İstanbul University
Discipline

Economic Development and International Economics

İstanbul University

15

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

15 Theses
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal finansallaşma fındık üreticilerinin kredi kullanımı: Giresun ili örneği

Çalışmada tarımsal finansallaşma çerçevesinde Giresun ilindeki fındık üreticilerinin kredi kullanımı ve söz konusu kullanımı etkileyen faktörler araştırılmaktadır. Türkiye'de tarım sektöründe yaşanan reformlar neticesinde tarımsal desteklerin düşük seviyelere inmesi üreticileri alternatif finansal destek arama yoluna itmiş bu süreç üreticilerin finansal sektör ile entegre olmalarına neden olmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde finansallaşma literatürü farklı yaklaşımlar dikkate alınarak tartışılmaktadır. Bu bölümde, tarımsal finansallaşmanın tarihçesi hakkında bilgi verilmekte ve finansallaşmanın küresel boyutları genel hatları ile açıklanmaya çalışılmaktadır. İkinci bölümde ise Türkiye'de tarihsel süreç içerisinde tarımın finansallaşması açıklanmakta, finansallaşmanın araçları olan krediler, tarım borsaları, tarımsal sigortalar ve tarımsal mikro kredilere yer verilmektedir. Üçüncü bölümde ise, bir tarımsal ürün olarak fındık hakkında veriler aktarılmaktadır. Bu kapsamda çalışmanın konusu Giresun ilinde temel alınan araştırma sonuçlarına yer verilmektedir. Sonuç olarak, Giresun ilinde bulunan fındık üreticilerinin kredi kullanımları ile eğitim, yaş ve mülk durumu arasında bir ilişki tespit edilememiştir. Uygulanan çoklu regresyon analizi sonucunda kredi kullanımının en çok modele dahil edilen bağımsız değişkenlerden olan fındık üretiminden elde edilen gelirler ve üretim masrafları en az etkileyen faktör ise üretim dışı elde edilen gelirler olarak tespit edilmiştir.

FinansallaşmaFındık piyasasıKrediler+6
Çağlar Orak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öncü göstergelerle finansal krizlerin tahmin edilebilirliği: Türkiye örneği

Finansal krizlerin tahmin edilmesine yönelik çalışmalar özellikle dünya genelinde finansal krizlerin oldukça yoğunlaştığı 1980'lerden itibaren rağbet görmüştür. Bu çalışmada Türkiye ekonomisi için finansal krizlerin öngörülebilir olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada Türkiye ekonomisinin 1990:01-2021:09 dönemi ele alınmıştır. Bağımlı değişken olan krizin nicel bir tanımının yapılabilmesi adına Eichengreen vd. (1996) çalışmalarından yola çıkarak döviz kurunun, faiz oranının ve uluslararası rezervlerin aylık değişimlerinden oluşan bir döviz piyasası baskı endeksi oluşturulmuştur. Literatürdeki çalışmalarda öne çıkan ve Türkiye ekonomisinin yaşadığı krizlerde önemli boyutta değişimler gösterdiği belirlenen göstergelerden hareketle bir öncü göstergeler seti oluşturulmuştur. Bu öncü göstergeler yerel, dışsal ve finansal göstergeler olmak üzere üç farklı gruba ayrılmıştır. Türkiye ekonomisindeki finansal krizlerin tahmini için Markov rejim değişimi modeli kullanılmıştır. Kriz dönemi ve kriz olmayan (sakin) dönem olarak iki rejimli bir modelin mevcut olduğu çalışmada her bir öncü gösterge seti için üç ayrı model oluşturulmuştur. Yerel, dışsal ve finansal göstergeli modellerin hepsinde de Türkiye ekonomisinin yaşadığı 1994, 1998, 2000-2001, 2008 ve 2018 krizleri başarıyla öngörülmüştür. Buna ek olarak Covid-19'un Türkiye ekonomisini olumsuz olarak etkilediği ve finansal kırılganlığını arttırdığı 2020 yılı için yalnızca finansal göstergelerle oluşturulan model kriz sinyali vermiştir. Yerel göstergelerle oluşturulan modelde her iki rejim için de anlamlı bulunan değişkenler söz konusu olmamıştır. Dışsal göstergeler modelinde dış ticaret haddi, cari işlemler dengesi/GSYİH, reel efektif döviz kuru, uluslararası rezervler, yerli ve yabancı enflasyon ve faiz oranı; finansal göstergeler modelinde ise yurtiçi krediler/GSYİH, yabancı mevduatlar/toplam mevduatlar, reel faiz oranı, reel efektif döviz kuru, uluslararası rezervler ve yabancı borçlar/rezervler değişkenleri anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal Krizler, Türkiye Ekonomisi, Öncü Göstergeler, Erken Uyarı Sistemleri.

Ekonomik krizFinansal krizKriz+6
Merve Velicik
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişmelerin iktisadi büyüme üzerine etkileri

Finansal gelişmeler literatürü oldukça derin bir araştırma alanıdır. Bu çalışma finansal gelişmeler literatürüne özgün bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu katkı iki kanaldan oluşmaktadır. İlk katkı, finansal gelişmeler için bir stilize olgu tanımlanmasıdır. Stilize olgu finansal gelişmelerin piyasa likiditesini arttırdığı ve uluslararası risk dağılımında ülke ekonomisine avantaj sağlanmasıyla ilgilidir. İkinci katkı ise, finansal gelişmelerin çok boyutlu yapısının temel bileşen analizi yöntemiyle minimum bilgi kaybıyla daraltılmasını ve panel veri şeklinde oluşturulan modelin tesadüfi etkiler yöntemiyle tahmin edilmesini içerir. Analizlerin sonucunda finansal gelişmelerin çıktı düzeyi üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur.

Ekonomi politikalarıEkonomik büyümeFinansal gelişme
Lider Yılmaz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan'da bağımsızlık sonrası doğrudan yabancı yatırımlar, petrol-dışı sektör ihracatı ve ekonomik büyüme arasında nedensellik analizi

Bugün dünya yabancı yatırım için savaşmaktadır, onları cezbetme faaliyetleri yoğunlaşmaktadır, devletler mümkün olan tüm teşvikleri kullanarak daha uygun bir yatırım ortamı sunmaya ve böylece küresel yatırım akışlarından daha fazla yararlanmaya çalışıyorlar. Dünya yatırım pazarındaki böylesine yüksek rekabet ortamında, Azerbaycan ekonomisine, özellikle petrol dışı sektöre daha fazla yatırım çekmek için koşullar yaratacak etkili teşvik önlemlerinin geliştirilmesi ve uygulanması önemlidir. Çalışmanın amacı, Azerbaycan'ın petrol dışı sektöründeki yatırım ortamı ve bunu geliştirmek için devlet tarafından uygulanan teşvik politikası mekanizmalarıdır. Çalışmanın konusu, Azerbaycan'ın petrol dışı sektörüne yatırımı teşvik etmenin yollarını genişletme ve iyileştirme fırsatlarının araştırılmasıdır. Çalışmanın temel amacı, Azerbaycan'ın petrol dışı sektöründeki mevcut yatırım ve yatırım ortamının kapsamlı bir incelemesi yoluyla yatırım teşviklerinin iyileştirilmesi ve genişletilmesi için öneriler geliştirmektir.

AzerbaycanBağımsızlıkDoğrudan yabancı sermaye yatırımları+5
Sanan Ahmadov
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin BRICS ve Türkiye üzerinden karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmada sürdürülebilir kalkınma kavramının ortaya çıkışı ve belirlenen 17 hedefin BRICS ve Türkiye kapsamında gelişimleri araştırılmaktadır. İnsani gelişmenin odak noktası olan sürdürülebilir kalkınma hedefleri ekonomik, çevresel ve sosyal boyutların hepsinde kalkınmayı hedeflemektedir. 2030 hedefleri, Binyıl Kalkınma Hedeflerinin devamı niteliğinde olup evrensel bir özellik taşıyarak evrensel barışa ve sürdürülebilir çevreye, güvenliğe ve kalkınmaya vurgu yapmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde iktisadi büyüme ve kalkınma çerçevesinde sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ortaya çıkışı ve günümüze kadar olan gelişimleri teorik çerçevede sunulmaktadır. İkinci bölümde BRICS ülkelerinin sürdürülebilir kalkınma üzerindeki gelişimleri ve kurumsal dönüşümleri ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır. Son olarak üçüncü bölümde ilk iki bölümde bahsedilen teorik çerçeveler ışığında sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin gelişiminin bir analizi yapılmıştır. Çalışmada, dünya ekonomisinin yaklaşık beşte birini oluşturan ve aynı zamanda 2050 yılında en büyük ekonomiye sahip olacağı düşünülen BRICS ülkelerinin ve Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında iyi bir performans sergilemediği ve hedeflerin başarılması noktasında daha çok mesafelerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada bahsedilen uygulamaların ve politikaların yeterliliğinin kısıtlı olduğu ve gelişime oldukça açık bir yapıya sahip oldukları ortaya çıkmıştır.

BRICSBRICS-TBinyıl Kalkınma Hedefleri+4
Ebru Üçyol
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada karbon piyasası uygulamaları ve Türkiye-BIST uyarlaması

Çevre kirliliği, karbon salımı, küresel ısınma sarmalı günümüzün en önemli problemlerinden birisi olup gün geçtikçe büyüyen bir sorun haline gelmektedir. Çeşitli alanlarda oluşmaya başlayan farkındalıklar çerçevesinde belirli çözüm önerileri ön plana çıkmaktadır. Bu çözüm önerilerinin temeli ise toplumsal bilinç oluşturulması, karbona bir fiyat belirlenmesi ve ısınmayı önleyici teknolojilerin geliştirilmesi şeklinde kendine yer bulmaktadır. Piyasa mekanizmasında etkin olan husus ise teşvik veya caydırma kanalıyla karbona bir fiyat belirlemektir. İzin verilen salım miktarına kısıtlayıcı bir limit koyarak (emisyon ticaret sistemi-üst sınır ve alım satım) veya atmosfere bırakılan karbonu vergilendirerek fiyatlar teşvik edici veya caydırıcı şekilde belirlenebilir. Bu çalışmanın temel amacı küresel ısınmanın önlenmesine ilişkin olarak piyasa kuramını iktisadi açıdan irdelemektir. Bu hususta karbon piyasalarının bir çerçevesi oluşturulmuş, dünyadaki öncü örnek olan Avrupa Birliği Emisyon Ticareti Sistemi incelenmiştir. Ardından bu sisteme bağlı olan iki ana borsa European Energy Exchange AG ve Intercontinental Exchange Inc.; işlem gören finansal ürünler, piyasa işleyişleri ve takas merkezleri bakımından irdelenmiştir. Son bölümde ise ülkemizde Borsa İstanbul nezdinde oluşturulacak karbon piyasasının, mevcut piyasalar üzerinden nasıl uyarlanacağı üzerinde durulmuş olup düzenleme kapsamına alınabilecek sektörler belirlenmiştir. Tez hazırlanırken literatür ve mevzuat taraması yapılarak mevcut örnekler, tarihsel süreçlerle birlikte ifade edilmiştir. Karbon piyasasının uyarlanması konusunda ise Borsa İstanbul piyasa düzenlemelerinden ve işlem prosedürlerinden yararlanılmıştır. Nihayetinde karbon piyasası uygulamalarının küresel ısınma sorununa karşı finansal piyasalar açısından oluşturulabilecek bir önlem aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ek olarak mevcut örneklerin Borsa İstanbul nezdinde bir piyasaya uyarlanmasının sermaye piyasalarının derinleştirilmesi ve geliştirilmesi bağlamında önemine vurgu yapılmış ve ülkemizin ekonomik küreselleşme sürecine entegrasyonu açısından elde edeceği avantajlara ışık tutulmuştur. Anahtar Kelimeler: Karbon Piyasaları, Emisyon Ticaret Sistemi, Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Aracı, Küresel Entegrasyon

Ekonomik entegrasyonKarbon emisyon sertifikalarıMenkul kıymetler borsası
İrfan Kaya
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

BRICS ülkelerinde ekonomik küreselleşme, politik istikrar ve ekonomik büyüme ilişkisi

Ekonomi ve politika birbirlerini sürekli olarak etkileyen kavramlardır. Bir ülkenin ekonomik süreçlerinin analizinde, ülkenin siyasi konjonktürünün ele alınması önem arz etmektedir. Bu bağlamda, ekonomik büyüme, ekonomik küreselleşme ve politik istikrar arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi tezin amaç kapsamına dahil edilmiştir. Belirtilen ilişkilerin BRICS ülkeleri üzerinden ele alınmasının nedeni ise, yükselen piyasalar olarak ifade edilen bu ülkelerin küresel bir güç olarak dünya ekonomileri üzerinde şekillendirici bir etkiye sahip olacağının düşünülmesidir. Bunun yanı sıra, BRICS ülkelerinin hızlı ekonomik büyüme başarılarının altında yatan nedenlerin, diğer gelişmekte olan ülkeler açısından yol gösterici nitelikte olması da bu ülkelerin incelenmesinde etkili olmuştur. Bu çalışmada, BRICS ülkelerinde ekonomik büyüme, ekonomik küreselleşme ve politik istikrar arasındaki ilişki, 1970-2018 yılları arasında rejimlerin -10 (otokrasi) ile +10 (demokrasi) arasında derecelendirilmesini ifade eden Polity2 indeksi (demokratik politik istikrar tanımı ışığında), ekonomik küreselleşmeyi ifade eden KOFEcGI indeksi, GSYH büyüme oranı ve kişi başına düşen GSYH gibi değişkenler kullanılarak gözlemlenmiştir. Gözlem sonuçları, ülkelere ve değişkenlere göre farklılık göstermektedir. BRICS ülkelerinde yapılan gözlemler sonucunda, demokratik politik istikrarın (polity2 indeksi kullanılarak ölçülen), Çin hariç ülkelerin ekonomik performansları üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ekonomik küreselleşme ve ekonomik performans (kişi başına GSYH) arasında paralel bir ilişkinin bulunduğu gözlenmiştir. Demokratik politik istikrarın, ekonomik büyüme ve ekonomik küreselleşme ile arasındaki ilişkinin ülkelere göre farklılık gösterdiği görülmüştür. Son olarak, ekonomik küreselleşme ve ekonomik büyüme arasında paralel bir ilişkinin bulunduğu, ekonomik küreselleşme sürecinin büyüme üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu gözlenmiştir.

BRICSEkonomik büyümeEkonomik performans+2
Nezihe Çilek
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin iktisadi kalkınma sürecine kamu bankalarının katkısı ve Vakıfbank örneği

Bu çalışmanın amacı, 1923-2020 döneminde Türkiye'de uygulanan iktisadi gelişme politikalarında kamu bankalarının katkıları ve kuruluşundan itibaren Vakıfbank'ın rolünün incelenmesidir. Cumhuriyet henüz ilk yıllarında yeterli sermaye birikimine sahip olmadığından, kalkınma sağlayacak finansal kurumlara sahip değildi. İçe kapalı dönemde yerel bankacılık ve yabancı sermaye bankacılığı sanayi kollarının kurulmasını finanse edememiş, sigortacılık gibi önemli bir sektör ancak kamu ve yerli ulusal bankalarla oluşturulabilmiştir. Devletçi politikanın hayata geçirilmesiyle ihtisas bankaları şeklinde kurulan kamu bankaları, yüksek riskler alarak yatırımlara gerekli finansmanı sağlamışlar bir kısmını da kuruluş sermayelerine iştirak yoluyla çeşitli sektörlere doğrudan yatırım gerçekleştirmişlerdir. Bazı kamu bankalarımız faaliyetini günümüze kadar sürdürememiş olsalar da Türkiye Vakıflar Bankası ve diğer itibar sahibi kamu bankalarımız faaliyetlerine halen devam etmektedir. Tasarruf alışkanlığının ve mevduata olan güvenin geliştirilmesinde kamu bankacılığındaki kurumsal yapının payı çok önemlidir. Devletçilik uygulamalarının kesintiye uğradığı, üretimin düştüğü II. Dünya Savaşı döneminde kamu bankaları savunma harcamalarının finansmanında, savaş sonrası tarıma dayalı büyüme modeli kapsamında tarımın modernleşmesinde, 1950'lerden itibaren uygulanan ithal ikameci sanayileşmeyle büyük yatırımların gerçekleştirilmesinde, özel sektörün gelişiminde hatta istihdamın sürdürülmesinde yine kamu bankacılığının katkısı yüksektir. 1980 sonrası liberal politikalar kapsamında kamu bankacılığının sektördeki payı küçültülse de iktisadi gelişme sürecindeki pozisyonu devam etmektedir. Analizde TBB ve BDDK'nın 1958'den itibaren dönem sonu banka bilançolarından ve çeşitli yayınlardaki verilerden yararlanılmıştır.

BankalarEkonomi tarihiEkonomik kalkınma+3
Atilla Mert Çıtak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sanayisizleşme ve sanayisizleşmenin belirleyicileri: ARDL yaklaşımı ve ayrıştırma analizi

Bu çalışmada 1990-2018 yılları için Türkiye ekonomisinde sanayisizleşmenin varlığı test edilmekte ve belirleyicileri araştırılmaktadır. Sanayisizleşmenin 2 temel göstergesi olarak kabul edilen imalat sanayi katma değer ve istihdam paylarındaki azalmalar, günümüzde ülkelerin birer hizmet ekonomilerine dönüşmelerine neden olarak birçok ekonomik ve sosyal sorunu beraberinde getirmektedir. Bu bakımdan dönem içinde meydana gelen bu azalmaların ve belirleyicilerinin tespit edilmesi ortaya çıkabilecek ekonomik sorunlar için önem arz etmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde yapısal dönüşüm, kalkınma ve sanayileşme tartışmaları temel alınarak sanayisizleşmeye yönelik literatür gözden geçirilmekte ve teorik çerçeve sunulmaktadır. İkinci bölümde imalat sanayinin gelişimi ve değişimi çeşitli göstergeler dikkate alınarak incelenmekte sanayisizleşme eğilimleri alt dönemler dahilinde belirlenmeye çalışılmaktadır. Üçüncü ve dördüncü bölümde ilk 2 bölümde bahsedilen bilgiler temelinde sanayisizleşmenin varlığı test edilmekte ve belirleyicileri tespit edilmeye çalışılmaktadır. Çalışmada, Türkiye ekonomisinde sanayisizleşme eğiliminin yalnızca istihdam bakımından ortaya çıktığı sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda bu sonuçtan ve ampirik bulgulardan yola çıkılarak istihdamda sanayisizleşme eğiliminin çoğunlukla kalkınma ve yapısal dönüşüm sürecinin doğal bir sonucu olarak verimlilik artışlarından kaynaklandığı ortaya çıkmıştır.

ARDL Eşbütünleşme TestiEkonomik gelişmelerEndüstri sektörü+3
Yunis Dede
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

BRICS ve Türkiye'de yakınsama: Makroekonomik performans göstergeleri açısından ampirik bir analiz

BRICS ülkeleri ve Türkiye son yıllarda gösterdikleri ekonomik gelişim ile dünya ekonomisi içerisinde dikkate değer bir ilerleme kaydetmişlerdir. Söz konusu ülke grubunun gösterdiği ekonomik başarının gerçek anlamda bir ekonomik başarı olup olmadığı ise üzerinde önemle durulan konulardan biridir. Yazında makroekonomik değerlendirme yöntemi olarak kabul edilen yakınsama hipotezinin, ülke ve bölge ekonomileri bağlamında doğru ekonomik değerlendirme ve sonuçlar verdiği ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı BRICS-T ülkelerinin göstermiş olduğu ekonomik gelişimin yüksek gelirli referans ülkeler ile karşılaştırılarak gerçek bir başarı olup olmadığını belirlemektir. Bu kapsamda OECD tarafından geliştirilen "büyülü elmas-magic diamond" (ekonomik büyüme, işsizlik, enflasyon ve dış denge) makroekonomik performans kriterleri açısından yakınsama hipotezi test edilmiştir. 1992-2018 dönemi BRICS-T ülkeleri için söz konusu göstergelere ait veriler Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı istatistiklerinden elde edilmiştir. Elde edilen veriler Panel veri analizleri yöntemi kapsamında verilerin yatay kesit bağımlılıkları test edilerek CADF ve PANKPSS birim kök testleri ile analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen CADF testi sonuçlarına göre büyüme ve dış denge göstergeleri açısından BRICS-T ülkelerinin panelin tamamında yüksek gelirli ülkelere ıraksama gösterdiği, enflasyon ve işsizliğe göre ise yakınsama gösterdiği ortaya çıkmıştır. Çoklu yapısal kırılmanın varlığı halinde durağanlık sınamasına müsaade eden PANKPSS testi sonuçlarına göre ise söz konusu tüm göstergeler açısından yakınsamanın gerçekleştiği ortaya çıkmıştır.

BRICSBRICS-TDış denge sorunu+7
Giray Güney
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye-AB gümrük birliği etkileri: 2000li yıllarda Türkiye-AB dış ticaretinin belirleyicileri ve Gümrük Birliği'nin yapısal etkilerinin analizi

Bu çalışmanın amacı Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki gümrük birliğinin Türkiye üzerindeki ekonomik, siyasi ve kurumsal etkilerinin analiz edilmesidir. Gümrük birlikleri üzerine yapılan çalışmalarda gümrük birliklerinin taraflar adına değişimler yarattığı saptamasında bulunulmaktadır. Bu yaklaşımlardan yola çıkarak yürürlükte olan gümrük birliğinin Türkiye için 20 yıllık süreçte meydana getirdiği yapısal değişimlerin kazanç-kayıp ekseninde değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada yapısal değişimlerin Türkiye üzerindeki etkilerinin incelenmesi için SWOT analizi kullanılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde ekonomik entegrasyon aşamaları ve gümrük birliklerinin etkilerinin neler olduğu; ikinci bölümünde Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki ekonomik, siyasi ve kurumsal ilişkiler analiz edilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ilk iki bölümde aktarılan bilgiler ışığında gümrük birliğinin Türkiye üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Çalışmada Türkiye-Avrupa Birliği ortaklık ilişkisinde gümrük birliğinin önemli bir rol oynadığı ve iki taraf arasındaki ilişkilerin geleceğinin şekillenmesinde gümrük birliğinin önemli bir faktör olmaya devam edeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Avrupa BirliğiEkonomik etkiGümrük Birliği+4
Tolga Keleş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada küreselleşme ve fakirlik ilişkisi: Teorik ve ampirik bir analiz

Özellikle 1980 sonrasında uygulanan neoliberal politikalar neticesinde 1990'lı yıllardan itibaren etkisini giderek arttıran küreselleşme süreci, genişleyen kapsama alanı ile birlikte dünya genelinde birçok ülkeyi ve toplumu etkisi altına almıştır. Buna rağmen küreselleşmeye entegrasyonunu tam olarak sağlayamayan Sahra Altı Afrika ve Güney Asya gibi bölgelerdeki refah verileri incelendiğinde, diğer bölgelere kıyasla nüfusun büyük bir kısmının temel su ihtiyacını karşılayamadığı ve gerekli sağlık hizmetlerine ulaşamadığı görülmektedir. Bu anlamda küreselleşmenin pozitif etkilerinin dünyanın her yerinde aynı oranda hissedilmediği söylenebilir. Yapılan bu çalışmada küreselleşmeyle paralel olarak artan dış ticaret hareketleri ve fakirlik göstergesi olan refah verileri vesilesiyle küreselleşme ve fakirlik arasında ne yönde bir ilişki olduğu incelenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda refah ve ticaret verilerinin daha detaylı incelenebilmesi ve yorumlanabilmesi adına dünya 7 bölgeye ayrılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde küreselleşme kavramının literatürdeki tanımları incelenmiş, küreselleşmenin tarihsel analizi yapılmıştır. İkinci bölümde fakirlik kavramı ve bu kavrama yönelik yapılan tanımlamalar açıklanmış, uluslararası kurumların fakirliğe olan bakış açıları ve bu alanda yaptıkları çalışmalar incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise küreselleşme ve fakirlik arasındaki ilişki incelenerek dünya genelinde küreselleşmenin yaşanmakta olan fakirliği hangi yollardan ve ne şekilde etkilediği araştırılmıştır. Son bölüm olan dördüncü bölümde küreselleşme süreci iki döneme ayrılmış, DB resmi sitesi üzerinden alınan verilerin işlenmesi ile bölgesel bazlı büyüme, ihracat ve kişi başına düşen GSYİH veri analizi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fakirlik, Küreselleşme, Yoksulluk Sınırı, İhracat, Doğrudan Yabancı Yatırımlar, Kişi Başına Düşen GSYİH.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonomi politikalarıFakirlik tuzakları+5
İlknur Karaca
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli mültecilerin emek piyasasına etkisi

Suriye'de meydana gelen iç savaş sebebiyle Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan, sayıları yaklaşık 3,6 milyona ulaşan Suriyeli mültecilerin Türkiye emek piyasasına etkisini inceleyen birçok araştırma bulunmaktadır. Bu çalışmada öncelikle Türkiye'de emek piyasasının yapısal özellikleri dikkate alınarak söz konusu araştırmaların bulgularına yer verilmektedir. Sonuç olarak Suriyeli mültecilerin Türkiye emek piyasasına katılmalarının gerek ekonomik gerekse toplumsal açıdan bir takım riskleri de beraberinde getirdiği gerçeğine ulaşılmıştır. Bu bağlamda Suriyeli mültecilerin Türkiye emek piyasasının yapısını değiştirdiği, işsizliği ve kayıt dışı istidam oranlarını arttırdığı ayrıca yerel halk ile haksız rekabete yol açarak ücretleri düşürdüğü sonucuna varılmıştır.

GöçmenlerKayıt dışı istihdamMülteciler+4
Öznur Kaya
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Merkez Bankası enflasyon hedeflemesi rejimi ve enflasyona etkisi: Teorik ve ampirik bir analiz

Enflasyon 18 yüzyıldan daha uzun bir geçmişi olan bir olgudur. İlk enflasyon Roma döneminde metal paraların değerinin düşürülmesi sonucu oluşmuştur. Enflasyonun iktisadi olarak rahatsız edici bir olay olduğu ise son yüzyılda kabul edilmiştir. Bu çalışmada döviz kurundaki değişimlerin enflasyon üzerindeki etkisi incelenmiştir. Türkiye uzun yıllar yüksek enflasyonun acı reçetesine maruz kalmış bir ülkedir. Türkiye liberalleşme sürecinde sermaye hareketlerini serbest bırakmış ve Türk Lirasının Dünya paraları karşısında konvertible olmasına izin vermiştir. Bu sebeple Türkiye'nin enflasyonla mücadele konusunda başarılı olması için döviz kurunda istikrar sağlanması çok önemlidir. 1977 yılından itibaren sürekli yüksek enflasyon dönemine giren Türkiye 2006 yılından itibaren açık enflasyon hedeflemesi rejimini uygulamaktadır. Bu kapsamda Enflasyon hedeflemesi rejiminin enflasyon beklentilerini yönetmesi üzerindeki başarısı, bu rejimde para arzının rolü ve hedefle gerçekleşen enflasyon arasındaki durum incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Enflasyon hedeflemesi, enflasyon beklentisi, döviz kuru, enflasyon, merkez bankası, para arzı

Döviz kuruDöviz kuru politikalarıEkonomi politikaları+4
Sabri Kurtoğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin serbest ticaret anlaşmaları, Güney Kore örneği ve dış ticarete etkileri

Türkiye, ihracata yönelik sanayileşme politikasını uygulamaya başladığı tarihten itibaren pek çok ülke ile etkin dış ticaret ilişkilerinde bulunmuştur. Dış ticaretin faydalarını arttırmak, ülkenin mal ticaretini en verimli hale getirmek için ekonomik entegrasyonlara dâhil olmuştur. Bu ekonomik entegrasyonların en çok tercih edilen türlerinden olan serbest ticaret anlaşmaları, günümüz Türkiye ekonomisi ve gelecek dinamikler için önemli bir rol oynamaktadır. Dış ticareti en etkin hale getirmek, iç piyasa rekabetini arttırmak, maliyetleri düşürmek, yeni pazarlara ulaşmak ve kaynak verimliliğini sağlamak amacıyla ülkeler serbest ticaret anlaşmaları imzalamaktadırlar. Geçmişte ülkeler, taşımacılık maliyetlerini minimuma indirmek ve kültürel yakınlık gibi sebeplerle coğrafi konumuna en yakın ülkelerle ekonomik entegrasyon sağlamaktaydı. Fakat günümüz değişen dengeleriyle artık dünyanın uç kesiminde yer alan bir ülkeyle de serbest ticaret anlaşmaları imzalanmaktadır. Yakın konumda bulunan serbest ticaret anlaşmaları sağlayan pek çok ülkeye nazaran da verimli sonuçlar elde edildiği görülmektedir. Bunun en belirgin örneği ise bu çalışmada da incelenecek olan Türkiye ve Güney Kore serbest ticaret anlaşmasıdır. Bu çalışma Türkiye'nin Avrupa Birliği ile birlikte girdiği Gümrük Birliği sürecinin bir sonucu olarak yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmalarından biri olan Güney Kore-Türkiye serbest ticaret anlaşması ile ilgilidir. Bu kapsamda ''Serbest ticaret'' kavramı açıklanacak olup, Türkiye'nin imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmaların gelişimi ve sonuçları ele alınacaktır. Bu çerçevede Türkiye ve Güney Kore arasında yapılan serbest ticaret anlaşmasının nedenleri, gelişimi ve serbest ticaret anlaşmalarından elde edilen olumlu, olumsuz sonuçları değerlendirilecektir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise iki ülke arasında gerçekleşen serbest ticaret anlaşmalarının etkilerini analiz etmek amacı ile RCA(Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler), RXA(Göreli İhracat Üstünlüğü) ve endüstri içi ticaret verileri değerlendirilecektir.

AnlaşmalarGüney KoreSerbest ticaret anlaşmaları+3
Yasemin Yavuz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00