Malatya Turgut Özal University
OZAL

Malatya Turgut Özal University

Malatya, Türkiye
Founded: 2000
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

226

Archived Theses

0

DOIs Assigned

1

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Hemodiyaliz hastalarında manevi yönelimin hastalık algısı ve anksiyeteye etkisi

Bu araştırma, hemodiyaliz tedavisi alan kronik böbrek yetmezliği hastalarında manevi yönelimin hastalık algısı ve anksiyete üzerindeki etkisini ve bu ilişkide hastalık algısının aracılık rolünü incelemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı desende gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemodiyaliz ünitesinde en az altı aydır tedavi gören, alınma ölçütlerini karşılayan ve katılmayı kabul eden 121 yetişkin hastayla yürütülmüştür. Veriler yüz yüze görüşme tekniğiyle Kişisel Tanıtım Formu, Manevi Yönelim Ölçeği, Kısa Hastalık Algısı Ölçeği ve Durumluk Anksiyete Ölçeği (STAI-I) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, t-testi, varyans analizi, Pearson korelasyon analizi ve Baron-Kenny ile Hayes ölçütleri temelinde bootstrap yöntemli aracılık analizi kullanılmıştır. Hastaların manevi yönelim düzeyleri orta yüksek (85,37±22,97), hastalık algısı orta düzeyde tehdit edici (39,59±12,55) ve anksiyete düzeyleri orta düzeyde (40,81±11,17) bulunmuştur. Manevi yönelim ile hastalık algısı (r=-0,483; p<0,01) ve anksiyete (r=-0,417; p<0,01) arasında negatif yönlü anlamlı, hastalık algısı ile anksiyete arasında ise pozitif yönlü güçlü bir ilişki (r=0,704; p<0,01) saptanmıştır. Aracılık analizinde, manevi yönelimin anksiyete üzerindeki doğrudan etkisinin modele hastalık algısı eklendiğinde anlamsızlaştığı (p=0,181), dolaylı etkinin ise anlamlılığını koruduğu (β=-0,317; %95 GA [-0,417, -0,219]) belirlenmiş; böylece hastalık algısının bu ilişkide tam aracılık rolü üstlendiği kanıtlanmıştır. Modelin anksiyetedeki açıklanan varyansı, hastalık algısının eklenmesiyle %17,4'ten %50,4'e yükselmiştir. Sonuç olarak manevi yönelim, anksiyeteyi doğrudan değil, hastalık algısı üzerinden dolaylı yoldan azaltmaktadır. Manevi yönelimi yüksek olan hastalar hastalıklarını daha az tehdit edici, daha anlamlı ve yönetilebilir biçimde algılamakta; bu algı değişimi anksiyete düzeyini düşürmektedir. Bulgular, hemodiyaliz hastalarına yönelik bütüncül hemşirelik bakımının manevi değerlendirme ve hastalık algısını güçlendiren psikososyal girişimleri kapsayacak biçimde yapılandırılması gerektiğine işaret etmektedir

Böbrek hastalıklarıBöbrek yetmezliği-kronikHastalık algısı
Aslı Tay
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul ve lise müzik ders kitapları içerisinde yer alan eserlerin müzikal analizi

ÖZET Yüksek Lisans Tezi ORTAOKUL VE LİSE MÜZİK DERS KİTAPLARI İÇERİSİNDE YER ALAN ESERLERİN MÜZİKAL ANALİZİ Zeynep TANRITANIR Malatya Turgut Özal Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü̈ Müzik Ana Bilim Dalı 275+xxxvii sayfa 2026 Danışman: Doç. Dr. Ferdi KARAÖNÇEL Bu araştırmada, ortaokul ve lise kademelerinde bulunan ders kitaplarında yer alan eserlerin müzikal analizleri detaylı bir şekilde yapılmıştır. Bu bağlamda, eserlerin; türü, yöresi, makamsal dizileri vb. detaylı bir şekilde incelenerek kademelere göre dağılımları yapılmıştır. Eserlerde analiz sonucunda ayrıntılı olarak elde edilen veriler, sınıflara ve kademelere göre gruplandırılarak tablo verileri grafik halinde görselleştirilmiştir. Araştırma, Milli Eğitim Bakanlığı 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı Müzik Ders kitapları ile sınırlandırılması ve tarama modelinde tasarlanan ve betimsel türde olan bu çalışmada nitel araştırma yöntemi içerisinde yer alan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, eserlerin türsel dağılımında okul müziği ve geleneksel Türk müziği baskınken; makamsal ve tonal yapıda Nihavend, Hüseyni makamları ile Do majör, La minör tonları öne çıkmaktadır. Eserlerin karar sesleri ile perde dağılımında modal yapıya bağlı olarak La sesi ve dar ses aralıkları merkezi odak oluşturmakta; ritmik yapıda 4/4'lük usül öne çıkmaktadır. Nota ve sessiz süre değerlerinde yoğun olarak sekizlik süreler hakimken; eserlerde işlenen konularda ise aşk/sevda ve Cumhuriyet konularının baskın olduğu görülmüştür. Gürlük ve hız terimlerinde yoğun olarak kullanılmış olan eserlerde; besteci, söz yazarı ve derlemeci boyutunda ise Muammer Sun ve Yalçın Tura gibi bestecilik alanında önde gelen isimler ile Türk halk müziği repertuarının oluşturulmasında en önemli rolü olan Muzaffer Sarısözen'in isminden bahsetmek mümkündür. İncelenen ders kitaplarının öğrencilerin müzikal algı gelişim basamaklarıyla uyumlu yapıda tasarlandığı ve kültürel sürekliliğin aktarımına hizmet ettiği düşünülmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Müzik, Müzik Eğitimi, Ortaokul, Lise, Müzik Ders Kitabı.

Zeynep Tanrıtanır
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin çağdaş öğretim yöntemlerini derslerinde kullanım durumlarının incelenmesi

Bu araştırmada, müzik öğretmenlerinin çağdaş öğretim yöntemlerini müzik derslerindeki kullanım durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Durum tespitine yönelik, betimsel türde olan araştırmada, müzik öğretmenlerinin derslerinde çağdaş öğretim yöntemlerini kullanma durumu belli değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmada tarama modelinden faydalanılmış, veriler, araştırmaya gönüllü olarak katılım sağlamayı kabul eden 23 müzik öğretmeninden görüşme tekniği yoluyla edilmiştir. Çalışmanın veri toplama sürecinde, uzman görüşleri doğrultusunda oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, içerik analizi yönteminden yararlanılarak önceden belirlenen temalara göre analiz edilmiş, görüşler doğrultusunda yeni alt temalar ve kodlar oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular ile ders alan katılımcı sayısının çoğunlukta olmasına rağmen lisans öğrenimleri kapsamında ders almayan müzik öğretmeni sayısının da yüksek olması mesleki müzik eğitimi verilen kurumlarda bu açıdan eşit düzeyde ve standart bir eğitim sunmadıkları, lisans öğrenimleri dışında çağdaş müzik öğretim yöntemlerine yönelik ders alan müzik öğretmenleri sayısı ile almayan öğretmenlerin sayısının birbirine yakın olduğu, öğretmenlerin mezun olduktan sonra çağdaş öğretim yöntemleri konusunda kendilerini geliştirmeye istekli oldukları fakat bütün öğretmenlerin yaygın biçimde aynı imkana sahip olmadıkları, müzik sınıfına ve akıllı tahtaya sahip olmalarından dolayı çalıştıkları kurumların fiziki koşullarını yeterli buldukları, bu yöntemleri derslerinde kullandıkları, azımsanamayacak sayıda katılımcının ise uygulama konusunda belli sınırlılıklara sahip olduğu, çağdaş müzik öğretim yöntemlerinin müzik derslerinde kullanılmasını gerekli gördükleri, okullar arası fiziki koşulların farklı olması, materyal eksikliği, sınıf mevcutlarının kalabalık olması ve ders saatlerinin yetersizliği açısından maarif modelin uygulanabilirliğini sınırlandıran temel faktörler olarak tespit edildiği sonuçlarına ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Çağdaş Müzik Öğretim Yöntemleri, Müzik Öğretmeni, Müzik Dersleri.

Deniz Taşdemir
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlarda üriner inkontinansın antropometrik ölçümlerle değerlendirilmesi

Üriner inkontinans (Uİ) kadınlarda fiziksel, psikolojik ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen sağlık problemidir. Üİ'nin antropometrik özellikler ve bölgesel yağ dağılımıyla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, kadınlarda Üİ'nin antropometrik özellikler, deri kıvrım kalınlığı (DKK), yaşam kalitesi ve depresyon düzeyiyle ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 18–65 yaş arası 80 kadın stres üriner inkontinans (SÜİ), urge üriner inkontinans (UÜİ), mikst üriner inkontinans (MÜİ) ve kontrol grubu olarak dört gruba ayrıldı. Katılımcıların çevresel antropometrik ölçümleri, alt ekstremite ölçümleri ve DKK ölçümleri değerlendirildi. Yaşam kalitesi SF-36 ile depresyon düzeyi Beck Depresyon Envanteriyle (BDÖ) değerlendirildi. UÜİ ve MÜİ gruplarında kalça çevresi ölçümleri kontrol grubundan yüksek bulundu (p=0.021). SIAS çevresinin tüm inkontinans gruplarında arttığı belirlendi (p=0.002). Kontrol grubuna kıyasla umbilikus çevresi SÜİ ve UÜİ gruplarında yüksek (p=0.044), uyluk çevresi SÜİ grubunda düşük (sağ p=0.049; sol p=0.038), vücut ağırlığı ve BKİ değerleri UÜİ ve MÜİ gruplarında yüksek bulundu (p<0.05). DKK ölçümleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (tüm p>0.05). SF-36'nın fiziksel fonksiyon, fiziksel rol güçlüğü, emosyonel rol güçlüğü, sosyal işlevsellik ve ağrı alt boyutlarında gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulundu (tüm p<0.05). BDÖ puanları UÜİ ve MÜİ gruplarında kontrol grubundan daha yüksek bulundu (p=0.001). Sonuç olarak, antropometrik ölçümlerin yüksek olduğu, DKK ölçümlerinde anlamlı farklılık göstermediği saptanmıştır. İnkontinans gruplarında yüksek bulunan SIAS çevresi ölçümleri, santral yağlanmanın Üİ ile ilişkili ortak özellik olabileceğini düşündürmektedir. UÜİ ve MÜİ gruplarında yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmesi ve depresyon düzeylerinin yüksek bulunması, bu gruplarda fiziksel, sosyal ve psikolojik yükün daha belirgin olduğunu göstermektedir. Sonuçlar Üİ değerlendirilmesinde antropometrik, psikolojik ve yaşam kalitesi parametrelerinin multidisipliner değerlendirme gerekliliğini desteklemektedir. ANAHTAR KELİMELER: Antropometri, Depresyon, Üriner inkontinans, Kadın sağlığı, SF-36.

İkranur Erer
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Kemoterapi sırasında uygulanan 4-7-8 solunum tekniğinin anksiyete, semptom yükü ve uyku kalitesi üzerine etkisi

Bu araştırma, kemoterapi sırasında uygulanan 4-7-8 solunum tekniğinin anksiyete, semptom yükü ve uyku kalitesi üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla randomize kontrollü deneysel tasarımda yürütülmüştür. Araştırma, Mart 2025–Haziran 2026 tarihleri arasında Gaziantep Şehir Hastanesi Ayaktan Kemoterapi Ünitesi ile Onkoloji 1-2 servislerinde gerçekleştirilmiştir. G*Power analizi doğrultusunda belirlenen 64 hasta, basit randomizasyon yöntemiyle deney (n=32) ve kontrol (n=32) gruplarına atanmıştır. Deney grubuna rutin bakıma ek olarak 21 gün boyunca günde iki kez 4-7-8 solunum tekniği uygulanmıştır. Veriler; Tanıtıcı Bilgiler Formu, Durumluluk Kaygı Envanteri (STAI), Edmonton Semptom Değerlendirme Ölçeği (ESTÖ) ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) ile toplanmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Müdahale sonrasında deney grubunun STAI puanlarının kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu belirlenmiştir (p=0,016; d=0,62). ESTÖ toplam semptom puanı açısından deney grubunda anlamlı iyileşme saptanmıştır (p=0,009; d=0,67). ESTÖ madde düzeyinde yapılan değerlendirmede ise 4-7-8 solunum tekniği uygulanan deney grubunda yorgunluk ve iştahsızlık semptomlarında kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha fazla iyileşme olduğu belirlenmiştir. Ayrıca deney grubunda endişe, uykusuzluk ve nefes darlığı semptomlarında uygulama öncesine göre anlamlı azalma görülmüş, ancak bu değişimler kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemiştir. PUKİ toplam puanı her iki grupta da iyileşme göstermesine rağmen gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p=0,889). 4-7-8 solunum tekniğinin kemoterapi alan kanser hastalarında anksiyete ve semptom yükünü azaltmada etkili bir non-farmakolojik yöntem olduğu belirlenmiştir. Teknik; kolay uygulanabilir, düşük maliyetli ve ekipman gerektirmeyen yapısıyla onkoloji hemşireliği bakımına entegre edilebilecek destekleyici bir girişim olarak değerlendirilebilir.

Beyzanur Ulupınar
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de klasik gitar eğitiminde kullanılan metotların incelenmesi

Bu araştırmada, Türkiye'de klasik gitar eğitiminde kullanılan 15 ulusal ve uluslararası metot, doküman analizi yöntemiyle sistematik olarak incelenmiştir. Amaç, metotların içerik yapılarını analiz ederek eğitmenlere materyal seçimi ve öğretim planı oluşturma süreçlerinde rehberlik etmektir. Araştırmada nitel desenlerden doküman analizi kullanılmıştır. Metotlar; içerik yapısı, egzersiz-etüt kurgusu, eser türleri, ritmik yapılar, tel kullanım ağırlıkları, vuruş teknikleri ve ton ilişkileri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bulgular, metotların "basitten zora" doğru kademeli bir öğrenme sürecini benimsediğini ve teknik gelişimi "egzersiz-etüt" odağında kurguladığını göstermektedir. Başlangıçta melodik yapı tiz teller üzerine kurulurken, bas teller ileri seviyelerde devreye girmektedir. Ritmik olarak basit zamanlı ölçüler (4/4, 2/4, 3/4) baskındır; majör tonlar ise minör tonlara göre çok daha yoğun kullanılmaktadır. Sonuç olarak; geleneksel metotların teknik gereksinimleri sistematik bir silsileyle sunduğu, güncel kaynakların ise "öğrenerek yapma" ilkesini öne çıkardığı görülmüştür. Bu araştırma, klasik gitar eğitimindeki mevcut materyal yapısını ortaya koyması ve eğitimcilere güncel bir referans kaynağı sunması bakımından önem taşımaktadır

Klasik gitar
Can Atakan Garip
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00