
6
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Profesyonel ve amatör taekwondo sporcularında kassal kuvvet, denge ve sıçrama performanslarının araştırılması
Bu çalışma, yaşları 14-18 arasında profesyonel (n:19) ve amatör taekwondo (n:19) sporcularının birbirleriyle ve sedanter bireylerle (n:14) diz izokinetik kassal kuvvet ve endurans, dinamik denge ve dikey sıçrama performansını araştırmak amacıyla yapıldı. Diz kassal kuvvet ve enduransı konsantrik/konsantrik modda 600/sn ve 1200/sn açısal hızlarda ISOMED2000 izokinetik sistem ile dikey sıçrama performansları ve alt ekstremite reaksiyon zamanı OPTOJUMP cihazı ile ve dinamik dengeleri Y Denge testi ile değerlendirildi. İzokinetik kassal kuvvet testi sonuçlarına göre 60°/sn açısal hızda profesyonel grubun dominant ve dominant olmayan bacak quadriceps kası ve dominant taraf hamstring kası tepe torku en yüksekti (p<0,05). 120°/sn açısal hızda profesyonel grupta dominant olmayan taraf quadriceps kasının tepe torku anlamlı derecede yüksek bulundu. 600/sn ve 1200/sn açısal hızlarda dominant bacağın H/Q tepe tork oranı açısından gruplar arasında fark yoktu (p>0,05). Amatör grupta 60°/sn açısal hızda dominant olmayan bacak H/Q tepe tork oranı daha yüksekti (p<0,05). Profesyonel ve amatör sporcular arasında dinamik denge testi değerleri bakımından anlamlı fark bulunmazken kontrol grubundan daha yüksekti (p<0,05). Profesyonel grubun dikey sıçrama performansı amatör ve kontrol grubundan anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,05). Gruplar arasında reaksiyon zamanı açısından anlamlı fark yoktu (p>0,05). Sonuç olarak profesyonel ve amatör taekwondo sporcuların performanslarını arttırmak ve yaralanmaları önlemek için antrenman programlarının; dayanıklılık, dinamik denge ve tepki süresi egzersizlerini içermesi gerekmektedir.
Chevron osteotomisi geçiren halluks valguslu kadınlarda fonksiyonel durum, denge ve kinezyofobinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Halluks Valguslu (HV) hastaların Chevron osteotomisi sonrası fonksiyonel durumunu, dengesini ve kinezyofobisini HV tanılı cerrahi geçirmemiş hastalarla karşılaştırmalı olarak incelemektir. Çalışmaya 20-70 yaşları arasında (50,8 ± 12,6 yıl) cerrahi sonrası ortalama 28 ay süre geçmiş 19 HV'li kadın birey ve cerrahi geçirmemiş HV tanılı 19 kadın birey dahil edildi. Bireylerin ağrı şiddeti Vizüel Analog Skalasıyla, başparmak eklem hareket açıklığı universal gonyometre ile, statik dengesi Tek Bacak Üzerinde Durma Testi ile, dinamik dengesi Zamanlı Kalk Yürü Testi ile, fonksiyonel durumu ve kozmetik kaygısı Nil HV Ölçeği ile, kinezyofobisi Tampa Kinezyofobi Ölçeği ile değerlendirildi. Her iki grubun fonksiyonel durumunu karşılaştırabilmek için AOFAS Metatarsofalangealİnterfalangeal Eklemler Skalası da kullanıldı. Cerrahi geçiren HV'li kadın bireylerin ağrı şiddeti, kozmetik kaygısı, başparmak toplam eklem hareket açıklığı ve HV açısı cerrahi geçirmeyen HV'li kadın bireylere oranla daha düşüktü (p<0,001); fonksiyonel skorları ise cerrahi geçirmeyen HV'li kadın bireylere göre daha iyi durumdaydı (p< 0,05). Denge ve kinezyofobi skorları ise her iki grupta benzerdi (p> 0,05). Sonuç olarak, HV'li bireylerde Chevron osteotomi cerrahisinin öncesi ve sonrasında eklem hareket açıklığına yönelik değerlendirme ve tedavi planlarının fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarına dahil edilmesine ihtiyaç vardır. Cerrahi geçiren ve geçirmeyen HV'li bireylerde kinezyofobi varlığının, fizyoterapi ve rehabilitasyon sürecine olumsuz etkisinin olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve bu bireylerde fizyoterapi değerlendirmelerinin içerisine kinezyofobi de eklenmelidir. Chevron osteotomi geçiren HV'li bireylerde, doğru bir fizyoterapi ve rehabilitasyon programının oluşturulabilmesi ve cerrahinin başarısının da incelenebilmesi için, bu bireylerde cerrahi öncesi ve sonrası kapsamlı bir değerlendirmeyi içeren fizyoterapi programlarına ihtiyaç vardır.
Lateral epikondilitli bireylerde ağrı, dirsek eklem pozisyon hissi ve fonksiyonel düzeyin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, lateral epikondilitte (LE) ağrı, dirsek eklem pozisyon hissi ve fonksiyonel düzeyin incelenmesidir. Çalışmaya yaşları 18-40 yıl arasında değişen, unilateral evre II lateral epikondilit tanısı konulan toplam 26 kişiden oluşan çalışma grubu ile, 36 sağlıklı bireyden oluşan kontrol grubu olmak üzere toplam 62 birey dahil edildi. Bireylerin dirsek eklem taşıma açıları ve eklem pozisyon hissi değerlendirmeleri dijital gonyometre, ağrı şiddeti değerleri görsel anolog skalası (VAS), basınç ağrı eşikleri dijital algometre, üst ekstremite kas kuvvetleri el-el bileği dinamometresi, kavrama kuvveti hidrolik el dinamometresi, günlük yaşam aktiviteleri Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi ile ve fonksiyonel düzey Hasta Bazlı Önkol Değerlendirme Anketi ile değerlendirildi. Eklem pozisyon hissi 30° fleksiyon açısında, LE grubunda hem etkilenen hem de etkilenmeyen dirsekte kontrol grubuna göre düşüktü (p<0.01, p<0.05). Biseps braki kas kuvveti ise LE grubunda etkilenen dominant tarafta azalmıştı (p<0.05). LE'li bireylerin basınç ağrı eşiklerinin düşük (p<0.01), ağrı şiddetlerinin fazla olduğu (p<0.01), günlük yaşam aktiviteleri ve fonksiyonel düzeylerinin azaldığı (p<0.01) tespit edildi. İncelenen diğer parametreler olan taşıma açısı ve kavrama kuvveti açısından gruplar arasında farka rastlanmadı (p>0.01). LE' li bireyler için ağrı, kuvvet ve fonksiyonel yetersizliklerin yanısıra eklem pozisyon hissi kayıplarının olduğu göz önünde bulundurularak; proprioseptif eğitimin dahil edildiği fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının yararlı olacağı ve lateral epikondilitli bireylerde klinik değerlendirmenin kapsamlı bir şekilde yapılması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler : Dirsek, lateral epikondilit, eklem pozisyon hissi, propriosepsiyon, fonksiyonel düzey
Aşil tendon tamiri yapılan bireylerde fonksiyonel aktiviteler sırasında alt ekstremite kas aktivasyon seviyelerinin incelenmesi
Tan F. Aşil Tendon Tamiri Yapılan Bireylerde Fonksiyonel Aktiviteler Sırasında Alt Ekstremite Kas Aktivasyon Seviyelerinin İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ortopedik Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Programı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2019. Bu çalışmanın amacı Aşil tendon tamiri (ATT) yapılan bireylerde farklı aktiviteler sırasında alt ekstremite kas aktivasyon seviyelerini sağlıklı bireyler ile karşılaştırmaktı. Çalışmaya 15 ATT'li erkek birey ile aynı yaş ve cinsiyetteki 15 sağlıklı erkek dahil edildi. Y denge testi öne ve arka içe uzanma gidiş ve dönüş fazlarında, öne hamle ve parmak ucunda yükselme sırasında Tibialis Anterior (TA), Peronous Longus (PL), Gastrocnemius Medialis (GM), Gastrconemius Lateralis (GL) ve Soleus (SL) kaslarının aktivasyon seviyeleri yüzeyel elektromiyografi (EMG) ile kaydedildi. ATT'li bireylerin tamir edilen taraf ile sağlıklı bireylerin baskın taraf EMG değerleri karşılaştırıldı. Ek olarak, Y denge testi öne uzanma ve arka içe uzanma toplam skorları hesaplandı. ATT'li bireylere Ayak Bileği Dorsifleksiyon Testi; Aşil Tendon Total Rüptür Skoru (ATRS) ve Ayak-Ayak Bileği Sonuç Skoru (FAOS) uygulandı. Her iki grubun demografik özellikleri birbirine benzerdi (p>0,05). ATT'li bireylerde Y denge testi öne uzanma gidiş fazında GM kasının; arka içe uzanma dönüş fazında GL ve GM kaslarının; parmak ucuna yükselme sırasında PL kasının aktivasyon seviyeleri sağlıklı bireylere göre daha yüksekti (p<0,05). Y denge testi toplam skorları, parmak ucuna yükselme ve ayak bileği dorsifleksiyon bulguları sağlıklı gruba göre daha düşük bulundu (p<0,05). ATT'li bireylerin ATRS ve FAOS skorları yüksek bulundu. ATT'li bireylerde fonksiyonel aktiviteler sırasında Triceps Surae kas grubunun sağlıklı grup ile eşit kas aktivasyon seviyelerine sahip olması için doğru egzersiz ve aktivitelerin önerilmesi önemlidir. Bu çalışma ile parmak ucuna yükselme ve öne hamlenin kas aktivasyon seviyelerini değiştirmediği görülmüştür. ATT'li bireylerde Y denge testi uygulanırken ise daha dikkatli olunması gerekmektedir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon egzersiz programları düzenlenmeden önce fonksiyonel aktiviteler sırasında kas aktivasyon seviyelerinin değerlendirilmesi, daha etkili bir rehabilitasyon programı oluşturulmasına yol gösterecektir. Anahtar Kelimeler: Tendon tamiri, yüzeyel elektromiyografi, fonksiyon
Omuz protraksiyonu olan masa başı çalışanlarda ofis egzersizlerine ek olarak verilen omuz stabilizasyon egzersizlerinin skapular diskinezi, kas kuvveti, postür ve proprioseptif duyu parametreleri üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada omuz protraksiyonu olan masa başı çalışanlarda ofis egzersizlerine (OE) ek olarak verilen omuz stabilizasyon egzersizlerinin (SE) skapular diskinezi, kas kuvveti, postür ve proprioseptif duyu parametreleri üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlandı. Yaşları 25-35 yıl arasında değişen 60 birey tabakalı örnekleme ile iki gruba ayrıldı. Her iki gruba OE verilirken, çalışma grubuna ayrıca bireysel omuz SE uygulandı. Tüm bireyler başlangıçta, 8. hafta ve 12. hafta sonunda değerlendirildi. Çalışma alanı ve ergonomik risk analizi yanı sıra omuz protraksiyonu, pektoralis minör uzunluğu, toplam skapula mesafesi ve skapular diskinezi kaliper ile; pasif omuz mobilitesi elektronik gonyometre ile; aktif omuz mobilitesi mezura ile; omuz poterior gerginliği ve skapula yukarı rotasyonu elektronik inklinometre ile; postür analizi fotoğraflama yöntemi ile; kas kuvveti hand-held dinamometre ile; propriosepsiyon izokinetik dinamometre ile; vibrasyon duyusu vibrometre ile ve üst esktremite performansı Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilite Testi ile değerlendirildi. Çalışma grubunda incelenen tüm parameterlerde 8 ve 12. haftanın sonunda anlamlı gelişmeler bulunurken, kontrol grubunda ergonomik risk düzeyinde azalma, omuz mobilite ve esnekliğinde, dominant ekstremite üst trapez ve pektoral, dominant olmayan ekstremitede ön deltoid, serratus anterior ve infraspinatus kas kuvvetinde ve üst ekstremite fiziksel performansında gelişme olduğu saptandı (p<0.05). Gruplar arası karşılaştırmada özellikle postür, kas kuvveti, propriosepsiyon ve vibrasyon duyusunda çalışma grubu lehine anlamlı fark olduğu ve gelişmelerin takip döneminde devam ederek daha kalıcı bir etki meydana getirdiği bulundu (p<0,05). Postür ve vücut mekaniğindeki gelişmeler ile birlikte proprioseptif duyunun uzun dönemdeki yaralanmalardan koruyucu etkisi düşünüldüğünde, masa başı çalışanlarında OE'ne ek olarak verilecek SE'nin birbirini tamamlayan bir yaklaşım olarak özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde kullanılmasının yararlı olacağı düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Omuz, vibrasyon, propriosepsiyon, egzersiz, ergonomi.
Omuz protraksiyonu olan masa başı çalışanlarda ofis egzersizlerine ek olarak verilen omuz stabilizasyon egzersizlerinin skapular diskinezi, kas kuvveti, postür ve proprioseptif duyu parametreleri üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada omuz protraksiyonu olan masa başı çalışanlarda ofis egzersizlerine (OE) ek olarak verilen omuz stabilizasyon egzersizlerinin (SE) skapular diskinezi, kas kuvveti, postür ve proprioseptif duyu parametreleri üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlandı. Yaşları 25-35 yıl arasında değişen 60 birey tabakalı örnekleme ile iki gruba ayrıldı. Her iki gruba OE verilirken, çalışma grubuna ayrıca bireysel omuz SE uygulandı. Tüm bireyler başlangıçta, 8. hafta ve 12. hafta sonunda değerlendirildi. Çalışma alanı ve ergonomik risk analizi yanı sıra omuz protraksiyonu, pektoralis minör uzunluğu, toplam skapula mesafesi ve skapular diskinezi kaliper ile; pasif omuz mobilitesi elektronik gonyometre ile; aktif omuz mobilitesi mezura ile; omuz poterior gerginliği ve skapula yukarı rotasyonu elektronik inklinometre ile; postür analizi fotoğraflama yöntemi ile; kas kuvveti hand-held dinamometre ile; propriosepsiyon izokinetik dinamometre ile; vibrasyon duyusu vibrometre ile ve üst esktremite performansı Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilite Testi ile değerlendirildi. Çalışma grubunda incelenen tüm parameterlerde 8 ve 12. haftanın sonunda anlamlı gelişmeler bulunurken, kontrol grubunda ergonomik risk düzeyinde azalma, omuz mobilite ve esnekliğinde, dominant ekstremite üst trapez ve pektoral, dominant olmayan ekstremitede ön deltoid, serratus anterior ve infraspinatus kas kuvvetinde ve üst ekstremite fiziksel performansında gelişme olduğu saptandı (p<0.05). Gruplar arası karşılaştırmada özellikle postür, kas kuvveti, propriosepsiyon ve vibrasyon duyusunda çalışma grubu lehine anlamlı fark olduğu ve gelişmelerin takip döneminde devam ederek daha kalıcı bir etki meydana getirdiği bulundu (p<0,05). Postür ve vücut mekaniğindeki gelişmeler ile birlikte proprioseptif duyunun uzun dönemdeki yaralanmalardan koruyucu etkisi düşünüldüğünde, masa başı çalışanlarında OE'ne ek olarak verilecek SE'nin birbirini tamamlayan bir yaklaşım olarak özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde kullanılmasının yararlı olacağı düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Omuz, vibrasyon, propriosepsiyon, egzersiz, ergonomi.