İstanbul Arel University
Department

Department of Psychology

İstanbul Arel University

15

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde depresyon ve bağlanma stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Ergenlerde depresyon ve bağlanma stilleri arasındaki ilişkiyi inceleyen bu araştırmada; cinsiyet, yaş, kardeş sayısı, anne babanın hayatta olup olmadığı, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, anne babanın birlikte olup olmadığı, algılanan sosyoekonomik düzey ve okul türü gibi bağımsız değişkenler ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında, ergenlerin depresyon düzeyiyle güvenli bağlanma arasında negatif yönlü, depresyon düzeyiyle güvensiz bağlanma ile de pozitif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Hüseyin Yolalan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklar ve ergenler için empati ölçeği Türkiye geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu araştırmanın amacı çocuk ve ergenlerde empatiyi ölçmek için Bryant (1982) tarafından geliştirilen Çocuklar ve Ergenler İçin Empati Ölçeği?nin geçerlik ve güvenirliğini inceleyerek Türkiye?de kullanılabilirliğini değerlendirmektir. Çalışma, ilköğretime devam eden 8 yaş (n = 103), 9 yaş (n = 112), 10 yaş (n = 206), 11 yaş (n = 249), 12 yaş (n = 162), 13 yaş (n = 146) ve 14 yaşında (n = 165) olmak üzere toplam 1143 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Öğrencilerin 572?si kız, 571?i erkektir. Ölçme aracının güvenirliği test- tekrar test ve Kuder Richardson 20 formülünden yararlanılarak test edilmiştir. Ayırdecilik puanı yeterli olmayan maddeler ölçekten çıkarıldıktan sonra güvenirlik için hesaplanan KR 20 değeri 0,70; test-tekrar test yöntemi ile hesaplanan Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ise 0,76 olarak bulunmuştur. Ölçeğin geçerliği için hesaplanan Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ise, ölçek ile KA-Sİ Çocuk ve Ergen Empatik Eğilim Ölçeği Çocuk Formu arasında 0,60; KA-Sİ- Ergen Formu arasında 0,64 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak ölçeğin, 8-14 yaş arası Türk çocuk ve ergenler için yeterli düzeyde geçerli ve güvenilir olduğu görülmüştür.

Aslı Gürtunca
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yetiştirme yurdunda kalan ergenlerin stresle başa çıkma tarzları eğitim-öğretim yaşantılarında stresle başa çıkma ve sosyal karşılaştırma düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada yetiştirme yurdunda kalan ergenlerin stresle başa çıkma tarzları, eğitim-öğretim yaşantılarında stresle başa çıkma ve sosyal karşılaştırma düzeyleri bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Bu bağlamda, Stresle Başa Çıkma Tutumları Ölçeği, Eğitim-Öğretim Yaşantılarında Stresle Başa Çıkma Ölçeği (EÖYSBÇÖ), Sosyal Karşılaştırma Ölçeği (SKÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu 01.09.2012-31.10.2012 tarihleri arasında İstanbul İli sınırları içerisinde yer alan Atatürk Kız Yetiştirme, Zeytinburnu Erkek Yetiştirme ve Halkalı Erkek Yetiştirme yurtlarında bulunan toplam 155 ergene uygulanmıştır. Araştırmanın analizleri SPSS 17.0 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizler sırasında öncelikli olarak yetiştirme yurtlarında kalan ergenlerin kullanılan ölçeklerden elde ettikleri skorlar daha önceki çalışmalarda aynı ölçeklerin benzer fakat aileleri ile yaşayan ergenlerin oluşturduğu popülasyonlarda kullanılması ile elde edilen skorlar ile tek örneklemli T testi kullanılarak karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular göstermektedir ki, ergenlerin eğitim öğretim ortamlarında kullandıkları başa çıkma alanlarında elde ettikleri skorlar aile yanında yaşayan öğrencilere göre daha düşüktür. Ayrıca, yetiştirme yurtlarında kalan ergenler aile yanında yaşayan ergenlere göre daha olumsuz benlik algısına sahiptirler. Elde edilen bir başka bulguya göre, daha önceki alan yazın ile paralel olarak yetiştirme yurtlarında kalan ergen kızların benlik algıları erkeklere göre daha olumsuzdur. Ayrıca erkek öğrenciler stresle baş etmede biyokimyasal kaçma soyutlama stratejisini kızlara göre daha yoğun olarak kullanmaktadırlar. Diğer taraftan, genel olarak bakılacak olunursa, yurtta kalma süresi arttıkça ergenler biyokimyasal kaçma soyutlama stratejisi daha fazla kullanmakta olup akademik başarılarını daha olumlu değerlendirdikçe ise biyokimyasal kaçma soyutlama stratejilerini daha az kullanmaktadırlar. Elde edilen bu bulgular ilgili alan yazın eşliğinde değerlendirilmiştir.

Kübra Saral
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ergen bireylerde sosyal beceri düzeyinin kardeşli ve tek-çocuk olma açısından incelenmesi

Bu çalışma, kardeşli bireylerle kardeşsiz bireyleri sosyal beceri performansı açısından karşılaştırmak ve sosyal beceri performansını etkilediği ön görülen dört kardeşlik faktörünün (kardeş sayısı, kardeşle olan yaş farkı, kardeşin cinsiyeti ve doğum sırası) etkililik düzeylerini saptamak amacıyla yürütülmüştür. Çalışma, 75?i tek- çocuk (K:34, E:41), 168?i kardeşli çocuk (K:75, E:93) olmak üzere 15- 18 (M:16.48, SS: 1.03) yaş arası ergen bireylerle yürütülmüştür. Bireylere Sosyal Beceri Envanteri uygulanmıştır. Kardeşli ve kardeşsiz bireyler, sosyal becerinin altı alt boyutuna ait puanlar (Duyuşsal Anlatımcılık, Duyuşsal Duyarlılık, Duyuşsal Kontrol, Sosyal Anlatımcılık, Sosyal Duyarlılık, Sosyal Kontrol ve Toplam puan) ve toplam puan açısından karşılaştırılmıştır. Kardeşli ve kardeşsiz bireyler arasında yapılan karşılaştırmalar sonucunda sadece duyuşsal kontrol puanı açısından bir farklılık gözlendiği için, kardeşlik faktörlerinin sadece duyuşsal kontrol puanı üzerindeki etkileri üzerine analizler yürütülmüştür. Bu çalışmanın sonuçları, kardeşli bireylerin sadece duyuşsal kontrol puanı açısından kardeşsiz bireylerden daha iyi performans sergilediklerine işaret etmektedir. Bireyler arasında duyuşsal anlatımcılık, duyuşsal duyarlılık, sosyal anlatımcılık, sosyal duyarlılık, sosyal kontrol ve toplam puana dair farklar anlamlı değildir. Bunun yanı sıra duyuşsal kontrol puanı ile yaş farkı faktörü arasında ilişki saptanmıştır. Öte yandan, kardeş sayısı, doğum sırası ve kardeş cinsiyeti faktörlerinin duyuşsal kontrol puanıyla bir ilişkisi olmadığı bulgulanmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal Beceri, Tek- çocuk, Kardeş, Duyuşsal Kontrol

Aslı Handan Avşar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Anaokulu çocuklarının deneysel gözleme dayalı kızgınlık ve üzüntü ifadelerinin anne raporlarına dayalı içselleştirme ve dışsallaştırma belirtisiyle olan ilişkisi

Emotional development in preschool age is essential for concurrent and later social and academic adjustment (Cole, Michel, & Teti, 1994; Saarni, 1999; Denham, 1998). Emotional reactivity, in particular negative emotionality, and its relations to adjustment problems has been theoretically and empirically studied in the literature of developmental psychopathology (Crick & Zahn-Waxler, 2003; Nigg, 2006; Patrick & Bernat, 2006). However, literature provides limited information on the specific mechanisms that link negative emotionality, especially anger and sadness expressions, to internalizing and externalizing symptoms. In addition, our understanding on the basic normative aspects of anger and sadness expressions in response to different eliciting contexts during preschool age is limited. The present study has two major goals: First goal was to assess contextual variability in anger and sadness expressions of preschoolers as a function of age and gender. Anger and sadness expressions of 130 children were observed in two different laboratory contexts, interpersonal and non-interpersonal. The second goal of the study was to concurrently predict maternal reports of preschoolers? internalizing and externalizing symptoms using their observed anger and sadness expressions and contextual variability in emotional reactivity. Results showed that, anger and sadness expressions of children significantly differed across the two contexts. All children showed greater levels of anger and sadness expressions in the interpersonal contexts. Observed anger and sadness expressions failed to concurrently predict mother reports of internalizing and externalizing symptoms. Results of the study were discussed in relation to observed effects of contextual variability in emotion expressions on symptom elevations with moderating effects of age and gender. Further, limitations of the findings were discussed in terms of generalizability, and strengths of the study within the theme of measurement confound.

KindergartensEmational expressionEmotional attitude+7
Doli Aseo
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

Konuşma sırasında yetişkinler ve çocuklar tarafından kullanılan mimiklerin mekansal anlatımlar sırasında hafızadaki rolleri

Do gestures play a role in keeping spatial information in memory during speaking? The present thesis aims to find out whether gestures those speakers spontaneously use while speaking plays a role in memory maintenance for children and whether and how this changes when compared to adults. 28 adults and 25 five-year-old child participants were asked to watch simple motion events shown to them on a laptop. They were then asked to retell what they had seen to an adult listener in 3 conditions; when the still pictures of the objects they were describing (1) were not visible on the screen anymore (2) were visible only to them but not the listener and (3) were visible to both themselves and to the listener. If children use gestures to keep spatial images in memory more than adults I expected them to use more iconic gestures per word when the objects they are describing are not visible (conditions 2 and 3) than when they are visible (condition 1). However my results did not support this hypothesis. I did find neither speech nor the iconic gestures per word to be different across conditions in both adults and children. Thus the memory maintenance function of gesture might not be a primary function of gesture. Instead our findings indicated other functions of gestures similar and different between adults and children in spatial descriptions. Both groups used more points to entities when they were available to both the speaker and the addressee than other situations, indicating children understood communicative situation as adults did. Finally adults used more gestures than children indicating that gestures may be used to organize complex spatial information during speech.Keywords: Functions of gestures, memory maintenance, spatial information, iconic gestures, deictic gestures, children, adults

Şule Öztürk
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

Türk annelerin gelişimsel beklentileri, ebeveynlik davranışları ve aile ortamlarında yerleşim alanının ve eğitimin rolü

The major aim of this study was to investigate differences and similarities in developmental expectations, parenting practices, and quality of home environment in Turkish mothers of preschoolers who live in a megacity and a rural-city. Another aim was to examine the role of maternal education in these parenting variables. The participants were 161 mothers of preschoolers living in Istanbul and 73 mothers living in Konya, Kayseri, and Nevsehir. Differences between groups were examined using MANOVAs and MANCOVAs, and results revealed that mothers who lived in rural-cities reported higher levels of obedience-demanding behaviors and punishment; had earlier developmental expectations about traditional/moral rules; and provided healthier physical environment than megacity mothers. It was also found that compared to low-educated mothers, high-educated mothers reported less obedience-demanding behaviors and more permissiveness and cognitive stimulation; expected earlier development in the physical, cognitive, social, self-control, autonomy, obedience, family orientation, and agency domains; and provided more learning materials and healthier physical environment. The results partially supported the hypotheses. Taken together, the findings implied that the mothers who live in a megacity and a rural-city have some similarities and differences in terms of developmental expectations, child-rearing practices, and home context. In addition to the differences related to social environment, results showed that parenting variables differ according to mothers? education level, which is consistent with child development literature.

Mother educationMothersMotherhood+7
Melike Nacak
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

Benlik tanımlayıcı anılar: Özellikleri, benlik ve hedeflerle ilişkileri

The aim of this study was to investigate the existence and the characteristics of self-defining memories, as well as their link with goals and with self. In this study, participants reported self-defining, non self-defining, affective and persistent, non affective and non persistent memories and they rated these memories first in terms of their phenomenological characteristics, second in terms of their relevance to participants? own goals, third in terms of their relevance to participants? self-concept. The results supported the claim that self-defining memories are vivid, affectively intense, repetitively recalled autobiographical memories which are linked to other similar memories and related to individuals? current issues and concerns. These memories were also found to be more relevant to one?s self-concept and current goals than non self-defining memories. Besides, several memory characteristics were found to predict self-definition: the extent to which an autobiographical memory is important, the extent to which this memory is constructed in relation with other similar memories, first person perspective and visual imagery. This is the first study which compares self-defining memories to non self-defining memories and which is based on self-reports in investigating the link between self-defining memories and self-concept.

MemorySelf conceptSelf concept+2
Cemile Ceren Sönmez
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

Ebeveyn Çocuk Etkileşimi Kodlama Sistemi'nin (DPICS-TR) Türkçe'ye uyarlanması: Psikometrik bir çalışma

The purpose of this thesis is to adapt and complete the psychometric work for the Dyadic Parent-Child Interaction Coding System (DPICS) and to prepare it for use with Turkish families. Observational method provides an important source of information about the nature of the interactions between a parent and a child. Therefore, valid observational and coding systems are necessary for a complete assessment of parent-child interactions. The current study aimed to accomplish the Turkish adaptation of the DPICS which is a widely used observational coding system. The observational data collected by the ECDET (Early Childhood Developmental Ecologies in Turkey) from a sample of mothers and their- 3 year-old children representing four metropolitan areas in Turkey were used for the study. The results indicated that the inter rater reliability of DPICS-TR was satisfactory. Additionally, the scores of parent and child behaviors measured by parent reports were significantly correlated with the DPICS-TR scores. Besides preparing a reliable and valid coding system, an important contribution of this thesis was identifying some culture specific characteristics of parent-child interaction of families in Turkey. Turkish mothers often used threat as a control strategy. Furthermore, the mothers in Turkey were found to be dominant in the interaction. They have a disproportionately high share of the input in their interactions with their children. The mothers in the sample showed a high level of behavioral control over their children and they displayed a low level of overt affection.

Family relationsParents Children Relationship InventoryDyadic Parent-Child Interaction Coding System+6
Hatice Pınar Arslan
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 6.7.8. sınıf öğrencilerinin algılanan ebeveyn tutumları ile sosyal duygusal öğrenme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, ortaokul 6.7.8. sınıf öğrencilerinin algılanan anne baba tutumları ile sosyal duygusal öğrenme becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu İstanbul'un Esenyurt ilçesindeki 1 devlet okulu ve Büyükçekmece'de 1 özel okulda öğrenimlerine 6,7 ve 8. sınıfta devam eden (12-15 yaşları arasındaki) 130(%47,1) kız ve 146 erkek(%52,9) olmak üzere 276 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada Kabakçı (2006) tarafından İlköğretim 2. Kademe Öğrencileri için geliştirilen Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği (SDÖB), Seher A. Sevim tarafından Türk kültürüne uyarlanan Leuven Algılanan Ana Babalık Ölçeği (LAAÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veriler; SPSS 20.0 paket programından analiz edilmiş ve araştırma verilerinin analizinde değişkenlere bağlı olarak, ANOVA, bağımsız t testi, tukey testi ve Spearman korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin Anne-Baba tutumlarına ilişkin algıları ile Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri arasında pozitif yönde ve istatistik bakımdan anlamlılık düzeyine ulaşan ilişkiler tespit edilmiştir. Demografik değişkenlerden cinsiyete göre; sosyal ve duygusal öğrenme becerileri alt boyutlarından iletişim becerisi ve problem çözme becerileri açısından; yine cinsiyete göre anne/baba tutumlarından anne/baba davranışsal denetim açısından farklılık bulunmuştur. Anne eğitim durumuna göre, sosyal duygusal öğrenme becerileri dört alt boyutundan sadece iletişim becerileri alt boyutunda bir farklılık bulunmuştur. Yaşa göre sosyal duygusal öğrenme becerileri karşılaştırıldığında sadece stresle başa çıkma becerileri alt boyutunda anlamlı bir farklılık görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulguların ayrıntıları ele alınmış ve yorumu yapılmıştır. Bu doğrultuda ilerideki uygulama ve araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Sosyal duygusal beceriler, Anne-baba tutumu

Ana-baba tutumuDuygusal öğrenmeOrtaokul öğrencileri+2
Figen Yılmaz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00