Dicle University
Department

Department of Public Finance

Dicle University

83

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Polis havacılığının fayda maliyet analizine ilişkin çalışmalar

Tarih boyunca polis teşkilatları, suç ve suçluyla mücadelede başarılı olabilmek için yeni çıkan teknolojileri denemiş ve kullanmışlardır. Bu teknolojiler arasında en son gelişen ve benimsenenlerden biri de hava araçları olmuştur. Polisiye işlerde hava araçlarının kullanımı 20. yüzyılın başlarına kadar uzanmaktadır, ancak verimli ve aktif bir şekilde kullanılmaya başlamaları sözkonusu yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlamıştır.Tabiki sınırlı kaynaklardan maksimum faydayı sağlayabilmek her zaman önemli olmaktadır. Dolayısıyla polis havacılığının faydalarının da harcanan paralara değip değmeyeceği oldukça tartışılmıştır. Hatta bazı bölgelerde bunun faydasına inanmayanlar çoğunlukta olmuştur. Ancak bütün bu tartışmalar neticesinde gerçekler görülmüş ve şu an dünyada binlerce hava aracı polisiye işlerde kullanılmaktadır.Hazırlanan bu tez çalışmasında, polis havacılığının fayda ve maliyetleri konusunda yurtdışında yapılmış çalışmalar incelenerek aktarılmış ve ülkemiz için de özet olarak bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın amacı, ileride bu konuda ülkemiz için yapılacak daha kapsamlı bir çalışmaya ışık tutulması olmuştur.Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kamu giderlerinin tanımı, önemi, çeşitleri ve polis havacılık harcamalarının hangi harcama kapsamı içinde yer aldığı ile, polis havacılığının ve polis havacılığının belkemiği olan helikopterlerin tarihçeleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise, maliyet-fayda analizleri hakkında genel bir bilgi ile polis havacığının fayda-maliyet analizleri üzerine yurtdışında yapılmış olan çalışmalardan örnekler, ülkemiz için bir değerlendirme ve polis havacılığı hakkında yerli ve yabancı basında çıkan bazı haberlere yer verilmiştir.

EtkinlikFayda-maliyet analiziHavacılık+5
Ali Akkaya
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme kavramı iktisadi boyutu ve Türkiye'ye yansıması

Bu çalışmada, küreselleşme kavramı, iktisadi boyutu ve Türkiye'ye yansıması elealınmıştır. Küreselleşme kavramının gelişiminde önemli olan üç ana tarih vardır. Bunlar; 1789 Sanayi Devrimi, 1929 Dünya Ekonomik Buhranı ve 1991 SSCB'nin dağılması tarihleridir. Buçalışmada bu üç tarihin dünya küresel ekonomisine etkileri tarihi süreç içinde değerlendirilmiştir. Dünyadaki belli başlı küresel mali olaylar ele alınarak Türkiye'yeetkilerine yer verilmiştir.Bu tez üç ana bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, Küreselleşme kavramı elealınmıştır. İkinci bölümde, küreselleşmenin iktisadi tarihi ele alınarak küreselleşmeninekonomik faktörleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, küreselleşmenin, cumhuriyetöncesinden günümüz Türkiye'sine kadarki etkileri incelenmiştir.

EkonomiEkonomi politikalarıEkonomi tarihi+4
Heybetullah Şimşek
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de siyasi partiler maliyesi ve siyasi partilere yapılan devlet yardımlarının analizi

Ülkemizde demokratik sistem içerisinde birden çok parti faaliyet göstermektedir. 1983 yılında yürürlüğe giren Siyasi Partiler Kanunu bu siyasi birliklerin çalışma usul ve esaslarını düzenlemektedir. Kuruluş ve örgütlenmeleri yanında mali konularda da hükümler ifade eden Kanun, partilerin elde edecekleri gelir ve yapacakları harcamaların hangi durumlarda ne şekilde gerçekleşmesi gerektiğini de düzenlemektedir. Dernek sayılmayan, ticari kâr amacı gütmeyen partilerin bir mali hesap birliğine ihtiyaç duymaları onların faaliyetlerinin siyasi amaçları doğrultusunda gerçekleştirdiklerinin takibini sağlamaktadır. Siyasi partiler farklı gelirlere sahiptirler. Bu gelir kalemlerinden biride devlet yardımlarıdır. Devlet yardımları genel bütçe gelir tahminin belirli oranlarında hazine tarafından yapılmaktadır. 1965'li yıllardan günümüze gelen devlet yardımları bu süreç içersinde siyasi iradenin uygulamış olduğu birçok değişikliğe uğramıştır. Günümüzde siyasi partilere uygulana mali yaptırımlar içinde en önemlisi ise devlet yardımından yoksun bırakma cezasıdır. Bu ceza ilk olarak AK Parti'ye uygulanmıştır. Uygulama ile cezanın uygulanış şekil ve şartları da belirgin hale gelmiştir. Siyasi partilerin hazineden almış olduğu bu pay nedeniyle kamuoyuna bir hesap verme zorunluluğu bulunmaktadır. Çünkü hazineden yapılan yardım, ülke vatandaşlarının ödediği vergi, resim, harç vb. gelirlerden ödenmektedir. Bundan dolayı partilerin mali denetimi yasal açıdan zorunluluk arz etmektedir.Siyasi partiler örgütlenmelerinin sonucu olarak, bütçelerini hazırlarlar, gelir-gider ile ilgili hesaplarını ilgili defterlere kaydederler ve denetim için dönem sonu kesin hesaplarını hazırlar. Kamu yararına çalışan dernek hükümlerine haiz olmayan partiler içinse belirli vergi istisna ve muafiyetleri de diğer vergi kanunlarında belirtilmiştir. Partilerin ticari faaliyette bulunmaları kanunca yasaklanmış ve belirli gerçek veya tüzel kişilerden borç almasına izin verilmemiştir. Kâr amacı gütmemeleri nedeniyle vergi kanunlarından arındırılmış, belirli faaliyetleri vergi uygulamalarının konusu içersinde yer alsa da bu birliklere muafiyet hakkı tanınmıştır.

Devlet yardımıFinansFinansal yapı+2
Serkan Acinöroğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada ve Türkiye'de özelleştirme

1980'li yıllarda özelleştirme, gerek teorik düzeyde gerekse uygulamada iktisadi bir politika aracı olarak ön plana çıkmış ve en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. İngiltere ve Amerika'da yapılan özelleştirme uygulamaları, daha sonra doğu Avrupa ülkeleri ve gelişmekte olan ülkelerde uygulamaya konulmuştur.Bu tezde, gelişmiş, gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye'de yapılan özelleştirme uygulamalarına ilişkin örnekler üzerinde özelleştirme öncesi ve sonrası etkinliği değerlendirilmeye çalışılmıştır.Çalışmaların sonuçlarına göre, özelleştirme uygulamaları hemen hemen tüm gelişmiş ülkelerde tamamlanmıştır. Özelleştirilen kuruluşların serbest piyasa ekonomisi içinde, rekabetçi bir ortamda, tüketici haklarını koruyarak etkin şekilde faaliyet gösterdikleri görülmüştür. Doğu Avrupa ülkeleri ve gelişmekte olan ülkelerde ise özelleştirme uygulamaları hala devam etmektedir.Türkiye'de 1985 yıllarında başlayan özelleştirme uygulamalarının ilk yıllarda çok başarılı olduğu söylenemez. 2000?2010 yılları arasında özelleştirme çalışmaları hız kazanmıştır. Türkiye'de KİT'ler özelleştirildikten sonra daha etkin bir şekilde faaliyet gösterdikleri, karlılıklarının özelleştirme öncesine göre artığı ve rekabetçi bir piyasanın oluşmasına katkı yaptığı sonucuna varılmıştır. Türkiye'de özelleştirme sürecinin henüz tamamlanmadığı görülmektedir.

DünyaGelişmekte olan ülkelerKİT+2
Zekeriya Keleş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki belediyelerin mali özerklik açısından incelenmesi

mali özerkliğe ilişkin kuramsal ve uygulamalı literatürü göz önüne alarak Türkiye'deki belediyelerin mali özerklik derecesini belirlemeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Mali özerkliğin ölçümüne ilişkin olarak önerilen bir dizi ölçütten yararlanılarak Türkiye'deki belediyelerin sahip olduğu mali özerklik derecesinin OECD ülkelerindekilere kıyasla oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın, mali özerkliğe ilişkin kamu maliyesi literatürü ise, mali özerkliğin gerekliliği yönünde oldukça güçlü kanıtlar sunmaktadır. Bu nedenle, Türkiye'deki belediyelerin mali özerklik derecesinin yükseltilmesini amaçlayan bazı önlemler alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada önerilen temel politika önlemlerinden bazıları; Şu şekilde özetlenebilir: i) Türkiye'de belediyelerin sahip olması gereken optimal mali özerklik derecesini Türkiye'nin sahip olduğu özel şartları da göz önüne alarak belirleme görevini üstlenecek nitelikli bir tartışma platformu oluşturulmalıdır. ii) Anayasanın belediyelerin mali özerkliğine engel olan maddeleri yumuşatılmalı veya tamamen kaldırılmalıdır. iii) Merkezi idare ile belediyeler arasındaki vergi paylaşım anlaşması gözden geçirilmelidir. iv) Karşı karşıya kaldıkları görev-gelir dengesizliğine son vermek maksadıyla belediyelere ilave mali kaynak yaratma imkânı verilmelidir. Son olarak; yukarıda önerilen düzenlemelerin, belediyelerin kurumsallaşmasını teşvik edecek ve teknik yeterliliklerini artıracak kapsamlı bir yerel yönetim reformu içerisinde ele alınmasının daha uygun olacağının da belirtilmesi gerekmektedir. Anahtar sözcükler: yerel özerklik; mali özerklik; yerel yönetimler.

BelediyelerMali özerklikYerel yönetimler
Sinem Tekelioğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim hizmetinin finansmanı ve devlet üniversitelerinin performansını ölçmeye yönelik bir analiz

Bu çalışmanın amacı; bireylerin öğrenim hayatlarının son aşaması olan yükseköğretim hizmetinin finansman kaynaklarını incelemek ve üniversitelerin uluslar arası yayınlamış oldukları yayın sayılarını baz alarak performansını ölçmektir. Bu amaçla tez üç bölümden oluşmaktadır.İlk bölümde, yükseköğretim hizmetinin yapısına, faydalarına, Bologna sürecine ve eğitim sistemi içerisindeki yeri ve öneminde değinilerek temel ve teorik bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, bazı ülkelerde yükseköğretim hizmetinin işleyişine ve finansmanına değinilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise, Türk yükseköğretim sistemi ve bu sistemin finansmanı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ayrıca, devlet tarafından devlet üniversitelerine ayrılan bütçe ödeneklerinin gerçekleşme rakamları, bu üniversitelerin faaliyet süreleri, yine bu üniversitelerdeki öğretim üyesi sayısı ve öğrenci sayıları bağımsız değişken, devlet üniversitelerinde yayınlanmış olan uluslar arası yayın sayısı ise bağımlı değişken kabul edilerek SPSS(Statistical Package for the Social Sciences ? Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) programıyla çoklu regresyon analizi uygulanmış, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişki incelenmiştir.

Eğitim hizmetleriFinansmanPerformans+5
Selçuk Buyrukoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de belediyelerin finansman sorunları ve çözüm önerileri

Türkiye'de yerel yönetimler, il özel idareleri, belediyeler ve köy idareleri olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar içerisinde belediyeler, diğer yerel yönetim birimlerine göre vatandaşlara daha fazla hizmet sunarlar. Günümüzde ülke nüfusunun yaklaşık %83'lük bir bölümü, belediye sınırları içerisinde yaşamakta ve belediyelerin sunmuş olduğu yerel hizmetlerden yararlanmaktadır.Belediyelerin, kendi sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlara hızlı ve kaliteli yerel hizmetler sunabilmeleri için, ihtiyacı olan finansman kaynaklarına sahip olmaları gerekir. Türkiye'de belediyelerin görev ve sorumlulukları çok fazladır, fakat belediyelerin bunları yapacak geliri yoktur. Bu nedenle Türkiye'de belediyelerin ciddi finansman sorunları vardır.Bu çalışmada, özellikle belediyeleri en çok ilgilendiren konu olan finansal sorunlar, nedenleri ve çözüm önerileri üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Belediyelerin, kendi sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlara daha hızlı ve verimli hizmet sunabilmeleri için nelerin yapılması gerektiği üzerinde durulmuştur.

Belediye hizmetleriBelediyelerFinansman+1
Özgür Mustafa Ömür
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Şahıs ve sermaye şirketleri kuruluşu ve faaliyetlerinde vergilerin etkileri

Şirket, iki veya daha fazla kişi tarafından ortak bir ekonomik amaca ulaşmak amacıyla kurulan bir ortaklık ilişkisini anlatır. Türkiye'de şirketler farklı kanunlarda kurulmuş olmalarına rağmen genel itibariyle şahıs ve sermaye şirketleri olmak üzere ikiye ayrılır. Vergi hukukumuz şirket çeşitlerine göre farklı vergi türleri içermektedir. Şahıs şirketleri için gelir vergisi, sermaye şirketleri için kurumlar vergisi uygulanmaktadır.Çalışmada şirket türlerinin kuruluşu, işleyişi ve sona ermesi aşamaları için ayrı ayrı vergilerin etkileri incelenmiştir. Şirketlerinin kuruluş aşamasında; kuruluş yeri ve hukuki şekil seçiminde, işleyiş aşamasında; şirketlerin büyümeleri ve sermaye yapıları, yatırımları etkilemede, devir ve tür değişikliği, şirketlerin bölünmesi ve hisse değişimi, sona erme aşamasında ise; birleşme ve tasfiye döneminde vergilerin etkileri incelenmiştir.Vergi hukukumuzda sermaye şirketleri şahıs şirketlerine göre daha avantajlı bir konumdadır. Sermaye şirketi ortaklarının sınırlı sorumluluğu, şirket borçları için taahhüt ettiği miktar kadar sorumlu olması, oto finansmanla büyüme ve devlet tarafından sağlanan vergisel avantajlarla şahıs şirketine göre ekonomik açıdan üstün ve ayrıcalıklı bir konumda sayılabilir.

BirleşmelerBüyümeKuruluş+6
Osman Serdal Karapınar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kamusal mallarda bedavacılık sorunu

Bireylerin kişisel bir takım ihtiyaçları olduğu gibi, birlikte yaşama zorunluluğu nedeniyle meydana gelen toplumun da ihtiyaçları vardır. Toplumsal ihtiyaçların nasıl karşılanacağı sorusu, toplumu oluşturan bireyleri meşgul etmiş ve bu soruya cevap aramaya yönlendirmiştir. Basit olarak toplumun genelinin ihtiyacını karşılamak için sunulan kamusal mal ve hizmetlerin neler olduğu ve nasıl sunulacağı ekonomistler ve politikacılar arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.Benimsenen devlet sistemiyle de bire bir ilgili olan kamusal mal ve hizmetler konusuna yaklaşım, devlete bakış açısına göre de biçimlenmektedir. Kamusal mal ve hizmetlerin sahip oldukları, ?fiyatlandırılamama? ve ?dışlanamama? özellikleri, kâr güdüsüyle hareket eden özel kesim tarafından üretilmemelerine neden olmakta, dolayısıyla bu tür mal ve hizmetlerin kamu kesimi tarafından üretilmelerini zorunlu hale getirmektedir.Kamusal malların yukarıda belirtilen özelliklerinden dolayı bireyler kamusal malların finansmanına katılmadan bu tür malların faydalarından yararlanabilirler. Bu durumda "bedavacılık sorunu" gündeme gelmektedir. Bireylerin kamusal mallara olan taleplerinin bilinmesi, bu tür malların finansmanına katılımlarının sağlanacağı düşüncesiyle bireylerin tercihlerini açıklatmaya yönelik bir takım mekanizmalar geliştirilmesine yol açmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, bireylerin tercih açıklatma mekanizmaları vasıtasıyla, gönüllü katılım durumlarına göre kamusal malların finansmanına katılma oranında yükselme olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Kamusal Mallar, Kamusal Hizmetler, Bedavacılık Sorunu, Tercih Açıklatma Mekanizmaları.

BedavacılıkDevlet anlayışıKamu hizmetleri+3
Aytaç Uğurlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi denetiminin etkinliği : Ankara ili vergi denetmen ve denetmen yardımcılarına yönelik bir uygulama

Vergi denetimi; vergi yasaları ve vergiye tabi tutulan yükümlülerin ve vergi işlemlerinin tam olarak kavranabilmesini sağlayan ve vergi idaresi ile yükümlülerin mevcut vergi sisteminde yer alan ilke ve kurallara uygun davranıp davranmadıklarını belirlemeye yönelik olan ve vergi idaresi tarafından yapılan işlemlerin tümü olarak tanımlanabilir.Örgütsel başarı, genellikle ?etkinlik? ve ?verimlilik? kavramları ile değerlendirilmektedir. Etkinlik; örgütün amaçlarına ulaşma derecesini, başarı ve başarma derecesini belirtmektedir. Verimlilik ise, en az vergi masrafıyla en fazla vergi geliri elde etmeyi ifade etmektedir.Vergi denetiminde etkinliğin sağlanmasını sadece vergi denetim sistemindeki alınacak birtakım tedbir ve düzenlemelerle gerçekleştirmek mümkün değildir. Olaya sistem yaklaşımı anlayışından hareketle bir bütün olarak bakılması ve vergi idaresinin etkinliği açısından olayın değerlendirilmesi daha uygun olacaktır.Yaptığımız analizde vergi denetimi ile ilgili vergi denetim elemanlarının karşılaştığı sorunları ve bu sorunların vergi denetimini üzerindeki etkinliği belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın ana kitlesini, Ankara ilinde faaliyet göstermekte olan Vergi Denetmen ve Vergi Denetmen Yardımcıları oluşturmaktadır. Analiz sonuçları vergi denetim elemanlarının kendi aralarında bir iç çekişmenin yaşandığı ve denetim birimleri arasında bir örgütlenme sorunu olduğunu destekler niteliktedir.

AnkaraDenetimDenetçiler+4
Ali Övet
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00