Burdur Mehmet Akif Ersoy University
Discipline

Veterinerlik Viroloji Anabilim Dalı

Burdur Mehmet Akif Ersoy University

14

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

14 Theses
Master'sOpen AccessTR

Honamlı keçi ırkında pestivirus enfeksiyonunun seroepidemiyolojisi

Bu araştırmada, halk elinde bulunan saf ırk özelliğine sahip Honamlı keçilerinde pestivirus enfeksiyonunun varlığı araştırıldı. Bu amaçla 1 yaş ve üzeri, dişi ve erkek sağlıklı görünüme sahip 251 adet keçiden kan örneklemesi yapıldı ve enfeksiyona karşı hassasiyetlerinin ortaya konması amaçlandı. Araştırmada, Burdur ilinin ilçelerinden toplanan kan numunelerine indirekt Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) testi uygulanarak pestivirus p80 proteini antikorları yönünden kontrol edildi. Test edilen 251 keçi kan serumunun 115 adeti (%45,82) seropozitif olarak belirlendi. Yerleşim yerlerine göre seropozitiflik oranları %85,42-%8 arasında tespit edildi. Pozitifliğin yaşa göre dağılımı ise 1 yaş grubundaki keçilerde %46,15 (12/26), 2 yaş grubundaki keçilerde %40,74 (33/81), 3 yaş grubundaki keçilerde %51,72 (45/87), 4 yaş grubundaki keçilerde %39,39 (13/33), 5 yaş grubundaki keçilerde 46,15 (6/13) ve 6 yaş ve üzeri keçilerde de %54,55 (6/11) oranında belirlendi. Farklı yaş grupları ve cinsiyet bazında belirlenen seropozitiflik oranları arasındaki farklılığın istatistiki açıdan önemsiz (P>0,05), ilçeler bazında belirlenen seropozitiflik oranları arasındaki farklılığın ise önemli (P<0,05) olduğu tespit edildi. Bu araştırma sonucunda Honamlı keçi ırkında ilk defa Pestivirus enfeksiyonunun varlığı/yayginlığı serolojik olarak ortaya konulmuştur.

AntikorlarEnzime bağlı immünosorbent testiHonamlı keçisi+2
Özge Sevinç Korkmaz Akar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çiğ süt satışı yapan küçük aile işletmelerinin süt güğümlerinde norovirüs (GI, GII) ve Hepatitis A virus varlığının real-time RT-PCR testi ile araştırılması

Bu çalışmada Burdur-Merkez'de çiğ süt satışı yapan küçük aile işletmelerinin 24 ay ve üzeri yaşlardaki süt ineklerinin sütlerinin toplandığı süt güğümlerinde Norovirus (NoV) GI, NoV GII ve Hepatitis A Virus (HAV) varlığı araştırıldı. Bu amaçla, 100 adet işletmedeki süt güğümlerinden 2 adet 15 ml ve 50 ml'lik steril tüplere süt örnekleri toplandı. Steril tüplere 15 ml kadar alınan süt örneklerinde Real-Time RT PCR ile NoV GI, NoVGII ve HAV varlığı araştırılırken, 50 ml steril tüplere alınan süt örneklerinde somatik hücre sayımı (SCC) gerçekleştirildi. Örneklemenin yapıldığı işletmelerde sağım ve hijyen koşullarına yönelik anket uygulaması da yapıldı. İşletmelerde sağım ve hijyen koşullarına yönelik yapılan anket çalışması sonucunda; Hayvanların sağımının en çok aile bireylerince ve anne tarafından yapıldığı, sağımların yaygın olarak makine ile gerçekleştirildiği, sağım alanı ve ahırlarda çevresel kontaminasyon oluşturacak vektörün en fazla haşereler olduğu, sağım alanı ve ahırların genel olarak aylık temizliğinin yapıldığı, sağım alanlarının da günlük temizliğinin yapıldığı, süt güğümlerinde kullanım sonrası ve günlük temizliğin (soğuk su ve bir kez sudan geçirerek yapılması) yapıldığı ancak sağım makineleri ve güğümlerde haftalık dezenfeksiyon işleminin gerçekleştirildiği, işletmelerde sabun-su kullanımının ve sağım öncesi ve sonrası el yıkama alışkanlığının yaygın olduğu fakat el dezenfektan kullanımının yaygın olmadığı, sağım alanına girişte ve ahıra girişte önlük kullanımının yaygın olarak uygulanmadığı, sağım işlemi sırasında çalışanlarda takı kullanımının yaygın olduğu, çalışanların çiğ süt hijyeni ile ilgili herhangi bir eğitim alma oranının oldukça düşük düzeyde olduğu, işletmelerin yıllık süt analizlerinin yılda bir kez yaptırıldığı tespit edildi. Burdur-Merkezde çiğ süt satışı yapan 100 adet küçük aile işletmelerinden alınan süt örneklerinde NoV ve HAV varlığının tespiti için yapılan Real-Time RT-PCR analizinde; %16 NoV GI, %12 NoV GII, %8 HAV pozitiflik tespit edildi. Ko-enfeksiyon olarak elde edilen sonuçlarda; %4 NoV GI + NoV GII ve %8 NoV GI + NoV GII + HAV olarak belirlendi. Bu çalışmada çiğ süt satışı yapan küçük aile işletmelerinde toplanan sütlerde yüksekten düşüğe NoV GI, NoV GII ve HAV varlığı tespit edildi. Çalışmada elde edilen sütlerdeki SCC ortalaması 339.020+249.230,9 olarak belirlendi. Bu çalışmada, NoV GI, NoV GII ve HAV pozitif bulunan örneklerin SCC ortalamaları negatif örnek ortalamalarından istatistiksel olarak daha düşük bulundu (p<0,05). NoV GI pozitif saptanan örneklerde ortalama SCC 225.375+60.018,9 (p=0,005), NoV GII saptanan pozitif örneklerde ortalama SCC 251.166,7+42.994,9 (p=0,01) ve HAV saptanan pozitif örneklerde ortalama SCC 248.750+49.969,1 (p=0,04) belirlendi. Sütlerde NoV GI, NoV GII ve HAV varlığının SCC'yi etkilemediği ve sütlerde bir viral varlığın göstergesi olarak kullanılamayacağı sonucuna varıldı.

Hepatit virüsleriNörovirüsSüt+1
Mehmet Recai Yılmaz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Atık problemi olan koyun ve keçi işletmelerinde border disease enfeksiyonunun araştırılması

Bu çalışma ile Burdur ilinde küçük ruminant hayvan sürülerinden toplanan kan ve kulak çentiği örneklerinde pestivirus enfeksiyonun varlığı ve yaygınlığının araştırılması amaçlanmıştır. Örnekler, il merkezine bağlı küçük ruminant hayvan yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı köylerde bulunan işletmelerden toplanmıştır. Bu amaçla çalışmanın yürütüldüğü toplam 37 küçük ruminant işletmesi Nisan 2021 – Nisan 2022 tarihleri arasında ziyaret edilmiştir. İşletme sahiplerinden alınan anamnez bilgileri doğrultusunda işletmelerde kayıtlı 6445 küçük ruminant hayvandan 74 adedi koyun, 26 adedi keçi olmak üzere toplam 100 adet tam kan ve kulak çentiği numunesi alınmıştır. Numuneler Pestivirus yönünden Ag-ELISA ve RT-PCR tekniği ile incelenmiştir. Ag-ELISA testi ile toplam 100 küçük ruminant hayvandan alınan tam kan numunelerinin sadece 3 adedi (%3) pestivirus antijen varlığı yönünden pozitif bulunmuştur. Keçilerde pestivirus antijen varlığı yönünden pozitiflik oranı %11,5 (3/26) iken koyunların hiçbirinde pestivirus antijen varlığı saptanmamıştır. Keçilerdeki 1-3 yaş arası pestivirus enfeksiyon oranı %15,3 (2/13), 4 yaş ve üzeri keçilerdeki enfeksiyon oranı %7,7 (1/13) saptanmıştır. Kulak çentiği numunelerinin Ag-ELISA testi ile incelenmesi sonucunda her iki hayvan türünde de pestivirus antijen varlığına rastlanmamıştır. RT-PCR testi ile toplam 100 küçük ruminant hayvandan alınan tam kan numunelerinin 40 adedi (%40) pestivirus nükleik asit varlığı yönünden pozitif bulunmuştur. Koyunlarda pestivirus nükleik asit varlığı yönünden pozitiflik oranı %51,3 (38/74) iken, keçilerde bu oran %7,7 (2/26) olarak saptanmıştır. Koyunlardaki 1-3 yaş arası pestivirus enfeksiyon oranı %52,3 (22/42), 4 yaş ve üzerinde ise %50 (16/32) bulunmuştur. Keçilerde 1-3 yaş arasında pestivirus enfeksiyonuna rastlanmazken, 4 yaş ve üzeri keçilerdeki enfeksiyon oranı %15,3 (2/13) bulunmuştur. RT-PCR testi ile toplam 100 küçük ruminant hayvandan alınan kulak çentiği numunelerinin 22 adedi (%22) pestivirus nükleik asit varlığı yönünden pozitif bulunmuştur. Bu oran koyunlarda %27 (20/74) iken keçilerde %7,7 (2/26) olarak saptanmıştır. Koyunlardaki 1-3 yaş arası pestivirus enfeksiyon oranı %33,3 (14/42), 4 yaş ve üzerinde ise %18,75 (6/32) bulunmuştur. Bir ve üç yaş arasındaki keçilerde enfeksiyon oranı %15,3 (2/13) bulunurken, 4 yaş ve üzeri keçilerde enfeksiyona rastlanmamıştır. Çalışmada sadece 1 erkek koyundan numune alınmış ancak pestivirus antijen ve nükleik asit varlığına rastlanmamıştır. Erkek keçilerden numune alınmamıştır. Sonuç olarak bu çalışma ile enfeksiyonun küçük ruminant işletmelerinde varlığı tespit edilmiş olup, ileride yapılması planlanan yeni çalışmalara, alınacak koruma ve kontrol stratejilerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Border hastalığıBovin diyare virüsüEnzime bağlı immünosorbent testi+5
Hakan Güzel
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Neonatal buzağı ishallerine karşı ticari bovine rotavirus aşısı ile aşılanan gebe sığırlardan doğan buzağılarda pasif bağışıklık düzeyinin araştırılması

Bu araştırmada, inaktif polivalan ticari aşı (Rocodoll, Dollvet, Türkiye) ile aşılanan gebe sığırlarda Bovine Rotavirus (BRV) spesifik bağışıklığın düzeyi ile bunların yeni doğan buzağılarında BRV'ye özgü pasif bağışıklığın durumu incelendi. Bu amaçla, gebelik yaşlarına göre seçilen, 10 adedi aşı (Rocodoll, Dollvet, Türkiye) uygulanan (Grup I) ve 10 adedi aşı uygulanmayan (Grup II) (kontrol grubu) olmak üzere toplam 20 gebe sığır kullanıldı. Grup I'deki sığırlar ticari aşı (Rocodoll, Dollvet, Türkiye) prospektüsüne göre gebeliğin son trimesterinde aralarında 21 gün (3 hafta) olacak şekilde iki kez aşılandı. Her iki aşılamaya paralel olarak Grup I ve Grup II'deki sığırlardan doğum yaptıkları gün (1. gün) ve doğum sonrası 3. 7. 14. 21. 28. günlerde kan ve kolostrum/süt ve bu hayvanlardan doğan buzağılardan kolostrum almadan önce (1. gün) ve 3. 7. 14. 21. 28. günlerde kan örnekleri alındı. Toplanan bütün kan ve kolostrum/süt örnekleri BRV spesifik antikor varlığı/titresi yönünden ELISA yöntemi ile kontrol edildi. Belirlenen verilere göre, aşı uygulanmayan ve aşı uygulanan gebe sığırlara ait kan serumu ve kolostrum/süt numunelerindeki antikor düzeyi ile yeni doğan buzağıların da pasif bağışıklık seviyesi ve aşılanmayan hayvanlarda hastalığa maruz kalma durumu değerlendirildi. Aşı uygulanan bütün gebe sığırlarda BRV ye spesifik antikor yanıtta belirgin bir artış (≥1/1024 – 1/256) tespit edildi. Buna paralel olarak aşılı sığırların kolostrum almış yeni doğan buzağılarında da BRV pasif bağışıklık seviyesinin yüksek (1/1024 – 1/128) olduğu belirlendi. Aşı uygulanmayan grupta yer alan üç gebe sığırda doğal BRV enfeksiyonu şekillendiği ve bu hayvanlarda da pasif immunizasyon oluştuğu belirlendi. Sonuç olarak, maternal bağışıklık yoluyla BRV kaynaklı neonatal buzağı ishallerini önlemek için sığırlara gebeliğin son döneminde, prosedüre uygun şekilde iki doz BRV aşı uygulamasının yararlı olduğu ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Aşı, Bovine Rotavirus, Maternal Bağışıklık, Neonatal Buzağı, Sığır

AşılamaAşılarBuzağılar+5
İbrahim Oktay Kurt
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kedilerde göz enfeksiyonlarına neden olan viral etkenlerin prevalansının araştırılması

Bu çalışma, Burdur ilindeki kedilerde göz enfeksiyonuna sebep olan Feline Herpesvirus-1 (FHV-1), Feline Calicivirus (FCV),Feline Infectious Peritonitis (FIP)'e sebep olan Feline Corona Virus (FCoV), Feline Leukemia virüs (FeLV), Feline Immunodeficiency (FIV) virus enfeksiyonlarında etken varlığının moleküler olarak (Polimeraz Chain Reaction: PCR) saptanması ve bu bölgedeki yaygınlığı hakkında bilgi edinilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, farklı yaş, ırk ve cinsiyetten toplam 100 adet kediden kan örneği, ora-farengial ve okuler swap örnekleri alınmıştır. Örneklenen kedilerde gözlenen klinik bulgular ve yaşadıkları çevresel koşullar detaylı olarak araştırılmıştır. Bu çalışmada, kedilerin %59'u (59/100) beş virustan en az bir patojene maruz kalmış olup, FCoV, FHV-1, FeLV, FCV ve FIV virolojik prevalans oranları sırasıyla %28, %11, %10, %7 ve %3 olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, yaş (0-6 ay) ile FCoV'e yakalanma sıklığı arasındaki ilişkinin istatistiksel açıdan önemli olduğu belirlenmiştir ( p=.032792) Çalışmada, mono enfeksiyonların oranının(%33), mix enfeksiyonların oranından (%26) yüksek olduğu saptanmıştır Sonuç olarak, kedilerde göz enfeksiyonuna sebep olan ve izole edilen viral etkenlerden FCoV enfeksiyonunun diğer etkenlerden daha yaygın olarak bulunduğu ve bu enfeksiyona karşı ciddi kontrol/mücadele önlemlerinin alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.

BurdurEnfeksiyonlarGöz+4
Gizem Kavak Çınar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Evcil hayvan pansiyonlarında barındırılan köpeklerde Canine parvovırus enfeksiyonunun virolojik araştırılması

Canine parvovirus (CPV) enfeksiyonu, dünya genelinde sıkça görülen bir hastalıktır ve özellikle 4-8 haftalık köpek yavrularında yüksek morbidite ve mortalite oranına sahiptir. Bu araştırmada, evcil hayvan pansiyonlarında gastroenterit tablosu gösteren köpeklerde parvovirus enfeksiyonunun varlığının ve yaygınlığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada söz konusu enfeksiyona karşı aşılanmış/aşılanmamış farklı ırk, cinsiyet ve yaş da bulunan 6 ay yaştan büyük 188 köpekten dışkı örneklemesi yapıldı. Toplanan dışkı numuneleri CPV antijen (Ag) varlığı yönünden direkt Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) yöntemi kullanılarak kontrol edildi. Yapılan analizler sonucunda, toplanan örneklerin %18,62'inde (35/188) canine parvovirus antijen varlığı tespit edildi. Cinsiyet bazında ve farklı yaş gruplarında belirlenen antijen pozitiflik oranları arasındaki farklılığın istatistiksel olarak önemsiz (P˃0.05) olduğu görüldü. Bu araştırma sonucunda evcil hayvan pansiyonlarında barındırılan köpeklerde CPV enfeksiyonunun varlığı/yaygınlığı virolojik olarak ortaya koyulmuştur. Bu bulgular, evcil hayvan pansiyonlarında köpeklerde parvovirüs enfeksiyonunun koruyucu önlemlere rağmen hala önemli bir sağlık riski olduğunu göstermektedir.

Ahmet Arvasi Günel
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Karadeniz'de avlanan balıklarda betanodavirus enfeksiyonunun epidemiyolojisi

Dünyada Viral Nervöz Nekrozis (VNN) viral hastalıklar arasında önemli bir konumdadır ve salgınlarla büyük kayıplara neden olmaktadır. Türkiye'de Karadeniz'de yabani hayatla ilgili bir VNN çalışması bulunmamaktadır. Bu sebeple; Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesinde 6 ilde doğal yolla avlanan 8 balık türünde VNN viral nükleik asidi yönünden araştırma yapıldı. Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerinden doğal yolla avlanan istavrit, barbunya, mezgit, zargana, hamsi, levrek, alabalık ve kefal balıklarından toplamda 1265 adet balık örneği toplandı. Toplanan balık örneklerinden her bir havuzda 5 balık örneği olacak şekilde gruplandı. Balıkların, virusun tropizmi olduğu bilinen, beyin ve göz dokularından homojenatlar hazırlandı.Toplanan balıklardan elde edilen doku örnekleri real-time reverse transcriptase PCR (rtRT-PCR) metodu ile viral nükleik asit yönünden araştırıldı. Yapılan moleküler tarama sonucunda örneklenen balık türlerinden Samsun ilinden alınan barbunya balık türü havuzlarından bir örnek VNNV nükleik asit yönünden pozitif bulundu. Yapılan sekans analizi sonucunda bulunan virusun Akdeniz'de endemik olan RGNNV genotipine ait olduğu belirlenmiştir. Bu tez çalışması sonucunda Türkiye'de yabani hayatta ilk kez Betanodavirus tespiti yapılmıştır.

BalıklarBalıkçılıkBetanodavirüs+4
Bahadır Müftüoğlu
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Orta Karadeniz bölgesi sığır ve koyunlarında yerli izolat bovıne herpesvirus tip-1 (BHV-1 trsamsun2019/2B) seroprevalansının araştırılması

BHV-1 sığırlarda IBR/IPV/IBP olarak bilinen latent seyirli bir enfeksiyon oluşturmaktadır.Virus yalnız solunum sistemi (IBR) ya da genital sistemi (IPV/IBP) enfeksiyonlarına neden olabildiği gibi solunum ve genital sistemde aynı anda enfeksiyon da oluşturabilir. Enfekte olan hayvanlar, virusun latent seyirli bir enfeksiyon oluşturması nedeni ile sürü içinde yayılmanın en önemli kaynağıdır. Bunun sonucu olarak yetiştiriciye et, süt üretimi ve döl verimine etki etmesi nedeni ile büyük eknomik kayıplara neden olmaktadır. Bu çalışmada coğrafik olarak Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan 5 ilde bulunan sığır ve koyun işletmelerinde IBR/IPV/IBP enfeksiyonun serolojik varlığının bölgemizde izole edilen yerli BHV-1 suşu (TRSAMSUN2019/2B) kullanılarak araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla Sinop, Samsun, Ordu, Amasya ve Tokat illerinden 2018-2020 tarihleri arasında Samsun Veteriner Kontrol Ensititüsü Müdürlüğüne incelenmesi için gönderilen ve daha sonra arşivlenen 1089 adet sığır ve 631 adet koyun kan serumu olmak üzere toplamda 1720 adet kan serumu kullanılmıştır. Bu kan serumları öncelikle her havuzda 10 kan serumu olacak şekilde havuzlar oluşturarak Serum Nötralizasyon testi ile serolojik olarak taranmışdı. Daha sonra antikor pozitif olarak değerlendirilen havuzlar açılarak havuzdaki tüm örneklere tekrar Serum Nötralizasyon testi yapıldı. Yapılan Serum Nötralizasyon testi sonucunda antikor pozitif olarak değerlendirilen örnekler antikor titre değeri SN50 testi yapılarak değerlendirildi ve toplamda 75 adet sığır ve 44 adet koyun kan serumunda antikor varlığı tespit edildi. Çalışmada antikor varlığı pozitif kabul edilen sığır kan serumlarının alınan örneklere oranı %6,9 koyun kan serumlarının alınan örneklere oranı ise %7,0 olarak hesaplandı. Bu yapılan çalışma ile geçmişte bölgede yapılan çalışmalarla günümüzdeki hastalığın durumu karşılaştırmış ve yerli Bovine Herpes Virus Tip-1'in seroprevalansı hakkında bilgi edinilmiştir. Ayrıca sığırlara özgü bir hastalık olmasına rağmen küçük ruminantlarda bu virusun serolojik durumu ortaya çıkarılmıştır.

Hayvan hastalıklarıHerpesvirüs 1-sığırKoyunlar+5
Serdar Yıldırım
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Steviosidin sığır parainfluenza 3 virusun in vitro replikasyonuna etkisi

Bu yüksek lisans tezi ile daha önce insan virusları üzerinde antiviral etkinliği gösterilmiş olan son yılların popüler bitkisi stevianın içeriğindeki steviosidin BPIV-3 üzerindeki antiviral etkisi ilk kez araştırıldı ve ülke ekonomisi açısından önemli kayıplar oluşturan ve aşı ile de istenilen kontrolün sağlanamadığı BPIV-3 enfeksiyonu ile mücadelede bir seçenek olup olamayacağı elde edilen yeni verilerle ortaya kondu. Bu amaçla stevianın MDBK hücre kültüründeki nonsitotoksik dozu sitotoksite testi ile belirlendikten sonra BPIV-3 üzerindeki antiviral etkisi stevia ile muamele edilen ve edilmeyen BPIV-3 titreleri, titrasyon testi ile belirlendi. Sonuç olarak bu yüksek lisans tezi ile MDBK hücrelerinde stevianın belirlenebilen minimum ve maksimum non sitotoksik dozlarının 10μmol/L ve 5000 µmol/L olduğu ve bu oranlardada sulandırılan stevianın MDBK hücre kültüründe üretilerek titresi 10-3,7/0,1 ml olarak ölçülen BPIV-3 titresini sırasıyla 10-1/0,1 ml ve 100/0,1 ml ye düşürerek antiviral etki gösterdiği belirlendi.

Antiviral ajanlarAntiviral etkiSitotoksisite+3
Çağla Yılmaz
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Orta Karadeniz bölgesi sığır ve koyunlarında solunum sistemi enfeksiyonlarına neden olan viruslerin serolojik olarak araştırılması

Türkiye'de yıllardır Sığır Solunum Hastalıkları Kompleksi (BRDC/BRD) çiftlik hayvanları yetiştiriciliğinde önemli ekonomik kayıplara neden olmuştur. Bu nedenle, bu kompleks içindeki viral etiyolojik patojenleri tanımlamak için birçok serolojik ve virolojik çalışma yapılmıştır. Bovine Herpes Virus Tip 1 (BoHV-1), Bovine Viral Diarrhea Virus (BVDV), Bovine Respirovirus Tip-3 (BPIV-3), Bovine Respiratory Sinsityal Virus (BRSV), Bovine Adenovirus (BAV) ve Bovine Corona Virus (BCoV) gibi virusların BRDC'nin ana etkenleri olduğu düşünülmektedir. Bu viruslarla ilgili yapılan araştırmaların çoğunda uluslararası referans suşlar kullanılmıştır. Bu çalışmada BRDC etkeni olan üç önemli patojenin (BoHV-1, BRSV ve BPIV-3c) yerel suşları kullanılmıştır. Türkiye'nin kuzeyinde yakın zamanda BRDC enfeksiyonu sonucu ölen hayvanların akciğerlerinden alınan örnekler, izole edilerek moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. Bu çalışmada, geçmişten günümüze Türkiye'nin Orta Karadeniz bölgesindeki serolojik varlığının araştırılması ve BRDC viruslarının durumu hakkında kapsamlı veri toplanmasını amaçladık. Bu amaçla, aynı bölgeden tarafımızca tespit edilen ve moleküler olarak karakterize edilen saha izolatları kullanılarak bu doktora çalısmasında 2018-2020 yılları arasında 1750 arşivlenmiş serum örneği (1000 Sığır ve 750 koyun) kullanıldı. Araştırmamızda izlenen serolojik yöntem olan 1750 serum numunesinin tamamına yapılan nötralizasyon testleri sonucunda 143 BRSV, 182 BoHV-1 ve 247 BPIV-3c antikor pozitif serum numunesi tespit edilmiş ve BRSV, BoHV-1 ve BPIV-3c için genel seropozitiflik oranı sırasıyla (%8.17), (%10.40) ve (%14.11) olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Orta Karadeniz bölgemizde incelenen serum örneklerinde sığır ve koyunlarda en çok BPIV-3'e karşı immunyanit saptanırken, tüm incelenen serum örneklerinde BRSV ve BoHV-1 patojenlerinin de farklı seviyelerdeki varlığı gösterilmiştir.

Bovin diyare virüsüHayvan hastalıklarıHerpesvirüs 1-sığır+7
Ahmed Eısa Elhag Ibrahım
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerli canine parvovirus izolatlarının identifikasyonu ve moleküler karakterizasyonu

Şiddetli gastrointestinal sistem semptomları ile seyreden, oldukça bulaşıcı ve ölümcül bir enfeksiyona neden olan Canine Parvovirus tip-2 (CPV-2), ülkemizde ve dünyada özellikle genç yaştaki köpeklerde yaygın olarak görülmektedir. Karadeniz bölgesinde CPV-2 varlığının ilk kez araştırılması ve moleküler karekterizasyonun yapılması amacı ile planlanan bu tezde Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi kliniklerine kusma ve ishal şikayeti ile getirilen köpekler örneklendi. Bu amaçla CPV-2 şüpheli 45 adet köpekten alınan kan, dışkı, rektal swap ve doku örnekleri Real-Time PCR yöntemi ile incelendi ve test sonucunda 24 adet örnekte viral nükleik asit varlığı saptandı.Pozitif tespit edilen örneklerinVero hücre hattında yapılan etken izolasyon çalışmalarında 8 adet örnekte virus izolasyonu gerçekleştirildi. Ayrıca Yeni nesil dizileme (NGS) yöntemi ile 6 adet izolatın tüm genom sekans analizleri yaptırılarak izolatların CPV-2a varyantında olduğu tespit edildi ve hem ülkemizde hem de dünyada daha önce tespit edilen CPV-2 izolatları arasındaki yeri ortaya konuldu.

Dizi analiziMoleküler yapıParvovirüs enfeksiyonları+3
Hanne Nur Kuruçay
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Honamlı keçi ırkında akabane virus enfeksiyonunun seroepidemiyolojisi

Bu araştırmada, Burdur ilinde halk elinde bulunan saf ırk özelliğine sahip Honamlı keçilerinde Akabane Virus (AKAV) enfeksiyonunun varlığı araştırıldı. Bu amaçla 6 ay ve üzeri, dişi ve erkek sağlıklı görünüme sahip 425 adet keçiden kan örneklemesi yapıldı. Yapılan çalışmada Honamlı ırkı keçilerin enfeksiyona karşı hassasiyetlerinin ortaya konması amaçlandı. Araştırmada, Burdur ilinin ilçelerinden toplanan kan numunelerine Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) testi uygulanarak AKAV antikorları yönünden kontrol edildi. Test edilen 425 keçi kan serumunun 9'u (%2,12) seropozitif olarak belirlendi. Yerleşim yerlerine göre seropozitiflik oranları %6,67-%0 arasında tespit edildi. Pozitifliğin yaşa göre dağılımı ise 4 yaş grubundaki keçilerde %3,66 (3/82), 5 yaş grubundaki keçilerde %3,70 (3/81), 6 yaş grubundaki keçilerde %3,45 (2/58) ve 7 yaş grubundaki keçilerde de %1,33 (1/30) oranında belirlendi. Farklı yaş gruplarında, erkek ve dişilerde ve ilçeler de belirlenen seropozitiflik oranları arasındaki farklılığın istatistik olarak önemsiz (p>0.05) olduğu tespit edildi. Bu araştırma sonucunda Honamlı keçi ırkında AKAV enfeksiyonunun varlığı/yaygınlığı serolojik olarak ortaya konulmuştur.

Akabane virüsüHonamlı keçisiKeçiler+1
Mehmet Özsoy
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Solunum sistemi problemli sığırlarda viral enfeksiyona neden olan etkenlerin araştırılması

Bu çalışmada Afyonkarahisar ve Burdur illerindeki mezbahalarda kesilen solunum sistemi problemli sığırlarda önemli viral patojenlerden bovine herpesvirus 1 (BoHV-1), bovine viral diarrhea virus (BVDV), bovine respiratory syncytial virus (BRSV) ve bovine parainfluenza virus tip 3 (BPIV-3) etkenlerinin tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla solunum sistemi problemli olarak mezbahaya kesime gelen 55 sığırdan kesim sonrası akciğer doku örneği alındı. Toplanan akciğer doku örnekleri antijen-ELISA kiti kullanılarak viral patojenler yönünden incelendi. Çalışma sonucunda BoHV-1 için 2 (%3,63) örnekte antijen pozitif, BVDV için 3 (%5,44) örnekte antijen pozitif, BRSV için 2 (%3,63) örnekte antijen pozitif ve BPI-3 için 1 (%1,81) örnekte viral antijen pozitif tespit edilmiştir. Örneklerin toplandığı iki şehir arasında ve her yaş grubunda ki hasta hayvan sayıları arasında istatistiksel olarak fark yoktur. Bu araştırmada viral hastalık tespit edilen simmental ırkı sığır sayısının, çalışmada yer alan toplam simmental ırkı sığırlara oranı arasında istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilmiştir. Sonuç olarak, sığırlarda solunum sistemi enfeksiyonuna sebep olan etkenler arasında virusların önemli bir yere sahip olduğu belirlenmiştir.

Bovin diyare virüsüEnzime bağlı immünosorbent testiHerpesvirüs 1-sığır+7
Göksal Akgül
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bal arılarinda deforme kanat virus, siyah kraliçe hücre virus ve akut arı felci virus enfeksiyonlarinin reverz transkriptaz–polymerase chain reaction (RT-PCR) tekniği kullanilarak araştirilmasi

Bu çalışmada, Burdur yöresinde arıcılık işletmelerinden toplanan bal arılarında Akut arı felci virus (ABPV), Siyah kraliçe hücre virus (BQCV) ve Deforme kanat virus (DWV) enfeksiyonlarının varlığı/yaygınlığı RT-PCR metodu ile araştırıldı. Burdur yöresinde örnekleme yapılan işletmelerden toplanan 31 örnekte viral etkenlerin prevalansları DWV %74,19 (23/31), BQCV %25,81 (8/31) ve ABPV %74,19 (23/31) olarak tespit edildi. Toplanan örneklerde morfolojik inceleme sonucunda varroa paraziti de görüldü. Araştırmada, Burdur ilinde viral enfeksiyonların bal arılarını enfekte ettiğini, ABPV ve DWV için yüksek prevalans oranlarının olduğunu göstermiştir. Tez çalışmasında bu 3 virus (BQCV, DWV ve ABPV) Burdur ili için, ilk olarak görülmektedir.

ArılarBal arısıBal arısı+5
Ayşegül Usta
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2020
00