İstanbul Aydın University
Institute

Institute of Health Sciences

İstanbul Aydın University

22

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kanser hastası yakınlarının algıladığı sosyal destek ile umutsuzluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, kanser hastası yakını olan kişilerin algıladıkları sosyal destek ile umutsuzluk düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada; hasta yakınlarının algıladıkları sosyal destek (aile, arkadaş ve özel kişi desteği) ile umutsuzluk (geleceğe ilişkin duygu, motivasyon kaybı, beklenti) düzeyi arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini; İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ayaktan Kemoterapi Servisinde kemoterapi tedavisi alan 130 hastanın yakını oluşturmaktadır. Araştırmada kanser hastası yakınlarının sosyodemografik bilgilerini öğrenebilmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen " Sosyodemografik Bilgi Formu" kullanılmıştır. Hasta yakınlarının algıladıkları sosyal destek düzeyi Zimet ve arkadaşlarının geliştirdiği, Eker ve Arkar'ın 1995'te Türkçeye uyarladığı " Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (MSPSS)" ile ölçülmüştür. Hasta yakınlarının umutsuzluk düzeyi ise Seber'in 1991 yılında Türkçeye uyarladığı " Beck Umutsuzluk Ölçeği" ile değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuç; kanser hastası yakınlarının algıladıkları sosyal destek ile umutsuzluk düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmasıdır. Hasta yakınlarının algıladıkları sosyal destek arttıkça umutsuzluk düzeylerinin azaldığı yapılan istatistiksel analizlerle bulunmuştur. Araştırma sonuçlarıyla elde edilen bulguların literatürle tutarlılığı ve sonuçlar üzerinde etkili olabilecek diğer değişkenler tartışılmış ve çeşitli öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler; kanser, sosyal destek, umutsuzluk, sağlık-hastalık, hasta-hasta yakını, aile

AileAile desteğiAlgılanan sosyal destek+6
Elif Yıldırım
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitime gereksinim duyan çocukların annelerinin evlilik uyumunun incelenmesi

Bu araştırma, özel gereksinimli çocukların annelerinin evlilik uyumlarının, çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi amacı ile hazırlanmıştır. Araştırma, özel gereksinimli çocuğa sahip olan 108 anne (n=108) ile yapılmıştır. Araştırmada Çift Uyum Ölçeği (ÇUÖ-DAS) ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Demografik bilgi formu, araştırmacı tarafından hazırlanmıştır ve 9 soru içermektedir. Çalışmada, Çift Uyum Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formundan elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan varyans analizi ile özel gereksinimli çocuk annelerinin yaşının, eğitim durumunun, evlenme biçiminin, evlilik süresinin, sahip olduğu çocuk sayısının, çalışma durumunun, mesleğinin, özel gereksinimli çocuğunun tanısının ve gelir düzeyinin evlilik uyumuna etkisi incelenmiş ve araştırma sonucunda yalnızca annelerin çalışma durumu ile evlilik uyumları arasında anlamlılık bulgulanmıştır. Yapılan Scheffe Çoklu Karşılaştırma Testi ile anlamlılık bulgulanan çalışma grubunun, emekliler grubu olduğu görülmüştür.

AnnelerDemografiEvlilik uyumu+4
Derya Sarıyıldız
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite mezunu bireylerin evlilik doyumu ve cinsellik olgusuna bakışları

Bu araştırmanın temel amacı üniversite mezunu evli bireylerin evlilik doyumlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi ve cinsellik olgusuna ilişkin algılarının metafor analizi yoluyla incelenmesidir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Öncelikle amaçsal örnekleme yöntemi ile ve nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli bağlamında nicel veriler toplanmış ardından amaçlı örnekleme yöntemi ile ve nitel araştırma yöntemlerinden metafor analizi yoluyla nitel veriler toplanmıştır. Bu karma yöntem araştırması literatürde "açıklayıcı ardışık desen" olarak adlandırılmaktadır. Araştırmanın nicel örneklemini 208 kadın 75 erkek olmak üzere toplam 283 evli birey oluşturmaktadır. Nitel örneklemi ise nicel veri toplama sürecine de katılmış ve nitel aşamaya da katılmaya gönüllü olan ayrıca araştırma amacına uygun 45'i kadın 30'u, erkek olmak üzere toplam 75 kişiden oluşmaktadır. Nicel veri toplama aracı olarak Çelik ve Yazgan İnanç (2009)'ın geliştirmiş oldukları "Evlilik Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise katılımcıların cinsellik kavramına ilişkin sahip oldukları zihinsel imgeleri (metaforları) belirlemek için "cinsellik…… gibidir; çünkü ………" cümlesini tamamlamaları istenmiştir. Araştırmada elde edilen nicel bulgulara göre, üniversite mezunu evli bireylerin evlilik doyumlarının cinsiyet, yaş, evlilik yaşı, çocuk sahibi olup olmama ve gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı düzeyde değiştiği görülmüştür. Cinsiyete göre bakıldığında, evlilik doyum ölçeği alt boyutlarından cinsel doyumun erkeklerde kadınlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Yaş değişkeni için ise, 35-39 yaş arasındaki bireylerin evlilik doyumu aile alt boyut puanlarının diğer yaşlarda olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. Evlilik yaşına dair sonuçlar ise, 25-29 yaş arasında evlenmiş olan kişilerin evlilik doyumu ölçeği cinsellik alt boyut puanlarının görece geç yaşlarda evlenmiş olanlardan daha yüksek olduğunu göstermektedir. Çocuk sahibi olmayan evli bireylerin evlilik doyumu cinsellik alt boyut puanlarının çocuk sahibi olanlardan daha yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Son olarak yüksek gelir düzeyine sahip bireylerin cinselliğe dair doyum puanlarının orta gelir düzeyinde olanlardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Diğer yandan evlilik süresi ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre herhangi anlamlı bir farklılığa ulaşılmamıştır. Nitel kısımda yürütülen metafor analizi sonuçlarına göre ise; katılımcıların cinsellik kavramına ilişkin toplam 75 adet ve 54 farklı geçerli metafor ürettikleri görülmüştür. Bu metaforlar ortak özellikleri bakımından 4 farklı kavramsal kategori (yiyecek-içecek olarak, bir eylem olarak, soyut bir kavram olarak, bir kavram/nesne olarak) altında toplanmıştır. Metaforların geliştiren katılımcı bağlamında yapılan incelemesinde; erkeklerin cinselliğe dair geliştirdikleri metaforların kadınların geliştirdikleri metaforlardan daha fazla olumlu içeriğe sahip oldukları, yine evlilik yaşı daha düşük olanların da diğer katılımcılardan farklı olarak metaforlarına çoğunlukla pozitif anlam yüklenmiş oldukları belirlenmiştir. Yine gelir düzeyi yüksek olan kişilerin cinselliğe dair geliştirdikleri metaforların orta gelirde olanlardan daha olumlu olduğu görülmektedir. Son olarak çocuk sahibi olmayan bireylerin cinselliğe ilişkin algılarının çocuk sahibi olanlardan daha olumlu olduğu görülmüştür. Elde edilen nicel ve nitel bulgular bir arada benzer çalışmalar bağlamında tartışılarak çeşitli öneriler getirilmiştir. Tüm nitel bulguların nicel bulgularla tutarlı ve onları açıklayıcı nitelikte olduğu ileri sürülebilir. Ayrıca buna benzer başka çalışmaların daha geniş ve farklı yapıları da yansıtan örneklemler ile yeniden yapılmasının alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

CinsellikEvlilikEvlilik doyumu+4
Özgür Yıldız
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz evliliklerinin sağlıklı aile kavramı bağlamında değerlendirilmesi: Yeni evli bireyler üzerine bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, modern toplumlarda yaşayan ve yeni evli olarak nitelendirilecek 0-5 yıl arasında evli olan çiftlerin çeşitli değişkenler kapsamında sağlıklı aile olma kavramını hangi düzeyde gösterdiklerini incelemektir. Bu amaçla katılımcıların sağlıklı aile kavramlarının değerlendirilmesi için, Aile Değerlendirme Ölçeği uygulanmış ve çeşitli bağımsız değişkenler (cinsiyet, yaş, evlilik yaşı, evlilik süresi, eğitim durumu, çocuk sayısı, ekonomik durum, evlilik öncesi flört süresi, ailelerde doğum sırası, anne baba evlilik durumu) incelenmiştir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın çalışma grubunu İstanbul'da yaşayan 0-5 yıl arasında evli 148'i kadın 52'si erkek olan 200 katılımcı oluşturmaktadır. Verilerin analizinde Bağımsız Grup t Testi, Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney U testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) tekniklerinden yararlanılmıştır. Varyans analizi sonucunda farkın kaynağını belirlemek amacıyla Scheffe testi tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, katılımcıların ailelerinin foksiyonellikleri ile yaş, evlilik yaşı, evlilik süresi, eğitim durumu, çocuk sayısı, ekonomik durum, evlilik öncesi flört süresi, ailelerde doğum sırası, anne baba evlilik durumu değişkenlerinin arasında anlamlı bir fark olduğu sonucunu doğurmuştur. Ayrıca katılımcıların cinsiyetlerine göre ailelerinin fonksiyonelliklerini tanımlamaları bağlamında çıkan sonuçlar istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Son olarak araştırma bulguları ışığında elde edilen sonuçlar tartışılmış ve yine bu bulgular çerçevesinde çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Öykü Ege Algül
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli sığınmacı çocukların Türk eğitim kurumlarında karşılaştıkları sorunlar

Bu çalışma Türk eğitim kurumlarında eğitim gören Suriyeli sığınmacı çocukların akademik yaşantı sürecinde karşılaştıkları sorunları ortaya koymak, bunun için öğretmenlerinin görüşlerini ve yaşadığı sorunları değerlendirmek ve bu görüşler doğrultusunda birtakım önerilerde bulunmak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmanın verileri 2016-2017 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Avcılar, Beylikdüzü ve Küçükçekmece ilçelerinde bulunan görev yapan 10 öğretmen ile yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden olan yarı-yapılandırılmış uzman görüşme modeli kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu hem sınıfında Suriyeli öğrencisi bulunan sınıf ve branş öğretmenlerinin hem öğrencilerin hem de velilerin yaşamış olduğu sorunların ve bu sorunların çözümü için öneri ve destekleri belirlemeye yönelik olarak oluşturulmuştur. Görüşme sorularına öğretmenlerin kişisel bilgilerini elde etmek amacıyla kişisel bilgi formu eklenmiştir. Veriler (görüşme metinleri) derinlemesine analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları; Suriyeli sığınmacı çocukların Türk eğitim sistemine girişiyle birlikte öğretmenlerin yaşadığı sorunlar, öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda öğrencilerin ve velilerin yaşadığı sorunlar ve öğrencilerin daha iyi eğitim alabilmesi için öğretmenlerin sunduğu öneriler ve ihtiyaç duyulan destekler alt başlıkları altında elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Göç, sığınmacı, Suriyeli çocuklar, öğretmen görüşleri

Yabancı uyruklu çocuklarZorunlu göç
Gamze Ertuş
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Spect'de bilgisayarlı tomografi ile gama ışını zayıflatma düzeltmesinde gerilim (KV) ve akım (MAS) optimizasyonu

Nükleer Tıp, hastalıkların teşhis ve tedavisinde radyoaktif maddeler (radyonüklidler) ile bu radyoaktif maddelerin ilgili organ ya da dokuda toplanmasını sağlayan biyolojik ajanlardan (farmasötikler) oluşan radyofarmasötiklerin kullanıldığı bilimsel ve klinik bir disiplindir. Görüntüleme prosedürü, hasta vücuduna verilen radyofarmasötiğin radyonüklid kısmından yayılan gama ışınlarının tek foton emisyon tomografisi (SPECT) yapabilen gama kamera cihazı ile detekte edilmesine dayanmaktadır. Anatomik çakışmayı (korelasyonu) sağlamak için, konvansiyonel SPECT cihazına bilgisayarlı tomografi (BT) cihazı da eklenerek geliştirilen hibrit SPECT-BT cihazları kullanılmaktadır. Anatomik korelasyon SPECT-BT Cihazının BT kısmından elde edilen görüntüler kullanılarak geçekleştirilmektedir. SPECT-BT teknolojisi, SPECT görüntülerinin BT görüntüleri ile füzyonu yoluyla fonksiyonel ve anatomik bilginin korelasyonunu (anatomik çakışmayı) sağlayarak lokalizasyonu ve sintigrafik bulguların daha iyi tanımlanmasını sağlar. SPECT-BT cihazları anatomik korelasyonun yanı sıra, hastaya özgü zayıflatma düzeltmesi yapılmasına da olanak sağlamakta ve BT görüntüleri SPECT verilerinin zayıflatma düzeltmesi için de kullanılmaktadır. Zayıflatma düzeltmesi BT görüntülerinin Hounsfield Ünitesi (HU) değerleri kullanılarak gerçekleştirilir ve SPECT sayım değerleri gama ışınlarının doku içerisinden geçerken uğradığı zayıflama oranı dikkate alınarak düzeltilir. Bununla birlikte, nükleer tanı sürecine Bilgisayarlı Tomografinin dahil edilmesi hastaya verilen radyasyon dozunu dikkate değer ölçüde arttırmaktadır. Özellikle hastalara her tedavi sonrasında dozimetri işlemleri için 4-5 SPECT-BT çekiminin yapıldığı Radyonüklid Tedavi süreçlerinde, BT çekimlerinden kaynaklanan ilave radyasyon dozu daha da önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, gerilim (kV) ve akım (mAs) parametrelerinin hastanın fazladan aldığı bu dozu en aza indirecek şekilde optimize edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, SPECT-BT'de görüntü kalitesi ve dozimetre çalışmalarının doğruluğundan ödün vermeksizin hastanın en düşük radyasyon dozuna maruz kalmasını sağlayacak optimum gerilim (kV) ve akım (mAs) değerlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Mediso Anyscan SC SPECT-BT cihazı ile 5 farklı radyonüklid için akım ve gerilim parametrelerini, sırasıyla, 10-300 mAs ve 80-140 kV aralığında değiştirerek yapılan deneyler sonucunda, düzeltme faktörlerinin bu aralıklarda akım ve gerilim ile önemli ölçüde değişmediği bulunmuştur. 5 farklı radyonüklid için de en düşük gerilim (kV) ve akım (mAs) değerleriyle elde edilen düzeltme faktörleri en yüksek gerilim (kV) ve akım (mAs) değerleriyle elde edilen düzeltme faktörleri ile kıyaslanabilir mertebededir. Bu nedenle, özellikle tedavi sonrası dozimetri işlemleri için yapılan SPECT-BT görüntülemede, en düşük gerilim (kV) ve akım (mAs) değerlerinin kullanılmasının hastanın radyasyon güvenliği açısından daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: SPECT-BT, Zayıflatma Düzeltmesi, Hounsfield Unit

Hatice Kovan
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çatalca'da yaşayan evli bireylerin bağlanma stilleri, romantik kıskançlık düzeyi ve evlilik doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırmada Çatalca'da yaşayan evli bireylerin bağlanma biçimleri, kıskançlık düzeyleri, evlilik doyumları arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olup olmadığı ve bu değişkenlerin cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, evlilik süresi, evlenme biçimi ve çocuk sayısı açısından farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemi 200 kişiden oluşmaktadır (104 kadın- 96 erkek). Araştırma betimsel bir çalışma olup; örneklemi ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanmış olan Kişisel Bilgi Formu (KBF) verilmiştir. Katılımcıların bağlanma biçimini ölçebilmek için 1998'de Brennan, Clark ve Shaver tarafından geliştirilen 'Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II (YİYE II)' kullanılmıştır. Romantik kıskançlık düzeyini ölçmek için de Pines ve Arenson tarafından 1983'te geliştirilmiş olan 'Romantik Kıskançlık Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmada evlilik doyumu ise 2006 yılında Çelik tarafından geliştirilmiş olan 'Evlilik Doyumu Ölçeği (EDÖ)' ölçülmüştür. Verilerin analiz edilmesinde betimleyici istatistikler, Spearman Korelasyon Analizi, Mann-Whitney U analizi, Kruskal-Wallis H testi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan sonuçları bağlanma stiline göre evlilik doyumu ve kıskançlık düzeyinin değiştiğini göstermektedir. Demografik değişkenlerden, maddi durum ve eşin eğitim durumunun evlilik doyumu ve bağlanma stili üzende etkisinden söz edilebilmektedir. Regresyon analizleri sonuçları ise evlilikten alınan doyumun yordayıcılarının kaçıngan bağlanma ve maddi durum olduğunu söyler iken; kıskançlık tetikleyicilerinin yordayıcıları ise kaçıngan bağlanma ve evlilik doyumu olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağlanma Stilleri, Romantik Kıskançlık, Evlilik Doyumu.

BağlanmaBağlanma stilleriEvli çiftler+6
Büşra Girgin
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

7.-8. sınıf özel okul öğrencilerinin sınav kaygısı ile ana-baba tutumları ve mükemmeliyetçi kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin anne-baba tutumlarının mükemmeliyetçi kişilik özelliklerini ve sınav kaygısını yordayıp yordamadığını belirlemek amaçlanmıştır. Anne ve baba tutumları, bireyin sağlıklı bir kişilik yapılandırması, akademik gelişimi ve aynı zamanda bireyin sosyal ve uyum becerilerini geliştirebilmesi için Aile Danışmanlığı alanının önemli konuları arasında yer alır. Yurtdışında ve ülkemizde anne-baba tutumu ile ilgili önemli sayıda araştırma göze çarpmaktadır. Son yıllarda uygulanan eğitim sisteminde sınavların hayatımızdaki yerinin ve öneminin artması ile sağlıksız anne ve baba tutumlarının öğrenci üzerinde baskı oluşturması öğrencide mükemmeliyetçi kişilik özelliklerini ve sınav kaygısının yaygınlığı arttırmıştır. Bu araştırmadan yola çıkarak anne-baba tutumlarının, mükemmeliyetçi kişilik ve sınav kaygısını, ne kadar etkilediği, öğrencinin sınıf düzeyine, cinsiyetine, algılanan akademik başarı düzeyine, anne-babanın birliktelik durumuna ve sosyo-ekonomik düzeye göre farklılık göstereceği düşünülmektedir. Araştırma 7. ve 8. sınıfa devam eden 150 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin sınav kaygısına ilişkin verilerini saptamak amacıyla Sınav Kaygısı Envanteri (Öner, 1990), Ana-Baba Tutum Ölçeği (Kuzgun ve Eldeleklioğlu, 2005) ve Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği (Özbay ve Taşdemir 2003) kullanılmıştır. Demografik değişkenlere ilişkin veriler araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada anne-baba tutumlarının ve mükemmeliyetçiliğin öğrenci üzerinde sınav kaygısını yordayıp yordamadığı çoklu doğrusal regresyon analizi tekniği ile belirlenmiştir ve bunun sonucunda, anne-baba tutumlarının sınav kaygısı ve mükemmeliyetçi kişilik özellikleri arasında önemli sonuçlar saptanmıştır Anahtar Kelimeler: Sınav kaygısı, mükemmeliyetçilik, anne-baba tutumları

Ana-baba tutumuAnksiyeteErgenler+5
Bilge Küçüker
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Onkolojik görüntülemede gate yazılımı yoluyla SPECT/BT simülasyonlarının dinamik kaynaklar üzerine uygulanması

Tıpta görüntüleme sistemleri klinik teşhis ve tedavi için önemli bir yer tutar. Sağlık açısından radyasyonu tanı amacıyla kullanan birimler radyoloji ve nükleer tıp, tedavi kısmı ise radyoterapi ünitelerinde karşımıza çıkmaktadır. Tıbbi amaçla kullanılan iyonlaştırıcı radyasyon uygulamalarında amaç daha çok görüntü elde edebilme üzerinedir. Görüntüleme sistemleri genel olarak; X ışınları ve iyonize radyasyon kaynakları ile çalışır. Bilgisayarlı Tomografi, X ışını kullanılarak vücudun incelemeye alınan bölgesinin kesitsel görüntüsüne ulaşmamızı sağlayan radyolojik teşhis yöntemidir. SPECT ise; radyonüklid / radyofarmasötikler ile başta onkolojik hastalıklar olmak üzere hemen hemen tüm organ ve sistemlerde fizyopatolojik ve fonksiyonel değişikliklerin tanı amacıyla alınan görüntülerin sintigrafilerinin 3 boyutlu görüntüleme yöntemidir. SPECT ve BT' nin tek bir sistemde olması anormal metabolik aktivitenin uzaysal morfolojik ve patolojik ilintisini verir. Böylece görüntülerin en etkin derecede birlikte kaydedilmesi ve tek bir incelemeyle her iki sistemden görüntülerin elde edilmesi sağlanır. Bu çalışmada, Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN) tarafından geliştirilen Geant 4 benzetim yazılımı kapsamında oluşturulmuş GATE (PET&SPECT benzetim kütüphanesi) kullanılarak silindirik voxel fantomlar için SPECT/BT benzetimleri gerçekleştirilmiştir. Sanal ortamda oluşturulan kurulumlarda aktivite farklılığı, öteleme ve dokuların perdeleme etkileri araştırılmış; ROOT yazılımıyla analizler yapılarak enerji histogramları ve doz eğrileri elde edilmiştir. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak incelendiğinde, bu tür etkilerin SPECT/BT görüntülemede hangi değerlerde anlamlı farklılıklar yaratacağı ve sonuçları ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: SPECT, BT, Hibrit Görüntüleme, Geant4, GATE

BenzetimBilgisayar yazılımlarıPozitron emisyon tomografi+4
Büşra Aynacı
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Latent tetik nokta tedavisinde yüksek güçte ağrı sınırında ultrason ve iskemik kompresyon yöntemlerinin etkinliğinin karşılaştırılması

Çalışmamızın amacı Latent Tetik Nokta (LTN) tedavisinde Yüksek Güçte Ağrı Sınırında Ultrason (YGAS-US) ve İskemik Kompresyon tekniklerinin ağrı, basınç ağrı eşiği (PPT), duygu-durum, yaşam kalitesi ve disabilite üzerine etkilerini belirlemektir. Üst trapez, Levator Skapula, Supraspinatus, İnfraspinatus, Deltoid Anterior, Pectoralis Majör, Pectoralis Minör kaslarında minimum 3 LTN bulunan 173 olgu çalışmaya dahil edildi. Ağrı, duygu-durum, yaşam kalitesi ve disabilite değerlendirmeleri tedavi öncesi, tedaviden 1 hafta ve 4 hafta sonrası yapıldı; PPT değerlendirmeleri tedavi öncesi, tedaviden hemen sonrası ile tedaviden 1 hafta ve 4 hafta sonrası yapıldı. Grup 1'e YGAS-US tekniği, dozun kişinin tolere edebildiği en üst seviyeye arttırıldığı ve US başlığının sabit tutulduğu evreden sonrasında dozun sabit tutulduğu şekilde uygulandı. Grup 2'ye YGAS-US tekniği, dozun kişinin tolere edebildiği en üst seviyeye arttırıldığı ve US başlığının sabit tutulduğu evreden sonrasında dozun yarıya düşürüldüğü şekilde uygulandı. Grup 3'e ise İskemik Kompresyon tekniği uygulandı. Ağrı Görsel Analog Skala (GAS) ile, PPT algometre ile, duygu-durum Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve Durumluk – Sürekli Kaygı Envanteri (STAI TX-1, STAI TX-2) ile, yaşam kalitesi SF-36 Sağlık Denetimi Formu ile, disabilite Boyun Ağrısı ve Disabilite Skoru (BADS) ile değerlendirildi. Grup içi değerlendirmede, Grup 1 ve Grup 2'de ağrı, PPT ve duygu-durum parametrelerinde iyileşme bulundu (p<0,05). Grup 3'te ise ağrı, PPT, duygu-durum ve disabilite parametrelerinde iyileşme bulundu (p<0,05). Gruplar arası fark "ANOVA" ile değerlendirildiğinde, ağrı parametresinde ve PPT'nin bazı alt parametrelerinde Grup 3 Grup 2'ye göre istatistiksel olarak anlamlı farklı bulundu (p<0,05). Duygu-durumun bazı altparametrelerinde, disabilite parametresinde ve PPT'nin bazı altparametrelerinde Grup 3 Grup 1'e göre istatistiksel olarak anlamlı farklı bulundu (p<0,05). Bu çalışmanın sonucunda, LTN tedavisinde hem YGAS-US tekniğinin iki farklı şekilde uygulanışı hem de İskemik Kompresyon tekniği etkili bulundu. İskemik kompresyon tekniği ağrı, depresyon, disabilite ve PPT üzerine YGAS-US uygulamasından daha etkin bulundu. YGAS-US tekniğinin doz sabit tutularak uygulanma şekli, ağrı üzerine YGAS-US tekniğinin doz yarıya düşürülerek uygulanma şekline göre daha etkili bulunurken; YGAS-US tekniğinin doz yarıya düşürülerek uygulanma şekli de depresyon üzerine YGAS-US tekniğinin doz sabit tutularak uygulanma şekline göre daha etkili bulundu. Anahtar Kelimeler: Tetik nokta, yüksek güçte ağrı sınırında ultrason, iskemik kompresyon.

AğrıBoyun ağrısıFizik tedavi yöntemleri+3
Gamze Gülsün Pala
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2018
00