
248
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Kuantum yazma tekniğinin ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin yazma becerileri ve yazmaya yönelik tutumları üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın amacı, Kuantum yazma tekniğinin, öğrencilerin yazma tutumuna ve yazma başarısına etkisini belirlemek ve yazınsal çerçeveye yeni bir yöntem eklemektir. Çalışmada, ön test ve son test kontrol grubu ile deneysel tasarım yöntemi kullanılmıştır. 2016-2017 eğitim-öğretim yılında yedinci sınıfta Türkçe dersi alan 51 öğrenci (kız = 51) çalışmaya dâhil edildi ve 1 çalışma ve 1 kontrol grubu oluşturuldu. Çalışma ve kontrol grubu sırasıyla 26 ve 25 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubunda, Kuantum Öğrenme Modeline (KÖM) dayalı Kuantum Yazma Tekniği uygulanmışken, kontrol grubunda ise geleneksel (klasik) yazma tekniği uygulanmıştır. Araştırma, Ağrı/merkez ilçede bir ilköğretim okulunda, sekiz hafta boyunca devam etmiştir. Araştırmanın verileri (Yazmaya Yönelik Tutum Ölçeği 'YAYTÖ' ve Analitik Puanlama Anahtarı) toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde t-testi kullanılmıştır. Çalışmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir: Çalışma ve kontrol grubu arasında ön tutum testi ile son tutum testinden aldıkları puanlar arasında anlamlı fark gözlenmiştir. Çalışma ve kontrol grupları arasında ön test ortalama puanları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Çalışma ve kontrol grupları arasında son test ortalama puanları açısından istatiksel olarak anlamlı bir fark vardı. Çalışma grubunda öncesi ve sonrası başarı test puanlarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu, ancak kontrol grubunda istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Çalışma süresince yedi farklı yöntem denenmiştir. Yazma kabiliyeti, aynı konuyu çalışma ve kontrol gruplarına vererek test edildi. Ortalama skorlar açısından, uygulanan yöntemlerin hepsinde, çalışma grubu ile kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Bu çalışma, çalışma grubundaki öğrencilerin daha başarılı olduğunu ve kontrol grubuna göre daha yüksek puan aldığını göstermiştir.
Süleyman Askerî Bey'in Irak ve Havalisi Umum Kumandanlığı Dönemi faaliyetleri
İngilizlerin "Mezopotamya Seferi" diye adlandırdıkları Irak Cephesi, İngilizlerle Türklerin Çanakkale'den sonra bir defa daha karşı karşıya geldikleri önemli muharebeleri içermektedir. İngiltere, Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ile birlikte Hint denizinin güvenliğini sağlamak ve Basra Körfezi'nde Şattül-Arap ağzındaki Abadan petrol tesislerini korumak ve bölgede İngiliz etkinliğini sağlamak amacıyla Irak seferini başlatmıştır. İngiliz kuvvetleri, 22 Kasım 1914 tarihinde Basra'yı işgal ettikten sonra ileri harekete geçerek, 9 Aralık 1914 yılında Fırat ve Dicle nehirlerinin birleştiği yer olan Kurna kasabasını ele geçirmişlerdir. Kurna'da 38. Tümenin komutanı Albay Suphi Bey ile 45 subay ve 989 er, İngilizlere esir düşmüştür. Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili Enver Paşa tarafından esir düşen Albay Suphi Bey'in yerine Dahiliye Nazırlığında Aşiret ve Muhacir işlerinden sorumlu bulunan Kurmay Binbaşı Süleyman Askerî Bey ve beraberinde Teşkilat-ı Mahsusa'dan gönüllü 40-50 Türk subayın katılımıyla oluşturulan "Osmancık Taburu" adı verilen tabur 17 Aralık 1914 tarihinde bölgeye gönderilmiştir. Süleyman Askerî Bey, Enver Paşa tarafından oluşturulan Teşkilat-ı Mahsusa'nın ilk reisidir. Trablusgarp Savaşı'nda, Bingazi'de Enver Paşa ile beraber bulunarak, cesaret ve fedakârlığıyla tanınan bir kişi olarak ün kazanmıştır. Süleyman Askerî Bey, düzenli İngiliz kuvvetlerine karşılık aşiretlerden ve mücahitlerden yararlanmak suretiyle Irak'ın müdafaasını sağlayacağı kanaatini taşımıştır. Başlangıçta Basra vali vekili ve kumandanı sıfatıyla Basra'yı İngilizlerden geri almak için gönderilen ve Yarbay rütbesine terfi ettirilen Süleyman Askerî Bey, Ocak 1915 yılı başında Bağdat Valisi ile Irak ve Havalisi Genel Komutanlığı görevine getirilmiştir. Basra'yı ve Kurna'yı İngilizlerden geri almak isteyen Süleyman Askerî Bey, düzensiz birliklerden oluşan kuvveti ile Şuayyibe istikâmetinde ileri harekete geçmiştir. Süleyman Askerî Bey ve birlikleri 11 Nisan 1915 tarihinde Bercisiyye ve Şuayyibe'deki müstahkem İngiliz mevzilerine taarruza başlamış; Bercisiyye ve Şuayyibe ormanları içinde üç gün süren muharebede başarılı olmamıştır. Muharebenin ikinci günü Yarbay Süleyman Askerî Bey aşiretlerden topladığı gönüllü askerlerin çoğu ortadan kaybolduğundan ordu kuvveti yarı yarıya eksilince ağır kayıplar vererek, 14 Nisan 1915 gecesi elinde kalan az sayıdaki kuvvetini geri çekmek zorunda kalmıştır. Geri çekilme esnasında ümitsizliğe düşen Süleyman Askerî Bey, bu yenilgiyi gurur meselesi yaparak, Bercisiyye koruluğunda intihar etmiştir. Yarbay Süleyman Askerî Bey'in intihar olayı ve Şuayyibe muharebesi Birinci Dünya Savaşında Irak cephesinde yaşanan önemli olaylardan biri olarak büyük önem arz etmektir. Anahtar Kelimeler: Süleyman Askerî Bey, Irak Cephesi, Irak ve Havalisi Umum Kumandanlığı, Rota Muharebesi, Şuayyibe Muharebesi.
Abbâsîler zamanında Kafkasya'ya yönelik Arap fetihleri ve Kafkasya'da Arap idari sistemin kurulması
Bu çalışma, Abbâsî Devleti'nin (132–750/656–1258) kuruluşundan Halife Mütevekkil'in (232–247/847–861) ölümüne dek Arapların Güney Kafkasya'ya yönelik askeri, siyasi ve idari faaliyetlerini aydınlatmayı amaçlar. Bilindiği gibi Güney Kafkasya, Hulefâ-i Raşidîn ve Emeviler zamanında Müslüman Araplar tarafından fethedilmişti. Abbâsilerin Hilâfeti döneminde, Araplar bu bölgede hüküm sürmeye devam ettiler. Ancak ülkenin merkezi otoritesinde sık sık yaşanan siyasi çekişmeler, ülkenin birçok yerinde olduğu gibi Güney Kafkasya'yı da son derece olumsuz yönde etkilemişti. Öte yandan Abbâsîlerin, Hazarlarla yürüttükleri diplomasi trafiğinin fiyaskoyla sonuçlanması, derebeyler ve Babek isyanı gibi meseleler, Güney Kafkasya'da hâkim olan olumsuz havayı daha da derinleştirdi. Abbâsîler Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Karabağ ve Derbend'de kaybettiği toprakları fethederek, geri kazanmasına rağmen yapılan savaşlar, Abbâsîlere hem ekonomik hem askeri hem de siyasi açıdan büyük bir darbe vurmuştu. Velhâsılıkelâm IX. yy. ikinci yarısı ve X. yy'ın başlarında, Abbâsîlerin artık Kafkasya'da tutunması hayli güç olmuştu. Öyle ki IX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kafkasya coğrafyasında varlık gösteren birçok feodal yapı, Abbâsîlerden ayrılarak bağımsız bir şekilde devletlerini inşa etmişlerdi. Anahtar Sözcükler: Abbâsîler, Babek, Derebeyler, Güney Kafkasya, Hazarlar
Sosyal bilgiler dersi demokrasinin serüveni ünitesinde kullanılan konuşma halkası tekniğinin öğrenci akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Ortaokul 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi "Demokrasinin Serüveni" ünitesinin konuşma halkası tekniğine göre öğretiminin öğrenci akademik başarısına etkisini araştırmaktır. Araştırmada "ön test – son test kontrol gruplu" desen uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Ağrı ili Hamur ilçesi Yatılı Bölge Ortaokulu 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Ağrı ili, Hamur ilçesi Yatılı Bölge Ortaokulunda okuyan 6/A,B,C,D şubelerinde eğitim gören 70 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 35'i deney grubunu, diğer 35'i ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney grubuna konuşma halkası tekniği uygulandı. Kontrol grubuna ise geleneksel yöntem ile öğretim yapıldı. Araştırmada iki gruba da ön test ve son test başarı testi uygulandı. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edildi. Analiz sonucunda son test puanları açısından deney grubundaki öğrenciler kontrol grubundaki öğrencilere göre daha başarılı bulunmuştur. Bu çalışma sonucunda elde edilen veriler ışığında konuşma halkası tekniğinin geleneksel öğrenme yöntemine göre daha etkili olduğu saptanmıştır.
Abbasi halifesi el-Muktedî Bi Emrillâh (468-487/1075-1094)
Bu çalışmada Abbâsî halifesi el-Muktedî Bi Emrillâh ve Dönemi (1075-1094) incelenmektedir. el-Muktedî Bi Emrillâh dönemi Selçuklu iktidarının başta Irak'ta olmak üzere tüm İslâm coğrafyasında müktedir olduğu bir dönemdir. Ayrıca Abbâsî ve Selçuklu ilişkileri açısından önemlidir. Bu dönem, özellikle halifelik makamında veliahdlık sorununun ortaya çıkması ve tek şehzade oluşu ayrı bir öneme sebebiyet teşkil ediyordu. Bunu fırsat bilen Arslan el-Besâsîrî, el-Muktedî Bi Emrillâh'ı her seferinde ölümle tehdit etmiş ancak bu konuda amacına ulaşamamıştır. Sultan Melikşâh döneminde bir takım iktidar sıkıntısı yaşamıştır. Evlilikler yolu ile iktidarlarını güçlendirme gayesi beraberinde bir takım sıkıntıları da getirmiştir. Sultan Melikşâh'ın Bağdat'ı ziyareti Halifenin otoritesini sarsmış hatta son seferinde Bağdat'ı terk etmesini söylemiş ancak Sultan Melikşâh'ın buna ömrü vefa etmemiştir. Anahtar kelimeler: el-Muktedî Bi Emrillâh, Abbâsîler, Melikşâh, Terken Hatun, Nizâmülmülk.
Şemseddin Günaltay Hükümeti (1949-1950)
1946 Genel Seçimleri Türkiye'de çok partili hayatın somut bir anlam kazandığı dönem olmuştur. Bu seçim sonuçlarına göre 456 milletvekilinden 395'ini alan CHP, iktidarını korumuştur. Bu seçimden sonra yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de İsmet İnönü yeniden Cumhurbaşkanı seçilmiştir. İnönü'nün yeni kabineyi kurmakla görevlendirdiği Recep Peker, bir yıl görevde kaldıktan sonra istifa etmiştir. Peker'in yerine Hasan Saka'ya, Cumhurbaşkanı İnönü tarafından hükümeti kurma görevi verilmiştir. Hasan Saka'nın da 1947-1949 arası süren iktidarının son bulması üzerine XVIII. Hükümeti kurma görevi Şemseddin Günaltay'a verilmiştir. 15 Ocak 1949-22 Mayıs 1950 tarihleri arasında görev yapan Günaltay, başbakanlığı döneminde eğitim politikasına ağırlık vererek bu anlamdaki eksiği doldurmak istemiştir. İlkokullara din derslerinin konulması, İmam Hatip Kurslarının ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin açılması dönemin önemli gelişmeleridir. Ekonomi alanında 1949 Bütçesi ve siyasi alanda ise 1950 Seçimlerine giden süreçte bir yenilik olan Seçim Kanunu değişikliği dönemi belirleyen diğer politikalar olmuştur. Bir geçiş dönemi olan bu hükümet döneminin genel politikası seçim yatırımları üzerine kurulu olmuştur. 14 Mayıs 1950 Genel Seçimleri ile 27 yıllık CHP iktidarı son bulmuştur. Demokrat Parti iktidarının başlayacağı bu seçimlerle Günaltay, CHP içerisinde aktif siyasete devam etmiştir. 1941 yılından vefat yılı olan 1961 yılına kadar Türk Tarih Kurumu başkanlığı görevinde bulunan ve tarih, islâm tarihi, felsefe alanında çok sayıda eseri mevcut olan Günaltay, bu faaliyetleri ile hem kendi dönemini hem de sonraki dönemi etkileyen gelişmelere imza atmıştır.
Türk siyasi hayatında Hikmet Çetin: Dışişleri Bakanlığı dönemi (1991-1994)
Bu çalışmada, 1991-1994 yılları arasında Türk dış politikası çerçevesinde Dışişleri Bakanlığı yapmış olan Hikmet Çetin'in siyası hayatı ele alınmıştır. Dünyada önemli gelişmelerin yaşandığı 1990'lı yılların başında, Türkiye'nin bu olaylara karşı yürüttüğü dış politika esasları çalışmanın diğer bir temelini oluşturmuştur. Özellikle 1991 yılında SSCB'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan ülkelerin uyum süreçlerinin yanında, Türkiye'nin desteği ile Hikmet Çetin'in bu ülkelere gerçekleştirdiği ziyaretler, çalışmada ana temalardan biri olarak işlenmiştir. Ayrıca Balkanlarda yaşanan çatışmalı süreçler, Dağlık Karabağ'ın Ermenistan tarafından işgal edilmesi ile bölgenin yaşadığı sorunlar da ele alınmıştır. 1990'lı yılların başında yaşanan diğer önemli bir gelişme ise Körfez Krizi ve akabinde yaşanan Körfez Savaşı'dır. Kriz karşısında Türkiye'nin hangi konumda olduğuna ve etkilerine çalışmada yer verilmiştir. Dışişleri Bakanlığı Dönemi'nin ağırlıklı olarak incelenmesinin yanında diğer siyasi görevleri ve ilk defa Türkiye'den bir ismin görevlendirildiği NATO Afganistan Kıdemli Sivil Temsilcilik görevi de ele alınmıştır. Döneme ilişkin konuların araştırılıp incelenmesi noktasında; Hikmet Çetin'in dış politikanın gereklerine uygun bakış açısı eşliğinde kendisiyle yaptığımız röportaj, Meclis Zabıt Cerideleri, Resmi Gazete, çeşitli arşivlerden alınan belgeler ile dönemin ulusal gazetelerinden yararlanılarak çalışma tamamlanmaya çalışılmıştır.
Beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin üniversite yaşam kaliteleri ile akademik öz yeterliklerinin incelenmesi
Bu Araştırma, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Öğrencilerinin Üniversite Yaşam Kaliteleri ile Akademik Öz Yeterlikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve bazı demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yapılan bu araştırmada gerek eğitim gerekse de spor bilimleri alanlarında yaygın olarak kullanılan görgül (gözleme dayalı) araştırma modellerinden "Tarama Modeli" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu ise anketler uygulandığı anda derslere devam eden 160 erkek, 74 kadın olmak üzere toplam 234 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, Schwarzer (1981) tarafından geliştirilen, Yılmaz ve ark (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Akademik Öz yeterlik Ölçeği'', Doğanay ve Sarı (2004) tarafından geliştirilmiş olan "Üniversite Yaşam Kalitesi Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde demografik değişkenlere yönelik grup ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını belirlemek için; ilk önce üniversite yaşam kalitesi alt boyutlarının ve akademik öz yeterliklerinin normal dağılım gösterip göstermedikleri Kolmogorov-Smirnov testi ve Shapiro-Wilk testi ile test edilmiştir. Daha sonra ikili karşılaştırmalar için Mann-Whitney U Testi ve çoklu karşılaştırmalar için Kruskal-Wallis Varyans Analizi kullanılmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda Kruskal Wallis Varyans Analizi sonucu anlamlı farkın çıktığı durumlarda bu farkın hangi gruplar arasından kaynaklandığını belirlemek için Mann Whitney U Testi uygulanmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi ise 0.05 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan öğrencilerin yaşam kalitesi ölçeği alt boyutlarının ve akademik öz yeterliklerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Üniversite yaşam kalitesi ölçeği alt boyutlarına bakıldığında yaş değişkenine göre gelecek alt boyutunun 18-20 yaşındaki öğrencilerin 21-23 yaş aralığındaki öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu; Yaşadığı yer değişkeninde kimlik alt boyutu aile yanında kalan öğrencilerin yurtta kalan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu; Sınıf değişkenine göre 4. Sınıf öğrencilerinin sınıf ortamındaki yaşam kalitelerinin 3. Sınıf öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılanların Akademik öz yeterliklerine bakıldığında, yaş, yaşadığı yer değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılıkların olmadığı, sınıf değişkenine göre ise 1. Sınıf öğrencilerinin akademik öz yeterliliklerinin 2. Sınıf öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ömer Seyfettin'in hikayelerinde metindilbilimsel bağdaşıklık
Milli hikâyeciliğin başlatıcı olarak bilinen Ömer Seyfettin, Türkçeyi milli mesele olarak görmüştür. Ortak ideal dilin Türkçenin İstanbul şivesi olması gerektiğini söylemiştir. Öykülerini sade dil için uygulama sahası olarak görmüş, sade dil ile eserler vermiş ve yazılar yazmıştır. Bu çalışmayla Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde metindilbilimsel bağdaşıklık boyutu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Metindilbilimsel bağdaşıklık sağlayan dilsel ögeler hakkında ayrıntılı bilgi verilmiş olup Ömer Seyfettin'in 125 hikâyesi metindilbilimsel bağdaşıklık açısından çözümlenmiştir. Ömer Seyfettin hikâyelerinde metindilbilimsel bağdaşıklık sağlayan dilsel ögelerin kullanım oranları tablo şeklinde gösterilmiştir. Ömer Seyfettin Hikâyelerinde Metindilbilimsel Bağdaşıklık adlı bu çalışma ile metindilimsel bağdaşıklık açısında ele alınan çalışmalara katkıda bulunmaya çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Dil, Metindilbilim, Metindilbilimsel Bağdaşıklık, Ömer Seyfettin.
İlköğretim 1. kademedeki okul-aile işbirliği ile ilgili öğretmen ve veli görüşleri (Ağrı ili örneği)
Bu araştırmanın amacı ilkokul birinci kademedeki okul aile işbirliği ile ilgili öğretmen ve veli görüşlerini belirlemektedir. Araştırmanın örneklemini Ağrı ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda bulunan 150 öğretmen ve 120 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Okul aile işbirliği ile ilgili öğretmen ve veli görüşlerini belirlemek amacıyla Genç (2005) tarafından geliştirilen anket soruları ve kişisel bilgi formları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Anket soruları önce 20 öğretmene ve 20 veliye uygulanarak dil, anlam ve içerik yönünden düzenlemeler yapılmış, kapsam geçerliliğine ve güvenirliğine bakılmıştır. Kapsam geçerliliğine uzman kişilerin ifadelerinden yardım alınarak bakılmış olup, güvenirliğine Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısına bakılarak karar verilmiştir. İç tutarlılık katsayısı öğretmen anketleri için 0.84, veli anketleri için 0.73'tür. Elde edilen bulgular SPSS 17 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen veli görüşmelerinin sıklıkla yapıldığı, öğretmen ve velilerin kendi istekleri doğrultusunda gerçekleştiği, öğretmenlere göre derslerinde başarılı olan öğrenci velileri daha çok görüşmeye gelirken, velilere göre derslerinde başarısız olan ve ev ödevi yapmayan öğrenci velilerinin daha çok görüşmeye gittiği, veli toplantılarının en az bir kez yapıldığı ve bu toplantılara çoğunlukla katılımın sağlanıp genellikle annelerin katıldığı, toplantıların çocukların üzerinde etkili olduğu; okul aile birliği toplantılarının yılda en az bir defa yapıldığı ve velilerin çoğunluğunun bu toplantılara katılmadıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Okul Aile İşbirliği, Öğretmen, Veli