Yükleniyor…
Yükleniyor…

16
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0
Departman
0
Researcher
Örgüt kültürü ve örgütsel vatandaşlık davranışı küreselleşen ve hızlı değişim ve gelişim gösteren dünyamızda kar amacı güden veya gütmeyen bütün örgütlerin verimliliğinin ve başarısının ölçülmesinde önemli bir rol oynayan faktörlerin başında gelmektedir. Özellikle içinde bulunduğumuz teknoloji ve bilgi çağında zorlu rekabet koşullarında örgütlerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için dünyada en zor taklit edilebilen insan kaynağı örgütler için daha önemli hale gelmektedir. İçinde yaşadığımız küresel çağın hızla değişen ve gelişen iş dünyasında, işgörenlerin sadece resmi iş tanımlarında yer alan görev ve sorumlulukları yerine getirmeleri; bugünkü kurum ve kuruluşların başarılı olabilmeleri ve bu başarılarını devam ettirebilmeleri açısından artık yeterli olarak görülmemektedir. Bu bağlamda; örgütlerin değişen ve gelişen koşullara rağmen faaliyetlerini sürdürüp başarıya ulaşmaları için, işgörenlerin resmi rol gerekliliklerinin ötesinde, gönüllülük temeline dayanan ekstra davranışlar sergilemeleri büyük bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca örgütlerin belirlemiş oldukları hedeflerine ulaşabilmesi için, çalışanların örgütün değerlerini, inançlarını, misyonunu, vizyonunu, felsefesini ve ortak amaçlarının toplamını temsil eden kültürel sistemi içselleştirmeleri gerekmektedir. Bu noktada da karşımıza örgüt kültürü ve örgütsel vatandaşlık kavramları çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki kamu üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin örgüt kültürünün örgütsel vatandaşlık davranışlarına olan etkisini ortaya çıkarmaktır. Ayrıca araştırmada, söz konusu algıların akademisyenlerin demografik özelliklerine (cinsiyet, yaş, unvan vb.) bağlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığı test edilmektedir. Araştırma kapsamında, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki kamu üniversitelerinde çalışan akademisyenlere yönelik bir alan araştırması yapılmıştır.
Bu araştırmanın temel amacı; örgütsel özdeşleşme ile sanal kaytarma türü davranışlar arasındaki ilişkileri tespit etmek olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra araştırmanın ikincil amaçları; sağlık çalışanlarının, mesai saatlerinde iş dışı amaçlarla internet kullanım düzeylerinin cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu ve yaş bağımsız değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Bu araştırma ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilen nicel bir araştırmadır. Bu amaçlarla hazırlanan veri toplama aracı, araştırmanın evrenini oluşturan Elazığ Devlet Hastanesinde çalışan 632 yardımcı sağlık personelinden 189'una uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında üç form kullanılmıştır. İlk bölümde demografik bilgilere yönelik sorular, ikinci bölümde "örgütsel özdeşleşme ölçeği" ve son bölümde "sanal kaytarma ölçeği" yer almaktadır. Verilerin analizinde, frekans dağılımları, ortalama, standart sapma değerleri ortaya konmuş, faktör analizi, güvenilirlik analizi, korelasyon katsayıları analizi ve regresyon testleri uygulanarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, çalışanların örgütsel özdeşleşme düzeyleri arttıkça, sanal kaytarma davranışlarının azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca erkeklerin, evlilerin, gençlerin, yüksek eğitim seviyesine sahip olanların, daha fazla meslekte çalışmış olanların kadınlara, bekârlara, yaşlılara ve daha düşük eğitim seviyesine sahip olanlara nazaran daha fazla sanal kaytarma davranışı sergiledikleri ortaya çıkmıştır.
Yerel Yönetimler; insanların ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş, karar organı seçimle başa gelen anayasal kuruluşlardır. Bilimde ve teknolojideki gelişmeler, kentteki hızlı nüfus artışı, sosyo - ekonomik iş bölümü halkın ihtiyaçlarının çeşitlenmesine neden olmuştur. Yerel yönetimlerin istenilen şekilde işlevlerini yerine getirebilmeleri için çalışan personelin motivasyonu sağlanmalıdır. Bu kapsam çerçevesinde ele alınan çalışmanın amacı; yerel yönetimlerde çalışan personelin liderliğe verdikleri önem bir motivasyon faktörü olarak görülüp ölçülmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada liderlik kavramı, liderlik tipleri ve liderlik teorileri ayrıca; motivasyon, motivasyonu etkileyen faktörler ve motivasyon teorileri ele alınarak incelenmiştir. Bununla birlikte yönetim kavramının ne olduğuna yerel yönetimlerin görev, yetki ve sorumluluklarına, personeline, yerel yönetimlerde personelin motivasyonunu etkileyen faktörlere dikkat çekilerek liderlik kavramının önemine vurgu yapılmıştır. Demografik özelliklere göre motivasyonel öncelikler belirlenmeye çalışılmıştır. Son bölümde ise, Tunceli İli Yerel Yönetimlerinde çalışan personelden alınan veriler analiz edilerek demografik özelliklere göre motivasyonel öncelikler belirlenmeye çalışılmıştır.
İş Analizini Kullanarak İş Değerleme Prosedürünün Dizaynı: Tekstil Sektöründe Bir Uygulama Bu çalışma tekstil sektöründe faaliyet gösteren, halı fabrikasında çalışan mavi yakalıların yapmış oldukları işleri analiz etmek, sınıflandırmak, birbiriyle karşılaştırmak ve değerlemek amaçlarına hizmet etmesi amacıyla çalışan yönelimli bir iş analizi sisteminin geliştirilmesi ve geliştirilen bu sistemle ücretlendirmeye yardımcı olabilecek iş değerleme çalışmasını gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. İşletmede sadece mavi yakalı çalışanların faaliyet gösterdiği 71 iş değerlemeye alınmıştır. İşleri Puanlama Sistemi anketi olarak adlandırdığımız anket ve gözlem yöntemleri kullanılarak işler analiz edilmiştir. Analiz edilen işlerin tanımlanmasında mavi yakalı işlerin değerlemesinin yapıldığı Metal Sanayi İş Gruplandırma Sisteminden yararlanılmıştır. MESS sistemi göz önünde bulundurularak işlere ilişkin faktörler, derece tanımları ve işlerin ağırlıkları belirlenmiştir. İşlerin ağırlıklı faktör puanlarının belirlenmesinde işletmedeki yöneticilere anket uygulanmıştır. Faktör puanlarının belirlenmesinde iş değerleme yöntemlerinden faktör-puan yöntemi kullanılmıştır. Faktör puanları geometrik dizi artış yöntemiyle hesaplanmıştır. Ortaya çıkan sonuçlara göre işlerin ücret grupları belirlenmiştir
Bu çalışmada bir kamu üniversitesinin inşaat mühendisliği bölümünün uluslararası bir akreditasyon kurumu olan Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK)'nin ölçütleri açısından özdeğerlendirmesi yapılarak bir özdeğerlendirme raporu akreditasyon önerisi olarak hazırlanmıştır. Bu öneri sayesinde tepe yöneticilerin, öğretim elemanlarının ve idari personelin kalite ve akreditasyonun önemi, faydası ve gerekliliği noktasında bilinç düzeyinin yükseltilmesi ve akreditasyon süreci için ilk adımın atılmasına öncülük edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar sayesinde bölümün akreditasyona tabi tutulması halinde mühendislik lisans eğitimi MÜDEK akreditasyon kriterleri açısından mevcut bölümün durumunun bir resmi çekilerek eğitim faaliyetlerinin kalite düzeyinin tespit edilmesi sağlanmıştır. Bu doğrultuda bir özdeğerlendirme raporu önerisi hazırlanmıştır. Bu rapor üniversitenin ilgili makamlarıyla paylaşılarak tepe yönetim başta olmak üzere bölüm öğretim elemanları ve idari personelin kalite ve akreditasyon konusundaki bilgi birikimlerini zenginleşmesine katkıda bulunmuş, farkındalıkları artırılmış ve akreditasyon sürecini başlatmak için bir motivasyon aracı ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kalite, Akreditasyon, Yükseköğretim.
Ülkemizde devlet ve vakıf üniversitelerinin sayısının artmasıyla birlikte, üniversiteler sundukları hizmetin kalitesini yükselterek tercih edilebilir bir konumda olmayı hedefleri arasında ön sıralara almışlardır. İnsan kaynağının bu hedefe ulaşmada en önemli faktör olması, motivasyon ve iş tatminine önem verilmesini gerektirmiştir. Bu çalışma ile Fırat Üniversitesinde çalışan idari personelin motivasyon ve iş tatmini düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmış, demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediklerini belirlemek için alt hipotezler oluşturulmuştur. Yüz yüze anket metodu uygulanarak, 228 anket formunun değerlendirmesi yapılmıştır. Kolmogorov-Smirnov Testi sonuçlarına göre ölçekler ve alt boyutları bazında değişkenlerin normal gösterdikleri belirlenmiş ve parametrik yöntemler seçilmiştir. Bu amaçla analiz bölümünde uygulanan ölçeklerin güvenirliği Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı ile test edilmiş, tüm ölçekler ve alt boyutları için elde edilen katsayılara göre güvenilir oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, çalışanların motivayon ve iş tatmini düzeyleri arasında pozitif yönlü, orta düzeyde istatiksel anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (Balıbey M., Öndaş N.K.). Fırat Üniversitesi'nde, motivasyon ve iş tatmini düzeylerinin bilinmesinin, karar alıcı mekanizmalar tarafından önemli olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Mesleki Motivasyon, Parametrik İstatistiksel Testler
Son yüzyılda gelişen teknolojilerle beraber üretim, hammaddeye erişim ve tüketim alışkanlıkları son derece hızlıca yayılmaktadır. Bugün birçok firma ucuz iş gücü bulabildikleri ülkelere yatırımlar yaparak ürünleri daha ucuza mal ederek küresel piyasada satışa hazır hale getiriyor. Sermayenin bu kadar hızlı dolaşabilmesinin sebeplerinden biri de üretilen ürünün dünyanın her yeri hızlıca nakliyesinden kaynaklanabilmektedir. Uluslararası taşımacılığa tanınan istisna ve muafiyetler, en başta ihracat olmak üzere ülkelerin döviz kazandırıcı işlemlerinde önemli bir yere sahiptir. Bu noktada Uluslararası taşımacılık sektörünün desteklenmesi paralelinde birçok sektörü de otomatik olarak desteklenmesini demektir. Türkiye'de uygulanan KDV sisteminde birçok istisna kanun maddesi yer almaktadır. Şirketler, bu istisnalar kapsamında yapılan iş ve işlemler dolayısıyla çeşitli giderler yaparak maliyetlere katlanmaktadırlar. KDV iade sistemi ise tam bu noktada devreye girerek istisnai mal ve hizmet üretimlerinden doğan yüklenimleri mükelleflere yasalar çerçevesinde iade etmektedir. Uluslararası taşımacılık özelinde irdelenen bu çalışmada, Katma Değer Vergisi iade sisteminin daha doğru, etkin, sabit ve sonuç odaklı olması konusunda yaşanan sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir.
Bu çalışma bankalarda uygulanan performans sisteminin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın uygulama alanı Tunceli ve Elazığ ilinde bulunan kamu ve özel sektör bankalardır. Bankalarda çalışan Gişe Görevlileri, Operasyon Asistanları, Operasyon Yetkilileri, Bireysel Müşteri İlişkileri Yetkilileri, Bireysel Müşteri İlişki Yetkili Yardımcıları, Ticari Müşteri İlişkileri Yetkilileri, Ticari Müşteri İlişkileri Yetkili Yardımcıları ve Şube Müdürü olarak görev yapan iş görenlere çalışmaya ilişkin bir anket formu uygulanmıştır. Sonuç olarak iş görenlerin motivasyon düzeylerinin performans seviyesine göre farklılık gösterdiği, iş görenlerin unvan, cinsiyet, yaş, kıdem ve pozisyon değişkenlerinin uygulanan performans ile yakından ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Taşıdıkları riskler ve yoğun bir çalışma temposuyla diğer birçok sektör çalışanlarından daha ağır çalışma koşullarına sahip olan kamu ve özel banka çalışanlarının, kendilerine uygulanan performans sistemlerine ilişkin algıları ve bu algının iş tatminlerine etkileri önemli bir konu olmuştur. Bu çalışmadan elde edilen verilerin, bankacılık sektörü çalışanlarının motivasyon ve iş tatminini artırıcı önlemlerin alınmasında katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmanın sonuçları, anket yöntemi uygulanılarak elde edilmiştir.
Mobbing bir kişi veya bir grubun bir kişiye yönelik olarak uyguladığı bilinçli olarak yapılan yıldırma hareketlerdir. Mobbing çalışma yaşamında huzuru etkileyen, çalışanların verimliliğini düşüren ve en nihayetinde de işyerine zarar veren davranışlardır. Bu çalışmanın amacı son yıllarda gittikçe artan mobbing vakalarına karşı çalışanların mobbing konusunda ve mobbing ile mücadele yollarıyla ilgili ne denli bilgi sahibi olduklarını ve bilgi düzeylerinin çalışanların mobbinge maruz kalma durumlarını nasıl etkilediğini saptamaktır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın ilk bölümünde mobbing kavramının tanımı, nedenleri, sonuçları, türleri, etkileri ve mücadele yöntemleri ele alınmıştır. Araştırmanın ikinci kısmında mobbing konusu ile ilgili yasal düzenlemeler incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise İstanbul Kağıthane İlçesi Posta ve Telgraf Teşkilatı çalışanları üzerine yapılan anket çalışmasının değerlendirilmesi mevcut olup, alınan sonuçlar doğrultusunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Bu çalışmanın amacı, Y kuşağı çalışanlarının sergilediği örgütsel sessizlik davranışının, iş tatmini ve işten ayrılma niyetine olan etkisini incelemektir. Çalışmada öncelikle, araştırmanın kuramsal çerçevesini oluşturabilmek için, kuşakların genel karakteristik özellikleri, örgütsel sessizlik davranışı, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti kavramları ve bu kavramların birbirleriyle olan ilişkileri irdelenmiştir. Daha sonra ise Y kuşağı çalışanlarının sergilediği örgütsel sessizlik davranışının, iş tatmini ve işten ayrılma niyetine olan etkisini ortaya koyabilmek için bir ampirik araştırma yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formunun ilk bölümünde, katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine ilişkin sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde, katılımcıların örgütsel sessizliğini ölçmek için, Brinsfield (2009) tarafından geliştirilen 19 maddelik "İşgören Sessizliği Ölçeği" kullanılmıştır. Üçüncü bölümde ise çalışanların işe bağlılık düzeylerini ölçek amacıyla, Schaufeli ve Bakker (2003) tarafından geliştirilmiş olan ölçek kullanılmıştır. Bu ölçek, 17 sorudan oluşmakta ve yüksek puanlar iş tatmininin yüksek oluşuna işaret etmektedir. Dördüncü bölümde ise çalışanların işten ayrılma niyetlerini ölçmek amacıyla Cammann vd. (1979) tarafından geliştirilen ve 4 sorudan oluşan "İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği" bulunmaktadır. Elazığ ilinde faaliyet gösteren özel bir çimento fabrikasında görev yapan 208 kişiden anket yöntemi kullanılarak veriler toplanmış ve SPSS programı kullanılarak verilere istatistiki analizler yapılarak yorumlanmış, araştırmacılara ve yöneticilere bir takım önerilerde bulunulmuştur. Araştırma sonucunda, örgütsel sessizlik davranışı, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Başka bir deyişle, örgütsel sessizliğin, iş tatmini ile pozitif yönde ve işten ayrılma niyeti ile negatif yönde bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kısaca çalışanların iş tatmin seviyesinin düşük ve işten ayrılma niyetinin yüksek olduğu organizasyon yapılarında, örgütsel sessizlik davranışının daha fazla görülebileceğini söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Y Kuşağı, Örgütsel Sessizlik, İş Tatmini, İşten Ayrılma Niyeti