2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
1945 yılı Dursunbey yanan orman alanlarındaki silvikültürel restorasyon işlemlerinin güncel durumunun analizi
Yanan orman alanlarının ağaçlandırılmasında, kaybolan türlerin ekosisteme geri kazandırılması, ekosistemin yapısı ve işlevi açısından kritik öneme sahiptir. Geçmiş yıllarda yanan alanlarda gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarının güncel durumlarının analiz edilmesi ağaçlandırma çalışmalarının geliştirilmesi açısından değerli bilgiler sunmaktadır. Bu kapsamda, 1945 yılı Ağustos ayında Balıkesir-Dursunbey'de (Civana, Çamlık ve Candere ormanları) çıkan ve 12 600 hektar Anadolu Karaçamı (Pinus nigra ssp. pallasiana) ağırlıklı, Doğu Kayını (Fagus orientalis), Meşe (Quercus sp.), Kızılçam (Pinus brutia) ve maki elamanlarından oluşan karışık ormanları yakarak yok eden yangın, yanan orman alanlarının restorasyon tarihçesi bakımından özel bir yere sahiptir. Bu bölgede, Prof. Dr. Besalet PAMAY tarafından farklı restorasyon seçeneklerinin denendiği bir doktora tezi hazırlamıştır. Önce 23 hektarlık küçük bir alanda denemeler yapılmış, bu denemelerin ardından yanan büyük alanda yapılacak uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, bu deneme alanlarından alınan örnek alanlar yardımıyla doğal tür olan Karaçamın yanı sıra Kazdağı göknarı, Toros Sediri ve Sarıçam ağaç türlerinin başarısı ve gelişim durumları analiz edilmiştir. Ayrıca türlerin mekânsal olarak dağılımları Clark&Evans indisine göre analiz edilmiştir. 3 farklı bölmede yerleri tespit edilen deneme alanlarından toplam 8 örnek alanda meşcere profili çıkarmak amacıyla ölçümler yapılmıştır. Göknar 181 (%32,5), Karaçam 149 (%26,7), Sarıçam 126 (%22,5) ve Sedir 70 (%12,5) adet olmak üzere toplam 240 ağaçta ölçümler yapılmıştır. Karaçamın çap ortalamaları 101, 57 ve 99. bölmelerde sırası ile 39,87±6,66 cm, 28,8±6,02 cm ve 32,31±5,02 cm, boy ortalamaları ise 25,60±0,92 m, 21,55±3,48 m ve 21,63±0,87 m olarak bulunmuştur. Sarıçamın çap ortalamaları 101 ve 99. bölmelerde sırası ile 30,69±4,42 cm ve 30,48±3,76 cm, boy ortalamaları ise 23,99±0,95 m ve 19,92±1,48 m olarak bulunmuştur. Göknarın çap ortalamaları 101 ve 99. bölmelerde sırası ile 20,28±6,66 cm ve 15,83±8,95cm, boy ortalamaları ise 17,02±4,78 m ve 14,04±6,86 m olarak bulunmuştur. Sedirin 57. bölmedeki çap ortalaması 31,0±7,28 cm ve boy ortalaması 21,6±3,27 olarak bulunmuştur. 101 ve 99 numaralı bölmelerde Karaçam ve Sarıçam arasında çap değerleri bakımından anlamlı bir fark bulunmamasına karşın Göknar ile aralarında fark bulunmaktadır. Boy değerleri bakımından 3 tür arasında da anlamlı düzeyde bir farklılık tespit edilmiştir. 57 numaralı bölmedeki Karaçam ve Sedir arasında çap ve boy değerleri arasında anlamlı düzeyde bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak, Sedir ve Sarıçamın çap ve boy gelişiminin doğal tür Karaçamdan farklı olmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, Göknarın çap ve boy gelişiminin diğer türlere oranla daha az olduğu belirlenmiştir.
Endemik Hyacinthella Micrantha'nın chouard in vitro klonal çoğaltımı üzerine çalışmalar
Türkiye'de ve tamamı endemik olmak üzere güzel çiçekleri ile süs bitkileri potansiyeline sahip 10 adet Hyacinthella türü mevcuttur. Hyacinthellamicrantha (BOISS.) CHOUARD: çok yıllık otsu endemik bir bitkidir. Genel olarak ülkemizde, Bolu,KastamonuAmasya,Ankara,Çorum,Samsun illerinde yayılış gösterir.Invitro teknikler kullanılarak kısa sürede çok sayıda soğancık üretimi mümkün olabilmektedir. Bu çalışmada, doğal üreme hızı düşük olan endemik Hyacinthellamicrantha türünden in vitro kültürü ile geniş ölçekli soğancık üretimi yapılmıştır. Bu amaçla, doğal floradan toplanan Hyacinthellamicranthatürüne ait eksplantlar, (pul yaprakları), çeşitli temel besin ortamları (MS, Orchimax ve LindemanOrchidMedium), 0.1 mg/l NAA + 40 g/l sukroz, 1.0, 2.0, 4.0 ve 8.0 mg/l BAP, Zeatin ve 2-iP + 7 g/ l agariçrensürgün ve soğancık teşvik ortamı ortamında 16 °C'de 3 tekerrürlü olarak kültüre alınmıştır.En yüksek sürgün/soğancık oluşturan eksplant oranı (% 87) ve en yüksek eksplant başına yavru soğancık sayısına (5.60 adet) yine 8.0 mg/L Zeatin içerenOrchimaxbesin ortamında saptanmıştır. MS ve Orchimaxbesin ortamının LindemanOrchidbesin ortamına göre daha erken embriyonikkallus oluşumuna neden olduğu ve bütün sitokinin tip ve konsantrasyonlarında bu iki temel ortamın soğancık üretimi bakımından daha iyi sonuçlar verdiği, BAP ve Zeatin hormonlarının daha etkili olduğu görülmüştür.