
642
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Miftâhü'r-rahme (inceleme-tenkitli metin-sözlük-dizin)
Bu çalışma, 17. yüzyılda yaşamış bir şair, âlim ve müverrih olan Hüseyin Âlî Efendi'nin Miftâhü'r-rahme adlı eserinin inceleme, tenkitli metin, sözlük ve dizininden oluşmaktadır. Miftâhü'r-rahme mukaddime, sekiz bölüm ve hâtimeden oluşan mensur bir eserdir. Eserde çeşitli kitaplar, İslam âlimlerinin görüşleri, ayet ve hadisler ışığında Firavun'un imanı değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacı, Hüseyin Âlî Efendi'nin Miftâhü'r-rahme adlı eserini ilim dünyasına tanıtmak ve bundan sonra yapılacak çalışmalara katkı sağlamaktır. Çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümünde Hüseyin Âlî Efendi'nin hayatı ve eserleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Miftâhü'r-rahme yazılış sebebi, içeriği, kaynakları, dil ve üslup özellikleri bakımından değerlendirilmiş; nüshaların tavsifi yapılmıştır. Üçüncü bölümde eserin tenkitli metnine yer verilmiştir. Araştırmacılara kolaylık sağlaması açısından çalışmanın sonuna sözlük eklenmiş, ayrıca eserin yazma nüshalarından tıpkıbasım örneklerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: 17. yüzyıl; Hüseyin Âlî Efendi; Miftâhü'r-rahme; inceleme, metin
Ahmed Hamdî'nin Tuhfetü'l-Guzât'ı (İnceleme-metin-sözlük-tıpkıbasım)
Bu çalışmada, Ahmed Hamdî'nin H. 1117 ( M. 1704) yılında kaleme aldığı Tuhfetü'l-Guzât adlı eseri incelenmiştir. Çalışma, giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde cihâd, gazâ, gâzî ve şehitlik gibi kavramlar tanıtılmış, başlıca cihâd risalelerinin isimlerine yer verilmiştir. Birinci bölüm eserin inceleme kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde, eserin muhtevası, dil ve üslup özellikleri, bölümleri, kaynakları, eserin nüshaları, eserde geçen şahıs adları genel hatlarıyla tanıtılmıştır. İkinci bölüm eserin tenkitli metninden oluşmaktadır. Bu bölümde tenkitli metnin hazırlanmasında izlenen yollardan ve çeviri yazı işaretlerinden bahsedildikten sonra tenkitli metin verilmiştir. Üçüncü bölüm ise sonuç, kaynakça, sözlük ve tıpkıbasımdan oluşmaktadır.
Yiğit Okur'un romanlarında kurgu, dil ve anlatım teknikleri
Edebiyat türlerinin birçoğunda kalem oynatan Yiğit Okur, bu türler arasında en etkili mesaiyi roman türüne ayırmıştır.1995 yılından itibaren yazmaya başladığı roman serüvenine ölümüne kadar dokuz tane sığdırmıştır. Birer veya ikişer yıl arayla yayımladığı bu romanlarda farklı psikolojik durumlar, toplumu derinden etkileyen sosyolojik olaylar ve özellikle birbirine zıt duygu ve düşünceler üzerinde durmuştur. Yazarın hukuk fakültesinden mezun olup uzun yıllar avukatlık yapması onun olay kavramına yakın olmasına ön ayak olmuştur. Bundan dolayı romanlardaki kurguyu alt kurgularla desteklemiş olay içinde olayı yaratabilmiştir. Modern roman özelliklerine uygun olan bu eserlerinde yazar, Türk edebiyatına özellikle bu türde çeşitli katkılar sağlamıştır. Romanların konularını günlük hayattan alan yazar bu bağlamda gerçek hayattan fazlasıyla beslenmiş ve otobiyografik etkileri eserlerine uygulayabilmiştir. Kişinin çocukluk çağındaki psikolojik durumlarını esas alıp bazı kuramlar gözeterek kahraman yaratma yoluna gitmiştir. Yazarın geniş bir çerçevede bütünlük arz eden romanlarındaki kurgu, dil ve anlatım teknikleri çalışmamızda esaslı olarak incelenmiş ve çeşitli kanılara varılmıştır. Bunlar yapılırken yazarın öz yaşam gerçekliği, romanlarını tahlil noktasında büyük fayda sağlamıştır.
Anadolu sahası hayvan masallarında mitolojik unsurlar üzerine bir araştırma
İnsanlığın başlangıcından itibaren var olan mitler, inanç özelliğini yitirerek günümüze kadar gelmiştir. Mitlerin bugüne kadar gelmesini ve bugünden de geleceğe aktarımını sağlayan şüphesiz ki halk anlatılarıdır. İçerisinde motif ve simgeler bulunduran bu halk anlatıları kimi zaman mitik unsurlar da barındırmaktadır. Mitleri bugüne kadar taşıyan halk anlatılarından birisi de hiç kuşkusuz masallardır. Masallar doğası gereği olağanüstü özellikler gösteren halk anlatılarıdır. Bu olağanüstülükler de çoğu zaman mitoloji ile açıklanmaktadır. Bu çalışmada Anadolu sahası hayvan masallarında yer alan mitolojik unsurlar incelenmiştir. İlk olarak mitoloji üzerine yapılan çalışmalar araştırılmış daha sonra ise masallar bu araştırmalar ışığında değerlendirilmiştir. Masallarda yer alan mitolojik unsurların Türk mitolojisinde yeri ve önemine değinilerek incelenen masallardan hareketle desteklenmiştir. Dört bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde mitoloji ve masal ile ilgili bilgilere ve bu alanlarda yapılan çalışmalara yer verilmiştir. İkinci bölümde masallarda geçen kahramanlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise masallarda yer alan olağanüstü unsurlar ve tabiat unsurlarına yer verilmiştir. Olağanüstü unsurlar; ruhlar, cadı, dev, ejderha, don değiştirme, rüya, ölüp-dirilme, peri, beddua, büyü, sihir, sır, hainlik ve ihanettir. Tabiat unsurları ise; orman-ağaç, dağ, mağara, taş, su, ateş, toprak, ay ve güneştir. Son olarak dördüncü bölümde ise masallarda geçen renkler, sayılar ve diğer motiflerin incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda Anadolu sahası hayvan masallarında mitolojik unsurların korunduğu aynı zamanda incelenen metinlerden hareketle masallar vasıtasıyla Türk inanış ve değerlerinin aktarımı yapıldığı tespit edilmiştir.
Dört boyutlu Öklid uzayında Dini türündeki helisoidal hiperyüzey
Bu yüksek lisans tezi altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde minimal yüzeyler teorisinde yapılan çalışmaların tarihi süreci ve bu süreçteki gelişmelerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde temel tanım ve kavramlar verilmiştir. Üçüncü bölümde 3-boyutlu Öklid uzayında Dini helisoidal yüzeyi verilmiştir. Bu uzayda, Dini helisoidal yüzeyinin ortalama ve Gauss eğrilikleri hesaplanmıştır. Dördüncü bölümde Dini türündeki bir minimal helisoidal yüzey verilmiştir. Bu bölümde yüzeyin minimal olma şartı gösterilmiş olup Dini türündeki helisoidal yüzeyin minimal olabilmesi için gerek ve yeter koşulu sağlayan teorem elde edilmiştir. Beşinci bölümde ise dört boyutlu Öklid uzayında Dini türündeki helisoidal hiperyüzey verilmiştir. Hiperyüzeyin Gauss eğriliği ve ortalama eğriliği hesaplanmış ve hiperyüzeye ait eğriliklerin bazı özel bağıntıları ve simetrileri elde edilmiştir. Altıncı ve son bölümde ise sonuç ve öneriler yer almaktadır.
Katı atık kaynaklı bir organik rankine çevriminin geleneksel ve ileri ekserji analizi
Dünya genelinde sanayileşme ve teknolojik gelişmelerin etkisine bağlı olarak nüfusta ve kentleşme hızında yaşanan artış ve hammaddedeki azalma, fosil yakıtlara alternatif enerji kaynaklarına yönelmeyi kaçınılmaz kılmıştır. Bununla birlikte artan tüketim eğilimi ile paralel olarak oluşan atıklar da, miktar ve içerdikleri zararlı maddeler nedeniyle insan ve çevre sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. Bu çalışmada, katı atıkların yakılmasıyla elde edilen enerjiyi, ısı ve elektrik üretmek amacıyla kullanan ve Organik Rankine Çevrimine (ORÇ) dayalı kojenerasyon (bileşik ısı-güç) sisteminin farklı çalışma akışkanları için enerji ve ekserji analizi gerçekleştirilmiştir. Öncelikle literatürde ORÇ teknolojilerinin özellikleri, çalışma prensibi ve kullanılan komponentlerle ilgili araştırma yapılmıştır. Aynı zamanda sistemin uygulama alanları, ısıl enerji kaynakları ve çalışma akışkanı seçim kriterleri incelenmiştir. Bartın ili için farklı kalorifik değerlere sahip kentsel atıkların karakterizasyon yöntemiyle değerlendirilmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 yılı belediye atık istatistikleri Bartın ili için mevcut verilere entegre edilmiş ve atıkların yakılmasıyla sistem çalışma akışkanına aktarılacak ısıl enerji bulunmuştur. Engineering Equation Solver (EES) programında oluşturulan ORÇ/CHP sisteminin matematiksel modelinde, kentsel katı atığın (KKA) yakılması sonucunda elde edilen buharın sadece elektrik üretiminde ya da elektrik ve ısıtma amaçlı kullanılması durumunda üretilen enerji miktarları hesaplanmıştır. Sistem için optimum çalışma akışkanını belirlemek amacıyla her bir bileşen için yakma sonucu oluşan kütle, enerji ve ekserji analizleri yapılmıştır. Analizlerde, kuru, izentropik ve ıslak özellikteki farklı organik akışkanlardan (Izopentan, R141b, R123, Metanol, n-pentan, n-oktan, n-heptan, R718) elde edilen termodinamik değerler kullanılmıştır. Oluşturan matematiksel modelin enerji ve ekserji denge denklemlerinde, termodinamiğin birinci ve ikinci yasasından yararlanılmıştır. Termal ve ekserji verimleri, net iş çıktısı ve ekserji yok oluş oranları, buharlaştırıcı basıncının, ara basıncın ve yoğuşturucu basıncının fonksiyonu olarak her bir akışkan için belirlenen üç farklı enerji üretim projeksiyonu ve çalışma koşullarında analitik olarak incelenmiş olup Origin programı kullanılarak grafiksel karşılaştırma yapılmıştır. Sistemin gerçek geliştirilme potansiyeli ile komponentlerin birbirleriyle etkileşimlerini belirlemek amacıyla geleneksel ekserji analiziyle birlikte ileri ekserji analizi uygulanmıştır. İleri ekserji analizlerinin gerçekleştirilmesinde çalışma akışkanı olarak R141b akışkanı seçilmiş ve üç çalışma durumu için komponentlerde ve sistemde meydana gelen ekserji yıkımının önlenebilir ile kaçınılamaz ve içsel ile dışsal kısımları belirlenmiştir. Sistemin 1.durumda ORÇ termal ve ekserji verimi sırasıyla %15.12 ve %33.82 olarak hesaplanmıştır. Sistemin 2.durumda ORÇ, proses ve CHP termal verimleri sırasıyla %10.98, %59.92 ve %70.9 olarak hesaplanmıştır. ORÇ, proses ve CHP ekserji verimleri ise %24.56, %12.3 ve %36.86 değerini almıştır.3.durumda ise ORÇ, proses ve CHP termal verimleri sırasıyla %9.361, %70.89 ve %80.25 değerini almıştır. ORÇ, proses ve CHP ekserji verimleri, ise sırasıyla %20.94, %16.83 ve %37.77 değerindedir.
Kalsiyum-magnezyum-alümina-silikat (CMAS) infiltrasyonunun termal bariyer kaplamaların (TBCs) mikroyapısal özellikleri üzerindeki etkisinin incelenmesi
Termal bariyer kaplamalar (TBC), çoğunlukla yüksek sıcaklık koşulları altında çalışan gaz türbin motorları ve hava araçlarının stabil ve hareket halindeki parçalarının ısıl yalıtımını ve işlevsel performansını arttırmak amacıyla kullanılan koruyucu kaplamalardır. Termal bariyer kaplamalar (TBC) yüksek sıcaklıklarda meydana gelen sıcak korozyon, oksidasyon, CaO-MgO-Al2O3-SiO2 (CMAS), termal şok/çevrim, volkanik kül ve vermikülit birikimi gibi farklı agresif çevre koşullarında oluşan yapısal hasarları minimize etme görevi üstlenmektedir. Bu çalışmada, Inconel 718 süper alaşım altlık malzeme üzerine yüksek hızlı oksi-yakıt sprey (HVOF) kaplama yöntemi kullanılarak CoNiCrAlY metalik bağ kaplamalarının üretimi gerçekleştirilmiştir. HVOF yöntemi ile üretilen bağ kaplamaların üzerine ZrO2+%6-8Y2O3 (YSZ) içerikli seramik üst kaplamaların üretimi elektron demeti ile fiziksel buhar biriktirme (EB-PVD) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Üretimi gerçekleştirilen TBC numuneleri 1225℃ sıcaklıkta 4 saatlik vermikülit (VM) hasar birikimine maruz bırakılarak performans testi gerçekleştirilmiş ve karakterize edilmiştir. TBC՝lerin faz yapıları, mikro yapısal ve mekanik özelliklerinin detaylı olarak belirlenmesi amacıyla; X-ışını difraktometresi (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM), enerji dağılımlı spektrometre elementel haritalama analizi (EDS), stereo mikroskop, porozite ve sertlik testleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar; literatürde yapılan güncel çalışmalar ile ayrıntılı olarak karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde teknoloji kullanımının kaygı üzerine etkisi
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde teknoloji kullanımının kaygı üzerine etkisinin belirlenmesini amaçlayan bu çalışmada, araştırma modeli olarak tek grup ön-test- son-test desenli deneysel model kullanılmıştır. Araştırma, 2019 – 2020 öğretim yılında Bartın Üniversitesi Dil Eğitim ve Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde (BÜDEM) ve İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi'nde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 26 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama amacıyla Kişisel Bilgi Formu ve Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenme Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmanın uygulama sürecine 6 haftalık bir süre ayrılmıştır. Öğrencilerle ilk hafta ön-test kaygı ölçeği uygulanmış ve kaygı düzeyleri belirlenmiştir. Altı hafta boyunca uzaktan eğitimle konu anlatımı yapılmış ve öğrencilerin mobil uygulamaları kullanmaları teşvik edilmiştir. Altı haftanın sonunda son-test ile son kaygı düzeyleri belirlenmiştir. Öğrencilerin Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenme Kaygısı Ölçeğinden aldıkları puanlar SPSS programına aktarılmış, verilerin normal dağılım gösterip göstermemesine uygun olarak parametrik veya non-parametrik testlerden uygun olanları kullanılmıştır. Sonuçlar p<0,005 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonunda yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin kaygı düzeylerinin orta düzeyde olduğu, verilen eğitimin, öğrencilerin demografik özelliklerini ve bilişim teknolojilerini kullanmalarının kaygı düzeylerini etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe, Yabancı dil olarak Türkçe öğrenme kaygısı, Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde teknoloji kullanımı
Öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır bulunuşluklarının incelenmesi
Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (BİT) sürekli gelişmesi, hayatın her alanında bireylerin de bu gelişime ayak uydurmasını zorunlu hale getirmekte ve hayat boyu öğrenmenin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu noktada geleneksel eğitim ve öğretimin yeterli olamaması yeni anlayışların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. E-öğrenme bu anlayışlardan birisi olup, bilginin ucuz ve hızlı bir şekilde iletilmesini sağlamaktadır. Üniversitelerde görev yapan öğretim elamanlarının da yaşanılan çağın gereklerine ve öğrenenlerin ihtiyaçlarına göre öğrenme ortamları oluşturmaları, e-öğrenme sürecini, teknik yapısını, içeriğini bilmesi ve bunu yetkin bir şekilde kullanabilmesi, yani e-öğrenmeye hazır bulunuşluklarının yeterli olması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Bartın Üniversitesi'nde görev yapan öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır bulunuşluk yapılarını farklı değişkenler kapsamında incelemektir. Tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu Bartın Üniversitesi'nde 2019-2020 eğitim- öğretim yılında görev yapan öğretim elamanları oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgiler Formundan" ve "Öğretim elemanlarının E-Öğrenmeye Hazır Bulunuşluk Ölçeğinden" elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada verilerinin değerlendirilmesinde kategorik değişkenler için frekans dağılımı, sayısal veriler için de tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. İki grup arasında fark olup olmadığına bağımsız örneklem t testi ile ikiden fazla grup arasında fark olup olmadığına ise One Way ANOVA ile bakılmıştır. Karşılaştırmalar sonucunda varyans homojenliği için Levene testi yapılmış ve varyans homojenliğini sağlayan gruplarda farkın kaynağını tespit etmek için Bonferroni, sağlamayan gruplar için ise Tamhane's T2 kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır bulunuşluk düzeylerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkeni kapsamında erkek öğretim görevlilerinin BİT kullanım öz yeterliği ve e-öğrenmede kendine güvenleri daha yüksektir. 24-31 yaşındakilerin e-öğrenmeye yönelik eğitim ihtiyacının 48 yaş ve üzerindekilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Eğitim Fakültesindeki öğretim elemanları, Edebiyat Fakültesindekilere göre e-öğrenmeye daha hazırdır. E-öğrenmeye hazır bulunuşlukta, akademik unvanın ve eğitim düzeyinin herhangi bir farklılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İnternete erişimde, dizüstü bilgisayar kullanan öğretim elemanlarının bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı öz yeterliği, masaüstü bilgisayar kullananlara göre daha yüksektir. E-öğrenme etkinliklerinde dizüstü bilgisayar kullananların öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır bulunuşluğu, masaüstü bilgisayar kullananlara göre daha yüksektir. Bilgisayar ve internet kullanma becerilerini geliştirme durumlarında, başkalarının yardımı ile geliştirenlerin e-öğrenmeye yönelik eğitim ihtiyacı, üniversitedeki dersler ile geliştirenlere göre daha yüksektir. Bu sonuçlara yönelik olarak öğretim elemanlarına e-öğrenme süreçleriyle ilgili eğitimler düzenlenmesi ve mevcut olan ya da bu eğitimlerle kazanılacak olan bilgi ve becerilerin üst düzeyde kullanılabilmesi için gerekli olan donanım, teknik ve alt yapı desteği sağlanması önerilebilir. Böylece öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır olmaları mümkün olabilir. Anahtar Kelimeler: Hayat boyu öğrenme, Öğretim elamanları, E-öğrenme, E-öğrenmeye hazır bulunuşluk
Probleme dayalı öğrenmenin problem çözme becerisi ve İngilizce öğrenmeye yönelik motivasyona etkisi
Bu çalışmanın amacı probleme dayalı öğrenmenin problem çözme becerisi ve İngilizce öğrenmeye yönelik motivasyona etkisini belirlemektir. Araştırmada nicel ve nitel verilerin birlikte değerlendirildiği karma yöntemlerden açıklayıcı ardışık desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda; öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen ve nitel boyutunda; durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 akademik yılı bahar döneminde Karabük Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğrenim gören 23 kişilik deney ve 23 kişilik kontrol grubu olmak üzere toplamda 46 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verileri toplamak için Problem Çözme Envanteri ve İngilizce Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği; nitel verileri toplamak için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde betimsel analiz; nicel verilerin analizinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde, probleme dayalı öğrenmeyle öğrenim gören deney grubu öğrencilerinin problem çözme becerileri; düz anlatım, soru-cevap, tartışma gibi geleneksel öğretim yöntemleriyle öğrenim gören kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir artış göstermiş, ancak İngilizce öğrenmeye yönelik motivasyonda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşmamıştır. Yapılan görüşmeler, deney grubu öğrencilerinin probleme dayalı öğrenme sayesinde problem çözme becerilerinin, akademik, sosyal ve dil becerilerinin geliştiğini düşündüklerini, ancak probleme dayalı öğrenme uygulama sürecinin motivasyonlarını düşürdüğü sonucunu göstermiştir.