Kütahya Dumlupınar University
Institute

Institute of Educational Sciences

Kütahya Dumlupınar University

134

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Öğretmen Adaylarının Çevre Okuryazarlık Farkındalık Düzeylerinin anabilim dalı ve sınıf düzeyine göre incelenmesidir. Bu amaçla farklı üniversitelerde öğrenim gören öğretmen adaylarına "Kişisel Bilgi Formu" ile "Çevre bilgisi, çevreye yönelik tutum, çevre ile ilgili kullanımlar ve çevre sorunları" olmak üzere dört temadan oluşan "Çevre Okuryazarlığı Ölçeği" uygulanmıştır. Bu çalışmada, tarama modeli ve kümeleme örneklem tekniği kullanılmıştır. Evrenini, Celal Bayar ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, örneklemini ise 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Sosyal Bilgiler, Türkçe, Fen Bilgisi ve Sınıf öğretmenliği anabilim dalında öğrenim gören 1. ve 4. sınıfa devam eden 1605 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), çoklu karşılaştırma testi Tukey uygulanmıştır. 1. sınıf Sosyal Bilgiler, Türkçe, Fen Bilgisi ve Sınıf öğretmen adaylarının anabilim dalına göre "Çevre bilgi, kullanım, tutum ve çevre sorunlarına ilgi puanlarında anlamlı fark bulunmamıştır. 4. Sınıflar değerlendirildiğinde ise anabilim dalına göre "çevre bilgi, kullanım, tutum ve çevre sorunlarına ilgi" puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Sınıf düzeyinin çevre bilgi, kullanım, tutum ve sorunlarına ilgileri üzerindeki etkisine bakıldığında Fen Bilgisi ve Sınıf Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adayları arasında anlamlı fark bulunurken, Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adayları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Çevre okuryazarlığında ise Fen Bilgisi ve Sınıf Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adayları arasında anlamlı fark bulunurken, Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adayları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Çevre ve eğitim, çevre okuryazarlığı, çevreye yönelik tutum ve sorunlar.

Aday öğretmenlerÇevreÇevre okuryazarlığı+2
Esra Ünlü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin bilimsel süreç becerilerinin kazandırılmasına yönelik görüşlerinin belirlenmesi

Bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin bilimsel süreç becerilerinin ilkokul öğrencilerine kazandırılmasına yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, temel nitel araştırma yaklaşımı ile desenlenmiştir. Çalışmanın verileri 8 sınıf öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme metodu ile toplanmıştır. Çalışmanın analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelerin analizi ile aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: • Sınıf öğretmenlerinin bilimsel süreç becerilerini alanyazındaki haliyle tanımlamakta güçlük çektikleri ancak günlük hayat tecrübeleri ile kavramsallaştırmalarda bulunabildikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Sınıf öğretmenleri ilkokulda sadece temel bilimsel süreç becerilerini değil aynı zamanda bütünleştirilmiş bilimsel süreç becerilerini de kazandırmanın önemli olduğunu belirtmişlerdir. Bütünleştirilmiş bilimsel süreç becerilerini kazandırmanın önemli olduğu görüşünü sunan öğretmenlerimizden biri doktora biri ise yüksek lisans düzeyindedir. Aynı zamanda lisans mezunu bazı öğretmenlerin ilkokulda önemli olduğunu düşündükleri becerilerin bilimsel süreç becerisi kapsamına girmediği sonucuna da ulaşılmıştır. • Sınıf öğretmenleri ilkokulda bilimsel süreç becerilerini önemli görme nedenlerini becerilerin bireye ve topluma kazandıracakları üzerinde şekillenecek biçimde dile getirmişlerdir. • Sınıf öğretmenleri zorlandıkları becerileri, temel ve bütünleştirilmiş bilimsel süreç beceriler olarak dile getirmişlerdir. • Sınıf öğretmenleri bilimsel süreç becerilerini kazandırmakta zorlanma nedenlerini öğrenci, okul, çevre ve program olarak öne sürmüşlerdir. Katılımcılar becerileri kazandırmakta zorlanılma nedeni olarak yeterli okuma etkinliklerinin yapılamamasını belirtmişlerdir. Bu, bilimsel süreç becerileri ile okuduğunu anlama becerisi etkinliklerinin eş-zamanlı yürütülmesinin öneminin alanyazına ek olarak öğretmenler tarafından da dile getirildiğini göstermektedir. • Sınıf öğretmenleri bilimsel süreç becerilerinin kazandırılmasına yönelik önerilerini program, öğretmen eğitimi, veli ve okul yönetimini kapsayacak şekilde belirtmişlerdir. Ancak öğretmenler, özellikle öğretmen eğitimi konusunda hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim çalışmalarının, bilimsel süreç becerilerinin kazandırılmasında etkili olacağını vurgulamışlardır.

Bilimsel süreçSınıf öğretmenleriİlkokul öğrencileri
Aybüke Baştürk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal iletişim kavramının katılımcı demokrasi anlayışına katkılarının Cumhurbaşkanlığı örneğinde incelenmesi: 2009 - 2013 dönemi

Bu araştırma, kurumsal iletişim gibi son dönemde önemi giderek artan bir kavramın, demokrasinin en modern ve ileri şekli olarak kabul edilen Katılımcı Demokrasi anlayışına yaptığı katkıları, Türkiye'nin kurumsal iletişimde gelişmiş devlet kurumu olan Cumhurbaşkanlığı örneğinde incelenmesi amacına yöneliktir. Daha önce benzer bir çalışmanın Cumhurbaşkanlığı Kurumu özelinde yapılmaması sebebiyle bu çalışma özgün bir değere sahiptir. Bu araştırmada, "Teknolojik gelişmeler çerçevesinde oluşturulan kurumsal iletişim çalışmalarının Cumhurbaşkanlığı kurumu özelinde katılımcı demokrasi anlayışına katkısı nedir?" sorusuna cevap aranmıştır. Katılımcı demokrasinin gereği olarak vatandaşların yönetime ne kadar katıldıkları, demokratik haklarının farkında olup olmadıkları, kamu kurumlarından memnun olup olmadıkları, devlet ile ilişkilerinin ne seviyede olduğu, devlet kurumlarına güvenip güvenmedikleri gibi sorular araştırma konusu yapılmıştır. Bu araştırmada, Cumhurbaşkanlığına başvuru yapan vatandaşların katılımcı demokrasi anlayışlarını derinlemesine anlamlandırmak ve katılımcıların bakış açısıyla katılımcı demokrasi anlayışını yorumlamak için nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni seçilmiştir. Araştırma için 2009-2013 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Kurumsal iletişim Başkanlığı Halkla İlişkiler Müdürlüğüne şahsen, dilekçe ve e-posta yolu ile başvuru yapmış katılımcıların belirlenmesinde, olasılığa dayanmayan amaçlı örnekleme tekniklerinden ölçüt örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın verileri geliştirilen yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada, elde edilen veriler nitel veri analizi ile incelenmiş, içerik ve betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Bulgular, araştırmanın alt problemlerine göre katagorize edilerek yorumlanmıştır. Vatandaşların, "demokrasi" ve "katılımcı demokrasi" gibi temel kavramlar hakkındaki görüşleri Cumhurbaşkanlığı makamına başvurmayı bir demokratik hak olarak görüp görmedikleri, vatandaşların Cumhurbaşkanlığına müracaat etmesinde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün şahsının ne ölçüde önemli bir etken olduğu, yönetimle ilişkilerindeki beklentileri, vatandaşla devlet arasında ki güven ilişkisi, Cumhurbaşkanlığı tarafından sunulan hizmetin kalitesi ve bilgi alma adına hangi iletişim araçlarından ve yöntemlerinden yararlanıldığı şeklinde yedi kategoriden oluşmuştur. Bu çalışmanın sonuçlarına göre; Vatandaşların görüşlerinin katılımcı demokrasi anlayışıyla örtüştüğü, Cumhurbaşkanlığı kurumuna demokratik hakları olduğu için başvurdukları, başvurularında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kişiliğinin önemli bir rol oynadığı, Cumhurbaşkanlığı dışındaki diğer devlet kurumlarıyla ilişkileri hakkında olumsuz kanaat belirttikleri görülmüştür. Ayrıca, katılımcı demokrasi için önemli olan ''bilinç ve farkındalık'' olgularının katılımcılarda gayet gelişmiş olduğu, Cumhurbaşkanlığı kurumunun sunduğu hizmetlerin katılımcı demokrasinin gelişmesine önemli bir katkı sunduğu ve kurumsal iletişimde başarılı olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, vatandaşların teknolojinin sunduğu yeni olanaklara uyum sağladığı, gelişen teknolojik imkânlar ile yönetime daha fazla katıldığı, üst yönetime kolaylıkla ulaşabilme ve sorgulayabilme imkânı buldukları görülmüştür. Bu kapsamda da ilgili kurumlara bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: kurumsal iletişim, katılımcı demokrasi, sosyal medya, demokratikleşme, demokratik hak, halkla ilişkiler

CumhurbaşkanıDemokratikleşmeGül, Abdullah+4
Ömer Erfidan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Zenginleştirilmiş eğitim programının öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri, problem çözme becerileri ve matematik kaygısı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ZEP (Zenginleştirilmiş Eğitim Programı) uygulanan sınıf ile uygulanmayan sınıftaki ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisi, problem çözme becerisi ile matematik kaygı düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Bu araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Kütahya şehir merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı iki özel okulda öğrenim gören ilkokul 4. sınıf öğrencileri arasından yansız olarak seçilmiş toplam 30 öğrenci ile yürütülmüştür. Deney grubuna, ZEP (Zenginleştirilmiş Eğitim Programı) uygulanırken, kontrol grubuna ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Araştırmada 2x3'lük (deney/kontrol grupları X ön-test/son-test/izleme testi) split plot desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri (ÇPÇE), Matematik Kaygı Ölçeği (MKÖ) ve Cornell Eleştirel Düşünme Becerisi Testleri Düzey X (CEDTD-X) farklı zaman aralıklarında (oturumlar başladığında, tamamlandığında ve sonlandıktan üç ay sonra) olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre; ZEP programına tabi tutulan çocukların bu programa tabi tutulmayan akranlarına kıyasla daha düşük matematik kaygısı taşıdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşılık ZEP ile eğitilen çocukların bu programa tabi tutulmayan akranlara kıyasla daha yüksek problem çözme becerilerine ve daha geniş eleştirel düşünme becerilerine sahip olduklarına dair anlamlı düzeyde istatistiksel bir bulguya rastlanılmamıştır. Ayrıca ZEP'nın alt alanları olan görsel algı, üretkenlik ve düşünme becerilerden sadece üretkenlik ile matematik kaygısı ve eleştirel düşünme arasında pozitif ve anlamlı ilişki bulunmuş olup diğer değişkenler arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme becerisi, matematik kaygısı, problem çözme becerisi, zenginleştirilmiş eğitim programı.

Eleştirel düşünceKaygıMatematik+5
Salim Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Alan değişikliği yapan öğretmenlerin karşılaştıkları mesleki güçlükler

Alan Değişikliği Yapan Öğretmenlerin Karşılaştıkları Mesleki Güçlükler Son yıllarda eğitim alanında yaşanan değişiklikler, milli eğitimde öğretmen istihdamı ve farklı alanlarda öğretmenlerin dağılımı sorununu ön plana çıkarmaktadır. Öğretmenlik mesleği; belli bir alana yönelik formasyona sahip, mesleki ve teknik bilgi, sosyal beceri gibi nitelikleri alana göre değişen bir meslek olarak tanımlanabilir. Bu nedenle üniversitelerin eğitim fakültelerinde verilen eğitim, branşlara göre farklılık gösterebilmektedir. Öte yandan mezuniyet sonrasında alan değiştiren öğretmenler, hem üniversitede kendi alanlara yönelik aldıkları bilgilerin kullanma alanının daralması problemi ile karşılaşmakta, hem de geçiş yaptıkları yeni alanın niteliklerine yönelik, eksikliklerini tamamlama konusunda bir takım sıkıntılar çekmektedir. Bu çalışmada, Kütahya ilinde görev yapan ve alan değiştiren öğretmenlerin, karşılaştıkları mesleki güçlük alanlarının ve bu alanların derecelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, Kütahya ili sınırları içerisinde ki okullarda çalışan ve alan değiştiren 236 öğretmen üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Ankette öğretmenlere kişisel bilgi formu ve mesleki güçlükler anketi uygulanmıştır. Daha sonra öğretmenlerin alan değişikliğinden memnun olma, alan değişikliğini destekleme, alan değişikliğinden pişman olma ve eski alanına geri dönme isteğine göre güçlük puanları kıyaslanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre alan değişikliğinden memnun olmayan, alan değişikliğini desteklemeyen, alan değişikliği yaptığı için pişman olan ve eski alanına geri dönmek isteyen öğretmenlerin; alan değişikliğinden memnun olan, alan değişikliğini destekleyen, alan değiştirdiği için pişman olmayan ve eski alanına geri dönmek istemeyen öğretmenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha fazla güçlükle karşılaştıkları görülmüştür (p<0,05). Araştırma sonuçlarına göre, alan değiştiren öğretmenlerin karşılaştığı güçlükler, öğretmenlerin alan değişikliğinden memnun olmamalarına neden olmaktadır. Bu durumun ise eğitimde kaliteyi düşürdüğü ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Alan değişikliği; branş öğretmenliği; öğretmenlik.

Alan değişikliğiBranş öğretmenleriMesleki sorunlar+2
Yusuf Kemal Yalımkılınç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin kendi algılarına göre yaratıcılık düzeylerini belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Uşak ili merkez okullarda çalışan 84 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Okul öncesi öğretmenlerine Sungur (1997) tarafından Türkçeye uyarlanan Raudsepp (1979) tarafından geliştirilen "How creative are you?" "Ne kadar yaratıcısınız?" ölçeği uygulanmıştır. Yapılan güvenirlik analizi sonucunda ölçeğin güvenirlik katsayısı α=0,893 olarak hesaplanmıştır. Ölçekten elde edilen puanların cinsiyet, yaş, mezun olduğu lise, büyüdüğü yerleşim yeri, anne-baba eğitim durumu, anne-baba mesleği, öğretmenin kullanmayı tercih ettiği öğretim yöntem veya teknikleri, etkinlik alanları gibi değişkenlere göre farklılaşma düzeyleri incelenmiştir. Verilerin analizinde ortalama, standart sapma, t-testi ve tek yönlü varyans analizi, Tukey, Anova, Mann Whitney U ve X2(Ki-Kare) testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın verilerinden elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin, öğrencilerin gelişimlerini değerlendirirken uyguladıkları etkinliklere ve öncelik verdikleri alanlara göre istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görülmüştür. Öte yandan, okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılık düzeylerinin yaş, cinsiyet, mezun oldukları lise türü, çocukluklarının geçtiği yerleşim birimi, anne-baba öğrenim durumu, anne-baba mesleği, kitap okuma alışkınlıkları, çalıştıkları etkinlik merkezine ve okul öncesi eğitim alıp almamalarına göre yaratıcılık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.

Okul öncesi öğretmenlerYaratıcılıkÖlçekler+1
Çetin Çoban
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokullarda okul iklimi ile örgütsel yaratıcılık davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilkokul ve ortaokullarda örgüt iklimi ile örgütsel yaratıcılık arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evreni 2014-2015 eğitim öğretim yılında, Kütahya il merkezinde görev yapan 1935, örneklemi ise oransız küme örneklemesi tekniği ile belirlenmiş olan 342 ilkokul ve ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri, Hoy ve Tarter (1997) tarafından geliştirilen Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel İklim Ölçeği" ve Balay'ın (2010) geliştirdiği "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans analizi ve Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, araştırmaya katılan öğretmenler okul müdürlerinin en çok destekleyici müdür davranışı, daha sonra sırası ile kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı sergilediğini düşünmektedir. Öğretmen davranışları içinde ise meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı, samimi öğretmen davranışı ve umursamaz öğretmen davranışı sergilenmektedir. Öğretmenlerin meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ve samimi öğretmen davranışı cinsiyete; kısıtlayıcı müdür davranışı ve samimi öğretmen davranışı yaşa; samimi öğretmen davranışı kıdeme; kısıtlayıcı müdür davranışı branşa; kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı okul türüne; kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı okuldaki öğretmen sayısına göre değişmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler, örgütsel yaratıcılık alt boyutları arasında en yüksek katılımı sırası ile bireysel boyut, toplumsal boyut ve yönetsel boyuta göstermiştir. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılığın bireysel boyutu ile ilgili görüşleri cinsiyete, yaşa ve kıdeme göre değişmektedir. Katılımcıların destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile örgütsel yaratıcılığın bireysel boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde ilişkiler vardır. Katılımcıların emredici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile ilgili görüşleri ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde; destekleyici müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında orta düzeyde ve aynı yönde; kısıtlayıcı müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında ise düşük düzeyde ve ters yönde ilişkiler vardır. Katılımcıların destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile ilgili görüşleri ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında orta düzeyde ve aynı yönde; emredici müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde; kısıtlayıcı müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında ise düşük düzeyde ve ters yönde ilişkiler vardır.

Okul iklimiOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+7
Yeliz Yurter
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının günlük hayatta nükleer konusu ile ilgili kavramsal anlayışlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının günlük hayatta nükleer konusu (GHNK) ile ilgili kavram yanılgılarını belirlemek ve "cinsiyet", "sınıf" ve "GHNK bilgi kaynağı" değişkenlerinin sınıf öğretmeni adaylarının GHNK ile ilgili kavramsal anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 2015-2016 eğitim yılı güz döneminde Dumlupınar Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Programı'nda öğrenim gören 250 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu kolay ulaşılabilir örneklem yöntemiyle oluşturulmuştur. Çalışmada sınıf öğretmen adaylarının günlük hayatta nükleer konusu ile ilgili kavram yanılgılarını belirlemek için üç aşamalı bir tanı testi geliştirilmiştir. Günlük hayatta nükleer konusu tanı testinin (GHNKTT) geliştirilmesinde betimsel analizlerden istifade edilmiştir. GHNKTT'den elde edilen verilerin analizinde ise betimsel istatistiksel değerler, bağımsız örneklemler için t-testi ve bağımsız örneklemler tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları, sınıf öğretmeni adaylarının GHNK ile ilgili birçok eksik ve yanlış düşünce ve inanışa sahip olduklarını ortaya koymuştur. Tespit edilen kavram yanılgılarının büyük çoğunluğu litarürde ilgili çalışmalarda tespit edilmiş bulgularla benzerlik göstermiştir. Tespit edilen bazı kavram yanılgılarına ilgili literatürde rastlanmadığı için bu çalışmaya ait olduğu düşünülmektedir. Sınıf öğretmeni adaylarının GHNK ile ilgili kavramsal anlayışlarında "cinsiyet" ve "GHNK bilgi kaynakları" değişkenlerinin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisin olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan sınıf öğretmeni adaylarının GHNK ile ilgili kavramsal anlayışlarına sınıf değişkeninin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu görülmüşür. Analiz sonuçları dördüncü sınıf sınıf öğretmeni adaylarının diğer sınıflardaki sınıf öğretmeni adaylarınına göre, günlük hayatta nükleer konusunda bilimsel açıdan daha doğru bir kavramsal anlayışa sahip olduklarını göstermiştir. Bunlara ek olarak GHNKTT'inde, emin olma derecesi (ED) olarak adlandırılan üçüncü aşama hesaba katıldığında tespit edilen kavram yanılgılarının sayısında bir azalma görülmüştür. Bundan dolayı, üç aşamalı çoktan seçmeli tanı testlerinin (KTT) iki aşamalı çoktan seçmeli tanı testlerinden daha seçici ve belirleyici olduğu söylenebilir.

Aday öğretmenlerGünlük yaşamKavram yanılgısı+5
Cengiz Başar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hasan Kallimci'nin çocuk romanlarının incelenmesi

Hasan Kallimci'nin Çocuk Romanlarının İncelenmesi Çocuk edebiyatı, çocukların duygu düşünce ve hayal dünyasına seslenen, çocukların zihinsel ve ruhsal açıdan gelişimlerine katkıda bulunan eserlerden oluşmaktadır. Çocuk edebiyatı sözlü ve yazılı ürünlerden oluşan, hedef kitlesi 16 yaş altı çocuklar olan bir yazındır. Bu edebiyat içerisinde çocuk romanları, çocukların ilgiyle okudukları takip ettikleri bir tür olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu alanda ülkemizde pek çok yazar tarafından eserler oluşturulmuş ve halen oluşturulmaktadır. Çocuk edebiyatı alanında çalışmalar yapan, çocuğu edebi yazınının merkezine alarak eserler veren yazarların çalışmalarının incelenmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla, yaşayan ve hala çocuklara yönelik edebi ürünler ortaya koymaya çalışan yazarlardan Hasan Kallimci'nin eserlerinin incelenmesi ve bilim dünyasına sunulmasının önemli olduğu düşünülmüştür. Çocuklara yönelik hazırlanan eserler pek çok açıdan incelebilir. Bu çalışma günümüz çocuk edebiyatı yazarlarından Hasan Kallimci'nin 3. 4. ve 5. sınıf öğrencilerine yönelik yazmış olduğu romanların incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş ve bu çerçevede doküman incelemesi kullanılmış olup eserler betimsel teknikle analiz edilmiştir. Hasan Kallimci'nin incelenen romanlarında, hayatının önemli bir kısmını öğretmen olarak geçirmesinin vermiş olduğu bir avantajla çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını tespit edip yazılarını buna göre oluşturduğu, romanların içeriği ve eğitsel boyutu, milli ve insani değerleri dikkate alarak yazdığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çocuk edebiyatı, çocuk romanları, Hasan Kallimci, iletiler

Kallimci, HasanRomanTürk romanı+2
Hikmet Degeç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersinde çoklu ortam destekli, canlandırma ve düz anlatım yoluyla öğretimin öğrenci başarısına etkisi

Fen Bilimleri dersinde 7. Sınıf Güneş Sistemi ve Ötesi ünitesinden belirlenen kazanımların öğretiminde canlandırma, çoklu ortam destekli öğretim ve düz anlatım yoluyla öğretimin hangisinin daha etkili olduğunu belirlemek amacıyla yapılan çalışma, Kocaeli ili İzmit ilçesinde bulunan A ve B Ortaokullarından rastgele yöntemle belirlenen 6 sınıfta toplam 130 öğrenciden oluşan örneklemle yürütülmüştür. A Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 75 öğrencinin 35'i kız, 40'ı erkek, B Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 55 öğrencinin 28'i kız, 27'si erkektir. Her iki okuldan rastgele yöntemle seçilen 3'er şubeden sınıflardan 2'si deney grubu olarak birisi de kontrol grubu olarak seçilmiştir. Bu çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Böylece her iki okulda birer sınıf canlandırma yoluyla öğretim için, birer sınıf çoklu ortam destekli öğretim için ve yine birer sınıf düz anlatım yoluyla öğretim için seçilmiştir. Ders planları yöntemlere göre hazırlanmış ve uygulama öncesi tüm gruplara ön test uygulanırken, uygulama sonrasında da son test uygulanmış ve analizler yapılmıştır. Grupların başarıları arasında anlamlı farklar olup olmadığı varyans analizi (ANOVA) yöntemiyle hesaplanmıştır. Farklılıkların ayrıntılarını belirlemek için "post hoc" testlerden Scheffe tercih edilmiştir. Buna göre canlandırma yöntemi ile öğrenim gören öğrenciler çoklu ortam ve düz anlatım yöntemiyle öğrenim gören öğrencilerden daha anlamlı derecede, daha yüksek başarılar göstermişlerdir. Çoklu ortam destekli öğrenim gören öğrenciler ise düz anlatım yoluyla öğretim gören öğrencilere göre daha başarılı çıkmışlardır. Bu veriler göstermektedir ki başlangıçta aralarında hazırbulunuşluk farkı olmayan öğrenciler farklı yöntemlerle yapılan öğretimler sonunda farklı seviyelerde öğrenme meydana getirmişlerdir. Bu yöntemlerden en etkili olan canlandırma yöntemiyken en az etkili olan düz anlatımdır ve tüm yöntemlerin etkililik düzeyleri arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlıdır.

CanlandırmaFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+6
Eda Terzi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00