Marmara University
Faculty

Faculty of Dentistry

Marmara University

4

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

4 Tez
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Kitosan nanopartiküllerinin kalsiyum silikat içerikli kök kanal dolgu materyallerinin kök kanalına bağlanma dayanımı ve smear tabakasının uzaklaştırılması üzerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, kitosan nanopartiküllerinin ve %17 EDTA'nın iki farklı kalsiyum silikat içeriklisimanın (MTA Plus ve Biodentine) kök kanalına "push-out" bağlanma dayanımı ve smear tabakasının uzaklaştırılması üzerine etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 46 adet tek köklü üst insan kanin dişi kullanılmıştır. Dişlerin kuronları uzaklaştırıldıktan sonra, kök kanalları ProTaper Next döner eğeleri ile X3'e kadar genişletilmiştir. 40 adet dişten 1 mm kalınlığında olmak üzere 2şer adet, toplam 80 adet kesit alınmıştır. Daha sonra alınan kesitler, uygulanan final şelasyon solüsyonu ve silikat esaslı simana göre 4 farklı gruba ayrılmıştır(n=20): Grup Ⅰ: kitosan nanopartikülleri-MTA, Grup Ⅱ: kitosan nanopartikülleri-Biodentine, Grup Ⅲ: EDTA-MTA ve Grup Ⅳ: EDTA-Biodentine olacak şekilde gruplandırılmıştır. Push-out bağlanma dayanımı değerleri universal test cihazı kullanılarak ölçümlenmiştir. Smear tabakasının uzaklaştırılmasını değerlendirmek için, örneklerin yıkama işleminden sonra SEM analizi yapılmıştır. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre; kitosan nanopartikülleri grubunun ortalama bağlanma dayanımı değeri EDTA grubuna göre daha yüksekti, ancak iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p = 0,132> 0,05). MTA ile Biodentine grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Smear tabakasının uzaklaştırılması açısından, kitosan nanopartikülleri ve EDTA arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p> 0,05). Sonuçlar: Kitosan nanopartiküllerinin smear tabakasının uzaklaştırılmasında alternatif bir şelasyon ajanı olarak kullanılmasını önermekteyiz. Anahtar kelimeler: Kitosan, nanopartiküller, smear tabakası, push-out bağlanma dayanımı, kalsiyum silikat simanlar

Dental bondingDental stres analiziDental çimentolar+5
Mına Shahmarı
Marmara University
2020
10
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Farklı irrigasyon solüsyonlarının biyoseramik esaslı kanal dolgu patının kalsiyum iyon salınımı ve bağlanma dayanımı üzerine etkisi

Amaç: Günümüzde yaygın olarak kullanılan biyoseramik esaslı kök kanal dolgu patları yüksek miktarlarda kalsiyum iyon salınımı yapmaktadır. Literatürde ise bu materyallerin iyon salınımı özelliklerini etkileyen faktörlerin araştırıldığı çalışmalar çok sınırlı sayıdadır. Başarılı bir endodontik tedavide kök kanal dolgu materyali ile dentin arasında bağlanma istenilen bir özelliktir. Bağlanma; kök kanal dolgu materyalinin kök kanalından ayrılmaya karşı gösterdiği dirençtir. Bu çalışmada endodontide yaygın olarak kullanılan yıkama solüsyonlarının biyoseramik esaslı bir dolgu patı olan BioRoot RCS' in kalsiyum iyon salınımı ve bağlanma dayanımı üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 80 adet tek köklü alt premolar diş atomik absorbsiyon spektrofotometrik analiz ve push-out testi için 2 ana gruba ayrıldı. Dişler kullanılan son yıkama solüsyonuna göre (%5,25 NaOCl, %17 EDTA, %2 CHX, %0,9 NaCl (kontrol grubu)) her grupta 10 diş olacak şekilde 4 gruba ayrıldı. Yıkama işleminden sonra spektrofotometrik analizle kalsiyum iyon konsantrasyonu ölçülecek 40 dişin bukkal yüzeyine yapay rezorptif defekt oluşturuldu. Dişlerin BioRoot RCS kanal dolgu patı ve gütaperka kullanılarak kanal tedavileri tamamlandı. Örnekler içinde 5 ml distile su olan falkon tüplerine konuldu 1., 7., 14. ve 28. günlerde ölçüm yapıldı. Grup 2' ye ait 40 diş ise sertleşmenin tamamlandığı 3. haftanın sonunda akrile gömülerek her dişin orta üçlüsünden ikişer kesit alındı. Daha sonra örneklere Instron cihazında push-out testi uygulandı. Bulgular ve Sonuçlar: 1 ve 7. günlerde %17 EDTA, %5,25 NaOCl ve %2 CHX yıkama solüsyonlarının BioRoot RCS'in kalsiyum iyon salınımına etkisinin değerlendirilmesinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (p>0,05). 14. ve 28. günlerde %2 CHX grubu %17 EDTA grubuna göre istatistiksel olarak daha düşük kalsiyum iyon salınımı göstermiştir (p<0,05). BioRoot RCS kök kanal dolgu patı için en yüksek bağlanma dayanımı değerleri %17 EDTA solüsyonunun kullanıldığı grupta elde edilmiştir (p<0,05). Anahtar Kelimeler: BioRoot RCS, yıkama solüsyonları kalsiyum iyon salınımı, bağlanma dayanımı.

BiyoseramiklerDental bondingDental materyaller+6
Ceyda Dilara Tamer
Marmara University
2020
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Isının biyoaktif endodontik patların kimyasal özellikleri üzerine etkisi

Amaç: Son dönemlerde biyoaktif endodontik patlar; güçlendirilmiş fiziksel, kimyasal, mekanik ve biyolojik özellikleriyle dikkat çekmektedir. Klinik pratiğinde biyoaktif endodontik patlar ve sıcak güta perka dolum tekniklerinin kullanımı artmaya başlamıştır. Ancak bu patlara ısının etkisini inceleyen sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. Çalışmamızın amacı; ısının, biyoaktif kök kanal dolgu patlarının kimyasal yapılarına etkilerinin araştırılmasıdır. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda rezin esaslı AH Plus ve biyoaktif patlardan MTA Fillapex ve CeraSeal kök kanal dolgu patları kullanılmıştır. Patların içeriğinin değerlendirilmesi ve karakterizasyonu amacıyla taramalı elektron mikroskobu-enerji dağılım spektrometre (SEM-EDS) kullanılmıştır. Isının endodontik patlara etkisini değerlendirmek amacıyla; patlara 37°C, 100°C ve 200°C'de 1 dakika ısı uygulandıktan sonra kimyasal özelliklerin tayininde X-Işını Difraksiyonu (XRD) ve Kızılötesi Absorbsiyon Spektroskopisi (FT-IR) analizlerinden faydalanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda kullanılan patların içeriğinde üretici bilgilerinde yer almayan elementler olduğu görülmüştür. EDS analizi ile AH Plus ve CeraSeal kanal patlarının alüminyum (Al), MTA Fillapex'in kükürt (S) içerdiği ortaya konmuştur. FT-IR spektroskopi sonuçlarına göre; ısı uygulaması MTA Fillapex ve CeraSeal'de değişime neden olmamıştır, AH Plus'ta değişimler olduğu görülmüştür. Sonuç: Kanal dolum tekniği seçilirken pat seçimi de göz önünde bulundurulmalıdır. Biyoaktif endodontik patların sıcak güta perka dolum teknikleriyle kullanımının uygun olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Biyoaktif endodontik patlar, sıcak güta perka teknikleri, enerj dağılım spektrometre, X-ışını kırınımı, kızılötesi absorbsiyon spektroskopisi.

Dental materyallerEndodontiIsı+5
Tülay Bakırcı
Marmara University
2020
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Kanal tedavisi yenilenmesi gerektiren dişlerde resiprokasyon hareketi yapan niti tek eğe sistemi ve farklı dolum tekniklerinin post operatif ağrı üzerine etkisinin incelenmesi

AMAÇ. Bu araştırmada, retreatment ihtiyacı olan, el eğesi veya Reciproc ile şekillendirilmiş ve farklı dolum teknikleri uygulanmış dişlerde enstrümantasyon ve doldurma tekniklerinin post operatif ağrı üzerinde etkisi prospektif olarak araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: M.Ü. Diş Hek. Fak. Endodonti A.B.dalına başvurmuş ve kanal tedavisi tekrarı gerektiren ve semptomu olmayan 18-65 yaşları arasındaki hastaların 45 adet alt küçük veya büyük azı dişine tek seansta retreatment uygulanmıştır. Giriş kaviteleri açıldıktan sonra kanal dolguları sökülmüş, kök kanal boyu tespitinden sonra, Reciproc (30 diş) veya el kanal eğesi (15 diş) kullanılarak şekillendirilmiştir. Reciproc uygulanan dişler AH Plus kanal patı ile beraber lateral kondensasyon veya devamlı ısı ile obturasyon tekniği kullanılarak doldurulurken, el eğesi uygulananlar lateral kondensasyon tekniği ile doldurulmuşlardır. Hastalar 24, 48 ve 72 saat ve 7 gün sonra çağrılarak ağrı formu doldurulmuş ve elde edilen veriler Ki-kare istatistik testi ile değerlendirilmiştir (p=0,05). Bulgular: İncelenen zaman aralıklarında postoperatif ağrı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0,05). Ancak gruplarda postoperatif ağrı yoğunluğu zamana bağlı olarak azaldığı görülürken, Reciproc sistemi kullanılan gruplarda anlamlı derecede fark görülmüştür (p<0,05). Yedinci gün kontrolünde hiçbir hastada ağrı görülmemiştir. 24 ve 72 saat sonunda ağrı şiddeti ile periapikal indeks arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (p < 0,05). Sonuçlar: Bu araştırmanın sonuçlarına göre, kanal tedavisi yenilenmesi gerektiren vakalarda uygulanan instrumentasyon tekniği veya dolgu tekniklerinin postoperatif ağrı açısından anlamlı bir fark bulunanamıştır. Ancak, tüm gruplarda ilk 24 saatte ağrı oluştuğu görülürken, bunun zamanla azaldığı ve 7 günde tamamen kaybolduğu görülmüştür. Ayrıca periapikal indeksi yüksek hastalarda daha fazla postoperatif ağrı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Retreatment, Reciproc, devamlı ısı ile obturasyon tekniği, postoperatif ağrı

Ağrı-postoperatifDental aygıtlarDental materyaller+4
Gulaya Novruzova
Marmara University
2020
00