İstanbul Aydın University
Discipline

Uluslararası Finans Anabilim Dalı

İstanbul Aydın University

5

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

5 Theses
Master'sOpen AccessTR

Vadeli işlem piyasaları ile spot piyasalarının birbiri ile uyumunun teknik analiz açısından uyumunun incelenmesi

Finansal piyasalar geliştikçe finansal ürünler çeşitlilik ve derinlik kazanmıştır. Bunun bir sonucu olarak mevcut finansal ürünlerin dayanak varlık teşkil ettiği türev ürünler ortaya çıkmıştır. Zamanla türev ürünlerin kullanımı yaygınlaşmış yatırımcılara birçok avantaj sağlamışlardır. Finansal varlıkların spot piyasadaki değerlerinde yaşanan gelişmeler (fiyat hareketleri) türev ürünlerinde de yansımaktadır. Bu da yatırımcılara spot piyasadaki yaptıkları yatırımların sigortalarını türev ürünlerde pozisyon oluşturarak sağlarken hedge görevi görür. Başka bir açıdan da yatırımcılar finansal varlıkların spot piyasadaki fiyat hareketlerinden faydalanmak isterken daha az spot piyasadaki finansal varlığa yatırım yapmak yerine daha az sermaye ile yatırım yapılması planlanan finansal varlığın dayanak varlık teşkil ettiği türev ürünlere yatırım yaparak aynı oranda kazanç sağlamayı hedeflerler. Bu çalışmada ise yatırımcıların bu hedeflerini gerçekleştirebilmelerinde yardımcı olacak bir konu olarak 'Finansal varlığın fiyat hareketleri ile türev ürününün fiyat hareketleri arasındaki ilişkiyi teknik analiz açısından uyumu' çalışması yapılmıştır. Bunun için BİST30 endeksinin spot fiyatı ile dayanak varlığı BİST30 olan vadeli işlem sözleşmelerinin 04/01/201028/04/2017 tarihleri arasındaki kapanış fiyatları ele alınarak yatırımcılar tarafından en çok kullanılan Moving Average Convergence Divergence, Relative Strength Index, Moving Average, Stochastic Slow indikatörlerindeki ürettikleri sinyallerin tarihsel olarak ilişkisi ve getiri toplamındaki benzerlikler ya da ayrışmalar incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Teknik Analiz, Vadeli İşlem Piyasaları, BİST30, İndikatörler.

Borsa İstanbulHareketli ortalamaSermaye piyasası+4
Sadık Ceylan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Şirketlerin TOPSIS yöntemiyle finansal performans değerlendirmesi: BIST30 üzerine bir uygulama

ÇKKV Yöntemleri birden fazla alternatifli ve nitelikli karar verme problemlerimizde bize basit yöntemlerle çözüm bulma ve en doğru karara varabilmemiz için yol gösterici nitelikte matematiksel yöntemlerdir. Günümüzde de sıkça kullanılan ve geliştirlen ÇKKV yöntemleri hem zaman hem de maliyet tasarrufu ile optimal karara kolayca ulaşmamızı sağlayacak yöntemlerdir. Günümüzde akademik çalışmalarda ve kurumsal yönetime önem veren firmalarda kullanılmakta olan birçok ÇKKV yöntemi vardır. Bu çalışmada ÇKKV yöntemlerinden TOPSIS, ELECTRE ve Gri İlişkiler Analizi yöntemleri açıklanmış, uygulama bölümünde ise TOPSIS yöntemi kullanımıştır. Veri olarak ise önce BİST30'da işlem gören firmaların(bankalar hariç) 2010-2016 yılları arasında yayımlanan Bağımsız Denetim Raporları'ndan finansal tablo verileri kullanılarak bulunan Karlılık Oranları ve Dikey Yüzde Oranları kullanılmıştır. Daha sonra TOPSIS yöntemi kullanılarak daha önceden hesaplanmış olan finansal analiz oranları kriter olarak belirlenerek analize tabi tutulmuştur. Çalışmada sonuç olarak ÇKKV yöntemlerinin karmaşık problemlerin analizi ve karar verme süreçlerinde, hem şirket yönetimlerine hem de bu şirketlerin hisse senedine yatırım yapacak olan yatırımcılara karar verme süreçlerinde kullanabilecekleri, maliyet ve zaman tasarrufu ile herhangi bir analiz programına ihtiyaç duymadan, kişisel veya grup olarak uygulanabilecek nesnel ve öznel yargıları içerebilen analizlere olanak sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: TOPSİS, Çok Kriterli Karar Verme, Finansal Analiz, BİST30.

Borsa İstanbulFinansal analizFinansal performans+5
Ayşe Öztürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Faizsiz bankacılıkta mevduat ve kredinin işleyişi: Kamu bankaları üzerine bir araştırma

Dünya ekonomik sistemi içerisinde finans sisteminin payı ve etkinliği gün geçtikçe artmaktadır. Finans sisteminin günümüz dünyasında en büyük aktörü şüphesiz ki konvansiyonel bankacılık sistemidir. Konvansiyonel bankacılık sistemi faiz ve faizle işleyen ürünleri kullandığından, İslami hassasiyeti olan insanları geleneksel bankacılık dışında, islami ya da islamın meşru bulduğu finansal ürünleri kullanmaya yöneltmiştir. Bu ürünlerin başında tasarruf sahiplerinin ellerinde bulundurdukları fonları finansal sisteme aktararak kar elde etmek için krediye dönüştüren katılım bankaları gelmektedir. Katılım bankalarının mevduat ve kredi işleyişi her ne kadar geleneksel finans sistemiyle benzer olsa da işleyiş olarak önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu doğrultuda, çalışmada faizsiz bankacılık sisteminde kamu katılım bankalarının mevduat ve kredi işleyişi incelenerek geleneksel finans sisteminden amaç, kurumsal yapı, faizsiz finans ve gelir modeli, müşteri profili, ürün ve hizmetler, regülasyon ve denetim, risk yönetimi ile küresel yaygınlık bağlamında farklılıkları ortaya konulmaya çalışılacaktır. Çalışma sonucunda Türkiye için faizsiz bankacılık prensipleri ile hareket eden bankaların kullandıkları faizsiz enstrümanların dünya genelinde faaliyet gösteren katılım bankalarına nazaran biraz eksik kaldığı sonucuna varılmış ve faizsiz ürünlerin çeşitlendirilmesi önerilmiştir.

Mustafa Abay
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Enflasyon ve döviz kuru nedensellik ilişkisi: Kırılgan beşli örneği

Bu çalışmanın amacı Kırılgan Beşli ülkeleri olan Brezilya, Endonezya, Güney Afrika, Hindistan ve Türkiye ülkelerindeki enflasyon ve döviz kuru arasındaki nedensellik ilişkisini incelemektir. Amerika Merkez Bankası'nın (FED) 22 Mayıs 2013'te tahvil alımlarını azaltacağını duyurması üzerine ABD doları karşısında ulusal paraları en çok değer kaybeden bu ülkeler Morgan Stanley (2013) tarafından yayınlanan raporda "Kırılgan Beşli" olarak isimlendirilmiştir. Bu çalışma 2008 Küresel Finansal Kriz sonrası dönemi göz önüne alarak 2008:10 – 2016:12 dönemlerine ilişkin aylık verileri kullanılmıştır. Çalışma kapsamında Toda – Yamamoto (1995) yöntemi kullanılarak uzun dönem döviz kuru ve enflasyon ilişkisi Granger nedensellik analiziyle, kısa dönem ilişkisi ise Pesaran ve Shin'in (1998) genelleştirilmiş etki tepki analiziyle incelenmiştir. Çalışmanın bulguları sonucunda, Brezilya ve Endonezya ülkelerinde döviz kuru ve enflasyon arasında uzun dönemli çift yönlü ilişki varken, Güney Afrika, Hindistan ve Türkiye için bu iki değişken arasında uzun dönemli Granger nedensellik ilişkisine rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Enflasyon, Döviz kuru, Toda - Yamamoto, Nedensellik, Kırılgan Beşli

BrezilyaDöviz kuruEndonezya+5
Meryem Hakses
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme ile entegre olan ekonomilerin güç savaşları: Enerji bağlamında değerlendirme ve Türkiye özelinde önermeler

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında yaşanan sıkıntıların tekrar yaşanmaması ve dünya ticaretinin serbestleştirilmesi amacıyla kurulan IMF, GATT ve Dünya Bankası gibi kurum ve kuruluşların katkısı ile teknolojik gelişmeler küreselleşmenin yolunu açmıştır. Soğuk savaşın bitişi, DTÖ'nün hayata geçirilmesi ve internetin bireysel olarak kullanılması sonucu küreselleşme hız kazanmış, ülkelerin ekonomik ve sosyal olarak birbirlerine bağlılıkları üst seviyelere çıkmıştır. Oluşan şartlardan en büyük kazancı, modern dünyanın üretim üssü haline gelen Çin sağlamış, soğuk savaş sonrası kurulan SSCB mirasçısı Rusya da ekonomik olarak toparlanarak tekrar eski günlerine dönme yönünde politikaları hayata geçirmiştir. Gelinen durum, başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler tarafından risk olarak değerlendirilmiş ve engelleyici adımlar atılmaya başlanmıştır. Rusya'nın Kırım'ı ilhakı sonucu uygulanan yaptırımlar, Çin ve ABD'nin ticaret savaşları, Covid-19 pandemisi ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgale kalkışması süreçlerinde dünya ticareti büyük sınamalar yaşamış, gıda, sağlık ve çip krizi başta olmak üzere tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar üretim süreçlerini negatif etkilemiş ve dünya genelinde enflasyonu rekor seviyelere çıkarmıştır. Küresel güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda özellikle 2010'lu yıllardan itibaren izlemiş oldukları politikalar, küreselleşmenin etkisi ile birleşen ekonomiler için riskin büyüklüğünü göstermiştir. Dünyada yaşananlardan Türkiye'de izole kalamamış, yüksek enflasyona bağlı halkın alım gücünde azalma meydana gelmiş, izlediği politikalarla gıda ve enerji yönüyle diğer ülkelere göre kısmen daha az etkilenmiştir. Ancak, enerji konusunda dışa bağımlılık oranının çok yüksek olması gelişmekte olan ülke için büyük bir risk olarak ortada durmaktadır. Çalışmamız kapsamında küreselleşme süreci ve küresel güçlerin izledikleri politikalar ele alınmış, Türkiye için enerji kaynaklı riskler ortaya konulmuş ve bu risklerin azaltılması veya ortadan kaldırılmasına yönelik özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi açısından Türkiye'nin potansiyeli mukayeseli olarak incelenerek önerilerde bulunulmuştur.

EkonomiEkonomik güçEnerji+3
Murat Madan
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00