
2
Archived Theses
2
DOIs Assigned
100%
DOI Rate
Archived Theses
Beton dolgulu çift cidarlı oluklu çelik kolonların eksenel ve döngüsel yükleme altındakı davranışının sonlu elemanlar yöntemiyle incelenmesi
Bu tez çalışmasında, beton dolgulu çift cidarlı oluklu çelik kompozit kolonların döngüsel yükler altındaki yapısal davranışı sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, oluklu çelik cidar kullanımının kolonların taşıma kapasitesi, süneklik performansı ve enerji yutma kapasitesi üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu kapsamda, farklı kesit geometrilerine sahip üç konfigürasyon ele alınarak kompozit kolon numuneleri modellenmiştir. Bu konfigürasyonlar, iç çelik cidarı oluklu ve dış çelik cidarı düz olan kolonlar, dış çelik cidarı oluklu ve iç çelik cidarı düz olan kolonlar ve iç ve dış çelik cidarları düz olan referans kolonlardan oluşmaktadır. Ayrıca çelik cidar kalınlığının ve kolon narinliğinin yapısal davranış üzerindeki etkisi incelenmiştir. Tüm modellerde malzeme özellikleri sabit tutulmuştur. Analiz sonuçlarına göre oluklu kesit geometrisine sahip kolonların, düz cidarlı kolonlara kıyasla daha yüksek taşıma kapasitesi ve daha kararlı bir yük–deplasman davranışı sergilediği belirlenmiştir. Ayrıca, dış oluklu tasarımın beton çekirdeğe daha iyi bir sargılama sağladığını, yerel burkulmayı geciktirdiğini ve böylece referans kolona göre ortalama üç kat, içten oluklu kolonlara göre ise bir buçuk kat daha fazla enerji yutma kapasitesi sağladığını göstermiştir. Çelik cidar kalınlığının artırılması hem nihai kapasitede hem de enerji dağıtımında önemli iyileştirmeler sağlamıştır. Genel olarak, bu çalışma, özellikle oluklu dış yüzeye sahip çift cidarlı çelik kesitlerin geometrisinin faydalı olduğunu ve deprem riski yüksek bölgelerdeki yapılar için avantajlı olabileceğini ortaya koymaktadır.
Deprem tehlike analizleri ve kentsel dönüşüm planlaması: Kahramanmaraş-Dulkadiroğlu örneği
Türkiye'nin, dünyanın en aktif deprem bölgelerinin içinde olduğu göz ardı edilemez. Bu bölgelerde yatırımlar yapılırken, kentsel gelişimin planlanması göz ardı edilemez. Yeni seçilecek yerleşim alanlarında, bölgenin jeolojik-jeofizik-jeoteknik özelliklerinin dışında, deprem tehlikesinin detaylı bir şekilde irdelenmesi gerekmektedir. Depreme dayanıklı yapıların projelendirilmeden önce “Deprem Tehlike Analizleri” çalışmalarının mutlaka yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada. Kahramanmaraş-Dulkadiroğlu bölgesinde yapılması planlanan deprem konutlarının proje sahasında jeofizik uygulamalar kapsamında belirlenen noktalarda yapılan mikrotremör ölçümleri sonucunda rezonans periyot aralıkları ve spektral büyütme oranları hesaplanmıştır. Zemin yapı periyot ilişkisi ve deprem tehlike düzeyi incelenmiş, yapının doğal periyodu, rezonans bölgesi kat adeti ve yapının yüksekliği arasındaki ilişkileri kullanılarak zemin hakim titreşim periyoduna karşılık gelen rezonans bölgesi kat miktarı eğrileri ile tespit edilmiştir. Ayrıca, spektral büyütme oranı ile de deprem tehlike düzeyi tespit edilmiştir. Sonuç olarak, kentsel dönüşüm projelerinde yapılacak olan yeni yerleşim yerlerinin yer seçimleri yapılırken depremden en az şekilde etkilenmesi yada etkilenmemesi için jeofizik yöntemlerden mutlaka yararlanılmalıdır. Yerbilimi verilerinden yoksun, sadece ekolojik ve teknolojik olarak geliştirilen akıllı şehirler, deprem gibi doğa olaylarına karşı korunmasız olacaktır. Bu çalışmada kentsel dönüşüm projelerinde uygulamaya geçilmeden önce planlama ve uygulama esaslarının belirlenmesinin ve aynı zamanda jeofizik parametrelerinin gerekliliği Kahramanmaraş-Dulkadiroğlu Örneği üzerinden vurgulanmıştır. Zemin hakim titreşim periyodu biliniyorsa, tasarlanan yapı yüksekliği kat miktarı rezonans bölgesi eğrilerinden kolayca tespit edilebilmektedir. Ayrıca, deprem rezonans ilişkisine bağlı olarak zemin hakim titreşim periyodu katman kalınlığı tartışılmıştır. Bundan ötürü zemin hakim titreşim periyotları hesaplamasında zemin kalınlığının yani ana kaya derinliğinin hesaplanması gerekmekte olduğu belirtilmiştir.