Giresun University
Discipline

Türk Dünyası Edebiyatları Anabilim Dalı

Giresun University

10

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

İsmail Gaspıralı'nın eserlerinde kadın tipolojisi

İsmail Gaspıralı'nın Eserlerinde Kadın Tipolojisi adlı tez, İsmail Gaspıralı'nın kaleme aldığı metinlerdeki kadın karakterlerin ve bunun yanı sıra kadın meselesine dair çeşitli başlıkların incelemesinin yapıldığı bir çalışmadır. Çalışmada, Türk dünyasında öncü bir isim olan İsmail Gaspıralı'nın ilerici karakterinden yola çıkılarak, dönemin Müslüman-Türk toplumlarında kadınların sosyal konumuna dair çıkarımlar yapmak; böylece İsmail Gaspıralı'nın fikrî dünyasının ve Türk dünyası için önerdiği ideal yaşamın daha doğru bir şekilde kavranmasına hizmet etmek amaçlanmıştır. İsmail Gaspıralı, Türk dünyasında eğitim, basın, politika gibi pek çok konuda öncü bir isim olmuş ve onun temellerini attığı düşünceler, özellikle "Ceditçilik" fikri, tüm Türk coğrafyasında yayılmış, benimsenmiştir. Yaşamı boyunca çok geniş alanda çalışmalar yapmış olmasının yanı sıra çeşitli edebî metinler de ortaya koymuştur. Toplumsal yaşamın önemli bir parçası olan kadınlar ve onlara dair meseleler de Gaspıralı'nın eserlerinde geniş bir yer bulmuştur. Yarattığı kadın karakterlerle ve onlar üzerinden yaptığı eleştiriler ile toplumun dikkatini bu soruna yöneltmeyi hedeflemiş ve başarmıştır. Çalışmanın "Giriş" kısmında, yazarın eser verdiği dönemin ve şartların daha doğru anlaşılması için Kırım coğrafyasının tarihine, kültürel ve sosyal yaşamına dair genel bilgiler verilmiştir. Tezin birinci bölümünde İsmail Gaspıralı'nın hayatı, yetiştiği çevre, eğitimi; kültürel, sosyal ve politik faaliyetleri ve yaşamında birinci dereceden rolü olan kadınlar hakkında bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde, tezde incelenecek olan edebî metinlerin özetleri verilmiş, daha sonra bu metinlerdeki kadın tipleri ve onlar üzerinden aktarılan kadın meseleleri, toplumsal cinsiyet rolleri de gözetilerek ele alınmıştır. Ayrıca yazarın edebî metinleri dışında kaleme aldığı yazılarında da kadın konusu üzerine çözümlemeler yapılmıştır. "Sonuç" kısmında yaptığımız çalışma neticesindeki genel değerlendirmelerimiz yer almış, İsmail Gaspıralı'nın eserlerinden yola çıkılarak, bu dönemde Müslüman ve Türk kadınların toplumsal yaşamdaki yeri ve sorunları ortaya koyulmuştur. İsmail Gaspıralı'nın bu soruna dair tespit edilebilen çözüm önerileri de aktarılmıştır. Çalışmamızda bize rehberlik eden ve başvurulması mümkün ilgili bibliyografyanın sunulduğu kaynakça da eklenmiştir.

Edebi eserlerEdebiyatGaspıralı İsmail+3
Yasemin Koç
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Oğuznâme ve Şehnâme üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

"Oğuznâme ve Şehnâme Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme" adlı çalışmamızda, Türk kültürü ve tarihinin temel taşlarından biri olan Oğuz Kağan Destanı ve ya Oğuznâmeler adıyla bilinen İslamiyet'ten sonraki dönemlerde yazıya geçirilen rivayetler, öte yandan da İran kültürü ve Farsların İslamiyet'ten önceki tarihini yansıtan Şehnâme ele alınmıştır. Hacim itibariyle çok büyük olmayan Oğuz Kağan Destanı'nın çok sayıda varyantlarının bulunması, Şehnâme'nin de başlı başına hacimli ve büyük bir eser olması, çalışmamızı bazı nüshaları incelemekle sınırlı tutmamıza sebep olmaktadır. Oğuz Kağan ve çocuklarının hayatını başka bir ifadeyle Türk boylarının sosyal, siyasal ve hukukî yaklaşımlarını incelemek adına, İslamiyet'ten önceki dönemlere ait Uygurca Oğuz Kağan Destanı, İslamî rivayetlerden de Reşideddin Oğuznâmesi, Ebülgazi Bahadır Han'ın Şecere-i Terakimesi ve Kazan'da bulunup son yıllarda bilim âlemine tanıtılan, literatürde Kazan Oğuznâmesi olarak adlandırılan üç eser esas alınmıştır. Dünya çapında birçok geçerli nüshası olan Şehnâme için de Muhammed Dabirsiyakî'nin hazırladığı beş ciltlik çalışmadan yola çıkarak "Oğuznâme ve Şehnâme Üzerinde Karşılaştırmalı Bir İnceleme" adlı tezimizin İran Millî Destanı Şâhnâmeh (Şehnâme) bölümü oluşturulmuştur. Çalışmamızın başında tarihin ilk çağlarından bu yana bulundukları coğrafya nedeniyle devamlı münasebette bulunan İranlılar ve Türklerin siyasi ve tarihî ilişkilerine değinilmiştir. Bu münasebetlerden sonra destan mefhumu, iki milletin literatüründedestanların özellikleri ve çeşitliliği ele alınıp İran epik anlatıları için bir sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırma çerçevesinde farklı tarihi devirlerde ortaya çıkmış olan kahramanlık eserleri için örnekler verilmiştir. "Oğuznâme ve Şehnâme Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme" adlı çalışmamızın asıl amacına -iki eserin karşılaştırılmasına- geçmeden önce, Türk destan geleneği kapsamında namecilik ve oğuznâmecilik kavramları incelenip Oğuznâmelerin farklı varyantları tanıtılmıştır. Bugüne kadar üzerinde çok az çalışma yapılmış Kazan Oğuznâmesi'nin de etraflı bir özetine yer verildikten sonra sıra Firdevsî ve şaheseri Şehnâme'yi tanıtılmasına gelmiştir, Şehnâme'den de detaylı bir özet sunulmuştur. Oğuznâme ve Şehnâme'nin karşılaştırılması bölümünde, iki eserin mitik, epik ve tarihi yönleri ele alınıp incelenmiştir. İran ve Türk edebiyatı için birer destan mahiyetinde olan Şehnâme ve Oğuznâme'nin anakahramanlarının özellikleri ve bu iki eserde yer alan kahraman tiplerinden söz edilmiştir. Oğuznâme ve Şehnâme'nin kahraman kadrosu dahilinde yer alan kadın kahraman tiplerinden sonra, iki eserde bulunan erkek kahramanlar üzerinde de durulmuştur. Her ne kadar birbirinden bağımsız görünseler de ilginç noktalarda benzerlik gösteren Oğuznâme ve Şehnâme'nin mitik unsurları, mekân ve zaman kavramları, olay örgüsü ve motif yapısı, bu iki eserdeki hükümdarlık ve padişahlık kavramları ve İslamî unsurları tartışıldıktan sonra, bu karşılaştırmanın bizi ulaştırdığı sonuçlar tespit edilip sıralanarak "Oğuznâme ve Şehnâme Üzerinde Karşılaştırmalı Bir İnceleme" adlı çalışmamız sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Oğuznâme-Şehnâme-Fars ve Türk İlişkileri-Destan- Benzerlikler ve Farklılıklar- Karşılaştırma.

Fars edebiyatıHalk edebiyatıKarşılaştırmalı değerlendirme+7
Somayeh Easy
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Irak Türkmen şairi Hasan Görem: Hayatı - edebî kişiliği, dili, üslûbu ve bütün şiirleri

Eserlerinde Irak Türkmenlerinin geçmiş yaşantısını ve geleceğini; sosyal, kültürel ve siyasi yönden çeşitli sorunlarını dile getiren Hasan Görem, Irak Türkmen edebiyatının önde gelen temsilcilerinden biridir. Hasan Görem, şiirlerinde işlediği milli kültüre dair konularla ve felsefi görüşleriyle, son dönem Irak Türkmen edebiyatında kendisine önemli bir yer edinmiştir. Çalışmamız, Hasan Görem'in "Rü'yâ" isimli kitabında yer alan şiirlerin şekil ve içerik özellikleri bakımından incelenmesini kapsamaktadır. "Irak Türkmen Şairi Hasan Görem (Hayatı, Edebî Kişiliği Dili, Üslûbu ve Bütün Şiirleri)" adını taşıyan çalışmamız bir girişten ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş kısmında; çalışmanın araştırma ve inceleme yöntemi, Irak Türkmenlerinin tarihçesi, coğrafyası, nüfusu ve edebiyatıyla ilgili bilgiler yer almaktadır. "Hasan Görem'in Hayatı ve Edebî Kişiliği" adını taşıyan birinci bölümde, şairin hayatı, edebi şahsiyeti ve üslûbu hakkında bilgi verilmiştir. Yine bu bölümde, şairin "Rü'yâ" adlı eserindeki şiirler, şekil, içerik ve üslûp özellikleri bakımından incelenmiştir. Bu bölümün sonunda, Hasan Görem hakkında yapılan çalışmalara yer verilerek bölüm tamamlanmıştır. Çalışmanın "Hasan Görem'in Şiirlerinde Dil" adını taşıyan ikinci bölümünde ise Hasan Görem'in şiirleri dil özellikleri bakımından incelenmiştir. Bu bölümde, Hasan Görem'in şiirlerinde yer alan sözcüklerin, kullanılan yapım ve çekim eklerinin ve onomastik unsurların dil özellikleri çerçevesinde analizleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde, incelemeye kaynaklık eden şiirlerin Türkiye Türkçesi'ne aktarımları yapılmıştır. Sonuç bölümü, yaptığımız incelemeler doğrultusunda Hasan Görem'in şiirleriyle ilgili tespit ve değerlendirmeleri içermektedir. Hasan Görem'in "Rü'yâ" adlı eserinin orijinal metinleri ve araştırmamız sırasında elde ettiğimiz bazı malzemelere ise çalışmamızın sonundaki ekler kısmında yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Dünyası Edebiyatları, Irak Türkmen Edebiyatı, Irak Türkmen Şiiri, Hasan Görem, "Rü'yâ", Dil ve Edebiyat İncelemesi.

BiyografiDilbilgisiDilbilim+7
Murtadh Haydar Azaat
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Handânî Dîvânı (İnceleme-Tenkitli metin-Sizin)

16. y.y. şairlerinden olan Handanî‟nin gerçek adı Halil‟dir. 946 (1539-40) tarihinde doğan şairin ölüm tarihi bilinmemektedir. 1001 (1592-93) yılında hayatta olduğu anlaşılan şair, Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerine şahitlik etmiştir. Handanî hakkında, tezkirelerde ve edebiyat tarihlerinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Şairle ilgili veriler, bilinen tek eseri divanından yola çıkılarak elde edilmiştir. Handanî Divanı‟nın tespit edilebilen dört nüshası olup bu çalışmada tüm nüshalar, metin tenkidine dâhil edilmiştir. Ağırlıklı olarak dinî ve tasavvufî konuların işlendiği metinde 49 kaside, 15 mesnevi, 44 musammat, 105 gazel, 58 nazm ve 44 tuyuğ bulunmaktadır. Bu çalışmada Handanî Divanı, ana hatlarıyla üç bölümde incelenmiştir. İlk bölümde şairin hayatı ve sanatı hakkında bilgi verilmiş; ikinci bölümde metin, şekil ve muhteva özellikleri açısından değerlendirilmiştir. Özellikle Handanî‟nin, Hurufilikten etkilenen bir şair olduğu düşünüldüğünden eser, bu cihetten de ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise divanın tenkitli metni oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Handanî, Handanî Divanı, 16. y.y

16. yüzyılDivan edebiyatıDivanlar+5
Hayriye Durkaya
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk romanında Doğu Anadolu

Tanzimat sanatçılarıyla baĢlayan roman serüvenimizin Ġstanbul‟a ilgisi zamanla geliĢerek Anadolu‟ya yönelmiĢ, bu sayede Doğu Anadolu‟nun edebiyattaki varlığı hissedilmeye baĢlanmıĢtır. Ġlk romanlarımıza nadiren de olsa giren Doğu Anadolu‟nun romandaki ağırlığı, Cumhuriyet‟in ilanına kadar hayli gecikmiĢtir. Bu çalıĢmada roman tarihimiz boyunca Doğu Anadolu‟yu konu edinen tüm romanlar taranmıĢ, Doğu‟nun bu romanlara yansıyan gerçekliği, üç temel baĢlıkta toplanmıĢtır. Romanlardaki Doğu algısı ilk bölümde mekân ve insan üzerinden tespit edildikten sonra, Doğu romanlarının tematik düzlemi belirlenmeye çalıĢılmıĢtır. Bu bölümde bireysel, sosyal ve siyasal içeriklerine göre belirlediğimiz baĢlıklarla Doğu insanının sosyal manzarası betimlenmeye, son bölümünde ise roman kahramanlarının Doğu Anadolu‟yla iliĢkisi üzerinden Doğu‟ya yönelik farklı bakıĢ açıları yakalanmaya çalıĢılmıĢtır. Bu çalıĢmanın temel ekseni, insan-mekân diyalektiğinin kurmaca eserdeki izdüĢümünü yakalamaktır. Anahtar Kelimeler: Türk Romanı, Doğu Anadolu, Doğu Ġnsanı, Mekân

AnadoluDoğu Anadolu bölgesiMekan kimliği+5
Nusret Yılmaz
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
11
DoctorateOpen AccessTR

Manavgatlı Ali Zelîlî'nin Niyâzü'l-Müznibîn'in

XVI. yüzyıl sonu XVII. yüzyıl baĢında yaĢayan Ali Zelîlî mutasavvıf bir Ģairdir. ġairin hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu çalıĢmada onun tek eseri olan Niyâzü‟l-Müznibîn adlı mesnevisinin çeviriyazılı metni ve incelemesi yer almaktadır. Eserin tespit edilen 22 nüshasından özelliklerine göre seçilen 6 nüsha karĢılaĢtırılarak transkripsiyonlu metin ortaya çıkarılmıĢtır. 5667 beyit, 1379 dörtlükten oluĢan metinde 120 ilahi, 108 fasıl ve 8 adet de gazel bulunmaktadır. ÇalıĢmanın "GiriĢ" kısmında baĢlangıçtan XVII. yüzyıla kadar Türk edebiyatında dinî-tasavvufi-ahlaki mesneviler hakkında bilgi verilmiĢtir. "Birinci Bölümde", Ali Zelîlî ve eseri hakkında bilgiler ile bu mesnevinin yazılıĢ tarihi ve sebebine değinilmiĢtir. "Ġkinci Bölümde" eser, iç ve dıĢ özellikleri bakımından incelenmiĢ vezin, kafiye ve iktibaslar açısından değerlendirilmiĢtir. "Üçüncü Bölümde" ise nüshaların tavsifleri yapılmıĢ, yazmaların soy ağacı çıkarılmıĢ ve tenkitli metin verilmiĢtir. Klasik Türk edebiyatının hemen her döneminde yazılan dinî-tasavvufi-ahlaki mesnevilere, XVII. yüzyılda Niyâzü‟l-Müznibîn‟i nazmederek bir yenisini daha ekleyen Ali Zelîlî, eserinde kendi üslubu ile özdeĢleĢen örnekler vermiĢtir. Anahtar Kelimeler: Ali Zelîlî, Niyâzü‟l-Müznibîn, Mesnevi, Klasik Türk Edebiyatı, 17. yüzyıl

16. yüzyıl17. yüzyılAli Zelili+6
Nilay Kınay Civelek
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat devri edebiyatında şiir ve felsefe ilişkisi (Birinci dönem)

Tanzimat Edebiyatı, Divan Edebiyatı'nın sınırlarını, kalıplarını zorlamış ve bunun dışına çıkmıştır. Bu durumun oluşmasında Osmanlı Devleti'nin o dönemki siyasal ve sosyal konumu etkili olmuştur. Ayrıca Batı'da yaşanan gelişmelerin toplum üzerindeki etkisi bu döneme yön vermiştir. Bu çalışma ile Tanzimat döneminin, edebiyat, sanat, aydın dünyasına bilhassa da şiir konusunun etkisinin ne olduğu üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Dönemin felsefî yönelimleri ve Tanzimat aydınının düşünceleri etrafında yeni düzenlemelerin şiire etkisi incelenmiştir. Divan edebiyatını takip eden dönemde oluşan yeni şiiri oluşturan etkenler açıklanmaya çalışılmıştır.

FelsefeOsmanlı DönemiSanat+4
Neslihan Tezcan
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Bursalı İbrahim Râzî Divanı

Bu çalışma, XVIII. yüzyılın sonu ile XIX. yüzyılın başında Bursa'da doğmuş ve yaşamış Bursalı İbâhîm Râzî'nin Divan'ının Konya Mevlana Müzesi'nde kayıtlı mevcut tek nüshası üzerine yapılmış bir doktora çalışmasıdır. Çalışmada Mevlevî bir şair olan ve Destârizâde adıyla tanınan Bursalı İbrâhîm Râzî ile Divan'ının klâsik Türk edebiyatı sahasına tanıtılması amaçlanmıştır. Eserin baş tarafında kendi Divan'ından derlenen bilgilerle Bursalı İbrâhîm Râzî hakkında bilgiler verilmiş, sonrasında ise Bursalı İbrâhîm Râzî Divanı'nın biçim ve muhteva bakımından ayrıntılı bir incelemesi yapılmıştır.

18. yüzyıl19. yüzyılBursalı İbrahim Razi+5
Mehmet Elaldı
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gülistân-ı Vâhidî (İnceleme-transkripsiyonlu metin)

Kanunî Sultân Süleymân devri şâirlerinden olan Vâhidî'nin asıl adı Abdulvâhid'dir. Doğum tarihi bilinmeyen şâirin, ölüm tarihi için verilen bilgiler de ihtilaflıdır. Bursalı Haşimi, ölümü için düştüğü tarihte (Vâhidî reft ez cihân derdâ) bu tarihi H. 985/ M. 1577 olarak belirtirken Tuhfe-i Naili ve Sicill-i Osmânî'de bu durum 975/ 1567-68 olarak belirtilmiştir. Vâhidî hakkında tezkirelerde ve edebiyat tarihlerinde verilen bilgiler sınırlıdır. Kınalızâde Hasan Çelebi tezkiresine ve Osmanlı Müellifleri'ne göre İstanbul, Beliğ tezkiresine göre Bursa'da doğan Abdülvâhid Çelebi, Delâ'ilü'l-Hayrat'ın şârihi Kara Dâvûd Efendi (ö. 948/ 1541)'nin torunu ve Süleyman Çelebi'nin oğludur. Kanunî Sultan Süleyman devri Osmanlı şâir ve yazarlarındandır. Önce ilmiye mesleğine intisap etmesine rağmen daha sonra tasavvuf yolunu seçmiştir. 16. y.y. tarikatlarından olan Zeyniyye adlı bir tarikata girmiş ve de Şeyh Abdülaziz Efendi'ye mürid olmuştur. Sadece Osmanlı Müellifleri'nde, Saadet-nâme ve Şifâu's-sudur adlı eserlerinin bulunduğu belirtilmiştir. Bu çalışma Vâhidî'nin Gülistân-ı Vâhidî adını verdiği, ağırlıklı olarak dinî, tasavvufî ve ahlakî konuların işlendiği, manzum-mensur karışık bir şekilde tertip edilmiş eseri üzerine hazırlanmıştır. Eserin bilinen tek nüshasından hareketle, eser ana hatlarıyla üç bölümde incelenmiştir. İlk bölümde şâirin hayatı, eserleri, ilmî ve edebî yönü hakkında bilgi verilmiş; ikinci bölümde esere dâir bilgiler (adı, yazılış tarihi) verildikten sonra eser, muhteva ve şekil özellikleri açısından değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise Gülistân-ı Vâhidî adlı eserin transkripsiyonlu metni oluşturulmuştur.

16. yüzyılEski Türk edebiyatıGülistan+4
Fatma Özçakmak
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Zonguldak Halkevi Karaelmas dergisi üzerine bir inceleme

Cumhuriyet tarihinin önde gelen kuruluşlarından biri olan Halkevleri, halkın her alanda gelişimini sağlamak amacıyla 19 Şubat 1932'de on dört il merkezinde kurulur. Zaman içerisinde sayılarında artış görülse de 1951'de kapatılmak zorunda kalır. Halkevleri, süreç içerisinde birçok yayınla edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip olur. Atatürk ilkelerini, inkılaplarını ve Cumhuriyet rejiminin getirilerini halka öğretmeyi esas alan Halkevleri, bununla da kalmaz ve bireyi ilgilendiren her konuda eğitimin vazgeçilmez bir parçası olur. Halkevleri ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal, sağlık ve eğitim alanlarında faaliyet gösterir. Bireyi ve toplumu merkeze alarak halkın ihtiyaçlarına yanıt arar. Farklı idealler peşinde koşan bireyleri çatısı altında himaye eden Halkevleri, güçlü bireylerle muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış bir toplum yaratmayı amaçlar. Halkevleri, çalışmalarını "Dil, Edebiyat ve Tarih", "Güzel Sanatlar", "Spor", "Temsil", "Sosyal Yardım", "Köycülük", "Halkdershaneleri ve Kurslar", "Müze ve Sergiler", "Kütüphane ve Yayın" olmak üzere dokuz kolda yürütür. Bunların her biri ayrı işleve sahip olsa da Dil, Edebiyat ve Tarih Kolu, Halkevlerinin yayın organlarını ortaya çıkarmak açısından ayrıca önemlidir. Halkevleri yayınladıkları kitap, gazete ve dergiler aracılığıyla hedeflerini halka daha kolay aktarma fırsatı bulur. Zonguldak Halkevi dergisi olan Karaelmas da faaliyetleriyle bu aktarımın bir örneği olur. Karaelmas'ın 13 Nisan 1938'de başlayan yayın hayatı 20 Şubat 1949'da son bulur. Dergi, bu süre zarfında toplam kırk sekiz sayı yayımlanır. Dergide Türk edebiyatının önemli isimlerinin yanı sıra yerel yazarlar ve daha önce adına fazla rastlanmayan kişilerin imzaları görülür. Genel olarak dergide şiir, hikâye, hatıra, mektup, söylev ve konferans metinleri, çeviri yazılar, coğrafya, tarih ve siyaset ile ilgili yazılar, spor, sağlık ve hukuk ile ilgili yazılar, eğitim ve kültürle ilgili yazılar, edebiyatla ilgili yazılar, Zonguldak Halkevi başta olmak üzere diğer Halkevleriyle ilgili yazılar yer alır. Haber, ilan, reklam ve fotoğraflar ile de görsel açıdan derginin içeriği zenginleştirilir. Bu çalışmada Zonguldak Halkevi tarafından yayımlanan Karaelmas dergisi genel özellikleriyle tanıtılmaya çalışılmıştır. Öncelikle Halkevlerinin gelişim süreci ve Zonguldak Halkevinden bahsedilmiştir. Akabinde Karaelmas'ın yayın süreci, şekil özellikleri, yayın politikası, yazar kadrosu ve edebî faaliyetleri hakkında bilgi verilmiş ve dergideki bütün yazıların tahlili fihristi yapılmıştır. Dergideki yazılar sayılarına, yazar adına, konu ve türlerine göre sınıflandırılmıştır. Bunun sonucunda Karaelmas'ın sanat, fikir ve edebiyat dergisi olarak faaliyet gösterdiği görülmüştür.

DergilerHalkevleriHalkevleri dergileri+2
Asiye Saymaz
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00