
3,249
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Ti'un Ni55Fe18Ga27 alaşımı üzerine etkisi
Bu çalışmada Ti elementinin Ni-37.79Ga-14.46Fe alaşımlarının morfolojik, termal, mekanik ve manyetik özellikler üzerine yaptığı etki araştırıldı. Alaşımların fiziksel karakterizasyonu için; taramalı elektron mikroskobu (SEM), vickers mikro sertlik, basma testi, diferansiyel tarama kalorimetrisi (DSC), titreşimli numune manyetometre (VSM) ve mössbauer spektrometrisi kullanıldı. DSC sonuçlarına göre 0-600 οC aralığında bir faz geçişi gözlenmedi. Ti miktarının artması ile vickers sertliğinin azaldığı tespit edildi. Alaşımların Mössbauer spektrumları 2 ikili ve 1 altılıdan oluşmuştur. Mössbauer sonuçlarına göre Ti miktarının artması ile izomer kayma değeri değişmediği bununla birlikte çekirdeğin kubik simetrisinin bozulduğu ve paramanyetik faz miktarının arttığı belirlendi. Ti artması ile mekanik özelliklerin azaldığı basma testleri ile belirlenmiştir. Sünekliği en büyük alaşım Ni-15.29Fe-37.26Ga-0.53Ti olarak tespit edilmiştir. Alaşımlarda Ti miktarının artması ile MS, Mr ve HC değerinin azaldığı oda sıcaklığında alınan Manyetizasyon eğrileri ile belirlenmiştir.
Kuantum etkili ve polimer kontrollü fonksiyonel metal oksit dielektrik malzemelerin üretilmesi ve elektro-optik özelliklerinin araştırılması
Tez çalışmasında, katkısız ve PANI katkılı ZnO-CdO kompozit malzemeler hidrotermal metot yönetimiyle üretilmiştir. Üretilen kompozit malzemeler katkı oranına bağlı olarak araştırıldı. Katkı malzemesi oranına bağlı olarak 180 derece ve 24 saat süre ile üretim gerçekleştirildi. Üretilen kompozit malzemelerin yapısal özellikleri, optik özellikleri, dielektrik özellikleri ve kimyasal kompozisyonları araştırıldı. Malzemelerin yapısal, kimyasal ve dielektrik özellikleri, sırasıyla, taramalı elektron mikroskobu ve FT-IR analizi, XRD analizi, UV spektrofotometresi ve empedans spektroskopisi ile incelendi. FT-IR analizlerinde titreşim piklerinin şiddetlerindeki değişim katkısızlarda farklı ısıl işlem ve katkılamada ise yapılan katkılamanın gerçekleştiğini doğrulamaktadır. XRD analizinde ısıl işlem ve katkılamanın pik şiddeti ve genliklerinde değişim oluşturduğu ve bu değişim kristal boyutunu etkilediği gözlenmiştir. PANI katkılı ZnOCdO kapasitörlerinin kapasitans, empedans, iletkenlik ve dielektrik özellikleri 1kHz-10MHz frekans aralığında araştırıldı. Katkısız CdO malzemesinin, PANI katkılı CdO'nun G(S)-B(S) grafikleri ile PANI katkılı ZnOCdO kapasitörlerin eğrilerinin Reaktans(X)-Seridirenç(Rs) yarım daire şeklinde oluşması bu kompozit malzemelerin dış etkiyle dielektrik polarizasyona sahip olduğunu göstermektedir. Üretilen kompozit malzemelerin katkılama miktarına bağlı olarak, malzemelerin dielektrik özelliklerini değiştirdiği görülmüştür. Sonuç olarak, tez çalışmasında elde edilen kapasitans, empedans ve dielektrik özelikler, ZnOCdO/PANI yapıların sensör olarak kullanılabileceğini göstermektedir.
Manyetik şekil hatırlamalı alaşım/şekil hatırlamalı polimer blend kompozitlerin üretilmesi, üretilen kompozitlerin değişen fiziksel özelliklerinin araştırılması
Günümüzde manyetik ve esneklik özellikleri bir arada olan malzemeler, manyetik alanlara tepki veren endüstriyel uygulamalar için önemli bir malzeme grubudur. Dahası bu malzemelerin, akıllı malzeme özelliği sergilemesi de malzemenin uygulama alanlarına ilgi artmaktadır. Bu tez çalışmasında da manyetik, esneklik ve akıllı özellikleri aynı anda sergileyen şekil hatırlamalı NiMnSb/NiMnCoSb alaşımları ile ve PLA/PHA blendı kompozit filmler çözelti döküm yöntemi kullanılarak hazırlanmıştır. Sırasıyla bazı ölçümler yapılmıştır. Bunlar; polimerlere farklı oranlarda katkılanan manyetik şekil hatırlamalı alaşımlar (MŞHA PLA ve PHA'nın karakteristik fonksiyonel grupları üzerindeki etkisi zayıflatılmış toplam yansıma kızılötesi spektroskopisi (ATR-IR) ile incelendi. Hazırlanan polimerik kompozitlerin termal özellikleri termogravimetrik analiz (TGA) ve Diferansiyel Taramalı Kalorimetri (DSC) ile incelenmiştir. Termal veriler incelendiğinde NiMnSb/NiMnCoSb oranı arttıkça yüzde kalıntı miktarının arttığı ve 500 °C'de en yüksek kalıntı miktarının %20 alaşım içeren kompozit filmde olduğu tespit edilmiştir. X-Işını kırınımında (XRD), polimer blendlı kompozit filmlerdeki NiMnSb//NiMnCoSb alaşımının karakteristik sinyalinin 2θ=45°'de artan konsantrasyon ile belirginleştiği gözlenmiştir. Manyetizasyon ölçüm sonuçları, NiMnSb/NiMnCoSb gibi ferromanyetik bir malzeme diamanyetik özellik gösteren PLA/PHA blend filmine katkılandığında, ortaya çıkan kompozitin artık ferromanyetik özellikler gösterdiği saptanmıştır. Ek olarak MŞHA'ın şekil hatırlama etkisi olan PLA/PHA blendının bu özelliğini daha da geliştirdiği tespit edilmiştir.
Işınlanmış gıdaların elektron spin rezonans (ERS) tekniği ile belirlenmesi
Günümüzde, gıdaların raf ömrünü arttırmak, israfını önlemek, bozulmalarını geciktirmek ve haşerelere karşı savaşmak için, gıdalarda pek çok uygulama yapılır. Bu uygulamalardan birisi de gıda ışınlama yöntemidir. Işınlanmış gıdaların tespiti ve etiketlenmesi, gıdayı alacak olan tüketicileri bilgilendirmek için önemlidir. Işınlanmış gıdaların tespiti için pek çok fiziksel, kimyasal ve biyolojik metot vardır. Işınlanmış gıdaları tespit etmedeki yöntemlerden birisi de Elektron Spin Rezonans (ESR) tekniğidir. Bu teknik ile ışınlanmış gıdalarda, ışınlama sonucu oluşan serbest radikaller tespit edilir. Bu araştırmada, gıdalarda, ışınlamayla oluşmuş selüloz radikallerinin yardımı ile ışınlanmış gıdaların ışınlanmamış olanlardan ayırt edilmesi amaçlanmıştır. Aydın'dan yerel bir marketten alınan arapsaçı, armut, ayva, iğde, kantaron, melisa, muşmula, nane ve papatya araştırma için seçilmiştir. Bu gıdalar 0,5, 1, 3, 5 ve 10 kGy dozunda ışınlandı. Oda sıcaklığında ESR sinyalleri kaydedilip, ışınlanmış gıdaların uydu sinyallerinin tespiti yapılmıştır. Her bir örnek için doz cevap grafiği çizilip, fit edilmiştir. 5 ve 10 kGy dozunda ışınlanan örnekler 120 gün boyunca farklı zaman aralıklarında ölçülerek uydu ve merkezi sinyallerindeki azalma tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Elektron Spin Rezonans (ESR), gıda ışınlaması, arapsaçı, armut, ayva, iğde, kantaron, melisa, muşmula, nane, papatya
Metal kalkojenlerin kızılötesi dedektörlerde ve lityum-iyon bataryalarında kullanılabilirliğinin araştırılması
Son yıllarda görünür bölgede sahip oldukları yasak enerji bant aralıkları sebebiyle metal kalkojen (MX; M=Metal ve X=Kalkojen atomu) bilesenleri teknolojide kendine saglam bir yer edinmistir. Özellikle çogu MX bileseni üç boyutlu haldeyken dogrudan olmayan bant aralıgına sahip iken bu malzemelerin düsük boyutlu durumları dogrudan bant aralıgına sahip yarıiletkenlere dönüsmektedir. Bu özellik onları optik veya elektronik aygıt yapımında bir adım öne çıkarmaktadır. Iki boyutlu MoS2'nin yüksek lityum depolama özelliginin deneysel olarak kanıtlanması ve yine MoS2 nanoparçacıklarının teorik ve deneysel olarak elde edilmesi bu tez konusunun motivasyon kaynagını olusturmustur. Bu nedenle tez çalısmasında metal di- ve tri-kalkojenlerin elektronik ve optik özellikleri temel ilkeler hesaplamalarına dayalı yogunluk fonksiyoneli teorisi (YFT) yardımı ile incelenmistir. Bu yapılara ek olarak, iki boyutlu BN, AlN, BSb, silisen, arsenen gibi yapıların fiziksel ve kimyasal özellikleri ele alınmıstır. Lityum atomunun tek tabaka MX2 (M=Mo, W ; X=O, S, Se, Te) bilesenleri üzerine tutunma enerjileri hesaplanmıs ve 1.42 eV ile 3.10 eV arasında degisen yüksek tutunma enerjileri elde edilmi ̧stir. Tabaka üzerinde difüz edebilmesi için gerekli olan minimum enerji degerleri 0.158 eV ile 0.282 eV arasında ve atomların hareketliliginin belirteci olan difüzyon katsayısı degerleri de pek çok karbon içeren materyalden veya 2H-MoSe2'den 102 ile 105 mertebesinde daha büyük olarak hesaplanmıstır. Lityum atom sayısı yapılar üzerinde kademeli olarak artırılarak atom basına tutunma enerjisi egrileri elde edildi. Ayrıca MoS2(x−1)Se2x (x=0.33, 0.67, 0.83) metal kalkojen alasımlarının lityum-iyon bataryalarında kullanılabilirligi arastırıldı. Lityum atomu MoS2 ve MoSe2'ye molibden atomu üzerinden tutunurken, MoS2(x−1) Se2x alasımlarında lityum atomu yapıya Mo-S bagı üzerinden baglanmaktadır. NEB hesaplamaları ile elde edilen, lityum atomunun yapı üzerinde difüz etmesi için gerekli olan enerji bariyeri degerleri yapıların lityum iyon bataryalarında kullanılabilecegini göstermistir. Bu tez çalısmasında aynı zamanda literatürde bilinen hegzagonal veya tetragonal metal dikalkojenler yapısında kararlı olmayan, Peierls distorsiyonu ile kararlı hale gelen yeni RuS2 ve RuSe2 metal dikalkojenlerinin varlıgı teorik olarak ortaya konuldu. Elde edilen yeni yapıların mekanik, dinamik ve termal kararlılık testleri yapıldı ve yapıların oda sıcaklıgı ve üzerinde var olabilecegi gösterildi. Tek tabaka RuS2 ve RuSe2 'nin HSE06 hesaplamaları ile görünür bölgede bant aralıgına sahip yarıiletken malzemeler oldugu fakat iki ve üç tabakalı yapıların bant aralıklarının kızılötesi bölgeye düstügü bulundu. TiX3 (X=S, Se, Te) metal tri-kalkojenlerinin ve bunların alasımlarının elektronik ve optik özellikleri incelendi. Sülfür ve selenyum atomlarının karısımı ile olusturulan alasımlar yakın kızılötesi bölgede yer alan bant aralıklarına sahip iken TiS3 veya TiSe3 içine tellür atomu katıldıgı zaman tüm yapıların metal ya da yarı metal özellik gösterdigi bulunmustur. Elde edilen sonuçlar atomik boyutlarda lityumun metal dikalkojenlere ve alasımlarına nasıl baglandıgı hakkında önemli bilgiler vermistir, bu sonuçlar lityum-iyon bataryalarının gelistirilmesine ve lityum pillerinin verimliliginin artırılmasına teorik olarak katkı saglayacak niteliktedir. Ayrıca teorik olarak önerilen yeni metal kalkojenlerin sahip oldukları bant aralıkları nedeniyle opto-elektronik malzemelerde ve kızılötesi dedektörlerde kullanılabilirligi gösterilmistir.
Kütahya ilinde yapı malzemelerindeki uranyum, toryum ve potasyum oranlarının belirlenmesi
Dünyadaki bütün canlılar doğal ve yapay radyasyona maruz kalmaktadır. Toplam radyasyon dozuna en büyük katkıyı doğal radyasyon yapar ve üç ana kaynağı vardır: doğal radyonüklidlerin solunum yoluyla (çoğunlukla radon) alınması ve yutulması nedeniyle karasal radyasyon, kozmik radyasyon ve dâhili radyasyon. Karasal radyasyon kaynakları; zemini, kayaları, havayı, yapı malzemelerini ve içme suyu kaynaklarını içerir. Bu çalışmada, Kütahya ve Afyon illerinden toplanan 45 yapı malzemesindeki 238U, 232Th ve 40K doğal radyoaktivite analizi NaI(Tl) gama ışını spektroskopi sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Belirlenen aktivite değerleri ve yıllık etkin doz değerleri, UNSCEAR 2000 raporu ve literatürde bulunan diğer çalışmalarla karşılaştırılmıştır.
Fotonükleer reaksiyon: Rubidyum ve baryum izotoplarının enerji seviyelerinin ve yarı-ömürlerinin deneysel olarak belirlenmesi
Fotonükleer reaksiyonlar, 1970'lerde ilk kez incelenen ve Bremsstrahlung ile elde edilen gama ışınları kullanılarak gerçekleştirilen nükleer fizik deneyleridir. Bu çalışmada, rubidyum ve baryum numuneleri, 18 MeV'a kadar enerjileri olan bir klinik doğrusal elektron hızlandırıcısı (c-LINAC) tarafından üretilen fotonlarla ışınlandı. Aktive edilen numuneler, enerji seviyeleri ve yarı-ömürleri belirlemek amacıyla yüksek saflıkta bir germanyum detektörü (HPGe) ile ölçülmüştür. Spektrumun elde edilmesinde ve analizlerde Maestro, Gf3 ve Root yazılımlarından yararlanılmıştır. Elde edilen spektroskopik veriler analiz edilerek istatistik hata hesaplamaları da yapılarak enerji seviyeleri ve yarı-ömür değeri elde edilmiştir. Bu çalışmada literatür ile uyumlu sonuçlar elde edilmiş olmakla birlikte, özellikle 84mRb ve 129Ba çekirdeklerinin enerji seviyeleri ve yarı-ömür değerleri daha hassas olarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, 84mRb'ün en iyi enerji değeri 248.02±0.005 keV, yarı-ömür değeri ise 20.30±0.03 dakika olarak, 129Ba'un en iyi enerji değeri 214.185±0.011 keV, yarı-ömür değeri ise 2.28±0.05 saat olarak belirlendi. Hem enerjilerin hem de yarı-ömürlerin sonuçları, klinik doğrusal hızlandırıcıların deneysel nükleer araştırma çalışmalarında etkili bir araç olarak başarılı bir şekilde kullanılabileceğini göstermektedir.
GanLi3 (n = 2-20) topaklarının incelenmesi
Bu çalışmada GanLi3 ( n = 2-20) topaklarının geometrik yapıları, kararlılıkları ve elektronik özellikleri Yoğunluk Fonksiyonel Teori (DFT) ile çalışıldı. Geometrik yapılarda lityum atomları, yapının dış konumlarını tercih etmiştir. GanLi3 ( n = 2-20) topaklarındaki bağlanma enerjisindeki artış karalılığın arttığını göstermektedir. Topaklarında ayrışma enerjisi (ΔE) ve ikinci dereceden enerji farklarından(∆2E) Ga4Li3, Ga6Li3, Ga9Li3, Ga12Li3, Ga15Li3 ve Ga18Li3 topakları daha kararlı olduğu ortaya çıkarken GapHL enerji farkları ise tek sayılı topakların daha kararlı olduğunu göstermektedir. Buna göre GanLi3 ( n = 2-20) atom topaklarında Ga9Li3 ve Ga15Li3 topakları daha kararlıdır. Anahtar Kelimeler: Geometrik Yapılar, Kararlılık, Topaklar, Yoğunluk Fonksiyonel Teori
CH3(CH2)3CX2NH2 (X= H,F,Cl ve Br) moleküllerinin yapısal, titreşim ve elektronik özellikleri üzerine halojen ve solvent etkilerinin incelenmesi
1-pentanamin [CH3(CH2)4NH2] ve 1,1-dihalojen-pentan-1-amin CH3(CH2)3CX2NH2 ( X = H, F, Cl veya Br) moleküllerinin yapısal, titreşim ve elektronik özellikleri üzerine halojen ve çözücü etkileri B3LYP fonksiyoneli, 6-31++G(d,p) baz seti ve polarize süreklilik modeli kullanarak yoğunluk fonksiyonel ve zamana bağlı yoğunluk fonksiyonel teorileri ile incelendi. Hesaplamalar moleküllerin on konformasyonu için hem gaz hem de polar (metanol) ve apolar (benzen) çözücüler içinde yürütüldü. Sunulan bu çalışma konformasyon tercihleri, geometrik parametreler, dipol momentler, NH2 titreşim frekansları, UV spektrumları, en yüksek dolu ve en düşük boş moleküller orbitaller ve durum yoğunluk spektrumları üzerinde halojenin ve ortamın etkilerini ortaya koymaktadır. Elektriksel band aralığı, kimyasal sertlik, elektronegatiflik, kısmi durum yoğunluğu ve üst üste binme nüfus durum yoğunluğu spektrumları için flor atomlu, soğurma bandı için ise brom atomlu moleküller tipik olmayan karakteristikler göstermektedir. Bu çalışmanın bulguları incelenen bileşiklere benzer konformasyonlar içeren gelecek çalışmalar için yararlı olacaktır.
LinClm (1≤n≤4, 1≤m≤4) atom topaklarının incelenmesi
Bu çalışmada LinClm (1≤n≤4, 1≤m≤4) atom topaklarının geometrik yapıları, kararlılıkları ve elektronik özellikleri Yoğunluk Fonksiyonel Teorisi ile incelenmiştir. LinClm (n = m) atom topaklarının LinClm (n ≠ m) atom topaklarına göre daha kararlı olduğu görülmüştür. Ortalama Li-Cl bağ uzunluğu en fazla olan topaklar LiCl4, Li2Cl4 ve Li3Cl4 olup bu bağ uzunluğu klor atomu sayısına bağlı olarak artmaktadır. Lityum atomu için ayrışma enerjisi ve klor atomu için ayrışma enerjisi, lityum atomunun sayısının klor atomunun sayısına eşit olduğu durumlarda en büyük değere sahip olduğu gözlenmiştir. Bu değerler Li2Cl2, Li3Cl3, Li4Cl4 yapılarının gapHL enerji farkları ile de uyumlu olduğu görülmektedir.
Kimyasal püskürtme tekniği ile üretilen katkısız ve Ga katkılı ZnO bileşiklerinin yapısal,optiksel ve elektriksel özellikleri
Bu çalışmada ZnO yarıiletken filmleri ultrasonik kimyasal püskürtme tekniği ile 375 ±5°C taban sıcaklığında üretilmiştir ve ZnO yarıiletken filmlerinin fiziksel özelliklerine Galyum elementi katkısının (%20, %40, %60, %80) etkisi araştırılmıştır. Elde edilen ZnO bileşiğinede Ga katkı oranının arttırılması ile ZnO hekzagonal yapısının %80 katkı ile ortorombik yapıya dönüştüğü XRD kırınım desenlerinde görülmüştür. Katkısız ve Ga katkılı ZnO ince filmlerinin x-ışını kırınım deseninden yararlanarak hesaplanan a örgü sabiti değerlerinin 3,1489 Å ile 13,5370Å arasında, tanecik büyüklüklerinin 10 nm ile 36 nm arasında ve dislokasyon yoğunluklarının 0,77x10-3(nm)-2 ile 1,19x10-3(nm)-2 arasında değişmiştir. Katkısız ve Ga katkılı ZnO yarıiletken filmlerinin optik özellikleri incelenmiş, direkt bant geçişine sahip oldukları saptanmıştır. Filmlerin elektriksel iletkenlik ve özdirenç değerlerini belirlemek amacıyla, Sıcak Uç ve Dört Uç Teknikleri kullanılmıştır. Özdirenç değerleri 3,47x104 Ωm ile 0,356x102 Ωm arasında değişmektedir. Filmlerin Atomik Kuvvet Mikroskobu'nda görüntüleri alınarak Rq (rms pürüzlülük) 8,5 nm ile 11,4 nm , Ra (ortalama pürüzlülük) 10,8 nm ile 14,4 nm, Rpv (pikvadi) pürüzlülük 71,7 nm ile 91,8 nm arasında değişmektedir. Katkısız ve Ga katkılı ZnO filmlerinin kalınlıkları spektroskopik elipsometri ölçümlerinden belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: ZnO:Ga Filmleri, Geçirgenlik, Ultrasonik Kimyasal Püskürtme Tekniği, X-ışını Kırınımı, Optik Özellikler, Elektriksel Özellikleri.
Fumarik asit ligant melokülünün geçiş metalleri ile oluşturduğu Hofmann tipi kompleks ve klatratların sentezi ve spektroskopik özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada, fumarik asit (H2fum), metal(II) tuzları ve K2[Ni(CN)4] tepkimelerinden Hofmann tipinde M(fum)Ni(CN)4 (M = Mn, Fe, Co, Ni, Zn ve Hg) kompleksleri ile M(fum)Ni(CN)4.nG (M = Mn, Ni, Zn ve Cd; G = Anilin) ve M(fum)Ni(CN)4.nG (M = Co, Ni, Cd ve Hg; G = 1,4–Dioksan) klatratları ilk kez elde edilmiştir. Sentezlenen kompleks ve klatratların yapıları İnfrared 4000–400 cm-1, Raman 4000–50 cm-1, toz kristal X-ışını kırınımı (XRD) ve termal analiz metotları ile önerilmiştir. Ayrıca {[Zn2(μ–fum)(NH3)4Ni(μ–CN)2(CN)2].2H2O}n bileşiğinin yapısı tek kristal X-ışını metodu ile aydınlatılmıştır. Spektroskopik sonuçlara göre sentezlenen kompleks ve klatratların Hofmann tipi bileşiklere benzer yapıda oldukları ve bu yapıların metal(II) atomuna bağlı fumarat iyonu ile |M-Ni(CN)4|∞ polimerik tabakalardan meydana geldikleri gözlenmiştir.
Gördes zeolitinin mikrodalga ile kurutulması ve kurutma olayının modellenmesi
Zeolit mineralleri, Türkiye'nin ihraç ettiği önemli endüstriyel hammaddelerinden biridir. Bu çalışmada Gördes-zeolit numunelerinin dehidrasyonu 2,45 GHz mikrodalga kaynak ile incelenmiştir. Deneyler 5, 10, 15, 20, 25 g kütleli, 0,7; 1,6; 1,6-3, 3-5 mm boyutlarında ve 120, 350, 460, 600, 700 W mikrodalga güçlerinde gerçekleştirilmiştir. Deneysel verilerden nem içeriği ile kuruma süresi arasında bir ilişki elde etmek amacıyla Difüzyon yaklaşımı, Henderson ve Pabis, Logaritmik, Midilli ve Küçük, Page, İki Terimli, İki Terimli Exponansiyel, Verma modelleri olmak üzere istatistiksel olarak toplam sekiz model kıyaslanmıştır. Belirleme katsayısı (r^2 ), standart tahmin hatası (SEE), kalanlarının karalerinin toplamı (RSS), ki kare (X^2) ve ortalama karesel hata (RMSE) istatistiksel değerlere göre, en uygun kurutma modeli sırasıyla üç ve iki parametreye göre Verma ve Page Model denklemi olarak bulunmuştur. Verma ve Page modellerine ait özel katsayılar elde edilmiştir. Belirtme katsayısı (r^2 ) 0,9908 ile 0,9999 arasında değişmiştir. Zeolitin mikrodalga kurutması için aktivasyon enerjisi, Arrhenius denklemine dayanan üstel bir ifade kullanılarak hesaplanmıştır ve 30,84 W/g olduğu bulunmuştur. Üç boyutlu MR grafiği zaman ve m/P'ye göre çizilmiştir.
3-Halojenbenzaldehit Moleküllerinin Yapısal, Titreşim ve Elektronik Özellikleri Üzerine Halojen ve Çözücü Etkilerinin İncelenmesi
Gaz fazında ve çözücü içindeki 3-halojenbenzaldehitlerin [XC6H4CHO; X = F (3FB), Cl (3CB) ve Br (3BB)] konformasyon analizleri yoğunluk fonksiyonel teorisi (YFT) ve zamana bağlı yoğunluk fonksiyonel teorisi (ZBYFT) ile incelendi. Gaz fazı hesaplamalarında B3LYP fonksiyoneli ve MP2 yöntemi ile aug-cc-pVDZ baz seti kullanıldı. Çözücü içindeki hesaplamalarda ise B3LYP fonksiyoneli ve 6-311+G(3df,p) baz seti ele alındı. Hesaplamalar moleküllerin cis ve trans konformasyonları için 18 farklı çözücü içinde polarize süreklilik modeli ile yürütüldü. Bu tez konformasyonel tercih, yapısal parametre, dipol moment, karbonil gerilme frekansı, moleküler sınır orbitalleri, soğurma bandı ve durum yoğunluğu üzerinde halojen ve çözücü etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Konformasyon tercihi ve soğurma bandı için klor ve brom atomlu yapılar tipik olmayan karakteristikler göstermektedir. Ayrıca, çalışmada Kirkwood-Bauer- Magat (KBM), akseptör sayısı, Swain parametreleri ve lineer çözünme enerji ilişkisi gibi bazı çözücü modelleri ile karbonil gerilme frekanslarının korelasyon analizi yapılmıştır. Bu tezin tüm bulguları tek-sübstitüte benzaldehitlerin konformasyonları ile ilgili gelecek çalışmalar için yararlı olacaktır.
Bazı metal elementlerinin ve biyolojik maddelerin 0,001-20 mev enerji aralığında x-ışını radyasyonu kütle soğurma katsayılarının incelenmesi
NIST standartlarına uygun olarak literatürden alınan kurşun, alüminyum, hava, su ve bazı biyolojik maddelerin kütle soğurma katsayı değerleri kullanılarak X-Işını ve Gama radyasyon soğurma kalınlıkları hesaplanmıştır. [0,001-20] MeV enerji aralığında yarı değer soğurma kalınlıklarının direk hesaplanabileceği bir denklem önerilmiştir. Denklemin sabitleri radyasyonu soğuran madde için özeldir. Yarı değer kalınlık değerlerinin enerjiyle değişimi gösterilmiştir. Yarı değer kalınlık değerleri kullanılarak onda bir kalınlık değerleri ve tekrarlama kalınlık değerleri hesaplanabilir. Bu çalışmada önerilen eşitlik radyasyon zırhlama kalınlıklarını pratik bir şekilde hesaplayabilir.
Tekirdağ`ın Çorlu bölgesindeki toprak ve içme sularındaki doğal radyoaktivitenin belirlenmesi
TEKİRDAĞ'IN ÇORLU BÖLGESİNDEKİ TOPRAK VE İÇME SULARINDAKİ DOĞAL RADYOAKTİVİTENİN BELİRLENMESİ Ali USLUER Fizik Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, 2018 Tez Danışmanı: Doç. Dr. Kaan MANİSA ÖZET Doğal radyonüklidlerin solunum yoluyla (çoğunlukla radon) alınması ve yutulması nedeniyle, karasal radyasyon, kozmik radyasyon ve dahili (iç) radyasyon olmak üzere üç ana kaynağı olan doğal radyasyon, toplam radyasyon dozuna en büyük katkıyı yapar. Karasal radyasyon kaynakları; zemini, kayaları, havayı, yapı malzemelerini ve içme suyu kaynaklarını içerir. Vücudumuzdaki iç radyasyon, ne yediğimize, ne içtiğimize ve nefes aldığımız havaya bağlıdır. Doğal radyoaktivitenin en önemli kısmı, başta U-238, Th-232 ve K-40 olmak üzere, topraktaki karasal gama ışını radyasyonundan kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada, Tekirdağ-Çorlu bölgesinden toplanan 11 toprak örneğindeki U-238, Th-232 ve K-40 doğal radyoaktivite analizi NaI(Tl) gama ışını spektroskopi sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. U-238, Th-232 ve K-40'ın aktivite konsantrasyonlarından, toplam absorbe edilen açık hava gama ışını doz oranları ve ilgili yıllık etkin doz oranları belirlenmiştir. Aynı zamanda, radon gazı analizleri için su örnekleri Tekirdağ-Çorlu ilçesinden toplanmıştır. Toplanan su örneklerinin radon konsantrasyonları, AlphaGUARD PQ 2000PRO radon detektörü kullanılarak ölçülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar UNSCEAR-2000 raporu ve literatürdeki diğer çalışmalarla karşılaştırılmıştır. Anahtar kelime: İçme Suyu, Potasyum, Radon, Toprak, Toryum, Uranyum.
Tavşanlı ilçesinde açık havadaki gama doz hızı ölçümleri
Bu çalışmada Kütahya ili Tavşanlı ilçe merkezinde bulunan 20 mahallede açık havada gama doz hızı ölçümleri NaI(Tl) sintilasyon dedektörü kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen sonuçlardan etkin eşdeğer gama doz hızları hesaplanmıştır. Tavşanlı ilçe merkezi için ortalama etkin eşdeğer gama doz hızı 106,64±6,20 µSv/yıl olarak bulunmuştur. Elde edilen bu sonuç Türkiye'de başka şehirlerde yapılan çalışmalar ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Radyasyon Erken Uyarı Sistemi Ağından alınan sonuçlarla karşılaştırılmıştır.
C-bn hibrit yapılarının elektronik ve piezoelektrik özelliklerinin teorik incelenmesi
Grafen ve hekzagonal boron nitrat yapıları gelecek nesil elektronik cihazlar için umut vaad eden yapılardır. Grafenin h-BN yapısıyla hibritlenmesi her iki malzemenin modifiye edilmiş özelliklerine sahip yeni yapıların elde edilmesine olanak tanımaktadır. Mekanik enerjinin elektrik enerjisine çevrilmesi ya da tersi olarak tanımlanan piezoelektrik özellik de bunlardan biridir. Bu tez çalışmasında h- BN hibridizayonunun grafenin bant yapısı ve piezoelektrik özellikleri üzerine etkisi temel-ilkeler prensibine dayalı hesaplamalar ile gerçekleştirilmiştir. Hesaplama sonuçlarımız göstermiştir ki farklı h-BN katkılaması malzemelerin piezoelektrik ve yasak enerji aralığı değerlerinde kontrol sahibi olmamızı sağlamaktadır. Direkt yasak enerji aralığı açıklığı ve ayarlanabilirlik sağlaması bakımından bu malzemelerin güneş pillerinde silikonun yerini alabilecek olması muhtemeldir. Yaygın olarak kullanılan üç boyutlu piezoelektrik malzemelerle kıyaslanabilir piezoelektrik sabiti değerlerine sahip olan C-BN hibrit yapıları yeni nesil nanoboyutlu elektronik uygulamaları için güçlü adaylardır.
Higgs bozonunun anormal bağlaşımlarının incelenmesi
Bu tezde, Ge- > hZe- sürecindeki hZZ ve hGZ anormal bağlaşımları model bağımsız efektif teoriler kullanılarak incelenmiştir. Burada, Ge- > hZe- süreci elektron-pozitron çarpışmasındaki alt süreç olarak ele alınmıştır. Bu süreçte Higgs bozonu (h) bir bb ̅ çiftine bozunurken Z bozonu yüklü lepton (e, Mü) çiftine bozunur. Ge çarpışmasında, tesir kesiti değerleri hem yeni fizik etkileri hem de Standart Model ardalan için hesaplanmıştır. Bu değerler elde edilirken altı-boyutlu operatörlerin Wilson katsayıları dikkate alınmıştır. Ge çarpışmasındaki foton için Weizsacker-Williams Yaklaşımı (WWA) ve Compton geri saçılan foton (Lazer) dağılım fonksiyonları ayrı ayrı ele alınmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Lazer fotonu dikkate alındığında elde edilen sınırlamalar WWA olana göre çok daha duyarlıdır. Gerek tek parametre, gerekse de iki parametre analizi için X^2 analizi kullanılmıştır. Böylece, elektron-pozitron sisteminin 1000, 1500 ve 3000 GeV'lik kütle merkezi enerjisi ve çeşitli yıllık ışınlık değerleri dikkate alınarak Ge- > hZe- süreci için tek parametre Wilson katsayıları üzerine alt ve üst limitler %95 güvenirlik seviyesinde (CL) elde edilmiştir. Bunun yanında, yukarıdaki kütle merkezi enerjileri için sırasıyla 1000, 1500, 3000 fb^-1 yıllık ışınlık değerleri alınarak iki-boyutlu kontur grafikleri elde edilmiştir. Sonuçlar, Wilson katsayıları üzerine getirilen limitlerin güncel limitleri daha da iyileştirebildiğini göstermektedir.
Bor katkılı silisyumun optiksel özellikleri
Araştırmadaki amaç bor katkılı silisyumun optik özelliklerini, x ışını ve FTIR spektrumu ile incelemektir.Katı materyaller, kristal bir yapı oluştururlar. Silisyum, kristallerden oluşmuş bir materyaldir. Silisyum kristali bor ile katkılandığında p-tipi bir yarıiletken bileşiği oluşur. Araştırmada kullanılan spektroskopik metodlar, hangi tür moleküllerin hangi tür ışımayı soğuracakları sorusunu yanıtlar. Bu yolla, araştırmada kullanılan bileşiğin yapıları incelenebilir. Değişik ışıma türlerinin soğurma spektroskopilerinde kullanılması ile yapıya ilişkin örneğin yasak enerji aralığı, absorbans, transmittans, yansıma, kırılma indisi v.b. optik özellikleri hakkında bilgi edinilebilir. Bu özelliklere dayanılarak, bu yarıiletken bileşikleri nanoteknoloji, güneş pilleri, transistör ve diyotlar gibi cihazlarda kullanılmaktadır. Czochralski yöntemiyle elde edilen yarıiletken bileşiğinin optik özellikleri incelenerek, bu uygulama alanları için kullanılabilirliği araştırılmıştır.
Radon gazını ölçme metotları
Radon gazı kapalı ortam kirletici faktörü olarak insan sağlığı üzerinde ciddi sağlık sorunları yaratmaktadır.Yaptığımız çalışmada Dumlupınar Üniversitesi Merkez kampüsü içerisinde bulunan Fen-Edebiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Rektörlük binasına toplam 22 tane alfa duyarlı fotoğraf filmi yerleştirilmiştir. Bu filmler rastgele seçilen odalara yerleştirilerek, bir ay süre ile bekletildikten sonra toplanmıştır. Filmler kimyasal işlemlere tabi tutularak, her bir odadaki Radon gazının miktarının belirlenmesinde kullanılmıştır.Çıkan sonuçların sigara içimi, havalandırmanın yapılıp yapılmaması, filmlerin bırakıldığı ortamın hacmi ve zeminden yüksekliğinin radon gazı miktarında değişikliklere yol açıp açmadığı hakkında karşılaştırılmalar yapılmıştır. Sonuçlar sağlık örgütlerinin kapalı ortamlar için öngördüğü sınır limitleri ile karşılaştırılmıştır. Sonuçların yüksek çıkması halinde ise alınması gereken önlemler hakkında bilgi verilmektedir.
Hofmann Td-tipi benzonitril tetrasiyanokadmiyum konak-konuk bileşiklerinin "Ni(benzonitril)2Cd(CN)4.G" kırmızıaltı spektroskopisi ile incelenmesi
Bu çalışmada Ni(Benzonitril)2M(CN)4.G ( G = Benzen, 1,2-Diklorobenzen, 1,3-Diklorobenzen, 1,4-Diklorobenzen, Dioksan, Furan) formülü ile temsil edilen Hofmann-Td-tipi klatratlar kimyasal yollardan ilk kez elde edildi. Elde edilen klatratların kırmızıaltı spektrumları FTIR spektrometresi ile 4000 ? 200 cm?1 spektroskopik bölgesinde kaydedildi. İşaretlemeler ligand molekülü, Cd(CN)4 grubu ve konuk moleküller için ayrı ayrı yapıldı. Serbest benzonitril molekülünün frekanslarıyla bu molekülü içeren klatratların titreşim frekansları karşılaştırıldı. Bu titreşim frekanslarından bazılarının klatrat oluşumu nedeniyle serbest moleküle göre kaydığı gözlendi. Gözlenen bu frekans kaymalarının metale bağlı olma, metal - ligand titreşim modları ve çiftlenim nedeni ile ortaya çıktığı belirlendi.Elde edilen klatratların konak yapısında bulunan Cd(CN)4-2 anyonları Ni(PhCN)2+2 katyonları ile üç boyutlu polimerik bir yapıyı oluşturmaktadır. Oluşan bu yapıda Cd atomları siyanür anyonlarının dört karbon atomu ile tetrahedral düzende çevrilmiştir. Ni atomları ise siyanür anyonlarının dört azot atomu ligand molekülünün iki azot atomu ile oktahedral düzende çevrilmiştir. Ligand molekülü Ni atomuna direk olarak, 4 CN grubu ise her biri diğerine karşılıklı olarak bağlanmıştır. Cd(CN)4 grupları Ni(PhCN)2+2 tarafından üç boyutlu ağ şeklinde birbirine bağlanmıştır. Oluşan bu konak yapıda ? ve ß tipinde iki farklı boşluk vardır. Konuk moleküller ise bu boşluklarda bulunmaktadır.Anahtar Kelimeler: Benzen, 1,2-Diklorobenzen, 1,3-Diklorobenzen, 1,4-Diklorobenzen, 1,4-Dioksan, Furan. Hofmann-Td-tipi Klatratlar, Kırmızıaltı Spektroskopisi.
Bazı Gd ve Sm izotoplarının elektromanyetik özellikleri
Bu çalışmada 150
Dördüncü standart model ailesi fermiyonlarının üretimi ve modelleme çalışmaları
Bu tezde temel parçacıklar, temel parçacıklar arasındaki etkileşmeler ve Standart model hakkında detaylı bilgiler verilmiş ve temel parçacıklardan olan dördüncü Standart Model ailesi fermiyonlarının gözlenebilmesi üzerine modelleme çalışmaları sunulmuştur.CERN-LHC Deneyi Temmuz 2008'de başlayacak olan dünyanın en büyük Yüksek-Enerji Fiziği deneyidir. ATLAS Deneyide LHC Hızlandırcısının en büyük deneylerinden birisidir. ATHENA, tam ATLAS Dedektörü modelleme programıdır. LHC Deneyi düşük aydınlıkta çalışmaya başladıktan sonra ortaya çıkacak olan çok fazla miktarda parçacık için deney yapılmadan; sanki üretilmiş gibi ve dedektör etkilerini de içerecek şekilde üzerine işlem yapılarak; parçacıkların üretim ve bozunumlarını incelemek ve böylece, parçacık özelliklerinin dedekte edilmesine ait tüm karmaşıklığı çözmemizi yazılan modelleme programı sağlayacaktır. Bu çalışmada ATHENA ve PYTHON dilleri kullanılarak Ös=14 TeV'lik kütle merkezi enerjisinde ve L =1033cm-2s-1 ışınlıkta ATLAS dedektörünün tam modellemesi Standard Model fermiyon ailesi için yapılmıştır. Sonuçlar ROOT programı ile analiz edilmiştir.
Fe-%30 Al alaşımının wWIEN2k ile incelenmesi
FeAl, Fe2Al2, Fe4Al4, ve Fe3Al1 alaşımının enerji band yapısı, durum yoğunluğu (DOS), elektron yoğunluğu ve kararlılık durumu Wien2k programı ile ayrı ayrı incelendi. Bu çalışma yapılmadan önce TiC ve Fe için test edilerek, sonuçların literatürdeki sonuçlarla uyumlu olduğu görüldü. FeAl alaşımına ait yukarıdaki işlemler basit FeAl yapı ve Fe2Al2, Fe4Al4, Fe3Al1 alaşımlarında supercell kristal yapı için ayrı ayrı hesaplandı. Sonuçlar kendi içerisinde mukayeseli olarak karşılaştırılıp yorumlandı.Anahtar Kelimeler: Band yapısı, Durum yoğunluğu, Elektron yoğunluğu, FeAl alaşımı, Kararlılık, Wien2k
LHC-ATLAS deneyinde Dördüncü Aile Kuarklarının incelenmesi
Bu çalışmada LHC-ATLAS deneyinde araştırılacak olan Standart Model dördüncü aile kuarklarının varlığı ve sahip olduğu kütle değerleri aralıkları modellenerek incelenmiştir.Dördüncü Standart Model ailesi fermiyonlarının varlığı günümüzde maddenin orijini olarak kabul edilen Higgs alanının ve Higss bozonunun varolmasına katkıda bulunmaktadır.Standart Model Dördüncü Aile Fermiyonlarının varlığının araştırılması üzerine metodumuz modelleme (simülasyon) çalışmalarına dayanmaktadır. Bu çalışmalar, yüksek enerji fiziği hesaplama programı olan CalcHEP (Yüksek Enerji Fiziği Hesaplamaları - Calculation of High Energy Physics) kullanılarak yapılmıştır. Çalışma içerisinde programı kullanarak Dördüncü Aile Fermiyonlarının (pp ? u4,X veya pp ? d4,X kanalları) üretimleri, bozunum tesir kesitleri ve dallanma oranları hesaplanmıştır. Bu araştırmada; Dördüncü Aile Fermiyonlarının hareket denklemlerini ifade eden lagranjiyenden yola çıkarak teorik olarak Dördüncü Ailenin olması gerekliliğinin ispatıda sunulmaktadır.kanalı aracılığı ile dördüncü aile kuarklarının LHC (Büyük Hadron Çarpıştırıcısında) tekli üretimini incelendi. Dördüncü aile kuarklarının ( ve ) bozulma genişliği ve dallanma oranlarını 300-800 GeV kütle aralığında hesaplandı. Sinyal ve fon süreçleri için tesir kesitleri Monte Carlo çerçevesinde çalışılmıştır. Sonuçta, eğer CKM matris elemanları ise LHC' de tekli ve kuarklarının çok miktarda elde edildiği gösterilmiştir.
Nükleer madde için radyal dağılım fonksiyonunun incelenmesi
Çok-cisim sistemlerin teorisinde radyal dağılım fonksiyonu önemlidir. En uygun radyal dağılım fonksiyonu hesaplamaları moleküler dinamik yada Monte Carlo hesaplamalarıdır. Bu çalışmada nükleer madde için radyal dağılım fonksiyonu incelenmiştir. Çeşitli proton fazlalığı (YP) değerleri ile tanımlanan nükleer madde için radyal dağılım fonksiyonları Varyasyonel Monte Carlo yöntemi kullanılarak elde edilmiştir.
İki alanlı kütle spektrometresinin incelenmesi
Bu çalışmada de Heer ve Milani yaklaşımında iki alanlı kütle spektrometresi için parametrelerin değişimlerinin kütle çözünürlüğüne etkisi incelenmiştir. Sonuçlar bize ivmelenme bölgesi ve 1. bölgenin genişlemesiyle çözünürlüğün arttığını göstermektedir. Kütle çözünürlüğü sürüklenme bölgesinin azalmasından dolayı düşmektedir. ? x iyonlaşma bölgesi için daha küçük iyonlaşma bölgesi daha iyi çözünürlük sağlamaktadır.
Fe-Al alaşımlarının ikinci derece elastik sabitlerinin incelenmesi
Max BORN tarafından geliştirilen kararlılık kriterleri, sırasıyla bcc, disorder ve DO3 fazlardaki Fe(1-x)-Al(x)(x=0.00, x=0.25, x=0.30) sistemlerinin ikinci derece elastik sabitlerini incelemek için uygulandı. Atomlar arasındaki etkileşmeler içinde, genelleştirilmiş Morse ve modifiye Morse potansiyel enerji fonksiyonları ayrı ayrı kullanıldı. Bu fonksiyonların ifadeleri, şeklinde tanımlıdır. Bu merkezi atomik potansiyeller, Fe(1-x)-Al(x) sistemlerinin ikinci derece elastik sabitleri için ayrı ayrı test edildi. Bir eksen etrafında uygulanan kuvvet nedeni ile homojen olarak deforme edilen bu sistemlerin ikinci derece elastik sabitleri hesaplandı. Sistemlerin kararlılık şartları hesaplanan nümerik değerlerden belirlendi. Modifiye Morse potansiyeli Kararlılık kriterlerini sağlamaz iken m=2 için tanımlanan genelleştirilmiş Morse potansiyelinin Born kriterlerini sağladığı görüldü.Anahtar Kelimeler: Elastik sabitler, İki cisim etkileşmesi, Mekaniksel Kararlılık, Zorlar.
Kütahya ili içme sularında radon ve radyum miktarlarının belirlenmesi
Sulardaki 222Rn ve 226Ra'yı belirlemenin pek çok yöntemi vardır. Bu çalışmada Kütahya ili içme sularından toplanan 30 örneğin Radon-222 ve Radyum-226 konsantrasyonları Kollektör yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Ayrıca örnekleme esnasında pH, iletkenlik, su sıcaklığı, basınç, nem ve yükseklik değerleri örneklerin koordinatlarına göre ölçülmüştür. 222Rn ve 226Ra konsantrasyonlarının etkin doz miktarları hesaplanmıştır.Yaptığımız çalışmanın sonunda, radon ve radyum konsantrasyonlarını USEPA ve diğer sağlık örgütlerince verilen sınır değerlerle karşılaştırdığımızda bazı noktalarda radon konsantrasyonunun bu limitlerden yüksek olduğu belirlenmiştir.
Skyrme etkileşim parametreleriyle simetrik nükleer madde hesaplamaları
Bu çalışmada simetrik nükleer maddenin özellikleri Skyrme etkileşmeleriyle incelenmiştir. Varyasyonel Monte Carlo hesaplamalarından elde edilen sonuçlar, yoğunluğa bağlı Skyrme enerjisine denkleştirilerek simetrik nükleer madde için yeni bir Skyrme parametre seti elde edilmiştir. Ayrıca simetrik nükleer madde için bağlanma enerjisi, basınç doyma yoğunluğu ve sıkıştırılamazlık yeni Skyrme etkileşim parametreleriyle hesaplanmıştır. Bu çalışmada elde edilen sonuçların, farklı Skyrme etkileşim parametreleriyle elde edilen sonuçlarla tutarlı olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Nükleer Madde, Simetrik Nükleer Madde, Skyrme Etkileşim Parametreleri, Varyasyonel Monte Carlo Metodu.
Kütahya ili kapalı mekânlarda radon gazı konsantrasyonu ölçümü
Radon renksiz, kokusuz, tatsız radyoaktif bir asal gazdır ve bu sebeple duyu organları ile algılanamaz. Uranyum radyoaktif bozunma zincirinin bir parçası olarak meydana gelmiştir. Günlük hayatta sürekli maruz kaldığımız radyasyonun yaklaşık %50'sini oluşturur.Kayaçlardaki Uranyumun bozunması sonucu üretilen Radon gazı difüzyon yoluyla toprağa, oradan da atmosfere veya ortama yayılmaktadır. Gazın birikmesiyle, radon yoğunluğu kapalı mekânlarda veya iyi havalandırılmayan yerlerde kritik değerlere ulaşabilmektedir. İnsanlar radon gazına yüksek konsantrasyonlarda maruz kaldığında, sağlık açısından özellikle akciğer kanseri başta olmak üzere birçok risk meydana gelir.Bu çalışmanın amacı Kütahya ilinde kapalı mekânlarda radon gazı konsantrasyonlarını belirlemektir. Yaptığımız çalışmada Kütahya'da 100 evde radon konsantrasyonu ölçümü yapılmıştır. Bu ölçümlemede pasif iz dedektörü LR-115 SSNDT kullanılmıştır.Bu çalışma sonucu elde edilen radon konsantrasyonu 39 ile 328 Bq/m3 değerleri arasında değişmektedir. Sonuçlar sağlık örgütlerinin kapalı ortamlar için öngördüğü sınır limitleri ile karşılaştırılmış ve sonuçlar verilen limit değerini aşmamıştır.
Hofmann-Td-tipi Ni(benzoik asit)2M(CN)4.2g konak-konuk bileşiklerinin kırmızı-altı spektroskopisi ile incelenmesi (M = Zn, Cd, Hg; G = 1,4-dioksan, anilin)
Bu çalışmada Ni(Benzoik Asit)2M(CN)4.2G (M = Zn, Cd veya Hg; G = 1,4-Dioksan, Aniline) formülü ile temsil edilen Hofmann-Td-tipi konak-konuk bileşikleri kimyasal yollardan ilk kez elde edildi. Elde edilen konak-konuk bileşiklerinin kırmızı-altı spektrumları FTIR spektrometresi ile (4000-200) cm-1 spektroskopik bölgesinde kaydedildi. İşaretlemeler ligand molekülü, M(CN)4 grubu ve konuk moleküller için ayrı ayrı yapıldı. Serbest BA molekülünün frekanslarıyla bu molekülü içeren konak-konuk bileşiklerinin titreşim frekansları karşılaştırıldı. Bu titreşim frekanslarından bazılarının konak-konuk bileşikleri oluşumu nedeniyle serbest moleküle göre kaydığı gözlendi. Gözlenen bu frekans kaymalarının metale bağlı olma, metal-ligand titreşim modları ve çiftlenim nedeni ile ortaya çıktığı belirlendi.Elde edilen konak-konuk bileşiklerinin konak yapısında bulunan [M(CN)4]2- anyonları [Ni(BA)2]2+ katyonları ile üç boyutlu polimerik bir yapıyı oluşturmaktadır. Oluşan bu yapıda M atomları siyanür anyonlarının dört karbon atomu ile tetrahedral düzende çevrilmiştir. Ni atomları ise n. siyanür anyonlarının dört azot atomu ve ligand molekülünün oksijen atomu ile oktehedral düzende çevrilmiştir. Ligand molekülü Ni atomuna direkt olarak, 4 CN grubu ise her biri diğerine karşılıklı olarak bağlanmıştır. M(CN)4 grupları [Ni(BA)2]2+ tarafından üç boyutlu ağ şeklinde birbirine bağlanmıştır. Oluşan bu konak yapıda ? ve ß tipinde iki farklı boşluk vardır. Konuk moleküller ise bu boşluklarda bulunmaktadır.
ZnO ince filmlerinin kimyasal püskürtme tekniği ile üretilmesi ve optik özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada Kimyasal Püskürtme ( Chemical Spray Pyrolysis) Yöntemi ile 350 50C taban sıcaklığında cam tabanlar üzerine ZnO ince filmi elde edilmiş ve elde edilen bu ince filmin yapısal ve optik özellikleri incelenmiştir. Tartı yöntemi kullanılarak 0,357µm kalınlığında olduğu hesaplanmıştır. Optik metod kullanılarak elde edilen ZnO ince filminin yasak enerji aralığı 2,9 eV olarak hesaplanmıştır. X- ışını toz kırınım deseninden, elde edilen ZnO ince filminin kristal yapısın hekzagonal ve wurtzite yapıda olduğu belirlenmiştir.Absorbans spektrumlarından faydalanılarak elde edilen ZnO ince filminin geçirgenlik, sönüm katsayısı, yansıma ve dielektrik sabitlerinin dalga boyuna karşılık grafikleri çizilerek optik özellikleri incelenmiştir.ZnO ince filminin kristal yapısı x- ışınları kırınımı tekniği ile 20o?2 ? 70o aralığında incelenmiştir. Görülen en keskin pikin (101) piki olduğu görülmüş ve ZnO ince filminin kristal yapısının hekzagonal ve wurtzite yapıda olduğu belirlenmiştir. ZnO ince filminin x ? ışını kırınım deseninden yararlanılarak a örgü sabiti 3,2475 Ao, c örgü sabiti 5,1734 Ao, tanecik büyüklüğü 17,834 nm, dislokasyon yoğunluğu 3,14x10-3 nm-2 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca hesaplanan a, b ve c örgü sabitlerinin ASTM standartlarındaki değerlere yakın olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yarıiletken ince film, Kimyasal püskürtme tekniği, Yapısal ve optik özellikler, Yarıiletkenler, ZnO.
Fe (1-x) Mn x alaşımının fiziksel özelliklerinin incelenmesi
Kristal yapıya sahip maddelerin fiziksel özelliklerini incelemede birçok simülasyon programı kullanılmaktadır. Bu programlar ile maddelerin elektronik, optik, mekanik ve manyetik özellikleri hesaplanabilmektedir.Bu çalışmada ilk olarak Fe ve TiC yapıları WIEN2k programı yardımıyla test edildi. Fe ve TiC yapılarına ait sonuçlar literatürdeki sonuçlarla karşılaştırıldı ve uyumlu olduğu görüldü. Daha sonra esas çalışma olan Fe (1-x) Mn x alaşımının bazı elektronik özellikleri incelendi. Alaşımın durum yoğunluğu (DOS), elektron yoğunluğu, toplam enerjisi, enerji band yapısı ve kararlılık durumlarına ait hesaplamalar yapıldı. Çalışmada Fe (1-x) Mn x alaşımının oranları değiştirilerek Fe-%12.5 Mn Fe-%25 Mn, Fe-%50 Mn yapılarına ait hesaplamalar tamamlandı ve yapılar kendi içlerinde karşılaştırılarak sonuçlar literatüre göre yorumlandı.Anahtar Kelimeler: Durum yoğunluğu, elektron yoğunluğu, enerji bant yapısı, kararlılık durumları, Wien2k, FeMn alaşımı.
Dördüncü aile kuarklarının anormal rezonans üretimleri
Bu tezde Dördüncü Standart Model fermiyonlarından kuarkın üretim ve bozunum modlarını elde etmek için yapılan modelleme çalışmaları sunulmaktadır. 14 TeV'lik kütle merkezi enerjisinde ve düşük luminositi değerinde pp çarpışmasından 'ün tekli üretimleri CompHEP'te sağlanmıştır. Bu tezdeki işlemler CERN-Linux4.7 işletim sisteminde fortran tabanlı program yazılarak elde edilmiştir.CompHEP ile 'ün tekli üretimleri için elde edilen sonuçlar kanalıyla modellenirken kütle değerleri olarak 200-800 GeV aralığı çalışılmıştır. LHC'de de tekli üretimleri çok miktarda bulunacaktir.Ayrıca PGS, ATHENA gibi dedektör modelleme programları yardımıyla da simulasyon çalışmaları yapılarak dedektör modellemesi ele alınmıştır. Elde edilen sonuçların analizlerinin yapılabilmesi içinse grafiksel bir analiz programı olan ROOT ve yine görsel bir çizim programı olan GnuPlot programlarından yararlanılmıştır.
Türk Hızlandırıcı Merkezi (THM) serbest elektron lazeri optik kavite parametrelerinin belirlenmesi ve hesaplanması
Bu çalışmada endüstriyel yönden büyük bir öneme sahip olan ve çok fazla kullanım alanı bulunan lazerlerden bahsedilerek teknolojik bakımdan gelişmişliği sağlayan bu önemli sistemin çalışma prensipleri ve çeşitleri incelenmiştir. Bu tez kapsamında lazer çeşitlerinden olan serbest elektron lazerleri (SEL) tanımlanarak özellikleri, fiziği ve çeşitleri hakkında bilgiler verilmiştir. Serbest elektron lazerleri, Osilatör SEL, Yükselteç SEL ve Kendiliğinden Genlik Artırımlı (SASE) SEL olmak üzere üç çeşittir. Osilatör Sel'in Kızılötesi Bölgesinde (Infrared FEL, IR-FEL) çalışan IR-FEL lazerinin çalışma modu incelenmiştir. Kızılötesi Serbest Elektron Lazerlerinde lazerin üretildiği kısım olan rezonatör ve optik kavite parametrelerinin belirlenmesi, hesaplanması ve bu parametrelerin uygunluğunun incelenmesi çalışılmaktadır. Ankara Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen Türk Hızlandırıcı Merkezi (THM), DPT-YUUP projesi kapsamında kurulumu planlanan kızılötesi serbest elektron lazeri laboratuarı için optik kavite parametreleri ve bu parametrelerin Dünyadaki laboratuvarlardaki optik kavite değerleri ile ne kadar uyum içinde olduğuna bakılmıştır. Türkiye'de kurulması planlanan ilk serbest elektron lazeri laboratuvarı olması bakımından öneme sahip olan bu projenin sonuçlandırılması ile teknolojik bakımdan gelişmiş ülkeler seviyesine çıkmak, bilimsel, endüstriyel, tıp ve teknolojik uygulamalar gibi birçok alanda kendi ihtiyaçlarımızın bir kısmını karşılayarak dış ülkelere bağımlılığın azaltılması hedeflenmektedir.
Deformasyonlu çekirdeklerde IAR durumlarının ve çift-çift çekirdeklerin taban durumu izospin karışımlarının Pyatov-Salamov yöntemiyle incelenmesi
Bu çalışmada izobarik durumların izospin yapıları, ele alınan izotoplar için taban durumu izospin safsızlıkları ve deformasyonun izospin karışımlarına bağımlılığı incelendi. Pyatov metodu ile bozulan simetrilerin restorasyonu yapıldı. İzobar Analog durumların enerji dağılımları incelendi.Anahtar Kelimeler: Beta Bozunumu, Fermi Beta Geçişleri, İzospin Bozunumu, İzospin Safsızlığı, Pyatov-Salamov Yöntemi
Manyetik malzemelerde kaydırma (exchange bias) etkisi
Bu çalışmada iyon demeti saçtırma tekniği ile MgO (001) alttaşları üzerine büyütülmüş çift katmanlı Fe/CoO ince filmlerin yapısal ve manyetik özellikleri Fe tabakasının kalınlığına bağlı olarak araştırılmıştır.X-ışını yansıması (XRR) tekniği ile yapılan yapısal incelemede büyütülen ince filmlerin katman kalınlıkları ve pürüzlülükleri istenilen değerlerde çıktı. Yalnızca CoO'in yoğunluğu bilinen değerin oldukça altında çıktı. Bu sonuç, antiferromanyetik CoO tabakasında Co2O3 ve Co3O4 gibi istenmeyen yapıların da bulunduğunu göstermektedir. Farklı Fe kalınlıklarına (4nm, 10nm, 20nm) sahip olan ince filmlerin manyetik özelliklerini incelemek için X-band frekans aralığında (9.5Ghz) sıcaklığa bağlı ferromanyetik rezonans deneyleri ve VSM ile mıknatıslanma ölçümleri yapıldı. FMR ölçümleri ile elde edilen rezonans çizgi genişliklerinin göreceli olarak küçük olmasından Fe ince film tabakalarının çok iyi kristal yapısına sahip olduğu sonucuna varıldı. Bununla birlikte oda sıcaklığında yapılan FMR ölçüm sonuçları Fe tabakasının kolay ekseninin MgO alttaşı [110] yönüne paralel olduğunu gösterdi. Ayrıca, ölçüm sıcaklığına ve Fe kalınlığına bağlı olarak değişen kaydırma etkisi özellikleri daha önceden farklı numuneler ile çalışılmış benzer sistemlerle son derece uyumlu sonuçlar verdi. Yalnızca engelleme sıcaklığı değeri beklenenden oldukça küçük çıktı. Engelleme sıcaklığının küçük olması CoO'in içerisinde farklı kobalt oksit yapılarının bulunması ve CoO kalınlığının kritik kalınlık olan 20nm'den az olmasıyla açıklandı.
Üç alanlı tof kütle spektrometresinin incelenmesi
Bu çalışmada üç alanlı TOF kütle spektrometresi için ikinci derece yaklaşım ve B serbest bölgeli üç alanlı TOF kütle spektrometresi için hem ikinci hem de üçüncü dereceden yaklaşımlar kullanılarak kütle çözünürlükleri hesaplandı.Üç alanlı TOF kütle spektrometresi ve B serbest bölgeli üç alanlı TOF kütle spektrometresinin karşılaştırılması yapıldı. Sonuçlar gösterdi ki üçüncü dereceden yaklaşımın kullanıldığı B serbest bölgeli üç alanlı TOF kütle spektrometresiyle daha iyi kütle çözünürlükleri elde edildi.Anahtar Kelimeler: İkinci Dereceden Yaklaşım, Kütle Çözünürlüğü, Serbest Bölge, TOF, Üçüncü Dereceden Yaklaşım.
Kimyasal püskürtme tekniği ile üretilen CdO bileşiklerinin yapısal ve optik özellikleri
Bu çalışmada, katkısız ve farklı oranlarda (%0, %2, %4, %6 ve %8) flor katkılı CdO yarıiletken filmleri kimyasal püskürtme yöntemi ile cam tabanlar üzerine 250 ? taban sıcaklığında üretilmiştir. CdO yarıiletken filmlerinin yapısal ve optiksel özelliklerine F katkısının etkisi araştırılmıştır. Üretilen yarıiletken ince filmlerin kalınlıkları, 0.078-0.150 µm arasında değişmektedir. CdO:F filmlerinin soğurma spektrumlarından direkt band geçişli oldukları ve yasak enerji aralıklarının 2,60-3,40 eV arasında değiştiği görülmüştür.X-ışınları kırınım desenlerinden elde edilen filmlerin yapısının polikristal ve yüzey merkezli kübik yapıda oldukları belirlenmiştir. Katkısız ve F katkılı CdO ince filmlerinin x-ışını kırınım deseninden yararlanarak a örgü sabiti değerlerinin 4,68514 ? ile 4,7067 ? arasında, tanecik büyüklüklerinin 215 ? ile 265 ? arasında ve dislokasyon yoğunluklarının 1,418×10-3 (nm)-2 ile 2,16132×10-3 (nm)-2 arasında oldukları hesaplanmıştır.
Elektronegatif gaz katkılı plazma jetlerde monokromotizasyon etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, farklı gaz ve gaz karışımları için elde edilmiş olan plazma jetlerin optik emisyon spektrumları üzerindeki Monokromatizasyon etkisi hesaplamaları yapılmıştır. Gaz karışımı olarak elektropozitif gazlardan argon veya neon gazına elektronegatif gazlardan H2 veya O2 ilavesiyle üretilmiş olan plazma jetlerin spektral değişimi üzerinde Monokromatizasyon etkisi ( M ? etkisi ) görülmüş ve buradan M ? etkisi değerini hesaplanarak değişimi incelenmiştir. M ? etkisi durumunda argon ve neon gazının kendine özgü çizgilerinin şiddetinin değişimi iyon ? iyon yeniden birleşme hipotezinin devamlılığını sağlamıştır. Kaydedilen spektrumlar üzerinden M ? etkisi değerinin basınca göre değişimi incelenmiştir.
Kızılötesi bölgede serbest elektron lazeri üretiminin tam modellemesi
Lazerlerin kullanım alanları giderek önem kazanmakta ve çeşitlenmektedir. Bunu sağlayan itici güç, lazer ışını üretim yöntemleri ve aktif yapılarındaki değişiklik ile birlikte ortaya çıkmıştır. Özellikle sağlık sektöründe ve savunma sanayiinde giderek artan yatırımlar yapılarak lazer araştırma geliştirme faaliyetleri hızlandırılmıştır. Günümüzde birkaç nanometrelik atımlara sahip lazerlere ve femtosaniye süreli atma oranlarına ulaşılmış durumdadır.Bu çalışmada, bilinen lazerlerin dışında, dalgaboyu ayarlanabilir ve daha güçlü lazer ışını üretilmesini sağlayan serbest elektron lazerlerinden rezonatör tipteki, optik kaviteye sahip, 15-40 MeV elektron demet enerjili, 2-250 mikron dalgaboylu kızılötesi bölgede lazer üretilen bir yapının tam modelleme çalışması sunulmaktadır. Modelleme çalışmasında, serbest elektron lazerini oluşturan yapıların davranışları temel alınmış ve böylece kullanılması gerekli teçhizatın optimizasyonu öngörülmüştür.
Nükleer madde için Skyrme parametrelerinin varyasyonel Monte Carlo yönteminden elde edilmesi
Bu çalışmada, Varyasyonel Monte Carlo yöntemiyle nükleer madde için yeni bir Skyrme parametre seti elde edilmiştir. Nükleer madde için parçacık başına düşen toplam enerjiler Varyasyonel Monte Carlo yöntemiyle ve yeni Skyrme parametre setiyle elde edilmiştir.Yeni Skyrme parametre seti kullanılarak, simetrik nükleer maddenin doyma yoğunluğu 0.15 fm-3 olarak ve buna karşılık gelen Fermi momentumu ise 1.30 fm-1 olarak elde edilmiştir. Simetrik nükleer madde için nükleon başına bağlanma enerjisi de -15.69 MeV olarak hesaplanmıştır. Bununla birlikte, simetrik nükleer madde için bulunan aynı özellikler, farklı izospin asimetri parametrelerinde asimetrik nükleer madde için de hesaplanmıştır. Bu çalışmada elde edilen sonuçların, nükleer madde için literatürdeki farklı Skyrme parametre setleri kullanılarak elde edilen sonuçlarla uyumlu olduğu görülmüştür.
Kendiliğinden genlik artırımlı lazer sisteminde elektron tabancası ve süper iletken hızlandırıcı yapıların modellenmesi
Bu tezde, Kendiliğinden genlik artırımlı Serbest elektron lazeri elde edebilmek için kullanılacak olan elektron demetinin üretilmesi üzerine çalışmalar yapılmıştır. RF Fotokatot tarafından oluşturulan elektron tabancasında ilk önce, Nd:YLF lazeri tarafından fotokatotdan elektronların sökülmesi ve elektron demetine ilk hızlandırmanın sağlanması gerekir. Elektronların elde edilmesi ve hızlandırılmaları için çeşitli modelleme programları kullanılmıştır. Modelleme çalışmalarında hızlandırıcı kavitelerdeki elektrik alanın davranışları Superfish Programı, tabancanın içindeki manyetik alanın sağlandığı kısım olan selenoidin modellenmesi Poisson Kodu ile yapılmıştır. Elektron tabancasındaki yarı iletken katotdan sökülen elektronların demet yolu boyunca ve faz uzayındaki davranışları da Astra Modelleme programı ile çalışılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda tabancadan çıkan elektronlar 3.8 MeV ve ilk hızlandırıcıdan sonra 12.8 MeV değerinde artmış şekilde elde edilmiş ve hızlandırıcı kavitelerin verimli şekilde çalıştığı yapılan modelleme çalışmalarında açık şekilde görülmüştür. Ayrıca katotdan çıkan elektron demetinin enine ve boyuna yayınımı, ıraksaması, demetin büyüklüğü, dünyadaki benzer lazer laboratuarındaki değerlerle uyumlu olacak şekilde elde edilmiştir
Lityum doplamalı Galyum topaklarının incelenmesi
Bu çalışmada GanLi (n = 1?13) topaklarının geometrik yapıları, kararlılıkları ve elektronik özellikleri Yoğunluk Fonksiyonel Teorisi (DFT) ile incelenmiştir. GanLi (n = 9?13) topakları Gan (n = 9?14) topaklarına göre daha kararlıdır. GanLi (n = 3?13) topaklarının elde edilen en düşük enerjili geometrik yapılarda Li atomu tepe ya da yan pozisyonu tercih etmektedir. İkinci-dereceden enerji farkı, ayrışma enerjisi ve HOMO-LUMO enerji aralık hesaplamalarına göre çalışılan topaklar içerisinde Ga7Li, Ga9Li ve Ga11Li topakları daha kararlıdır. Ga-Li' un ortalama bağ uzunluğu başlangıçta artarken n = 4 den sonra azalma göstermekte ve n = 8 den sonra ise yaklaşık olarak sabit kalmaktadır. Bu ortalama bağ uzunluğunun n = 4 den sonra ki değişimi topaklarda ki yüzey etkisinden kaynaklanmaktadır.
Parafenilendiamin ligand molekülünden elde edilen hofmann-tipi konak-konuk bileşiklerinin infrared spektroskopisi ve termogravimetrik yöntemler ile incelenmesi
Bu çalışmada Hofmann-tipine benzer M(PPD)Ni(CN)4.2G (M = Mn, Ni, Cu, Zn, Cd; G = 1,3DiClBz), M(PPD)Ni(CN)4.2G (M = Mn, Co, Zn, Cd; G = 1,4DiClBz) ve M(PPD)Ni(CN)4.2G (M = Mn, Ni, Cu, Cd; G = CPN) konak-konuk bileşikleri kimyasal yollardan ilk kez elde edilmiştir. Elde edilen konak-konuk bileşiklerinin infrared spektrumları, ligand molekülünün, Ni(CN)4-2 iyonunun ve konuk moleküllerin titreşim dalga sayıları FTIR spektrometresi ile (4000 - 50) cm-1 spektroskopik bölgesinde kaydedilmiştir. Bileşiklerin termal davranışları Termogravimetri (TG), Diferansiyel Termal Analiz (DTA) ve Diferansiyel Termogravimetrik Analiz (DTG) ile incelenmiştir. Sonuç olarak elde edilen bileşiklerin Hofmann-tipi bileşiklere benzer yapıda oldukları ve bu yapıların metal (M) atomuna bağlı parafenilendiamin (PPD) ile |M-Ni(CN)4|? polimerik tabakalardan meydana geldikleri gözlenmiştir.
2-hidroksi-5-metoksibenzoik asitin yapısının titreşim spektroskopisi ile deneysel ve teorik olarak incelenmesi
Bu çalışmada 2-Hidroksi-5-Metoksibenzoik Asit (2H5MBA)'in 4000-10 cm-1 ve 4000-50 cm-1 aralıklarında FT-IR ve Raman spektrumları deneysel olarak kaydedilmiştir. Yoğunluk fonksiyon teorisi (DFT) metoduna ait B3LYP yöntemi kullanılarak 6-31G(d) ve 6-31++G(d,p) baz setleri ile birlikte 2H5MBA (C8H8O4) molekülünün titreşim işaretlemeleri ve bunlara karşılık gelen normal mod frekansları, optimize edilmiş geometrik parametreleri (bağ uzunlukları, bağ ve dihedral açıları) ve titreşim spektrumları, titreşim işaretlemelerine ait potansiyel enerji dağılımları (PED), konformasyon dengeleri, bazı termodinamik fonksiyonları, işgal edilmiş en yüksek ve işgal edilmemiş en düşük moleküler orbitalleri (HOMO ve LUMO) hesaplamaları 2H5MBA'nın altı farklı konformasyonu için hem gaz fazında hem çözücü içinde varsayılarak yapılmıştır. Çözücü etkisi için apolar çözücü olarak kloroform ve polar çözücü olarak dimetilsülfoksit ele alınmıştır.2H5MBA molekülü için deneysel ve teorik olarak elde edilen sonuçların birbirleriyle uyum içinde olduğu ve uygulanan kuantum kimyasal hesaplamaların titreşim frekansları için iyi ve yeterli düzeyde olduğu ve 2H5MBA molekülünün konformasyonunun çözücü ve ortamdan bağımsız iken titreşim frekanslarının ve bunlara karşılık gelen işaretlemelerinin, IR ve Raman şiddetlerinin çözücüye ve ortama bağlı olduğu görülmektedir.
Kimyasal püskürtme tekniği ile üretilen katkısız ve Ga katkılı CdO bileşiklerinin yapısal, optiksel ve elektriksel özellikleri
Bu çalışmada II-VI grup ikili bileşiklerinden olan CdO yarıiletken filmleri ultrasonik kimyasal püskürtme tekniği ile 275 ±5°C taban sıcaklığında üretilmiştir ve CdO yarıiletken filmlerinin fiziksel özelliklerine Galyum elementi katkısının (%2, %4, %6, %8) etkisi araştırılmıştır. Katkısız ve Ga katkılı CdO filmlerinin spektroskopik elipsometri ölçümlerinden kalınlıkları belirlenmiştir. Üretilen yarıiletken ince filmlerin kalınlıkları, 0.222?0.286 µm arasında değişmektedir. Elde edilen filmlerin X-ışınları kırınım desenlerinden elde edilen filmlerin yapısının polikristal ve yüzey merkezli kübik yapıda oldukları belirlenmiştir. Katkısız ve Ga katkılı CdO ince filmlerinin x-ışını kırınım deseninden yararlanarak a örgü sabiti değerlerinin 4.68248 ? ile 4.69052? arasında, tanecik büyüklüklerinin 220.2 ? ile 314.9 ? arasında ve dislokasyon yoğunluklarının 1.00845x10?3 (nm)?2 ile 2.06236 x10?3 (nm)?2 arasında oldukları hesaplanmıştır. Katkısız ve Ga katkılı CdO yarıiletken filmlerinin optik özellikleri incelenmiş, direkt bant geçişine sahip oldukları saptanmış ve ayrıca 2.50?2.66 eV arasında yasak enerji aralığının değiştiği belirlenmiştir. Filmlerin elektriksel iletkenlik ve özdirenç değerlerini belirlemek amacıyla, sırasıyla iki nokta prob metodu ve dört nokta prob metodu kullanılmıştır. Özdirençleri 0.2800x10?1?0.7437x10?2 ?.cm arasında, iletkenlileri ise 0.3571x101?1.3617x102 (?.cm) ?1 arasında değişmektedir.
Nükleer tıp alanında çalışan personelin maruz kaldığı radyasyonun fiziksel dozimetri ile belirlenmesi ve radyasyonun insan sağlığı üzerindeki etkileri
İnsanların maruz kaldığı yapay radyasyonun büyük çoğunluğunu, gelişen teknolojiyle artan ve tıpta uygulama alanı bulan iyonize radyasyon içeren görüntüleme yöntemleri oluşturmaktadır.Bu çalışmada, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı personeli ve Medical Park Hastaneler Grubu Bursa Şubesi Nükleer Tıp Bölümü personelinin periyodik olarak TLD değerleri incelenmiştir. Çalışma esnasında nükleer tıp personeline yapmış olduğumuz anket neticesinde personelde ciddi bir rahatsızlık bulunmamasına rağmen çalışma ortamından kaynaklanan stres ve sıkıntıdan oldukça etkilendikleri görülmüştür.