Çankaya University
Institute

Institute of Graduate Studies

Çankaya University

92

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessEN

The impact of financial and moral incentives on performance of employees organization

The purpose of this thesis is to analyze the Impact of Financial and Moral Incentives on Performance of Employees Organization, To analyze the impact of financial and moral incentives on employee performance in organizations experimentally, this chapter outlines the study's methodology, using a quantitative experimental method based on data collected through questionnaires. Numerical analysis is utilized, and tables and figures are used to present the results. The distribution of participants by gender is presented, with data obtained from a sample of 280 participants. Among them, 104 were identified as female, and 176 as male. The researcher relied on the Independent Samples T-Test to identify the differences between the categories regarding the gender dimension towards the study variables. The results of the analysis in indicate that the calculated t value for the first axis, which was (0.214) and based on the means of the arithmetic averages which were (40.96) for males and (39.63) for females, shows that there are no statistical differences between the viewpoints of the study sample regarding the first axis according to the gender dimension differences among the individuals in the sample. This can be confirmed by the calculated significance level value which was (0.176), higher than the default significance level for the study, which is (1%). The researcher highlighted some findings, and among the most important results: technology plays a dynamic role in employable economic growth at present. where measurable outcomes are closely linked to revenues and customer satisfaction, financial incentives such as bonuses, profit-sharing, and performance-based wages have been shown to significantly enhance employee motivation and productivity.

Investment incentivesBenefits provided to employeesWork organization+1
Bıshtıwan Ahmed Mohammed Salıhı
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

Aydın ili coğrafi işaretli ürünlerin şehir marka imajına olan etkileri ile yerel halkın bu ürünlere karşı algı tutum ve satın alma niyetleri

Coğrafi işarete sahip ürünler, bulundukları yörenin kültürel mirasını, üretim geleneğini ve doğal özelliklerini yansıtan özgün unsurlar olup hem ekonomik değer yaratan hem de şehirlerin marka imajlarını güçlendiren stratejik araçlardır. Bu araştırma, Aydın ili coğrafi işaretli ürünlerinin şehir marka imajını hangi dinamikler üzerinden şekillendirdiğini analitik olarak ortaya koyarak, yerel halkın bu ürünlere ilişkin algı, tutum ve satın alma niyetlerini bilimsel olarak tespit etmeyi amaçlamaktadır. Coğrafi işaretlerin tanıtım, kalite güvencesi ve otantik deneyim sunma kapasitelerinin şehir marka imajına etkisi literatürde tartışılsa da Aydın özelinde bütüncül bir analiz sınırlıdır. Karma yöntem yaklaşımıyla gerçekleştirilen bu çalışma, Aydın'a özgü coğrafi işaretli ürünlerin şehir marka imajıyla ilişkisini kapsamlı biçimde ele alarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Nicel araştırmada, Aydın'da yaşayan 408 katılımcıdan elde edilen veriler, tutum, algı ve satın alma niyetlerinin yüksek olduğunu; fiyat ödeme eğiliminin görece düşük kaldığını göstermiştir. Demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, özellikle 55 yaş üstü katılımcılarda eğilimlerin daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Nitel araştırmada ise Aydın'daki paydaşları temsil eden sekiz otorite kurum temsilcisiyle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiş; veriler Nvivo yazılımı kullanılarak sistematik biçimde kodlanmış ve tematik analiz yöntemiyle çözülmüştür. Nitel bulgular, Aydın'ın güçlü yerel ürün potansiyeline rağmen tanıtım, denetim ve kurumsal koordinasyon eksikliklerinin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Genel olarak çalışma, coğrafi işaretli ürünlerin Aydın'ın ekonomik, kültürel ve turistik kalkınmasında çok yönlü bir değer yarattığını göstermektedir. Özellikle incir, zeytin ve kestane gibi ürünler hem yerli halkı için hem de seyahat edenler için çok önemli bir yere sahiptir. Coğrafi işaretli ürünlerin, tanıtılması ve pazarlanması, Aydın'ın şehir marka imajını geliştirmekle birlikte ekonomik kalkınma sağlamaktadır.

Fulya Döner
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu bağlamında Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin disiplin işlemleri

Türk Silahlı Kuvvetlerinin hem dış tehditlere hem de iç tehditlere karşı yürüttüğü askeri faaliyetlerin etkin, hızlı ve düzenli bir şeklide icra edilebilmesi ancak disiplini benimsemiş, görev bilinci ve sorumluluğu yüksek bir personel yapısı ile mümkündür. Bu durumun önemini bilen kanun koyucu da, emirlere mutlak itaatin sağlanması, astın ve üstün hukukuna riayet edilmesi temelinde, dağınık bir yapısı olan disiplin mevzuatını 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu çatısı altında yeniden düzenlemiştir. Bu bağlamda, Kanun kapsamında yer alan askeri personel sınıfı, disiplinsizlik oluşturan eylemler ve cezalar somutlaştırılmış ve tanımlanmış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları gereğince birtakım sakıncaları bulunan oda hapsi disiplin cezası yeniden düzenlenmiş, devlet memurlarının disiplin sorumluluğu konusunda 657 sayılı Kanun'dan bağımsızlaşması sağlanmış, disiplin cezası dışındaki idari yaptırım ve tedbirler yasal zemine kavuşturulmuştur. Kanunda özellikle TSK'dan ayırma disiplin cezasının düzenlenmesi ve şartlarının netleştirilmesi temel hak ve özgürlüklerin korunması ile kanuni ve düzenli idare ilkesinin hayata geçirilmesi bakımından önemlidir. Bu çalışmada kaldırılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Danıştay'ın güncel kararları da incelenerek, 6413 sayılı Kanun'da yer verilen disiplinsizlik eylemlerin kapsamı ve unsurları detaylandırılmış, disiplin hukukunun kaynakları arasında yer alan AİHS ve Anayasa uygunluğu hukuk devleti ilkesi bağlamında tartışılmış, disiplin sorumluluğu ile adli sorumluluğun benzeştiği ve ayrıldığı noktalar vurgulanmış, bütüncül bir yaklaşımla Kanun'da yer verilen kurum, kural ve kişiler ve disipliner yetkiler anlatılmış, böylelikle; hem doktrinsel derinliğin sağlanması istenilmiş hem de uygulamaya yön gösterici bir özellik içeren bir çalışma ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Şükran Dokumacı Ercan
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlık kuramcısı Bülent Özer'in Türk mimarlığına katkıları

Klasik antikiteye duyulan ilgiyle başlayan mimarlık yazım düşüncesi, tarih boyunca toplumsal ve teknolojik bağlamlarla yeniden yorumlanmış, ideoloji ve ekonomik koşulların etkisiyle çeşitlenen bir üretim alanına dönüşmüştür. Türkiye'de Erken Cumhuriyet döneminden itibaren mimarlığın ulusal kimlik inşasıyla yakından ilişkili bir yapıda şekillendiği görülmektedir. Bu süreçte mimarlık, kültürel temsilin temel araçlarından biri olarak konumlanmış; modernleşme, ideoloji, kimlik ve küreselleşme tartışmalarıyla şekillenen düşünsel bir dönüşüm geçirmiştir. Bu tarihsel bağlamda Bülent Özer (1933–2016), çok yönlü kişiliği, akademik üretimi ve editörlük gibi çalışmalarıyla Türk mimarlık yazımının biçimlenmesinde etkili bir kültürel aktör olarak öne çıkmaktadır. Makaleleri, doktora tezi ve ders notlarıyla disiplinler arası çalışan Özer, yalnızca bir mimarlık tarihi yaklaşımı sunmakla kalmamış aynı zamanda Türkiye'de mimarlığın düşünsel çerçevesini genişleten özgün bir bakış kazandırmıştır. Bu tez, Özer'in mimarlık kuramı, eğitim yaklaşımı, yayıncılık etkinlikleri ve kültürel eleştirileri aracılığıyla Türk mimarlığına bıraktığı entelektüel mirası yeniden değerlendirerek, bu mirasın günümüz mimarlık ortamındaki sürekliliğini tartışmayı amaçlamaktadır.

Duygu Yüksek
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu ihalelerinde idarenin işçilik alacakları bakımından sorumluluğu

Asıl işveren alt işveren ilişkisi, iş hukukunda yer alan üçlü ilişkilerden biridir. Asıl işveren alt işveren ilişkisi ile asıl işveren, işyerindeki yardımcı işi yahut belirli şartlar altında asıl işi bir başka işverene (alt işveren) gördürebilecektir. Özel sektörde olduğu gibi kamu kurum ve kuruluşlarında alt işverenlik yoluyla personel istihdam edilir. Özellikle kamu ihalelerinden olan hizmet alım ihalelerinde, kamu kurum ve kuruluşlarının alt işverenlik ilişkisi ile personel istihdam ettiği görülür. Bu kapsamda, çalışmamızda öncelikle temel kavramlar incelenecek özellikle idare ve ihale kavramı (hizmet ve yapım işi ihaleleri), asıl işveren ve alt işveren kavramları irdelenecektir. Devamında ise idarenin, hizmet alım ve yapım işi ihalelerinde sorumlu olacakları işçilik alacaklarına değinilecek ve son olarak idarenin sorumlu olduğu işçilik alacaklarını ödemesi halinde gündeme gelecek rücu hakkı değerlendirilecektir. Çalışmamızın amacı kamu ihaleleri neticesinde idarede istihdam edilen işçilerin, işçilik alacaklarında sorumluluğunun belirlenmesi ile bu sorumluluğu idarenin üstlenmesi halinde söz konusu olacak rücu hakkıdır. Çalışmamız, güncel yargı kararları ve doktrin görüşleri ile desteklenmiştir.

Ecem Erdem Uyan
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Transforming Deleuze & Guattari's rhizome analogy into a parametric design strategy through anatolian Yörük tent

This study examines Gilles Deleuze's critique of classical Western hierarchies and his alternative rhizome metaphor, offering a productive framework for rethinking spatial production beyond traditional architectural paradigms. With this conceptual perspective, the research aims to re-evaluate the foundational roles of the minor yet resilient characteristics of nomadic communities within contemporary architectural discourse by examining their daily lives and spatial practices, whether they are settled in urban contexts as minorities or maintain their existence through topographical settlement. This study, focusing on the Yörüks as a case study, examines how minor communities (in a Deleuzian context: assemblages) transcend traditional hierarchical and linear modes of spatial production, highlighting the role of horizontal and articulatory relationality in sustaining spatial functionality. In this regard, the study's methodological approach remains grounded within a Deleuzian framework, translating the rhizome metaphor into contemporary practice. By emphasizing multiplicity and horizontal relationality, this approach integrates open-source parametric design algorithms and scripting techniques, enabling flexible, scalable, and context-sensitive spatial interventions. The findings demonstrate that rhizomatic methodology facilitates a more dynamic understanding of spatial production while enabling adaptable, inclusive, and sustainable design strategies. By integrating computational and open- source frameworks, minor architectures, such as Yörük tents and lightweight tectonic systems, function as catalysts for socio-spatial transformation, infiltrating urban and topographically diverse environments to create reconstructive and context-sensitive interventions. These practices not only address immediate functional needs but also contribute to social cohesion, cultural continuity, and ecological sustainability. Framed within global agendas including UNESCO heritage policies and the United Nations' Sustainable Development Goals (SDGs) the study highlights the broader relevance of localized, context-aware approaches in responding to pressing contemporary challenges. Furthermore, by connecting Deleuzian philosophy with the functional axioms of parametric design, it provides a reproducible framework for modeling minor spatial practices and lays the groundwork for future studies that investigate the intersections of design, social theory, and collective agency in large datasets and urban contexts.

Engin Demirok
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Alt kira sözleşmesi ve kira sözleşmesinde kullanım hakkının devri

Kira sözleşmeleri esas itibariyle kiracıya sözleşmenin konusu olan kiralananı kullanmayı ve ondan yararlanmayı sağlayan, bunun karşılığında da kiracının kiraya verene kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Kiracı sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kira sözleşmesinin konusu olan kiralananın tamamı veya bir kısmını üçüncü bir kişiye kiraya verebilmektedir. Bu serbesti konut ve çatılı iş yeri kiraları ile ürün kiraları açısından kiraya verenin yazılı rızasının alınması gerekliliğiyle bir miktar kısıtlanmaktadır. Alt kira sözleşmesi olarak adlandırılan bu sözleşme daha çok sosyal ve ekonomik gereksinimlerden kaynaklanmaktadır. Kiracı alt kira sözleşmesi yapmak suretiyle kiralananı kullanmadığı süre boyunca veya kiralananın kullanmadığı kısmını kiraya vererek kiracısı olduğu sözleşmeden kaynaklı kira bedelinin sebep olduğu maliyeti düşürme eğilimine gitmektedir. Alt kira sözleşmesi Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Alt kira sözleşmesi hem bir alt sözleşme hem de bir kira sözleşmesidir. Bu nedenle de bu iki sözleşmenin özelliklerini barındırmaktadır. Alt kira sözleşmesinin yapılması bazı şartlara bağlanmıştır. Kiracının kiralananı üçüncü bir kişiye kiraya verirken bu şartlara uyması gerekmektedir. Bununla birlikte özellikle kısa süreli ve de turizm amaçlı konutların kiralanmasına ilişkin olarak son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler alt kira ilişkilerinin kurulmasında bazı sorumluluklar ve kısıtlamalar da getirmiştir. Alt kira sözleşmesinin bir alt sözleşme olması nedeniyle alt kira ilişkisinde ikiden fazla taraf bulunmaktadır. Bu kapsamda da her bir tarafın sözleşmede yer aldığı konuma ilişkin olarak da bazı hakları ve borçları bulunmaktadır. Burada kiraya veren, kiracı ve de alt kiracının yer aldığı alt kira ilişkisinde bu ilişkinin taraflarının her birinin hakları ve borçları vardır. Bununla birlikte alt kira ilişkisinin kurulduğu hallerde her ne kadar aralarında sözleşmesel ilişki bulunmasa da kiraya veren ile alt kiracı arasında da kanundan doğan birtakım haklar ve borçlar bulunmaktadır. Borçlar Kanununda alt kira sözleşmesi ile aynı maddede düzenlenen kullanım hakkının devri, alt kira ile birlikte benzer özellikleri barındırmasına ve de aynı amaca hizmet ediyor gibi gözükse de birbirinden farklı kurumlardır. Bu farklılık taraflara farklı haklar vermekte ve de farklı borçlar yüklemektedir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından birisi olan arabuluculuk kurumu son yıllarda hukukumuzda geniş yer edinmiş olmakla birlikte alt kira sözleşmelerine bağlı olarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümünde de yargı yoluna başvurmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Alt kira sözleşmesinin bir kira sözleşmesi olması sebebiyle kira sözleşmesini sona erdiren haller alt kira sözleşmesinin sona ermesi için de geçerlidir. Ayrıca asıl kira sözleşmesinin sona ermesinin de alt kira sözleşmesi üzerinde etkileri bulunmaktadır.

Serkan Ateş
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

A fractional order dynamical system and simulation with an application on infectious diseases

Fractional calculus provides a powerful mathematical framework that extends classical calculus to capture memory and hereditary properties in dynamic systems. Its application to epidemiology offers deeper insights into the complex dynamics of infectious disease transmission. This study focuses on compartmental epidemic models, beginning with the classical SIR model, which divides the population into Susceptible (S), Infected (I), and Recovered (R) groups. Extensions of this framework include the SEIR model, which accounts for an Exposed (E) class, the SIS model, which allows recovered individuals to return to susceptibility, and the Carrier model, which introduces asymptomatic or persistent carriers. A more generalized model, the SEIQRV, divides the population into six compartments: Susceptible (S), Exposed (E), Infected (I), Quarantined (Q), Recovered (R), and Vaccinated (V). The basic reproduction number R_0 serves as a fundamental threshold metric for assessing disease spread, with stability analysis conducted through equilibrium points and the Jacobian matrix. The system's stability depends on the eigenvalues of the Jacobian, which determine whether the disease-free or endemic equilibrium is attained. Numerical simulations, performed in MATLAB, examine the SEIQRV model under fractional-order derivatives with different orders (α=1,0.9,0.8). The results demonstrate that incorporating quarantine and vaccination compartments effectively lowers the reproduction number, thereby controlling the spread of infection. Overall, the study highlights the importance of fractional-order epidemic models in evaluating intervention strategies and emphasizes their role in public health planning and disease management.

Ruya Imad Jamal Jamal
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi teknikleri kullanılarak sybil botların tespit edilmesi

Bu çalışma, NSL-KDD veri seti kullanılarak ağ tabanlı anomali tespiti amacıyla çeşitli makine öğrenmesi algoritmalarının performansını karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. NSL-KDD, saldırı türlerini dört ana başlıkta (DoS, Probe, R2L, U2R) toplayan, etiketli ve dengeli yapısıyla denetimli öğrenme yöntemleri için uygun bir veri seti olarak ele alınmıştır. Çalışma kapsamında veri seti üzerinde öncelikle istatistiksel analizler ve veri keşif çalışmaları gerçekleştirilmiş, ardından veri ön işleme adımları uygulanmıştır. Bu süreçte kategorik değişkenler sayısal forma dönüştürülmüş, eksik veriler temizlenmiş ve azınlıkta kalan sınıflar SMOTE yöntemiyle dengelenmiştir. Özellik seçimi için Mutual Information (MI) yöntemi kullanılarak en bilgilendirici 15 değişken belirlenmiş ve model eğitimi bu özellikler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sonrasında tüm değişkenler kullanılarak modeller tekrar eğitilmiş ve sonuçlar kıyaslanmıştır. Modelleme aşamasında Lojistik Regresyon, Naive Bayes, Random Forest, K En Yakın Komşu (KNN), Destek Vektör Makineleri (SVM), AdaBoost ve Yapay Sinir Ağı (ANN) algoritmaları kullanılmıştır. Her model için hiper parametre optimizasyonu GridSearchCV veya RandomizedSearchCV yöntemleriyle yapılmıştır. Modellerin başarısı doğruluk (accuracy), kesinlik (precision), duyarlılık (recall) ve F1 skoru gibi değerlendirme metrikleri kullanılarak analiz edilmiştir.Elde edilen sonuçlar, NSL-KDD veri seti üzerinde bazı modellerin özellikle DoS gibi baskın sınıflarda yüksek doğruluk sağlarken, azınlıkta kalan R2L ve U2R saldırı türlerinde performans düşüşleri yaşandığını göstermektedir. Bu durum, dengesiz veri setlerinde kullanılacak yöntemlerin dikkatli seçilmesinin gerekliliğine işaret etmektedir.

Cansu Betül Öcel
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Heat transfer enchancement in pipes using nanoparticles and fins with different geometries

Developing electrical applications in sectors such as energy, electricity, and automotive requires creative approaches to enhance heat transfer. By increasing the heat transfer surface, tube fins in heat exchangers are key components that enhance thermal performance. However, there are several limitations that prevent typical fin designs from achieving optimal performance. Nanoparticles provide more effective heat dissipation by improving system properties and thermal conductivity. Offering greater thermal conductivity than conventional cooling systems, the use of nanofluids enhances heat transfer in tube-fin systems. This study aims to design a finned tube with different geometries and investigate heat transfer using different amounts of fixed-sized nanofluids to achieve the most effective design. Various shapes were examined for the fin study (triangular, rectangular, and circular). Studies found that the triangular finned tube was the most suitable. Different nanostructures are added to the triangular finned structures. Consequently, the optimal nanostructure and pressure expansion are achieved. The best nanoflow was found to be Al₂O₃-TiO₂ with a concentration of 10-6%. The best geometry was found to be a triangular fin.

Neslihan Eğerci
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00