
8
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Ingmar Bergman'ın "Persona" filminin psikanalizm çerçevesinde Christian Metz'in göstergebilimi bağlamında incelenmesi
Göstergebilim, birçok alanda olduğu gibi sinemada da bir çözümleme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bu çözümlemede hiç şüphesiz psikanalizmin de aktif bir rolü vardır. Çünkü gerek sinema gerek psikanalizm özellikle insanı konu alan iki ayrı alandır. Ingmar Bergman'ın "Persona" adlı filmi, sinema ve psikanalizmin nasıl birbirleriyle ilişkili olduğunu ve Christian Metz'in sinemasal göstergebilimi çözümlemesine ne kadar uygun olduğunu gösteren bir örnektir.
Mimari göstergebilim bağlamında yaşayan müze ve örnek analizi
Bu araştırmanın amacı mimari göstergebilim bağlamında yaşayan müzeleri örnekler üzerinden incelemektir. Bu bağlamda araştırmada analiz edilmek üzere dört müze tercih edilmiştir. Dört müzenin de yaşayan müze formlarında olmasına dikkat edilmiştir. İncelenmek üzere örnekleme alınan dört müze şunlardır: Guggenheim Çağdaş Sanat Müzesi/ New York- ABD, Yahudi Müzesi / Berlin- Almanya, Varşova Ayaklanma Müzesi / Varşova – Polonya, Troya Müzesi / Çanakkale- Türkiye. İncelenen bu dört müzenin de mimari açıdan klasik mimarinin dışına çıktığı görülmektedir. Bu bağlamda müzenin mimarisi müzede sergilenen koleksiyonları içerecek şekilde göstergelerle bezenmiştir. Böylelikle ziyaretçilerin müzelerin yaşattığı dünyaya girmesi kolaylaşmaktadır. Yaşayan müze olarak ifade edilen bu müzelerin mimarisi de sanat eseri olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla müze mimarisindeki tüm detaylar titizlikle ve müzedeki koleksiyonlara eklemlenerek seçilmektedir. Anahtar Kelimeler: Yaşayan Müze, Mimari, Göstergebilim. Tarih: 23.02.2022
Nazi propaganda sinemasında toplumsal etkileşim
Sinema yalnızca bir sanat olmanın dışında toplumu birçok açıdan etkileyen bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Sinemanın yalnızca toplumu etkilemediği aynı zamanda toplumun içinde bulunduğu durumlara göre şekil aldığı da düşünüldüğünde sinema ve toplumun birbirinden ayrılmayacak derece yakın bir ilişki içerisinde olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışma ile birlikte Nazi iktidarında sinema ve toplum konusu ele alınmıştır. Çalışma, nitel yöntemlerden ilişkisel tarama modeline başvurularak meydana getirilmiştir. Bu doğrultuda alan yazında konu ile alakalı olan makale ve tezler taranmak sureti ile belirli başlıklar altında sistematik bir tarama gerçekleştirilmiş, ulaşılan bulguların derlenmesi ile sonuçlar elde edilmiştir. Çalışma sonucunda Nazi iktidarının toplumu yönlendirme konusunda sıklıkla sinemaya başvurduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Nazi, Sinema, Toplum
Göstergelerle film okumak: "Beni Çok Sev" film örneği
Yaşam boyunca hayatımızın içinde yer alan göstergeler, kültüre dayalı iletişimi kolaylaştıran faktörlerdir. Bu faktörleri anlamlandırma çalışmaları ile göstergebilimsel çözümleme ortaya çıkmıştır. Göstergebilimsel çözümlemeler, kaynağı tarafından iletilmek istenen mesajları görsel, işitsel göstergelere yüklenen düz ve yan anlamlarla karşı tarafa iletirler. Resimden heykele, müzikten edebiyata hemen hemen her alanda uygulaması yapılan göstergebilimsel çözümlemeler, gelişen teknoloji ile beraber 60' lı yıllar itibarı ile sinemada da kendine yer bulmuştur. Sinemada göstergebilimin kullanılmasının, olay örgüsünün nasıl kurulduğunu ve izleyiciye nasıl aktarıldığını anlamada önemi yadsınamaz. Sinema bu uygulama alanlarının en yenisi olmakla beraber kurgu mantığı, kamera çekimleri, zaman ve mekân kullanımı, rol ve kıyafet seçimleri sinemanın göstergebilimsel alanda anlatımını güçlendirmiştir. Sinemada açık ve örtük anlamların yönetmenin kullandığı göstergeler aracılığı ile izleyiciye aktarılması göstergebilimin işlevini göstermektedir. İzleyicinin anladığı düz anlamlar dışında görüntüler ve sesler aracılığı ile oluşturulan yan anlamlar sayesine sinema sanatına derinlik kazandırılmaktadır. Bu araştırmada; kurmaca bir filmde görsel ve işitsel göstergelerin öyküye ve izleyicinin öyküyü anlamlandırmasına olan katkısını irdelemek amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında olay örgüsünde açık veya örtük bir biçimde kullanılan göstergelerin ve izleyiciye aktarılmak istenen mesajın önemi vurgulanmak istenmiştir. Sinemada dekor, zaman ve mekan kullanımı, kostüm, saç ve makyaj tasarımları, renkler, diyalog ve müziğin sinemanın gücüne yaptığı katkıyı ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Bu bağlamda Mehmet Ada Öztekin' in Beni Çok Sev adlı filminin göstergeleri araştırılarak; filmde iletilmek istenen mesajlar, yan anlamlar da göz önünde bulundurularak açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Göstergebilim, Sinema Göstergebilimi, Roland Barthes, Carl Gustav Jung, Christian Metz, Yolculuk, Gölge, Persona Tarih: 27.06.2022
Siyasal reklamcılık bağlamında yerel seçim afişlerinin göstergebilimsel analizi: 2019 İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri
Siyasal pazarlama ve siyasal reklamcılık, günümüz seçim kampanyalarında katma değeri yüksek vazgeçilmez yetkinlik kazanımları olan kavramlardır. Politik aksiyonlarda siyasi partiler ya da adaylar kendilerini, programlarını geleneksel pazarlamada olması gerektiği gibi bir ürün algısıyla şekillendirip, seçmenin bu ürünü tercih etmesi için seçim öncesi ve sonrası süreçlerde efor sarf ederler. Siyasi parti ya da adaylar tarafından odakta kalınan bu seçim öncesi ve sonrası süreçlerin kapsamında siyasal pazarlama konusu çerçevesinde ürüne karşılık gelen 'oy' istenilmektedir. Bunun için seçmenlere yönelik stratejik başarı için kitle iletişim araçları kullanılmaktadır. Çalışmanın amacı, siyasal pazarlamada reklamcılık kavramının pratiği olan afişler ve afişler aracılığı ile seçim süreçlerinde alıcı olan seçmenlerin algısının nasıl şekillendiğini incelemek ve afişlerde kullanılan göstergelerin seçmen kararına yansıyan etkilerini, seçmenlerin bu yöntemlerle etki altında kalan kararlarının toplumsal hareketliliği ve seçim sonuçlarının sebep sonuç ilişkisini nasıl etkilediğini nitel araştırma yöntemiyle açıklamaktır. Siyasal reklamcılık kapsamında seçim afişleri, seçmenin seçime katılan partiler arasından seçim yapması konusunda etki alanı yaratarak seçmeni ikna etmek, karşı görüşleri eleştirmek ve zayıflatmak amacındadır. Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından bir tanesi Göstergebilimin sanatta, mekanda yaşamın hemen her alanında gösteren gösterge ilişkisinde toplumsal yaşamdaki anlamlı bütünlükleri ele alıp, anlamlandıran, sınıflandıran ve insanların birbiri ile iletişim kurmalarını kolaylaştırmasıdır. Bu tezde, 23 Haziran 2019 yılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde kullanılan seçim afişlerinin göstergebilimsel analizi Roland Barthes'ın yaklaşımı esas alınarak düz anlam ve yan anlam tekniği ile incelenmiştir.
AKP, CHP, MHP ve HDP siyasi parti liderlerinin 2015 yılı İstanbul mitingi konuşmalarında söylem dilinin incelenmesi
Toplumsal yaşam içerisinde öyle sözcükler vardır ki, kullanımlarının sebebi ve sözcüklerin anlamı kullanıldığı ortama göre anlam kazanmaktadır. Siyaset kavramı işte bu sözcüklerden birisidir. Toplumun doğal yaşantısının bir parçası haline gelmiş olan siyaset, günlük rutin işlemlerin, rutin döngülerin içerisine karışarak doğal bir yaşam pratiği haline gelmiştir. Toplumlar, siyasi liderlerin söylemlerinden, parti kimliğinden, parti liderinin özelliklerinden etkilenmektedir. Seçmenlerin parti liderlerine karşı düşünceleri, o partiye oy vermede etkilidir. Siyasi söylemlerin toplumları etkilemesinden hareketle, 2015 yılında yapılan genel seçimlerde ana parti ve üç muhalefet partisinin seçime yakın zamanda yaptıkları mitingler dikkate alınarak, AKP, CHP, MHP ve HDP'nin İstanbul'da düzenledikleri birer mitingi ele alınmıştır. Partilerin mitinglerinin İstanbul olarak belirlenmesindeki ana sebep, İstanbul'un kozmopolit yapısıyla halkın büyük çoğunluğunu temsil edebileceğidir. Söylem analizine tabi tutulan miting bulgularına göre, iktidar partisi ve muhalefet partileri arasında benzerlik ve farklılıklar olduğu görülmüştür. AKP ve MHP liderlerinin söylem dili olarak, kullanılan kelimeler ve kronolojik anlatımın birbirine benzediği görülmüştür. HDP, siyasi söylemlerini, haklar, demokrasi ve toplumdaki ayrıştırma üzerine kurarken CHP'nin söylemlerinde ekonomi, yolsuzluk ve yoksulluk ön plana çıkmaktadır.
Siyasal iletişimin dönüşümü: Sultanbeyli İlçesi'ndeki gençler üzerine nitel bir araştırma
Yüzyıllar öncesinde kullanılan iletişim araçları ile günümüzde kullanılan iletişim araç ve yöntemleri arasında büyük gelişmeler yaşanmıştır. Köklü bir geçmişe sahip olan iletişim kavramı, teknolojik gelişmelerle birlikte mağara duvarına çizilen resimlerden sosyal medya uygulamalarına dönüşerek gelişim sürecini devam ettirmektedir. Siyasal iletişim ise farklı yöntemlerle her zaman insan hayatında var olmuştur ve giderek dijitalleşen yaşam standartları, bu alandaki gelişmelere doğrudan etki etmektedir. Bu anlamda gelişen iletişim teknolojilerinden siyaset ve medyada payına düşeni almaktadır. Konvansiyonel medyayla karşılaştırıldığında sosyal medya, sunduğu olanaklar nedeniyle kurumlar ve siyasal aktörler için günlük iletişim süreçlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bu bağlamda yapılan çalışmada; birinci ve ikinci bölümde siyaset ve medyanın gelişim süreci, derinlemesine ele alınarak kronolojik bir sıralama ile aktarılmıştır. Çalışmanın üçüncü aşaması olan araştırma bölümünde ise İstanbul'un en yüksek genç nüfus oranına sahip, ilk üç ilçe arasında yer alan Sultanbeyli İlçesi tercih edilmiştir. Araştırma çerçevesinde, gençlerin sosyal medya üzerinden siyasal katılımlarının tespitine yönelik odak grup yöntemi kullanılarak katılımcıların siyasi gündeme dair ilgi düzeyleri ve tercih ettikleri medya kanalları analiz edilmiştir. 1O'ar kişilik iki ayrı grupla yapılan odak grup görüşmelerinin bulguları, tablo ve grafiklerle sunulmuş, ardından yorum ve çıkarımlarda bulunulmuştur.
Cibuti tasarım kültüründe sömürgecilik etkisi üzerine bir araştırma
Cibuti'nin Doğu Afrika'da konumlanması, tarihsel olarak çeşitli yabancı etkilerle karşılaşmasına neden olmuştur. Özellikle sömürgecilik, Cibuti'nin kültürü ve tasarımı üzerinde derin ve kalıcı izler bırakmıştır. Bu dönemde, geleneksel tasarım anlayışı, Cibuti toplumuna giren yabancı kültürel unsurların etkisiyle önemli değişikliklere uğramıştır. Sömürgecilik döneminde, Cibuti, farklı Avrupa güçleri tarafından kontrol edilmiştir. Bu durum, Avrupalı sömürgecilerin kendi kültürlerini dayatmalarına ve yerel kültür üzerinde belirgin bir etki bırakmalarına yol açmıştır. Araştırma, özellikle dergilerin, tasarım kültüründeki değişim ve evrim süreçlerinde nasıl bir etkileşim içinde olduğunu detaylı bir şekilde ele almaktadır. Cibuti'nin tarihindeki sömürge dönemlerinde, özellikle Fransız yönetimi altında, dergilerin tasarım kültürüne katkılarını ve bu dergilerin yerel tasarım anlayışına olan etkilerini inceler. Sömürgecilik etkisinin tasarım kültüründe nasıl yansıdığını, dergiler aracılığıyla nasıl aktarıldığını ve bu süreçte dergilerin nasıl bir araç olarak kullanıldığını değerlendirir. Anahtar Kelimeler: Sömürgecilil, tasarım kültürü, dergileri