Dokuz Eylül University
Department

Department of Economics

Dokuz Eylül University

172

Archived Theses

2

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası Finansal Krizlerin Temel Kaynakları: Yabancı Para Cinsinden Borçlanma ve Temel Günah

Yabancı para birimi cinsinden borçlanma, özellikle gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) için oldukça önemli bir finansman kaynağı oluşturmaktadır. Yabancı para cinsinden borçlanma ekonominin temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamakla beraber, yanlış dış borç yönetimi zaman zaman finansal krizlerin oluşmasını tetikleyen, derinleştiren ve ülkelerin büyüme süreçlerini kesintiye uğratan nedenler arasında da yer almaktadır. Temel günah (TG) sorunu ekonomi literatüründe ülkelerin uluslararası piyasalarda kendi para birimi cinsinden borçlanamamaları olarak tanımlamıştır. Bu tezin amaçlarından biri TG probleminin nedenlerine ilişkin öne sürülen bazı yaklaşımların sınanmasıdır. TG'nin belirleyicileri ve bu değişkenlerin marjinal etkileri panel veri çift sensörlü tobit yaklaşımı yardımıyla 1990?2012 yılları arasında 41 ülke için tahminlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ülke ekonomisinin büyüklüğünün ülkelerin TG probleminin uluslararası bileşeninde önemli bir etken olduğu tespit edilmiştir. Ülkenin ekonomik ve finansal gelişmişlik düzeyinin problemin çözümünde önemli olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Güçlü politika ve kurumların, kredibilitesi yüksek bir para politikasının ve dalgalı kur rejiminin varlığı sorunun açıklanmasında önem arz eden diğer faktörler olarak belirlenmiştir. Yabancı para cinsinden borcun, finansal krizlerin ortaya çıkmasındaki etkisi ise panel probit veri yöntemiyle, 1990?2010 yılları arasında 39 ülke için tahminlenmiştir. Yabancı para cinsinden borcun her zaman finansal krizlere sebep olmadığı çalışmada varılan en temel sonuçlardan biridir. Yüksek TG'nin varlığı tek başına krizlerin temel sebebi olmamakla beraber, doğru borç yönetim yaklaşımları ile yönetilmeyen TG, para, bankacılık ve borç krizleri yaşanma olasılığını artırmaktadır. Varılan diğer önemli bir sonuç ise; bankacılık ve para krizlerinin temel sebeplerinden biri olan para birimi uyuşmazlığı, ekonomik birimlerin borç yapılarını daha da kırılgan hale getirerek, borç krizlerini tetiklemektedir.

Borç kriziDış borç yönetimiDış borçlanma+1
Ela Çolpan Nart
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni ekonominin maliye politikalarına yansımaları

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin sonucunda, ekonominin işleyiş şekli değişim göstermeye başlamıştır. Bu gelişmeler neticesinde, eskisinden farklı yeni bir ekonomiye geçildiği üzerinde görüş birliği oluşmuş ve bu dönem `yeni ekonomi' olarak adlandırılmıştır.Yeni ekonomi, eskisine kıyasla bir takım farklılıkları beraberinde getirmiş, çok sayıda mikro ve makro ekonomik sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yeni ekonominin maliye politikaları üzerinde yarattığı etkiler, araştırmacıların ve politika yapıcıların yoğun ilgisini çekmiştir. Bu bağlamda, maliye politikalarının yeni ekonomide uygulanabilir olup olmadığı tartışmaları ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle hazırlanan bu çalışmanın amacını, yeni ekonominin maliye politikaları üzerinde herhangi bir etki yaratıp yaratmadığını tespit etmek, şayet yaratıyorsa yeni ekonomide maliye politikalarının nasıl uygulanması gerektiğini ortaya koymak oluşturmaktadır. Bu amaçla çalışmada öncelikle, yeni ekonomi kavramına değinilmiş, ardından geleneksel maliye politikaları ve bu politikaları etkileyen faktörler ele alınmıştır. Daha sonra ise, yeni ekonominin maliye politikaları üzerindeki etkileri ve yeni ekonomide uygulanması gereken maliye politikaları üzerinde durulmuştur.Çalışmanın sonucunda, yeni ekonomide maliye politikası araçlarından özellikle vergi politikası uygulamasının güçleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca, bireylerin yeni ekonomide bilgiye çok daha hızlı ulaşabilmesinin politika etkinsizliğine sebep olabileceği, bu nedenle yeni ekonomide daha çok kurala dayalı politikaların takip edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Nihayetinde, maliye politikasının önemli bir engelini oluşturan gecikmeleri engelleyebilmek içinse, bağımsız bir maliye politikası kurulunun oluşturulması gerektiği önerisinde bulunulmuştur.

EkonomiEkonomi politikalarıFinans+3
Levent Yahya Eser
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi

Ekonomi literatüründe, gelişmiş bir finansal sistemin piyasa tıkanıklıklarının üstesinden gelmeye ve ekonomik büyümeyi hızlandırmaya hizmet edeceği belirtilmektedir. Fonksiyonlarını yerine getiren bir finansal sistem, kıt kaynakların en verimli alanlara transfer edilmesini sağlamak yoluyla etkinlik ve verimliliği yükseltmektedir. Bu çalışma, finansal sistemin gelişmesinin bahsedilen ilişki bağlamında ekonomi üzerinde bir etkiye sahip olup olmadığını incelemektedir. Çalışma, ekonomik büyüme ile finansal gelişme arasındaki ilişkiyi bulmaya çalışmaktadır. Bu amaca ulaşmak için, birinci bölümde finansal sistem özetlenmektedir. Bu bölümde, finansal sistemin, araçların ve aracıların tanımı ve finansal sektörün düzenlenmesi konularına yer verilmektedir.İkinci bölümde, finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki, dünyadaki finansal gelişmelere yoğunlaşmış teorik ve ampirik çalışmalar incelenerek açıklanmaktadır. Finansal gelişmenin tanımı, ekonomik büyümeyle ilişkisi, finansal gelişme ve finansal gelişme ölçülerine değinilmekte; bu ikisi arasındaki ilişkileri sınayan ampirik çalışmalar ve teorik çalışmalarla bahsedilen ilişkiye dair farklı bakış açıları ortaya konulmaktadır.Üçüncü bölümde, Türkiye'de finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi açıklanmakta ve test edilmektedir. Öncelikle, Türkiye'de finansal gelişme süreci özetlenmektedir. Daha sonra, finansal gelişmenin ölçüleri, Türkiye örneğinde ortaya konulmakta ve Türkiye'de finansal gelişme ve ekonomik büyüme konusunu inceleyen ampirik çalışmaların bir kısmı özetlenmektedir. Uygulama kısmında ise 1987-2006 döneminde Özel Sektöre Verilen Krediler/GSYİH, Yurtiçi Krediler/GSYİH ve Özel Kesime Verilen Krediler/Yurtiçi Krediler ile Reel GSYİH değişkenleri kullanılarak, Eşbütünleşme Analizi ve Granger Nedensellik Testi yapılmakta ve ekonomik büyüme ile finansal gelişme arasında uzun dönem ve kısa dönem ilişkinin varlığı araştırılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Finansal Gelişme, Ekonomik Büyüme, Koentegrasyon, Nedensellik.

BüyümeEkonomik büyümeFinansal gelişme+1
Bülent Akdemir
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni Keynesyenlerde fiyat ve ücret katılıkları: Türkiye örneği

Yeni Keynesyen ekonomi, 1970'li yıllardaki teorik krize bir tepki olarak 1980'li yıllarda ortaya çıkmıştır. Yeni Keynesyen iktisatçılar eksik bilgi, menü maliyetleri, toplam talep dışsallıkları, yakın rasyonel davranış, kademeli fiyat ve ücret ayarlamaları, zamana ve duruma bağlı fiyat ve ücret ayarlamaları, eşgüdüm başarısızlıkları, tüketici piyasaları, stok teorileri, girdi çıktı tabloları, zımni sözleşmeler, içerdekiler dışarıdakiler teorisi ve etkin ücret nedeniyle nominal bir şokun reel aktivite üzerinde güçlü ve uzun süreli etki yaratacağını savunmuşlardır. Fischer (1977) ve Taylor (1979a), beklentilerin rasyonel olması durumunda dahi uzun dönemli nominal sözleşmelerin çıktı ve istihdam gibi reel değişkenler üzerinde etkiye neden olabileceğini göstermişlerdir.Yeni Keynesyenler, nominal fiyat ve ücret katılıkları kısa dönem parasal yanlılığın önemli bir kaynağı olduğu için nominal katılıklara büyük önem vermişlerdir. Bu çalışma 1994-2009 dönemi itibariyle Türkiye'de tüketici fiyatlarının nominal fiyat katılık derecelerini ve 1994-2008 dönemi itibariyle Türkiye'de imalat sanayi sektörlerinde nominal ücret katılık derecelerini incelemektedir. Bunun yanı sıra bu çalışma, fiyat ve ücret değişimlerinin kademeli ya da eş zamanlı olup olmadığını, fiyat ve ücret değişim davranışlarının homojen ya da heterojen olup olmadığını ve fiyat ve ücret değişim kararlarının zamana ya da duruma bağlı olarak alınıp alınmadığını analiz etmektedir.Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre tüketici fiyatlarının ortalama fiyat değişim frekansı 0,747'dir. Tüketici fiyatlarının ortalama fiyat azalış ve artış frekansları sırasıyla 0,121 ve 0,627'dir. Fiyat değişimlerinin önemli bir kısmı fiyat artışlarından oluşmaktadır, fakat fiyat azalışları yaygın değildir. Tüketici fiyatlarının değişim davranışı kademeli ve homojendir. Kamu imalat sanayi ortalama ücret azalış ve artış frekansları sırasıyla 0,314 ve 0,666'dır. Özel imalat sanayi ortalama ücret azalış ve artış frekansları sırasıyla 0,227 ve 0,767'dir. Ücret değişimlerinin önemli bir bölümünü ücret artışları oluştururken ücret azalışları sık sık gerçekleşmemektedir. Bunun yanı sıra fiyat ve ücret davranışı hem zamana hem de duruma bağlı fiyat ve ücret ayarlama kuralına dayalı olarak gerçekleştirilmektedir. Enflasyon oranı fiyat ve ücret ayarlamaları açısından oldukça önem arz etmektedir. Sonuçlara göre Türkiye ekonomisi için nominal fiyat ve ücretler aşağı doğru katılık sergilemektedir.

FiyatFiyat hareketiNominal fiyat katılığı+4
Zehra Abdioğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yönetici demografik faktörlerinin mevduat bankacılığı performansına etkileri

Bu çalışma, Türk Bankacılık Sektörü'nde yönetici demografik faktörlerinin mevduat bankacılığı performansına etkilerini araştırmaktadır. Söz konusu etkinin ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, 2003-2009 döneminde faaliyet gösteren otuz mevduat bankası tez çalışmasının kapsamı içerisindedir.

BankacılıkBankacılık sektörüDemografi+7
Oğuzhan Sungur
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Neoliberal iktisat politikalarının kriz oluşumuna etkisi: Türkiye örneği

Gelişmekte olan ülkelerin 1980 sonrası uyguladıkları neoliberal iktisat politikaları, 1990'lı yıllarda yaşanan finansal krizlerin nedeni olarak görülmüştür. Neoliberal politikalar neoklasik ekonomi kuramına dayalı, temelde kapitalist üretim ilişkilerinin tüm dünyaya yayılmasını hedefleyen yeni bir küreselleşme dalgasının politika aracıdır. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası aracılığıyla, IMF yapısal uyum programları adı altında uygulama alanı bulan neoliberal politikalar, gelişmekte olan ülkeler açısından bir bakıma kapitalistleştirme süreci olarak tanımlanabilmektedir. Bu bağlamda kapitalizmin doğuşu ve gelişimi, bu güne kadar geçirmiş olduğu dönüşümün incelenmesi, içeride kendiliğinden gelişen bir kapitalizm ile dışarıdan enjekte edilen bir kapitalizmin kriz dinamiklerini oluşturan yapısını anlamada yaralı olmaktadır. Bu çalışmada finansal kriz olarak ortaya çıkan gelişmekte olan ülke krizlerinin, esas itibariyle sermaye birikiminde neoliberal dönüşümle birlikte yaşanan çelişkilerin sürdürülemeyerek açığa çıkmasına neden olan kapitalist krizler olduğu üzerinde durulmaktadır.Washington Uzlaşması ile başlayan neoliberal yeniden yapılanmanın serbestleşme politikaları tüm dünyada ve gelişmekte olan ülkelerde makro ekonomik dengelerin bozulmasına yol açmıştır. Neoliberal iktisat politikaları, sermaye birikiminin devamlılığını sağlayan genişleyen yeniden üretim sürecini sekteye uğratarak, birikimdeki çelişkili yapının devamlılığını hassas dengeler üzerine kurmaktadır. Bu çalışmada Türkiye özelinde, neoliberal politikaların makro ekonomik göstergeler üzerindeki etkileri ve kriz oluşumuna zemin hazırlayan çelişkileri yaratan sistematiği anlatılmıştır.Neoliberal politikaların küresel ekonomiye eklemlenme amacıyla belirledikleri serbestleşme hedefleri, gelişmekte olan ülkelerin sermaye birikim sürecinde çelişkiler yaratmaktadır. Neoliberal politikalar ,ülkeleri dışa bağımlı ve finansal sermaye girişlerine ihtiyaç duyan bir ekonomik yapıya dönüşmüştür. Bu yapıdaki çelişkili birikim modeli, ülkelere kriz zemini hazırlamaktadır. Bu zeminden çıkış ancak ülke özgüllüklerine göre belirlenen iktisat politikaları aracılığıyla sağlanabilir.Neoliberal politikalarla kapitalizmin ilişkilendirilmesinde, politikaların toplumsal dokunun bozulmasında ve çözülmesinde oynadığı önemli rol dikkate alınmıştır. Teorik açıklamalarda zaman zaman kapitalizmin eleştirisi açısından etkili bir kaynak olarak gördüğümüz Marksist İktisat teorisinden yararlanılmıştır.

Ekonomi politikalarıGelişmekte olan ülkelerKapitalizm+4
Müge Turgut
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of foreign trade and economic growth in Azerbaijan

The relationship between export performance and economic growth, and the role of exports in economic growth is a popular debate subject among development economists. Theoretically, exports are expected to increase economic growth by generating a greater capacity utilization; achieving technological progress; creating employment and increasing labor productivity; increasing specialization; improving allocation of scarce resources in the economy; relaxing the current account pressures by increasing the country?s external earnings and attracting foreign investment; increasing total factor productivity and consequently the welfare of the country.The aim of this study is to test the export-led growth hypothesis for the Republic of Azerbaijan. Azerbaijan is an oil-exporting country and the share of oil and oil products in total exports is 96 percent in 2008. This export structure is an indication of small-scale production of other goods in Azerbaijan that are expected to compete in world markets. Dependence of exports on oil can make Azerbaijan face the ?Dutch Syndrome?. Therefore, development of non-oil sectors of Azerbaijan must be in focus.In this thesis, the export-led growth hypothesis is tested for Azerbaijan using cointegration and error correction model techniques for the 1996-2008 period. Long-run and short-run relationship was found between real GDP, and exports and imports. The results fail to find any support for the proposition that exports Granger cause GDP. However, real GDP Granger causes exports. The findings of this study showed that export-led growth hypothesis is not valid for Azerbaijan.The increasing foreign capital inflows to the Azerbaijan?s oil sector partially explain the causality from real GDP to exports. The share of foreign capital in oil sector is remarkably high in Azerbaijan. Signing of ?Contract of the Century? regarding the production of oil in the Caspian Sea in 1995, and construction of the ?Baku-Tbilisi-Jeyhan? oil pipeline between 2002 and 2005, increased the volume of foreign capital inflows to the country. These capital inflows increased oil production and productivity in the sector and GDP of Azerbaijan.

AzerbaijanEconomic analysisEconomic growth+6
Elnur Alakbarov
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinin ekonomi politikalarına etkilerinin analizi: Türkiye örneği

Küreselleşme, modern çağların toplumsal birikimlerinin bir sonucu olarak özellikle 1970'lerle birlikte yükselen görece yeni bir süreçtir. Her ne kadar 15. yüzyılla gelişen dünya çapında ticaretle ve/veya sonraki dönemlerde kapitalizmin gelişmesiyle açıklandığı görülse de, küreselleşme, tarihsel köklerinin oluştuğu dönemlerdekinden çok farklı niteliksel-yapısal gelişmeler göstermektedir.Küreselleşmenin açıklanmasına yönelik pek çok teorik yaklaşım söz konusudur. Bu yaklaşımlarda, küreselleşmenin bütünsel, çok boyutlu bir süreç olduğuna ve bu boyutlar arasında karmaşık bağlantılılığın bulunduğuna dikkat çekilmektedir. Küreselleşmenin ideolojik, kültürel, bilimsel-teknolojik, politik, ekonomik boyutları arasında karşılıklı olarak birbirini etkileme süreçleri yaşanmaktadır. Bu ağ ilişkisi, küresel çapta birbiriyle bağlantıda olan karar birimlerinin faaliyetlerine de yansımaktadır.Küresel kapitalizm teorisi, küreselleşmeyi açıklayan yaklaşımlardan biri olarak, küreselleşmenin özellikle ekonomik boyutuna vurgu yapmaktadır. Bu teoriye göre; küreselleşme, ulus-ötesi pratiklerle meydana gelmekte; ulus-ötesi üretim ağları ve ulus-ötesi şirketler küreselleşmenin temel özelliklerini oluşturmaktadır. Politik boyutta ulus-ötesi kapitalist sınıf ve ulus-ötesi devlet oluşumlarıyla, kültürel boyutta tüketimcilik kültürü-ideolojisi, küreselleşmenin ekonomik boyutunu tamamlamaktadır. Ulus-devletlerin ekonomi politikaları da küresel kapitalizm temelinde geliştirilmekte; küreselleşme sürecinde ekonomi politikaları niteliksel-yapısal bir değişimden geçmektedir.Küreselleşme sürecinin ekonomi politikalarına etkisi, küresel kapitalizmin işleyişine uygun ekonomik sistem-düzen politikasının geliştirilmesi eksenindedir. Ekonomik sistemin liberalleştirilmesi ilkesine destek olacak nitelikte, liberal hükümetlerin ve ulus-üstü kurumların politika yapımı söz konusu olmakta; piyasa globalizmi, ulus-üstü kurumların koşulsallığı ve ulus-ötesi kapitalist sınıfın çıkarları, politika yapımındaki temel güdüler olarak belirmektedir. Bu temeldeki ekonomi politikası yapımında, ekonomik sistemin liberalleştirilmesi ile ekonomik sürecin fiyat istikrarı ve büyüme amaçlarına öncelik verilmektedir. Bu amaçlara uygun olarak da, ekonomiyi liberalleştirici hukuk altyapısı ile sıkı para ve maliye politikaları bağlamında araçlar öne çıkarılmaktadır.1980'lerle birlikte küreselleşme sürecine daha köklü şekilde katılmaya başlayan Türkiye'de de ekonomi politikaları küresel kapitalist pratiklere ışık tutacak yönde olmuştur. 24 Ocak Kararları ile başlayan ekonomik sistem ve düzeni liberalleştirmenin kurumsal altyapısı, küresel kapitalizmle uyumlu bir sosyo-ekonomik sistem yaratmıştır. Bu süreçte, liberal programlara sahip hükümetler iktidara gelmiş, Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi, küresel ekonomi politikası geliştiren uluslararası kuruluşlara verilen sözler bağlayıcı olmuş ve ulus-ötesi kapitalist sınıf ile yerli kapitalist sınıfın çıkarları ekonomi politikası yapımında baskın olmuştur.Türkiye'nin ekonomi politikası yapımına dayanan ekonomik süreç politikası amaçları olarak fiyat istikrarı ve büyüme konusunda ise, çok da başarılı olunamamıştır. Bu amaçlara yönelik sıkı para ve maliye politikaları uygulansa da, sonuçlar, 1980'ler öncesinden daha iyi olmamıştır.

Ekonomi politikalarıEkonomik etkiKüreselleşme+1
Timuçin Yalçınkaya
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

Related variety in sectoral growth in Western Anatolia

The purpose of this thesis is to examine the existence of agglomeration economies (external economies) in Western Anatolian region of Turkey and the impact of agglomeration economies on regional growth in this area. For this purpose, employment growth, productivity growth and GDP per capita growth of cities are used as indicators of economic growth. In the analysis, the data which is designed for Turkey?s 35 most developed cities that are concentrated in Western Anatolia in the four-digit level of ISIC Revize.3 manufacturing industry (international industrial classification) is covering the years 1992-2001; also, GMM (Generalized Method of Moments) dynamic panel analysis methods are applied that is proposed by Arellano and Bond(1991).In addition to examining the impact of the agglomeration economies on cities growth, the difference of this dissertation from other studies in the literature is that it distinguished industrial diversity/ variety (Jacobs externalities) as related variety and unrelated variety.According to regression results, although MAR, Porter and Jacobs externalities have positive effect on employment growth, the effect of MAR and Porter externalities have been decreasing while the effect of Jacobs externalities (related variety) have been increasing over time. Regarding the productivity growth, the positive effect of MAR externalities and urbanization economies are founded; moreover, wage growth investment growth has positive effect on productivity growth. The only long-term positive impact of urbanization economies is found for gross domestic product per capita growth. In addition, historical and dynamic conditions of the cities should play an effective role in agglomerations and externalities as well as growth of cities. As a result, historical structure and aim of the policy should be taken into consideration while determining the regional policy of cities as well as the effects of externalities should not be forgotten.

West AnatoliaExternal growthExternality+4
Kurtuluş Kıdık
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kredi değerliliğinin ölçülmesinde TOPSIS yöntemi ve bir uygulama

Bu çalışmada, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin finansal tablolarından hareketle elde edilen göstergeler kullanılarak, şirketlerin kredi değerliliklerinin belirlenmesine yönelik bir model geliştirilmiştir. Çalışmada çok kriterli karar verme yaklaşımına dayalı TOPSIS yöntemi kullanılmıştır. TOPSIS yöntemi belirli ağırlıkları dikkate alarak, tüm kriterlerin birlikte değerlendirilmesine olanak veren çok kriterli bir karar verme yöntemidir. TOPSIS yöntemi uygulaması kolay, çok sayıda kriter ile alternatifi bir araya getirip eş zamanlı çözüme ulaşabilen bir yapıya sahiptir. Yöntem bu yapısı nedeniyle, gerçek hayatta hem kişisel hem de kurumsal sorunların karmaşık yapılarına çözüm getiren bir analiz aracıdır.TOPSIS yönteminin uygulanmasında, her bir şirket için finansal oranlar kullanılarak karar matrisi oluşturulmuş ve her biri için tek bir kredi notu hesaplanmıştır. Hesaplanan kredi notuna göre örnek işletmelerin kredilendirme kararı verilmiştir.Bu araştırma ile, Türk Bankacılık Sektöründe kredi değerliliğinin ölçüm sürecinde kullanılan yöntemlerin sınırlı olması ve yüksek maliyeti sebebiyle daha matematiksel, kolay uygulanabilir ve anlaşılabilir, gerçekçi yöntemlerin kullanılabilirliği ortaya konulmak istenmiştir.

Finansal tablolarKredi değerlendirmesiKredi değerliliği+3
Mekselina Alpay
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00