
20
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
İstanbul Ermenileri ve müzik pratikleri
İstanbul sınırları içinde, birbirlerinden farklı Ermeni etnisiteleri aynı cemaat içinde bir arada yaşamaktadırlar. Bu çalışma, İstanbul'da yaşayan Ermenileri tanımlanmaya ve müzik pratikleri üzerinden Ermeni etnisitesini analiz etmeye çalışmaktadır. Birbirinden farklı Ermeni etnisiteleriyle, bu etnisitelerin akışkanlığı bağlamında Ermeni müziksel kimliklerindeki benzerlik ve farklılıkların inşası ortaya konulmaktadır.Literatürde bulunan Ermeni müziği tanımlamaları ile alan araştırmalarında elde edilen bulgular karşılaştırılarak teoride tanımlanan Ermeni müziği ile pratikte icra edilen Ermeni müziği arasındaki farklar öne çıkarılmaya çalışılmaktadır. Tarihsel süreçte değişime uğrayan Ermeni müzik pratiklerinin, topluluğun bu süreçte yaşamsal pratikleriyle doğru orantıda değişim gösterdiği saptanmaktadır.Odak topluluk olarak İstanbul Ermenileri üzerinde durulan çalışmada, yoğun olarak alan araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Katılımcı gözlem ve görüşmeler ile yapılan araştırmalarda elde edilen bulgular, etnomüzikoloji disiplininde etnik grup ve etnisite hakkında öne sürülen teoriler üzerinden analiz edilerek bir kuramsal çerçeveye oturtulmuştur.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Ermenilik kavramı üzerinde durularak, birbirinden farklı Ermeni tanımlamaları farklı bağlamlarda ele alınmıştır. Dinsel açıdan Ermeni tarihi incelenmiştir. Türkiye Ermenileri hakkında tarihsel bilgi verilmiş ve çalışmanın odağı olan İstanbul Ermeni cemaatinin profili çizilmiştir.İkinci bölümde, Ermeniler bir etnik grup olarak ele alınmış, kavramsal boyutta etnik grup, etnisite, kimlik, kolektif kimlik, etnik kimlik ve kültürel kimlik kavramları açıklanmıştır. Ermeni kimliği kavramsallaştırılması üzerinde, kimlik ve kimlik türleri üzerinde durulmuştur.Çalışmanın üçüncü bölümünde, Ermeni müziği tanımlamaları ele alınmıştır. Alanda gözlemlenen İstanbul Ermenilerinin pratikleri, yaşamsal pratikler içerisinde müziğin yerini görebilmemiz açısından dinsel ve dünyasal ana başlığı altında sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmayla, pratiklerde öne çıkan müziksel unsurlar ve müziksel kimliklerin rolü ortaya konmaya çalışılmıştır.
Fagotun temel yapısal özellikleri ve perde, trill, parmak tekniği kolaylıkları üzerine çalışma önerileri
Bu çalışmada fagotun yapısal özellikleri, ses karakteri, perde sistemi, temel teknik pozisyonları, alternatif pozisyon önerileri, trill pozisyonları, nüans önerileri, orkestra ve solo fagot eserlerinde bilinen zor pasajları daha farklı parmak pozisyonları kullanarak kolaylaştırmaya yönelik öneriler sunulmuştur. Önerilen pozisyonlar sadece gösterilen eserlerde değil, çalındığında aynı zorlukla karşılaşılan tüm eserlerde ve orkestra sololarında uygulanabilir. Bağlı geçiş ve nüans önerileri şemalarda gösterilmiş olup var olan parmak pozisyonlarına ilave önerilerle zenginleştirilmeye çalışılmıştır.Birinci Bölüm'de modern fagotun doğuşu, fagotun temel yapısı, kalın, orta ve ince oktavlardaki seslerin karakterleri incelenmiş, Heckel sistemdeki fagotların perde düzeneği, monofonik ses tablosu ve bu tezde gösterilen perde sisteminin şema üzerinde gösterimi yapılmıştır. Notaların yanında bulunan rakamlar, o notanın hangi oktavda olduğunu gösterir. Bütün oktavlar Do naturel sesi ile başlar.İkinci Bölüm'de fagotun bütün sesleri ele alınmış her ses üzerinden yarım ve tam ses olmak üzere trill önerileri sunulmuş, alternatif nüans önerileri şemalar üzerinde gösterilmiştir. Lewis Hugh Cooper ve Howard Toplansky'nin hazırlamış olduğu `Essentials of Basson Technique' adlı kitaptan sayfa düzeni ve şemalar olmak üzere fagotun sabit olan parmak pozisyonları alınmış olup, bazı parmak pozisyonları ve trill önerileri tarafımdan geliştirilerek düzenlenmiştir. Trill pozisyonları daima alt ses baz alınarak yazılmıştır. Örneğin; La ? Si trilli görmek istenirse `La' sesine bakmak gereklidir. Yine İkinci Bölüm'de nüans, trill ve parmak tekniği kolaylıkları üzerine çalışma önerileri sunulmuş olup orkestra ve solo fagot eserlerinde çalınması zor olan pasajlar ele alınmış, bu pasajlardaki parmak pozisyonlarına alternatif öneriler getirilerek çalmayı kolaylaştırmak adına çözüm önerileri sunulmuştur. Önerilen bu parmak pozisyonlarını uygulayan öğrencilerin başarılı oldukları, bu pozisyonların sayesinde gerek sınavlarda gerekse solo konserlerde rahat bir şekilde zorlanmadan birçok zor pozisyonun üstesinden gelebildikleri görülmüştür.
Marimbanın yapısal ve tınısal analizi, Marimba repertuvarı, Ney Rosauro'nun Marimba müziğine katkıları
İnsanoğlunun varoluşundan bu yana bilinen en eski enstrümanlar içinde, vurmalı çalgıların ilk sırada olduğu tahmin edilmektedir. Çağlar ilerledikçe yaratılan vurmalı çalgıların yapısı ve tınısı değişmekte ve gelişmektedir. Önce çeşitli ağaç ve kemiklerden çok ilkel bir şekilde oluşturulan davullar yüzyıllar içinde giderek melodi üreten enstrümanlar şekline de gelmişlerdir. Klavyeli vurmalı çalgılar adı verilen vurmalı çalgı grubu bu ailenin bir parçasıdır.Bu çalışmada 20. y.y. da ortaya çıkan hem yerel hem de klasik müziğin bir parçası haline gelen marimbanın tarihine ışık tutmak amaçlanmıştır. Bugün Afrika'daki birçok kabilenin temel enstrümanı olan, aynı zamanda teknoloji ile gelişen yeni modelleriyle konçertolarla, solo parçalarla, senfonik eserlerle klasik müzikte kendine bir yer edinen marimbanın ortaya çıkış öyküsü anlatılmaya çalışılmaktadır. Çalışmada marimbanın en basit klavyeli vurmalı çalgıdan en gelişmişine kadar olan ailenin diğer üyeleriyle benzerlik ve farklılıklarına değinilmiştir. Marimbanın yapım aşaması, akortlanması ve sonucunda ortaya çıkan ses rengi hakkında yorumlara yer verilmiştir. Ünlü marimba virtüözü Keiko Abe'nin marimbası hakkında bilgiler sunulmuştur. Marimbayı çalmaya yarayan maletler hakkında bilgi verilmiş, duruş ve tutuş pozisyonları irdelenmeye çalışılmıştır.20. y.y. da giderek artan eserlerle gittikçe genişleyen marimba repertuvarının tarihine ışık tutan en önemli konçertolar, solo parçalar ve oda müziği eserleri ele alınmış, ilk marimba konçertolarının yazarları olan Paul Creston, Darius Milhaud, Robert Kurka, James Basta ve yakın çağ marimba repertuvarının en çok çalınan ve dinlenen konçertolarının bestecisi Ney Rosauro ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Marimbanın tarihe ilk resmi çıkışından 5 oktavlık konser marimbalarının oluşumuna kadar olan süre kronolojik açıdan anlatılmaya çalışılmıştır.Marimba müziğine gerek teknik gerekse müzikal açıdan sayısız katkıları olan Ney Rosauro'nun yaşam öyküsünden bilgilere yer verilmiş olup, bestelediği eser ve yazdığı çalışma kitapları anlatılmaya çalışılmıştır. Uzun yıllar süren çalışmalarından sonra geliştirerek oluşturduğu tutuş tekniği hakkında bilgiler verilmiş, diğer teknikler ile karşılaştırılmış ve eserlerinden örnekler verilmiştir.
Hemşin kültürel kimliğinin müziksel dinamikleri
Bu çalışma Hemşin kültürel ve müziksel kimliğini birlik ve farklılıkdiyalektiği bağlamında araştırmaktadır. Kültürel kimlik kavramının yanı sıraotantisite terimi de bu çalışmada analitik bir araç olarak işlev görmektedir.Dolayısıyla çalışmanın amacının Hemşin müziksel kimliğini otantisite, kültürelkimlik ve temellük gibi bir dizi analitik kavramla incelemek olduğu söylenebilir.Müziğin sosyal değişim bağlamında pek az değişmeden kalabildiğinisöylemeye bile gerek yok. Göç, müziğin kentli Hemşin toplumu içindeki üretimi,desteklenmesi ve tüketim kalıpları üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Bu çerçevedeçalışma Hemşin müzik pratiklerini, özellikle de horon icrasını, sadece `yuva'da(Çamlıhemşin) değil aynı zamanda `gurbet'te ( bir örnek çalışma olarak İzmir) elealmaktadır.
Müzisyen beyni: Profesyonel kadın müzisyenlerle müzik eğitimi almamış kadınların müziği algılayışındaki farklar: Bir FMRI çalışması
Müzik üzerine yapılan disiplinlerarası çalışmaların farklı noktalara odaklandığı gözlenir. Öne çıkan araştırma konusu ise müzik algısıdır. Bu konuda yapılan çalışmalarda profesyonel olan ve olmayan gruplar üzerine çalışılmış, gerek performans gerekse pasif dinleme yoluyla her iki grubun karşılaştırıldığı araştırmalar yapılmıştır. Müzik ve tıp bilimlerinden araştırmacıların ortaklaşa çalıştığı bu tez çalışmasında katılımcılara pasif müzik dinletme yöntemi uygulanmış ve profesyonel kadın müzisyenlerle müzik eğitimi almamış kadınların müzik algılayışları arasındaki farklar incelenmiştir. Katılımcılar beş kadın piyanist ve beş müzisyen olmayan kadından oluşur. Her iki gruba da uyarıcı olarak iki müzik yapıtı (Batı sanat müziği ve Türkçe pop) bir beyin görüntüleme tekniği olan fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) çekilirken dinletilmiş ve katılımcıların dinledikleri müziğe karşı tepkilerinin beyinde izlenebilirliği araştırılmıştır. fMRI çekimlerinden önce ve sonra yapılan görüşmelerde katılımcıların müzik eğitimleri, kültürel geçmişleri, müzik beğenileri ve müziğin onlara ne ifade ettiği, çekimler sırasında nelere odaklandıkları sorularak müziği nasıl algıladıklarına dair veriler elde edilmiştir.Çalışmanın hipotezi müzik eğitimi alan kişilerin duymayla ilgili beyin bölgelerinin eğitimsizlere göre daha gelişmiş ve mesleki becerilerinin müziği algılayışta etken olmasıdır.
Aktif öğrenmenin müzik tarihi dersine ilişkin başarı, tutum ve özyeterlik üzerindeki etkisi
Bu araştırma, aktif öğrenme yöntemlerinin müzik öğretmeni adaylarının Müzik Tarihi dersine ilişkin başarı, tutum ve özyeterlikleri üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deney deseni kullanılmıştır. Araştırma 2007-2008 öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nın 1. sınıfında öğrenim gören 29 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Müzik Tarihi dersleri deney grubunda aktif öğrenme yöntemleri ile, kontrol grubunda edilgin öğretim yöntemi ile yürütülmüştür.Bu araştırmada veri toplama aracı olarak Müzik Tarihi Dersi Başarı Testi, Müzik Tarihi Dersine İlişkin Tutum Ölçeği ve Müzik Tarihi Dersine İlişkin Özyeterlik Ölçeği kullanılmıştır.Araştırma sonuçları, aktif öğrenme yöntemlerinin müzik öğretmeni adaylarının Müzik Tarihi dersine ilişkin başarıları, Müzik Tarihi dersine ilişkin tutumları üzerinde anlamlı düzeyde etkili olduğu yönündedir. Ancak aktif öğrenme yöntemleri müzik öğretmeni adaylarının Müzik Tarihi dersine ilişkin özyeterlikleri üzerinde anlamlı farklılık yaratmamıştır.
Vurmalı çalgılar ekseninde tınısal ve rastlamsal yaklaşımlar: Betin Güneş Senfoni no :6 ''Hayriye Hala''
Betin Güneş'in ?Hayriye Hala? başlıklı 6. Senfoni'si, çalgılamasında kullanılan vurmalı çalgılar ve bu çalgıların biçemsel kullanımı açısından farklı uygulamalar ve yenilikler barındıran bir yapıttır. Bestecinin, büyük bir sevgiyle bağlı olduğu halasının vefatından sonra bestelediği ve halasına adadığı bu yapıtta, vurmalı çalgılar oldukça önemli ve sıra dışı görevler üstlenmişlerdir.Yapıt, yaklaşık otuz adet vurmalı çalgıdan meydana gelen oldukça geniş bir vurmalı çalgılar grubu barındırır. Orkestral kullanımda standartlaşmış bir biçimde kullanılan timpani, büyük davul, trampet ve üçgen zil gibi çalgıların yanı sıra, Güney Amerika, Afrika ve Asya kökenli bazı çalgılar da vurmalı çalgılar grubu içerisinde kullanılmıştır. Rainstick (yağmur çubuğu), slapstick (kamçı), cowbell (inek çanı) ve gemi çanı gibi orkestra yazısında standart olarak kullanılmayan çalgılar bunlardan bazılarıdır.Çalgılamasındaki bu çeşitliliğin dışında, rastlamsallık, tınısallık, grafik notalama ve serbest doğaçlama gibi 20. yüzyıl müziğinin belli başlı akımlarının yapıtın yazı dili içerisinde özümsenmesi ve bu çerçeve içerisinde vurmalı çalgıların önemli işlevler üstlenmesi ?Hayriye Hala? senfonisini hem vurmalı çalgılar hem de 20. yüzyıl senfoni dağarı içerisinde ayrıcalıklı bir yere oturtmaktadır.Birinci ve beşinci bölümlerde, vurmalı çalgılar tartımsal vurguları desteklemenin yanı sıra, salt tınısal özelliklerinden dolayı da kullanılmış, orkestral yazıda yaylı ve üflemeli çalgılar gruplarına karşı farklı bir katman oluşturarak bağımsız bir şekilde hareket etmiştir. Besteci, yapıtın son bölümü olan beşinci bölümde küçük, orta ve büyük boylarda toplam 20 tane gong ile diyatonik ve kromatik diziler oluşturarak bu çalgılara ezgisel görevler vermiştir.6. Senfoni'nin dördüncü bölümü, senfonik yazıda örneğine rastlanmayan bir uygulama sergiler: yaylı çalgılar, tahta ve bakır üflemeli çalgılar gruplarındaki müzisyenler de, vurmalı çalgı olarak işlev görebilecek her türlü objeyi kullanarak vurmalı çalgılar grubunun bir üyesi haline gelirler. Tencere kapağı, herhangi bir metal ya da tahta obje bu müzisyenler tarafından kullanılabilmektedir. Diğer bir anlatımla, tüm senfoni orkestrası devasa bir vurmalı çalgılar topluluğuna dönüşmüştür. Bu bölüm, hem vurmalı çalgıların kullanımı hem de yapıtın dramatik yükselişi açısından senfoninin merkez noktası olmuştur.Tüm bu sebeplerden dolayı, Betin Güneş'in 6. Senfoni'sinde kullanılan vurmalı çalgılar grubu, müzikal anlamda orkestradaki diğer gruplardan daha önemli bir yere sahip olmuştur. 27 Mart 1999'da gerçekleştirilen ilk performansının üzerinden henüz on sene geçen bu yeni yapıt, ekstra-müzikal içeriği ve vurmalı çalgıları eksen noktası olarak barındırması bakımından 20. yüzyıl senfonik dağarı içerisindeki özel yerini çoktan almaya başlamıştır.?
Bireysel ses eğitiminden toplu ses/koro eğitimine geçiş sürecindeki yaklaşımlar
Bu araştırmanın amacı, bireysel ses eğitiminden toplu ses/koro eğitimine geçiş sürecindeki yaklaşımları saptamak, bulgularla durum değerlendirmesi gerçekleştirmek ve önerilerle bireysel ses eğitiminin daha işlevsel hale gelmesine katkı sağlamaktır.Bu çalışma nitel ve nicel araştırma yöntemleri esas alınarak hazırlanmıştır. Mesleki müzik eğitimi veren yükseköğrenim kurumlarında ses eğitimi derslerini yürütmüş veya yürütmekte olan öğretim elemanları, ve 2009-2010 eğitim-öğretim yılı bahar dönemi bireysel ses eğitimi toplu ses /koro eğitimi dersi alan öğrencilerden oluşan örneklem kapsamında gerçekleştirilmiştir.Araştırma kapsamında oluşan alt problemlere veri sağlamak amacıyla araştırmayla doğrudan ya da dolaylı ilgisi olan bilimsel çalışmalar toplanmış, örneklemde yer alan üniversitelerin ilgili anabilim dallarında bireysel ses eğitimi dersini yürütmüş veya yürütmekte olan öğretim elemanlarına, 2009-2010 eğitim öğretim yılı bahar dönemi bireysel ses eğitimi dersini alan öğrencilere anket uygulanmıştır.Bu araştırmada; bireysel ses eğitiminde kullanılan yöntem ve tekniklerin, toplu ses/koro eğitimine zemin hazırladığı sonucuna varılmıştır. Nitelikli bir toplu ses/koro eğitimi için, koro üyelerine, nitelikli bir bireysel ses eğitimi verilmesi önerilmektedir.
Özlem Tekin örneğinde rock müzikte kadın: toplumsal cinsiyet, etnisite, hegemonya
Popüler müzigi toplumsal cinsiyet çerçevesinden anlama çabası içerisinde olan bu çalısma, erkek-üstün rock müzikte bir kadın rock yıldızının deneyimlerine odaklanır. Bununla birlikte toplumsal cinsiyeti bir kimliklenme nedeni olarak kavrar. Kamusal alanın tüm görünümlerinde oldugu gibi erkek egemen popüler müzik endüstrisinin Özlem Tekin örneginde kadın popüler müzik sanatçılarına yaklasımını ve ayrıca bu durumun tersi olarak Özlem Tekin'in popüler müzik endüstrisi ile iliskisini ortaya koymaya çalısır. Bu iki yönlü iliskiyi hegemonya mücadelesi olarak merkeze tasır. Birinci bölüm, bir kimliklenme ekseni olarak ele alınan toplumsal cinsiyet kavramını ve dolayısıyla bu çalısmanın odagı olarak kadınlıgı, bir kültürel kimlik ve etnisite olarak görme egilimindedir. Ayrıca feminist, antropolojik, kültürel çalısmalar, ifade kültürü ve müzikte kadın çalısmaları yaklasımlarını gözden geçirerek kuramsal bir temel insa etme çabası içerisindedir. kinci bölüm, etnografik gözlem ve görüsme teknigi ile gerçeklestirilen alan çalısması ve dolayısıyla Özlem Tekin ve onun müziksel kimligine odaklanır. Öncelikle toplumsal cinsiyetli verili bir kültür içerisinde yetisen ve toplumsal cinsiyetli bir müziksel alt kategori olan heavy metal'in ve daha genis anlamda rock müzigin Özlem Tekin'in bireysel kimligi ve habitusunu nasıl etkiledigi ortaya koyularak, bu kimlik ve habitusun onun müzigine ve müzisyenligine olan etkileri açıklıga kavusturulur. Özlem Tekin'in müzisyenlik geçmisi gözden geçirilerek, müzik endüstrisi ile olan iliskilenmesi ve bu iliskilenme sonucu ortaya çıkan yeniden biçimlenmenin görünümleri Gramsci'nin hegemonya kavramına oturtulur. Müzik endüstrisiyle iliskilenmenin öncü hedefi olarak albümleri ve ardından canlı performansları dikkatlice gözden geçirilir ve izlerkitlenin onu nasıl tükettigine odaklanılır. Üçüncü bölüm ise Özlem Tekin'in albümleri ve canlı performanslarındaki müziginin geleneksel müzikolojik metin analizi ile popüler müzik baglamını bir arada ele alma çabası içerisindeki müziksel analizlerinden olusur. Bu bölümde incelenen örnek sarkılar, onun toplumsal cinsiyet düzenine bakısını ve kimliginin görünümlerini ortaya koyarak teorik argümanların sounda nasıl yansıdıgını gösterir. Bu çalısma, popüler müzigin kültürel bir alan olarak çatısmalarla dolu yapısı ile toplumsal cinsiyetin bu çatısmalı alanda ne kadar derinlere isledigini ortaya koymaya çalısır ve bu baglamda disiplinlerarası bir yaklasımı sergileyerek popüler müzigin akademik alanda arastırma yapılabilecek kadar degerli bir fenomen oldugu yönündeki düsüncelerden hareketle insa edilmistir.
Konservatuvarlarda verilmekte olan kontrbas eğitiminde çağdaş Türk kontrbas müziği eserlerinin yeri ve değerlendirilmesi
Çağdaş Türk Müziği, konservatuvarlarda verilen eğitiminin içerisinde yer alması gereken, ulusumuzun renklerini ve özgünlüğünü taşıyan önemli bir müzik türüdür. Bu çalışmada, Çağdaş Türk Kontrbas Müziği dağarcığının konservatuvarlarda verilmekte olan kontrbas eğitimi müfredatları içerisinde yer alabilecek özelliklere sahip olup olmadığı ve konservatuvarlarımızda verilmekte olan kontrbas eğitiminde Çağdaş Türk Kontrbas Müziği eserlerine ne derecede yer verildiği araştırılmıştır. Bilimsel geçerlilik ve güvenilirlikle saptanan veriler ışığında Çağdaş Türk Kontrbas Müziği ve eğitiminin gelişimine katkıda bulunması amaçlanmıştır. Çağdaş Türk Müziği bestecileri ve yapıtları incelenmiş, içlerinden kontrbas için yazılmış ve Çağdaş Türk Kontrbas Müziği dağarcığını oluşturabilecek eserler seçilmiştir. Bu eserlerin eğitim dağarcığına ve kontrbas konser dağarcığına katılması; kontrbas eğitimi alan öğrencilere, kendi ulusunun renklerini taşıyan eserleri seslendirerek çalgıyla bütünleşmelerine ve Çağdaş Türk Kontrbas Müziği'nin de yaygın olarak tanınmasına katkıda bulunacaktır.