Haliç University
Discipline

History of Architecture

Haliç University

15

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

15 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yozgat Fatih Kilise Camii restorasyon projesi

Bu çalışmada Yozgat Merkez İstanbulluoğlu Mahallesi'nde yer alan Fatih Kilise Camii'nin tarihsel sürecinin incelenmesi, güncel durumunun belgelenmesi ve korunarak yaşatılması amacıyla restorasyon projesinin hazırlanması amaçlanmaktadır. Kent içinde önemli bir anıtsal yapı olan Yozgat Fatih Kilise Camii, kentte ayakta kalan tek kilise olması, şehrin kültürel çeşitliliğine ve tarihsel derinliğine sunduğu katkıya rağmen; sonuncusu 1990'lı yıllarda olmak üzere pek çok kez onarılmış; ancak, hiçbirinde üzerinde çalışılmamış ve rölövesi çıkarılarak belgelenmemiş bir anıttır. Yapının özgün mimarisiyle ilgili pek çok bilinmezin yanı sıra, çözülmesi gereken koruma sorunları bulunmaktadır. Bu nedenle tez konusu olarak ele alınmıştır. Tez çalışması kapsamında; yapının bugünkü durumuna yönelik tespitler yapılmış, yapıldığı dönemdeki durumu ve zaman içinde geçirdiği değişimler; eski fotoğraflar, yazılı ve sözlü kaynaklar doğrultusunda saptanmaya çalışılmış; yapının yaşamını sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi için gerekli onarım ve kullanım önerileri geliştirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk dönemlerinde gayrimüslimlere bazı haklar tanınmış olmakla birlikte, yeni kilise yapımına veya mevcut kiliselerde kubbe, çan kulesi gibi yapı öğelerine yasaklar getirilmiştir. XVIII. yüzyılın sonu ve XIX. yüzyılda yaşanan gelişmelerle gayrimüslim vatandaşlara yeni ve geniş haklar tanınmıştır. Tanzimat Fermanı'nın ardından ekonomik açıdan güçlenen Rum Ortodokslar, Islahat Fermanı'nın da izin vermesiyle Anadolu'nun hemen her yerinde çok sayıda yeni dini yapı inşa etmişlerdir. 1923'de yürürlüğe giren Lozan Antlaşması ile birlikte Yunanistan'a göçmek zorunda kalan Rumların dini yapılarından pek çoğu terkedilmiş; bir kısmı cami olarak, ya da başka işlevlerle kullanılmıştır. Anadolu'da, yapıldıkları dönemin sosyal ve ekonomik yapısını, mimari karakterini yansıtan kiliseler, taşıdıkları Avrupa etkileri ile Batılılaşmanın bölgedeki öncüleridir. Bu yapıların belge değerlerinin yanı sıra, bugünkü kent dokusuna estetik katkıları nedeniyle de korunmaları kültürel bir gerekliliktir. Tez çalışmasından önce yapım tarihi ve özgün adı bilinmeyen Yozgat Fatih Kilise Camii'nin; tarihsel kaynaklardan ve KAAM'daki Yozgat kayıtlarından yola çıkılarak, 1858 yılında yapılan "Agios Haralambos Kilisesi" olduğu belirlenmiştir. Kitabesinin kaybolduğu söylenmektedir. Yapı 1923 Lozan Antlaşması'na ek protokol doğrultusunda gerçekleşen Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sonucunda cemaatini kaybetmiş; Hazine ve İl Özel İdaresi mülkiyetinde çeşitli işlevlerde kullanılmanın ardından 19.09.1957 tarih 7044 sayılı "Aslında vakıf olan tarihi ve mimari kıymeti haiz eski eserlerin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine dair yasa" doğrultusunda 1991'de Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetine geçerek, bağışçı bir şahsın katkılarıyla onarılmış ve camiye dönüştürülmüştür. 1990'lı yıllarda Koruma Kurulu ile yapılan yazışmalarda Kurul, yapının kentin en büyük camisi olan Çapanoğlu Camii'ne yakınlığı nedeniyle cami olarak kullanılmasına gereksinim duyulmadığı gerekçesiyle, yapıya müze veya benzeri bir işlev verilmesini uygun görmüştür. Yozgat Valiliği'nin ve Yozgat halkının yapının camiye dönüştürülmesinde ısrarı üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü, konuyu Kurul'a yeniden sunmuştur. Yapının camiye dönüştürülmesinin ardından, bitişiğindeki Sümerbank ek binası 2003 yılında yıkılmıştır. Günümüzde yapı, özellikle cuma günleri oldukça kalabalık bir cemaate hizmet eden bir cami olarak kullanımını sürdürmektedir. İlk bölümde; tezin amacı, yapının seçilme nedeni ve çalışma yöntemi anlatılmıştır. İkinci bölümde, kilise yapılarının tarihçesine değinilmiş, kilise mimarlığının plan tipolojisi, mekânları, kullanılan malzemeler, yapım teknikleri ve liturjik öğeler, Yozgat Fatih Kilise Camii çerçevesinde incelenerek aktarılmış; arkasından, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'nde imparatorluk sınırlarında kiliselerin hukuksal durumu, onarım ve inşaatlarıyla ilgili yasal düzenlemelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Yozgat'ın coğrafi konumu ve jeolojik yapısı incelenmiş; yüzyıllar içerisindeki demografik ve sosyal gelişimi ile kentteki kültür varlıkları arasından seçilmiş mimarlık örnekleri sunulmuştur. Bölümün sonunda Fatih Kilise Camii'nin de içinde bulunduğu İstanbulluoğlu Mahallesi'nin tarihçesi ile barındırdığı geleneksel mimarlık örneklerine yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; yapının konumu, tarihçesi, planı, cephe özellikleri ve taşıyıcı sistemi; pencere, kapı ve bezeme elemanları gibi mimari öğeleri ile yapıdaki bozulmalar ayrıntılı bir biçimde anlatılmıştır. Kaynak araştırmaları, gözlem, ölçüm, çizim ve sözlü tarih araştırmaları sonucunda yapının rölövesi ile restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanmıştır. Beşinci bölümde restitüsyon önerisi ele alınmıştır. Yapının farklı kullanımlar sırasında geçirdiği değişiklikler incelenmiş, restitüsyon sorunları tanımlanmıştır. Hazırlanan kronolojik analiz tablosunda, elde edilebilen tüm belgelerin özeti ile birlikte ortaya konarak irdelenmiştir. Dolayısıyla, restitüsyon önerisi, eldeki yazılı ve görsel belgelerin yanısıra, yakın çevrede ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde bulunan XIX. ve XX. yüzyıl kilise örnekleriyle yapılan ayrıntılı analojik çalışmadan elde edilen verilerden yararlanılarak geliştirilmiştir. Restorasyon önerilerini içeren altıncı bölümde, yapının sorunlarının yanısıra, kullanımı için gereken koşulların sağlanmasına yönelik müdahaleler belirlenerek, gerekli onarımlar tespit edilmiştir. Bu müdahalelere hazırlık aşaması ve müdahaleler, başlıklar altında sınıflandırılarak açıklanmıştır. Çözüme yönelik uygulamalarda benimsenmesi gereken yaklaşım ve ilkelerin yanı sıra, karşılaşılması olası durumlar da tartışılmıştır. "Değerlendirme ve Sonuç" başlıklı yedinci bölümde, tüm çalışma ve öneriler değerlendirilip sonuca bağlanmıştır. Sonuç olarak; çalışma kapsamında günümüzde yok olmuş yapı ögelerine, benzer örneklerden yararlanılarak restitüsyon önerisi getirilmekle birlikte, restorasyon önerisinde yapının özgün karakterine ilişkin izlerin araştırılması, özgün kalan kısımlarının korunması, kaybolan kısımları için yoruma girilmeden öneri geliştirilmesi ve mevcut durumunun, ibadethane olarak kullanılması için iyileştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik müdahalelerin, konusunda uzman kişilerin gözetiminde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

KiliselerKonservasyonKoruma yöntemleri+3
Özge Özeke
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı'da zaman-mekan kavrayışının değişimi ve mimarlık

Bu çalışma ile öngörülen, Osmanlı'da zaman-mekan kavrayışında yaşanan değişimi ve sözkonusu değişimin mimarlık ile olan ilişkisini, ?klasik? ve ?modern? bağlamsal olguları odağında irdelemektir. Amacı, Osmanlı'da 16.-19. yy.'lar arasında etkin olan klasik düşünce yapısı ve sistemi ile 19.-20. yy.'lar arasında oluşum gösteren moderni, birbirinden farklılaştıran Osmanlı'ya özgü toplumsal ve kültürel süreçleri, zaman-mekan kavramı ve mimarlık alanı özelinde inceleyerek ortaya koymaktır.Çalışma, tezin konusunu belirleyen problem tanımı ile ilgili literatürü ortaya koyan ve konunun Osmanlı'da klasik ve modern bağlamlarına yönelik bir tür yüzey araştırması olarak nitelendirilebilecek giriş bölümünün ardından, her biri konuyu farklı sorular ile kendi içinde tartışabilen dört bölüm ve ortaya koyulan sorunsalları yeniden yapılandıran bir sonuç bölümünden oluşacaktır. Bölümler, konuyu disipliner ve çizgisel bir kurgunun ötesinde tartışabilmek için bu türden genel tarih anlatılarını doğrulamayacak tarihsellikler içeren; dolayısıyla dönemsel anlamda kolaylıkla sınıflandırılamayacak, genel ile sürtüşen, ?sorunlu? olaylar etrafında ve süreci ortaya koyabilmek için kronolojik olarak ele alınacaktır. Konunun belirtilen odaklar etrafında geliştirilmesi açısından tez, incelemeyi dayandıracağı arşiv kaynaklarından yararlanırken bürokratik, edebi ve düşünsel içerikli disipliner arşiv kaynakları ile günceler, seyahatnameler, gazeteler gibi disipliner olmayan gündelik/popüler arşiv kaynakları ayrımında iki ana güzergah belirleyecek; bölümler bu iki güzergahın arakesitinden beslenecektir. Böylelikle, her bir bölüm kendi içinde sorunsallaştırdıkları ile bir tartışma yürütebileceği gibi tez bütününde bir hiyerarşi gözetilmeden birbiri ile ilişkilenerek değerlendirilebilecektir.Birinci Bölüm ile öngörülen, tezin sıkça başvuracağı kavramlar ve kuramsal bakış açılarını ele alan, teze dair bir giriş bölümü ortaya koymaktır. Böylelikle çalışma değerlendirilirken, tarihselliği ve pozisyonu belirlenebileceği gibi; konu ile ilgili yapılacak diğer çalışmalara yeni açılımlar sağlayacak şekilde, kendi anlatısını oluştururken kullanacağı ve dolayısıyla yeniden yapılandıracağı kavram ve kavrayışlara yönelik tutumu da izlenebilecektir. Bu açılardan bölüm, Osmanlı'da üretilen zaman-mekansal pratikler ve anlam örüntülerini, literatür özetinde belirtilen ve tez boyunca irdelenen ?mekanik saat? merkezli teknolojik determinizim, teleolojik açıklamalar ve zamanı ölçme sanatı (horology) anlatıları ötesinde tanımlayabilmek için tezin sıkça başvuracağı kavramları ortaya koyan, teze dair bir giriş bölümü olarak kurgulanmıştır. Temporal zaman-mekan ile modern zaman-mekan, sözkonusu kavramların başlıcalarıdır. Her iki kavram önerisi, dönemlerinin zaman-mekansal kültürel ritimlerini ortaya koymaları bakımından tezin odak noktasını oluştururlar. Zaman-mekansal pratiklerin ne ile ölçülüyor olursa olsun (güneş, kum ya da mekanik saat) sadece ?saat? cinsinden bir değerlendirme ile kavranamayacağını ortaya koymaları ve konuyu irdeleyebilmek için diğer ritimleri, psikososyal ve kültürel olanları görünür kılmaları bakımından öne çıkarlar. Bu nedenle sözkonusu kavramlar, doğanın ve özellikle gökyüzünün ampirik gözlemine dayalı bir ritmik düzen önerisini, temporal zaman-mekanı kavrayabilmek ve bu düzenden, modern zaman-mekana, yani doğanın yerine geçen yeni bir düzen önerisine geçişi açıklayabilmek için, birinci bölümde gerekçelendirilerek önerilmişlerdir.Çalışmanın ilişkili olduğu literatürün tanımlandığı ve konusu ile amaç ve kapsamının ortaya konulduğu bu genel çerçevenin ardından ikinci bölüm, ?temporal zaman-mekan? kavrayışını kavramsal açılımları ve dönemin ilişkili olgularıyla birlikte bir sosyo-kültürel konstrüksiyon olarak ele alıp irdeleyecektir. ?Temporal Zaman-Mekan Kavrayışı?, ?Osmanlı Klasik Sistemi ve Zaman-Mekan?, ?Osmanlı'da Mekanik Saat? ve ?Örnek Metinlerde Temporal Zaman-Mekan? ikinci bölümün dört altbaşlığıdır ve dönemin psikososyal yapısını oluşturan ve kuran zaman-mekansal kültürel ritmi kavramaya yönelik olarak kurgulanmışlardır. İlk altbaşlık altında toplanan ve temporal zaman-mekan kavrayışının içeriğini oluşturan ?döngüsel zaman?, ?temporal zaman-mekan birimleri?, ?hicri-kameri takvim? ve ?alaturka saat? konuları bu ritmi belirleyen öne çıkan unsurlardır. Doğanın ampirik gözlemine ve takibine dayanan, doğa ritminin bir sistem olarak yeniden üretildiği bu unsurlar, Osmanlıda toplumsal düzeni belirleyen dinsel, liturjik uygulamalarla birlikte zaman-mekansal bir düzen oluştururlar. Hiçbir şekilde presizyon gerektirmeyen bu düzen bu nedenle rasyonalite dışı konular ve durumlar üretir. Osmanlı klasik sistemi bu ortamın bir parçasıdır. İkinci altbaşlık, temporal zaman-mekan kavrayışının ilişkilendiği ?Osmanlı klasik sistemi?ni ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu anlamda ?kozmoloji, astronomi (ilm-i heyet), astroloji (ilm-i nücum)?, ?takvimsel bir ifade olarak `evâil, evâsıt, evâhir?, ?müneccimbaşılık ve müneccimler?, ?müneccimbaşı takvimleri?, ?zayiçe, eşref saat ve mimarlıkta eşref saat? ve ?muvakkitlik, muvakkitler, muvakkithaneler? bölümün konuyu inceleyeceği olgulardır. Bu örüntü Osmanlıda psikososyal yapının işleyişine dair bir görünüm sergilemesi bakımından başlı başına, modern önesi döneme dair bir tanım olarak değerlendirilmelidir. Üçüncü altbaşlık ile öngörülen ?Osmanlı'da Mekanik Saat? uygulamalarını teknolojik determinizm ve teleolojik anlatıların ötesinde değerlendirebilmek; toplumsal ve kültürel anlamda irdelemektir. ?Müneccimbaşı Takiyüddin'in Saat Konulu Kitabı ve Kurduğu Rasathane?, ?Osmanlı Ülkesinde Saat Yapımı? ve ?Saat Kuleleri? bu alt bölümün konuyu inceleyeceği olgulardır. Burada tartışılmak istenen modernitenin şeylere içkin olmayan, şeylerin teknolojik değerlerinin ötesinde kullanım değerleri, bir başka ifadeyle kültürel anlamda yeniden üretilmiş halleriyle anlamlı oluşlarıdır. Bu anlamda dördüncü altbaşlığı oluşturan ?Örnek Metinlerde Temporal Zaman-Mekan?, ikinci bölümün merkezini oluşturan sözkonusu `klasik düşünce yapısı ve sistemi' ile birlikte, dönemin temporal zaman-mekan kavrayışını ortaya koymayı amaçlayan ilk üç altbölümün içeriğini, 14. ve 18. yy.'lara ait metinler ve ifadeler aracılığıyla örneklendirerek değerlendirilmiştir. Burada gözlemlenen temporal zaman-mekan kavrayışının dönem metinlerinde olgu ve durumları kavramsallaştırmaya dolayısıyla bilgi üretmeye yarayan bir ?dil? oluşturduğudur.Osmanlı'da klasik ve temporal zaman-mekan kavramı ilişkisini ortaya koyan ikinci bölümün ardından, ?Temporal Zaman-Mekanın Aşınması? başlığı altında üçüncü bölüm ile amaçlanan gelenekselden moderne olan dönüşümde, temporal zaman-mekan kavrayışında yaşanan aşınmaları irdelemektir. Amaçlanan, sözkonusu aşınmanın modern dönem ile olan toplumsal ve kültürel ilişkisini ortaya koymaktır. ?Aşınmaya Dair Örnek Metinler? ve ?Aşınma? bölümün iki altbaşlığını oluşmaktadır. Bu nedenle ilk altbaşlığı oluşturan ?Aşınmaya Dair Örnek Metinler? bölümünde, aşınmayı gündemine taşıyan dönemin öne çıkan figürleri ve aşınmayı konulaştırdıkları metinleri incelenecektir. Ahmet Mithat, Adab-ı Muaşeret yahut Alafranga; Ahmet Rasim, Şehir Mektupları; H. Hamid, ?Şems-i Tarih-Zeval-i Saat?; Ahmet Samim, ?Vaktimizi Bilelim?; Falih Rıfkı Atay, Eski Saat, Ahmet Haşim, ?Müslüman Saati? ve Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü zaman-mekan kavrayışında yaşanan değişimin etkilerinin inceleneceği örnek metinlerdir. Değerlendirme bölümünde metinler birbiri ile ve konu ile ayrıca ilişkilendirileceklerdir. Ardından ikinci altbaşlığı oluşturan ?Aşınma? bölümünde, temporal zaman-mekan olgularında yaşanan değişimler ve modern soyut zaman kavrayışının oluşumu irdelenecektir. ?Hicri-kameri takvimin aşınması?, ?alaturka saatin aşınması?, ?gece-gün sınırının aşınması? bu alt bölümün içeriğini oluşturan döneme ait olgulardır.?Zaman-Mekan Kavrayışının Değişimi ve Kamusal Mekan? başlıklı dördüncü bölüm, Osmanlı-Türkiye dönüşüm sürecinde değişen toplumsallığın irdelenebilmesi için `kamusal mekan'ın ve `kamusal mekanda yaşanan değişim'in zaman-mekan kavrayışında yaşanan değişim ile ilişkilendirilerek değerlendirilmesini öngörmektedir. Bu genel çerçeve altında konu, `havagazı üretimi, Dolmabahçe Gazhanesi ve gece' odağında incelenecektir. Bu anlamda ?Havagazı Üretimi, Dolmabahçe Gazhanesi, Aydınlatma Deneyimi?, ?Modern Kentin Yeni Zamanı: Gece? ve ?Değerlendirme? bu bölümün konuyu irdeleyeceği altbaşlıklardır.?Zaman-Mekan Kavrayışının Değişimi ve Mimarlık? başlıklı beşinci bölüm, ilk dört bölümün irdelediği Osmanlı'da zaman-mekan kavrayışı ve kavrayışın değişimiyle karşılıklı olarak yaşanan toplumsal ve kültürel dönüşümleri daha özel bir aralıktan, mimarlık alanından incelemeyi öngörmektedir. Bu öngörü ile amaçlanan sözkonusu kavrayış ve yaşanan değişimin mimarlık alanıyla doğrudan ilişkisinin ortaya koyularak, mimarlık alanında yeni tartışma alanlarının açılmasıdır. Böylelikle bölüm klasik ve modern sosyokültürel yapıların mimarlık alanında farklı ilişkiler ürettiği önerisi üzerinden konuyu, ?Temporal Zaman-Mekan ve Mimarlık?, ?Temporal Zaman-Mekanın Aşınması ve Mimarlık? başlıkları altındaki iki altbölümde konuyu ele alacaktır.Araştırmanın ortaya koyduğu kurgu itibariyle, her bölüm kendi ve diğer bölümler içinde kullanılan aynı kavramlar eşliğinde değerlendirilerek ilişkilendirildiğinden bir tekil sonuç çıkarmayı hedeflememektedir. Bu anlamda çalışmanın altıncı ve son bölümünü oluşturan ?Sonuç? bölümü, tezin bütününde kullandığı kavram ve kuramların tezin farklı bölümlerinde öne çıkardıklarını bu kez bir arada değerlendirecektir. Öngörülen, 19. yy'dan geriye doğru uzanıldığında gözlemlenecek sofistikasyonlar ile 19. yy'dan itibaren sözkonusu olan kompleks, çoklu ve süratli oluşumların, Osmanlı'da değişen zaman-mekan kavrayışı ve uygulamaları ile olan doğrudan ilişkisinin ortaya koyulmasıdır. Klasik dünyanın sofistikasyonundan modern olanın kompleksitesine sıçramalı yayılan bu oluşumlarda zaman-mekan kavrayışı, Osmanlı'da gözlemlenecek toplumsallaşma biçimlerinde bir `bağ unsur' olarak ele alınacaktır. Bu bağlamda mimarlık, sözkonusu uygulamalara dair özelleşmiş bir aralık olarak konu ile ilgili derinlemesine bir gözlem ve irdeleme olanağı sunmaktadır. Böylelikle amaçlanan, zaman-mekan kavrayışı ve mimarlık ilişkisi üzerinden Osmanlı'da toplumsallaşmanın kendine özgü biçimlerinin tartışmaya açılmasıdır.Anahtar Kelimeler: Osmanlı, zaman, mekân, zaman-mekân, modernite, mimarlık kuramı.

Işıl Uçman Altınışık
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kayseri barınma kültüründe değişim: 1930-1970

Cumhuriyetin ilanıyla birlikte başta merkezde olmak üzere, ulaşım ağlarının kurulması, sanayileşme çalışmaları ile kentsel ölçekte başlayan ve kamu yapılarıyla devam eden çağdaşlaşma projesinin ikinci ayağı konut yapıları olmuştur. Çağdaşlaşma politikalarının kamu yapılarında ve konutlarda yarattığı değişimlerin hızı ve yönü eş zamanlı olmamıştır. Bu değişim, özellikle Anadolu kentlerinde yüzyıllardır geleneklerini devam ettiren bir barınma kültürüne sahip olunması sebebiyle kendine özgü değerler çerçevesinde gerçekleşmiştir.Bu tez kapsamında, 1930-1970 yılları arasında Kayseri'deki barınma kültürünün değişimi, dönemin kültürel ve toplumsal gelişmeleri ile birlikte ele alınarak ?yerellik? bağlamında incelenmektedir. Tez, Kayseri evlerindeki değişimin kentsel ölçekte gerçekleşen değişimden, sosyo-kültürel alanda yaşanan yeniliklerden, teknolojik gelişmelerden ve tüm bunlara bağlı olarak evdeki gündelik yaşam pratiklerinden bağımsız okunmasının mümkün olamayacağı ön görüsüyle kurgulanmıştır. Çalışmada yereldeki modernleşmenin hızı ve yönünün ne olduğu ve nasıl gerçekleştiği sorularına verilebilecek cevapların ancak barınma kültürüne bağlı ?çok boyutlu ilişkiler ağı? içinde ele alınması gerektiği hipotezi üzerinden bir araştırma yöntemi tasarlanmıştır. Bu amaçla mimarlık tarihi çalışmalarında sıklıkla başvurulan nitel araştırma tekniklerinden; literatür taraması, gözlem ve belgeleme ile birlikte sözlü tarih çalışması kullanılmış, konu ile ilgili ?öznel? ve ?nesnel? bilgi örtüştürülerek değişimin ?barınma kültürünü? dolayısıyla mekânı dönüştürmedeki rolü araştırılmıştır. Özellikle sözlü tarih yöntemi ile incelenen tarih aralığında yaşamış ve yaşamının geçtiği mekânlara ait detaylı bilgiye sahip öznelere ulaşılmış ve bu kişilerden elde edilen, belge ve kayıtların bize anlatamadığı, eve ilişkin öznel bilgiler değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, yazılagelen ?Türkiye konut modernleşmesine? farklı bir bakış açısı ile konutların salt ?dış biçimlenmesine? ilişkin tektonik ve planimetriden oluşan anlatıların ötesinde, doğrudan doğruya kent halkı üzerinden bir modernlik araştırması yaparak kente ait yerel değerlerin, alışkanlıkların ve geleneklerin de gözetildiği, bir barınma kültürü anlatısı hedeflenmiştir.Kentteki fiziksel çevrenin değişimini anlamak amacıyla, çalışma kapsamında ulaşılan 1882 yılı haritasından başlayarak 1970 yılına kadar, yeni yol akslarının oluşumu, harita çalışmaları, imar planları, istasyon ve donatıları, Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası ve Tren İstasyonu lojmanları, yapı kooperatifleri ile birlikte oluşan konut alanları irdelenerek kentsel ölçekte bir okuma gerçekleştirilmiştir. Daha sonra Kayseri konut kültüründeki gelişim süreci, geleneksel Kayseri konutunda yaşam ve mekândan başlayarak modernleşme sürecinde oluşan yeni konut tipleri ele alınarak incelenmiştir. Kayseri ?kent merkezinde? barınma kültürü ve iç mekânın değişimi, barınma eylemleri ve mekânsal donatıların değişimi üzerinden tespit edilmiştir.1930-1970 yılları arasında, Kayseri'de geleneksel olarak adlandırılan eski konutlarda hibritleşmenin gerçekleştiği ve günümüz modern konut tipolojisinin öncül örneklerinin (lojman ve kooperatif evi, sosyal konut ve apartman) oluştuğu tespit edilmiştir.Kayseri'de 1930-1970 arasında modernlik, ?eskiye karşı yeni? anlayışı çerçevesinde kente giren ?yeni ve çağdaş? olanlar üzerinden değerlendirilmiştir. Bunu kentin yol akslarından konut mekânındaki eşyalara kadar görmek mümkündür. Kentte geleneksel organik sokak akslarına karşı yeni doğrusal bir eksen olan İstasyon Caddesi'nin (1928) oluşumu bir modernleşme hareketini gösterirken, geleneksel konutlarda sabit mobilyaların yerini hareketli mobilyaların almaya başlaması iç mekânın modernleşme biçimini göstermektedir. Ayrıca geleneksel eve eklenen yeni yapı malzemeleri, kat ve oda gibi bileşenlerle hibritleşen konut, premodern konut tipini oluştururken, 1938 yılından sonra apartmanın kent merkezine girmesi ile modern konut tanımlamaları başlamıştır. Ancak, yerel değerler ve alışkanlıklar apartman kültüründe de devam etmiştir. Cumhuriyet'in apartmana yüklediği biçimsel ve anlamsal ifadeler Kayseri'de kent ölçeğinde geleneksel hayattan radikal bir kopuşu ifade ederken, iç mekândaki ifadesi ise bütünüyle Batı'daki apartman modeline benzemediğidir.Ayrıca çalışmanın bir diğer önemli sonucu da, her bölgenin kendine ait modernlik parametrelerinin olduğu ve farklı zamansallık ve boyutta gerçekleştiği göz önüne alınarak modernlik okumalarının yapılması gerektiğidir. Bu bağlamda çalışmada geliştirilen yöntemin ve barındırdığı özgün materyal ile birlikte, benzer çalışmalar yapacak araştırmacılar için temel kaynak oluşturacağına inanılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kayseri, konut, barınma kültürü, modernleşme, yerellik, iç mekân, sözlü tarih

Kayseri
Filiz Sönmez
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı öncesi Anadolu Türk mimarisinde kullanılan istiridye motifi

Eski çağlardan itibaren farklı inanç ve kültürlerde süsleme unsuru olarak kullanılan istiridye motifinin ?yeniden doğuşu, ikinci bir hayatı? simgelediği bilinmektedir. İstiridye motifinin, dilimli görünüşü ile yapıların iç ve dış cephelerinde farklı konum, şekil ve boyutlarda değerlendirildiği görülmektedir. Tek başlarına dekoratif görüntüleri ile göze hitap ederek kullanıldıkları gibi diğer taraftan da başta gülbezek olmak üzere diğer bezeme elemanlarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Bazen de çevresindeki motiflerle bağlantı kurması sağlanmıştır. İstiridye motifi süsleme özelliğinin yanısıra bir yüzeyden daha üstteki bir başka yüzeye geçişte kullanılarak taşıyıcı eleman işlevini de üstlenmektedir. Bu gibi çok yönlü özelliklerinden dolayı genellikle yapıların iç ve dış süslemelerinde tercih edilmiştir. İstiridye motifi, Anadolu?ya Türkler gelmeden önce bazı uygarlıkların mimari eserlerinde süsleme olarak kullanılmıştır. Ancak Türklerin 1071 yılında Bizans?a karşı kazandıkları Malazgirt Meydan Savaşından sonra kendilerine yurt edindikleri Anadolu?daki mimari eserlerinde yoğunluk kazandırarak uygulamışlar ve yapılarının hemen hemen bütün kademelerinde yer vermişlerdir. Cami, medrese, hamam, türbe, kervansaray, çeşme gibi yapı türlerinin çoğunda ve yapıların en dikkat çeken bölümlerinde mihraplarda, pencerelerde, taçkapılarda, mihrabiyelerde, kubbeye geçiş bölgelerinde köşe tonozu, köşe tonozcukları gibi birçok alanda uygulamışlardır. Bu çalışmada Osmanlı Öncesi Anadolu?da kurulan İlk dönem Anadolu Müslüman-Türk Beylikleri döneminden başlanarak İkinci dönem Anadolu Müslüman-Türk Beyliklerini de kapsayan süreç içerisinde yer alan dönemlerdeki mimari eserlerde kullanılan istiridye motifinin, hangi yapılarda, nasıl ve nerelerde kullandıkları tespit edilmekte ve istiridye motifinin dönemler arasındaki benzerlik ve farklıları ele alınmaktadır.

Bircan Turan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep manzumeleri ve külliyeleri; Şeyh Fetullah Külliyesi üzerine bir inceleme

Kentleşmenin getirdiği olumsuzluklar nedeniyle kültür tarihimizi yansıtan geleneksel doku giderek azalmakta ve tarihi yapılar yeterince değerlendirilip yaşatılamamaktadır. Bu durumun bir nebze olsun önüne geçebilmek ve gelecek nesillere aktarabilmek açısından Gaziantep ilindeki manzume ve külliyeler üzerinde durup, Şeyh Fetullah Külliyesi üzerine yoğunlaşmaya çalıştık. Bunun için ikinci bölümde külliye yapılarının tanımı ve tarihsel gelişimi; üçüncü bölümde Gaziantep ilinin tarihi ve Gaziantep'te bulunan manzumel ve külliyelerin tarihçesi, mimari yapıları ile restorasyon öncesi ve sonrası durumları üzerinde durulmuştur. Tezimizin dördüncü ve son bölümünde ise Gaziantep Şeyh Fetullah Külliyesi'nin konumu, tarihçesi, içindeki yapı birimlerinin mimarisi ve taşıyıcı sistemi, karşılaştırmalı çalışması, geçirdiği onarımlar yönünden incelenmesi ve restorasyon sonrasındaki durumu üzerinde durulmuştur.

Mimarlık tarihi
Ayfer Şaşmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Augustus'un Roma'daki anıt mezarının bir okuması

This thesis focuses on the Mausoleum of the first Roman Emperor Augustus in Rome. It studies the Mausoleum as a Roman monument highly laden with symbolic meanings and functions. Built at the age of transition from Republic to Empire, the symbolic meanings and functions of the Mausoleum evolved and expanded within time. The thesis exposes and highlights the formation, evolution and expansion of the symbolic meanings and functions of the Mausoleum in parallel to the transformation of the Roman Republic to the Empire during the Augustan period. Keywords: Augustus, Mausoleum, Augustan Rome, Funerary Architecture, Monument

Monumental gravesAugustusGraves+2
Meral Özdengiz Başak
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
40
DoctorateOpen AccessEN

Oluşumlar, dönüşümler, bozunumlar" Moskova nonkoformist sanatçıları ve işleri peşinde komün oda ve mimarisinin izini sürmek 1975-1991

This thesis traces the evolution of communal room from a collective to private space through practices of an underground art circle that emerged during the second half of the 1970s in Soviet Moscow, namely Soviet Nonconformist artists. The Soviet project of the communal apartment was a revolutionary experiment of collective living. Initiated with the ideal of designing "socialism in one building," it turned into an institution of social control, the base for establishing status-quo and a micro-cosmos where Soviet communal bodies were shaped between the 1920s and late 1950s. Following the transformation of communal apartments into private rooms during Khrushchev's Thaw in the late 1950s, these new private rooms were transformed into zones of freedom by newly flourishing underground culture in major cities of the Soviet Union. Starting from the 1960s, especially Moscow and Leningrad, witnessed private rooms to be appropriated as spaces for the underground activities of various intellectual fields. This thesis aims to decode the dynamics, aesthetics, and architecture of post-thaw Soviet communal rooms in between privacy-collectivity, and officiality-unofficiality by tracing "Moscow Nonconformists" through three generations that were formed, reformed, and deformed between the years 1975-1991. In two parallel analysis, on networks and artworks of Nonconformist artists, it is aimed to trace the architectural history of the communal room both in Moscow and through artists exhibitions in the West as the context, the muse and the object of their artistic genre, while documenting the room's intertwined journey with artists' biographies and networks.

ApartmentCommuneArchitectural+5
Senem Yıldırım
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Makli nekropolünde mimari karşılaşmalar (14.-18. yüzyıl)

The aim of this research is to evaluate building tradition of Makli from 14th to 18th century, a necropolis in Thatta, Sindh in present day Pakistan. Makli, said to be one of the largest necropolises in the world housing 125,000 (a slightly exaggerated figure) burial ensembles of varying range from free standing carved graves to elaborate tombs, is a UNESCO World Heritage site added to the list in 1981/82 as Historical Monuments of Thatta. The pluralistic architecture these tombs display is problematic when studied through old school taxonomic model and the research is directed to propose a fresh / alternative history of architecture for the site. This fresh perspective entails encounter and integration of building traditions as a paradigm. This research focuses on the standing tombs and does not cover other building types, to keep the scope of research within manageable limits. This three pronged research bases the study on on-site investigation, literature survey and analysis of the tombs to dispense plurality and coming together of foreign, local and Indic elements.

Monumental gravesMakli NecropolArchitectural+5
Rabela Junejo
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Metin, ören yeri ve müzesiyle bir Troya okuması

The ancient city of Troy has been known universally as the site of Homer's Iliad, witness of the legendary Trojan War, and the home of mythological characters immortalized in the epic prose. Troy can also be regarded as one of the cradles of the history of architecture where nine distinct settlements were unearthed in the same mound. Highlighting the real and conceptual city further, the new museum of Troy which has renovated displays and animations of the holdings in the collection as a product of both ancient and modern history opened its doors with the declaration of the "Year of Troy" in 2018. This study is intended to investigate multiple readings of Troy triggered by the story in the Iliad starting from the remarkable discovery of the site and first excavations. Representations of Troy are examined by using selected case build-ups. In doing so, the idea is to find common grounds for the organization of the literary text, archaeological site, and design of displays in the new museum. This thesis aims to show how different mindsets and approaches over the ancient settlement overlap, complement and sometimes even contradict each other. The aim here is to bring together different perspectives to the Trojan narrative by creating aggregate imaginary and factual perceptions over Troy by readings in different frames and creating analogies. In addition to the different perspectives, similar to the new museum assembling the antique and the modern under its roof, the concept of the thesis is to gather the various frames under the same metaphoric roof from the past to the present.

Antique architectureAntique citiesArchaeology+7
Ayşe Mina Selçuk
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

New York şehir senfonileri: İki savaş arası modernitesinin eleştirisi ve propagandası

This thesis aims to write an architectural history of interwar years New York analyzing eleven existing city symphonies. City symphonies are avant-garde documentaries which provide valuable information to understand life in modern urban cities. With its skyscrapers, bustling harbor activities, multilayered transportation network and immense immigration wave, New York bore many problems of urbanization and tried to solve them with innovations. This thesis explores receptions and representations of modernity through city symphonies focusing the specificities of films they reveal. It addresses mechanization of everyday life, American urban economy and its diversity, gender of time and space, privacy and publicity, similarity and diversity.

United States of Amerika-New YorkUrbanizationArchitectural history+2
Berkay Hayırlı
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Kadri Erkman: Modernist bir mimarın Ankara'daki mesleki uygulamaları

This study is an attempt to understand the architectural practice of Ahmet Kadri Erkman (1928-2015), an architect who produced numerous buildings around the country but specifically in Ankara. Erkman graduated from the Fine Arts Academy (Devlet Güzel Sanatlar Akademisi) in 1951 and started his professional career at the beginning of the 1950s. He worked in the institutional architecture office of İş Bankası between 1962 and 1994, and also as a freelance architect for the market for more than thirty years. Apartment blocks and office blocks that form the majority of his works, are located in the center of Ankara, and they have become parts of the modern built environment of the city. The aim of this study is to analyze the works of Kadri Erkman in the socio-political and economic context of the second half of the 20th century in Turkey and the urban and architectural context of the period in Ankara.

AnkaraErkman, KadriArchitects+3
Öykü Günay
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Endüstri öznelerinin çalışma, yaşam ve kollektivite mekanlarında oluşumu: Eskişehir 1923-1980

State-based industry in Eskişehir was introduced by state-owned factories in the second quarter of the twentieth century. Accordingly, three large-scale industries, the railway factory, the sugar factory, and the Sümerbank print factory, were founded or developed by the Turkish state. In line with these developments, the city began to be transformed through industrialization, migration, and urbanization. Between 1950 and 1980, the industrial workers in Eskişehir began to find their own voices and took part in intense organizational debates within the workers' organizations: trade unions, editorial rooms, consumer cooperatives, and holiday camps. Thus, many industrial workers spread to the larger urban environment, searching for living and collective spaces, struggling to form organizations as organized industrial subjects, and interacting with the social and cultural life of the city. In addition to what the state introduced, this dissertation discusses how the industrial employees produced in and interacted with the urban environment by covering all employees working in the factory - managers, officials, engineers, workers and other employees - to explore a more diverse network of actors. The main objective is to understand how work, living, and collective spaces were produced and used resulting in multiple industrial subjects alongside an analysis of how this built environment was positioned within social, economic, and political change in the city.

IndustryIndustrial subjectsIndustrialization+7
Ayten Hüma Tülce Uman
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Medyanın evselleştirilmesi: Modern Türkiye bağlamında mekânsal bir sorgulama

The thesis surveys the domestication of media in the modern Turkish context since the 20th century, with a particular focus on the design, representation, and production of domestic space in architectural practice. The house and media relationship that has been structured in conjunction with industrialization and economy, consumption and culture, and public and private since the 19th century, has evolved into a more direct one with the introduction of electronic media, particularly radio, television, and personal computer, from the 20th century onwards. Since then, as in other contexts, media has been domesticated, in other words, it was socially and culturally appropriated in parallel to modernization and domestic modernization processes in the Turkish context. The changes in the domestic sphere and its relationship with consumption and media correspond to the shifts in modernization and domestic modernization in the late 19th century, early 20th century, mid-20th century, and post-1980s. In this historical context, the periodically popular iconic consumption markers such as piano, fireplace, and American bar as well as electronic house media became the spatial tokens of the changing perceptions of domestic modernity. Unlike the iconic consumption markers, electronic media as symbolic conspicuous objects and transmitters of public messages had a transformative impact on house and private sphere. Thus, the thesis aims to illuminate the domestication processes of radio, television, and personal computer and their spatial manifestation in comparison to the iconic consumption markers by examining selected cases through the lens of architectural practice and representation in four critical periods. Keywords: House and media, domestication of media, modern Turkish context, electronic media, iconic consumption markers

Electronic mediaHousesDomestication+6
Başak Tükenmez
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kemaliye (Eğin) yerleşme dokusu ve evleri üzerine bir araştırma

Batı toplumlarında 19. yüzyılda yeni bir toplumsal ve ekonomik biçimlenme süreci başlatan Endüstri Devrimi kentlerin fiziksel yapılarında belirgin bir değişimi de birlikte getirmiştir. Ülkemizde ise özellikle Cumhuriyet döneminde etkinliği artan bu değişmelerden öncelikle sanayileşme politikasına doğrudan katılan kıyı kentleri payını almış, hızlı kentleşme nedeniyle geleneksel doku giderek yok olma sürecine girmiştir. Bu kentlerin yakın etki alanı içinde ol mayan, ana ulaşım yolları üzerinde bulunmayan ve gelişmeleri için özel ekonomik olanaklara sahip olamayan özellikle kasaba ölçeğin deki pek çok yerleşme ise, geçirdikleri tarihi sürecin tüm aşamalarını oldukça iyi yansıtabilen dokularını yakın bir geçmişe kadar koruyabilmişlerdir. Ancak, hızla nüfus kaybederek bugün kentsellik dereceleri bile tartışılır duruma düşen kasabaların tarihsel rolü nün tek canlı kanıtı olan dokuları da zamanın yıkıcı etkisine direnme sınırındadırlar. Anadolu-Türk kentinin örgütlenme ilkelerinin ve geleneksel konut mimarlığının özgün biçimlerinin belirlenmesinde önemli veriler içeren bu yerleşmeler arasında Kemaliye'nin tipik bir örnek oluşturması araştırma konusu olarak seçilmesinin nedenlerinden biri olmuştur. Ayrıca ilçenin, farklı coğrafi ve kültürel etkilerin saptanabildiği alanların kesişiminde, kendine özgü özellikler içeren konumuyla sunduğu öneme karşın bugüne değin hiç dikkati çekmemiş oluşu, çalışmanın amacını ve içeriğini belirlemiştir. Tez, Giriş bölümü dışında dört ana bölümden ve eklerden oluşmak tadır. 1. Bölüm 'de; önce ilçenin coğrafi verileri incelenmiştir. Kemali ye'nin kuruluşundan bugüne uzanan süreç içindeki politik tarihi, yönetsel bölünmesi, ulaşımı, nüfus durumu, sosyo-ekonomik yapısı tarihsel gelişim başlığı altında toplanmış; genel, bölgesel ve ilçeye yönelik kaynaklardan edinilen bilgiler ışığı altında incelenmiştir. 2. Bölüm 'de; Kemaliye'nin fiziksel yapısı ele alınmıştır. Yerleşme dokusunun fiziksel gelişimi yazılı belgelere ve yapısal verilere dayanılarak irdelenmeye çalışılmış, bazı dönemler için varsayım düzeyinde de olsa, sonuçlara varılmıştır. Bu bölümde ayrıca fiziksel dokuyu oluşturan mimari ve işlevsel öğeler; kaynak veriler ve alan çalışmaları değerlendirilerek, tanıtılmaya çalışılmıştır. Kemaliye evlerini konu alan 3. Bölüm' de; ayırtkan özellikler içeren doğal çevre koşullarının yönlendiriciliği dikkate alınarak konut dokusunun yapılanma ilkeleri belirlenmiş, evlerin işlev sel, biçimsel ve yapısal özellikleri çözümlenmeye çalışılmıştır. 4. Bölüm'de ise; Kemaliye'nin içinde yer aldığı bölgenin tarihsel süreç içinde bir kültürel kesişim alanı olması ve ilçenin bu bölge deki özel konumu bağlamında, evlerin tasarımında genel ve bölgesel geleneklerin niteliği irdelenmiş, sonuçta; Kemaliye'nin bir kasaba ve bir Doğu Anadolu yerleşmesi olarak Anadolu Türk kentleri ve geleneksel evleri içindeki yerini belirlemeye yönelik genel değerlendirmeler yer almıştır.

Erzincan-KemaliyeFiziksel yapıKonut mimarisi+1
Berrin Alper
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1990
10
Master'sOpen AccessTR

Antik Mısır kültüründe ölüm temasının mezar yapılarına yansımaları: Erken,orta,geç krallık dönemi mezar yapıları üzerine bir inceleme

M.Ö. 3150 yılında Nil çevresinde kurulan Mısır medeniyetinden günümüze kadar ulaşan birçok tarihi eser anıt niteliğindedir. Yapılış amaçlarına ve yapım tekniklerine bakıldığında sürekli olarak geçmiş zamanlardan beri insanlar için merak konusu olmaya devam etmiştir. Mısır medeniyetinde farklı zamanlara ait birçok piramit,mezarve tapınak olduğu bilinmektedir. Bunlardan en çok tanınanları ibadet yeri olarak tanrılara atfedilmiş olan Karnak ve Enbu Simbel tapınaklarıdır.Piramitlere Kahire'nin Giza bölgesinde bulunan piramitler örnek olarak gösterilebilmektedir. Bu tez çalışması içerisinde Mısırlıların inanç sistemlerinin mimariye yansımaları incelenmiş ve Mısır'ın daha yakından tanınması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda inşa edilmiş olan kutsal yapıtların dini işlevleri ve bu işlevlerin Mısır halkının manevi eksikliğini kapatarak onları yücelttiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu tez çalışması sonucunda Antik Mısır döneminde mezar yapılarının dönemlere göre farklılaşması ve bu farklılıkların mezar yapılarının dini inanışa yani ölüm sonrası yaşama olan inanç doğrultusunda ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Antik Mısır kültüründeki inanışların mezar yapılarında tipolojiyi yarattığı görülmüştür. İnanç sistemlerinin mimariyi etkileyiş şekli görülmüştür. Mısır medeniyetinin Nil taşkınlarına gösterdiği uyumla beraber tarım gelişmiştir. Ölçümleme,inşaat teknikleri,taşkın sonrası arazi sınırlarının belirlenme ihtiyacı harita ve kadastroyu geliştirmiştir. Piramitlerin yapımı sırasında fizik ve inşaat metodları, mumyalama ile tıp alanında büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu tez çalışması bahsi geçen yerlerin kendilerine atfedilmiş olan anlamları ortaya çıkarmak ve bu yapıtların mimarisini detaylı bir şekilde incelemek için oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Antik Mısır mimarisi, Piramitler, Antik Mısırda inanç.

Didem Kulalı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2024
00