Bartın University
Institute

Institute of Graduate Studies

Bartın University

465

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yiğit Okur'un romanlarında kurgu, dil ve anlatım teknikleri

Edebiyat türlerinin birçoğunda kalem oynatan Yiğit Okur, bu türler arasında en etkili mesaiyi roman türüne ayırmıştır.1995 yılından itibaren yazmaya başladığı roman serüvenine ölümüne kadar dokuz tane sığdırmıştır. Birer veya ikişer yıl arayla yayımladığı bu romanlarda farklı psikolojik durumlar, toplumu derinden etkileyen sosyolojik olaylar ve özellikle birbirine zıt duygu ve düşünceler üzerinde durmuştur. Yazarın hukuk fakültesinden mezun olup uzun yıllar avukatlık yapması onun olay kavramına yakın olmasına ön ayak olmuştur. Bundan dolayı romanlardaki kurguyu alt kurgularla desteklemiş olay içinde olayı yaratabilmiştir. Modern roman özelliklerine uygun olan bu eserlerinde yazar, Türk edebiyatına özellikle bu türde çeşitli katkılar sağlamıştır. Romanların konularını günlük hayattan alan yazar bu bağlamda gerçek hayattan fazlasıyla beslenmiş ve otobiyografik etkileri eserlerine uygulayabilmiştir. Kişinin çocukluk çağındaki psikolojik durumlarını esas alıp bazı kuramlar gözeterek kahraman yaratma yoluna gitmiştir. Yazarın geniş bir çerçevede bütünlük arz eden romanlarındaki kurgu, dil ve anlatım teknikleri çalışmamızda esaslı olarak incelenmiş ve çeşitli kanılara varılmıştır. Bunlar yapılırken yazarın öz yaşam gerçekliği, romanlarını tahlil noktasında büyük fayda sağlamıştır.

Anlatım teknikleriDil özellikleriKurgu+3
Rıdvan Süzen
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu sahası hayvan masallarında mitolojik unsurlar üzerine bir araştırma

İnsanlığın başlangıcından itibaren var olan mitler, inanç özelliğini yitirerek günümüze kadar gelmiştir. Mitlerin bugüne kadar gelmesini ve bugünden de geleceğe aktarımını sağlayan şüphesiz ki halk anlatılarıdır. İçerisinde motif ve simgeler bulunduran bu halk anlatıları kimi zaman mitik unsurlar da barındırmaktadır. Mitleri bugüne kadar taşıyan halk anlatılarından birisi de hiç kuşkusuz masallardır. Masallar doğası gereği olağanüstü özellikler gösteren halk anlatılarıdır. Bu olağanüstülükler de çoğu zaman mitoloji ile açıklanmaktadır. Bu çalışmada Anadolu sahası hayvan masallarında yer alan mitolojik unsurlar incelenmiştir. İlk olarak mitoloji üzerine yapılan çalışmalar araştırılmış daha sonra ise masallar bu araştırmalar ışığında değerlendirilmiştir. Masallarda yer alan mitolojik unsurların Türk mitolojisinde yeri ve önemine değinilerek incelenen masallardan hareketle desteklenmiştir. Dört bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde mitoloji ve masal ile ilgili bilgilere ve bu alanlarda yapılan çalışmalara yer verilmiştir. İkinci bölümde masallarda geçen kahramanlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise masallarda yer alan olağanüstü unsurlar ve tabiat unsurlarına yer verilmiştir. Olağanüstü unsurlar; ruhlar, cadı, dev, ejderha, don değiştirme, rüya, ölüp-dirilme, peri, beddua, büyü, sihir, sır, hainlik ve ihanettir. Tabiat unsurları ise; orman-ağaç, dağ, mağara, taş, su, ateş, toprak, ay ve güneştir. Son olarak dördüncü bölümde ise masallarda geçen renkler, sayılar ve diğer motiflerin incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda Anadolu sahası hayvan masallarında mitolojik unsurların korunduğu aynı zamanda incelenen metinlerden hareketle masallar vasıtasıyla Türk inanış ve değerlerinin aktarımı yapıldığı tespit edilmiştir.

Anadolu halk masallarıHayvanlarMasallar+4
Nurdan Yeşilyurt
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dört boyutlu Öklid uzayında Dini türündeki helisoidal hiperyüzey

Bu yüksek lisans tezi altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde minimal yüzeyler teorisinde yapılan çalışmaların tarihi süreci ve bu süreçteki gelişmelerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde temel tanım ve kavramlar verilmiştir. Üçüncü bölümde 3-boyutlu Öklid uzayında Dini helisoidal yüzeyi verilmiştir. Bu uzayda, Dini helisoidal yüzeyinin ortalama ve Gauss eğrilikleri hesaplanmıştır. Dördüncü bölümde Dini türündeki bir minimal helisoidal yüzey verilmiştir. Bu bölümde yüzeyin minimal olma şartı gösterilmiş olup Dini türündeki helisoidal yüzeyin minimal olabilmesi için gerek ve yeter koşulu sağlayan teorem elde edilmiştir. Beşinci bölümde ise dört boyutlu Öklid uzayında Dini türündeki helisoidal hiperyüzey verilmiştir. Hiperyüzeyin Gauss eğriliği ve ortalama eğriliği hesaplanmış ve hiperyüzeye ait eğriliklerin bazı özel bağıntıları ve simetrileri elde edilmiştir. Altıncı ve son bölümde ise sonuç ve öneriler yer almaktadır.

Ayçın Gümüşok Karaalp
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kalsiyum-magnezyum-alümina-silikat (CMAS) infiltrasyonunun termal bariyer kaplamaların (TBCs) mikroyapısal özellikleri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Termal bariyer kaplamalar (TBC), çoğunlukla yüksek sıcaklık koşulları altında çalışan gaz türbin motorları ve hava araçlarının stabil ve hareket halindeki parçalarının ısıl yalıtımını ve işlevsel performansını arttırmak amacıyla kullanılan koruyucu kaplamalardır. Termal bariyer kaplamalar (TBC) yüksek sıcaklıklarda meydana gelen sıcak korozyon, oksidasyon, CaO-MgO-Al2O3-SiO2 (CMAS), termal şok/çevrim, volkanik kül ve vermikülit birikimi gibi farklı agresif çevre koşullarında oluşan yapısal hasarları minimize etme görevi üstlenmektedir. Bu çalışmada, Inconel 718 süper alaşım altlık malzeme üzerine yüksek hızlı oksi-yakıt sprey (HVOF) kaplama yöntemi kullanılarak CoNiCrAlY metalik bağ kaplamalarının üretimi gerçekleştirilmiştir. HVOF yöntemi ile üretilen bağ kaplamaların üzerine ZrO2+%6-8Y2O3 (YSZ) içerikli seramik üst kaplamaların üretimi elektron demeti ile fiziksel buhar biriktirme (EB-PVD) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Üretimi gerçekleştirilen TBC numuneleri 1225℃ sıcaklıkta 4 saatlik vermikülit (VM) hasar birikimine maruz bırakılarak performans testi gerçekleştirilmiş ve karakterize edilmiştir. TBC՝lerin faz yapıları, mikro yapısal ve mekanik özelliklerinin detaylı olarak belirlenmesi amacıyla; X-ışını difraktometresi (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM), enerji dağılımlı spektrometre elementel haritalama analizi (EDS), stereo mikroskop, porozite ve sertlik testleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar; literatürde yapılan güncel çalışmalar ile ayrıntılı olarak karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.

Gaz türbiniGaz türbinli motorlarHasar+4
Okan Odabaş
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır bulunuşluklarının incelenmesi

Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (BİT) sürekli gelişmesi, hayatın her alanında bireylerin de bu gelişime ayak uydurmasını zorunlu hale getirmekte ve hayat boyu öğrenmenin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu noktada geleneksel eğitim ve öğretimin yeterli olamaması yeni anlayışların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. E-öğrenme bu anlayışlardan birisi olup, bilginin ucuz ve hızlı bir şekilde iletilmesini sağlamaktadır. Üniversitelerde görev yapan öğretim elamanlarının da yaşanılan çağın gereklerine ve öğrenenlerin ihtiyaçlarına göre öğrenme ortamları oluşturmaları, e-öğrenme sürecini, teknik yapısını, içeriğini bilmesi ve bunu yetkin bir şekilde kullanabilmesi, yani e-öğrenmeye hazır bulunuşluklarının yeterli olması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Bartın Üniversitesi'nde görev yapan öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır bulunuşluk yapılarını farklı değişkenler kapsamında incelemektir. Tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu Bartın Üniversitesi'nde 2019-2020 eğitim- öğretim yılında görev yapan öğretim elamanları oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgiler Formundan" ve "Öğretim elemanlarının E-Öğrenmeye Hazır Bulunuşluk Ölçeğinden" elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada verilerinin değerlendirilmesinde kategorik değişkenler için frekans dağılımı, sayısal veriler için de tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. İki grup arasında fark olup olmadığına bağımsız örneklem t testi ile ikiden fazla grup arasında fark olup olmadığına ise One Way ANOVA ile bakılmıştır. Karşılaştırmalar sonucunda varyans homojenliği için Levene testi yapılmış ve varyans homojenliğini sağlayan gruplarda farkın kaynağını tespit etmek için Bonferroni, sağlamayan gruplar için ise Tamhane's T2 kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır bulunuşluk düzeylerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkeni kapsamında erkek öğretim görevlilerinin BİT kullanım öz yeterliği ve e-öğrenmede kendine güvenleri daha yüksektir. 24-31 yaşındakilerin e-öğrenmeye yönelik eğitim ihtiyacının 48 yaş ve üzerindekilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Eğitim Fakültesindeki öğretim elemanları, Edebiyat Fakültesindekilere göre e-öğrenmeye daha hazırdır. E-öğrenmeye hazır bulunuşlukta, akademik unvanın ve eğitim düzeyinin herhangi bir farklılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İnternete erişimde, dizüstü bilgisayar kullanan öğretim elemanlarının bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı öz yeterliği, masaüstü bilgisayar kullananlara göre daha yüksektir. E-öğrenme etkinliklerinde dizüstü bilgisayar kullananların öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır bulunuşluğu, masaüstü bilgisayar kullananlara göre daha yüksektir. Bilgisayar ve internet kullanma becerilerini geliştirme durumlarında, başkalarının yardımı ile geliştirenlerin e-öğrenmeye yönelik eğitim ihtiyacı, üniversitedeki dersler ile geliştirenlere göre daha yüksektir. Bu sonuçlara yönelik olarak öğretim elemanlarına e-öğrenme süreçleriyle ilgili eğitimler düzenlenmesi ve mevcut olan ya da bu eğitimlerle kazanılacak olan bilgi ve becerilerin üst düzeyde kullanılabilmesi için gerekli olan donanım, teknik ve alt yapı desteği sağlanması önerilebilir. Böylece öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazır olmaları mümkün olabilir. Anahtar Kelimeler: Hayat boyu öğrenme, Öğretim elamanları, E-öğrenme, E-öğrenmeye hazır bulunuşluk

Elektronik öğrenmeHazırbulunuşlukYaşam boyu öğrenme+1
Arif Adıyaman
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenmenin problem çözme becerisi ve İngilizce öğrenmeye yönelik motivasyona etkisi

Bu çalışmanın amacı probleme dayalı öğrenmenin problem çözme becerisi ve İngilizce öğrenmeye yönelik motivasyona etkisini belirlemektir. Araştırmada nicel ve nitel verilerin birlikte değerlendirildiği karma yöntemlerden açıklayıcı ardışık desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda; öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen ve nitel boyutunda; durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 akademik yılı bahar döneminde Karabük Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğrenim gören 23 kişilik deney ve 23 kişilik kontrol grubu olmak üzere toplamda 46 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verileri toplamak için Problem Çözme Envanteri ve İngilizce Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği; nitel verileri toplamak için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde betimsel analiz; nicel verilerin analizinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde, probleme dayalı öğrenmeyle öğrenim gören deney grubu öğrencilerinin problem çözme becerileri; düz anlatım, soru-cevap, tartışma gibi geleneksel öğretim yöntemleriyle öğrenim gören kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir artış göstermiş, ancak İngilizce öğrenmeye yönelik motivasyonda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşmamıştır. Yapılan görüşmeler, deney grubu öğrencilerinin probleme dayalı öğrenme sayesinde problem çözme becerilerinin, akademik, sosyal ve dil becerilerinin geliştiğini düşündüklerini, ancak probleme dayalı öğrenme uygulama sürecinin motivasyonlarını düşürdüğü sonucunu göstermiştir.

MotivasyonProblem çözme becerisiProbleme dayalı öğrenme+6
Fatma Zehra Kök
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Elit düzey boksörlerin sporda güdülenme, saldırganlık ve öfke düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye Boks Federasyonunu 2019-2020 sezonunda lisanlı faal elit düzey boksörlerin spor güdülenme, saldırganlık ve öfke düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu Pelletier ve arkadaşları (1995) tarafından geliştirilen ve Kazak (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Güdülenme Ölçeği - SGÖ" ve Maxwell ve Moores (2007) tarafından geliştirilen ve Gürbüz, Kural ve Özbek (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Saldırganlık ve Öfke Ölçeği - SSÖÖ" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programından yararlanılmış ve frekans, yüzde, betimsel istatistikler, bağımsız iki örneklem t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA, pearson korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında cinsiyet değişkeninin t-Testi sonuçlarına göre SGÖ dışsal düzenleme alt boyutunda anlamlı farklılık görülürken (p<0,05), SSÖÖ toplam puan ortalamaları ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı tespit edilmemiştir (p>0,05). Katılımcıların yaş değişkenine göre ANOVA testi öğrenim durumu değişkeni göre t-Testi sonuçlarında SGÖ ve SSÖÖ toplam puan ortalamaları ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Ayrıca spor yaşı değişkenine göre yapılan ANOVA testi sonucunda SGÖ dışsal düzenleme alt boyutunda anlamlı farklılık görülürken (p<0,05), SSÖÖ toplam puan ortalamaları ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Milli sporcu durumu değişkenine göre yapılan t-Testi sonucunda SGÖ dışsal düzenleme alt boyutunda anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05), SSÖÖ toplam puan ortamaları ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sporda güdülenme alt boyutlarının sporda öfke üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla kurulan regresyon modelinin uygun olmadığı (F(3;173)=2,23; p<0,05) ve sporda güdülenme değişkenleri sporda öfke düzeyindeki değişimin yaklaşık %2'sini (ΔR2=0,020) açıklayabilmektedir Ek olarak Sporda güdülenme alt boyutlarının sporda saldırganlık üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla kurulan regresyon modelinin uygun olduğu (F(3;173)=9,36; p<0,05) ve sporda güdülenme değişkenleri sporda saldırganlık düzeyindeki değişimin yaklaşık %12'sini (ΔR2=0,125) açıklayabilmektedir. Sonuç olarak elit düzey boksörlerin sporda güdülenme düzeyi ile saldırganlık ve öfke düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Dolayısıyla bu durum elit düzey boksörlerin spor müsabakalarında saldırganlık ve öfke düzeyinin artmasıyla motive olmakta ve güdülenme düzeyleri de artış göstermektedir.

BoksBoksörlerMotivasyon+2
Şennur Demir
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde beden eğitimi ve oyun dersi öğretim programının uygulanabilme koşulları ile ilgili sınıf öğretmenlerinin görüşleri

Bu araştırma ilköğretimde Beden Eğitimi ve Oyun dersi öğretim programının uygulanabilme koşulları ile ilgili sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Beden Eğitimi ve Oyun dersi öğretim programını kazanım, içerik, öğrenme-öğretme süreci, değerlendirme öğeleri ile programın genel anlayışı, uygulanabilme koşullarının yeterliliği ve uygulayıcılarının eğitim gereksinimleri ile ilgili görüşlerini belirlemek üzere betimsel nitelikli tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak, Doğanay ve Sarı (2007) tarafından geliştirilen, Vedia Gülüm ve Pervin Bilir'in (2008) Beden Eğitimi ve Spor alanına uyarladıkları, 5'li likert tipte ve 8 bölümden oluşan "İlköğretimde Beden Eğitimi ve Oyun Dersi Öğretim Programının Uygulanabilme Koşulları İle İlgili Sınıf Öğretmenlerinin Görüşlerinin Değerlendirilmesi" anketi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Ankara'nın Çankaya ve Mamak ilçesinde bulunan 14 ilkokulda görev yapan 159 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Katılımcıların demografik bilgileri yüzde ve frekans analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma değişkenlerinin normal dağılımına ilişkin analizler Skewness ve Kurtosis skorları hesaplanarak belirlenmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler kullanılmıştır. Beden Eğitimi ve Oyun dersi Öğretim Programı'nın uygulanabilme koşulları ile ilgili sınıf öğretmenlerinin görüşleri alınarak yapılan bu araştırmada; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve öğretmenlerin Beden Eğitimi ve Oyun dersi değerlendirme semineri ya da kursa katılım sağlama durumları çeşitli değişkenler açısından incelendiğinde; Beden Eğitimi ve Oyun dersi değerlendirmede cinsiyetler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Kazanımlar, içerik, öğrenme öğretme süreci ve değerlendirme alt boyut puanlarının yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamaktadır. Ancak programın genel anlayışı alt boyutunda ve uygulanabilme koşulları alt boyutunda 25 ve altı ile 31 ve üstü yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunurken program ile ilgili eğitim gereksinimi alt boyutunda 25 ve altı yaş grubu ile 26-30 yaş grubu ve 31 ve üstü yaş grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Beden Eğitimi ve Oyun dersi değerlendirmede mesleki kıdem grubu farklılıkları incelediğinde; kazanımlar, içerik, öğrenme öğretme süreci, değerlendirme ve program ile ilgili eğitim gereksinimi alt boyut puanlarının mesleki kıdem grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Programın genel anlayışı ve uygulanabilme koşulları alt boyut puanlarının mesleki kıdem açısından incelendiğinde; programın genel anlayışı alt boyutunda 5 yıl ve altı ile 6-10 yıl mesleki kıdem arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken, uygulanabilme koşulları alt boyutunda 5 yıl ve altı mesleki kıdem ile 6-10 yıl ve 11 yıl ve üstü mesleki kıdem arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Kazanımlar, içerik, öğrenme-öğretme ve değerlendirme, programın genel anlayışı, uygulanabilme koşulları ve program ile ilgili eğitim gereksinimi alt boyutunda Beden Eğitimi ve Oyun dersi değerlendirme semineri ya da kursu alanların değerleri, seminer ya da kursu almayan katılımcıların değerlerinden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiProgram değerlendirme+4
Betül Aydemir
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Karadeniz Bölgesinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin yaşam kalitesi ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi

Araştırma kapsamında yer alan öğretmenlerin yaşam kaliteleri ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Aynı zamanda öğretmenlerin kişisel bilgilerine göre yaşam kaliteleri arasında ve mutluluk düzeyleri arasındaki istatistiksel olarak anlamlı farklılık olma durumunu ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni olarak Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Karabük, Bartın, Zonguldak ve Kastamonu illerinde görev yapan 307 beden eğitim ve spor öğretmeni belirlenmiştir. Kolaylıkla bulunabilen örnekleme yöntemi ile belirlenen illerde görev yapan 171 beden eğitimi ve spor öğretmenine örneklemi oluşturmuştur. Araştırma kapsamında "Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Whoqol-Bref Yaşam Kalitesi Ölçeği" ile "Mutluluk Ölçeği" kullanılmıştır. modele ilişkin uyum indeks değerlerine incelendiğinde modelin doğrulandığı görülmektedir. Öğretmenlerin yaşam kaliteleri mutluluk düzeylerini yüksek düzeyde ve anlamlı şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yaşam kalitesi ölçeğinin alt faktörleri ile mutluluk arasındaki ilişkiler incelendiğinde öğretmenlerin mutluluğu ile en yüksek ilişkili olan değişkenin sosyal alana ait yaşam kaliteleri olduğu en az ilişkili olan değişkenin ruhsal alana ait yaşam kalitesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin alanlarıyla ilgili olarak hizmet içi eğitim alanların daha kaliteli yaşama sahip oldukları ve daha mutlu oldukları tespit edilmiştir. Öğretmenler yaşam kalitesi ve mutluluk düzeylerini kendileri sınıflandırdığında her ikisinde de kendilerini yüksek düzeyde gören öğretmenlerin yaşam kaliteleri ve mutluluklarının da yüksek olduğu tespit edilmiştir. Genel itibari ile beden eğitim ve spor öğretmenlerinin hayat standartlarını iyileştirmenin yaşam kaliteleri ve mutluluk düzeyleri üzerinde olumlu etkilerinin olabileceği söylenebilir. Aynı zamanda öğretmenlerin yaşam kalitelerini fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevre alanı bağlamında değerlendirmek ve buna yönelik önlemler almak onları daha mutlu bireylere dönüştürebilir.

Batı Karadeniz bölgesiBeden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleri+4
Tansu Kurtuldu
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde 4-6 yaş grubundaki çocukların bilgi iletişim teknolojileri kullanımının akademik başarılarına ve sosyal hayatlarına etkilerine ilişkin ebeveyn görüşlerinin incelenmesi: Batman ili örneği

Bu araştırmada okul öncesi eğitimi alan 4-6 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi iletişim teknolojileri kullanımının öğrenme başarısı ve sosyal hayatlarına etkilerine ilişkin ebeveyn görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi ve verileri analiz etmek için SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Batman il merkezinde bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ve özel eğitim kurumlarında okul öncesi eğitimi alan 4-6 yaş grubundaki çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 eğitim öğretim yılında Batman il merkezinde çocukları resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 430 ebeveyn oluşturmaktadır. Veriler Okul Öncesi Çağındaki Çocukların Teknoloji Kullanımı Hakkında Ebeveyn Görüşleri Ölçeği ile toplanmıştır. Bu bağlamda ebeveynlerin okul öncesi dönem çocuklarının bilgi iletişim teknolojileri kullanımına yönelik düşüncelerinde ebeveynlerin cinsiyeti, çocukların devam ettikleri okul türü (özel veya devlet kurumu), ebeveynlerin yaş aralığı, ebeveyn eğitim durumu, evde internet bağlantısı olup olmadığı, ebeveynlerin mesleği ve ebeveynlerin bilgi teknolojileri kullanım sıklığı değişkenlerine göre farklılaşma olup olmadığı incelenmiştir. Okul öncesi çağındaki çocukların teknoloji kullanımı hakkında ebeveyn görüşleri ölçeği alt boyut puanlarının okul türü değişkenine göre; teknolojinin faydaları alt boyutunda anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği görülmektedir. Ebeveynlerin öğrenim durumu değişkenine göre teknolojinin kullanım alanları ve teknolojiyi kullanma becerisinde anlamlı bir fark bulunmuştur. Yapılan analiz sonuçlarından ebeveynlerin bilgisayar kullanma sıklığı değişkenine göre teknolojinin faydaları ve teknolojinin kullanım alanlarında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında alt boyutlar incelendiğinde; aile rehberliği boyutu veri analizlerine göre ebeveynlerin çocuklarının teknolojiyi sürekli kullanmalarına karşı oldukları ve süre kısıtlamalarına gittikleri görülmüştür. Teknolojinin faydaları verileri incelendiğinde; ebeveynlerin çocuklarının teknoloji kullanımının onlara uygun programlar ile fayda sağlayacağı görüşünde hem fikir oldukları söylenebilir. Teknoloji kullanım alanları verileri incelendiğinde; ebeveynlerin çocuklarına ses, kelime, şekil, rakam ve sayıların öğretiminde BİT'ten faydalandıkları noktasında ortak görüş bildirdikleri görülmüştür. Teknolojinin zararları boyutunda; ebeveynlerin, BİT kullanmalarının çocuklarda çeşitli fiziksel ve sosyal zararlara yol açacağını düşündükleri gözlemlenmiştir. Teknoloji kullanma becerisinde ise ebeveynler çocuklarının BİT kullanımında çok iyi düzeyde olduklarını belirtmişlerdir. Ebeveynlerin çocuklarında BİT kullanımlarının ancak rehber eşliğinde olursa yararlı olacağı düşüncesinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ebeveynler teknolojinin faydaları ve zararları konusunda bilinçlendirilmelidir. Ebeveynler BİT kullanımında rehberlik görevini ve doğru zaman yönetimini uygun içerikleri esas alarak üstlenmeli ve öğretmenler ile eğitim programı konusunda iş birliği ve etkileşim halinde olarak uygun içeriklere ulaşmalıdır.

Akademik başarıBatmanBilgi ve iletişim teknolojileri+5
Emrah Bulut
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00