
4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının marka konumlandırmaya etkisinin sosyal medya kullanan tüketicilerin bakış açısıyla incelenmesi
Çalışmada KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının marka konumlandırmaya etkisinin tüketici algısıyla incelenmesi amacıyla beş boyutlu bir ölçek geliştirilmiş ve 227 kişiye sorular yöneltilmiştir. Ölçekte KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının marka konumlandırmaya etkisi, markaya güven, marka değer önermesi, marka kişiliği, tüketicilerin kendini ifade etme ve sosyal etkileşim boyutundaki görüşleri değerlendirmeye alınmıştır. KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının markaya olan güvene tüketicilerin bakış açısı cinsiyete göre araştırılmıştır. Tüketicilerin sosyal medyada geçirdikleri sürelere bağlı olarak, KOBİ'lerin sosyal medya paylaşımlarının marka konumlandırmaya etkisi incelenmiştir. Araştırmanın modeli doğrultusunda elde edilen veriler istatistiksel analizlerle test edilmiştir. Analiz sonucunda KOBİ'lerin sosyal medyadaki paylaşımlarda ürün veya hizmetin diğerlerinden farklılaştırılmış özelliklerinin tüketicilerin dikkatini çektiği görülmüştür. Tüketicilerin büyük çoğunluğunun sosyal medya paylaşım içeriklerinin açık ve anlaşılır olduğunu belirttiği halde içeriklerin dürüst olduğu konusunda karasız kaldıkları sonucu elde edilmiştir. Araştırmada tüketicilerin sosyal medyada takip ettikleri ve değer önermesi sunan markaların bahsettiği işlevsel faydalarından daha çok markanın soyut faydalarını önemsedikleri görülmüştür. KOBİ'lerin sosyal medya içeriklerinin markaya güven boyutundaki cinsiyete göre bakış açısı incelendiğinde cinsiyet farklılığının içerikleri açık ve anlaşılır bulup bulmama konusunda ayırt edici özellik olmadığı anlaşılmıştır. Sosyal medyada geçirdikleri sürelere göre tüketiciler ele alındığında her gün, günde 3-6 saat arası sosyal medyada vakit geçiren tüketicilerin marka konumlandırma ilkelerine bağlı birçok alanda marka ile etkileşim içine girdiği sonucu elde edilmesine rağmen genel olarak tüketicilerin v sosyal medyada geçirdikleri süre ile KOBİ'lerin sosyal medya aracılığı ile marka konumlandırması arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır.
Afet lojistiği kapsamında depo yeri seçimi için bocr tabanlı anp yöntemi ile bir uygulama
Tarihimiz boyunca sıkça karşılaştığımız ve ülkemizi derinden etkileyen sorunlar arasında yer alan afetler, ekonomik, sosyal ve toplumsal yapıyı önemli ölçüde etkileyen başlıca problemlerden biridir. Büyük çaplı afetlerin neden olduğu kayıpları en aza indirmenin yolu, afet olmadan önce olası zararları bilimsel, teknolojik, yasal ve yönetimsel önlemler alarak tahmin etmek ve afetle mücadele değil, oluşan yıkımın etkilerini azaltmaktır. Bu nedenle, yaşanan afetlerin kayıpsız veya en az kayıpla atlatılabilmesi için hazırlık, müdahale ve iyileştirme döngüsünün kusursuz işlemesi büyük önem taşımaktadır. İnsani yardım malzemelerinin ve teçhizatlarının hızlı ve etkili bir şekilde ihtiyaç duyulan noktalara ulaştırılması, afet yönetiminin lojistik faaliyetlerinde kritik bir rol oynamaktadır. Afet depolarının stratejik bir konumda olması, afet lojistiğinde alınacak kararların önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bu çalışma, Analitik Ağ Süreci (ANP) ve Faydaları, Fırsatları, Maliyetleri ve Riskleri(BOCR) yöntemlerini kullanarak afet lojistiği için uygun depo yerinin belirlemesini amaçlamaktadır. Öncelikle çalışmada literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda belirlenen kriterler, BOCR yönteminin doğasına uygun olarak kategorize edilmiştir. Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımı olan ANP-BOCR yöntemini kullanarak kriter ağırlıklarını belirlenmiş ve üç alternatifin sıralaması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, uzman görüşleri alınarak belirlenen yirmi dokuz kritere göre üç adet alternatif değerlendirilmiştir. Bu karar problemi, Çorum ili Mecitözü ilçesinde uygulanmıştır.
Küme kapsama ve P-medyan yöntemleriyle afet lojistik depo yer seçimi: Çorum ili uygulaması
Bu çalışmada, afet lojistik depo yer seçimi problemi için iki aşamalı bütünleşik bir matematiksel model geliştirilmiştir. Önerilen model, Çorum ili merkez mahallelerinde afet sonrası acil yardım malzemelerinin depolanacağı optimal lokasyonları belirlemek amacıyla uygulanmıştır. İlk aşamada, tüm talep noktalarını (mahalleleri) kapsayacak minimum sayıda afet lojistik deposunun konumlarını belirlemek için küme kapsama modeli kullanılmıştır. İkinci aşamada ise p-medyan modeli uygulanarak, talep noktaları ile depolar arasındaki ağırlıklı toplam mesafe minimize edilmiştir. Beş farklı kapsama mesafesi (1, 2, 3, 4 ve 5 km) için senaryolar geliştirilmiş ve analiz edilmiştir. Bulgular, kapsama mesafesi arttıkça ihtiyaç duyulan depo sayısının azaldığını göstermiştir. 1 km kapsama mesafesi için 12 depo gerekirken, 5 km için sadece 2 depo yeterli olmaktadır. Bununla birlikte, depo sayısının azalması, talep noktaları ile depolar arasındaki ağırlıklı toplam mesafeyi artırmakta, bu da afet müdahale süresini potansiyel olarak uzatabilmektedir. Ağırlıklı toplam mesafe değerleri, kapsama mesafesi arttıkça önemli ölçüde yükselmektedir. Senaryo 1'de 84,04 birim olan bu değer, Senaryo 5'te 63.299,59 birime ulaşmaktadır. Çalışma sonuçları, optimum denge noktasının Senaryo 2 (2 km kapsama mesafesi, 8 depo) veya Senaryo 3 (3 km kapsama mesafesi, 5 depo) olabileceğini göstermektedir. Bu senaryolar hem makul sayıda depo içermekte hem de kabul edilebilir bir hizmet seviyesi sunmaktadır. Geliştirilen bütünleşik model, afet lojistik depo yer seçimi problemine çok boyutlu bir yaklaşım sunarak hem kapsama etkinliğini hem de mesafe optimizasyonunu aynı anda ele almaktadır. Çalışma bulgularının, Çorum ili için afet hazırlık planlamasına katkı sağlaması ve benzer orta ölçekli şehirlerde uygulanabilecek bir metodoloji sunması beklenmektedir.
Rusya-Ukrayna savaşının ulaştırma sektörüne finansal etkilerinin olay çalışması yönetimi ile analizi – BIST örneği
Tarihteki savaşlar incelendiğinde ekonomik ve finansal etkilerinin yanında üretim, lojistik ve tedarik zinciri gibi sektörlerde de sorunlara yol açtığı bilinmektedir. Savaşların etkileri sadece taraf ülkelerle sınırlı kalmayıp, zamanla diğer bölgelerde yayılarak küresel krizlere neden olmaktadır. Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı etkiler birçok ülke gibi Türkiye'yi de etkilemiştir. Rusya ve Ukrayna'nın güçlü oldukları enerji ve tarım sektörü, savaştan etkilenerek, tedarik zincirinde ve lojistik sektörlerinde akasmalara neden oldu. Avrupa enerji tedariğinde yeni önlemler alarak tasarruf politikaları izlemek zorunda kaldı. Avrupa Birliği ülkeleri, Ukrayna'dan ithalat ettikleri başta ayçiçek ve buğday ürünlerinde yeni tedarikçiler aramak zorunda kaldı. Savaş yüzünden Karadeniz'in gemi trafiğine kapatılması İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki gemi trafiğini düşürürken, başta Gürcistan, Bulgaristan ve Yunanistan Türk sınır kapılarında ticari araç geçişlerinde yoğunluklar meydan gelmiştir. Savaşın, Türkiye'deki tedarik zinciri, lojistik ve ulaştırma sektörlerine negatif etkiler oluşturduğu görüldü. Bu çalışmada Rusya-Ukrayna savaşının BİST Ulaştırma Endeksinde bulunan şirketler üzerindeki olası etkileri olay çalışması yöntemiyle analiz edilmiştir. BİST Ulaştırma endeksinin seçilme amacı lojistik ve tedarik zincirini ilgilendiren en yakın endeks olmasıdır. 24 Şubat 2022 tarihi Rusya'nın Ukrayna işgali olay günü olarak seçilmiştir. Olay çalışması yönteminde tarihsel ortalama modeli kullanılmıştır. Bu model ile ortalama anormal getiriler (AAR) ve kümülatif ortalama anormal getiriler (CAAR) verilerine ulaşılarak veriler analiz edilmiştir. Analizler, savaşın başlangıcını temsil eden olay günü ve yakın çevresinde, endekste yer alan şirketlerin istatistiksel olarak anlamlı negatif anormal getiriler (AAR) ürettiğini ortaya koymuştur. Kümülatif etkinin incelendiği 14 farklı olay penceresinin 12'sinde de bu negatif etkinin (CAAR) anlamlılığını koruduğu saptanmıştır. Ancak, etkinin büyüklüğünün olay gününden uzaklaştıkça zayıfladığı gözlemlenmiştir. Bu bulgular ışığında, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcının BIST Ulaştırma Endeksi şirketleri üzerinde ani ve güçlü bir negatif şok yarattığı, fakat bu etkinin kalıcı olmadığını ve istatiksel olarak etkisinin azaldığı anlaşılmıştır.