
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üreten klebsiella pneumoniae'de antibiyotik dirençli enzimlerin ın sılıko moleküler dockıng analizi
Antibiyotik direnci, dünya genelinde artan bir halk sağlığı sorunu olup, özellikle hastane kökenli enfeksiyonların tedavisinde büyük zorluklara yol açmaktadır. Bu direncin yayılmasının en önemli nedenlerinden biri, beta-laktam grubu antibiyotiklerin bakteriler tarafından beta-laktamaz enzimleri aracılığıyla etkisiz hale getirilmesidir. Klebsiella pneumoniae, GSBL üreten önemli bir patojen olup, özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ve yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalarda ciddi enfeksiyonlara neden olabilmektedir. SHV, CTX-M ve TEM gibi GSBL enzimleri, bu bakterinin yaygın olarak ürettiği direnç mekanizmaları arasında yer alır ve klinik açıdan büyük öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, SHV, CTX-M ve TEM enzimlerinin inhibitörleri olarak potansiyel yeni moleküllerin belirlenmesi ve bu sayede antibiyotik direncine karşı alternatif tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, hesaplamalı yöntemler kullanılarak ZINC veri tabanında yer alan biyolojik olarak aktif olma potansiyeline sahip küçük moleküller taranmıştır. In silico yaklaşımlar, özellikle moleküler docking ve moleküler dinamik simülasyonları, aday moleküllerin SHV, CTX-M ve TEM enzimleri ile etkileşimlerini değerlendirmek için kullanılmıştır. Araştırma bulguları, bazı moleküllerin SHV, CTX-M ve TEM enzimlerine karşı yüksek bağlanma afinitesine sahip olduğunu ve bu enzimlerin aktivitesini potansiyel olarak inhibe edebileceğini göstermektedir. Bu moleküllerin deneysel olarak test edilmesi ve klinik çalışmalar için değerlendirilmesi, GSBL üreten K. pneumoniae enfeksiyonlarının tedavisinde yeni ilaçların geliştirilmesine önemli bir katkı sağlayabilir.
Determination of the relationship between CYP19 Gene SNP rs2414096 polymorphism and polycycstic ovary syndrome in Turkish women
Kızılkale Yıldırım, Özge. Determination of the relationship between CYP19 gene SNP rs2414096 polymorphism and polycystic ovary syndrome in Turkish women. Yeditepe University Institute of Health Sciences, Department of Molecular Medicine. Doctorate Thesis, İstanbul,2024 Aim: Polycystic ovary syndrome (PCOS) is a complex, chronic and multifactorial disorder affecting a significant proportion of women worldwide. This endocrine disorder, which affects 5–15% of women worldwide between the ages of 18 and 44, results in anovulation, oligomenorrhea, hyperandrogenism, and infertility due to the many 8 mm- sized cysts in the ovarian sac. Genetic anomalies are thought to be one of the main underlying etiological aspects of PCOS, despite the fact its aetiology is poorly understood. Still, it is evident that more than one gene—possibly multiple genes— contributes to the varied phenotype.The aim of this study is to investigate the impact of CYP19 SNP rs2414096 on Turkish women's vulnerability to PCOS development. Material and Methods: 50 patients and 50 control groups were included in the study. 4 ml of venous blood was used for DNA isolation. Genotyping was performed by real time PCR to investigate cyp19 rs2414096 polymorphism. Results: Across all participants, the genotypic frequency distribution for CYP19 rs2414096 was % 13.4 for genotype AA, % 54.6 for AG, and 32 % for GG. There was no significant association between genotype distribution and polycystic ovary syndrome. Discussion and Conclusion: CYP 19 gene rs2414096 SNP is not correlated with PCOS, CYP 19 may perhaps be a modifier rather than playing a direct key role. More comprehensive and functional studies and the discovery of more novel genetic markers are needed to understand the role of genetic factors in polycystic ovary syndrome's etiology. Keywords: Policycstic Ovary Syndrome, rs1424096, polymorphism, CYP19