Erzincan Binali Yıldırım University
Departman

Department of Civil Engineering

Erzincan Binali Yıldırım University

23

Archived Theses

4

DOIs Assigned

17%

DOI Rate

Departman Tezleri

10 Tez
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Doğal perlit agregası ve atık malzemelerle üretilen betonların gerilme-şekil değiştirme davranışının deneysel olarak incelenmesi

Betonda geleneksel agregaların alternatif ve atık bazlı malzemelerle değiştirilmesi, sürdürülebilir yapı üretimi açısından önemli bir araştırma alanıdır. Bu çalışmada, doğal perlit agrega ikamesi ile lif donatısının betonun mekanik ve mikroyapısal özellikleri üzerindeki etkileri deneysel olarak incelenmiştir. Doğal perlit agregası, geleneksel taş agreganın yerine %0, %30, %70 ve %100 oranlarında kullanılmış; kenevir kıtığı, geri dönüştürülmüş plastik atık lifleri ve polipropilen (PP) lifler ise hacimce %0.0, %0.5, %1.0 ve %1.5 oranlarında karışımlara ilave edilmiştir. Yirmi sekiz günlük kür sonrasında basınç dayanımı, elastisite modülü, eğilme ve yarmada çekme dayanımı, ultrases geçiş hızı (UPV), gerilme–şekil değiştirme davranışı ve SEM analizleri gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, %30 perlit ikamesinin referans karışıma göre basınç dayanımı ve elastisite modülünü sırasıyla yaklaşık %6.67 ve %4.08 artırdığını göstermiştir. Buna karşılık, %70 ve %100 perlit ikamelerinde gözenekli yapı ve zayıf ara yüzey geçiş bölgesi nedeniyle mekanik performans azalmıştır. Lif katkılarında optimum oran %1.0 olarak belirlenmiş, en iyi performans ise çatlak köprüleme ve enerji yutma kapasitesi bakımından PP liflerde elde edilmiştir. Genel olarak, %30 perlit ikamesi ve %1.0 PP lif kullanımı, dengeli mekanik özelliklere sahip düşük karbonlu beton üretimi için uygun bir çözüm olarak değerlendirilmiştir.

Doğal Perlit AgregasıGeri Dönüştürülmüş Plastik AtıkKenevir Kıtığı+3
Sabire Mayda
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Science
2026
10
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.226
Master'sOpen AccessEN

Symmetry-based multi-objective AI/ML driven optimization framework for sustainable building performance

Research on the Symmetry Optimization and Detection for Architecture (SODA) framework in Dutch buildings has emerged as a critical area of inquiry due to the fundamental role symmetry plays in architectural design, heritage conservation, and urban modeling. This research develops and validates an integrated framework combining symmetry-based geometric optimization with Progressive Transfer Learning (PTL) for construction performance enhancement in Dutch buildings. The SODA framework employs computer vision algorithms to automatically identify geometric patterns from diverse data sources including point clouds and facade images. A modified Continuous Symmetry Measure adapted from molecular chemistry provides quantitative symmetry assessment, while multiobjective optimization algorithms balance competing objectives including material efficiency, structural performance, construction economy, and architectural preservation. Progressive Transfer Learning mechanisms enable systematic knowledge transfer across building projects, reducing analysis time for subsequent optimizations while maintaining solution quality. Empirical validation across 50 Dutch buildings encompassing 2.287 million m² demonstrates substantial optimization potential through systematic symmetry-based design interventions, achieving average material savings of 11.3%, construction time reduction of 10.7%, total cost savings of €87.3 million, and carbon emission reduction of 21,450 tons CO₂. The integrated SODA-PTL framework advances architectural computation toward genuine practical impact on construction industry sustainability and efficiency, providing validated design guidelines for practitioners pursuing resource-efficient building optimization.

Symmetry OptimizationProgressive Transfer LearningSustainable Construction+4
Suhib Amro
Altınbaş University · Institute of Engineering and Natural Sciences
2026
10
Master'sOpen AccessTR

Mevcut betonarme yapıların deprem güvenliğinin belirlenmesinde Japon sismik indeks yöntemi

Bu çalışmada deprem etkisindeki mevcut binaların deprem güvenliklerinin hızlı bir şekilde belirlenmesi araştırılmıştır. Bu amaçla yaygın olarak kullanılan ve dünyaca kabul gören Japon Sismik İndeks Yöntemi ele alınmıştır. Bu yöntem üç inceleme seviyesi olan bir sistemdir. Yöntemin ilk iki seviyesinde düşey taşıyıcı sistemler, üçüncü inceleme seviyesinde ise yatay taşıyıcı elemanların kapasiteleri ve süneklikleri de hesaba katılır.Bu çalışmada seçilen örnek yapılar, Sakarya da meydana gelen 1999 depreminde hasar görmüş yapılardır. Örnek yapılardan biri olan Hendek ilçesinde bulunan huzurevi projesi, güçlendirme öncesi (mevcut durum), güçlendirme sonrası, perdeli ve kısa kolonlu durumları üç farklı şekilde incelenmiş ve bu yapının üç farklı durumu birbiriyle karşılaştırılmıştır.Son olarak ele alınan örnek yapı yine Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde mevcut bir yapıdır. Mevcut yapıların depreme karşı güvenli hale getirilmesi çalışmalarında önerilen yaklaşımlardan biri de kat alımıdır. Bu örnek yapıda kat adedinin değişimine bağlı deprem güvenlikleri incelenmiştir. Bu yapının kat adedinin 3, 4, 5 ve 6 olması durumları için Japon Sismik İndeks yöntemiyle yapının sismik performansları incelenmiştir. Yapılan incelemelerde birinci seviye kullanılmış ve hesaplamalarda EXCEL programı kullanılmıştır.Anahtar kelimeler: Japon Sismik İndeks Yöntemi, Betonarme, Kat Alımı, Yapı Güvenliği, Deprem

Serdar Tayan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Adapazarı killerinin sınıflandırılmasında yapay sinir ağları yaklaşımı

Zemin sınıflama sistemi geoteknik mühendisliği uygulamalarında, mühendisler arasında iletişim dillerinden birisi olmuştur. Bu yolla mühendisler birbirlerine tecrübelerini aktarma fırsatı bulmuşlardır. Yalnızca zemin sınıfının bilinmesi, üzerinde çalıştığımız zemin numuneleri hakkında yapılması gereken detaylı zemin incelemeleri ve mühendislik özelliklerini ölçen diğer laboratuar deneylerinin gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır. Fakat bir mühendis zemin sınıflamasını bilmekle uygulama aşamasında oluşan yapısal yükler karşısında zeminin hangi davranışları gösterebileceğine dair fikir sahibi olabilmektedir.Zemin mekaniği problemlerinde karşımıza sıklıkla çıkan kil numunelerinin, mühendislik karakterleri açısından geniş bir aralığa sahip olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bu çalışmada, yapay sinir ağları (YSA) metodu ile Türkiye'nin kuzey batısında bulunan Adapazarı bölgesinde, yalnız SPT deneyi ile elde edilen kil numunelerinin sınıflandırılması, yeni bir yaklaşımla irdelenmiştirAdapazarı bölgesinin genel zemin yapısını tanımlamak için yapılmış sondaj çalışmaları ve ilgili laboratuar deneylerinden elde edilen, kil numunelerine ait likit limit ve plastisite indisi değerleri kullanılarak YSA modeli eğitilmiş ve test edilerek modelin performansı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular grafikler halinde sunularak değerlendirilmiştir. Ayrıca, istatistik analiz yapılarak YSA modelinin üretmiş olduğu çıktılar ile deneysel veriler karşılaştırılmıştır.

Killi zeminlerYapay sinir ağlarıZemin sınıflaması
Fatih Göktepe
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kat yüksekliği aynı olan binalar ile bodrum kat yüksekliği daha az olan binaların performanslarının karşılaştırılması

Bu çalışmada yapıların üzerinde deprem etkisinin nasıl olduğu, performansa dayalı yapı tasarımının nasıl yapılabileceği, DBYBHY-2007 yönetmeliğinde belirtilen deprem performansı hesaplama yöntemleri kısaca tanıtılmış ve depremde yapının performansının nasıl hesap edileceği hakkında bilgiler verilmiştir. Sakarya ili sınırları içerisinde uygulanacak imar yönetmeliğine göre 2.30 m yüksekliğinde yapılan bodrum + 2 katlı yapının performansı Artımsal Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi ile tespit edilmiştir. Yapıda bulunan bodrum kat yüksekliğinin kat yüksekliği seviyesine çıkarılması durumunda oluşan yapının performansı da yine Artımsal Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi ile hesap edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda yapı modellerinin deprem durumundaki performansları bulunmuş ve yapı modellerindeki eleman hasarları tespit edilmiştir.Yapı modellemeleri, İdecad 5 Enterprise 5.511 paket programında planlanarak pushover analizlerine tabii tutulmuştur.Anahtar Kelimeler: Pushover Analizi, Plastik Nonlineer Statik Analiz, Performans Metodu, Deprem, Can Güvenliği

Can güvenliğiDepremPerformans analizi+1
Cemil Özcan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çok katlı çelik yapılarda çaprazlı çerçeve sistemlerin dbybhy 2007'ye göre tasarımı ve süneklik düzeylerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada, 20 katlı (zemin kat + 19 normal kat) bir çelik yapının DBYBHY 2007 (Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik 2007) nin ön gördüğü değişik merkezi çapraz düzenleri, dışmerkez çapraz düzenleri ve moment aktaran çerçeve düzeni ile çözümlenerek yapı genel davranışlarına ait sonuçlar irdelenmiştir. Yapılan bina çözümlemelerinde SAP 2000 programı kullanılmıştır.Birinci bölümde çalışmaya ait genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, çelik yapılara ait genel bilgiler, çaprazlı sistemlere ait genel bilgiler ve çaprazlı sistemlere ait Deprem Yönetmeliği' nde verilen bilgiler aktarılmıştır. Üçüncü bölümde, yapının değişik çapraz düzenli olmak kaydıyla analiz adımları bulunmaktadır. Dördüncü bölümde ise analiz sonuçları irdelenmiş ve yorumlanmıştır. İrdeleme ve yorumlar, yapı ağırlığı, yapıya her iki doğrultuda etkiyen deprem kuvvetleri, elastik ve plastik deplasmanlar ve süneklik oranları parametreleri çerçevesinde yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Merkezi çapraz, dışmerkez çapraz,moment çerçevesi, çelik yapılar, süneklik, rijitlik, yapı davranışı

RijitlikSüneklikYapı davranışı+1
Emre Çileli
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çelik yapılarda birleşim unsurlarının irdelenmesi

Çelik yapıların güvenlik ve performans düzeylerinin belirlenmesinde birleşim unsurlarının belirleyici ve etkin bir özelliği bulunmaktadır. Geometrik faktörler ve konstrüktif olgular nedeni ile çeşitlilik gösteren çelik yapı birleşimlerinin projelendirilme çalışmalarında, tüm detay noktalarının incelenmesi detayların birbirinden farklı oluşu nedeni ile çok uzun bir zaman dilimi alabilmektedir. Hatta bazı durumlarda literatür içerisinde mevcut konumu ile yer almayan birleşim şekilleri ile karşılaşılması mümkün olabilir.Çelik yapılar konusunda Türk Standartlarına uyumluluk göstermeye çalışan statik çözümleme amacındaki bilgisayar yazılımları ile ilgili örneklerin olmasına karşın, çelik yapı birleşimlerinin tasarlanmasına ilişkin kapsamlı bir yazılımın olmadığına rastlanılmaktadır. Bu tür bir yazılım, çelik yapı birleşimlerinin bilgisayar ortamında modellenmesi ile elde edilebilir. Çelik yapı birleşimlerinin hızlı, performanslı ve hatalardan uzak bir şekilde çözümlenmesinde, bir veritabanı oluşturarak bu tarz bir yazılım kullanılması faydalı olacaktır.Anahtar kelimeler: Çelik Yapılar, Birleşimler, Cıvata, Kaynak

Çelik konstrüksiyon
Sinan Çağlar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Betonarme binaların deprem performanslarının deprem geçirmiş binalarla ilişkilendirilerek belirlenmesi

Son yıllarda meydana gelen depremlerde oluşan hasarın ve ekonomik kayıpların çok büyük miktarda olması Deprem Mühendisliği'nde Performansa Dayalı Tasarım ve Değerlendirmenin önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir.Bu çalışmada ?17 Ağustos 1999 depreminde meydana gelen yapısal hasarlar daha önceden belirlenebilir miydi?? sorusunun cevabı aranmıştır. Bu amaçla 17 Ağustos 1999 Depremi'nde, farklı hasar durumundaki iki yapı sisteminin Doğrusal Elastik Olmayan Hesap Yöntemi ?Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi? ile performans değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuçların gerçekle uyumu irdelenmiştir.Yapılan çalışmalar sonucunda depremde hasar almayan yapı sisteminin performansı gerçekle uyum sağlamıştır. Ancak depremde göçmüş olan yapı sisteminin performansı, gerçek durumundan daha iyi düzeyde çıkmıştır. Çalışma, depremde farklı performans gösteren çok sayıda binalarla genişletildiği takdirde, Yönetmeliğe yeni giren yöntemlerin kalibre edilmesinde önemli rol oynayacaktır.Anahtar kelimeler: Doğrusal Elastik Olmayan Yöntem, Artımsal Statik İtme Analizi, Artımsal Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi, Performans Değerlendirmesi

Performans değerlendirme
Elif Orak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sapanca Gölünün hidrojeolojik, hidrolojik ve hidrolik özelliklerinin belirlenmesi ve su bütçesinin tespiti

Günümüzde, dünya çapında kritik öneme sahip olan içilebilir su kaynakları, ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir. Türkiye'nin tatlı su kaynakları, dünyanın pek çok ülkesinden çok daha zengindir. Su, dünyada günden güne petrol kadar önemli bir zenginlik haline gelmektedir.Bu çalışmada, Sakarya'nın tek içme suyu rezervi olması nedeniyle benzersiz bir önemi olan Sapanca Gölü'nün mevcut yapısı, hidrojeolojik ve hidrolojik verileri incelenerek kaynağın optimum kullanım parametreleri belirlenecektir. Ayrıca, kaynağın pılansızca kullanımının gelecekte çıkacağı maliyetleri ve etkileri ortaya konacaktır. Sapanca Gölü bütçesinin, Sakarya ve Kocaeli illeri arasındaki paylaşımının nasıl yapıldığını incelenecektir.Bu çalışmalardan elde edilen somut veriler, ileriye dönük yapılması gereken alternatif projelerle değerlendirilerek, bölge halkının geleceğinin tehlikeye girmesini engelleyecek çözüm önerileri ortaya koyulacaktır.

Ahmet Bayrak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Dinamik yükler etkisi altındaki üstyapı-zemin ortak sisteminin empedans fonksiyonlarına dayalı çözümü

Bu çalışmada yapı-zemin etkileşim problemlerinin çözümü için frekanstan bağımsız sabit katsayılı empedans katsayıları gömülü ve yüzeysel temel durumları için kullanılmıştır. Üstyapının dinamik davranışını ifade eden dinamik büyütme çarpanının (Rd) zemin rijitliğine bağlı değişimi ve üstyapı temelinin oturduğu ortamın tabakalı zemin olması durumunda tabaka kalınlığının Rd'ye etkisi dış yükün titreşim frekansına bağlı olarak gösterilmiştir. Ayrıntılı parametrik araştırmalar ve sistematik hesaplamalar farklı kontrol parametrelerine bağlı yürütülerek dinamik yükler etkisi altında titreşen yapı-zemin ortak sisteminin yapısal davranışı incelenmiştir.Anahtar kelimeler: Yapı-zemin dinamik etkileşimi, Empedans fonksiyonları, Dinamik büyütme faktörü

Umut Maltaş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00