daha çok görüşmeye gelirken, velilere göre derslerinde başarısız olan ve ev ödevi yapmayan öğrenci velilerinin daha çok görüşmeye gittiği, veli toplantılarının en az bir kez yapıldığı ve bu toplantılara çoğunlukla katılımın sağlanıp genellikle annelerin katıldığı, toplantıların çocukların üzerinde etkili olduğu; okul aile birliği toplantılarının yılda en az bir defa yapıldığı ve velilerin çoğunluğunun bu toplantılara katılmadıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Okul Aile İşbirliği, Öğretmen, Veli

Okul-aile iş birliğiVelilerÖğretmen görüşleri+1
Şerife Öz Doğan
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Elit buz hokeyi sporcularının benlik saygısı ve karar verme düzeylerinin incelenmesi

Hayatın evresinde olduğu gibi buz hokeyi branşında da kişiliğini kazanmış, ne istediğini bilen ve bu yolda doğru bir planlama yapan bireyler yani sporcular yetiştirmek oldukça önemlidir. Bireyin hayatı boyunca her evresinde daimi olarak bir takım sorunlarla karşılaşması olağan durumdur. Allahın insana sunmuş olduğu akıl, zeka ve beceri kabiliyetleri ile bu sorunları çözerek yaşamını sürdürmesi kaçınılmazdır. Alınan kararların niteliği ve niceliği, bireyin içinde bulunduğu gelişim evresine, karar verilmesini gerektiren durumun ve seçeneklerin özeliklerine göre değişim göstermektedir. Bu değişimlere uyum sağlamak için ise benlik saygısı kavramını iyi idrak etmemiz gerekmektedir. Benlik saygısı kavramı öğrenilmiş bir yaşamdır ve yaşamı boyunca sürmektedir. Bu nedenle, kişiliğin kazanılması, yaşamını dolu dolu geçirmesi, diğer bireylerle ideal ve daimi iletişime geçmesi, yüksek oranda mutabakat sağlaması, değer modellerinin geliştirmesi, başarılı olması, gelecek zamanı doğru planlaması hususunda oldukça önemlidir. Bu çalışma elit buz hokeyi sporcularının benlik saygısı ve karar verme düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Elit buz hokeyi sporcularının benlik saygısı ve karar verme düzeylerinin incelendiği bu çalışmanın evrenini Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu Erkekler Süper Liginde mücadele eden 8 takımın ve Kadınlar Liginde mücadele eden 6 takımın sporcuları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Türkiye'nin Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Erzurum illerinde yaşayan 148'i erkek 48'i kadın toplam 196 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve katılımcıların benlik saygısı düzeylerini belirlemek adına Rosenberg (1963) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması ve geçerlilik, güvenirlik çalışması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' kullanılırken, katılımcıların karar verme stillerini belirlemek amacıyla orijinali Mann ve ark. (1998) tarafından geliştirilmiş, Deniz (2004) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan 'Melbourne Karar Verme Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, ölçekler için tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre, araştırmaya katılan katılımcıların demografik bilgileri ile Benlik Saygısı ve Karar verme düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde, değişkenler ve alt boyutlar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Araştırmaya katılan sporcuların cinsiyetlerine bakıldığında erkek sporcuların çoğunlukta olduğu ve araştırmaya %37,2 ile 22-24 yaş aralığından katılımın fazla olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların eğitim durumları dikkate alındığında eğitim seviyelerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Örneklem grubundaki sporcuların büyük ölçüde buz hokeyini ana branşı olarak sürdürdükleri tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları ile ilişkili olarak daha kapsamlı çalışmaların özellikle takım sporu ile uğraşan sporculara uygulanması öneri olarak sunulabilir.

Benlik saygısıBuz hokeyiKarar verme+1
Ferhat Doğuş Aygün
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşar Kemal'in Çakırcalı Efe adlı romanındaki kelime grupları yapıları ve işlevleri

Kelime grupları hakkında yapılan çalışmalarda gerek adlandırmada gerekse sınıflandırmada bir birlik olmadığı görülmüştür. Üslubun yazarın hayat görüşü ve içi dünyasına da ışık tuttuğu bilinmektedir. Bu çalışmada da dilde önemli bir yeri olan kelime gruplarının eserdeki sıklığı ve kullanım şekli incelenmiştir. Böylece çalışmanın Yaşar Kemal'in hayata bakış açısı ve hayal dünyası hakkında bilgi vereceği düşünülmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm olan giriş bölümünde çalışmaya konu olan problem, çalışmanın amacı, çalışmanın önemi, çalışmanın konusuyla ilgili varsayımlar, çalışmanın sınırlılıklarından bahsedilmiştir. Çalışmadaki terimlerin tanımı da kısa ve öz bir biçimde yapılmıştır. Birinci bölümde genel bir çerçevede kelime gruplarından bahsedilmiş ve çalışmaya konu olan eserin yazarı ve eser hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde çalışmanın yöntemi anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise kelime grupları, kelime gruplarının sınıflandırılması ve kelime gruplarının işlevleri hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Alt başlıklar halinde her bir kelime grubunun kuruluşu, sınıflandırılması ve söz konusu grupla ilgili araştırmacıların görüşleri belirtildikten sonra çalışmaya konu olan eserdeki kelime grupları incelenmiştir. Sonuç bölümünde eserde kelime gruplarının hangi sıklıkta ve ne şekilde kullanıldığı belirtilerek yazarın bakış açısı ve hayal dünyası hakkında bilgi verilmiştir.

Kelime gruplarıKelime yapısıKemal, Yaşar+3
Gülsüm Özbek
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
11