Ankara Hacı Bayram Veli University
Institute

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü

Ankara Hacı Bayram Veli University

9

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

9 Theses
Master'sOpen AccessTR

İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesine Yönelik Faaliyetlerin Değerlendirilmesi(Konya Büyükşehir Belediyesi Örneği)

Bu araştırmada, insan kaynaklarının geliştirilmesi ile ilgili literatür taranarak, Konya Büyükşehir Belediyesinde verilen insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik eğitim faaliyetleri incelenmiş; belediye insan kaynaklarının içerisinde yöneticiler ile çalışanlar arasındaki yürütülen eğitim çalışmalarının niteliği konusunda görüş farkları değerlendirilmiştir. İnsan kaynaklarının hizmet sektöründeki işlevselliği, sürdürülebilir eğitim faaliyetleri ile doğru orantılıdır. Zira her türlü eğitim ve öğretim faaliyetleri insanın kendisini yeniden keşfetmesi anlamındadır. Bu nedenledir ki insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik faaliyetler, toplumsal sorunların üstesinden gelebilecek dinamiklerdir.

Türk kamu yönetimi
Adnan Söylemez
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Kamu bankası çalışanlarının performans değerleme süreçlerine ilişkin adalet algıları ve memnuniyet düzeyleri

Performans değerlemesi kurumların en değerli kaynağı olan insan gücünün doğru yönlendirilmesi, dolayısıyla hem kurumun ve hem de çalışanların çıkarları açısından hayati önem taşımaktadır. Etkin bir Performans Değerleme sisteminde kurumların gelişimi ve büyümesi için insan kaynağının doğru, etkin ve adil değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Performans Değerleme uygulamalarının son yıllarda yaygınlaşan bir şekilde kullanıldığı kamu bankaları ele alınmıştır. Alan yazında yapılan çalışmalardan yola çıkılarak, çalışanların genel iş memnuniyetlerini etkileyebilecek performans değerleme sistemleri ile ilgili memnuniyetleri ve adalet algılarını ilişkin teoriler incelenmiştir. Bu teorilerden yararlanılarak belirlenen araştırma amaçları doğrultusunda, kamu bankalarından seçilen 174 katılımcıdan oluşan bir örneklem üzerinde çalışanların performans değerleme ile ilgili adalet algıları ve memnuniyet düzeyleri incelenmiştir. Bunun için alan yazında önceden geliştirilen ölçekler ve bunlara ait ifadeler kısmen değiştirilerek araştırma evrenine uyarlanmıştır. Veriler bu uyarlama sonrasında oluşturulan soru formu aracılığı ile toplanmıştır. Soru formunda yer alan ifade gruplarının geçerliliği ve güvenilirliği sınanmış, sonra veriler korelasyon ve regresyon analizi yapılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, Performans Değerleme sisteminden duyulan memnuniyet ve adalet algıları ile genel memnuniyet arasındaki ilişkiler ve bunları etkileyen unsurlar açığa çıkarılmıştır. Araştırma sonuçları, daha önceden yapılmış çalışmalarla karşılaştırılarak oluşan farklılıklar yorumlanmıştır

Osman Gökhan Hatipoğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Küresel dönemde uluslaşma-eğitim ilişkisinin ideolojik konumu ve Türkiye'ye yansımaları

Bu çalışma, küresel dönemde eğitim ve ideoloji arasındaki ilişkiyi uluslaşma bağlamında incelemiştir. Araştırmada, modern dönemde ulus-devlet yapılanmasında ulusun oluşturulmasında ideoloji aracılığıyla eğitime yüklenen işlevlerin temel nedenleri irdelenmiş ve devlet, ideoloji, ulus ve eğitim olguları arasında diyalektik ilişki kurulmuştur. Çalışmanın Türkiye boyutunda öncelikli olarak 18. yüzyıldan itibaren Türk uluslaşma süreci irdelenmiş ve Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte sürecin Kemalimle bağlantılısı kurulmuştur. Küresel dönemde ise eğitimin ideolojik konumuna ilişkin meydana gelen değişimleri ortaya koyabilmek için kapitalist sistemde meydana gelen değişimler ile küreselleşmenin evrensele ve yerele yaptığı vurgu ön plana çıkarılmıştır. Bu doğrultuda küreselleşmenin ideolojisi yeni liberalizm ve alt yapısını oluşturan post-modernizm açıklanarak bunların eğitim üzerine etkileri ortaya konmuş ve bu çerçevede sürecin Türkiye'ye olan yansımaları tartışılmıştır.

Sinan Dağ
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Türk anayasalarında anayasa yapma ve değiştirme(devletin inşası ve tadili)

Anayasaların yapılması veya değiştirilmesinin, devletin inşası veya tadili manasını taşıdığı varsayımıyla yapılan bu çalışmada; Osmanlı-Türk anayasal gelişmeleri, tarihsel süreç ile birlikte incelenmiştir. Her anayasal gelişmenin aslında devletin yeniden inşası veya tadili olduğu yaklaşımıyla Osmanlı-Türk anayasal gelişmeleri incelenmiştir. Çalışmanın temel konusu, Türk anayasalarında anayasa yapma ve değiştirmedir. Çalışma, iki bölümde incelenmiştir. Birinci bölümünde genel olarak "Anayasa Teorisi, "Anayasal Gelişmeler" ve "Kurucu İktidar" kavramı ele alınmıştır. Bu bölümde ayrıca karşılaştırmalı olarak bazı ülkelerdeki anayasa değiştirme yöntemleri de değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise Osmanlı-Türk anayasal gelişmeleri ekseninde anayasaların yapılması ve değiştirilmesi detaylı şekilde incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, anayasaların yapılması veya değiştirilmesi, esas itibariyle şekli anlamda ele alınmıştır. Normların maddi anlamı yerine bu normların konulması, kaldırılması veya değiştirilmesi, "Kurucu İktidar" kavramı ekseninde değerlendirilmiştir. Çalışmada, ayrıca küresel dönem anayasal gelişmeler de değerlendirilmiştir.

İbrahim Demirbilek
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2012
10
Master'sOpen AccessTR

Rehber öğretmenlerde benlik saygısı ile örgütsel güven algısı arasındaki ilişki: Ankara ili örneği

İnsanlar, fiziksel, duygusal, bilişsel ve bunların dışında pek çok bakımdan gelişmek, yaşamını sürdürmek için diğer bireylere ihtiyaç duyarlar. Sosyal bir varlık olan insanın diğerleri ile karmaşık ilişkiler içerisinde olması dünyanın bulunduğu gelişmişlik düzeyi bakımından kaçınılmaz ve zorunludur. Bu bağlamda özel ve örgütsel yaşamda bireyin kurduğu ilişkilerin sağlıklı olması bir yandan kişinin kendini gerçekleştirmesine katkıda bulunurken diğer yandan üyesi olduğu örgütün devamlılığını da sağlamaktadır. Diğer bireyler ile kurulan ilişkilerin biçimi ve niteliği ise muhataplarının algıları ile şekillenmektedir. Yaşamın ilk yıllarından itibaren kendine ve çevresine yönelik bir takım tutumlar geliştiren bireylerin bu tutumları, olaylara ve durumlara karşı algısını belirlemektedir. Başka bir deyişle, kişinin kendine, diğerlerine, hayata, olaylara, olgulara yüklediği anlam algıları ile şekillenmektedir. Bu doğrultuda bireyin kendine ilişkin algısını, beğeni ve kabul durumunu, kendine karşı olumlu ya da olumsuz bakış açısını ifade eden benlik saygısı, diğer bireylerle ilişkilerinde güvenme veya güvenmeme eğilimini de belirlemektedir. Bireyleri ve örgütleri birbirine bağlayan, ilişkilerin devamlılığını, gücünü ve yoğunluğunu belirleyen anahtar kavramlardan biri olan güven, tüm ilişki biçimlerinde temel duygu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ortak amaçlar için bir araya gelen insanların oluşturdukları örgütlerde güvenin bulunması işbirliği, motivasyon, bağlılık, iş doyumu, gibi pek çok örgütsel unsurun olumlu yönde gelişmesini sağlamaktadır. Özellikle toplumun eğitim ihtiyacını karşılamak için kurulmuş okullarda kurumsal başarının sağlanmasında güven çok önemli bir faktördür. Rehber öğretmenler öğrenci ve velilere danışmanlık, öğretmen ve okul yöneticilerine rehberlik hizmeti veren bir yardım mesleğini gerçekleştirmektedirler. Yapılan işin doğası gereği rehber öğretmenlerin benlik saygısı ve örgütsel güven algısının yüksek olması, istenilen özelliklerdir. Ancak alan yazında, rehber öğretmenlerin benlik saygısı ile örgütsel güven algısı arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırma mevcutdeğildir. Bu özelliği ile ilk olan araştırmanın alana katkı sağlaması ve sonraki araştırmalara veri sağlaması hedeflenmiştir. Bu amaçla gerçekleştirilen araştırma dört bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, araştırma problemi tanımlanarak bu doğrultuda çalışmanın, amacı, alt amaçları, önemi, sayıltıları, sınırlılıklarına yer verilmiştir. Araştırma yönteminde ise araştırmanın evren ve örneklem bilgileri, veri toplama araçları, verilerin toplanması ve yorumlanmasına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde, benlik saygısı kavramının çözümlemesi yapılarak, kişilik ve benlik arasındaki ilişki aktarılmış, benlik kavramına ilişkin çeşitli kuramların yaklaşımlarına yer verilmiştir. Benlik saygısı kavramı ve benlik saygısını etkileyen bir takım unsurların da aktarıldığı bu bölümde ayrıca yüksek benlik saygısına ve düşük benlik saygısına sahip bireylerin özelliklerine ilişkin bilgiler ve benlik saygısı ile ilgili yapılmış araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, örgütsel güven kavramının çözümlemesi yapılmıştır. Öncelikle güven kavramının örgütsel ve kişilerarası boyutlarına ilişkin kavramsal çerçeve çizilmiş ve örgütsel güven kavramı yöneticiye, meslektaşlara ve örgüte güven alt boyutları ile ele alınarak açıklanmıştır. Güvenilir bireylerin özellikleri ve güven düzeyi yüksek kurumların kazanımlarına ilişkin bilgiler ve örgütsel güven kavramı ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümün sonunda örgütsel güven kavramına ilişkin alan yazında yer alan çeşitli araştırmalar yer almaktadır. Dördüncü bölüm, araştırmanın son bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde çalışmanın amacına uygun olarak gerçekleştirilen araştırmada ulaşılan bulgular, bu doğrultuda yapılan yorumlar, sonuç ve öneriler yer almaktadır.değildir. Bu özelliği ile ilk olan araştırmanın alana katkı sağlaması ve sonraki araştırmalara veri sağlaması hedeflenmiştir. Bu amaçla gerçekleştirilen araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, araştırma problemi tanımlanarak bu doğrultuda çalışmanın, amacı, alt amaçları, önemi, sayıltıları, sınırlılıklarına yer verilmiştir. Araştırma yönteminde ise araştırmanın evren ve örneklem bilgileri, veri toplama araçları, verilerin toplanması ve yorumlanmasına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde, benlik saygısı kavramının çözümlemesi yapılarak, kişilik ve benlik arasındaki ilişki aktarılmış, benlik kavramına ilişkin çeşitli kuramların yaklaşımlarına yer verilmiştir. Benlik saygısı kavramı ve benlik saygısını etkileyen bir takım unsurların da aktarıldığı bu bölümde ayrıca yüksek benlik saygısına ve düşük benlik saygısına sahip bireylerin özelliklerine ilişkin bilgiler ve benlik saygısı ile ilgili yapılmış araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, örgütsel güven kavramının çözümlemesi yapılmıştır. Öncelikle güven kavramının örgütsel ve kişilerarası boyutlarına ilişkin kavramsal çerçeve çizilmiş ve örgütsel güven kavramı yöneticiye, meslektaşlara ve örgüte güven alt boyutları ile ele alınarak açıklanmıştır. Güvenilir bireylerin özellikleri ve güven düzeyi yüksek kurumların kazanımlarına ilişkin bilgiler ve örgütsel güven kavramı ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümün sonunda örgütsel güven kavramına ilişkin alan yazında yer alan çeşitli araştırmalar yer almaktadır. Dördüncü bölüm, araştırmanın son bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde çalışmanın amacına uygun olarak gerçekleştirilen araştırmada ulaşılan bulgular, bu doğrultuda yapılan yorumlar, sonuç ve öneriler yer almaktadır.

Yurdagül Doğuş
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çevre eğitimi

Çevre sorunları yaşam kalitesini düşüren, hatta kimi zaman yaşamı tehdit eden sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Çevre sorunlarının önlenmesine dair ortaya konulan yöntemlerin, insanlarda çevre bilinci ve duyarlığı sağlanmadıkça başarıya ulaşamayacağı bilinmektedir. Çevre bilinci kazandırmak ise çevre eğitimi yoluyla mümkündür ve çevre eğitiminde olabildiğince çok bireye ulaşmak, olumlu sonuç almak için önemlidir. Ayrıca toplumu etkileme ve yön verme niteliği bulunan kamu örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve medya, çevre eğitiminde diğerlerine göre daha önemli aktörlerdir. Ülkemizde okul öncesinden yükseköğrenime kadar örgün ve yaygın eğitimin büyük oranda kamu örgütlerince yürütüldüğü, düzenlendiği ve denetlendiği görülmüştür. Ülkenin neredeyse tamamına ulaşabilen geniş örgütsel yapıya sahip bu kamu örgütlerinin, potansiyellerini yeterince kullanmadıkları ve çevre eğitiminde daha etkili olabilecekleri saptanmıştır. Ülkemizde çevre eğitiminin örgün ve yaygın eğitimde oldukça yetersiz olduğu tespit edilmiş ve buna yönelik eleştiri ve önerilerde bulunulmuştur. Sivil toplum kuruluşlarının ve medyanın halkta çevre sorunlarına yönelik farkındalık oluşturma ve sivil inisiyatifi harekete geçirmede önemli oldukları görülmüştür. Ülkemizde çevre eğitimi için sivil toplum kuruluşlarının ve medyanın faaliyetleri yetersiz görülerek daha neler yapabileceğine yönelik öneriler sunulmuştur.

Sinan Gürcüoğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Polislik kurumunun inşası ve polislerin meslek örgütlenmeleri: türkiye, İngiltere ve Fransa örnekleri

Polis Örgütleri, içinde bulunduğu toplumlarda belirli bir düzenin devamı amacıyla kurulmuştur. Bu amaç, belirli bir siyasetin varlığının devamı olduğu gibi belirli bir ekonomik sistemin varlığı da olabilmektedir. Fakat geçen zaman içinde, özellikle de kapitalizmin etkisi ile polis personeli de belirli bir sınıf bilincine kavuşarak kendilerini yönetenlere karşı korumak ve meslekleri üzerinde söz sahibi olabilmek amacıyla meslek örgütlenmelerini kurmuşlardır. Bu çalışmanın amacı öncelikle dünyada polisin çıkış noktaları olarak bilinen İngiltere ve Fransa'daki polis örgütlerinin tarihi geçmişleri incelenerek, bu tarihsellik içinde polis meslek örgütlenmelerinin nasıl doğduğunu, buna paralel olarak da Türkiye'de polis tarihi ele alınarak 1970'lerin ortalarından itibaren faaliyete geçen Polis Derneği (Pol-Der) ve Polis Birliği Derneği (Pol-Bir) yapılarına nasıl varıldığını ve daha sonradan bunların nasıl ortadan kaldırıldığını ortaya koymaktır. Çalışma esnasında genel olarak yüzyıllar öncesinde polis hakkında yazılmış kitapların yanı sıra, geçmiş gazete arşivlerinden ve Pol-Der ve Pol-Bir'in hayatta olan ve olmayan eski üyelerinin kişisel arşivlerinden faydalanılmıştır. Çalışmanın yöntemi olarak Pol-Der ve Pol-Bir'in eski üyelerine yönelik mülakat tekniği uygulanmıştır. Bu çalışmanın, hem polis tarihi hem de hakkında tartışmaların devam ettiği polis meslek örgütlenmesine yönelik geçmiş tecrübelerin aktarıldığı bir kaynak olarak değerlendirileceği düşünülmektedir.

Savaş Şimşek
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2015
10
Master'sOpen AccessTR

Suriye krizinde uluslararası güç mücadelesi: Vekalet savaşları

Bu çalışmanın amacı, Orta Doğu'da Arap Baharı olarak adlandırılan toplumsal hareketlerin bir iç savaşa sürüklediği Suriye'de var olan uluslararası çıkar çatışmalarını, günümüzde devletler arasındaki güç mücadelesinin değişen boyutu olan vekâlet savaşları bağlamında ele almaktır. Bu çalışma, "devletlerin dış politikada kullandığı sert gücün, çeşitli gerekçelerle sınırlandırılması nedeniyle, çıkarlarına ulaşmada elini rahatlatan ve günümüzde etkinliği giderek artan devlet dışı aktörlere daha bağımlı hâle geldiği" savından hareket etmektedir. Bu sav doğrultusunda savaşlardaki değişim meselesi ve yeni bir dış politika aracı olarak "vekâlet savaşı" kavramının Suriye krizindeki yansımalarına değinilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde uluslararası ilişkilerde vekâlet savaşı kavramı analiz edilmiş, ikinci bölümde ise uluslararası güçlerin Suriye krizi özelindeki çıkar çatışmaları, vekâlet savaşları bağlamında örneklendirilmiştir.

Devlet dışı aktörlerDördüncü nesil savaşDış politika+6
Ömer Çona
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Kapitalizmde ekonomi-dışı zorun somutluklarından biri olarak ceza siyaseti

Kapitalizmde, kendinden önceki toplumsal biçimlerden farklı olarak ekonomik alan ve siyasal alan birbirinden biçimsel olarak ayrılmış, siyasal olan ise siyasal alan içinde sınırlandırılarak yeniden tanımlanmıştır. Gerçekliğin, siyasal alanın verili sınırları içinden açıklanma çabası, bir taraftan ekonomik alanın siyasallığın dışında konumlandırılmasına, öte taraftan üretim ilişkilerinin ekonomik alan içinde ve ekonomik zor temelinde işlerliğinin devamlılığını sağlayan ekonomi-dışı zorun, toplumsal içeriğinin açıklanamamasına ve daha ötesi tüm toplumun çıkarı için var olduğu iddialarına yol açmıştır. Ekonomi-dışı zorun somutluklarından biri olarak ceza siyaseti ise siyasal alanın söz konusu sınırları içinde, toplumsallıktan kopuk ve kendinden nedenli bir açıklama biçimiyle mistifiye edilmiştir. Söz konusu açıklama biçimi, hem kapitalizm hem de kapitalist toplumsal biçimdeki ceza siyaseti üzerine toplumsal bir içerik barındırmayan; üretim biçimini ve ceza siyasetini doğallaştıran, tarih-üstü ya da tarihin izlemesi gereken çizginin sonu olarak konumlandıran bir yaklaşıma sahiptir. Bu çalışmada, hem kapitalizm hem de ekonomi-dışı zorun somutluklarından biri olarak ceza siyaseti; kapitalist toplumsal biçimde, üretim araçları mülkiyetini elinde bulunduran sınıf ve emek gücü dışında bir şeye sahip olmayan sınıf eksenindeki toplumsal antagonizma zemininde, üretim biçiminin siyasal olan ve ekonomik olanın birlikteliğinde işleyişi ortaya konulmaya çalışılarak, maddi, tarihsel ve toplumsal temelleri üzerinden bütünlüklü bir yaklaşımla tartışılmıştır.

Kamu hukukuKapitalist ekonomiSiyasal ekonomi+1
Yusuf Ziya Kınacı
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2018
00