Hacettepe University
Discipline

Eczacılık Anabilim Dalı

Hacettepe University

9

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

9 Theses
Master'sOpen AccessEN

Application of atropine in fasted animals and convulsions caused by feeding investigation of the effect of glibenclamide, minoxidil, caffeine, and usnic acid

Epilepsy is considered a prevalent neurological disorder, characterized by disorder in electrical activity which is located in the brain area and well-known as epileptic seizures. Thisstudy was aimed to establish the pharmacological effect of the glibenclamide, minoxidil, caffeine, and usnic acid, on the atropine inducing convulsions in mice fasted for 24 hours and then allowed to access the food. Materials and Methods: After 24 hours of fasting, animals were divided as control group' drug-treated groups and only atropine treated group. The control group was treated with normal saline solution, the drug-treated groups were administered with glibenclamide at a dose of 25 or 50 mg/kg, minoxidil at dose of 25 or 50 mg/kg, caffeine at a dose of 10 or 20 mg/kg, usnic acid at a dose of 100 or 300 mg/kg, Each group separately and respectively and 10 minutes later (drug-treated groups) were treated with atropine at a dose of 2.4 mg/kg; and lastly, the atropine treated group was injected only with atropine at a dose of 2.4 mg/kg. The animals was allowed to ad libitum feeding and were observed for 30 minutes to evaluated the onset of convulsions the duration and frequency of convulsions. Within the scope of biochemical assays, the obtained tissue samples were examined in terms of oxidative stress and antioxidant activity of enzymes. Results: The convulsions occurred in mice that were fasted for 24 hours following the administration of atropine. The effects of evaluated pharmacological agents on the seizure scores were not found to be statistically significant. The pharmacological agents were observed to positively change some of the biochemical parameters. Moreover, high dose minoxidil was observed to cause an increase in the duration of seizure onset. Conclusion: It can be concluded from this study that the use of the above drugs in the prevention of convulsion resulting from the use of atropine in fasted mice was not effective except for high dose minoxidil which exhibited an effect delaying at the onset time of the seizures.

AtropineEpilepsyMice+3
Taha Safauldeen Taha Al-hajjar
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hyaluronic acid

Hyalüronik asitin kozmetikte kullanımı

Zeliha Özlem Erçetin
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Romatoid artritli hastaların romatoid artrit bilgi düzeyinin ve ilaç uyuncunun klinik eczacı tarafından değerlendirilmesi

Bu çalışma, eczacı liderliğindeki eğitimsel müdahalelerin romatoid artritli (RA) hastalarda hastalık bilgisi (hastalık bilgisi, farmakolojik tedaviler, farmakolojik olmayan tedaviler, komorbidite, öz bakım ve uyumsal beceriler) ve ilaç uyuncu üzerindeki etkisini değerlendirmektedir. Bu prospektif çalışma, 1 Mart 2025-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında bir eczanede yürütülmüştür. RA hastalarından, başlangıçta ve 12 haftalık takip sürecinde hastalık bilgisi ve ilaç uyuncuna ilişkin veriler toplanmıştır. RA bilgisi düzeyini ve ilaç uyuncunu ölçmek için sırasıyla Romatoid Artrit Bilgi Düzeyi Anketi (RAKE) ve Romatoloji Uyum Anketi (CQR) kullanılmıştır.Çalışmaya toplam 95 hasta dahil edilmiştir. Eczacı liderliğindeki eğitim müdahalesinden sonra, daha fazla hasta hastalık bilgisi (p<0,001), farmakolojik tedaviler (p<0,001), non-farmakolojik tedaviler (p<0,001), komorbidite (p<0,001) ve öz bakım (p<0,001) alanlarındaki sorulara doğru yanıt vermiştir. Eğitimden sonra, toplam RAKE puanında istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlenmiştir (46,16±16,16 vs. 72,96±14,40; p<0,001). Eğitim öncesi ve sonrası toplam CQR puanları karşılaştırıldığında, ilaç uyuncunda eğitim sonrası istatistiksel olarak anlamlı artış olduğu gözlenmiştir (60,44 ±10,35 vs. 66,11 ±9,42; p<0,001). Çalışma, romatoid artrit hakkındaki bilgi düzeyi ile kadın cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki tespit etmiştir (eğitim öncesi: r=0,344, p=0,0011; eğitim sonrası: r=0,231, p=0,02). Ayrıca, ilaç uyuncunun hastalık süresi daha uzun olan bireylerde (eğitim sonrası: r=0,235, p=0,005) ve yaşlı hastalarda daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (eğitim öncesi: r=0,384, p<0,001'e karşılık eğitim sonrası: r=0,310, p=0,002). Klinik eczacının müdahalesi sonucunda, romatoid artritli hastaların hastalık bilgisi ve ilaç uyuncunun arttığı görülmüştür. Eczacı liderliğindeki müdahalelerin sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli etkilerini incelemek amacıyla, daha uzun takip sürelerine sahip, daha büyük ve çok merkezli çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Shaımaa Alsukkar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya bölgesi eczanelerinde yer alan doğal kaynaklı zayıflama ürünlerinin incelenmesi

Son yıllarda yapılan klinik çalışmalara bakıldığında, tüm dünyada obezite ve fazla kilo (vücut kütle endeksinden fazla kiloya sahip olma) oranı oldukça hızlı bir şekilde artmaktadır. Ülkemizde yapılan son çalışmalarda ise yine dünya verilerine paralel olarak özellikle genç yaşta obezitenin yaygın bir sorun haline geldiği gözlemlenmiştir. Kilo kaybını hızlandırmak veya kiloyu düzenlemek için sentetik ilaçlara alternatif tüm dünyada yaygın bir şekilde farmakognozik yaklaşımlar uygulanmaya başlanmıştır. Bitkilerin tıbbi amaçlı kullanımı, oldukça fazla hastalığın tedavisinde ve önlenmesinde terapötik kullanımlarını test eden etnobotanik ve etnofarmakolojik yaklaşımlarla birlikte mümkün olmaktadır ve bunlar sonucunda kilo vermeye yardımcı birçok ürün piyasada kendine yer edinmiştir. Bu çalışmada da Sakarya ili eczanelerinde kilo vermeye yardımcı bitkisel destekli ürünlerin içeriğine ve küresel olarak kilo vermeye yardımcı bitkilere dair detaylı bir literatür çalışması yapılmıştır. Ayrıca Sakarya ili eczaneleriyle bir anket çalışması yapılarak ürünlerin ulaşım kanallarına, değişkenliklerine ve danışanların karakteristik özelliklerine dair değerli bilgiler edinilmiştir. Bu ürünlerin güvenirliğini arttırmak adına piyasada bulunan ürünlerin içerisinde bulunan ve incelenen bitkiler üzerinde daha çok sayıda klinik ve ilaç etkileşim çalışmalarına ihtiyaç vardır. Ek olarak zayıflamaya yönelik piyasada bulunan bu gıda takviyeleri veya destek ürünler eczane dışında da satışı yapılabilen ve tanıtımı birçok yerde olan ürünler oldukları için denetim ve kontrollerinin sık yapılması gerekmektedir.

Besin destekleriEczacılıkEczaneler+5
Hasan Korhan Derici
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nepeta betonicifolia C. A. meyer ve Salvia limbata C. A. meyer bitkilerinin uçucu yağ bileşimi ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi

Nepeta betonicifolia ve Salvia limbata Azerbaycan'da yetişen, Lamiaceae familyasının büyük öneme sahip türleridir. Nepeta çoğunlukla kurak koşullarda Avrasya, Kuzey Afrika ve özellikle Akdeniz'in etrafındaki ülkelerde, Azerbaycan'da özellikle Nahçıvan, Talış, Şuşa, Hınalıq, Tufandağ, Oğuz, Bozdağ, Altıağa'da; Salvia ise Azerbaycan'da Nahçıvan, Göyçay, İsmayıllı şehirlerinde, taşlık güney yamaçlarda ve çalılıklarda yetişmektedir. Nepeta türleri Azerbaycan'da gıda, vitamin, ilaç (derman) olarak, uçucu yağ eldesinde, baharat olarak ve dekoratif amaçlı; Salvia türleri vitamin, ilaç olarak, dekoratif amaçlı ve yem bitkisi olarak kullanılmaktadır. Vücuttaki zararlı toksinlerin atılmasına yardım etmekte, bronşit ve astım semptomlarını ortadan kaldırmaktadır. Karaciğeri temizlemekte, idrar yolu enfeksiyonlarının tedavisine yardım etmekte, fazla terlemeyi, stresi, kan şekerini azaltmakta ve sakinleştirici olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda boğaz ağrısını azaltmakta, saçların beyazlamasını yavaşlatmakta, zihni güçlendirmekte, diş ağrılarında ve ağız yaralarını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında Azerbaycan'dan toplanan, toplandığı ülkede üzerinde çalışmaya rastlanmamış olan Nepeta betonicifolia ve Salvia limbata bitkilerinin uçucu yağ ve hidrolat bileşimleri Gaz Kromatografisi - Gaz Kromatografisi/Kütle Spektrometrisi ile belirlenmiş, biyolojik aktivitelerinin incelenmesi amaçlanmış ve bu konuda araştırmalar-çalışmalar yapılmıştır.

Biyolojik aktiviteFarmakognoziKromatografi-gaz+5
Ibrahım Afandıyev
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Salvia hispanica L. tohumlarının fitokimyasal ve biyolojik aktivite açısından araştırılması

Salvia hispanica L., chia adıyla bilinen, tropik ya da ılıman iklimde yetişen, beyaz ya da siyah renkli olup üzerinde koyu renkli noktalar bulunan Lamiaceae temsilcisidir. Bu çalışmada, S. hispanica tohumları metanol ve kloroform ile ayrı ayrı ekstre edilerek fitokimyasal ve biyolojik profilleri araştırılmıştır. Kimyasal kompozisyonları, taşıdığı toplam fenol ve flavonoit miktarları, serbest radikal süpürücü etkileri, Troloks'a eşdeğer antioksidan kapasitesi, anti-α-amilaz aktivitesi araştırılmıştır. Serbest yağ asitlerinin verimi (SYA) %75,7, polar ve apolar ekstrelerin ise sırasıyla %1,6 ve %12,7 olarak saptanmıştır. Tüm ekstrelerin serbest radikal süpürücü etkileri model DPPH• radikalini kullanarak spektrofotometrik yöntemle tayin edilmiştir. Metanollü ekstre en yüksek inhibisyon etkisini göstermiştir (IC50 1,63±0,15 mg/mL). Lipofilik ekstre ve SYA fraksiyonu sırasıyla %55,08±5,0 ve %27,5±0,4 aktivite göstermiştir. Tüm ekstrelerin kimyasal profilleri kromatografik tekniklerle aydınlatılmıştır (GC-FID/MS, LC-MS/MS, UPCC). GC/MS tekniği ile tohumun %99,5'ini oluşturan toplam 14 yağ asidi teşhis edilmiştir. Linolenik (%62,4), linoleik (%19,8), oleik (%5,5), palmitik (%7,2) ve stearik (%3) asit olarak saptanmıştır. SYA fraksiyonunda UPCC-MS tekniği ile oleik, linoleik, palmitik, stearik, 11-eikosenoik, palmitoleik, linolenik ve behenik asitler tespit edilmiştir. Metanollü ekstrede LC-MS/MS analizi sonucunda; rozmarinik asit glukozit ve rozmarinik asit tespit edilmiştir. Toplam fenolik bileşik miktarı en yüksek metanollü ekstrede tespit edilmiştir (0.107 mgGAE/g). Kloroformlu ekstre fenolik bileşikler açısından daha zayıf bulunmuştur. Toplam flavonoit miktarları kloroformlu ekstrede (0.019 RuE mg/g) metanollü ekstreye göre (0.010 RuE mg/g) daha yüksek bulunmuştur. Sabit yağların TEAK deneyinde kayda değer etkiye sahip olmadığı ancak metanollü ekstrenin (TEAK 0,25 mM) belirgin bir etki ortaya koyduğu gözlemlenmiştir. Ekstrelerin -amilaz enzimi üzerinde düşük etkisi olup en yüksek inhibisyon SYA fraksiyonunda saptanmıştır (24,23 mg/mL). Anahtar Sözcükler: Salvia hispanica, Sabit Yağ Asitleri, Ekstraksiyon, Aktivite.

Ada çayıFitokimyaPolifarmasi+6
Hilal Doğan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Development of natural lozenge formulation of ginger extract

This study was designed with the idea that the antibacterial property of ginger, especially for oral health, is an important stage of proactive treatment. In developing the soft lozenge in question, various formulas were tried, and the optimal formulation was determined. The GL7 soft lozenge formulation was found to be the most suitable formulation. The formulation contains 25% Ginger (Zingiber officinale), 20% Cinnamon (Cinnamomum verum), 1% Acacia, 0.5% Beeswax, 0.5% Lemon Essential Oil, 1% D-Limonen, 1% Stevia, 1% Lemon Juice, 2% Glycerin and, 10% Honey and 10%Strawbery (freeze dried), 20% Pluronic F 127 (Poloxamer 407). The GL7 formula developed does not contain preservatives, so cinnamon is used in the formula, both for their antibacterial properties and taste. On the other hand, the formula was developed using Pluronic F (Poloxamer 407), which is also present in mouthwashes, often recommended by dentists for oral hygiene, with antibacterial properties alone. For the ginger (Zingiber officinale) contained as the active ingredient with its antibacterial property, the presence of gingerols and shogaols were detected in the developed formula, which was qualitatively determined by thin layer chromatography (TLC). The microbial properties of GL7 formulation were determined and C. albicans, E. coli, P. aureus and P. aeruginosa were found to be effective against bacteria by using disc diffusion method. According to the European Pharmacopoeia for the developed GL7 formulation, dispersion test was carried out and it was found that the dispersion time was 25-30 minutes. With the results obtained, an antibacterial, preservative-free, sugar-free and natural soft lozenge containing ginger extract has been proven to be an alternative dosage form that can be used for oral health.

Plant extractGingerFormularies
Merve Küçüközkan Savaşçı
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ganoderma lucidum ve ticari ürünlerinin in vitro antioksidan aktivitelerinin ve bazı biyoaktif bileşenlerinin tayini ve karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışmada, son yıllarda sağlık alanında ve özellikle kanser tedavisinde tedaviye destek amaçlı kullanılan Ganoderma lucidum tıbbi mantarının farklı formları ve piyasada satılan kapsül formlarının in vitro antioksidan aktiviteleri ile bazı biyoaktif bileşenlerinin tayini ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Ganoderma lucidum mantarı halk arasında çay olarak veya ekstresi içilerek kullanılmaktadır. Piyasada kapsül formları da satılmaktadır. Üreticisinden kurutulmuş ve ekstrakt halinde temin edilen mantar örnekleri ve piyasadan alınan kapsül formları, infüzyon yöntemi ile ekstrakte edildi. Mantarların öğütülmüş, dilimlenmiş, ticari ekstrakt halinde ve tablet formlarının antioksidan aktiviteleri CUPRAC, FRAP, ABTS ve DDPH yöntemi, toplam fenolik madde içeriklerini ise Folin-Ciocalteu ayıracı ile UV-VIS spektrofotometre kullanılarak tayin edildi. Troloks ve gallik asit standartları kullanılarak elde edilen absorbans/inhibisyon değerlerinden Ganoderma lucidum'un farklı formlarının antioksidan kapasiteleri ve toplam fenolik bileşen miktarları TEAC ve GAE cinsinden hesaplandı. Bulgular: Öğütülmüş ve dilimlenmiş örneklerin antioksidan aktiviteleri (9,66-38,0 mmol TEAC/g örnek), ticari ekstraktların (0,3-10,91 mmol TEAC/g örnek) arasında; kapsül formlarının ise antioksidan aktiviteleri (2,46-136,64 mmol TEAC/g örnek) arasında; toplam fenolik bileşen miktarları sırası ile (29,14-116,21 mg GAE/g örnek) arasında; ticari ekstre için fenolik bileşen miktarı ortalama (12,62 mg GAE/g örnek) olarak bulunmuştur. Sonuçlar: Ganoderma Lucidum'un antioksidan özelliğe sahip olduğu ticari ekstraktın öğütülmüş ve dilimlenmiş formlara göre daha yüksek antioksidan ve fenolik bileşen içerdiği görülmüştür. Kapsül formlarının da karşılaştırıldığında antioksidan aktiviteye ve fenolik içeriğe sahip olduğu, farklı 3 formun da birbiri ile kıyaslandığında farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Kullanımda Ganoderma lucidum mantarının tercih edilmesini, günümüzde sentetik gıdalar yerine doğal gıda takviyesi ve bitkilerle tedavide doktor kontrolünde kullanımının önerilebileceğini düşündürmüştür. Anahtar Sözcükler: Ganoderma lucidum, Antioksidan Aktivite, CUPRAC-FRAPTEAC- DPPH-Folin-Ciocalteu.

Antineoplastik ajanlarAntioksidanlarFenolik bileşikler+2
Yeşim Yılmaz
Marmara University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

In Siliko toksikoloji yöntemleri ve uygulamaları üzerine araştırmalar

İn siliko toksikoloji, bilgisayar ve matematiksel modeller kullanarak kimyasalların toksik etkilerini değerlendiren bir alandır. Toksikoloji çalışmalarında zaman, maliyet ve hayvan kullanımını azaltarak çevresel ve insan sağlığına daha uygun bir yaklaşım sunamaktadır. Bu yöntemlerin kullanımı, son yıllarda hızla yaygınlaşmaktadır. İn siliko toksikoloji, birçok farklı yöntem ve yazılımlar kullanarak gerçekleştirilir. Bu yöntemler arasında başlıca QSAR (nicel yapı-aktivite ilişkisi) modellemesi, akıllı sistemler, sanal tarama, protein-ligand etkileşimi analizi ve yüksek verimli tarama (HTS) bulunmaktadır. Bu yöntemlerin her biri, toksikolojik verilerin tahmininde farklı bir yaklaşım sağlamaktadır. QSAR modellemesi, bir kimyasalın yapısını analiz ederek, toksisitesinin tahmin edilmesine çalışır. Akıllı sistemler, yapay zeka teknikleri kullanarak toksikolojik verileri analiz ederek bir kimyasalın olası etkilerini tahmin edebilir. Benzer şekilde sanal tarama, bir kimyasalın etkileşime girdiği proteinlerin yapısını analiz ederek, toksik etkilerini tahmin etmeye çalışır. Protein-ligand etkileşimi analizi de, bir kimyasalın bir proteinle etkileşimini inceleyerek, bu yönde toksik etkilerinin kesitirilmesine katkı sunmaktadır. İn siliko toksikoloji yazılımları arasında DEREK, Toxtree, T.E.S.T, OECD QSAR Toolbox ve Leadscope gibi birçok yazılım bulunur. Bu yazılımlar, farklı toksikolojik endikasyonlar için tasarlanmıştır ve genellikle açık kaynaklıdır. Sonuç olarak, in siliko toksikoloji, toksikoloji alanındaki geleneksel yaklaşımların yerini almaya başlayan laternatif bir araştırma yaklaşımıdır. Bu yöntemler, toksikolojik verilerin değerlendirilmesinde hızlı, düşük maliyetli ve daha etkili bir yöntem sunmaktadır. Bu tez çalışmasında son yıllarda hızla gelişen in siliko toksikolojik yöntemler ve yazılımlarının karşılaştırılması, genel kullanımları, avantaj ve dezavantajları özetlenecek, literatür verilerinden hareketle belirlenmiş iki farklı maddenin in siliko yöntemlerden QSAR yöntemiyle ve bir yazılım dili olan Python, QSAR Toolbox ve ToxTree yazılımları ile ters etki gözlenmeyen düzey (NOAEL) değerleri hesaplanarak geleneksel toksikolojik yöntemlerle karşılaştırılarak doğruluğu değerlendirilecektir.

Gökhan Egemen Karaca
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00