Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Discipline

Muhasebe Denetim Anabilim Dalı

Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

6

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

6 Theses
Master'sOpen AccessTR

Bağımlı çalışan kadının gelir artışının aile bütçesi açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada amaç, bağımlı çalışmaya başlayan kadınların aile bütçelerindeki yeri ve katkısı ,tekstil sektöründe çalışan kadınların finansal okuryazarlık düzeylerinin demografik özellikleriyle kıyaslanarak ve finansal okur yazarlık seviyelerinin yükseltilmesi için çözüm önerileri içermektedir. Araştırmada kadınların aile bütçelerinin yanı sıra sosyo-ekonomik hayatlarındaki değişimleri ve gelecek ile ilgili planlamalarını karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kadın ve aile üzerinden toplumun ve tarihi okumak birçok Araştırmacı için ilgi çekici olmuştur. Araştırmasını yaptığım konuda bağımlı çalışan kadınların aile bütçesindeki yeri ve katkısı amacıyla kadınların demografik özellikleri ve finansal okuryazarlıklarının belli testlerden geçirilerek gözlemlenmesi amaçlanmıştır. "En iyi bilgi yaşanılarak öğrenilen bilgidir" cümlesinden yola çıkarak oldukça ilgi alanım olan geleceği yetiştiren kadınların okuryazarlık düzeylerinin tespit edilerek hangi aşamada hangi düzeyde olduklarının tespit edilmesi ve bunun yanı sıra kazançlarının ne derece kullanabildiklerini , gelecek için ne kadar tasarruf yapabildikleri, çalışma hayatına girmeleri ile yeni harcamalar yapmaya başlamaları, harcamalarında kararlarını kendileri alıyorlar mı?, başta sosyal harcamaları olmak üzere harcamaları farklılaşıyor mu? Kadına yönelik devlet teşviklerinin olması İş yaşamında , kadınların istihdamını kolaylaştırmakta mıdır? Gibi sorulara cevap aranmıştır ve çalışma benim için çok öğretici olmuştur.

Aile katılımıEv ekonomisiFinansal okuryazarlık+7
Feride Osmanlı Yetiş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve İtalya'daki kadın muhasebecilerin sosyo-kültürel açıdan karşılaştırılması

Bir topluma yön veren etkenlerin başında gelenek, inanç, kültür ve değerler gelir. Bu değişkenler, bireylerin mesleklerini seçmelerinde ve tercih ettikleri mesleklerinin icra edilmesinde de yol gösterici veya yönlendirici olabilmektedir. Kural bazlı bir meslek olmasına rağmen muhasebe mesleğini tercih eden ve bu mesleği icra eden meslek mensuplarının da için de bulundukları toplumun, gelenek, inanç ve kültüründen etkilendiği bilinen bir gerçektir. Bir mesleğin eril veya dişil bir meslek olması da toplumsal değerlere(gelenek, inanç, kültür) bağlıdır. Diğer bir ifade ile bazı meslekler erkek egemen meslekler olarak kabul edilirken bazı meslekler ise dişil meslekler olarak kabul edilmektedir. Bu tür cinsiyetçi yaklaşımlar toplumsal kabulün bir sonucudur. Sayısal açıdan kadın muhasebe meslek mensuplarının erkeklerden daha az olmasının kökeninde yine toplumsal bazı kodlamaların veya kabullerin yattığı düşünülmektedir. Muhasebe mesleği ve kadın muhasebeciler ile ilgili yapılan araştırmalarda kadın muhasebeciler ve erkek muhasebeciler karşılaştırılması ve kadın muhasebecilerin yaşadığı sorunlar üzerine çalışmaların yapıldığı görülmüştür. Bu çalışmada ise diğer çalışmalardan farklı olarak, kültürel farklılıklara göre kadın muhasebecilerin yapısı analiz edilmek istenmiştir. Bu amaç doğrultusunda ikisi de Akdeniz ülkesi olan Türkiye ve İtalya'da faaliyet gösteren kadın muhasebecilerin, Hofsetede'nin kültür boyutlarına göre farklılıkları ve benzerlikleri ortaya konularak, bu iki ülkedeki kadın muhasebecilerin kültür boyutlarına göre yapıları analiz edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde muhasebe mesleği hakkında genel bilgiler, tarihsel gelişimi, İtalya ve Türkiye'deki muhasebe mesleğinin hukuksal yapısı, muhasebe mesleğindeki etik kodlar ve dünyadaki muhasebe meslek örgütleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise muhasebe mesleğindeki kadın muhasebeciler hakkında nicel ve nitel bilgilere değinilmiş olup, kadınların küresel anlamda İtalya, Türkiye ve dünyada karşılaştıkları sorunlar ile ilgili literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Üçüncü bölümde kültür kavramına ve çalışmamızın temelini oluşturan Hofstede kültür boyutlarına değinilmiştir. Bu kültür boyutlarının Türkiye ve İtalya kültür yapısındaki etkileri değerlendirilmiştir. Son olarak da kültür ve muhasebe arasındaki ilişki açıklanmıştır. Son bölüm olan dördüncü bölüm de ise Türkiye ve İtalya'da faaliyet gösteren kadın muhasebecilere Hofstede'nin güç mesafesi, belirsizlikten kaçınma, kolektivizm, uzun/kısa dönem yönelim ve erillik/ dişillik boyutları içeren anket formu oluşturulup kadın muhasebecilere uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 22 programında analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe mesleği, Türkiye, İtalya, Hofstede kültür boyutları, kadın muhasebeci

Melike Öztürk
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetim standartlarının denetim sürecine etkileri ve Türkiye'deki bağımsız denetim şirketleri üzerine bir araştırma

Bağımsız denetimin amacı, finansal tabloların doğruyu yansıtıp yansıtmadığına dair bilgi elde etmek, şeffaflığın sağlanmasıyla finansal tablolara olan güveni artırmaktır. Objektif ve bağımız olarak yapılan bağımsız denetimin sonucunda karar alıcılar doğru kararlar verebilirler. Dünya çapında yaşanan skandallar, muhasebe ve denetimde yapılan hata ve hileler ile birlikte denetime duyulan güven azalmış, finansal tabloların doğruyu yansıtıp yansıtmadığının objektif olarak sunulması ihtiyacı doğmuştur. 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 2 Kasım 2011 tarihinde kurulan Kamu Gözetimi Kurumu (KGK), güvenilir bir finansal raporlama ve bağımsız denetim ortamı oluşturmayı hedefleyerek, finansal raporların uluslararası standartlarla uyumlu olarak düzenlenmesini ve denetlenmesini sağlayacak standartlar düzenlemektedir. Doğru ve tarafsız bilginin karar alıcılara sunulmasında güveni sağlamayı hedefleyen KGK, bağımsız denetimde uygulama birliği sağlamak için, 1 Ocak 2013 ve devamında başlayacak hesap dönemlerine ait denetimlerde uygulanması amacıyla Bağımsız Denetim Standartlarını uygulamaya koymuştur. Bağımsız denetim sürecinin doğru ilerleyebilmesi için Bağımsız Denetim Standartlarına uyum içinde yürütülmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, Bağımsız Denetim Standartlarının bağımsız denetim sürecine olan etkisini denetçinin hakimiyeti üzerinden anket yoluyla tespit etmek ve ortaya çıkan sonuçlara dikkat çekmektir.

Bağımsız denetim
Selin İnce
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetimin sera gazı emisyonu açıklamalarına etkisi: Borsa İstanbul sürdürülebilirlik endeksinde yer alan işletmeler üzerine bir araştırma

Çalışmanın amacı, kurumsal yönetimin sera gazı emisyonu açıklamaları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksinde yer alan 84 şirketin 2015-2023 dönemi verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmada panel veri analizi ve logit analizi uygulanmıştır. Kurumsal yönetim göstergeleri olarak yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulu bağımsızlığı, yönetim kurulu kadın üye sayısı, yönetim kurulu toplantı sayısı, CEO ikiliği ve çevre / sürdürülebilirlik komitesinin varlığı analize dahil edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre, çevre / sürdürülebilirlik komitesine sahip işletmelerde toplam emisyonların azaldığı ve CDP anketine yanıt verme olasılığının arttığı gözlenmiştir. Bununla birlikte yönetim kurulu büyüklüğü ile toplam emisyonlar ve kapsam 3 emisyonları arasında pozitif yönlü, kapsam 2 emisyonları ile negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan, firma büyüklüğünün artmasıyla birlikte işletmelerin CDP anketine yanıt verme olasılığının da yükseldiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Fatma Birsu Cevher
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

BİST 100 kapsamındaki işletmelerin nakit akış yapılarının COVID-19 öncesi ve sonrası karşılaştırmalı analizi

Covid 19 salgını, 2019 yılının Kasım ayında ortaya çıkarak işletmelerin faaliyetlerini önemli ölçüde etkilemiştir. Bu çalışmanın amacı, işletmelerin faaliyetlerini sürdürmede ve işletme faaliyetlerinin devamlılığını sağlamada hayati öneme sahip olan nakit akışının COVID-19 salgınından, nasıl ve ne yönde etkilendiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda BİST-100 endekste bulunan imalat, inşaat ve bayındırlık, toptan ve perakende ticaret, idari ve destek hizmetleri faaliyetleri, bilgi ve iletişim, gayrimenkul faaliyetleri, eğitim sağlık spor ve diğer sosyal hizmetler, teknoloji, elektrik gaz ve su, madencilik ve taş ocakçılığı işletmelerinin 2018-2022 yıllarının son dönemlerine ait nakit akış yapıları, Gup ve vd. (1993) tarafından ortaya konulan ve daha sonrasında Bruwer ve Hamman (2005) tarafından geliştirilen "Nakit Akışlarından Sağlanan Faaliyetler Yöntemine" göre, karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Araştırmada baz yıl olarak 2018 yılı BİST 100'de 4. Çeyrekte yer alan işletmelerin (mali kuruluşlar sektöründeki işletmeler ve verisi olmayan işletmeler hariç) 2018-2022 yıllarına ait nakit akış tablolarının Covid 19 öncesi ve sonrası durumları ortaya konulmuştur. İncelenen toplam 30 işletmenin 20'si imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerdir. Yapılan analizde Covid 19 öncesi ve sonrası dönemde de işletmelerin çoğunluğunun nakit akış yapılarının Model 2 yani başarılı, olgun yapıda olduğu görülmüştür. Ulaşılan sonuç yapılan diğer çalışmaların sonuçlarıyla paralellik göstermiştir. Covid 19 salgının işletmelerin nakit yönetimine olumsuz bir etkisi olmadığı ve bu olağan üstü durum karşısında araştırma kapsamındaki işletmelerin nakit yönetiminde başarılı bir performans gösterdikleri saptanmıştır.

Nakit akım tablosuNakit akışı
Merve Bozaniçlioğlu
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal risk yönetimi Türkiye ve Sırbistan karşılaştırması

İş ve ekonomi dünyasında son yıllarda ortaya çıkan gelişmeler, finansal piyasalarda yaşanan süreçler, iletişim teknolojisin gelişmesi ile birlikte yatırımcı ve müşteri isteklerinin önem kazanması, şirket hile ve iflaslarının artması ve 2008 küresel ekonomik ve finansal krizi gibi durumlar mevcut risk yönetim şekillerinin değişmesine neden olmuştur. İşletmelerin faaliyetlerini sürdürürken karşılaştıkları riskleri yönetmede Geleneksel Risk Yönetim (GRY) anlayışının yetersiz kalması, günümüzün risk yönetim şekli olan Kurumsal Risk Yönetimini (KRY) gündeme getirmiştir. KRY, işletmelerin karşılaştıkları tüm riskleri esas alan, işletmenin tamamında uygulanan, riskin tehdit ve fırsat tarafını birlikte değerlendiren, işletme amaçlarının gerçekleşmesinde makul güvence sağlayan bir risk yönetim sürecidir. Bu çalışmada, KRY'nin firmaların finansal performansına etkisi ve KRY'nin belirleyicileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada, KRY uygulamalarının Türkiye ve Sırbistan'da ki firma performansına olan etkileri ile KRY uygulamalarını belirleyen faktörlerin tespit edilip iki ülke arasında karşılaştırma yapılması amaçlanmıştır. Bu amaçla her iki ülkede anket yapılarak araştırma yürütülmüştür. Yapılan araştırmada yer alan sorularla iki ülkenin KRY anlayışı, etkinliği, faydaları, faaliyetlerin etkililiği gibi bilgilere ulaşmak amaçlanmıştır. Elde edilen veriler karşılaştırılarak yorum yapılmıştır. Microsoft Excell ve SPSS 26 programları kullanarak frekans, faktör, regresyon ile veriler analiz edilmiştir. Anket çalışmasında yer alan sorular demografik ve KRY ile ilgili sorular olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır. Anahtar Sözcükler: Risk Yönetimi, Kurumsal Risk Yönetimi, Firma Performansı, Faaliyetlerinin Etkililiği, Sırbistan, Türkiye.

Firma performansıKurumsal risk yönetimiPerformans+4
Neira Kardovıc
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00