Gaziantep University
Discipline

Sivil Havacılık Yönetimi Anabilim Dalı

Gaziantep University

119

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yer hizmeti işletmelerinde uygulanan iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri başarı faktörleri ve uygulamadaki sorunların belirlenmesine yönelik bir araştırma

İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemlerinin başarıyla uygulanması çalışanların emniyetini sağlamakta, sağlıklarını korumada ve bu sayede etkinlik ve verimliliklerini artırmada önemli bir role sahiptir. Bu rol işletmelerin amaçlarını gerçekleştirmesinde ve toplumsal maliyetlerin azaltılmasında önemli bir araç konumundadır. Bu nedenle İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri başarısının artırılmasında fayda vardır. Bu çalışmada, Türkiye'de hava taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren yer hizmeti işletmelerinin uygulamış oldukları İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemlerinin başarısını etkileyen faktörler ile uygulamada yaşanan sorunları tespit ederek belirlenen sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, bağlamı dikkate alarak derinlemesine bilgi toplanılması amaçlandığından, nitel araştırma deseni tercih edilmiş ve tümevarımsal ve betimsel nitel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma Türkiye'deki A grubu ruhsat sahibi yer hizmeti işletmeleri ile yer hizmetleri kapsamında faaliyet gösteren ikram kuruluşları üzerinde yapılmıştır. Araştırmada iki farklı grup üzerinde iki farklı veri toplama yöntemi ile çalışılmıştır. İş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin üst düzey yöneticilerinden Nominal Grup Görüşmeleri yöntemi ile veri toplanmıştır. 24 İSG uzmanından oluşan ikinci grup katılımcılardan ise açık uçlu anket aracılığıyla veri toplanmıştır. Araştırma verileri, nitel veri analizi yöntemleri ile çözümlenmiş, araştırma soruları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda yer hizmeti işletmelerinde uygulanan İSGYS'lerin başarı faktörleri pozitif emniyet kültürü, üst düzey yönetimin desteği, paydaşlar, İSGYS uygulamaları, mevzuat ve İSG profesyonelleri temaları altında değerlendirilmiştir. İSGYS'lerin uygulanma sorunları ve çözüm önerileri de başarı faktörlerine benzer olarak ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda İSGYS'lerin başarısını etkileyen, uygulanma sorunlarını ortaya çıkaran ve çözüm önerilerinde öncelikli olan asıl temanın pozitif emniyet kültürü olduğu görülmektedir.

Hava yolu işletmeleriHizmet işletmeleriSivil havacılık+5
Harun Karakavuz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki sivil havaalanlarında güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunların belirlenmesine yönelik bir araştırma

Hava taşımacılığının başlangıç ve bitiş noktası olan havaalanlarında sunulan güvenlik hizmetleri, havacılık güvenliğine yönelik yasadışı olayların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte havaalanı güvenlik hizmetleri, hava taşımacılığının sağlamış olduğu hız ve konfora ilişkin faydaların azalmasına da neden olabilmektedir. Bu kapsamda havaalanı güvenlik hizmetlerinin başarısının artırılması hem havacılık güvenliğinin hem de yolcu memnuniyetinin sağlanması açısından gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda havaalanlarında sunulan güvenlik hizmetlerinin başarısı, havacılık güvenliği unsurlarının (insan, güvenlik sistem ve cihazları) etkin ve verimli bir biçimde yönetilmesine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, yukarıda sözü edilen gerekliliklerin sağlanabilmesi adına havaalanı güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler, amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen Emniyet, Özel Güvenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatında farklı görev ve pozisyonlarda bulunan katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel veriler tümevarımsal yöntemle analiz edilmiş, araştırma sorusu kapsamında bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda havaalanı güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunlar; havaalanı güvenlik hizmetlerinde farklı kurum/kuruluşların görev alması, havacılık güvenliğinin branşlaşma alanı olmaması, mevzuattan kaynaklanan sorunlar, denetimlerden kaynaklanan sorunlar, paydaşlara özgü sorunlar, havacılık güvenliği eğitimleri ve güvenlik adanmışlığı temaları altında değerlendirilmiştir. Temalar ayrı ayrı açıklandıktan sonra, temalar arası ilişkilere değinilerek sorunlara genel bir bakış açısı kazandırılmış, potansiyel tehlike olarak nitelendirebileceğimiz bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sivil Havacılık Güvenliği, Havaalanı Güvenliği, Sivil Havacılık Yönetimi, Nitel Araştırma

GüvenlikGüvenlik hizmetleriGüvenlik yönetimi+3
Selçuk Kayhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye hava kargo taşımacılığı sektöründe havayolu seçim kriterlerinin analitik hiyerarşi yöntemi ile incelenmesi

Hava kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren hava kargo acentelerinin amacı, kargoların en hızlı şekilde ve en düşük maliyetle, doğru zamanda ve doğru yere ulaştırılmasını sağlayacak havayolunun seçimini yapmaktır. Kısacası hava kargo acenteleri "Kargo gönderim sürecinde hangi havayolunu seçmeliyim?" sorusuna yanıt aramaktadır. Bu bağlamda havayolu seçimini etkileyen kriterleri belirlemek ve önem derecelerini hesaplamak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hava kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren havayollarının, seçim kriterlerinin önem derecesine göre stratejiler belirlemesi sürdürebilirlik ve rekabet gücünün artırılabilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, hava kargo taşımacılığı sektöründe havayolu seçimini etkileyen kriterleri belirlemek, bu kriterlerin önem derecesini hesaplamak ve hesaplanan önem derecelerini dikkate alarak belirlenen dört havayolu işletmesinin karşılaştırılmasını çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Süreci yöntemi ile gerçekleştirmektir. Bununla birlikte analiz sonucunda Türkiye hava kargo taşımacılığı sektöründe en rekabetçi havayolu belirlenmiş olacaktır. Yöntem olarak AHP'nin kullanılmasının nedeni, kurulacak olan hiyerarşinin çok kriterli olması ve kriterlerin önem derecesinin hesaplanmasında ikili karşılaştırmaların uzman kişiler tarafından yapılmasının uygun görülmesidir. Veriler anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Anket hava kargo acentelerinde üst düzey yönetici konumunda olan kişilere uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hava Kargo Taşımacılığı, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP),Havayolu Seçim Kriterleri, Rekabet Gücü, Hava Kargo Acenteleri

Analitik hiyerarşi süreciAnalitik hiyerarşi yöntemiHava yolları+7
Mehmet Şahin Durak
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu yolcu ve bagaj kabul bölümünün analizi ve hizmet kalitesi algısına etki eden faktörlerin araştırılması

Yolcuların havalimanı terminaline girdiklerinden itibaren havayolu sorumluluğunda aldıkları hizmetlerin başında yolcu ve bagaj kabul (check-in) hizmeti gelmektedir. Bu adımdan itibaren havayolu hizmet kalitesi yolcu perspektifinden değerlendirilmeye başlanmaktadır. Havalimanı terminali içerisinde yolcunun en fazla beklediği süreç ise check-in hizmetidir. Hizmet süreçlerinde müşterileri ne kadar az beklerler ise o kadar fazla memnuniyet düzeyi o kadar fazla olmaktadır. Diğer bir yandan check-in hizmetlerinde bekleme davranışının yanı sıra yolcuların hizmet kalitesini nasıl değerlendirdiği önem taşımaktadır. Araştırmada ortak kullanım kontuar check-in kuyruk sistemleri benzetim yöntemi ile incelenmiştir. Kuyruk sistemi parametreleri ele alındıktan sonra yolcuların check-in hizmetlerinde kalite algısını şekillendiren bileşenlerin ne olduğu araştırılmıştır. Daha sonra yolcuların algıladıkları kuyrukta bekleme süreleri ile gerçek süreler arasında fark olup olmadığı ve bu durumun genel memnuniyet düzeyi ile hizmet kalitesi bileşenleri üzerine olan muhtemel etkileri incelenmiştir. Araştırma kapsamında benzetim modelinin yer aldığı bölüm için 2015 Mart ayında İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan veri toplanmıştır. Devamında yer alan bölümler için ise Antalya Uluslararası Havalimanı'nda 11-14 Eylül 2015 tarihleri arasında 412 yolcuyla anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmada check-in kuyruğundaki hizmetin ve bekleme davranışının hem somut olgulara dayanan hem de algısal tarafları hizmet kalitesi bağlamında detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

Ayrık olay benzetimiBagajHava yolu taşımacılığı+4
Emircan Özdemir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Rekabet gerilimini etkileyen unsurlar üzerine Türkiye iç hat havayolu taşımacılığı pazarında bir uygulama

Rakip analizi, pazar içerisinde yer alan firmaların her birinin farklı kaynak donatımlarına sahip olduğu ve rekabet halinde olunan pazarların da farklı özellikler gösterdiği varsayımlarından hareketle oluşturulmuş bir analiz aracıdır. Buna göre, pazar içerisinde yer alan firmaların kaynakları ve firmaların rekabet halinde olduğu pazarlar da kendi içerisinde farklılıklar gösterecektir. İşte bu noktadan hareketle bu araştırma rekabet edilen pazarların benzerlik derecesini ölçen pazar ortaklığı ile kaynakların benzerlik derecesini ölçen kaynak benzerliğinin firmaların rekabet algılarında etkili olup olmadığını Türkiye iç hatlar havayolu taşımacılığı pazarında yer alan firmalar üzerinde test etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla söz konusu bağlam içerisinde rekabet dinamikleri alanının sunmuş olduğu varsayımların ülkemiz iç hatlar havayolu pazarında işlerlik durumunun ortaya konması hedeflenmektedir. Rakip analizi her bir firmanın gözünden ayrı ayrı yapılmaktadır. Böylelikle firmaların birbirlerine bakış açıları farklılık gösterecektir. Bu bağlamda, firmalar arasındaki rekabetin simetrik bir görünümde olmadığını savunan rekabet asimetrisinin iç hatlar havayolu pazarında yer alan firmalar arasında var olup olmadığının ortaya konması da çalışmanın amaçları arasındadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma iç ve dış paydaşlara uygulanan birincil veriler (anket) ve otoriteler tarafından sağlanan ikincil verilerden yararlanılarak oluşturulmuştur. Sonuç olarak algılanan rekabet gerilimi ile pazar ortaklığı, kaynak benzerliği, piyasa yoğunlaşması ve rekabet asimetrisi arasında anlamlı ilişkiler bulunmuş ve rekabet geriliminin farklı boyutları altında gerilimi açıklayan farklı modeller elde edilmiştir.

Hava yolu işletmeleriHava yolu taşımacılığıRekabet+6
Mehmet Yaşar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kurumsal kuram perspektifiyle havacılıkta emniyet yönetim sistemi uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu çalışmanın konusu son yıllarda havacılık örgütleri arasında hızla yayılan Emniyet Yönetim Sistemi (EYS) uygulamalarıdır. EYS havacılık faaliyetlerinin emniyetli bir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla ortaya çıkmış ve kısa sürede hem ulusal hem de uluslararası alanda yayılım göstermiş yönetsel bir uygulamadır. Havacılık sektörü içinde faaliyet gösteren birçok örgütün EYS uyguladıkları ve bünyelerinde EYS bölümleri oluşturduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, sözü edilen yeni uygulama karşısında havacılık örgütlerinin ne türden tepkiler verdiklerini, örgütsel alanda eşbiçimliliğin oluşup oluşmadığını ve uygulamanın gerçekten benimsenip benimsenmediğini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Veri toplarken birincil ve ikincil kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışmanın birincil verileri araştırmacı tarafından oluşturulan 13 soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlemlerden alınan notlar ile toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiş olan, Türkiye'deki A grubu ruhsat sahibi yer hizmeti örgütleri ile yer hizmetleri kapsamında faaliyet gösteren ikram kuruluşları ve terminal örgütlerinden oluşan toplam 11 örgütün Emniyet Yönetim Sistemi'ni kurup yönetmekten sorumlu yöneticileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya ilgili tüm tarafları dahil edebilmek adına alanda düzenleyici ve denetleyici otorite rolünde olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden 1 EYS denetçisi ile de yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nitel verilerin analiz edilmesinde tümevarımsal ve tümdengelimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın ikincil verileri, katılımcı örgütlerden elde edilen belgeler ve araştırmacı günlüğünden elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya dahil edilen örgütlerde EYS uygulamalarının yayılımın altında yatan nedenler olarak kuralcı kurumsal baskılar, sivil havacılık otoritesinin mevzuatına uyma zorunluluğu ortaya çıkmış ve alanda zorlayıcı eşbiçimlilik mekanizmasının ve meşruiyet kaygısının hakim olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen kurumsal baskı karşısında araştırma alanı içerisindeki havacılık örgütlerin çoğunluğunun kaçınma ve ayrı tutma stratejisi bir kısmının ise kabullenme ve uyma stratejisi izlediği ortaya çıkmıştır. Son olarak, araştırma alanı içerisindeki örgütlerin büyük çoğunluğunun EYS uygulamalarını törensel olarak benimsedikleri de ortaya çıkmıştır.

EmniyetEmniyetli yönetimEşbiçimlilik+7
Yeşim Kurt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinin sosyal paylaşım sitelerindeki sayfalarında elektronik müşteri sadakati oluşturulabilmesine etki eden faktörler

Günümüzde teknoloji alanında yaşanan hızlı gelişmelerle beraber, işletmelerin pazarlama plan ve faaliyetleri bu doğrultuda yeniden şekillenmeye başlamıştır. Bu yeni şekillenme, sosyal medya sitelerini ortaya çıkarmış ve bu sayede işletmelerle müşteriler arasında interaktif bir iletişim ortamı oluşmuştur. Bu duruma havayolu işletmeleri de kayıtsız kalamamış ve işlemlerini, soysal medya ortamına taşımaya yönlendirmiştir. Sosyal medya siteleri sayesinde havayolu işletmeleri, farklı özelliklere sahip müşterilerle iletişime geçerek onların istek ve ihtiyaçlarını belirleyebilmekte, sorunlarına anında müdahale edebilmekte, hizmetleri ile ilgili en güncel bilgileri onlarla paylaşabilmektedir. Söz konusu faaliyetler de kullanıcıların tekrar bu sayfaları ziyaret etme niyetini, bir diğer ifade ile elektronik sadakati olumlu yönde etkileyebilmektedir. Bu bağlamda çalışma; havayolu işletmelerinin sosyal medya sitelerinde yer alan sayfalarında, elektronik sadakat yaratma çabaları üzerinde etkili olduğu düşünülen kişiselleştirme, etkileşim, sayfa tanınırlığı, online zevk alma, kullanılabilirlik, üye profili, e-memnuniyet, aidiyet duygusu, sosyal bulunuşluk, online işletme itibarı, değişim maliyeti, e-güven değişkenleri ile e-sadakat arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya odaklanmaktadır. Araştırma kapsamında 5'li Likert ölçeği ile hazırlanan anket gerçekleştirilmiştir. Anketler, Türkiye'de faaliyet gösteren havayolu işletmelerinin, sosyal paylaşım siteleri olan Facebook ve Twitter'daki sayfalarını takip eden 490 kişiye uygulanmıştır. Verilerin analizi amacıyla Mann-Whitney U, Kruskal Vallis ve Korelasyon Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; söz konusu değişkenler ile e-sadakat arasında pozitif ve anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Etkili iletişimFacebookHava yolu işletmeleri+7
Seda Arslan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Havayolu şirketi kuruluşu ve gelişimi için parametrik modelleme

Havayolu endüstrisi büyük sermaye gerektirir, kar oranı düşüktür, ekonomik ve siyasi krizlerden kolayca etkilenir. Geçtiğimiz on yıllık süreçte birçok havayolu şirketi iflas etmiş ve zor durumdaki bazı havayolları da diğer havayolları tarafından satın alınmıştır. Gerçekleşen iflasların ana nedenlerinden birisi, beklenen çıktı miktarlarına göre girdilerin uygun şekilde planlanmamasıdır. Filo ve personel planlaması için çeşitli hesaplama yöntemleri bulunmaktadır. Aynı zamanda havacılık düzenlemelerinden kaynaklanan kısıtlar da vardır. Havayolu yönetimleri bu yöntemleri ve kısıtları kullanarak planlama kararlarını verirler. Ancak havayolu taşımacılığı çok boyutlu etkileşimlerin olduğu dinamik bir endüstridir. Sadece geleneksel üretim planlama yöntemleri kullanılarak doğru stratejik kararlar almak zordur. Sektörde aynı işi yapan birçok havayolu vardır. Bu havayolları benzer kararlar alırlar ve bu kararlar operasyon sonuçlarına dönüşerek veri tabanlarına kayıt edilirler. Belirli bir havayolu kümesinin geçmişte kullandıkları girdiler ve karşılığında elde ettikleri çıktılar veri olarak toplanmıştır. Bu veriler eğri uydurma regresyon analizini içeren parametrik yöntemler ile analiz edilerek bir karar destek modeli oluşturulmuştur. Dünyadaki otuz büyük havayolunun on bir yıllık (2002-2012) dönemdeki verileri parametrik yöntemlerle analiz edilmiştir. Elde edilen kararlı fonksiyonlar havayolu şirketlerinin kuruluş ve gelişiminde faydalı olabilecek karar destek sistemi için hazırlanan modelde kullanılmıştır. Ortaya çıkarılan model havayolunun kuruluş ve gelişiminde geleneksel personel ve filo planlama yöntemlerinin yanında sektördeki genel endüstri eğilimlerine göre bir karşılaştırma, düzeltme veya doğrulama aracı olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Havayolu, havayolu kuruluş ve gelişimi, parametrik modelleme, eğri uydurma, regresyon analizi, filo ve personel planlama

Eğri yerleştirme yöntemleriFilo planlamasıGeliştirme+7
Gürkan Açıkel
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Havaaracı bakım faaliyetlerinin dış kaynaklardan tedarik edilme sürecinde havacılık emniyetine etki eden faktörlerin tespit edilmesine yönelik bir araştırma

Günümüzde havayolu işletmeleri, bir yandan öz yeteneklerine odaklanırken diğer yandan uzmanlık alanları olmayan faaliyetler konusunda dış kaynaklara başvurmaktadırlar. Dış kaynaklardan yararlanma, hem artan bir nitelikte hem de çeşitliliktedir. Havaaracı bakımı faaliyetleri, havayolu işletmelerinin dış kaynaklardan temin ettiği hizmetlerin başında gelmektedir. Yatırım maliyetlerinin yüksek, uzmanlık ve tecrübe gereksiniminin çok fazla olduğu bakım faaliyetlerinin dış kaynaklardan temin edilmesinin en önemli amacı maliyetlerin azaltılmasıdır. Diğer yandan havaaracı bakımı emniyeti etkileyen faaliyet alanlarının başında gelmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'deki havayolu işletmelerinin havaaracı bakım faaliyetlerini dış kaynaklardan sağlamaları (DKK) halinde bu duruma özgü olarak ortaya çıkması muhtemel potansiyel tehlikelerin (hazard) neler olabileceğinin ve sebeplerinin ortaya çıkartılması amaçlanmaktadır. Emniyeti neden ve nasıl etkileyeceklerinin anlaşılması sayesinde ne gibi önlemlerin alınabileceği ortaya çıkacaktır. Bu amaçlara ulaşabilmek için nitel araştırma deseni tercih edilmiş, Türkiye bağlamında yarı yapılandırılmış görüşme, nominal grup görüşmesi (NGG) ve açık uçlu anketler aracılığıyla nitel veriler toplanarak tümevarımsal bir yöntemle analiz edilmişlerdir. Bu bağlamda, araştırmaya destek almak amacıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM)'yle görüşme, Anadolu Üniversitesi'nin Sivil Havacılık Kalite Müdürü ve EYS Koordinatörü'yle ve Sunexpress Havayolu'nun EYS (Safety Management System-SMS) uzmanıyla, yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Söz konusu görüşmelerden elde edilen veriler, 17 Şubat 2014'de yapılan Nominal Grup Görüşme Tekniği (NGGT)'nin tasarımında kullanılmıştır. Veriler Türkiye'de faaliyet gösteren SHY-145 onaylı havayolu işletmeleri ve öz yeteneği havaaracı bakım faaliyetleri olan bakım işletmelerinden toplanmıştır. NGG'lerinin verileri analiz edildiğinde, havaaracı bakım faaliyetlerinin DKK'yla tedarik edilmesi sonucu havacılık emniyetini etkileme potansiyeli taşıyan 13 farklı kategori ortaya çıkmıştır. Bunlar; MRO'nun insan kaynakları, zaman baskısı, kalite/SMS (MRO), MRO örgüt/yönetim, kontrat, tesis; ekipman; çevre; iklim koşulları, iletişim, kontrol, raporlama, dokümantasyon, eğitim, otorite/mevzuat ve dış çevre kategorileridir. NGGT'ye katılamayan fakat DKK sürecini iyi bilen teknisyen ve diğer havacılık uzmanlarının da görüşlerinin alınmasının faydalı olacağı düşünülmüştür. Bu bağlamda, amaçlı örneklem kapsamında belirlenen katılımcılardan açık uçlu anket yöntemi vasıtasıyla nitel veriler elde edilmiştir. Açık uçlu anketlerden elde edilen nitel veriler tümevarımsal olarak analiz edildiğinde 3 farklı tema tespit edilmiştir. Bunlar; Fiyatın MRO işletmeleri arasında temel rekabet aracı olması, DKK'nın maliyetleri azaltma aracı olarak görülmesi ve üretim işlevinin iki işletme arasında paylaştırılması temalarıdır. Ayrıca katılımcıların söz konusu sorunlara yönelik önerdikleri çözüm önerileri, tespit edilen temalar altında gruplandırılmıştır. Her iki veri toplama yöntemi sonucunda yapılan analizlerde dikkat çeken faktörlerin insan kaynakları ve zaman baskısı temalarında yoğunlaştığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Havaaracı Bakım Faaliyetleri, Dış Kaynak Kullanımı, Havacılık Emniyeti, Potansiyel Tehlike, Sivil Havacılık Yönetimi.

BakımBakım onarımDış kaynaklardan yararlanma+4
Hakkı Bağan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kabin ekiplerinde iş doyumu ve tükenmişlik sendromu

Kabin ekipleri, gösterdikleri iş performansı ölçüsünde yolcu memnuniyetini, kârlılığı ve dolayısıyla sürdürülebilirliği etkileyen konumlarıyla havayolu şirketlerinin en önemli müşteri temsilcileridir. Bu araştırmanın amacı, yolculara tatmin edici düzeyde hizmet sunması beklenen, yoğun ve stresli bir iş ortamında çalışan kabin ekiplerinde iş doyumu ve tükenmişlik duygusu düzeylerini ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek, elde edilen sonuçları demografik faktörlere göre değerlendirmek, havayolu şirket yöneticilerine ve kabin ekiplerine öneriler sunmaktır. İsminin gizli kalmasını isteyen bir havayolu şirketinin 237 kabin memuruna demografik özellikler, Minnesota İş Doyum Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği sorularından oluşan toplam 48 soruluk bir anket uygulanmıştır. SPSS 20 programı kullanılarak güvenirlik, dağılım ve frekans analizleri ile birlikte iş doyumu ve tükenmişlik anketlerinin alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre toplam tükenmişlik ve iş doyumu düzeylerinin "orta" seviyede; tükenmişliğin alt boyutlarından duygusal tükenmişlik ve kişisel başarısızlık hissinin "orta", duyarsızlaşmanın ise "düşük" seviyede; iş doyumunun alt boyutlarından örgütsel iş doyumunun "orta", bireysel iş doyumunun ise "yüksek" düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Toplam iş doyumu ve toplam tükenmişlik arasında anlamlı ve ters yönlü bir ilişki; benzer şekilde alt boyutlarının da birbirleriyle aralarında anlamlı ilişkiler olduğu ortaya konmuştur. Demografik faktörler ile iş doyumu ve tükenmişlik arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler: Kabin ekibi, iş doyumu, tükenmişlik.

Hava yolu işletmeleriKabin hizmetleriKabin personeli+3
Ahmet Günay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine bir araştırma: TAV Havalimanları Holding A.Ş. örneği

Hava taşımacılığının en önemli bir parçası olan havalimanları ve havalimanı projeleri havacılığın gelişimi açısından kritik bir öneme sahiptir. Havalimanı projelerininin hayata geçirilmesi hem uzun zaman almaktadır hem de bu projeler yüksek maliyetle yapılabilmektedir. Son yıllarda büyük havalimanı projelerinin hem yapımında hem de işletilmesinde kamu-özel işbirliği projelerinin arttığı görülmektedir. Havalimanı projelerinin artması ve gelişmesiyle birlikte gerek kamuyla alakalı gerekse de proje finansman işlemleriyle alakalı bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda havalimanı projelerinin başarısı, ilgili kamu kurumlarının ve havalimanı işletmecilerinin etkin ve verimli bir biçimde yönetilmesine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, yukarıdaki gerekliliklerin sağlanabilmesi adına havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler, amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen TAV Havalimanlarınından konuyla ilgili katılımcıyla gerçekleşmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel veriler tümevarımsal yöntemle analiz edilmiş, araştırma sorusu kapsamında bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunlar; Türkiye'de proje finansman geçmişi ve türk bankacılığının durumu, proje finansmanında yetki kargaşası, havalimanı projelerinde ihalede yaşanan süreç ve sorunlar, havalimanı proje finansmanında yasal prosedürlerdeki eksiklikler, havalimanı proje finansmanında özel yatrırımı teşvik konusu, havalimanı projelerinde risk boyutu, havalimanı proje finansmanında körfez bankaları ve katılım bankalarının rolü, havalimanı proje finansmanında ortak girişimler, havalimanı proje finansmanında uluslararası kalkınma bankalarının rolü, havalimanı proje finansmanında finansal hesaplamaların önemi, havalimanı proje finansmanında varlık ve kaynak yapısı, havalimanı proje finansmanında havacılık gelirleri ve havacılık dışı gelirlerin önemi, türkiye'nin gelecekteki havalimanı altyapı ve proje finansman gelişmeleri temaları altında değerlendirilmiştir. Ayrıca TAV Havalimanları açısından proje finansman gelişmeleri temalı ayrı bir başlık da bulunmaktadır. Sorulan soruların büyük kısmı tema oluşturacak şekilde hazırlanarak katılımcı tarafından verilen cevaplarla oluşturulmuştur. Temalar ayrı ayrı açıklandıktan sonra, sorunlara genel bir bakış açısı kazandırılmış, potansiyel olarak nitelendirebileceğimiz bu sorunlara ilişkin bazı çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Proje Finansmanı, Havalimanı Proje Finansmanı, YİD, Havalimanı İşletmeciliği

Hava alanlarıProje finansmanıTAV
Abdulkadir Alıcı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılıkta örgütsel sessizlik: Havaaracı bakım personelinin raporlamada bulunmamalarının nedenleri üzerine bir araştırma

Yeni nesil emniyet yönetim yaklaşımları havacılık emniyet performansının sürekli artırılması esasına dayanmaktadır. Emniyet performansının sürekli artırılabilmesi ise örgütlerin yeni nesil emniyet yönetimindeki en temel araç olan Emniyet Yönetim Sistemini (EYS) kullanarak, öneylemci ve kestirimci bir yaklaşım sergilemesi ile mümkün olabilmektedir. EYS'nin başarılı bir şekilde uygulanması için zamanında, nitelikli ve zengin bir veri setine ihtiyaç duyulmaktadır. Emniyete ilişkin veri ve bilgilerin önemli bir kaynağı ise işgörenlerin yapmış olduğu gönüllü raporlamalardır. Ancak işgörenlerin, emniyetin sağlanması için çok kıymetli olan emniyetsiz olayları, sebeplerini ve risk azaltıcı önlemleri yeterince ve gönüllü olarak raporlamadıkları düşünülmektedir. Örgütlerin başarıya ulaşmalarının önündeki en büyük engel olarak görülen ve işgörenlerin örgütlerinde karşılaştıkları sorunlara ilişkin duygu, düşünce ve fikirlerini dile getirmekten kaçınmaları olarak ifade edilen örgütsel sessizlik, havacılık örgütlerinde karşımıza gönüllü raporlamadan kaçınma olarak çıkmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, havacılık örgütlerinde işgörenlerin hangi faktörlerden dolayı gördükleri emniyetsiz olaylar/durumlar karşısında ya da emniyeti arttırıcı önerileri dile getirme konusunda sessiz kalarak gönüllü raporlamada bulunmadıklarının nedenlerini boyutlar halinde ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, havacılık emniyetinin sağlanmasında kilit rol üstlenen havaaracı bakım kuruluşlarındaki işgörenler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında araştırmanın problemine ve araştırma sorularına uygun olarak bir veri toplama aracı geliştirilmiştir. 483 işgörenden elde edilen verilerin önce geçerlilik ve güvenirlilik analizleri yapılmıştır. Sonrasında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılarak havacılıkta gönüllü raporlamamanın nedenlerine ilişkin yapı test edilmiştir. Sonuç olarak işgörenlerin, ilişkisel ve prososyal sessizlik, umursamazlık yaklaşımına dayalı sessizlik, boyun eğmeye ve kabullenmeye dayalı sessizlik ve korkuya ve korunmaya dayalı sessizlik faktörlerine bağlı olarak gönüllü raporlamada bulunmadıkları tespit edilmiştir.

EmniyetEmniyetli yönetimHava yolu taşımacılığı+5
İlker Ünder
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Kaynak tamamlayıcılığı ve bütünleşme derecesi kapsamında küresel havayolu işbirliklerinde elde edilen sinerjiler

Küresel havayolu işbirlikleri, havacılık sektöründe toplam tarifeli uçuş trafiğinin %61,2'sini gerçekleştirmesi açısından önemli stratejik işbirlikleri arasında yer almaktadır. İşbirliklerinden elde edilen faydalar, havayolu işletmelerine rekabet anlamında avantajlar sağlamaktadır. Bu çalışmada; küresel havayolu işbirliklerinden elde edilen faydalar, sinerji kavramı altında incelenmekte ve sinerjilerin elde edilmesinde etkili olan faktörler ile sinerjilerin işletmelerin performansına nasıl etki ettiği araştırılmaktadır. Sinerjiler; faaliyet sinerjileri, pazar gücü sinerjileri, finansal sinerjiler ve yönetim sinerjileri olmak üzere dört sınıf altında incelenmektedir. Bu kapsamda ilk olarak, küresel havayolu işbirliğine üye havayolu işletmelerinin, işbirliğine getirdikleri kaynaklarla birbirlerini tamamlama durumlarının ve işbirliği içinde birbirleriyle bütünleşme derecelerinin, elde edilen sinerji türleri üzerindeki etkileri araştırılmaktadır. İkinci olarak ise, elde edilen farklı türde sinerjilerin, üye havayolu işletmelerinin performansları üzerindeki etkileri araştırılmaktadır. Bu amaçla, kaynak tamamlayıcılığı, bütünleşme derecesi, sinerji türleri ve performans arasındaki ilişkileri gösteren kavramsal bir model oluşturulmuş, oluşturulan modele göre geliştirilen araştırma hipotezleri korelasyon ve regresyon analizleri ile test edilmiştir. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi için gerekli veriler, anket aracılığıyla, Star, SkyTeam ve oneworld küresel havayolu işbirliği gruplarına üye 26 havayolu işletmesi yöneticilerinden sağlanmıştır. Araştırma sonucunda, birinci olarak, bütünleşme derecesinin sinerji türleri ve performans üzerinde bir etkisi bulunamazken, kaynak tamamlayıcılığının faaliyet sinerjileri, pazar gücü sinerjileri, finansal sinerjiler ve yönetim sinerjileri üzerinde olumlu ve istatistiksel açıdan anlamlı etkisi olduğu bulunmuştur. İkinci olarak, faaliyet sinerjilerinin performans üzerinde etkisi bulunamamış, ancak pazar gücü sinerjileri, finansal sinerjiler ve yönetim sinerjilerinin performans üzerinde olumlu ve istatistiksel açıdan anlamlı etkide bulunduğu ortaya konulmuştur. İncelenen ilişkiler bağlamında, yönetim sinerjilerinin küresel havayolu işbirlikleri için en önemli sinerji türü olduğu görülmüştür.

Bütünleşme derecesiHava yollarıHava yolu işletmeleri+4
Gamze Orhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Havalimanlarında operasyonel etkinlik ölçümü: Seçilmiş havalimanlarında bir uygulama

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte kullanımı her geçen gün artan hava taşımacılığı modunun en önemli paydaşlarından biri olan havalimanlarının önemi artmıştır. Havalimanlarının yaygın bir şekilde kullanılması belirli bir aşamadan sonra havalimanlarında yoğunluktan kaynaklı kapasite sorunun yaşanmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda havalimanlarının daha etkin ve verimli kullanılabilmesi için havalimanı yöneticileri tarafından bir takım çalışmalar yapılmıştır. Büyük yatırımlar gerektiren havalimanlarının sadece finansal açıdan değerlendirilmesinin verimlilik açısından karşılaştırma olanağı sağlamadığı düşünülmektedir. Bu açıdan havalimanlarının faaliyetlerini verimli ve etkin bir şekilde sürdürebilmeleri için operasyonel açıdan da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışmada ilk olarak performans ve performans ölçüm sistemleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgi verilmiş, ardından havalimanlarında performans ölçümünün nasıl yapıldığı anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise Veri zarflama analizinde kullanılan modeller hakkında bilgi verilmiş ve hangi modellerin kullanılacağı belirtilmiştir. Son bölümde ise 2014 yılında ACI (Airport Councıl International) tarafından yapılan sıralamada yolcu trafiği açısından dünyanın en büyük 25 havalimanı içerisinde verilerine ulaşılabilen 20 havalimanın etkinlik ölçümü veri zarflama analizi aracılığı ile yapılmıştır. Uygulama aşamasında 4 adet girdi 3 adet çıktı analize dâhil edilmiştir. Havalimanı sayısının fazla olmasından dolayı etkinlik ölçümü Deap programı ile yapılmıştır. Uygulama aşamasında temel veri zarflama analizi modelleri olan CCR modeli İle BCC modeli kullanılmıştır. CCR modeli ile yapılan etkinlik ölçümünde 10 havalimanın etkin çıktığı 10 tanesinin ise etkin çıkmadığı görülmüştür. Girdi odaklı BCC modeli ile yapılan etkinlik ölçümünde 14 havalimanın etkin çıktığı 6 havalimanın ise etkin çıkmadığı görülmüştür. Çıktı odaklı BCC modelinde ise 13 havalimanın etkin çıktığı 7 havalimanın ise etkin çıkmadığı tespit edilmiştir. Ardından etkin çıkamayan havalimanlarının etkin duruma geçebilmesi için örnek almaları gereken referans havalimanları belirlenmiştir. Son bölümde ise etkin çıkmayan havalimanlarının etkin olabilmeleri için girdi ve çıktı değişkenlerini ne kadar arttırmaları veya ne kadar azaltmaları gerektiği belirlenmiştir.

EtkinlikHava alanlarıOperasyonel etkinlik+3
Veysi Asker
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu sektöründe ortaklaşa rekabet stratejisi: Geleneksel havayolu şirketleri üzerine bir araştırma

Ortaklaşa rekabet stratejisi, iki ya da daha fazla rakip işletme tarafından özellikle rekabet yoğun pazarlarda kullanılan, rekabet ve işbirliğinin aynı anda gerçekleştirildiği bir işletme stratejisidir. Rakip işletmeler, karşılıklı menfaatler doğrultusunda aynı anda bir yandan yeni bir ürün ya da hizmet üretimi için bir araya gelirken diğer alanlarda ise rekabetlerini devam ettirmektedir. Ortaklaşa rekabette temel yetenek ve kaynaklarını bir araya getiren işletmeler, yeni ürün veya hizmet üretiminde ise maliyetleri ve riskleri paylaşmaktadır. Böylelikle, maliyetleri düşüren ve riski paylaşan işletmeler, önünü daha iyi görebilme kabiliyeti kazanmaktadır. Havayolu sektörü sahip olduğu karakteristikleri itibari ile faaliyetlerin yüksek maliyetlerle gerçekleştirildiği, belirsizlik, risk ve krizlerden anında etkilenen bir yapıya sahiptir. Havayolu şirketleri, bu olumsuzlukları aşmak ve sürdürülebilir rekabet avantajı kazanmak için ortaklaşa rekabet stratejisini uygulamaktadır. Bunu da stratejik havayolu ittifakları dahilinde ya da haricinde rakip havayolu şirketleri ile yaptıkları anlaşmalarla gerçekleştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, ortaklaşa rekabet stratejisini uygulayan havayolu şirketlerinin deneyimlerinin ortaya konmasıdır. Bu amaçla beş geleneksel havayolu şirketinin üst düzey yöneticileri ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmada ortaya çıkan en önemli sonuç, ortaklaşa rekabet stratejisinin havayolu sektörünün sürdürülebilirliği için gerekli olduğudur. Araştırmada öne çıkan bir başka sonuç ise, stratejik havayolu ittifakı üyesi havayolu şirketlerinin, ittifakları sorgulamaya başladığı ve ittifakların varlığını devam ettirebilmesi için daha esnek bir yapıya sahip olması gerektiğidir.

Hava yolu işletmeleriRekabetRekabet stratejileri+2
Gökhan Tanrıverdi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Havayollarında yolcu konforu ve hizmetlerinin şirket faaliyet ve finansal performansına etkisi

Sivil Havacılık Sektöründe havayollarını 2015/2016 döneminde yaklaşık 19.2 milyon anket uygulayarak değerlendiren World Airline Awards'ın 2015 yılının en iyi 100 havayolu içerisinde yer alan bayrak taşıyıcı havayolları, bu çalışmanın örneklemini meydana getirmiştir. Seçilen 20 havayolu iki ana parametre altında Analitik Hiyerarşi Prosesi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bunlardan ilki olan hizmet parametresi kendi içerisinde koltuk genişliği, koltuk aralığı, ücretsiz izin verilen bagaj sayısı, ücretsiz parça başına izin verilen bagaj ağırlığı ve kabin içi eğlence faktörleri altında değerlendirilirken, bir diğer parametre olan performans ise, kendi içerisinde arz edilen koltuk kilometre, ücretli yolcu kilometre, arz edilen koltuk kilometre başına gelir, arz edilen koltuk kilometre başına gider, arz edilen koltuk kilometrenin ücretli yolcu kilometreye bölünmesiyle elde edilen yük faktörü ve arz edilen koltuk kilometre başına gelirin arz edilen koltuk kilometre başına gidere bölünmesiyle elde edilen gelirin gideri karşılama oranı faktörleri altında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda hizmet ve performans parametrelerinin arasındaki korelasyonun, havayollarının bilançolarındaki etkisi hesaplanmış olup, göreceli ve sübjektif değil, objektif olarak rakamsal değerler esas alınarak belirlenen hizmet ve performans parametrelerinin havayollarının kar/zarar dengesindeki önemi ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik hiyerarşi prosesi, Hizmet-konfor parametreleri, Performans parametreleri, Skytrax, Ağırlıklı ortalama analizi

Finansal performansHava yolu işletmeleriHizmet kalitesi+7
Tüzün Tolga İnan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

İş modeline göre sermaye yapısının belirleyicileri: Düşük maliyetli ve geleneksel havayolları üzerine bir panel veri analizi

Bu çalışmanın amacı, uyguladıkları iş modeline göre havayolu şirketlerinin sermaye yapısını belirleyen faktörlerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda havayolu şirketleri, uyguladıkları iş modeli dikkate alınarak geleneksel ve düşük maliyetli olmak üzere iki farklı grup halinde değerlendirilmiştir. Çalışmada geleneksel ve düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayolu şirketlerinin sermaye yapısını belirleyen faktörlerin ortaya çıkarılması ve bu iş modeline sahip havayolu grupları arasında, sermaye yapısının belirleyicileri konusunda anlamlı farklılıkların olup olmadığının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Buna ek olarak iş modeline göre havayollarının finansman davranışlarının Finansman Hiyerarşisi ve Dengeleme Teorisi ile uyumunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada 31 geleneksel ve 15 düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayolu şirketine ait finansal veriler, panel veri analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. 2004-2015 döneminin incelendiği çalışmada, literatürde en çok kullanılan sermaye yapısı değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmanın ampirik bulguları, geleneksel ve düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayollarının uzun vadeli finansman davranışlarının büyük ölçüde benzerlik gösterdiğini ve havayolu gruplarının Dengeleme Teorisine uygun olarak davrandığını ortaya koymaktadır. Buna karşın elde edilen sonuçlar, havayolu gruplarının kısa vadeli finansman davranışlarının belirgin bir şekilde farklılaştığını göstermektedir.

Dengeleme teorisiHava yolu işletmeleriMaliyet+6
Kasım Kiracı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz ve kurumsal risk yönetimi ile ilgili Türkiye'deki havayolu işletmelerinde farkındalık düzeyinin araştırılması

Havayolu işletmeleri, sektörel dinamikleri, değişkenlik düzeyinin yüksek olması, paydaşların havacılığa olan ilgisi ve nitelikleri itibariyle krizlerin işletmeler üzerinde etki şiddeti daha farklı ve yüksek olabilmektedir. Küreselleşmenin etkisiyle dünyanın herhangi bir bölgesinde meydana gelen bir kriz, havayolu işletmelerinin operasyonlarını dolaylı ya da doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle işletmeler kurumsal sürdürülebilirlik için savunma mekanizmalarını bir anlamda kriz ve risk kaynaklarına yönelik olarak kurumsal stratejiler kapsamında geliştirmektedir. Kriz yönetimi bu savunma mekanizmalarından biridir. Risk, organizasyonların hedeflerini olumlu ya da olumsuz etkileyebilecek her türlü olaydır. KRY'nin (Kurumsal Risk Yönetimi) geliştirilmesi ile birlikte işletmeler, risklere sadece tehdit gözüyle değil, fırsat gözüyle de bakmaya başlamıştır. KRY'nin kurumsal değere ve performansa pozitif etkisi olduğu kabulünden hareketle kuruma özgü tesis edilen kriz ve risk yönetimi sistemlerinin kurumsal stratejik amaçların başarılmasında kritik rol oynadığı öngörülmektedir. Bu çalışmadaki amaç, hem şirketlerin farkındalık seviyelerinin arttırılmasına destek olacak nitelikte kılavuz bir çalışma sunulması ve hem de literatüre katkıda bulunulmasıdır. Bu çalışmada, kriz ve KRY konuları açıklanmıştır. Farklı iş modellerinde faaliyet gösteren, Türkiye merkezli yedi farklı havayolu işletmesindeki kriz ve KRY uygulamaları incelenmiştir. İşletmelerin bu konudaki farkındalıkları araştırılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak işletmelerin üst düzey yöneticileri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Kaynakların etkin kullanımı, işletmeler açısından tehdit olarak görülebilecek risklerin avantaja dönüşebilmesi, iyi bir kriz ve KRY uygulaması ile mümkündür. Bu nedenle işletmeler kriz ve KRY konusunda farkındalık düzeylerini artırarak hem kriz ile risk yönetimi uygulama performanslarını hem de kurumsal performanslarını geliştirebilirler. Bu çalışma yoluyla amaçlandığı üzere, işletmelerin bu özelliğin farkında olmaları onların kriz ve kurumsal risk yönetimi sistemlerine olan paradigmalarını da etkileyebilecektir.

Ekonomik krizFarkındalıkFinansal kriz+6
Serkan Karatay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu özel sektör işbişiğindeki projelerde kamu garantilerinin reel opsiyonlar yaklaşımıyla değerlemesi: Yeni İstanbul Havalimanı örneği

Hayatın her alanı, bir miktar belirsizliği ve riski bünyesinde barındırır. Altyapı yatırımları uzun dönemli, talep riski yüksek olan ve büyük ölçekli yatırımlardır. Geçmişte geleneksel olarak kamu finansmanıyla gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının, günümüzde neredeyse dünyanın her yerinde Kamu-Özel Sektör İşbirliği uygulamalarıyla da gerçekleştirildiği görülmektedir. Kamu-Özel Sektör İşbirliği uygulamasında, en önemli başarı kriteri taraflar arası risk paylaşımıdır. Bu doğrultuda, geçmişte ve günümüzde pek çok projede, kamu kesiminin projelerindeki riskleri azaltmak ve söz konusu projeleri daha cazip hale getirmek için bu projelere kamu garantileri sunduğu görülmektedir. Belirsizliğin, yatırım projelerinin değeri üzerindeki etkisine yönelik yeni bir değerleme yöntemi olan Reel Opsiyonlar yaklaşımı, projelerdeki yönetsel esnekliği dikkate alan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, günümüzde sıkça kullanılan geleneksel değerleme yöntemlerinin terk edilmesini değil belirli durum ve koşullar altında reel opsiyonlar yaklaşımının bu yöntemlerin tamamlayıcısı olarak kullanılmasını önermektedir. Günümüzde, bu yaklaşım, sermaye bütçeleme ve stratejik karar verme aracı olarak da kullanım alanı bulmuştur. Bu çalışmanın amacı, kamu özel sektör işbirliğindeki projelerde, kamu kesimi tarafından projelere sunulan gelir garantilerinin reel opsiyonlar yaklaşımıyla değerlemesi ve bu yaklaşımı teşvik etmektir. Bunun için Yeni İstanbul Havalimanı projesinde sunulan yolcu servis ücreti gelir garantisinin özellikleri, reel opsiyon değerleme parametreleri ile eşleştirilmiş ve bu parametreleri tahmin etme yöntemleri belirlenmiştir. Devamında, Yeni İstanbul Havalimanı projesinin yolcu servis ücreti gelirinin Binom Dağılımı modeli oluşturulmuş, oluşturulan modele göre yolcu servis ücretlerinin bugünkü değeri gelir garantisi olmadan ve gelir garantili olarak hesaplanmıştır. Yapılan gelir garantili ve garantisiz iki hesaplama sonucu arasındaki fark ile opsiyon değeri hesaplanmış ve opsiyon değerini etkileyen bazı parametrelere duyarlılık analizi yapılmıştır. Son olarak, uygulama sonucunda edinilen izlenim ve konu ile ilgili yeni çalışma alanları işaret edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Reel Opsiyonlar, Yeni İstanbul Havalimanı, Kamu Özel Sektör İşbirliği, Kamu Garantileri

Devlet desteğiGarantiGaranti sözleşmesi+7
Emrah Durmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetsel değerlerin belirlenmesine yönelik Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletme yöneticileri üzerine bir araştırma

Bu bilimsel çalışmanın amacı Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletmeleri yöneticilerinin günlük eylem ve kararlarına referans sağlayan değerlerin neler olduğu ve bu değerlerin yöneticilerin yetişmiş olduğu toplumsal özellikler ve örgütsel koşullar itibari ile farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Havalimanı terminal işletme yöneticilerinin benimsediği yönetsel değerlerin belirlenmesinde dikkate alınan genel kanı, Türk toplumunun batı kaynaklı ve yerel olmak üzere ikili bir kültür yapısına sahip olmasıdır. Çalışmada yöneticilerin benimsemiş olduğu değerlerin yanında yöneticilerin içinde bulundukları yöre ve çalıştıkları kurumun değerlerine ilişkin algıları da araştırılmıştır. Bu amaçla Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletmelerinde orta ve üst düzey kademede yöneticilik yapan 163 kişiden elde edilen veriler aracılığı ile yöneticilerin benimsediği değer gruplarının neler olduğu ve değer gruplarının, eğitim, toplumsal ve örgütsel koşullar açısından gösterdiği farklılıklar incelenmiştir. Yöneticilerin benimsediği değerler açısından batı kaynaklı değerlerin benimsenme düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Yöneticilerin benimsediği değerlerin eğitim, toplumsal koşullar ve örgütsel özellikler itibariyle farklılaşıp farklılaşmadığı incelendiğinde, benimsenen batı kaynaklı ve yerel değer gruplarından bazıları için yöneticilerin cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yöneticilerin değerleri meslekteki görev süresi, kurumda çalışma süresi, toplam çalışma süresi, anne ve babasının eğitim düzeyi ve kendisine bağlı çalışan sayısına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

DeğerlerHava alanlarıHava yolu işletmeleri+5
Hilal Tuğçe Bal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Demografik faktörler ve algılanan örgütsel desteğin bilgi uçurma davranışı üzerine etkisi: Havaalanı çalışanları üzerinde bir araştırma

From the past to the present, there have been cases of abuse and misconduct in organizations, and individuals tend to report it to authorized institutions or individuals. This action is called whistleblowing. There are demographic and organizational factors that have an impact on the tendency of employees to report malpractices and behaviors that are not beneficial to the organization. This study examines the effects of perceived organizational support and demographic factors on whistleblowing behavior. First of all, a conceptual framework was drawn and data were collected from 156 aviation industry employees working in operational processes at Istanbul Airport and Esenboğa Airport by survey method. The data obtained were evaluated with the SPSS 25 package program. Within the scope of the research, independent sample t-test, one-way ANOVA, pearson correlation test and simple linear regression analyzes were used from parametric test methods. When the findings were examined, no significant difference was found between gender and whistleblowing tendency, perception of whistleblowing results and organizational support. A statistically significant difference was found between age and the perception of the result of whistleblowing, which is only one of the measurement tools. There is a statistically significant difference between marital status and perception of only the result of whistleblowing. A statistically significant difference was found between education level and all measurement tools of the research. It has been determined that there is a statistically significant difference between professional experience and the perception of only the result of whistleblowing, which is one of the measurement tools. It was determined that perceived organizational support predicted whistleblowing in a statistically significant and positive way, but it was not a significant predictor of whistleblowing results.

Merve Çalık Etleç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Havaalanı sisteminde kurumsal sosyal sorumluluk algısı ve raporlaması: TAV Havalimanları Holding A.Ş. uygulaması

Hava taşımacılığı sektörünün bir alt dalı olan havaalanları, faaliyet gösterdikleri bölge ve ülke ekonomilerine büyük katkılar sağlarken sosyal açıdan topluma ve çevreye bazen olumsuz etkiler bırakmaktadırlar. Bu yüzden havaalanlarının topluma ve çevreye ve tüm paydaşlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekmektedir. Havaalanlarının paydaşlarına karşı sorumlulukları ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan incelenerek kurumsal sosyal sorumluluk adı altında yeni bir çerçeve kapsamında değerlendirilmelidir.Uluslararası kuruluşların oluşturduğu kurumsal sosyal sorumluluk standartlarının havaalanı sisteminde uygulanması ile havaalanı işletmelerinin öncelikle küresel olarak kurumsal imajı artacak, etkin ve verimli faaliyetler gerçekleşecek, hesap vermede şeffaf ve güvenilir, maliyetlerinde azalma kârında artış olacaktır. Bu çalışmada dünya havaalanı sisteminde son zamanlarda uygulanan kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının Türkiye'de faaliyet gösteren havaalanı işleticilerinde de uygulanması önerilmiştir. Böylece Türk havaalanı işletmeleri küresel pazarda rekabette avantaj elde edeceklerdir.

Hava alanlarıHava alanları yer hizmetleriKurumsal sorumluluk+2
Harun Yılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Hava trafik kontrol hizmetlerinde algılanan hizmet kalitesi

Hava trafiğinin hızla arttığı günümüzde hava ulaştırma sistemi için sektörel ve akademik anlamda birçok çalışma yapılmakta ve farklı çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmaktadır. Hava ulaştırma sisteminde çözüm aranan temel problemler kapasite kaynaklı tıkanıklıklar üzerine yoğunlaşmaktadır.Hava trafik kontrol hizmetlerinde her gün, uçuşun her aşamasında karşı karşıya iletişim içinde olanlar pilotlar ve hava trafik kontrolörleridir. Hava trafik kontrol sistemi problemlerine pilotlarla ve hava yolu şirketleriyle ortaklaşa kararlar alınarak bulunan çözüm yöntemleri memnuniyet düzeyini her zaman artıracaktır.Bu çalışmada hava trafik kontrol hizmeti verilirken devamlı iletişimde bulunan kontrolörler ve pilotlar arasında ki karşılaşmalar sonucunda algılanan hizmet kalitesinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla önce pilotlar ve hava trafik kontrolörleri ile yarı yapılandırılmış mülakat tekniği uygulanarak, problem alanları saptanmış ve sınıflandırılmış, sorular anket formu haline getirilmiştir. Bu çalışmada, tarama modeli kullanılmıştır. İfadelere verilen cevaplar arasında tek yönlü varyans analizi uygulanarak karşılaştırma yapılmış ve fark olup olmadığı değerlendirilmiştir. Genel olarak Türkiye'de çalışan hava trafik kontrolörlerinde eğitim esaslı bazı problemler saptanmıştır ve hava sahası teknik donanım açısından saptanan problemler ortalamanın biraz üzerinde bulunmuştur. Teknik donanım ile ilgili eksikliklerin daha kısa vadede giderilebilir fakat eğitim esaslı problemlerin giderilmesinin daha uzun zaman alacağı gözlenmiştir.

EğitimHava trafik kontrolörüHava trafik yönetimi+6
Ertan Çınar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinde bilgi sistemleri stratejik planlaması amaçlarının, başarı faktörlerinin ve yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik bir delfi çalışması

Bilgi sistemleri, işletmelerde olduğu gibi havayolu işletmelerinde de rekabet avantajı yaratmada ve işletme süreçlerinin iyileştirilmesinde önemli bir fırsattır. Bu nedenle, bilgi sistemlerinin planlamasının stratejik olarak ele alınması gerekmektedir.Bu çalışmada, öncelikle havayolu işletmelerinde strateji ele alınmış, daha sonra havayolu işletmelerinde bilgi sistemlerinin stratejik önemi ve kullanım alanları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde bilgi sistemleri stratejik planlaması kavramı, amaçları, başarı faktörleri ve yaklaşımları incelenmiştir.Çalışmanın son bölümünde ise havayolu işletmelerinde bilgi sistemleri stratejik planlaması nedenlerinin, başarı faktörlerinin ve yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik Delfi çalışmasını içeren bir araştırma yapılmıştır. Havayolu işletmeleri üst düzey yöneticileri ile birlikte konusu havacılık yönetimi, yönetim bilgi sistemleri ve stratejik yönetim olan akademisyenlerden oluşan katılımcı uzmanlarla yürütülen delfi çalışması üç tur yapılmış elde edilen verilerin uygun istatistik tekniklerle analiz edilmiştir.Sonuç olarak, havayolu işletmelerinde, bilgi sistemleri stratejik planlamasının amaçları, başarı faktörleri ve planlama yaklaşımları belirlenmiştir. Buna göre, Delfi katılımcıları, havayolu işletmelerinin, bilgi sistemleri konularının işletme örgütü ile bilgi sistemleri biriminin sürekli bir etkileşimi neticesinde ortaya çıkarılmasını savunan örgütsel yaklaşımı benimsemesi konusunda görüş birliğine varmışlardır.

Bilgi sistemleriHava yollarıHava yolu işletmeleri+7
Yusuf Şengür
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türk havayolu işletmelerinin 2003 iç hat serbestleşmesine verdikleri stratejik tepkiler

Ülkelerin, iç hat havayolu taşımacılığı faaliyetlerine ilişkin giderek daha serbest politikalar izledikleri görülmektedir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB)'nde havayolu taşımacılığı serbestleşme uygulamalarının çok ileri boyutlara ulaştığı ve bu uygulamaların diğer ülkelere de sıçradığı görülmektedir. Bu gelişmeler, söz konusu havayolu pazarlarının, rekabetin yaşandığı yeni bir yapıya bürünmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla artık havayolu işletmelerinin daha dinamik ve sürekli değişen bir çevrede faaliyet gösterdikleri söylenebilir. Böyle bir çevre havayolu işletmelerini, hayatta kalabilmeleri ve başarılı olabilmeleri için daha stratejik düşünmeye doğru itmektedir. Bu bilinçle, serbestleşmeye tepki olarak havayolu işletmelerinin serbest pazarlarda yeni stratejiler geliştirdikleri gözlemlenmiş ve işletmelerin söz konusu stratejik davranışlarını ortaya koyan çok sayıda akademik çalışma yapılmıştır.2003 yılında iç hat havayolu taşımacılığını serbestleştirerek Türkiye de bu gelişmelere ayak uydurmuştur. İç hat havayolu pazarını rekabete açarak, daha önce tek bir havayolu işletmesinin faaliyet gösterdiği pazara yeni havayolu işletmelerinin girmesine imkân tanımıştır. Bu çalışmada, Türkiye iç hat pazarında faaliyet gösteren mevcut ve yeni havayolu işletmelerinin yaşanan gelişmelere karşı ne tür stratejik tepkiler verdiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda, çalışmanın ilk bölümlerinde strateji ve rekabet kavramları üzerinde durulmuş, ABD ve AB'de serbest pazarlara geçiş süreci, sonrasında oluşan rekabet ortamı ve havayolu işletmelerince geliştirilen stratejiler açıklanmıştır. Ardından, Türkiye'de havayolu taşımacılığının düzenlemeler açısından gelişimi anlatılarak toplanan nitel veriler ışığında serbestleşme sonrası pazardaki rekabet yapısı analiz edilmeye ve havayolu işletmelerinin stratejik tepkileri belirlenmeye çalışılmıştır.

Hava yollarıHava yolu işletmeleriHava yolu taşımacılığı+2
Gamze Özsoy
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği Uyum Sürecinde JAA/EASA Havaaracı Bakım Sisteminin İncelenmesi ve Türkiye'deki uygulamaların araştırılması

Türkiye Avrupa Birliği'ne (AB) üyeliğine müracaat ettiği 1959 yılından beri AB ölçütlerine uyum için ekonomik ve sosyal alanda zorlu bir uğraş içindedir. Türkiye'nin en önemli amaçları ekonomik ve sosyal alanda gelişme kat etmek, AB tam üyeliğinden sonra serbest dolaşım hakkını elde etmektir.Türkiye, AB tam üyeliği için AB'nin havacılık ölçütlerine uymak zorundadır. Havacılıkta emniyeti etkileyen en önemli unsurlardan bir tanesi havaaracı bakımıdır. Türkiye AB'nin havaaracı bakım sistemi ölçütlerini uygulamazsa AB tam üyeliği mümkün olmayacaktır.

Avrupa BirliğiAvrupa Havacılık Emniyeti AjansıBakım+7
Ahmet Kıran
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hava kargo taşımacılığının Türkiye'deki mevcut durumu ve geliştirilmesi için yapılması gerekenler

Hava kargo taşımacılığı gelişen teknoloji ve küreselleşen dünya ile birlikte giderek daha da önem kazanmakta ve diğer taşımacılık türlerine göre ekonomideki payı artmaktadır. Ülkemizdeki hava kargo taşımacılığı dünyadaki olumlu gelişmelerden etkilenmekle birlikte mevcut potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda olması gereken yerde bulunmadığı düşünülmektedir. Gerek yasal düzenlemeler ve bürokratik olgular gerekse fiziki yetersizlikler ve sektöre has sorunlar sebebiyle Türkiye'deki hava kargo gelişimi beklenilen hızda gerçekleştirmemiştir. Sektörün gelişim hızı önündeki engellerin analiz ve tespit edilerek tanımlanıp uygun çözümlerin sunulmasıyla arttırılabilecektir.Bu tez çalışmasında genel olarak hava kargo taşımacılığı incelenip ilgili gelişmeler ele alınmıştır. Bu konudaki sektöre ait sorunlar ilgili alan yazınındaki çalışmalar göz önünde bulundurularak irdelenmiştir. Ülkemizde bu sektörün gelişimi, dünyadaki yeri, mevcut durumu ve gelişme potansiyeli teorik olarak değerlendirilmiştir. Tezin uygulama aşamasında ise hava kargo taşıyıcı işletmelerinin yetkilileri ile görüşülerek sorunlar belirlenmiş ve çözüm bağlamında görüşleri alınmıştır. Araştırma sonucunda Türkiye'de hava kargo taşımacılığının gelişmesini engelleyen sebepler arasında altyapı yetersizlikleri, mevzuatlar, gümrük süreçleri ve nitelikli eleman eksikliği sorunları ön plana çıkmıştır. Bunun yanında, yakıt maliyetlerindeki yükseklik, ekipman yetersizliği, dünyadaki terör olayları, ekonomik krizler, ikili anlaşmalar, kotalar ve filo çeşitliliğinin kısıtlı olması nedeniyle hava kargo taşıyıcılarının gelişiminin yavaşladığı bulgularına ulaşılmıştır.

Hava yolu taşımacılığıKargoKargo sektörü+2
Fikriye Yakut
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
10
Master'sOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinde performans yönetimi ve dengeli sonuç kartı: Havayolu işletmelerinde bir araştırma

Günümüzde sadece finansal ölçütlere dayalı performans ölçümleri işletmelerin performansını değerlendirmede yeterli olmamaktadır. Finansal ölçütlere dayalı olan performans ölçüm sistemleri, işletmeler için önemli olan faktörlerin ölçülmesinde yetersiz kalmaktadır. Kaplan ve Norton tarafından geliştirilen Dengeli Sonuç Kartı (DSK) yöntemi, işletme performansını sadece finansal boyutta değil tüm boyutlarıyla birlikte değerlendirdiği için işletmeler tarafından tercih edilen bir performans yönetim aracı olmuştur. Hizmet sektöründe faaliyet gösteren havayolu işletmeleri de performans yönetiminde finansal göstergelerin yanı sıra finansal olmayan performans göstergelerini bir arada kullanmaya ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle bazı sektörlerde kullanımı oldukça yaygın olan dengeli sonuç kartı havayolu işletmeleri tarafından da kullanılmaya başlanmıştır.Bu çalışmanın amacı işletme hedeflerinin finansal ve finansal olmayan performans göstergelerine dönüştürerek ölçülmesini ve yönetilmesini sağlayan dengeli sonuç kartı yönteminin, Türkiye'de faaliyet gösteren havayolu işletmelerinde uygulanabilirliğini araştırmaktır. Bu kapsamda çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde stratejik performans yönetimi, dengeli sonuç kartı yöntemi ve bunlarla ilişkili kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümde havayolu işletmelerinde performans yönetimi ve dengeli sonuç kartı yönteminin nasıl kullanıldığı açıklanmıştır. Üçüncü bölümde de Türkiye'deki havayolu işletmelerinde performans yönetimi ve dengeli sonuç kartı kullanımına yönelik yapılan araştırmanın sonuçlarına yer verilmiştir.

Dengeli ölçüm kartıDengeli ölçüm kartıHava yolu işletmeleri+4
Dilek Çelik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu taşımacılığında üretkenlik karşıtı davranışlar ve kabin görevlilerinin algısı üzerine bir araştırma

Havacılık sektörü oldukça dinamik ve hizmet tabanlı bir yapıya sahiptir. Bunun da ötesinde insan yaşamı, uçuşun emniyetli ve güvenli bir biçimde yerine getirilmesine bağlıdır. Gerek hizmet sürecinde yolcu memnuniyetinin gerekse uçuş emniyet ve güvenliğinin sağlanmasında ise kabin görevlileri ayrı bir yere sahiptir. Bu nedenle çalışmada, genel anlamda işletmelerin başarısı önünde bir engel olan, ancak varlığı havacılık sektörü için, yaşamların yitirilmesi gibi, çok daha önemli sonuçların yaşanmasına neden olabilecek Üretkenlik Karşıtı Davranışlar ele alınmaktadır. Bu amaçla çalışmada literatür taraması yapılarak, orta ölçekli bir havayolunun Kabin görevlilerine anket uygulanmıştır. Ankette elde edilen veriler analiz edilerek yorumlanmış ve öneriler getirilmiştir.

AlgıHava yolu işletmeleriHava yolu taşımacılığı+3
K. Gülnaz Bülbül
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel ekonomik kriz döneminde (2008) Türkiye'deki havayolu işletmelerinin uyguladığı pazarlama stratejileri

2008-2009 yılları arasında tüm dünyayı etkileyen küresel ekonomik kriz, 1930 ekonomik krizinden sonra yaşanan en önemli kriz olarak nitelendirilmiştir. Petrol fiyatlarındaki ani artış ve taşınan yolcu sayısındaki azalma nedeniyle, havayolu şirketleri zorlu bir yıl geçirmiştir. Havayolu işletmelerinin çoğu zarar etmiş veya karlarında büyük düşüşler meydana gelmiştir. Bazı havayolu şirketleri ise ekonomik krizde uğradığı büyük finansal kayıplarından dolayı iflas etmiştir. Bu tez çalışması kapsamında, kriz ve ekonomik kriz kavramları incelenmiş ve 2008 ekonomik krizinin, Türkiye?deki havayolu taşımacılığına etkileri araştırılmıştır. Havayolu işletmelerinin pazarlama stratejileri ve ekonomik kriz dönemlerinde uyguladıkları stratejiler incelenmiştir. Türkiye?deki havayolu işletmelerinin 2008 ekonomik krizinden, nasıl etkilendiğine ve kriz döneminde uyguladıkları pazarlama stratejilerine yönelik nitel veriler havayolu yöneticileri ile görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Bu görüşmelerde, krizin etkileri belirlenmeye çalışılmış ve kriz dönemlerindeki pazarlama stratejileri hakkında görüşleri alınmıştır. Toplanan veriler değerlendirilmiş ve elde edilen sonuçlar sivil havacılık kurumlarının istatistiksel verileri ve faaliyet raporları ile geliştirilmiş ve desteklenmiştir. Sonuç olarak, Türkiye?deki havayolu işletmelerinin, 2008 ekonomik krizinden etkilendiği ve farklı pazarlama stratejileri uyguladığı görülmüştür.

Ekonomik kriz 2008Ekonomik krizHava yolu işletmeleri+6
Sevil Yücel Tün
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Havacılık işletmelerinin operasyon sürecinde gecikmeleri azaltmaya yönelik karar destek sistemi model önerisi ve Atatürk Havalimanında uygulama

Havayolu taşımacılığı sektörü ekonomik ve siyasi krizler, petrol fiyatlarının değişimi, teknolojinin gelişimi gibi çevre etkenlerine karşı oldukça duyarlıdır. İşletmelerin bu tür çevresel riskleri önlemesi mümkün değildir. Bu yüzden sektörün içerisinden kaynaklı risklerin doğru tanımlanması ve yönetilmesi, işletmelerin faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada sivil havayolu taşımacılığı sektörünün en önemli problemlerinden biri olan gecikmelerin önlenmesinde yönelik bir karar destek sistemi modeli önerilmesi amaçlanmıştır. Uygulama alanı olarak İstanbul Atatürk Havalimanı seçilmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde havayolu hizmet sunum sürecine katılan işletmelerin operasyon yapısı özetlenerek havayolu hizmet sunum süreci tanımlanmıştır. Araştırmanın ikinci bölümde gecikmelerin önlenmesine yönelik yaklaşımlar tartışılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde Atatürk Havalimanına özgü Faaliyet Tabanlı Havayolu Hizmet Sunum Süreci Ağ Şeması oluşturulmuştur. Gecikmelerin kaynakları ve gecikme önlemleri tanımlanarak gecikmeyi önleyecek Karar Destek Sistem Modeli tasarlanmıştır. Araştırmanın son aşamasında önerilen Karar Destek Sistem Modeli yarı yapılandırılmış görüşmeler ve benzetim yöntemi ile değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Havaalanı, gecikme, aksaklık yönetimi, karar destek sistemi

Karar destek sistemleriSivil havacılık işletmeleri
Savas Selahattin Ateş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Havacılık endüstrisinde insan kaynakları uygulamalarının uçuş ekiplerinin işe aidiyetine ve işten ayrılma niyetine etkisi: Algılanan yönetici desteğinin aracı rolü

Bu çalışma, Türk havacılık sektöründe insan kaynakları uygulamalarının işe aidiyet ve işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisini pozitivist paradigma ile kesitsel olarak incelemekte ve özellikle algılanan yönetici desteğinin aracı rolüne odaklanmaktadır. SPSS Process Makro 'su Modeli 4 ile metodolojik olarak temellendirilmiş ve istatistiksel sağlamlık için bootstrapping ile güçlendirilmiş olan bu çalışma sonucunda, tüm hipotezlerdeki ilişkiler doğrulanmaktadır. Analiz süreci sonucunda, insan kaynakları uygulamalarının, uçuş ekiplerinin işe aidiyeti üzerinde önemli bir etki gösterdiğini (H1), işten ayrılma niyetlerini doğrudan etkilediğini (H2) ve yönetici desteği algılarını şekillendirdiğini (H3) ortaya koymaktadır. Öte yandan, algılanan yönetici desteği, uçuş ekiplerinin işe aidiyeti üzerinde (H4) ve işten ayrılma niyeti üzerinde (H5) kuvvetli bir doğrudan etki göstermektedir. İnsan kaynakları uygulamaları ile işe aidiyet (H6) ve işten ayrılma niyetleri (H7) arasında bir aracı olarak rol oynamaktadır. Bu bulgular, insan kaynakları uygulamalarının ve yönetici desteğinin Türk havacılık endüstrisindeki kritik rolünü pekiştirmekte ve uçuş ekiplerinin işlerine yönelik tutumları ve davranışsal niyetleri üzerindeki etkilerini göstermektedir. Çalışma, çalışanların aidiyetini ve işten ayrılma niyetlerini, yüksek derecede uzmanlaşmış ve dinamik bir sektörde destekleyici çalışma ortamlarının teşvik edilmesine dair değerli içgörüler sunarak insan kaynakları yönetimi üzerine geniş bir tartışmaya katkıda bulunmaktadır.

Algılanan örgütsel destekHavacılık endüstrisiÖrgütsel aidiyet
Emrah Durmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Uyumlu kişiliğin işe yabancılaşmaya etkisinde birey-iş uyumunun aracılık rolü

Günümüzün dinamik iş ortamında çalışanın sahip olduğu uyumlu kişilik özelliği ile işiyle arasındaki uyumun, kendisi veya işveren kaynaklı işe yabancılaşma gibi olumsuz etkileri kısmen azaltma noktasında gerek yönetim kademesi gerekse işletmenin genelinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, pozitif tutum ve davranışlarla sonuçlanan uyumlu kişilik yapısının işe yabancılaşmayı etkilemedeki rolü ve çalışanların sahip olduğu bireysel özellikleri, işten beklentileri ile işi arasındaki uyumun sonucu gelişen birey-iş uyumunun uyumlu kişiliğin işe yabancılaşma üzerinde etkisinde aracılık rolünün incelenmesidir. Uygulama, sivil havacılık sektöründe yoğunlukla kullanılan Ankara Esenboğa ve İstanbul Sabiha Gökçen havaalanlarında çalışanlara yapılmıştır. Uyumlu kişilik, işe yabancılaşma ve birey-iş uyumu değişkenlerinin birlikte analiz edildiği bir araştırmaya literatürde rastlanmamıştır. Bu nedenle araştırma sonuçlarının sivil havacılık sektöründe hem yönetim kademesi hem de çalışanlar için farkındalık sağlayacağı gibi literatüre de katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma tasarımında, nicel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler anket formuyla 5'li Likert skalası kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada toplam 403 geçerli anket elde edilmiştir. Araştırma modeli kapsamında oluşturulan hipotez, IBM SPSS ve PROCESS 3.2. (Model 4) programıyla test edilmiştir. Araştırma sonucunda, uyumlu kişiliğin işe yabancılaşma üzerinde negatif, birey-iş uyumu üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu, birey-iş uyumu ile işe yabancılaşma arasında negatif yönde bir ilişkinin olduğu, birey-iş uyumunun uyumlu kişilik ve işe yabancılaşma arasındaki ilişkide aracılık rolü oynadığı tespit edilmiştir.

Beş faktör kişilik modeliBirey-örgüt uyumuPersonel uyumu+7
Sema Güngören
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İşe adanmışlığın işten ayrılma niyetine etkisinde lider-üye etkileşiminin düzenleyici rolü

Bu çalışmanın amacı, işgörenlerin işe adanmışlıklarının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde lider-üye etkileşiminin düzenleyici rolünü incelemektir. Çalışmanın evreni Türkiye'deki havacılık endüstrisinde çalışan bireyler olarak belirlenmiştir. Örneklemini ise Türkiye'deki havacılık endüstrisinde çalışan N = 605 birey oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin güvenilirliğini ve geçerliliğini değerlendirmek amacıyla IBM AMOS kullanılmakla birlikte, korelasyon ve moderasyon analizleri için IBM SPSS PROCESS makrosundan faydalanılmıştır. Hem işgörenlerin işe adanmışlıkları hem de lider-üye etkileşimi, işten ayrılma niyeti ile negatif ilişkilidir. Ayrıca, lider-üye etkileşimi ile işe adanmışlık arasında da pozitif bir ilişki gözlemlenmiştir. Bulgular ayrıca, lider-üye etkileşiminin işe adanmışlığın işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde düzenleyici role sahip olduğunu göstermektedir. Moderasyon analizine göre, işgörenlerin lider-üye etkileşim düzeyleri azaldıkça, işe adanmışlığın işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin güçlendiği gözlenmektedir.

Şafak Aktemur
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Havaalanı çevre yönetim performansının çok kriterli karar verme yöntemleriyle değerlendirilmesi: Türkiye'deki beş büyük havaalanında bir uygulama

Hava taşımacılığının çevresel etkileri konusunda odak noktası her ne kadar havayolu endüstrisi olsa da havaalanları, yer operasyonlarından salınan emisyonlar, gürültü etkileri ve terminal binasındaki enerji kullanımı gibi pek çok açıdan çevresel etkiler barındırmaktadır. Bu araştırmada havaalanlarının çevresel etkileri daha iyi yönetmesine katkı sağlanması bakımından havaalanlarının çevre yönetim performansını yansıtan kriterleri belirlemek, bu kriterlerin önem derecelerini tespit etmek ve Türkiye'deki en büyük beş havaalanının çevre yönetim performanslarını değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılmıştır. Kriterlerin ağırlıklandırılmasında SWARA yöntemi, alternatiflerin değerlendirilmesinde ise COCOSO, MARCOS, TOPSIS, VIKOR ve Borda yöntemleri kullanılmıştır. Analizler neticesinde en önemli ana kriterin karbon emisyonu ve enerji yönetimi kriteri olduğu, en az önemli ana kriterin ise biyoçeşitlilik yönetimi kriteri olduğu bulunmuştur. Genel çevre yönetim performansı en yüksek havaalanının İstanbul Havaalanı olduğu görülmüştür. Onu sırasıyla Antalya Havaalanı, Sabiha Gökçen Havaalanı, Ankara Esenboğa Havaalanı ve İzmir Adnan Menderes Havaalanı izlemiştir. Burada daha yoğun havaalanlarının performansının daha yüksek çıktığı görülmüştür. Buna karşın gürültü yönetimi ana kriteri özelinde ise daha az yoğun havaalanlarının performansının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Su ve atık yönetimi konusunda ise görece daha sıcak iklimde bulunan havaalanlarının performansının daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Sivil havacılıkSivil havacılık işletmeleriYeşil havalimanı+1
Mustafa Uzgör
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
10
DoctorateOpen AccessTR

İş stresinin çalışan performansına etkisinde gelişim zihniyetinin ve bilinçli farkındalığın aracılık rolü

Bu çalışma, havacılık sektöründe uçuş ekibi tarafından algılanan iş stresine odaklanmakta olup, stresin çalışan performansına nasıl bir etki yaptığını gelişim zihniyeti ve bilinçli farkındalık yapıları ile açıklama amacını taşımaktadır. Giderek daha karmaşık hale gelen çalışma ortamlarında ve stresin kaçınılmaz olduğu havayolu operasyonlarında maksimum düzeyde performans sergilenebilmesi ve maksimum verimin alınabilmesi için stresin istenmeyen etkilerini en aza indirebilecek bir motivasyon kaynağına ve pozitif bir duygu durumu sağlayıcılarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda, çalışmada; farklılık yaratabileceği düşünülen iki unsurun (gelişim zihniyeti ve bilinçli farkındalık) etkileri incelenmiştir. Aracı değişken olarak analiz edilen bu iki unsurun da iş stresinin performansa olan etkisinde aracı rol aldıkları ve iş stresinin performansı dolaylı olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla performansı iyileştirmek için doğrudan iş stresine müdahalede bulunmak yerine, özellikle bilinçli farkındalık ve gelişim zihniyeti kavramlarına yönelik çalışmalar ve uygulamalar yapılması önerilmektedir. İş stresi ve çalışan performansıyla bu unsurlar arasında anlamlı bir ilişki olduğuna yönelik ortaya konulan bu bulgu neticesinde, bu unsurların havacılık sektöründe örgüt geliştirme stratejisinin bir parçası olarak kullanılabileceği ve Ekip Kaynak Yönetimi (EKY) uygulamalarına dâhil edilebileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: İş stresi, Gelişim zihniyeti, Bilinçli farkındalık, Çalışan performansı, Havacılık, Uçuş ekibi, Aracı değişken

Eda Ceyhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
11
Master'sOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinde hizmet kalitesinin müşteri tatmini üzerine etkisi: Azerbaycan havayolları müşterileri üzerine çalışma

Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle birlikte teknolojik gelişmelerin hız kazanması, yoğun rekabet ortamı, rekabet avantajı sağlamanın zorunluluğu havayolu sektöründe giderek önem kazanmaktadır. Zira havayolu sektörü, küresel ölçekte hızla gelişen ve rekabetin yoğun olduğu ve yolcu beklentilerinin de günden güne değişerek, sürekli arttığı bir sektördür. Yolculara uçuş öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere sunulan ve tüm seyahat deneyimlerini kapsayan hizmetler, bu hizmetlerin kalitesi, müşteri tatminini sağlanması ve sürdürülmesi bağlamında büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, havacılık sektöründe Azerbaycan Havayolları Bakü-İstanbul hattında seyahat eden yolcuların havayolu hizmet kalitesi beklentileri ile Azerbaycan Havayollarından algıladıkları hizmet kalitesini unsurları karşılaştırılmış ve sonuçların müşteri tatminine olan etkisini vurgulanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde havayolu işletmeciliği, ikinci bölümünde hizmet kalitesi, hizmet kalitesi modelleri ve müşteri tatmini ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Azerbaycan Havayollarının Bakü-İstanbul hattında seyahat eden yolcuların havayolu hizmet kalitesi beklentileri ile Azerbaycan Havayollarında algıladıkları hizmet kalitesi unsurları karşılaştırılmıştır ve sonuçların müşteri tatmini üzerine olan etkisi üzerinde belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, online veri toplama aracılığıyla gerçekleştirilmiştir ve elde edilen veriler, SPSS 22.0 yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Azerbaycan Havayolları yolcularının hizmet kalitesinin fiziki kanıtlar, güvenirlik, heveslilik, güven ve duyarlılık ölçeklerinin müşteri beklentilerini tam olarak karşılayamadığı ve bu nedenle müşteri tatmininin seviyesinin yüksek olmadığı görülmüştür.

Zaur Salahov
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsansız hava araçlarının hava trafiğine entegrasyonundaki potansiyel problemlerin tespiti ve çözümüne yönelik bir araştırma

Bu çalışma, insansız hava araçlarının (İHA) hava trafiğine entegrasyonu sürecinde oluşan problemleri ortaya koymak, gelecekte oluşabilecek potansiyel problemleri tespit etmek ve problemlere çözüm üretmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada konu nitel paradigma yaklaşımı ile ele almıştır. Araştırma yaklaşımı olarak durum çalışması nitel araştırma deseni kullanılmıştır. NVivo yazılımından yararlanılarak tematik analiz yapılmıştır. Tematik analiz sonrası listelenen problemler Analitik Hiyerarşi Yöntemi (AHP) ile önem derecesine göre ağırlıklandırılmıştır. Problemlerin çözümü için Nominal grup görüşme tekniği kullanılarak alan uzmanlarından çözüm önerileri alınmış olup, önerilerin yorumlanması için yorumlayıcı bilimsel yaklaşım kuramsal temelinden yararlanılmıştır. Çalışma sonuçları incelendiğinde, İHA paydaşlarının ortak görüşlerine göre yüzdesel olarak birinci sırada İHA pilotu eğitim eksikliği, ikinci sırada İHA'ların performans düşüklüğü ve üçüncü sırada ise İHA'ların hava trafiğini geciktirmesi en fazla ifade edilen problemler olarak öne çıkmaktadır. AHP yöntemi ile yapılan ağırlıklandırma işlemi sonucunda ilk üç ana problemin geometrik ortalamaya göre yüzdesel dağılımı havacılık emniyeti ve verimliliği problemleri %38.43, mevzuata yönelik problemler %33.27, İHA ve yer sistemi problemleri %28.3'dür. Ana problemler içerisinde önem ağırlığı en yüksek olan problemin havacılık emniyeti ve verimliliği olduğu görülmektedir. Çalışma sonunda Nominal grup tekniği kullanılarak araştırmada tespit edilen problemlere alan uzmanları tarafından çözümler önerilmiştir.

Analitik hiyerarşi yöntemiHava trafik yönetimi
Ahmet Kökhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil havacılıkta uzaktan eğitim modellerinin ve yöntemlerinin risklerinin tespiti: Havacılık Üniversitesinde AHP ile bir uygulama

Sivil Havacılık eğitiminin emniyete, güvenliğe ve araştırma geliştirme çalışmalarına dolayısıyla sürdürülebilir havacılığa temel olması açısından anlamı büyüktür. Sivil Havacılıkta belirli eğitim alanlarında belirli limitlerle kullanılan Uzaktan eğitim model ve yöntemlerinin uzun vadede havacılıkta emniyeti ve güvenliği etkileyebilme potansiyeline sahip riskleri olduğu bilinmektedir. Bu tez çalışmasında uygulamanın yapılacağı havacılık üniversitesinde öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarına ilişkin elde edilen veriler doğrultusunda uzaktan eğitimin havacılık eğitiminde oluşturduğu risklerin tespit edilmesi ve eğitmenlerin uzaktan eğitimin havacılık eğitiminde oluşturduğu risklerin önem derecelerine göre sınıflandırılmasına yönelik görüşleri doğrultusunda uzaktan eğitimin havacılık eğitiminde oluşturduğu risklerin önceliklendirilmesi amaçlanmıştır. Sonuç olarak eğitmenlerle yapılan görüşmeden elde edilen veriler Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) analizine uygulanarak risk önceliklendirilmesi çalışması yapılmış ve en önemli risk kriterinin etkileşim eksikliği olduğu ve bu kriter altında en önemli alt kriterin iletişim ve ekip çalışması becerilerinin zayıflaması olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerle yapılan anket sonucunda elde edilen verilerin analizi sonucunda uzaktan eğitimde etkisizlik, motivasyon eksikliği ve beceri eksikliği risklerinin olduğu tespit edilmiştir. Araştırma çatısı ortak olmakla birlikte farklı örneklem gruplarına farklı yöntemler ile ( anket ve görüşme soruları yoluyla) sorular iletilmiş olduğundan sonuçsal karşılaştırmalar yapılmamıştır ve bu çalışma yöntem farklılığı yoluyla diğer çalışmalardan farklılaşmaktadır.

Saadat Hajıyeva
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Havalimanları için sürdürülebilirlik endekslerinin belirlenmesi ve bu endekslere yönelik bir durum çalışması

Bu çalışmada havalimanlarının sürdürülebilirlik açısından değerlendirmesi için bir değerlendirme yöntemi geliştirilmesi hedeflenmiştir. Uluslararası ölçekte hizmet veren havalimanı işletmelerini kapsayan çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, Uzman Paneli çalışması ile elde edilen veriler 'Best Worst Method (BWM)' yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonrasında elde edilen sürdürülebilirlik değerlendirme yöntemi 6 adet büyük havalimanına Durum Çalışması yöntemi ile uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda söz konusu havalimanlarının sürdürülebilirlik değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışma kapsamında; Çevre, Sosyal ve Ekonomi endeksleri ana başlıkları altında 18 adet sürdürülebilirlik göstergesi ve bu endekslerin ölçülmesine imkân veren 42 adet metrik elde edilmiştir. Havalimanı sürdürülebilirlik değerlendirilmesinde çevresel konularının ağırlığının ekonomi ve sosyal konulara göre çok daha fazla olduğu, ekonomi ve sosyal konuların etkilerinin daha az olduğu görülmektedir. Göstergeler içerisinde ise Çevre endeksi altında yer alan Emisyonlar ve Hava Kirliliği en fazla ağırlığa sahiptir. İkinci sırada Ekonomi göstergelerinden Doğrudan Ekonomik Katkılar yer alırken, diğer Çevresel göstergelerden Enerji Yönetimi, Su Kullanımı, Gürültü Yönetimi ve Atık Yönetimi bunu takip etmektedir. Sosyal göstergeler ise en yükseği Kurumsal Yönetim ve İş Etiği olmak üzere çok düşük ağırlıklara sahiptir. Durum çalışması sonuçları 6 havalimanının 2021 ve 2022 yılları için ekonomik, sosyal, çevre ve toplam sürdürülebilirlik endeksleri açısından sürdürülebilirlik performans ve sıralamalarını vermiştir. Ayrıca her bir havalimanının 3 endeks ve toplamda sürdürülebilirlik performansları 2021 ve 2022 yılları arasında karşılaştırmalı olarak bulunmuştur.

Orhan Yücel
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılık çalışanlarının gönüllü raporlamadan kaçınma davranışlarını etkileyen faktörler: Bir model önerisi

Havacılık dünyada sayılı riskli endüstriler arasında yer aldığı için, emniyetli bir çalışma ortamı, hem uçuş operasyonları hem de uçak bakım servisleri için büyük öneme sahiptir. Emniyetli bir ortam yaratmak ve örgütsel bir emniyet kültürüne sahip olmak için, havacılık çalışanlarının emniyetsiz durumların, tehlikelerin ve potansiyel risklerin farkında olması önem arz etmektedir. Farkındalığın temel bileşenlerinden biri bilgidir. Yöneticilerin bilgiye ulaşmasını sağlayacak en önemli araçlardan biri ise havacılık çalışanlarının bu bilgileri ve emniyetsiz durumları yöneticilerine gönüllü bir şekilde raporlama davranışıdır. Aksi taktirde, gönüllü sessiz kalma davranışı, görülmeyen ve tahmin edilemeyen kazaları beraberinde getirecektir. Bu çalışmanın amacı, havacılık çalışanlarının raporlamama davranışlarının nedenlerini ortaya koymak, etkili bir uçuş ve yer emniyet kültürü yaratılmasına katkı sağlayacak gönüllü raporlama davranışını geliştirecek model önerisinde bulunmaktır. Bu çalışmada, ikincil veri kaynaklarından yararlanarak döküman analizi yardımıyla havacılıkta gönüllü raporlamanın önemini belirten bir model ortaya konulmuştur. Bu kapsamda, etkili bir uçuş ve yer emniyet kültürü yaratmak için havacılık örgütlerinde risk yönetimi, fırsat yönetimi, bilgi ve emniyet üstünlüğünü sağlamak için gönüllü raporlama davranışını arttıracak havacılık örgütlerinde emniyet liderliğinin bulunması, yöneticilerin çalışanları kaza, olay ve ramak kalaları raporlaması için ceza alma korkusunun azaltacak sınırlı ayrıcalık uygulaması gibi önerilerde bulunulmuştur.

Cüneyt Ceyran
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yalın tedarik zinciri uygulamasındaki gerekli faktörlerin bilişsel haritalandırma yöntemi ile belirlenmesi ve risklerin ANP ile önceliklendirilmesi: Havacılık organizasyonlarında bir uygulama

Havacılık Tedarik zincirindeki tüm aktörler ile en çok temas eden ve hizmetleri son müşteriyi etkileyen aktör yer hizmetleri firmalarıdır. Bunun için havacılık yer hizmeti firmaları emniyetten ödün vermeden zaman baskısına nasıl yanıt verebilir sorusunun yanıtı yalınlık olabilir. Bu çalışmada amaç, Yalın tedarik zinciri yönetimi hakkında genel bir bakış sağlamak ve Havacılık kuruluşlarından yer hizmetleri firmalarının tedarik zincirinin yalınlıkla birleştirebilmesi için gerekli faktörlerin belirlenmesi ve analizini sağlamaktır. Bir diğer amaç ise uygulanabilirliğindeki risklerin belirlenmesini/sınıflandırmasını sağlamaktır. Sonuç olarak ilk aşamada literatürde belirlenen 20 adet başarı faktörlerinin kendi aralarında neden-sonuç ilişkisinin değerlendirilmesi için yer hizmetleri sektörü çalışanlarıyla görüşülmüş ve katılımcıların ortak olarak en önemli gördükleri faktörler uygulama süreci ile organizasyonel alt yapı olmuştur. Bunun yanı sıra kendileri belirledikleri faktörlerin bilişsel haritalandırması Decision Explorer programı kullanılarak analiz edilmiştir. Buna göre kalifiyeli personel, maliyet, sistemi/süreçleri yeniden tasarlamak, otomatize etmek, eğitim olmak üzere 5 ortak faktör ortaya çıkmıştır. Son olarak risklerin belirlenmesi ve önceliklendirilmesi için BOCR temelli ANP yöntemi Super Decision programı kullanılarak yapılmıştır. Literatür araştırması sonucu Faydalar için 7, Fırsatlar için 8, Maliyet için 4 ve Risk için 9 kriter bulunmuştur. İkili karşılaştırma sonucunda ana kriterler için en önemli kriter risk faktörü 0,677 ile olmuştur. En az önemli kriter ise fırsat ana kriteri 0,046 ile olmuştur. Fayda ana kriteri için en önemli alt kriter maliyetlerin azaltılması, fırsatlar için müşteri memnuniyeti, maliyet için kaynaklara erişilebilirlik maliyeti ve risk için kâr marjı olmuştur.

Esra Yelken
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye iç hatlar havayolu taşımacılığı pazarında yoğunlaşma ve topluma sağlanan fayda üzerindeki etkisi

Yapı-davranış-performans paradigmasına göre pazar yapısı işletme davranışlarını etkileyerek pazarın performansını belirleyici bir rol oynar. Bir sektörde ya da pazarda yoğunlaşmanın yükselmesi, işletmelerin rekabetçi davranışlar sergilememesine ve sektörün topluma sağladığı fayda performansının düşmesine yol açar. Havayolu taşımacılığı tarihinde bu paradigmanın geçerliliği serbestleşme sonrası düşen yoğunlaşma ve oluşan rekabetçi yapı sonucu topluma sağlanan faydadaki hızlı artışla gözlenmiştir. Türkiye'de de dünyada olduğu gibi iç hatlar serbestleşmesi sonrası insanların havayolu taşımacılığına ulaşımı kolaylaşmış, pazardaki uçuş sayısı ve taşınan yolcu sayısı takip eden yıllarda oldukça hızlı yükselmiştir. Ancak bir noktada pazara girişler durmuş, giren havayolu işletmeleri iflas etmeye ve pazardan çıkmaya başlamış, pazar yoğunlaşması ise tekrar yükselme eğilimine girmiştir. Araştırma, Türkiye iç hatlar havayolu taşımacılığının topluma sağladığı faydayı artırmak amacına yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda 2000-2023 yılları arası, yani serbestleşme yıllarından günümüze kadar olan süreç için havayolu işletmelerinin iç hatlarda taşıdıkları yıllık yolcu sayıları üzerinden pazar payları elde edilmiştir. Elde edilen pazar paylarından n-Firma Yoğunlaşma Oranı ve Herfindahl-Hirschmann endeksleriyle yoğunlaşma ölçümü gerçekleştirilmiştir. Havayolu işletmelerinin pazar paylarının ve pazarın yoğunlaşma endeks değerlerinin bu süreçteki değişimi yorumlanmıştır. Sonraki aşamada, yoğunlaşma endeksinin yıllık değişim oranı ile pazarda taşınan toplam yolcu sayısının yıllık değişim oranı ve pazara arz edilen toplam uçuş sayısının yıllık değişim oranı verileri Zaman Serilerinde En Küçük Kareler yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, yoğunlaşmadaki değişim oranının yolcu ve uçuş sayısındaki değişim oranı üzerinde ters yönlü etkisi olduğu tespit edilmiştir. Sürekli artan yoğunlaşmanın azaltılması için politika önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Havayolu taşımacılığı, Havayolu ekonomisi, Pazar yoğunlaşması, Rekabet, Zaman serileri analizi

Cem Avcı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Geleceğin havacılık çalışanlarının bireysel yenilikçilik ve yeniliğe direnç düzeylerinin ölçülmesi

Hava taşımacılığı sektöründe, personelin kişisel yenilikçiliği rekabet gücünün korunması ve teknolojik ilerlemelerin sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır. Bununla birlikte, özellikle personel arasında değişime karşı gösterilen direnç, yüksek düzeyde düzenlemeye tabi bir sektörde ilerlemeyi engelleyebilmektedir. Gelişen güvenlik standartlarına, operasyonel verimliliğe ve müşteri beklentilerine uyum sağlamak, uzun vadeli sürdürülebilirlik ve büyüme sağlamak için personelin değişim girişimlerine katılımı esastır. Havacılık sektöründe çalışacak bireylerin bireysel yenilikçilik ve değişime direnç özellikleri bu bağlamda sektörün gelişimi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı geleceğin havacılık çalışanlarının bireysel yenilikçilik ve değişime direnç özelliklerini belirlemektir. Bu kapsamda, Türkiye'de havacılık yönetimi bölümünde eğitim gören lisans öğrencilere anket formu uygulanmıştır. Bu kapsamda 825 anket dönütü elde edilmiş ve veriler Kruskal Wallis, Mann Whitney ve PLS-SEM analizleri kullanılarak test edilmiştir. Araştırma sonucunda bireylerin cinsiyeti ile bireysel yenilikçilik ve değişime direnç özellikleri arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bununla birlikte, kuşak, yenilikçilik eğitimi, eğitim türü, yabancı dil seviyesi ve bireylerin akademik sınıfı ile bireysel yenilikçilik ve değişime direnç özellikleri arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca, uygulanan PLS-SEM analizi sonuçlarına göre, bireylerin deneyime açıklık ve farklılıklara karşıtlık özelliklerinin değişime direnç seviyelerini etkiledikleri görülmüştür. Araştırmanın bulguları, bireylerin deneyime açıklık düzeylerindeki artışın değişime direnç seviyesinde azaltıcı etkisi olduğunu; farklılık karşıtlığı özeliklerinin ise değişime direnç seviyesinde arttırıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Erkam Emin Ayvaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu iş modelleri ile uçak çevrim süreci ilişkisi: Geleneksel ve düşük maliyetli havayolu işletmeleri üzerine bir araştırma

Havacılık sektöründe yoğun rekabet ortamında faaliyet gösteren havayolu işletmeleri farklı iş modelleri benimsemektedir. Benimsedikleri iş modelleri, operasyonel öncelikler ve hizmet sunum stratejileri bakımından önemli farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar, uçak çevrim süreci olarak ifade edilen ve bir uçağın inişi ve bir sonraki seferi arasında geçen sürecin operasyonel anlamda verimliliğini doğrudan etkilemektedir. Bu çalışma, havayolu işletmelerinin farklı iş modelleri ile uçak çevrim süreleri arasındaki ilişkiyi inceleyerek, gecikmelerin nedenlerini saptamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, hizmet işletmelerinin özellikleri, süreç yönetimi ve iş modelleri ele alınmıştır. İkinci bölümde, havacılık işletmelerinde hizmet sunum süreci yönetimi; havayolu işletmeleri, havaalanı işletmeleri ve yer hizmeti işletmeleri açısından ayrı ayrı ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, Türkiye'de Ege Bölgesindeki bir havalimanından alınan 2023 yılına ait uçuş operasyon verileri, Düşük Maliyetli Havayolu ve Geleneksel Havayolu iş modelini benimsemiş, iki farklı havayolu için detaylı bir şekilde incelenmiştir. Yapılan analizlerde, her iki iş modelinin, uygulama havaalanındaki, 2023 yılına ait verilerle operasyonel süreçleri, yolcu kapasiteleri ve gecikme oranları karşılaştırılmıştır. Bulgular, iş modellerinin uçak çevrim süresine etkilerini ve gecikme nedenlerini ortaya koymaktadır.

Çiğdem Bilal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Hata yönetimi kültürü ile örgütsel öğrenme ilişkisinde örgütsel adalet ile örgütsel sessizliğin seri aracılık rolü: havacılık işletmesinde bir araştırma

Havacılık sektörünün karmaşık ve insan faktörüne dayalı yapısı, hata yapma olasılığını artırmakta ve hataların etkili bir şekilde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Emniyetin sürdürülebilirliği için hataların açıkça paylaşılması, hatalardan ders çıkarılarak gerekli önlemlerin alınması ve özellikle hataların bir öğrenme fırsatına dönüştürülebileceği bir örgüt kültürü oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Araştırma, hata yönetimi kültürü ile örgütsel öğrenme arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi ve örgütsel adalet ile örgütsel sessizliğin aracılık rollerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, Antalya Havalimanı'nda faaliyet gösteren bir yer hizmetleri işletmesi çalışanlarından veriler, yapılandırılmış ölçekler aracılığıyla toplanmış ve Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bulgular, hata yönetimi kültürünün örgütsel adalet algısını ve örgütsel öğrenme düzeylerini artırırken örgütsel sessizlik davranışlarını azalttığını göstermektedir. Ayrıca örgütsel adalet ve örgütsel sessizliğin hata yönetimi kültürü ile örgütsel öğrenme arasındaki ilişkide seri aracılık rolleri üstlendiği belirlenmiştir. Bu bağlamda çalışma, hata yönetimi kültürünün örgütler için sadece bir hata kontrol mekanizması olarak değil aynı zamanda çalışanların adalet algılarını geliştirebileceğini, sessizlik davranışlarını azaltabileceğini ve daha etkili bir öğrenme ortamı yaratabileceğini göstermektedir.

Havacılık yönetimi
Mine Değirmencioğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğinin havalimanları üzerindeki etkileri: Batman Havalimanı örneği

Bu çalışmanın amacı, iklim değişikliğinin havalimanları üzerindeki etkilerini analiz etmek ve Batman Havalimanı özelinde bu etkileri ayrıntılı incelemektir. Çalışmada iklim değişikliğinin altyapı, operasyon ve bina/tesis maliyet kalemlerine olan etkileri kapsamlı biçimde ele alınmış ve bu etkilerin yönetilebilmesi için maliyet azaltma ve uyum sağlama stratejileri belirlenmiştir. İklim değişikliğinin havalimanı altyapısı, enerji tüketimi, bakım ve onarım gereksinimi, hava koşullarına bağlı operasyonel zorluklar ve tesis yönetimi ile ilgili etkiler detaylı şekilde analiz edilmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Batman Havalimanı uzmanlarıyla yapılan derinlemesine görüşmelerle elde edilen verilerden, ayrıca hem küresel hem de Batman bölgesine ait iklim projeksiyonlarından yararlanılarak havalimanı maliyetlerindeki değişimin nedenleri ve olası etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. İklim değişikliğinin havalimanı operasyonlarına doğrudan ve dolaylı etkileri incelenmiştir. Sonuçlar değişen iklim koşullarıyla birlikte sıcaklık artışları ve aşırı hava olaylarının bölgesel havalimanları için önemli maliyet artışlarına yol açabileceği ve bu etkilerin önlenmesi/en aza indirilmesi için sürdürülebilir yönetim stratejilerinin geliştirilmesi gereğini ortaya koymaktadır. Havalimanlarının çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla çeşitli öneriler sunulmaktadır. Çalışma, Batman Havalimanı örneği üzerinden elde edilen bulgularla diğer havalimanları için de rehber niteliği taşımaktadır. Havalimanlarının iklim değişikliği ile ilgili alacakları önlemler ve uygulayacakları stratejiler konusunda yol gösterici öneriler sunulmaktadır.

Turgut Dursun
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Pilot eğitiminde çoklu ekip pilot lisansı entegre eğitim sisteminin incelenmesi: Bir durum çalışması

Havacılık emniyetini en fazla etkileyen sistem unsuru insandır ve pilotlar bu listenin başında gelmektedir. Bu nedenle etkin bir eğitimden geçmeleri gereken pilotların teknolojinin gelişmesiyle birlikte pilot olabilmek için gerekli olan lisanslandırma türlerinin de değişiklik gösterdiği gözlemlenmektedir. Öte yandan havayolu taşımacılığı talebinin ve pilot ihtiyacının giderek artıyor oluşu havayolu işletmelerini, pilot ihtiyaçlarını hızlı ve etkili bir şekilde karşılamak amacıyla, yeni arayışlara itmektedir. Bu araştırmanın amacı sözü edilen bağlamda ortaya çıkmış olan Çoklu Ekip Pilot Lisanslandırma sistemini tüm yönleriyle ortaya koymaktır. Araştırma nitel paradigmaya göre desenlenmiş ve söz konusu programın tüm yönleriyle anlaşılıp açıklanabilmesi için durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Nitel veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanıp tümevarımsal tematik analiz tekniği ile analiz edilmişlerdir. Bu kapsamda elde edilen 193 koddan yola çıkılarak 6 temaya ulaşılmıştır. Programın amaçları, programının öğrenciler, havayolu işletmeleri ve uçuş okulları açısından ne tür avantajlar ve dezavantajlar sunduğu, MPL programının havayolu işletmeleri ile uçuş okulu tarafından nasıl işetildiği, programın uygulama çıktılarının neler olduğu ve programın gelecekte nasıl bir gelişim seyri izleyebileceğine yönelik temalar bulgulanmıştır. Program pilot ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılamayı, yeni nesil uçaklara uygun pilotlar yetiştirmeyi, pilot eğitimi etkinliğinin artırılmasını ve maliyetlerinin düşürülmesini amaçlamaktadır. Programın genel olarak bu amaçları karşıladığı fakat bazı olumsuz yanlarının da olduğu anlaşılmaktadır. Programın gelecekte uygulanmaya devam edeceği öngörülmektedir. Anahtar Sözcükler: Çoklu Ekip Pilot Lisanslandırması, Pilot Lisansları, Pilot Eğitimi, Pilot Yetiştirme Programları

Ömer Şentuna
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Havacılık güvenliğinde kriz yönetimi ve kültür ilişkisi: Hofstede'in kültürel boyutlar kuramı bağlamında Atatürk Havalimanı saldırısının incelenmesi

Bu çalışma, Türkiye'de havacılık güvenliği ile ilgili krizlerin yönetsel başarısını etkileyen sorunların ortaya çıkmasında ve bu sorunların yönetilmesinde kültürün etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda Hofstede'in Kültürel Boyutlar Kuramı bağlamında 28 Haziran 2016 tarihinde yaşanan Atatürk Havalimanı saldırısındaki kriz yönetimi süreci incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Araştırma verileri Atatürk Havalimanı saldırısında operasyonel ve yönetsel süreçlerde yer alan 14 katılımcı ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler ve doküman incelemesi sonucunda elde edilmiştir. Analiz sürecinde NVivo 12 paket programından yararlanılmıştır. Analiz sonucunda bulgular "Kriz sinyallerin alınması", "Krize hazırlık ve korunma", "Krizin kontrol altına alınması", "Normal duruma geçiş" ve "Öğrenme ve değerlendirme" temaları altında değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, kriz yönetiminin başarısını etkileyen sorunların ortaya çıkmasında genellikle Hofstede'in kültürel boyutlar kuramı bağlamında Türkiye'nin de sahip olduğu yüksek düzeyde belirsizlikten kaçınma ve güç mesafesi ile kısıtlama değerlerinin etkili olduğu belirlenmiştir. Öte yandan Hofstede'in çalışmasında Türkiye'nin zaman yönelimine ilişkin baskın değerlerle ilgili herhangi bir bulgu olmamasına rağmen, kriz yönetimi süreçlerinde kısa döneme yönelimli olunmasından dolayı sorunların yaşandığı tespit edilmiştir. Kriz yönetimin başarısına önemli düzeyde katkı sağlayan diğer kültürel değerlerin ise toplulukçu kültürlere özgü yurtseverlik bilinci ile dişil değerlere özgü dayanışma ve işbirliği değerleri olduğu tespit edilmiştir

Selçuk Kayhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu iş-modeli ve yolcu harcamaları arasındaki ilişki üzerine bir araştırma: Antalya havalimanı

Havayolu sektöründe gerçekleşen serbestleşmeden sonra yeni havayolu şirketleri ve yeni iş modelleri ortaya çıkmıştır. Farklı iş modelleri farklı hizmet seviyelerini doğurmuştur. Havayolu sektörünün gelişimi turizmin de büyümesinde etkili olmuştur. Turistlerin tatil planlarını yaparken hangi havayolu işletmesi ile seyahat edeceği de vermeleri gereken kararlardan biri olmuştur. Bu çalışmada, turistlerin Türkiye'nin en büyük turizm merkezi olan Antalya'da yaptıkları harcamalar ile tercih ettikleri havayolu işletmelerinin iş modelleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, araştırmanın yapıldığı tarihlerde Covid-19 pandemisinin yaşanması nedeniyle pandeminin turizm aktiviteleri üzerine etkilerinin araştırılması ve Antalya'ya gelen turistlerin seyahat yeri seçimlerine etki eden en önemli faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma verileri, Antalya Havalimanı kullanan 448 yolcuya yönelik gerçekleştirilen anket yöntemi ile toplanmıştır. Veriler, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, havayolu iş modelleri arasında paket tur harcamaları ve konaklama harcamaları ortalamaları arasında anlamlı farklılıklara rastlanılmasına karşın konaklama dışı harcama ortalamalarında anlamlı farklılıklarla karşılaşılmamıştır. Covid 19 pandemisi nedeniyle turistlerin yaklaşık üçte biri turistik aktivitelere katılmadığını belirtmiştir. Destinasyonun olanakları ve imajı, fiyat-kalite ve politik unsurlar, turistlerin seyahat yeri seçimini etkileyen en önemli faktörler olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Havayolu iş modelleri, Turizm, Turizm Harcaması, Antalya

Ahmet Melekoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00