
89
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Fiziksel aktivite merkezlerine gelen bireylerin hizmet kalite beklentisi ve motivasyonlarının incelenmesi
ORAK, Muzaffer Emir. Fiziksel Aktivite Merkezlerine Gelen Bireylerin Hizmet Kalite Beklentisi ve Motivasyonlarının İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Çorum, 2017. Bu çalışma, fiziksel aktivite merkezi müşterilerinin hizmet sunumuna yönelik beklentilerini tespit etmek ve bazı demografik özelliklere göre serbest zaman motivasyonları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Karabük ilinde yaşayan ve fiziksel aktivite merkezlerine gelen bireyler oluştururken, araştırma örneklemini ise rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 155 kadın (Ortyaş=24,83±5,18) ve 201 erkek (Ortyaş=23,50±7,34) toplam 356 (Ortyaş=24,08±6,52) yetişkin birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; bireylerin serbest zaman motivasyonlarını belirlemek amacıyla Pelletier, Vallerand,. Blais ve. Brière tarafından geliştirilen ve Mutlu (2008) tarafından Türkçe geçerlik-güvenirlik çalışması yapılarak adaptasyonu sağlanan "Boş Zaman Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların fiziksel aktivite merkezlerine katılan bireylerin hizmet kalite beklentisini ölçmek amacıyla Lam'ın (2000) geliştirdiği, Gürbüz ve arkadaşları (2004) tarafından Türkçeye uyarlanıp geçerlik güvenirlik çalışması yapılmış olan "Hizmet Kalitesi Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada tanımlayıcı istatistik dışında, çıkarımsal istatistiği ve farklılığı tespit etmek amacıyla ön koşulu olan homojenlik ve normal dağılım koşulları için One-Sample Kolmogrorov-smirnov Testi uygulanmıştır. Normal dağılım koşullarının yerine geldiği testlerde parametrik testlerden Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tamhane's T2 analizi uygulanmıştır. Normal dağılım koşullarının yerine gelmediği testlerde ise Non-parametrik testlerden olan ve 2'den fazla gruba sahip olan değişkenler için Kruskal Wallis analizi, 2 gruba sahip olan değişkenler için gruplar arasındaki farklılığı tespit etmek amacıyla Mann Whitney-U analizi ve aralarındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek için ise Spearman's Rho korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel verileri değerlendirmek için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Sonuç olarak; hizmet kalitesi beklenti ve serbest zaman motivasyon ölçekleri cinsiyet, eğitim, meslek grupları ve bireylerin üyelik süresine göre anlamlı farklılık saptanmıştır. Serbest zaman motivasyon ölçeği ile yaş ve gelir durum arasında negatif doğrusal ilişki mevcuttur. Hizmet kalitesi beklenti ölçeği ile arasında pozitif doğrusal ilişki mevcuttur. Serbest zaman motivasyon ölçeği ve hizmet kalitesi ölçeği arasında ise pozitif doğrusal bir ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar Kavramlar: Fiziksel Aktivite, Hizmet Kalite Beklentisi, Serbest Zaman Motivasyonu
Elit sporcularda hedef yöneliminin, temel psikolojik ihtiyaçlar ile başarısızlık korkusu üzerine etkisi
Bu araştırma, farklı branşlarda görev alan elit sporcuların hedef yönelimi, temel psikolojik ihtiyaçlar ile başarısızlık korkusunun çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve bu değişkenler arasındaki farklılığın ortaya koyması amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 yılında Türkiye'nin farklı bölgelerinde yer alan farklı branşlardaki elit sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini oluşturan toplam elit sporcu sayısı (n=521) bunların (378) erkek, (173) ise bayandan oluşmaktadır. Örneklemi oluşturan elit sporcular tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Deci ve Ryan (2000) tarafından geliştirilen Kesici, Üre ve ark. (2003) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği, Conroy (2001) tarafından geliştirilip, Conroy, Willow ve Metzler (2002) tarafından güncellenen ve Kahraman ve Sungur (2016) tarafından Türkçe' ye uyarlanan başarısızlık korkusu ölçeği ile Duda (1989; 1992) tarafından geliştirilen ve Toros (2004) tarafından Türkçe' ye uyarlanan Sporda Görev ve Ego Yönelim Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, normal dağılım gösterip göstermediğini test etmek için Kolmogorov-Smirnow testi yapılmış, verilerin normal dağılmadığı saptandığından dolayı non-parametrik testler kullanılmıştır. Alt problemlere bağlı olarak verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann-Whitney, Kruskal-Wallis testi, korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, elit sporcuların cinsiyet değişkenine göre sporcuların başarısızlık korkusu alt boyutları açısından, yaş değişkenine göre başarısızlık korkusu, temel psikolojik ihtiyaçlar ve hedef yönelimleri alt boyutları açısından, eğitim düzeyi değişkenine göre temel psikolojik ihtiyaçlar ve başarısızlık korkusu alt boyutları açısından, branş farklılıkları (temaslı ve temassız) değişkenine göre temel psikolojik ihtiyaçlar ve başarısızlık korkusu alt boyutları açısından, elde edilen derece değişkenine göre temel psikolojik ihtiyaçlar ve başarısızlık korku alt boyutları açısından, deneyim yılı değişkenine göre başarısızlık korku alt boyutları açısından, gelir durumu değişkenine göre temel psikolojik ihtiyaçlar alt boyutları açısından ve sporcuların performans değerlendirmesi değişkenine göre temel psikolojik ihtiyaçlar ve hedef yönelimi alt boyutları açısından anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fakat elit sporcuların ulusal ve uluslararası millilik düzeyleri ve millilik sayısı değişkenleri dikkate alındığından temel psikolojik ihtiyaçlar, hedef yönelimi ve başarısızlık korkusu alt boyutları açısından herhangi anlamlı farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların cevaplamış olduğu ölçek maddeleri dikkate alındığında temel psikolojik ihtiyaçlar, hedef yönelimi ve başarısızlık korkusu alt boyutları arasında korelasyon yapıldığından anlamlı düzeyde ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelime: Başarısızlık Korkusu, Psikolojik İhtiyaç, Ego Yönelimi, Hedef Yönelimi
Kadınların egzersiz davranışı değişim basamaklarına göre yaşam kalitesi ve stres düzeylerinin araştırılması
Araştırmaya Sakarya ilinden anketleri tam doğru olarak dolduran 460 sedanter kadın dahil edilmiştir. Algılanan stres düzeyi ölçeği, yaşam kalitesi ölçeği ve egzersiz davranışı değişim basamakları anketi uygulanmıştır. Araştırmada tek yönlü varyans analizi, LSD testi ve Student - t testleri kullanılmıştır. Sedanter kadınların yaş ortalaması 31,59 yıl bulunmuştur. Kadınların %44,78'i sağlık durumlarının iyi ve %19,78'i çok iyi olduğunu ve %11,9' u ise kötü olduğunu belirtmiştir. Kadınların stres puanları eğilim öncesi 31,84 iken devamlılık aşamasında 28,03 bulunmuştur. Yaşam kalitesi alt ölçek puanları bedensel eğilim öncesi 21,22 iken devamlılık aşamasında 23,87 bulunurken, ruhsal durumda eğilim öncesi 19,74 iken devamlılık aşamasında olanlarda 21,08 bulunmuştur. Yine sosyal alt ölçekte eğilim öncesi 9,87 olan puan devamlılık aşamasında 10,62 ve çevre durumunda eğilim öncesinde 24,90 olan puan devamlılık aşamasında 26,55 olduğu tespit edilmiştir. Sedanter kadınlarda egzersiz davranış değişim basamaklarına göre eğilim öncesi ve eğilim aşamasında olanların stres puanları hareket ve devamlılık aşamasında olanlardan anlamlı olarak yüksektir (p<0.05). Yine sedanter kadınların egzersiz davranış değişim basamaklarına göre yaşam alt ölçek ortalama puanları eğilim öncesi ve eğilim aşamasında olanlarda hareket ve devamlılık aşamasında olanlardan anlamlı olarak düşüktür (p<0.05). Sonuç olarak; Sedanter kadınların egzersiz davranış değişim basamaklarına göre algılanan stres düzeyleri eğilim öncesinde yüksek ve egzersizde devamlılık aşamasında düşmüş iken yaşam kalitesi puanları ise devamlılık aşamasında yükselmiştir. Sedanter kadınlarda algılanan stres düzeyini düşürmek ve yaşam kalitesini artırmak için egzersiz davranışları basamaklarında devamlılık aşamasında olma yüzdesi artırılmalıdır. Egzersiz davranış değişim basamaklarına göre stres düzeyi ve yaşam kalitesi seviyesi Türkiye'de değişik bölgelerde çok sayıda sedanter kadın ve erkekler üzerinde araştırılmalı ve onlara egzersiz planlaması konusunda eğitim verilmelidir
Yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde yaşayan farklı fiziksel aktivite düzeylerine sahip çocukların bazı psikolojik parametrelerinin incelenmesi (Amasya-Çorum örneği)
CERİT Emrah. "Yetiştirme Yurtlarında ve Sevgi Evlerinde Yaşayan Farklı Fiziksel Aktivite Düzeylerine Sahip Çocukların Bazı Psikolojik Parametrelerinin İncelenmesi (Amasya- Çorum Örneği)" Doktora Tezi, ÇORUM, 2018. Bu çalışma Amasya ve Çorum Yetiştirme yurtlarında ve Sevgi Evlerinde kalan 14-17 yaşlarındaki kız ve erkek çocukların farklı fiziksel aktivitelere katılım düzeyleri, saldırganlık tutumları ve yalnızlık gibi durumları arasındaki farklılıkların belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Çocukların, gençlerin ve yetiştirme yurtlarında kalan çocukların psikolojik ölçüm değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış olmasına karşın, ülkemizde 14-17 yaş arası yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde kalan çocukların fiziksel aktivite düzeylerinin bazı psikolojik parametrelerini irdeleyen araştırmaya çok az sayıda rastlanmıştır. Bu nedenle, farklı fiziksel aktivite düzeylerine sahip çocukların psikolojik parametrelerinin incelenmesi açısından önemlidir. Çalışma yöntemi olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Amasya İl Müdürlüğü'ne bağlı Amasya erkek-kız yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde kalan 95 erkek, 85 kız ve Çorum İl Müdürlüğü'ne bağlı erkek-kız yetiştirme yurtlarında, sevgi evlerindeki 78 erkek, 64 kız olmak üzere toplam 322 çocuğa ulaşılmıştır. Çocuklara kişisel bilgi formu, atılgan saldırganlık, saldırganlık ve yalnızlık envanterleri uygulanmıştır. Araştırmanın istatistiksel çözümlemeleri SPSS 20 programına göre değerlendirilmiştir. Farklı fiziksel aktivite düzeyleri ve spor yapma sıklığına yönelik veriler kişisel bilgi formundaki sorulardan çıkarımsal olarak elde edilmiştir. Bu nedenle herhangi bir fiziksel aktivite uygulaması yapılmamıştır. Verilerin analizine göre farklı yaş grupları arasında yalnızlık, atılgan saldırganlık düzeyleri açısından anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.05).Yaş arttıkça atılgan saldırganlıkta artış görülürken yalnızlık düzeylerinde ise azalma görülmektedir. Haftada 3 gün ve üzeri fiziksel aktivite yapanların, yapmayanlara göre atılgan saldırganlık puanları yüksek iken yalnızlık puanları ise düşük olduğu söylenebilir. Sonuç olarak fiziksel aktivitenin olumlu etkilerinin yanı sıra yetiştirme yurdundaki ve sevgi evlerindeki çocukların duygusal gelişimlerine de olumlu katkı yapacağının bilinmesi daha da iyisi kişilerin bunu yaşam tarzı olarak benimsemelerinin sağlanması etkili olacaktır.
Üniversite takımlarında farklı branşlardaki sporcuların ahlaki olgunluk ve sosyal bütünleşme düzeyleri
Bu çalışmada amaç çeşitli spor branşlarında üniversite takımlarında yer alan öğrencilerinin ahlaki olgunluk ve sosyal bütünleşme düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından gerçekleştirilen, halk oyunları, futbol, basketbol, voleybol, hentbol, atletizm, güreş, taekwondo ve cimnastik branşlarında, TÜSF faaliyetlerine katılan 25 farklı üniversitenin öğrencileri ( n=548 ) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğrencilerin sosyodemografik özelliklerini belirleme amacı ile 12 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, Ahlaki Olgunluk Ölçeği ve Sporda Sosyal Bütünleşme ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 19,0 paket programında yapılmış, tanımlayıcı istatistikler, bağımsız t-testi, tek yönlü ANOVA testi ve LSD testi uygulanmıştır. Araştırmada katılımcıların cinsiyet değişkeni üzerinden ahlaki olgunluk ve sosyal bütünleşme düzeyleri incelenmiş ve erkek katılımcılar lehine anlamlı faklılık bulunmuştur. Spora başlama yaşına ilişkin yapılan incelemede ise spora başlama yaşı küçüldükçe ahlaki olgunluk düzeylerinde artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ailesinde lisanslı spor yapan bireylerin bütünleşme düzeylerinin bulunmayanlara göre daha düşük olduğu bulgusu elde edilmiştir. Araştırmaya dahil edilen takım sporları içerisinde ahlaki olgunluk düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamış ancak halk oyunlarının sosyal bütünleşme düzeyleri bakımından futbol ve hentbol göre anlamlı şekilde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Taekwondo, araştırmaya dahil edilen bireysel sporlar içerisinde ahlaki olgunluk ve sosyal bütünleşme düzeyi en yüksek branş olduğu sonucu elde edilmiştir.
Beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ve akademik öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada "Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutumları ve Akademik Öz Yeterlilik Düzeylerinin İncelenmesi (Orta Karadeniz Bölgesi Örneği)" amaçlanmıştır. Araştırma grubu 18-35 yaş arasında olan 3. sınıflarda 248 öğrenci ve 4. sınıflarda ise 156 öğrenci olmak üzere toplam sağlıklı ve gönüllü 404 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama işlemlerinde 11 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, akademik öz yeterliliklerini ölçmek için Ekici (2012) tarafından geliştirilen "Akademik Öz-Yeterlik (AÖY)" ölçeği ve Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum düzeyini ölçmek için Ünver ve ark. (2008) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği (ÖYTÖ)" kullanılmıştır. Bağımsız grupların karşılaştırılmasında Independent Samples t testi, bağımsız ikiden fazla grup için ise tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ve Tukey HSD düzeltme testi kullanıldı. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson Korelasyon Katsayısından yararlanıldı. İstatistiksel işlemler için bilgisayar destekli veri çözümleme programı SPSS 21.0 programı kullanıldı ve sonuçlar p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Sınıflara göre AÖY ve ÖYTÖ karşılaştırılmasında bilişsel, sosyal ve teknik boyutlarda 4. sınıfların daha yüksek puan almalarına rağmen sadece sosyal boyut düzeyinde anlamlı bir farklılık (p<0.05) bulunmuştur. Cinsiyete göre ve düzenli spor yapmalarına göre her iki düzeyde de anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yaşa göre AÖY ve ÖYTÖ karşılaştırılmasında ise bilişsel boyutta anlamlı düzeyde bir ilişkinin olduğu görülmüştür (p<0.046). İllere göre AÖY ve ÖYTÖ karşılaştırılmasında bilişsel ve sosyal boyutta anlamlı bir ilişki olmamasına rağmen, teknik boyutta (p<0,039) ve ÖYTÖ parametrelerinde (p<0.000) anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiştir. AÖY ile ÖYTÖ arasındaki ilişkinin karşılaştırılmasında AÖY anketinin bilişsel boyutunun sosyal ve teknik boyutlar ile arasında pozitif orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. ÖYTÖ ile ders başarısı arasında pozitif orta dereceli bir ilişki olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak; son sınıf öğrencilerinin kendilerini daha yeterli gördükleri, özgüvenlerinin daha yüksek olduğu ve yaş ilerledikçe bilişsel olarak daha da geliştikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Akademik öz yeterlilik, öğretmenlik mesleğine yönelik tutum, beden eğitim ve spor öğretmenliğ
Sutopu sporcularının atılganlık düzeylerinin belirlenmesi
Atılganlık; diğer insanları hor ve hakir görmeden, onların haklarına saygı göstererek kendi haklarını savunma, toplumda yer edinme, saygınlık elde etme, söze başlama, devam ettirme ve bitirme yetisi olarak tanımlanmaktadır. Sporcuların bulundukları konumlarından dolayı atılgan bireyler olması beklenmektedir. Bireylere özgürlük kazandıran spor; aynı zamanda zihinsel yeteneklerini, karar verme kabiliyetini, enerjisini ve toplumsal nitelikleri en üst seviyede kullanmayı da öğretmektedir. Bu doğrultuda sutopu; gerek fiziksel yetileri kullanma, gerek zihinsel becerileri kullanabilme kabiliyetinden dolayı sporun en özel alanlarından birini oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı büyük sutopu sporcularının sosyodemografik özellikleri atılganlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Aynı zamanda sutopu sporcularının atılganlık düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmanın evrenini Türkiye Sutopu Federasyonu tarafından düzenlenen Büyük Erkekler Türkiye Şampiyonası'na katılmaya hak kazanan Türkiye'nin farklı kulüplerinde sutopu oynayan 191 sutopu sporcusu ile 268 spor yapmayan öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılan sporcu ve öğrenciler 18 yaşından büyüktür. Bu araştırmada, uygulamalı araştırmalarda kullanılan yöntemlerden anket yöntemi tercih edilmiştir.Araştırmada veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' ve ikinci bölümde ise Rathus (1973) tarafından geliştirilen 'Rathus Atılganlık Envanter' kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunlukları Kolmogorov Smirnov normallik testi ile sınanmıştır. Normal dağılımdan uzaklaşmadığı sonucuna varıldığından, ikili grupların karşılaştırılmasında t testi ile üç ve daha fazla gruplarda tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Sutopu sporcularının Rathus Atılganlık Envanteri'ne ait ortalama değeri 16,95 iken, öğrencilerin ortalama değerinin 2,38 olduğu belirlenmiştir. Sporcuların %38,7'si atılgan olmayan davranışa sahip iken, %61,3'ü atılgan olan bir davranış biçimine sahip oldukları belirlenmiştir. Öğrencilerin (Kontrol Grubunun) %39,2'si atılgan olmayan davranış biçimine sahip iken %60,8'i atılgan olan davranış biçime sahip oldukları belirlenmiştir. Sutopu sporcularının atılganlık düzeyleri spor yapmayan bireylere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sutopu sporcularının ve öğrencilerin Sosyo demografik veriler (yaş, okul türü, spor yapma yılı, anne ve baba eğitim durumu, kardeş sayısı) ile atılganlık arasında istatistiksel olarak herhangi bir anlamlılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Rathus atılganlık envanteri, Spor, Sutopu.
Sportif faaliyetlerin 13-14 yaşındaki bireylerin özgüven düzeylerine etkisi
Bu çalışma sportif faaliyetlerin 13-14 yaşındaki bireylerin özgüven düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Özgüven oluşumu özellikle 13-14 yaşlarında oluşmakta ve kişilerin başarılarını etkilemektedir. Bu nedenle sportif faaliyetlerin özgüven üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığı ve demografik özelliklerin özgüveni etkileyip etkilemediği çalışmamızda incelenmiştir. Bu araştırmaya 2018-2019 sezonunda Samsun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından sportif faaliyetler kapsamında hizmet veren İlkadım, Çarşamba ve Bafra Gençlik Merkezlerinde sportif faaliyetlere katılan 159 birey ve sportif faaliyetlere katılmayan 113 olmak üzere toplamda 272 birey gönüllü olarak katılmıştır. Bu araştırmada, uygulamalı araştırmalarda kullanılan yöntemlerden anket yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılmıştır. kişisel bilgi formunda baba iş durumu, anne iş durumu, anne ve baba medeni durumları, kardeşlerin sayıları ve aile gelir durumları demografik bilgileri yer almaktadır. İkinci bölümde ise Akın (2007) tarafından geliştirilen 'Özgüven ölçeği' kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı yardımı ile %95 güven düzeyinde test edilmiştir ve anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Çalışmadaki veriler ışığında istatistiksel analize başlamadan önce normallik varsayımı ve homojenlik testleri uygulanmış, yapılan Kolmogorov – Smirnov ve Levene testleri sonucunda verilerin normal dağılıma sahip olduğu tespit edilmiştir (p>0,05). Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik analiz yapılmasında karar verilmiştir. Grupların karşılaştırılmasında bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü Anova analizi kullanılmıştır. Elde edilen veriler ile yapılan analizlere göre sportif faaliyetlere katılan bireylerin baba iş durumu, anne iş durumu, anne ve baba medeni durumları, kardeşlerin sayıları ve aile gelir durumuna göre iç ve dış özgüven puanlarının karşılaştırılması neticesinde anlamlı bir farklılık bulunamadığı sonucuna varılmıştır Cinsiyet değişkeninde ise iç özgüven alt boyutunda anlamlı farklılık bulunmazken, dış özgüven alt boyutunda erkeklerin kadınlara göre puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca sportif faaliyetlere katılanların, sportif faaliyetlere katılmayanlara göre özgüven düzeylerinin istatistiksel olarak yüksek olduğu görülmüştür (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Faaliyet, Özgüven, Spor
Seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin Tgmd-II testine göre temel motor özelliklerinin araştırılması
KESKİN, Esin Çağla. Seçilmiş Bazı İlköğretim Okulu Öğrencilerinin TGMD-II Testine Göre Temel Motor Özelliklerinin Araştırılması, (Yüksek Lisans Tezi), Çorum, 2019. Bu çalışmada, seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin (7-9 yaş) TGMD-II testine göre temel motorik özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmamızda 199 erkek ve 234 kız çocuk olmak üzere toplamda 433 çocuk denek olarak kullanılmıştır. Ölçüm yapılması belirlenen çocuklar gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Temel motorik özellikleri ölçmede güvenirliliği yüksek düzeyde olan TGMD-II testi kullanılmıştır. Çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesiyle ilişkili olarak temel motor gelişim düzeylerini belirleyebilmek amacıyla ölçümler yapılmıştır. Çocukların temel motor gelişim düzeyi ölçüm derecelerine Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II testleri öncelikli olarak normallik testi uygulanmıştır. Normallik testinin ardından çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesi gibi değişkenlerine göre yer değiştirme becerileri, nesne kontrol becerileri ve BKMGT-2 toplam puanlarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tek yönlü varyans analizi (ANOVA) aracılığıyla incelenmiştir. ANOVA sonuçlarının anlamlı olması durumunda varyansların homojenliği varsayımının karşılanması durumunda işlem sonrası Bonferroni testi gerçekleştirilmiştir. Varvansların homojenliği varsayımı karşılanmadığında ise Welch F testi ve işlem sonrası Games-Howell testi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırmada ele edilen sonuçlara göre; cinsiyete göre yer değiştirme becerilerinde anlamlı bir farklılık göstermezken, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde kız çocuklarının daha iyi olduğu bulunmuştur (t(431)= -2.40, p< .05). Kırsal ve merkez olarak ele aldığımızda nesne kontrol, yer değiştirme ve kaba motor becerilerde merkez kesimde okuyan çocuklarda anlamlı farklılık görülmüştür (t(431)= 5,61, p< 0,001). Yaşlara göre incelediğimizde ise nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde anlamlı bir farklılık bulunurken (F(2, 430)= 4,22, p<0,05), yer değiştirme becerilerinde bir farklılık görülmemiştir. Ebeveyn öğrenim durumunda; anne öğrenim durumu ele alındığında nesne kontrol ve kaba motorda bir farklılık bulunmazken, yer değiştirme becerilerinde lise mezunu annelerin çocukları anlamlı bir farklılıkla daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır( F(2, 430)= 5,95, p<0,05). Baba öğrenim durumunda ise babası üniversite mezunu olan çocukların kaba motor, nesne kontrol ve yer değiştirme becerileri diğer çocuklara göre daha anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir(F(2, 430)= 22,35, p<0,05). Ebeveyn mesleği ele alındığında; anne mesleğinin bir önemi olmadığı, baba mesleğinde ise babası memur olan bireylerin yer değiştirme, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinin daha yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. (F(3, 429)= 5,20, p<0,05). Anahtar Kelimeler: Çocuk, Kırsal, Merkez, TGMD-II
Kadın futbolcularda antrenmanın algılanan stres, sporda güdülenme, sürekli öfke ve öfke tarzı düzeylerine etkisi
Bu çalışmanın amacı kadın futbolcularda antrenmanın algılanan stres, sporda güdülenme, sürekli öfke ve öfke ifade tarzı düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırmaya 19'u birinci ligde, 19'u ise ikinci ligde oynayan toplamda 38 kadın futbolcu katılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği, Sporda Güdülenme Ölçeği ve Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler hazırlık kampı antrenmanları öncesinde ve hazırlık kampı sonrası uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 21 yazılımı kullanılmıştır, normallik düzeyine Kolmogorov-Smirnov, varyans eşitliğine ise Levene testi ile bakılmıştır, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir, Paired Sample t, Independent Sample T, tek yönlü varyans analizi ANOVA ve post-hoc Scheffe testi uygulanmıştır. Lig değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde yetersiz öz yeterlik algısı, içsel güdülenme, dışsal güdülenme, güdülenmeme, sürekli öfke, öfke dışa vurumu ve öfke kontrolü alt boyutlarında istatistiksel farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Birlikte yaşanılan kişi değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde içsel güdülenme ve dışsal güdülenme alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık görülmüştür (p<0,05). Spor deneyim yılı değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde güdülenmeme ve öfke kontrolü alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Kadın futbolcularda hazırlık kampı antrenmanları öncesinde ve hazırlık kampı sonrasında algılanan stres düzeyi, sporda güdülenme düzeyi ve sürekli öfke ve öfke tarzı düzeyi puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Kadın futbolcularda hazırlık kampı antrenmanlarının algılanan stres, içsel güdülenme, dışsal güdülenme, güdülenmeme, sürekli öfke, öfke içe vurumu, öfke dışa vurumu ve öfke kontrolü düzeylerini etkilemediği sonucuna varılmıştır. Kadın futbolcuların hazırlık kamplarında spor psikoloğu bulundurulması önerilmektedir. Hazırlık kamplarında psikolog bulundurmayan takımların teknik heyeti psikolojik anlamda futbolcularına destek olmalıdırlar. Kadın futbolcuların stres düzeyleri, güdülenme durumları ve öfke düzeyleri ligin başlangıcında, devre arasında veya ikinci devre başında da kontrol edilmelidir. Benzer çalışmalar farklı lig düzeylerindeki veya değişik branşlardaki kadın sporcular ile yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Güdülenme, Kadın Futbolcu, Öfke, Stres