Baskent University
Department

Sağlık Bilimleri Bölümü

Baskent University

7

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

7 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sağlık yöneticilerinin sağlık hizmetleri finansmanına ve sunumuna yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, sağlık yöneticilerinin reform çalışmaları sonucu olarak ortaya çıkan mevzuat ve uygulama değişiklikleri konusundaki farkındalıkları ile bilgi düzeylerini ölçmek ve sağlık hizmetleri finansmanı ve sunumuna yönelik görüşlerini değerlendirmektir.Sağlık sektörü ile ilişkili son dönem reform çalışmaları olan Sağlıkta Dönüşüm, Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası ve Sağlık Hizmetleri Finansmanı Alt Yapısını konu alan bu çalışmada, evrenimizi Ankara ili merkezindeki Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastaneler ile özel mülkiyetli hastanelerin üst düzey yöneticileri oluşturmaktadır. Saha aşamasında, hastanelerin üst düzey yöneticilerine anket uygulanmıştır. Çalışma, Ankara ili merkezi için tam sayım esası ile tasarlanmış, örneklem kullanılmamıştır ancak, sadece görüşmeyi kabul eden cevaplayıcıların anket sonuçları değerlendirmede esas alınmıştır.Çalışmada Ankara ili merkezindeki Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastaneler ile özel mülkiyetli hastanelerin üst düzey yöneticilerinin demografik özellikleri, finansal yönetim bilgi düzeyi, Sağlık Hizmetleri Finansmanı Yönetiminin Güçlendirilmesi çalışmaları hakkındaki bilgi düzeyi, Sağlıkta Dönüşüm çalışmaları hakkındaki bilgi düzeyi, Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası çalışmaları hakkındaki bilgi düzeyleri sorgulanmıştır.Reform çalışmalarının etkin şekilde yürütülebilmesi ve sonuçlarının alınabilmesi için uygulayıcı durumunda olan sağlık yöneticilerinin çalışmalar konusundaki bilgilerinin yüksek olması beklenir. Çalışma sonuçları dikkate alındığında, sağlık yöneticilerinin Sağlık Hizmetleri Finansmanı, Sağlıkta Dönüşüm Projesi, Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası ile ilgili bilgi düzeylerinin genel olarak az ve orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, finansal eğitim almış olan yöneticilerin bilgi düzeylerinin ya da başka bir ifadeyle farkındalıklarının daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçtan yola çıkarak sağlık yöneticilerinin işletme ve sağlık işletmeciliği ile ilişkili alanlarda eğitim almış olmaları, sağlık sektöründeki gelişmelere karşı daha duyarlı olmalarını etkilediği söylenebilir. Sağlık yöneticilerinin mezun oldukları bölüm açısından, bilgi düzeylerinde farklılık tespit edilmese de, uzmanlaşılmış alanlarda ve reform çalışmaları kapsamındaki uzmanlık alanlarında eğitim verilmesinin yöneticilerin farkındalıklarını artıracağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Sağlıkta Dönüşüm, Genel Sağlık Sigortası, Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası, Sağlık Hizmetleri Finansmanı, Farkındalık.

FinansmanSağlık hizmetleriSağlık kuruluşları yöneticileri
Neval Kaya
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde işe bağlı stres ve iş doyumu: Bir eğitim hastanesinde saha çalışması

Günümüzde hemşirelikte stres faktörünün işe devamsızlık, düşük iş perforsmansı, personel sağlığı açısından en yüksek maliyetli sorun olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, bir üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin işe bağlı stres düzeylerini ve stresin iş doyumuna etkisini incelemektir. Çalışmanın birinci bölümünde, işe bağlı stres ve iş doyumu ile ilgili kuramsal kavram ve yaklaşımlar açıklanmıştır. Bu bölümde, ayrıca stres kaynakları ve stresin iş doyumuna etkisi irdelenmiştir.İkinci bölümde, araştırma tasarımı açıklanmıştır. Araştırma problemi, hipotezler, evren ve örneklem, örneklem süreci, veri toplama araçları ve istatistiksel analiz yöntemlerine bu bölümde yer verilmiştir,. Araştırma bulguları dördüncü bölümde açıklanmıştır. Beşinci bölümde araştırma sonuçları ve önerilere yer verilmiştir.Araştırma bir vakıf üniversitesi araştırma hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aacı olarak anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırma evreninin özelliklerini betimlemek için tanımlayıcı istatistiksel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Stres faktörlerini saptamak amaıyla faktor analizi kullanılmıştır. Gruplar arasındaki farklılıkları test etmek için tek yönlü varyans analizi ve T testi işlemleri gerçekleştirilmiştir..Faktör analizi sonucunda, 7 faktör seçilmiştir. Bu faktörler, toplam varyansın % 67 `sini açıklamaktadır. Başlıca stres faktörleri şunlardır: Yönetim tarzı ve dengesiz iş yükü, hastalık ve ölüm süreci, hasta güvenliği, hekimlerle ilişkiler, işin tamamlanamaması, acil karar verme, ve mesleki gelişim faktörü. İş tatmin boyutları ise şu şekilde belirlenmiştir: İşletme politikası, fiziksel koşullar, kişilerarası ilişkiler, ücret, bireysel faktörler ve kontrol.

Hemşirelikİş doyumuİş stresi
Nilgün Polat
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık reformlarının eğitim hastanelerinin performansına etkileri

2000'li yılların başlarında Sağlık Bakanlığı ?Sağlıkta Dönüşüm Programı? olarak adlandırılan yeni bir programı uygulamaya koymuştur. Bu program Türk sağlık sisteminin yapı ve işleyişini yeniden düzenlemeyi amaçlamıştır. 2003 yılında Hükümet tarafından uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm Programı, Türk sağlık sistemindeki tüm yapısal yetersizliklere ve sorunlara (örneğin genel sağlık sigortası, sağlık hizmetlerine erişim ve hizmet kalitesi) çözüm aramaktadır. Sağlıkta Dönüşüm Programının temel ögeleri şu şekilde sıralanabilir: 1) Planlayıcı ve düzenleyici Sağlık Bakanlığı yapılanması, 2) Tüm Türkiye vatandaşlarını tek bir çatı altında toplayan genel sağlık sigortası sisteminin kurulması, 3) Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılarak, toplumun hizmetlere daha kolay ulaşabilmesini ve kolay kullanabilmesini sağlama, 4)Sağlık personelinin bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi ve personel motivasyonunun yükseltilmesi, 5) Etkili ve kaliteli bir hizmet sunumu için kalite güvence ve akreditasyon sisteminin kurulması, 6) Sağlık sistemini destekleyecek bilim ve eğitim kurumlarının tesis edilmesi, 7) Akılcı ilaç kullanımı, tıbbi araç ve malzemelerin etkili kullanımının sağlanması, 8) Etkili bir sağlık bilgi sisteminin kurulması yoluyla veriye dayalı karar verme sürecinin oluşturulması.Rekabetin yoğunlaştığı, gelirlerin giderek azaldığı bir dönemde, hastanelerin ekonomik performansının yükseltilmesi yaşamsal öneme sahiptir. Böyle bir ortamda yaşamını devam ettirebilmek için hastane yöneticileri, hızla değişen koşullara uyum sağlamak için yeni stratejiler geliştirmek zorundadırlar.Verimlilik analizleri, sağlık reformlarının sonuçlarını değerlendirmede sıklıkla kullanılan araçlardır. Veri Zarflama Analizi, benzer kurumların, örneğin hastane kümesi veya okul kümesinin verimliliğini ölçmede kullanılan matematiksel programlama teknigidir. Zaman içinde verimlilikteki değişimi ölçmek için Malmquist indeks hesaplanmıştır.Bu çalışma 2003 yılında uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm Programının eğitim hastanelerinin verimliliğine olumlu etkide bulunduğunu ortaya koymuştur. 2002-2004 yılları arasında hastanelerde toplam faktör verimliliği yaklaşık % 20 artış göstermiştir. Ayrıca aynı dönemde hastanelerde girdi israfları ve üretilmeyen çıktı miktarlarında da önemli azalışlar sağlanmıştır.

Hastane yönetimiHastanelerHastaneler-üniversite+6
Adnan Torgay
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara'da bir vakıf Üniversitesine bağlı semt polikliniğine başvuran hastaların tamamlayıcı sağlık sigortasına bakış açılarının değerlendirilmesi

Sosyal güvenlik, bir ülkede yaşayan tüm insanları ve çalışma yaşamını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen temel bir sistemdir. Sosyal güvenlik sisteminde gerçekleştirilen reformlar sonucunda genel sağlık sigortası oluşturulmuştur. Genel Sağlık Sigortası kişilerin ekonomik gücüne ve arzulu olup olmadığına bakılmaksızın, ortaya çıkacak hastalık riskine karşı, toplumun bütün fertlerinin sağlık hizmetlerinden yaygın ve etkin bir şekilde yararlanmasını sağlayan, sağlık sistemidir. Ancak genel sağlık sigortası modeli sunmuş olduğu temel teminat paketi ile optimal sağlık beklentilerini karşılamaya yetmemektedir. Tamamlayıcı sağlık sigortasının devreye girmesiyle genel sağlık sigortası da sağlıklı bir şekilde işleyebilecektir. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Sosyal güvenlik kurumu tarafından kapsama alınmayan ya da kapsama alındığı halde genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ilave ücret ödemesi gerektiren sağlık hizmetlerini, özel sigorta aracılığı ile sigorta kapsamına almaktır. Tamamlayıcı sağlık sigortası ile vatandaşların kolay erişebileceği nitelikli sağlık hizmeti seçenekleri artacaktır. Bu çalışmanın amacı, Ankara'da Bir Vakıf Üniversitesine Bağlı Semt Polikliniğine Başvuran Hastaların sosyo-demografik özellikleri, sağlık sorunları ve sağlık harcamaları çerçevesinde tamamlayıcı sağlık sigortasına bakış açılarının tespit edilmesidir. Veri toplamak için Sigorta Şirketi anketleri derlenerek oluşturulan anket 278 hastaya uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS 18.0 paket programı kullanılarak bilgisayara girilmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda araştırmaya katılan kişilerin büyük ölçüde tamamlayıcı sağlık sigortasının farkında olmadıkları, farkında olan kişilerin ise önemli bir bölümünün tamamlayıcı sağlık sigortasına sıcak bakmadığı belirlenmiştir. Tamamlayıcı sağlık sigortasına bu yaklaşımın en önemli nedeni, sigorta şirketlerine duyulan güvensizlik ve yeterli tanıtımın yapılmaması olarak belirlenmiştir. Türkiye'de Tamamlayıcı sağlık sigortası uygulamasına geçilmeden önce, yapılan bu çalışmanın Türkiye genelinde daha büyük bir örneklemle genişletilmesi Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile ilgili yasal ve pratik düzenlemelerin geliştirilmesinde yararlı olabileceği düşünülmektedir.

HastalarPolikliniklerSağlık sigortası+2
Gülay İnce
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Anadolu Roma Dönemi örnekleriyle su kemerleri, künkleri ve sarnıçları üzerine bir araştırma ve uygulama çalışması

Tarihi devirler boyunca kentlerin çoğu akarsu yataklarına kurulmuştur. Su insan yaşamında her zaman önemli bir yere sahip olmuştur ve yerleşik yaşama geçişin, tarımın başlangıcı su ile bağlantılıdır. Yunan ve Roma şehirlerinin en önemli sorunlarında biri su temin etmektir. Suyolları büyük bir sorun ve bu sorunun yarattığı sanat eserleridir.Su bulunmayan birçok kente su getirmek bu kentlere sanat eseri niteliğinde kemerler kazandırmıştır. Çoğu kemer ve tonoz inşasında oldukça usta olan Romalıların eseridir ve bu kemerlerden günümüze kadar gelmiş olan çok güzel örnekler bulunmaktadır. Kentlere su getirmek için coğrafi koşullar uygunsa taş, kurşun veya pişmiş toprak künklerin birbirine eklenmesi yoluyla yapılan su yoları kullanılmıştır. Fakat arazi koşulları buna uygun değilse bir veya birden fazla katlı su kemerleri (aquaduct) inşa edilmiştir. Kilometrelerce uzunlukta suyolları bulunmaktadır.Avrupa'nın birçok yerinde Romalıların inşa ettiği bu mühendislik harikası kemerlere rastlamak mümkündür. Günümüze kadar gelen en güzel örnekler batı Anadolu da ve İstanbul da yer almaktadır. Yapılan bu çalışma kapsamında Batı Anadolu da ki suyollarından birçoğu incelenmiş kaynaklar araştırılmış ve bunlardan yola çıkarak tasarımlar yapılmıştır. Seramik ve cam malzemelerinden yararlanılarak bu tasarımlar hayata geçirilmiştir.

Roma DönemiSarnıçlar
Seçil Gül Ocak
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Afyonkarahisar'da sığır, manda, koyun ve keçilerde bulunan echinococcus granulosus izolatlarının moleküler karakterizasyonu

Bu çalışma Mart 2010-Nisan 2012 tarihleri arasında Afyonkarahisar yöresindeki sığır, manda, koyun ve keçilerde bulunan Echinococcus granulosus kistlerinin genotiplerinin belirlenmesi amacıyla Afyonkarahisar (Merkez), Emirdağ, Bolvadin, Şuhut, İhsaniye ve Dinar ilçelerinde yürütülmüştür. Çalışma süresince hidatik kistle enfekte 65 keçi, 71 koyun, 119 sığır ve 3 manda olmak üzere toplam 258 hayvanın iç organlarından kistler toplanmıştır. Enfekte hayvanlardaki Echinococcus granulosus genotiplerini belirlemek amacıyla kistlerden çıkarılan germinal membran ve protoskolekslerden DNA izolasyonu yapılmıştır. 78 kistten (30 keçi, 26 koyun, 19 sığır ve 3 manda) DNA elde edilmiştir. Elde edilen DNA'larınnd1 gen bölgesinin Hin6I ve StuI restriksiyon enzimleri kullanılarak PCR-RFLP yapılmıştır. Tüm izolatlarda bir farklılık olmadığı gözlenmiştir. Bu çalışmada cox1 gen bölgesi analizi sonucunda sığır, manda, koyun ve keçilerden elde edilen izolatların tümünde evcil koyun suşu olarak bilinen G1 suşu ve 18 farklı haplotip bulunduğu görülmüştür. Buna göre Afyonkarahisar ili ve ilçelerindeki keçilerde en fazla haplotip TR_AF005 (%33.3) ile TR_AF001 TR_AF003 (%20), koyunlarda TR_AF001 (%73.1), sığırlarda TR_AF001 (%21.1) ve mandalarda da TR_AF013 (%100) bulunmuştur. Bu araştırmadaki toplam 77 örneğin ITS1 gen bölgesinin dizileme analizi sonucunda 462 bç uzunluğunda DNA dizisi elde edilmiştir. Bu DNA dizilerinde 16 baz çiftinde farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; Afyonkarahisar Yöresinde sığır, manda, koyun ve keçilerde bulunan izolatların nd1, cox1 ve its1 genlerindeyapılan genetik analizler sonucunda tüm izolatların G1 suşu olduğu belirlenmiştir. Bu izolatların içerisinde TR_AF001 haplotipinin incelenen hayvan türlerinde daha fazla enfeksiyona sebep olduğu bulunmuştur. Mitokondriyal gen bölgelerinde nükleer DNA'ya göre daha fazla mutasyonun olması mitokondride tamir mekanizmasının bulunmamasıyla açıklanabilir. Hastalığın kontrolünde daha etkili stratejilerin geliştirilmesi, bölgesel ve ulusal düzeyde yapılması gerekli olan eradikasyon, aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarında bu noktanın göz önüne alınmasında yarar bulunmaktadır.

AfyonkarahisarEchinococcosisEchinococcus granulosus+7
Kürşat Kartal
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Serebral palsili çocuklarda ayak deformitelerinin podoskop ile değerlendirilmesi

Serebral Palsi (SP) gelişimini tamamlamamış beyin dokusunun ilerleyici olmayan bir hastalığıdır. Prevalansı ortalama binde 2-3'tür. SP'li çocuklarda çeşitli ayak deformiteleri görülmekte olup bu deformitelerin erken teşhisi, tedavileri açısından önemlidir.Bu çalışma, 3-17 yaşları arasında 33 erkek ve 14 kız, toplam 47 gönüllü SP'li çocuklar üzerinde 94 olguda (ayak) gerçekleştirildi. Çalışmada iki hastanın birer ayağı pes planus ve pes cavus yönünden değerlendirmeye alınamadı. Çocukların ayak görüntüleri podoskop üzerinde fotoğraflanarak, calcaneovalgus, calcaneovarus, pes planus ve pes cavus değerlendirmeleri yapıldı. Sonuçlar istatistiksel olarak analiz edildi.Buna göre 47 çocukta 92 olgunun 55'inde pes planus (% 59.8), 6'sında pes cavus (% 6.5) tespit edilmiştir. Topuk görüntüleri incelenen 94 olgunun 57'sinde calcaneovalgus (% 60.63), 6 olguda calcaneovarus (% 6.38) görülmüştür. Pes planus'lu olguların 48'ine (% 87.3) calcaneovalgus eşlik etmekyeydi (p<0.05). Pes planus'un yaş, yön, cinsiyet ve SP tipleri ile ilişkisine bakıldığında aralarında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05).SP'li çocukların ayak deformitelerinden pes planus ve pes cavus fazlaca çalışılmadığından bu çalışmanın, SP'li çocukların ayak deformitelerini ortaya koyması açısından faydalı olacağı düşünülmüştür.

Yaşam Verdi
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Health Sciences
2008
00