
4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
İnsan yapımı nanopartiküllerin kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan bireylerin bronş epitel hücre kültür permabilitesine etkileri
Nanoteknolojinin günlük hayatta giderek yaygınlaşması, nanopartiküllerin (NP) kullanımının artmasına yol açmıştır. Diğer yandan, in vivo ve in vitro çalışmalar NP'lerin sağlık üzerinde ciddi risk oluşturabileceklerini düşündürmektedir. Ancak, altta yatan mekanizmalar yeterince bilinmemektedir. Bu çalışmada çok duvarlı karbon nanotüplerin (ÇDKNT) KOAH' lı, sigara içen ancak KOAH gelişmeyen ve sigara içmeyen bireylerin bronş epitel hücre (BEH) kültürlerinin permabilitesi ve toksisitesi üzerine olan etkilerini araştırmayı amaçladık. BEH kültürlerini roflumilast (0.01, 0.1 ve 1µM) ve formoterol (0.01, 1 ve 100µM) yokluğunda ve varlığında ÇDKNT'lere (0-100 µg/ml) maruz bırakarak, 0., 2., 4., 6. ve 24. saatlerde trans epitelyal elektriksel direnç (TED) üzerine olan etkisini araştırdık. 24. saatte toplanan kültür vasatında laktat dehidrogenaz (LDH) analizi yapıldı. Çalışma sonucunda elde edilen verilere göre, ÇDKNT'ler BEH kültürlerinin TED'ni etkilemedi. Roflumilast ve formoterol'da anlamlı bir etkide bulunmadı. Benzer şekilde, ÇDKNT'ler KOAH'lı ve sigara içen bireylerin BEH kültürlerinden LDH salınımını etkilemezken, 50 (ortanca= 0,5311 IU/µg hücresel protein ve 1,413 IU/µg hücresel protein, p= 0.0001) ve 100µg/ ml (ortanca= 0,5311 IU/µg hücresel protein ve 3,357 IU/µg hücresel protein, p<0.0001) ÇDKNT sigara içmeyen bireylerin BEH kültürlerinden LDH salınımını artırdı. ÇDKNT (100µg/ml) varlığında, formoterol (100µM) ve roflumilastın yüksek dozları (1µM) LDH salınımını artırırken, düşük dozları LDH salınımını baskıladı. Bulgularımız, ÇDKNT'lerin kullanılan dozlarda BEH kültürleri üzerinde sınırlı toksik etkiye sahip olduklarını göstermektedir.
Göz yaşartıcı gazların koah'da primer bronş epitel hücre fonksiyonları, toksisitesi ve inflamatuar parametrelere etkisi
Kitlesel gösterileri kontrol altına almak amacıyla yaygın olarak kullanılan biber gazı ile son yıllarda yapılan sınırlı sayıdaki çalışma, bu gazın solunum sistemi üzerine olan olumsuz etkilerini ortaya koymuşsa da altta yatan mekanizmalar ve bronş epitel hücrelerinin (BEH) rolü yeterince bilinmemektedir. Çalışmamızda kapsaisinin sigara içmeyen (Sigarasız), sigara içen KOAH'sız (Sigaralı) ve sigara içicisi KOAH'lı hastaların bronş eksplantlarından elde edilen BEH kültürleri üzerine etkilerini araştırmayı amaçladık. BEH kültürleri formoterol (1µM) ve roflumilast (0,1µM) yokluğunda ve varlığında kapsaisinin 0, 50, 125, 250 ve 500 μM konsantrasyonlarına 24 saat maruz bırakıldılar. Kültürlerin trans epitelyal elektriksel direnci (TED) ve silya titreşim frekansını (STF) 15. ve 30. dak., 1., 2., 4., 6., ve 24. saatlerde değerlendirilirken, laktat dehidrogenaz (LDH), interlökin (IL)-8 ve granülosit makrofaj koloni uyarıcı faktör (GM-CSF) düzeyleri 24. saatte ölçüldü. Kapsaisinin yüksek dozları (250-500µM) sigarasız (t2, t6, t24. saat), sigaralı (t24. saat) ve KOAH'lı (t2, t24. saat) BEH kültürlerinin TED'ni anlamlı olarak azalttı (p<0,05). Bu etki kısmen roflumilast tarafından önlendi. Kapsaisin (250μM) bütün gruplarda BEH kültürlerinin STF'nı 15. dak'dan itibaren anlamlı olarak azalttı (p<0.01). Formoterol sigaralı gruptaki BEH kültürlerinin STF'da kapsaisine bağlı düşmeyi anlamlı olarak önledi, ancak roflumilast herhangi bir etki göstermedi. Kapsaisin (500μM) bütün kültürlerde LDH salınımını (p<0,05) artırırken, genel olarak IL-8 (p<0,0001) ve GM-CSF (p<0,05) düzeylerini baskıladı. Sonuç olarak, bulgularımız biber gazının aktif bileşeni olan kapsaisinin primer insan BEH kültür permabilitesini ve LDH salınımını artırırken, siliyer fonksiyonunu ve sitokin salınımını baskıladığı, bu etkilerin formoterol ve roflumilast tarafından kısmen önlenebildiğini göstermektedir.
Effect of diesel exhaust particles and house dust mite allergens on airway epithelium cells
Epidemiological studies demonstrate an association between particulate air pollution and chronic airway diseases including asthma and chronic obstructive pulmonary diseases (COPD). Indoor allergens such as house dust mite (HDM) are reported to have important roles in the pathogenesis of allergic airway diseases. Animal studies of diesel exhaust particles (DEP), which make an important fraction of particulate air pollution, have reported that HDM allergens can interact with these particles and potentiate their effects. However, the role of air way epithelial cells and underlying mechanisms are not adequately known. In my studies, I have investigated the effects of DEP (0, 30, 100, 300µg/ml) on trans-epithelial electrical resistance (TED), cell viability and synthesis of inflammatory mediators in the absence and presence of HDM. TER was measured at t0, t2, t4, t6, and t24 hours, whereas cell viability and protein, and mRNA levels of interleukin (IL)-8, granulocyte macrophage-colony stimulating factor (GM-CSF), RANTES and soluble intercellular adhesion molecule (sICAM)-1 were assessed at t24 hours and t4 hours, respectively. The highest concentration of DEP (300µg/ml) decreased TER of cultures, whereas both 100 and 300µg/ml DEP decreased TER, when HDM added. In the presence of HDM and IL-1ß, both 100 and 300µg/ml DEP supressed TER at all time points studied (t2-t24 hours). All concentrations of DEP studied (30-300µg/ml) attenuated release of IL-8, while only 100 and 300µg/ml DEP supressed IL-8 release in the presence of HDM. Although low concentrations of 30 and 100µg/ml DEP induced GM-CSF release, 300µg/ml showed an inhibitory effect. On addition of HDM, GM-CSF release was significantly decreased comparing to HDM-untreated cells. DEP with and without HDM decreased RANTES release, whereas, HDM itself decreased the release of this cytokine. DEP (300µg/ml) suppressed sICAM release both in the absence and presence of HDM. RT-PCR analysis has shown that DEP (100µg/ml) induce gene expression for IL-8 and GM-CSF under only HDM condition, and that in all cultures treated with HDM, both IL-8 and GM-CSF mRNA expression was significantly higher comparing to cells un-treated with HDM. RANTES mRNA expression was, however, attenuated in only cell treated with 100µg/ml DEP + HDM. DEP significantly induced sICAM-1 mRNA expression under HDM condition. Our findings have demonstrated that DEP, at high concentrations, can induce permeability of BEAS-2B cultures, while decreasing cell viability, and that HDM can potentiate this effect. Furthermore, DEP can modify protein and gene expression of inflammatory mediators and this may be affected by HDM.
Soluble epoxide hydrolase inhibitörünün KOAH hastaların bronş epitel hücelerinden inflamatuar sitokin salınımı ve gen ekspresyonuna etkileri
Kronik obstrüktif hava yolu hastalığı (KOAH), steroidler ve mevcut anti-inflamatuar tedavilere dirençli kronik hava yolu inflamasyonu ile seyreden bir hastalıktır. Son çalışmalar soluble epoksit hidrolaz inhibitörlerinin (sEHI) KOAH hayvan modellerinde hava yolu inflamasyonunu azaltabileceğini ileri sürmektedirler. Bununla birlikte bu inhibitörün insan solunum yolu epitel hücreleri üzerinde aynı etkiyi gösterip göstermediği açık değildir. Çalışmamızda sEHI'nin primer bronş epitel hücre (BEH) kültürlerinin canlılığı, bu hücrelerden sitokin salınımı ve gen ekspresyonu üzerine olan etkisini araştırmayı amaçladık. Sigara içen KOAH'lı, sigara içen ancak KOAH gelişmeyen bireyler ve sigara içmemiş olan hastalardan BEH kültürü üretilerek, 1ng/ml (IL)-1β varlığında ve yokluğunda, 0.1,1,10 ve 33µM sEHI'ü ile 24 saat inkübe edildiler. Hücre canlılığı MTT testi ile çalışılırken, IL-8 ve GM-CSF protein düzeyi ELISA, gen ekspresyonu RT-PCR ile ölçüldü. Sigara içmeyen grupta, sEHI'ü kontrol grubuna (0µM sEHI) kıyasla 10µM ve 33µM (p<0.0001) konsantrasyonlarında hücre canlılığını baskıladı. Benzer şekilde, KOAH'lı grupta da 10µM (p<0.01) ve 33µM (p<0.001) sEHI'ü hücre canlılığını inhibe etti. Buna karşın sigara içenlerin hücrelerinin canlılığı etkilenmedi. sEHI'ü hiç bir konsantrasyonda primer BEH'den IL-8 ve GM-CSF salınımını etkilemedi. Sitokinlerin bazal düzeyleri ve sEHI ile inkübasyon sonrasında elde edilen düzeyleri gruplar arasında karşılaştırıldığında, genel olarak KOAH'lı hücrelerden salınan IL-8 ve GM-CSF düzeyinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğu görüldü. sEHI'ü hiç bir konsantrasyonda primer BEH'den IL-8 ve GM-CSF gen ekspresyonunu etkilemedi. Sonuç olarak, bulgularımız sEHI'nin yüksek dozlarda BEH canlılığını baskılayabileceğini, ancak inflamatuar sitokin salınımı ve gen ekspresyonunu etkilemediğini ve KOAH'taki inflamasyona etkilerinin sınırlı olduğunu göstermektedir.