İstanbul Beykent Üniversity
Discipline

Textile and Fashion Design

İstanbul Beykent Üniversity

22

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

22 Theses
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyıl victoria dönemi modasını çağdaş yöntemlerle günümüz tekstil ve modasında kullanılması

Latince "yapmak" anlamına gelen facito sözcüğüne dayanan "Fashion" (Moda) terimi, zaman ilerledikçe uyumluluk, gelişim, değişim geçirerek insanların en önemli değer yargılarından biri haline gelmiştir. Neredeyse her 10 yılda bir köklü değişime uğrayan "Moda" kelimesinin ilk ortaya çıkması ve bugünkü kullanımına yakın bir şekilde kullanılması M.Ö. 500.yy dayanmaktadır. Klasik Yunan ve Roma dönemine denk gelen bu tarih Moda ve giyim-kuşam açısından önemli olarak görülmekteydi. Zaman ilerledikçe, toplumlar gelişime, kültürler değişime uğradıkça Moda kavramı ortaya çıkmaya başladı. Dönemlerinin şartlarına uymak zorundadırlar. Toplumlar ilk zamanlar soğuktan ve yırtıcı hayvanlardan korunmak amacıyla çeşitli kıyafetler üretmeye başladı. Daha sonra kültür değişime uğradıkça giyinmek kavramı vücudun belli yerlerini kapatmak olarak değişti. Bu tez çalışmasında XIX. Yüzyıl Victoria Dönemi Modasının detaylarına inilerek hem erkek hem kadın açısından gerek kıyafetlerin gerek aksesuarların tarihin ilk zamanlarından bu yana nasıl bir değişim içinde olduğu araştırılarak, bu dönemdeki kıyafet tarzının günümüz modasına uyarlanması ve yapılan tasarımların sunumda gösterilmesi, anlatılması hedeflenmiştir.

Berna Kara
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel kırkyama tekniğinin döngüsel moda tasarımında kullanılması

Çeşitli şekillerde kesilen farklı, renk ve desenlerin oluşturduğu kumaş parçalarının yan yana dikilmesiyle oluşturulan el sanatına kırkyama denilmektedir. Geçmişten günümüze farklı ülkelerin kendilerine özgü biçimsel üslupla oluşturdukları kırkyama tasarımları hem zanaat hem de sanatsal üretimlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Tüm dünyada kırkyama birbirinden farklı birçok dilin, dinin, uygarlığın, kültürel öğenin ve yerel unsurların bileşimiyle bir araya getirilen köklü bir geçmişe sahiptir. Anadolu'da da son derece güçlü bir geleneğe sahip olan kırkyamayı değerli kılan her bir kumaş parçasının altında yatan anlam ve kişinin hayatına değer katan yaşanmışlıkları bir ifade aracına dönüştürme potansiyelidir. Günümüzde ise gelecek nesillerin kendi gereksinimlerini karşılamalarına fırsat verecek şekilde kaynak kullanımını hedefleyen döngüsel moda tasarımı için kırkyama gibi zanaat yöntemleri önem kazanmaktadır. Sürdürülebilirlik kavramı ve döngüsel ekonomik model bir taraftan üretim yöntemlerinin neden olduğu çevresel etkileri elimine etmeyi hedeflerken diğer yandan da kültürel mirasının değerlendirilmesine odaklanmaktadır. Bu noktada geçmişten gelen kültürel alışkanlıklarımıza geri dönmenin ve kültürel mirasımıza dayanan uygulamaları yaygınlaştırmanın da önemli olduğu fark edilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında kırkyama ve döngüsel moda üzerine literatür taraması yapılmış, bu alanda ortaya koyulan yapıt ve tasarımlar hem tarihsel hem de güncel bağlamda incelenmiştir. Ardından geleneksel kırkyama tekniğinin döngüsel moda tasarım alanında kullanılmasını örnekleyen bir koleksiyon tasarlanarak elde edilen bulgular uygulamaya dökülmüştür

Selin Arık
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil ve moda tasarım müzelerinin sürdürülebilirlikle etkileşimi

Bu tez çalışması, tekstil ve moda tasarım müzelerinin sürdürülebilirlik kavramı ile nasıl etkileşim kurduğunu incelemeyi amaçlamaktadır. Moda ve tekstil endüstrisi, günümüzde çevresel etkileri, sosyal sorumlulukları ve ekonomik sürdürülebilirliği gündeme getiren sektörler arasında yer almaktadır. Hızlı moda anlayışı, düşük maliyetli ve kısa ömürlü ürünlerin yaygınlaşmasına yol açarken, doğal kaynakların tükenmesi, tekstil atıklarının artışı ve iş gücü sömürüsü gibi birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda sürdürülebilirlik, modanın hem üretim hem de sunum biçimlerinde öncelikli bir konu haline gelmiştir. Moda müzeleri, yalnızca geçmişin giysilerini ve kültürel mirasını sergileyen kurumlar değil; aynı zamanda sürdürülebilir moda hareketinin taşıyıcısı, eğiticisi ve dönüştürücüsüdür. Bu tezde, moda müzelerinin koleksiyon politikalarından sergileme biçimlerine, dijital teknolojilerden eğitsel rollere kadar geniş bir yelpazede sürdürülebilirlik ilkesine nasıl katkı sunduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca moda tasarımında kullanılan çevre dostu malzemeler, geri dönüşüm uygulamaları ve alternatif üretim modelleriyle moda tasarımcısının bu süreçteki belirleyici rolü detaylı biçimde incelenmiştir. Tez kapsamında Alexander McQueen, Christian Dior ve Gabrielle Chanel gibi tasarımcıların sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirilen retrospektif sergileri analiz edilmiş; bu sergilerin küratöryel stratejileri, tematik yapıları ve teknolojik altyapıları irdelenmiştir. Ayrıca, dijitalleşmenin ve interaktif teknolojilerin moda müzelerine sağladığı yenilikler, ziyaretçi deneyimi ve erişilebilirlik açısından değerlendirilmiştir. Bu çalışma, moda müzelerinin sadece geçmişi korumakla kalmayıp, geleceğe yön veren bir kültürel platform olduğunu ve sürdürülebilirlik ilkelerinin yaygınlaştırılmasında aktif bir rol üstlendiğini savunmaktadır. Sürdürülebilir moda anlayışının gelişmesi için müzelerin sanatsal, kültürel ve eğitsel işlevlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu tez, nitel araştırma yöntemine dayalı olarak hazırlanmıştır. Literatür taraması ve örnek olay incelemesi yöntemleri kullanılmış; moda müzelerinin sürdürülebilirlik ile ilişkisi teorik kaynaklar ve güncel sergiler üzerinden analiz edilmiştir. Alexander McQueen, Christian Dior ve Gabrielle Chanel gibi tasarımcıların sergileri vaka çalışması olarak ele alınmış, dijital teknolojiler, sergi tasarımı ve eğitsel yaklaşımlar değerlendirilmiştir. Çalışma, betimleyici ve yorumlayıcı bir yaklaşımla moda müzelerinin sürdürülebilirlik alanındaki rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Berrak Göksu Eren
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de hazır giyim sektöründe tüketim öncesi atıkların sürdürülebilir tasarım yöntemleri ile değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Türkiye'de hazır giyim sektöründe ortaya çıkan tüketim öncesi atıkların sürdürülebilir tasarım yöntemleriyle nasıl değerlendirilebileceğini incelemektedir. Hızlı moda anlayışıyla artan üretim ve tüketim, çevresel sorunları ve atık miktarını artırmakta; bu durum sürdürülebilir moda, yavaş moda ve döngüsel ekonomi gibi alternatif yaklaşımları ön plana çıkarmaktadır. Çalışma, kavramsal bir çerçeve oluşturularak tekstil ve hazır giyim sektörünün gelişimi, hızlı modanın etkileri, atık türleri ve geri dönüşüm süreçleri ele alınmıştır. Literatür taramasına dayalı olarak, moda sektöründeki sürdürülebilirlik uygulamaları incelenmiş ve özellikle tasarımcı perspektifinden döngüsel üretim modelleri değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, sürdürülebilir tasarım ilkelerinin tüketim öncesi tekstil atıklarının yönetiminde nasıl kullanılabileceğini ortaya koymaktır. Ayrıca Raşit Bağzıbağlı gibi yerli tasarımcıların sürdürülebilirlik yaklaşımlarına da yer verilmiştir. Tez bulguları, Türkiye'de tekstil atıklarının yeterince geri kazanılamadığını, sürdürülebilir tasarım ilkelerinin yaygınlaşmadığını ve yasal altyapının yetersiz olduğunu göstermektedir. Ancak tüketici bilincinin artması ve çevreci tasarım uygulamalarının benimsenmesiyle bu sorunların aşılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, sektöre sürdürülebilirlik odaklı stratejiler geliştirme konusunda katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Dilara Temiz
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ehram ve giysi modasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, geleneksel Türk el dokuma sanatının önemli bir temsilcisi olan ehramın tarihsel kökenlerini, kültürel sembolizmini, kadın kimliğiyle ilişkisini ve çağdaş sanat ve moda tasarımındaki yansımalarını incelemektedir. Erzurum yöresine özgü bir giysi olarak ehram; işlevsel yapısının ötesinde, kadının sosyal statüsünü, toplumsal rollerini ve kültürel kimliğini yansıtan güçlü bir simge olarak öne çıkmaktadır. Tezde, ehramın tarihsel gelişimi, Osmanlı'daki yeri, yöresel halk arasındaki kullanımı, geleneksel motiflerinin sanatsal ve edebî temsilleri detaylı biçimde ele alınmıştır. Ayrıca, günümüzde ehramın geleneksel dokuma tekniklerinin moda tasarımıyla buluşturulduğu çağdaş örnekler incelenmiş ve ehramın kültürel miras olarak yeniden üretim potansiyeli hakkında incelemeler yapılmıştır. Araştırma, nitel yöntemlerle; literatür taraması, örnek analizler ve görsel malzemeler üzerinden yapılandırılmıştır. Sonuç olarak, ehramın yalnızca bir giyim unsuru değil; aynı zamanda kültürel sürekliliği temsil eden, sanatsal ve ekonomik potansiyeli yüksek bir değer olduğu vurgulanmaktadır.

Eda Didem Kavutlar
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ayakkabı endüstrisinin beklentilerine uygun ayakkabı tasarımı ön lisans eğitim programı önerisi

Bu araştırma Türkiye'de ayakkabı tasarımı eğitimi veren ön lisans programları için; 'Ayakkabı Endüstrisinin Beklentilerine Uygun Ayakkabı Tasarımı Ön Lisans Eğitim Programı Önerisi' sunma amacı ile hazırlanmıştır. Türkiye için önem teşkil eden endüstrilerden bir tanesi olduğu düşünülen 'ayakkabı endüstrisinin' ön lisans eğitimi veren eğitim kurumlarından mezun olan kişilerin, endüstrinin ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için geliştirilmesi amaçlanmıştır. Türkiye'de ayakkabı kullanımının tarihi, kültürü, günümüzdeki durumu, ayakkabı eğitiminin geçmişten gelen ve günümüzde uygulanan hali araştırılmıştır. Ayakkabı Endüstrisi içerisinde tasarım ve markalaşmaya yönelik üretim yapan 30 ayakkabı firması ile iletişime geçilmeye çalışılmış, 9 firma yöneticisi ile önceden yapılandırılmış görüşme formu düzenlenerek ayakkabı tasarımı eğitimi veren kurumların, ayakkabı endüstrisi içerisinde yer alan firmaların ihtiyaçlarına yönelik olarak, eğitim eksiklerini tespit etmek için açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Verilen cevapların değerlendirilmesi ile Türkiye'de eğitim veren ön lisans programları için ders içerikleri önerisi belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: ayakkabı endüstrisi, ayakkabı tasarımı eğitimi, ürün tasarımı, moda tasarımı ve markalaşma, ayak giyimi

Ayakkabı endüstrisiAyakkabılarMarkalaşma+2
Zübeyde Gözde Eryaşar
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir modada yeni nesil biyoesaslı liflerin incelenmesi

Çalışmanın amacı, modanın hammaddesi olan tekstil ürün çeşitlerini ve üretim tarzlarını ortaya koyarak insanlar ve çevre için sağlıklı ve güvenli çevre dostu hale getiren üretim süreçlerini incelemektir. Yenilenebilir veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan gelen sürdürülebilir tekstillerin üretimi ve işlenme yöntemleri konusundaki farklılıkları ele almak da çalışmamızın alt amacıdır. Sanayileşme, teknolojik gelişmeler sonucu her alanda olduğu gibi moda ve tekstil alanında da seri üretime geçilmesiyle tekstil hammaddesinin elde edildiği doğal kaynaklar hızla tüketilmeye ve yok edilmeye başlanmıştır. Kapitalist sistem içinde ortaya çıkan tüketim kültürü doğanın sınırlı kaynakları ve ekosistem üzerine olumsuz bir etkiye sahiptir. Kitlesel ve seri üretimde aşırı su ve kimyasal madde kullanımı, atıkların doğaya terk edilmesi; çevreye zarar vermekte ve ekolojik sistemin devamını olumsuz etkileme başlamıştır. Çoğu lif ve kumaşın üretiminde kullanılan zehirli kimyasallar, su ve enerji fikrinin çok küçük bir kısmı, moda endüstrisinde büyük bir değişim ihtiyacının net bir resmini çizmektedir. Üretimdeki teknolojik gelişimler sonucunda moda endüstrisi de artan talebi karşılamak için ürettiği materyallerde biyoesaslı kumaşlara yönelerek değişime gitmeye başlamıştır. En ciddi çevre sorunları arasında, katı tekstil atık yönetimi, toplumun karşı karşıya olduğu en önemli sorundur. Düzenli depolama alanlarında atık yakma ve uygun olmayan atık yönetiminin zararlı çevresel sonuçları olduğu ele alınmıştır. Araştırmada bu sorunu çözmek için bazı sürdürülebilir giyim tüketim davranışları ve tekstili iyileştirmek için geliştirilen yöntemler önerilmiştir.

Mehtap Selenay Çetintaş
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir modada minimalizm yaklaşımı ve kapsül gardırop analizi

Sürdürülebilirliğin hayatın her alanında uygulanmasının gerekliliği günümüzde sıklıkla vurgulanmaktadır. Moda endüstrisindeki sürdürülebilirlik ihtiyacı, endüstrinin çevreye verdiği zararın büyüklüğü göz önüne alındığında son derece önemlidir. Bu araştırmada sürdürülebilirlik kavramı, moda endüstrisindeki sürdürülebilirlik ihtiyacının nedenlerini ve sürdürülebilir uygulamaları araştırılmıştır. Araştırmanın odak noktası moda endüstrisinin sürdürülebilir uygulamalarının dışında; moda tüketicilerinin uygulayabilecekleri sürdürülebilir uygulamalara bir örnek olan, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir tüketici uygulaması olarak görülen kapsül gardırop olmuştur. Kapsül gardırop; tüketicilerin sınırlı sayıda giyim ürününe sahip olarak, tüketicilerin kendileri için belirledikleri süre boyunca sadece sahip oldukları gardıroptaki ürünleri kullanmalarına dayanan bir tüketim stratejisidir. Hızlı modanın etkisi ile yerleşen aşırı tüketim alışkanlığına karşıt bir tüketim alışkanlığına dayalı kapsül gardırop uygulaması hakkında literatürde yer alan tüm alanlarda incelenmiş, sürdürülebilirliğine ve uygulanabilirliğine dair bilgiler toplanmış ve güncel olarak uygulanan kapsül gardırop uygulamaları incelenmiştir. Elde edilen bilgilerde kapsül gardırop uygulamasının günümüzde çoğunlukla minimalist giyim tarzında uygulandığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonunda araştırma boyunca elde edilen verilerin ışığında minimalist tarzda bir kapsül gardırop koleksiyon uygulaması örneği çalışılmıştır.

Irmak Belen Esen
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

13. Yy – 14. Yy Yunus Emre dönemi giyim kültürü ve çağdaş koleksiyon örneği

Milli kültürler arasında eski ve köklü bir geçmişe sahip olan Türk kültürü, Türklerin İslamiyet'i kabul etmesiyle birlikte, mimari, musiki, mutfak, geleneksel tezyin adı verilen; hat, tezhip, ebru gibi el sanatları ve el dokumacılığı, giyim, nakış gibi alanlarda değişimleri beraberinde getirmiştir. Türk-İslam sentezinin etkisiyle çeşitlenen bu dünya sanatlarının, önemini asırlardır koruduğu görülmektedir. Bu bağlamda 13. ve 14. yüzyıllar arasında tarihi kaynaklardan edinilen bilgiler doğrultusunda, dönemin giyim kültürü özellikleri çeşitli başlıklar altında; genel giyim kültürü, kadın giyim kültürü, saray giyim kültürü ve divan giyim kültürü olarak incelenmiştir. Literatürde, 13. ve 14. yüzyıl Selçuklu Dönemi, İslam kültürünün izlerinin sürdüğü "açık fikirli ve hoşgörülü" Anadolu Selçuklu hükümdarlarına ayrıca "manevi iklimin huzuruna katkı sağlayan" tasavvuflar ile bir anılmaktadır. Bu dönemde yaşayan Yunus Emre gibi şairler de dönemin önemli mutasavvıfları arasında anılmaktadır. Yunus Emre, döneminde olduğu kadar bugün de "insanlık yolunu aydınlatan" tasavvuf ekolleri arasında yer almaktadır. Bu tezde, Yunus Emre'nin yaşamış olduğu dönemin özellikleriyle birlikte; sosyal sınıflara göre ayrılan giyim kültürü ve vermek istediği mesajlarını günümüzde yaşatmak amacıyla figüratif ve simgesel öğelerle, desenlerle, doku ve yüzey çalışmalarıyla o dönemin kültürünü yansıtabilen modernize edilmiş bir çağdaş koleksiyon tasvirlenmeye çalışılmıştır. Koleksiyon, Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin önderliğinde kurulacak olan Yunus Emre Müzesi'nde, dönemin kültürünü günümüze uyarlayarak yaşatmak amacıyla hazırlanmıştır.

Zeynep Ülkü Düğer
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Moda tasarımında trompe l'oeil tekniği ve beden olumlama algısı

Geçmişten günümüze kadar birçok kaynaktan ve sanat akımlarından etkilenen moda, özellikle son zamanlarda sanat akımlarından etkilenmiş ve sürekli kendini yenilemiştir. Moda ilk zamanlar sanatın dışında tutulmuş olsa da yirminci yüzyıl itibariyle sanat akımları modayı doğrudan ve dolaylı şekilde etkilediği görülmüştür. Araştırmada incelenen sürrealizm sanat akımının bir parçası olarak nitelendirilen trompe l'oeil tekniği; Fransızca kökenine dayanan, aldatma sanatı olarak bilinen ve iki boyutlu düzlemde yansıtılan şeyin üç boyutlu olarak algılanmasını düşündürmeyi sağlayan tekniktir. Araştırmanın konusunu; moda ve sanat kavramları çatısı altındaki trompe l'oeil giysi tasarımlarına yansıma durumu, trompe l'oeil tekniğiyle uygulanmış kadın giysi tasarımları ve sürrealizm akımıyla trompe l'oeil tekniğini kullanarak gerçekleştirilmiş bir kapsül koleksiyon uygulaması oluşturmaktadır. Araştırmanın amacını; sürrealizmin trompe l'oeil tekniğiyle beraber kullanımının moda dünyasındaki yeri, trompe l'oeil tekniğiyle gerçekleştirilmiş kadın giysi tasarımlarının araştırılması ve giysi tasarımlarındaki beden olumlama algısını trompe l'oeil ilkelerinden ilham alınarak yapılmış kapsül koleksiyon oluşturmaktadır. Araştırmanın önemini; moda, sanat, sürrealizm, trompe l'oeil ve beden olumlamayı bir araya getirerek, moda dünyasında yeni bir estetik dil ve anlam katmanı oluşturduğunu göstermektedir. Araştırmanın sınırlılığı ise; sürrealizm bağlamında kullanılan trompe l'oeil ilkelerinden ilham alınarak oluşturulmuş giysi tasarımlarından ulaşılabilen kadın-erkek giysi tasarımları ve araştırmacı tarafından trompe l'oeil tekniğiyle beden olumlama algısından ilham alınarak uygulanan kapsül koleksiyon tasarımı oluşturmaktadır. Bu araştırmanın türü niteldir ve literatür taraması yapılarak oluşturulmuştur. Adobe Illustrator CC 2017 programında çizilerek renklendirilmiş, teknik çizim ve kumaş materyali ile desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Moda ve Sanat, Sanat Akımları, Sürrealizm, Trompe L'oeil, Beden Olumlama

Nil Beril Kılıç
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Elsa Schıaparellı'nin sürrealist yaklaşımının modaya yansıması

Elsa Schiaparelli; Salvador Dali, Jean Cocteau, Meret Oppenheim gibi birçok sürrealist sanatçı ile işbirliği yapmıştır. Özellikle Salvador Dali ile olan işbirliğinde yaptığı Gözyaşı Elbisesi (Tears Dress), Istakoz Elbisesi (Lobster Dress), İskelet Elbise (Skeleton Dress) ve "Desk Suit'' gibi sürrealist tasarımlar Schiaparelli'yi zamanın ötesine taşımış, büyük sükse yaratmıştır. Schiaparelli, 1927'de açtığı modaevini İkinci Dünya Savaşı'ndan birkaç yıl sonra 1954'te kapatmak zorunda kalmıştır ve 1973'te hayatını kaybetmiştir. 2007'de lüks İtalyan markası Tod's şirketinin sahibi Diego Della Valle tarafından satın alınıp 2012'de yeniden canlandırılan Schiaparelli markası 2014'te podyumlara geri dönmüştür. Tezde, kapılarını yeniden açan ve yeni sanat yönetmeni Daniel Roseberry olan Maison Schiaparelli'nin günümüz tasarımlarının, Elsa Schiaparelli'nin benimsediği sürrealist çizgiyi takip edip etmediğine ve modaevinin eski başarısını yakalayıp yakalamadığına da değinilmektedir.

Ayşegül Sarıkaya
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Moda ve sinema: İki sanat formunun karşılıklı etkileşimi

Sinema ve moda, farklı sanat formları olmalarına rağmen, kuşaklara estetik eğitimi verme, geçmişin atmosferini yeniden canlandırma ve toplumsal temaları çağrıştırma gibi ortak noktalarda bir araya gelir. Hikâye anlatımının gücüyle sinema, insanlara davranış biçimlerini öğrenme fırsatı sunarken, moda da kişisel tarzları ifade etme ve toplumsal normları yansıtma konusunda önemli bir rol oynar. Her ikisi de insanların duygularını harekete geçirme ve toplumu etkileme potansiyeline sahiptir. Sinema, duygusal derinliği ve vicdanları harekete geçirme gücüyle bilinir. İzleyicilerin hayal gücünü harekete geçirirken, aynı zamanda onları geçmişin atmosferine taşıyarak toplumsal temaları işler. Hikâyelerin anlatımı ve teknik unsurların detayları, izleyiciler üzerinde derin etkiler bırakabilir. Moda ise kişisel ifade biçimi olarak önemlidir. İnsanların tarzlarını ifade etmelerine ve toplumsal normlara uygun bir şekilde kendilerini göstermelerine yardımcı olur. Her iki sanat formu da anlatı, teknik ve estetik unsurların detaylı bir şekilde incelendiği kompleks yapılar içerir. Sinema ve moda, insanların duygularını harekete geçirme ve toplum üzerinde derin etkiler bırakma konusunda benzer bir potansiyele sahiptir. Bu yüzden, her ikisi de kültürel anlamda önemli bir rol oynar ve insanların düşünme ve hissetme biçimlerini etkiler. Sinema ve moda arasındaki etkileşimi incelendiğinde, profesyonel olarak tasarlanmış ikonlar, ürün yerleştirme stratejileri ve sektörün yıldız stratejisinin tüketiciler üzerindeki etkileri açıkça görülmektedir. Bu kavramlar, aynı yüzyılda gelişmiş ve birlikte evrim geçirerek birbirlerini besleyen sinema ve moda alanlarının ortak bir sistem oluşturmasına katkıda bulunmuştur. Sinemanın güçlü pazarlama becerisi ve geniş kitlelere ulaşma gücü, moda endüstrisinin daha fazla tüketiciye erişmesini ve daha fazla satış yapma potansiyeline sahip olmasını sağlamıştır. Günümüzde, sinema ve moda arasındaki ilişki eskisi kadar sıkı olmasa da her iki sanat formu hâlâ birbirlerini etkileyen ve şekillendiren unsurlar içerir. Sinema, moda dünyasına ilham verirken, moda da filmlerdeki karakterlerin tarzlarından etkilenir. Bu tez çalışması, sinema ve modanın karşılıklı etkileşimini, her iki sanat formunun birbirini nasıl etkilediğini ve şekillendirdiğini araştırarak sinemanın moda dünyasına olan katkılarını ve moda endüstrisinin sinemadan aldığı ilhamları inceleyecektir.

Zeliha Deniz Yozgat
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlığın moda ile ilişkisi bağlamında giyilebilir mekânların ortak kavramlar çerçevesinde incelenmesi

Bu araştırmada moda, mimarlık ve giyilebilir mekânların ilişkileri ortak kavramlar çerçevesinde farklı örneklere yer verilerek değerlendirilmiştir. Moda, mimarlık ve giyilebilir mekanlar, form, hacim, silüet, renk, doku ve çizgi gibi ortak kavramlar çerçevesinde etkileşim halindedir. Moda ve mimarlık arasındaki ilişki, yaratıcı disiplinlerin birbirinden beslenerek ortak bir dil oluşturduğu bir alanı temsil eder. Moda, mimarlıkla birlikte mekânın şekillendirilmesinde önemli bir rol oynayabilir, mimari ise moda tasarımlarında ilham kaynağı olarak kullanılabilir. Giyilebilir mekanlar ise insan bedenini taşıyabilecek şekilde tasarlanmış, fonksiyonel ve taşınabilir yaşam alanlarıdır. Bu mekanlar, modanın ifade gücünü artırırken, mimarlıkla birlikte estetik ve işlevsel bir bütünlük sağlar. Moda ve mimarlık arasındaki yakın ilişki, tasarım disiplinlerinin birbirinden etkilendiği ve birlikte dönüştüğü birçok projede görülebilir. Örneğin, Projection Map for Audi, Hakanai ve Smoke Dress gibi projelerde, mimari formların giyilebilir mekanlara dönüştüğü ve görsel etkileşimin moda tasarımlarına yansıdığı gözlemlenmiştir. Diğer yandan, Wearable Tent, Pika-Monuments ve Son-O-House gibi projelerde, giyilebilir mekanlar doğrudan kullanıcıların taşınabilir yaşam alanlarına dönüşerek fonksiyonel bir rol üstlenmiştir. Ayrıca, Haute Couture, Persona, Strata ve Returning The Gaze gibi projelerde, moda ve mimarlık arasındaki sınırlar bulanıklaşarak, bedenin şekillendirilmesi ve ifadesi üzerinde odaklanılmıştır. Occult Us ve Baroque Architecture ise tarihsel referanslarla özgün bir tarz sunarak moda ve mimarlık arasındaki geçmiş bağlantıları yansıtmaktadır. Son olarak, Airplane Dress ve 11:11 gibi projelerde, teknolojinin giyilebilir mekanlar üzerindeki etkisi ve dönüştürücü gücü vurgulanmıştır. Bu projeler, moda, mimarlık ve giyilebilir mekanların etkileşimini ve ortak kavramlarını keşfederken, disiplinler arası bir yaklaşımı temsil etmektedir.

Melis Bolat
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk tamgalarının geleneksel motiflerle ilişkisi ve çağdaş moda tasarımlarında kullanımı

Bu çalışmada, Türk kültürünün köklü bir unsuru olan Türk tamgalarının çağdaş moda tasarımındaki yeri ve kullanımı kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Tamgalar, tarih boyunca Türk toplulukları arasında kimlik, güç ve inanç gibi unsurları ifade etmek amacıyla kullanılmıştır. Bu semboller, Orta Asya'daki eski Türklerden günümüze kadar süregelen kültürel mirasın önemli bir parçası olup, çağdaş moda tasarımında yeniden keşfedilmekte ve yorumlanmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, Türk tamgalarının tarihsel gelişimi, kullanım alanları ve taşıdığı sembolik anlamlar derinlemesine ele alınmıştır. Türk toplumlarındaki tamga geleneği ve bu sembollerin sosyal, dini ve politik anlamları üzerine yapılan literatür taramasıyla birlikte, tamgaların kültürel kimlik oluşturmadaki önemi vurgulanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, moda tasarımında geleneksel motiflerin kullanımı ve kültürel sembollerin modaya etkisi ele alınmıştır. Özellikle Türk tamga ve motiflerinin küresel moda dünyasındaki yerini inceleyen bu bölüm, geleneksel ile modern arasında bir köprü kurarak, Türk tamgalarının günümüz tasarımlarında nasıl yeniden yorumlandığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, tamgaların estetik anlamı ve modaya kattığı özgünlük vurgulanmış olup, çağdaş tasarımlar üzerinden kültürel kimlik ve tarihsel mirasın nasıl yeniden şekillendiği araştırılmıştır. Çalışmanın bir diğer odak noktası, Türk tasarımcıların ve markaların koleksiyonlarında bu sembolleri nasıl değerlendirdikleri olmuştur. Bu kapsamda, güncel moda trendlerinde Türk tamgalarının kullanımına dair vaka çalışmaları ve örnekler sunulmuştur. Hem yerel hem de uluslararası moda dünyasında, bu sembollerin kültürel bir ifade aracı olarak nasıl benimsendiği ve tasarımlara entegre edildiği ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Aynı zamanda bu sembollerin küresel moda endüstrisindeki etkisi ve moda tasarımcıları tarafından kültürel bir yenilenme unsuru olarak nasıl kullanıldığı araştırılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise, Türk tamgalarının moda tasarımında gelecekteki rolü ve etkisi üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Moda tasarımındaki bu sembollerin hem Türkiye'de hem de dünya genelinde kültürel farkındalık yaratma ve kimlik oluşturma süreçlerine olan katkısı irdelenmiştir. Ayrıca, bu mirasın modern tasarım dünyasında sürdürülebilirliği ve Türk tamgalarının çağdaş moda akımları içerisindeki potansiyeli ele alınmıştır. Bu çalışma, genel olarak Türk tamgalarının, moda dünyasında sadece estetik bir unsur olarak değil, aynı zamanda kültürel mirası yansıtan ve onu geleceğe taşıyan bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın sonuçları hem moda tasarımcıları hem de kültürel araştırmalar için önemli bir referans niteliği taşımaktadır.

Lalegül Sabuncuoğlu
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel stil danışmanlığında marka değeri temelli model önerisi

Bu çalışma, Türkiye'de faaliyet gösteren stil danışmanlarının çalışma biçimlerini inceleyerek literatürdeki boşluğu doldurmayı ve yeni bir stil danışmanlığı hizmet modeli geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın kuramsal çerçevesi; marka ve kişisel marka, imaj ve kişisel imaj, göstergebilim, giysi ve aksesuar kavramları ile algı ve oran prensiplerine dayalı teorik yaklaşımlar üzerine inşa edilmiştir. Bu kapsamda Keller Marka Değeri Modeli, Ebbinghaus İllüzyonu, Gestalt İlkeleri, Kanon ve Bauhaus Pedagojisi gibi kuramsal temeller, stil ve imaj ilişkisini açıklamada başlıca referans noktaları olarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel hedefi, karma nitelikli bir hizmet modeli ortaya koymaktır. Mevcut stil danışmanlığı uygulamaları referans alınarak, Keller Marka Değeri Modelinden esinle bireyin markalaşma sürecine benzer biçimde stil yaratımı ele alınmıştır. Ancak bu çalışmada, stilin yalnızca bütünsel bir sonuç olarak değil, temel unsurlarına ayrıştırılarak analiz edilmesi gerektiği savunulmaktadır. Önerilen modelde stil; renk, vücut şekli ve karakter/yaşam tarzı olmak üzere üç temel unsur üzerinden tanımlanmıştır. Bu yaklaşım, giysi tasarımının üç ana boyutu olan renk, kalıp ve tarz ile paralellik göstermektedir. Böylelikle giysinin rengi kişiye uygun renklerle; kalıbı bireyin vücut şekli ile; tarzı ise kişinin kişilik özellikleri, karakteri ve yaşam tarzıyla ilişkilendirilmiştir. Modelin uygulama boyutu, stil analizi, renk analizi, vücut analizi ve stil türleri üzerine gerçekleştirilen kapsamlı incelemelerle desteklenmiştir. Özellikle mevsimsel renk analizi ve vücut şekillerine göre giyim önerileri, modelin kişiselleştirilmiş yapısını güçlendirmektedir. Bu bağlamda geliştirilen stil danışmanlığı hizmet modeli, hem bireysel imajın yönetimine katkı sağlamakta hem de stil danışmanlığının akademik literatürde standartlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Sonuç olarak, tez kapsamında önerilen stil danışmanlığı hizmet modeli; kişiye özel, bütüncül ve aktarılabilir bir süreç olarak tasarlanmıştır. Model, yalnızca bireylerin giyim tercihlerine rehberlik etmekle sınırlı kalmayıp, moda ve tasarım alanında stil danışmanlığının metodolojik temellerine kuramsal bir katkı sunmaktadır.

Güzide Yücel Sol
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kübizm sanat akımının moda dünyasındaki yeri

Çeşitli kaynaklardan beslenen modanın son yıllarda özellikle sanat akımlarından etkilenmiş olduğundan bahsedilebilmektedir. Araştırmada incelenen kübizm sanat akımı; resmedilen nesneleri veya figürleri farklı açılardan geometrik şekillerde parçalama esasına dayanan ve kolaj tekniğini geliştirip uygulayan sanat anlayışını temsil etmektedir. Araştırmanın konusunu; giyim, moda ve sanat kavramları ışığında kübizmin giysi tasarımlarını etkileme durumu, kübizm etkisinde uygulanmış kadın giysi tasarımları ve kübizmden esinlenerek gerçekleştirilmiş bir kadın giysi tasarımı uygulaması oluşturmaktadır. Araştırmanın amacını, kübizmin moda dünyasındaki yerinin kübizm ve modanın etkileşim durumu, kübizm etkisinde gerçekleştirilmiş kadın giysi tasarımları özelinde araştırılması ve kübizmin temel ilkelerinden esinlenerek bir kadın giysi tasarımı uygulamasının gerçekleştirilmesi oluşturmuştur. Araştırmanın önemini; kübizmin özgün bir giysi tasarımının gerçekleştirilebilmesi için temel ilkelerinin giyim endüstrisine uyarlanabilirliği konusunda farklı materyallerin bir arada kullanıldığı kolaj tekniğinin kumaş ve malzeme seçimine uyarlanabilirliği, geometrik parçalama tekniğinin giysi kalıplarına yansıtılabilmesi ve kübist eserlerin etkisinde kumaş deseni oluşturulabilmesi gibi çeşitli çözüm önerileri sunma özelliği oluşturmuştur. Araştırmanın kapsamını; kübizmin temel ilkelerinden esinlenerek uygulanmış giysi tasarımları ve araştırmacı tarafından kübizm etkisinde gerçekleştirilmiş bir giysi tasarımı uygulaması oluşturmaktadır. Sınırlılığını ise, kübizmin temel ilkelerinden esinlenerek uygulanan giysi tasarımlarından ulaşılabilen kadın giysi tasarımları ve araştırmacı tarafından kübizm etkisinde gerçekleştirilen bir kadın giysi tasarımı uygulaması oluşturmaktadır. Araştırmanın yönteminde niteliksel araştırmaya uygun literatür taraması uygulanarak bu alanda yapılmış çalışmalar, kitaplar, dergiler, makaleler ve internet kaynakları incelenmiştir. Elde edilen dökümanların analizi yapılarak araştırma, konuya ilişkin görsel kaynaklar ile desteklenmiştir. Araştırmacı tarafından uygulanmış kadın giysi tasarımlarının incelenmesi doğrultusunda kübizmin ilkelerinin ve kübist eserlerin etkisinde Adobe Illustrator CC 2017 programında bir kadın giysi tasarımı çizilerek renklendirilmiş, kalıp ve dikiş teknikleri ile hayata geçirilmiştir. Araştırmanın sonuç kısmında ise kadın giysi tasarımlarının gerçekleştirilmesinde kübizmden ilham alındığı bilgisine ulaşılmıştır. Bazı tasarımlarda kübizmin esas ilkelerinden geometrik parçalama tekniği giysinin kalıplarına yansıtılmış, bazılarında ise kübizmin geliştirdiği kolaj tekniği etkisinde gazete küpürleri ve tablo izlenimi veren kumaş dışında farklı materyaller kullanılmıştır. Birçok tasarımda ise kübist resimlerin etkisinde desenler oluşturularak kumaş yüzeylerine yansıtılmıştır. Kübizmin etkisinde uygulanmış kadın giysi tasarımları doğrultusunda araştırmacı tarafından kübist resimlerden ve kübizmin ilkelerinden alınan ilham, tasarımın kumaş yüzeylerine ve kalıplarına yansıtılarak bir kadın giysi tasarımı uygulaması gerçekleştirilmiştir.

KübizmModa sektörüModal etkileşim+2
Buse Ergüven
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mevlevi tarikat kültüründe kıyafetler ve sembolik anlamları

Bu araştırmada, Mevlevi tarikat kültüründeki kıyafet ve sembolik anlamları incelenmiştir. Kıyafetlerin tarihi geçmişi, Osmanlı dönemi minyatürlerinden ve yabancı ressamların tablolarından yola çıkarak bu çalışma yürütülmüş, Mevlevîlik tarikatı tarihi, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'den 1925 yılında tekkelerin kapatılışına kadar olan süre araştırılmıştır. Mevlevi tarihi ile birlikte kıyafet tarihi incelendikten sonra bu araştırmanın amacı olan ve Mevlevi dervişleri tarafından kullanılan kıyafetlerin sembolik anlamları kaynaklardan ve bilirkişilerin yardımı ile detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bu amaca ulaşmak için, Mevlevi tarikat kültürünün ayrılmaz bir parçası olan Mevlevi dergâhlarındaki, sema ayinlerinde ve sema ayinindeki müzisyenlerin kullanmış olduğu müzik aletlerindeki semboller de incelenmiştir. Mevlevi kıyafetlerini kapsayan araştırmanın sonunda bu benzersiz kıyafetlerin birçok sembolik anlam içerdiği çalışmada bulgularla ortaya konulmuştur. Bu bulgulara göre Mevlevi kıyafetleri olan sikke, tennure, hırka, elifî nemed, deste-gül, destar giydikleri ve ayrıca sikkenin üstüne istiva çektikleri görülmüştür. Sembolik bulgulara göre sikkenin bir Mevlevi tacı olup nefsin mezar taşını, tennurenin kefeni, hırkanın nefsin mezarını, elifî nemedin Allah'ın birliğini, deste-gülün taze gül demetlerinden oluşan ilkbaharı, istivanın ise erişilen makam ve mevkii simgelediği anlaşılır. Ayrıca semahanenin kâinatı, sema ayininin ayakta Allah'a ulaşmak için onun aşkıyla dönerek yapılan bir zikir olduğu ve yeniden doğuşu simgelediği ve müzik aletlerinin de semaya eşlik ederek bu aşkı coşturduğunu simgesel olarak görmekteyiz. Osmanlı'nın son dönemlerinde Osmanlı sultanlarını, yabancı gezginleri ve ressamları etkisi altına alan Mevlevilik ve sema ayinleri günümüzde de uluslararası bilinirlik kazanmış olup, farklı millet, kültür ve dinlerin ilgisini çekmektedir. Anahtar Kelimeler: Mevlânâ, Mevlevilik, Sema, Mevlevi kıyafetleri, Mevlevi sembolleri.

Mevlana Celaleddin-i RumiMevlevi kıyafetleriMevlevilik
Mehlika Orakçıoğlu
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Haute couture giysi tüketim davranışlarındaki talebin arttırılmasına yönelik bir araştırma

Haute Couture 19. yüzyılda Charles Frederick Worth'ün Fransa'da başlattığı bir akım olarak ortaya çıkmıştır. 19. yüzyıl burjuvasının özel günlerde ve partilerde daha farklı ve daha seçkin elbiseler giymek istemesi ile doğmuştur. Pahalı kumaşların kullanıldığı özel tasarım olarak üretilmektedir. Dikilmiş, özel el yapımı kişiye özel giysi üretimidir. 1945'te revize edilen Haute Couture standartlarının artan maliyetler ve günümüzdeki şartlara uygun olabilmesi için değiştirilmesi talep edilmiştir. Günümüzde Haute Couture'ün geldiği son durum analiz edildiğinde, hazır giyim karşısında Haute Couture kullanımının azalması, küreselleşen dünyada hızlı alışveriş, internet üzerinden alışveriş gibi olguların ortaya çıktığı görülmektedir. Son dönemde Covid-19 salgınının da etkisiyle internetin kullanım alanlarının genişlemesi, internet ve e-ticaret platformları üzerinden alışverişin artması gibi faktörler de Haute Couture üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır. Bu çalışma, Sanayi Devrimi'nden günümüze kadar olan dönemde moda endüstrisi ve Haute Couture üzerine bilgi vererek, Haute Couture'e olan ilginin azalmasına çözüm önerileri getirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kavramsal açıklama ve analizlerin ardından, gerçekleştirilen 18 soruluk anket çalışması ile birlikte bu iki taramanın birleştirilmesi ve önerilerin sunulması gerçekleştirilmiştir. Uygulanan anket çalışması, SPSS paket programı kullanılarak yapılan frekans analizlerine ve yorumlarına dayanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Moda, Haute Couture, Sanayi Devrimi, E-ticaret

Elektronik ticaretEndüstri DevrimiHaute couture+1
Seren Erdoğan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel nakışlar ile günümüzde yapılan 3 boyutlu nakışların giysilerde uygulanması

Günümüzde Anadolu ve farklı coğrafyalarda nakış sanatı kendini göstermektedir. Bu nakış türleri ister Anadolu'da ister farklı coğrafyalarda ortaya çıksın yine de nakış her daim kadınların gözdesi olmuştur. Nakışlar günümüzde geleneksel nakışlar devam ettirilse de son dönemlerde geleneksel nakışlara artarnatif olan ama geleneksel nakışlar gibi köklü bir geçmişe sahip olan modern nakışlarda evlerimize hatta Anadolu'da evlenecek kadınların çeyizlerinde de görmekteyiz. Bu modern nakışların bir kısmı 3 boyutlu olup farklı coğrafyalardan evlerimize girmiştir. Modern nakışların geleneksel nakışlardan en büyük farkları belkide daha kolay ve geleneksel nakışlar kadar uğraş gerektirmemesidir. Buna rağmen geleneksel nakışlardan da kopulmamaktadır. Farklı çoğrafyalarda geleneksel nakışlar daha modern bir hal ile de yapılmaktadır. Bu tezin konusu geleneksel nakışlar ile günümüzde yapılan 3 Boyutlu nakışların giysilerde uygulanmasıdır. Bu tez ile 3 boyutlu nakış teknikleri ile nakışın hem nasıl daha ileriye götürülebileceği hem de modern ve geleneksel nakışların uyumlu ve birlikte kullanımının nasıl mümkün olabileceğidir. Bu nedenle çalışmada hem geleneksel hem modern nakış hakkında bilgi verilerek bunların kullanım şekilleri ve özellikleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca katkılarıyla nakış sanatını farklı düzeye taşımış kişiler hakkında da bilgi verilmiştir. Ulaşılan bulgular ile tezin sonunda 3 boyutlu nakış ve farklı teknikler kullanılarak proje yapılmıştır. Nihayetinde geleneksel nakışın artık farklı teknikler ile yorumlanarak yeniden oluşturulması gerektiğine değinilmiştir.

3-D teknolojisiLif sanatıNakış
Kübra Bera Adıbelli
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kore kültüründe sembolizm ve Joseon dönemi kadın giyim kuşamı üzerindeki etkileri

Kore kültürü, son zamanlarda popüler kültür kavramının da etkisiyle insanların dikkatini çekmeye başlamıştır. Bu çalışmanın temel hedefi; Japon ve Çin kültürünün yanında gölgede kalmış, Kore kültürünün incelenmesini ve Joseon Dönemi kadın giyim kuşamı üzerinden, sembolizm odaklı olarak araştırılmasını içermektedir. Tez çalışması; kültür ve sembolizm kavramları arasındaki bağlantıyı, bu kavramların günümüzde de süregelen önemini de göz önünde bulundurarak, geleneksel kültürden beslenmenin önemini ve bunların geçmişten günümüze giyim kuşamı nasıl etkilediğini vurgulamaktadır. Birinci bölümde genel hatlarıyla; kültür kavramı ve kültür kavramının, medeniyet, toplum, iletişim, imge, inanç, sembolizm, mitoloji, giyim kuşam gibi ilişkili unsurlarından bahsedilmiştir. Kültür ile bağlantılı bu ögelerin anlamları ve birbirleriyle ilişkileri detaylarıyla birlikte tanımlanmıştır. İkinci bölümde Kore Yarımadası tarihi ve tarihi süreci boyunca yarımadada var olmuş krallıkların kültür, sanat, giyim kuşam anlayışları üzerinde durulmuştur. Ardından genel hatlarıyla Kore toplumunun kültür algısından bahsedilmiştir. Bu bölümde işlenen diğer bir konu ise Kore kültüründe sembolizmdir. Kore kültürüne ait ögelerde kullanılan semboller ve anlamları; hayvan, bitki, doğa, renk, ulusal, mitolojik, Çince gibi başlıklar altında incelenmiştir. Üçüncü bölümde Kore kültüründe kadın giyim kuşamı ve sembolizm ile ilişkisi açıklanmıştır. Giyim kuşam materyalleri; üst giyim, alt giyim, iç giyim, dış giyim, törensel, saç modelleri, aksesuar ve başlıklar kapsamında incelenerek, sembolik çözümlemeleri yapılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise, yapılan tüm araştırmalar doğrultusunda edinilen bilgilerden yola çıkılarak oluşturulan özgün tasarımların detaylarına yer verilmiştir.

Geleneksel giysilerGiyimKore kültürü+3
Sedef Erkin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kırklareli ili köyleri halk giyimi ve iç mekân dokumalarının günümüz moda tasarımlarına yansıtılması

Dokuma kumaşlar nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelmiştir. Teknolojinin çok hızlı gelişmesi beraberinde oldukça farklı üretimlerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Kırklareli geleneksel giyim ve iç mekân tekstilleri, renk, doku, desen ve kompozisyonun göz alıcı karışımıyla giyim, el sanatları doğadan ilham alan eşsiz bir sanat formudur. Bu sanat formuna Kırklareli köylerinde halkının günlük yaşamında günümüzde de tanık olunmaktadır. Aynı zamanda doğum, ölüm ve düğünlerin önemli bir kültürel giysisidir. Kırklareli kumaşları, dokuma özellikleri, kullanılan malzemeler ve Kırklareli halkının kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapmış oldukları ve kendi zevklerini yansıtan tasarımlarıyla benzersizdir. Tezin konusu, 93 Harbi (1877-1878) sonrasından günümüze Kırklareli köyleri halk giyimi ve iç mekânda kullanılan dokuma kumaşları incelenerek özgün kumaş tasarımları ve giysi yapımında kullanılmasıdır. Kırklareli köylerinin geleneksel tekstil örneklerinin malzeme, teknik ve desen özellikleri incelenecektir Tezin amacı, Trakya'da 93 Harbi (1877-1878) sonrasında oluşan politikalar, ekonomik durumlar, kültürel olayların neden olduğu tepkiler tekstil ve moda anlayışlarına da yansımıştır. Kırklareli köy kültüründe dokuma kumaşların giyim ve mekânda kullanım eşyası olmanın ötesinde binlerce yıllık birikimini nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelen örneklerin incelenmesi ve kayıt altına alınması, geçmişin izlerini geleceğe taşınması açısından büyük bir önem taşımaktadır. Kırklareli köylerinde alan çalışması yapılarak geleneksel tekstil örnekleri malzeme, teknik, desen özellikleri ve dikiş yöntemleri incelenmiştir. Kırklareli köylerinde geçmişten günümüze giyim kültürü incelenerek, günümüze ulaşan örneklerden yararlanılarak moda tasarımı artistik çizimlerin hazırlanması, gelecek nesillere ışık tutacak bir belgesel niteliği taşıması ve özellikle ilgili literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır. Araştırma yöntemi olarak; öncelikle literatür taraması yapılmış ve hangi eserlere ulaşabilir tespit edilmiştir. Araştırma süresince Kırklareli Üniversitesi Kütüphanesi, Kırklareli İl Halk Kütüphanesi, Kırklareli Müzesi, YÖK tez tarama sayfasından ve Kırklareli köylerinde yaşayan halktan yararlanılmıştır. Araştırma ile ilgili fotoğraf ve yayın kopyaları alınarak bilgisayar teknolojisi ile internetten yararlanılmıştır. Kırklareli köy kültüründe dokuma kumaşların giyim ve mekânda kullanım eşyası olmanın ötesinde binlerce yıllık birikimini nesiller boyu anadan kıza aktarılarak günümüze kadar gelen örneklerin incelenmesi ve kayıt altına alınması, geçmişin izlerini geleceğe taşınması açısından büyük bir önem taşımaktadır.

DokumalarKırklareliModa+2
Selen Yaman
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Vegan deri ile giysi tasarım uygulama önerileri

Hızlı sanayileşme, biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların varlığı için tehdit oluşturmaktadır. Özellikle çevresel etkisi en yüksek sektörlerden biri olan moda alanında, sürdürülebilirlik kavramı önem kazanmakta ve çevre dostu üretim yöntemleri uygulanmaya başlanmıştır. Bu kapsamda, sürdürülebilir, etik, ekolojik ve vegan moda gibi kavramlar literatüre girmiştir. Hayvansal deri kullanımı, sürdürülebilir ve etik moda yaklaşımı ile bağdaşmamaktadır. Bu çalışmada, ayakkabı, çanta ve aksesuar üretiminde yaygın olarak kullanılan farklı vegan deri türlerinden oluşturulan tasarımları materyal-model uygunluğu bakımından değerlendirme yapılmaktadır. Vegan deriye moda dünyasında yeni kullanım alanları oluşturmak, deriden üretilen giysi tasarım önerileri sunmak amaçlanmaktadır. Bu çalışmada, hayvansal deri üretiminin çevre ve çalışan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri incelenmiş; bu sorunlara karşı yenilikçi ve çevre dostu bir materyal olarak geliştirilen vegan deri, sürdürülebilir moda yaklaşımı kapsamında değerlendirilmiştir. Vegan deri üretim yöntemleri detaylı bir şekilde ele alınmış; ünlü moda markaları ile tasarımcılarının vegan deri kullanımına yönelik uygulamaları görsellerle desteklenerek açıklanmıştır. Çalışmanın uygulama aşamasında vegan deri tasarım önerileri sunulmuş; bu tasarımlar model özelliği, materyal seçimi, kullanılabilirlik…vb. özellikler açısından incelenmiştir. Kültürel sürdürülebilirlik ve gelenekselliğin yansıtılması; giysiye özgünlük katmak amacıyla Başnakkaş Kara Memi' nin Dört Çiçek Üslubundaki çiçek motifleri enkürüste tekniğiyle tasarımlara aktarılmıştır. Vegan deri tasarımların hem çevresel sürdürülebilirliğe hem de kültürel sürdürülebilirliğe katkı sağlaması hedeflenmiştir. Çalışma kapsamında tez, makale, kitap ve elektronik yayınlar araştırılmış; nitel yöntemle eser analizi yapılmıştır. Çalışmanın sınırlılığını, yalnızca belirli vegan deri türleri ve ürün gruplarının incelenmesi oluşmaktadır. Araştırma, çevreci üretim yöntemleri ve ekolojik moda farkındalığı kazandırarak, vegan deri konusunda gelecekte yapılacak çalışmalara kaynak oluşturmayı amaçlamaktadır.

Dilek Köroğlu
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2025
00