Siirt University
Discipline

Economic History

Siirt University

10

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Schumpeter ve Ülgener'in iktisadi krizlere bakış açıları

İktisadi tarih, Sanayi Devrimi ile İngiltere'de başlayarak hızla Avrupa ve Amerika'da yayılan kapitalist sistemle yeni bir düzenin ilk adımlarını kaydetmiştir. Serbest piyasa ekonomisinin egemen olduğu, servet birikimi ve rekabete dayalı bir sistem olarak iktisadi hayata geçiş yapan kapitalizm, bir yandan bünyesinde barındırdığı iktisadi bileşenlerin oluşum ve etki alanlarını değiştirirken, diğer yandan yeni kavramları da sisteme dahil etmiştir. Konjonktürel Dalgalanmalar kavramı kapitalizmle birlikte anılmaya başlayan yeni bir alan olarak iktisadi çalışmalara konu olmuştur. Bu dalgalanmaları takiben biçim değiştiren krizler de kapitalizm öncesi döneme göre farklı kaynaklardan beslenmiş ve farklı sonuçlar doğurmuştur. Bu çalışmada Neo Klasik akımın temsilcilerinden Joseph Schumpeter ve Türk İktisat Tarihi'nin önemli düşünürlerinden Sabri Ülgener'in kapitalizm öncesi ve sonrası konjonktürel dalgalanmalar ve krizleri inceleyen çalışmaları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir.

Ekonomi politikalarıEkonomi tarihiEkonomik kriz+6
Ezgi Babayiğit Sunay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyılda Boyabat kazasının sosyoekonomik yapısı

Bu çalışmada, Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki 1261/1845 yılı tarihli Temettüat Defterleri verileri kullanılarak Kastamonu eyaletinin Sinop sancağına bağlı Boyabat kazasının 19. yüzyıldaki sosyoekonomik yapısı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Üretim, Bitkisel Üretim, Küçük Üretici Köylü, Tarımsal İşletme, Toplam Gelir

19. yüzyılEkonomi tarihiKent tarihi+3
Bedirhan Kale
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbulda sosyal ve ekonomik hayat: Kısmet-i Askeriye Mahkemesi 1388 numaralı Şeriye Sicili örneği (1835)

Bu tez, Hicri 1251 (M. 1835) yılında İstanbul'da sosyal, kültürel ve ekonomik hayatın anlaşılmasına yönelik veriler oluşturulmasını amaçlamaktadır. Tezime konu olan defter İstanbul Müftülüğü Kısmet-i Askeriye Mahkemesi'nin 1388 numarayla kayıtlı şer'iye sicili olup; Rumeli Kazaskeri Muhammed Zeynü'l Abidin Efendi zamanında Hicri 1251 Saferi sonunda (M. 1835 yılı) İstanbul Kassamı ta'yin edilen Kütahyavîzâde Es Seyyid Mehmet Arif Efendi tarafından tutulmuştur. Sicilde 54 dava kaydı mevcuttur. Bunlardan 8 tanesi eski davalara zeyl mahiyetindedir. Tereke kayıtlarında bulunan varlıklar, giyim ve ev eşyalarından yola çıkarak, toplumun değişik sosyal tabakalarının gündelik yaşam ve hayat standartları hakkında tesbit ve değerlendirmeler yapılmıştır. Osmanlı Toplumu'nda miras bırakma ve taksim süreci incelenmiş, defter kayıtlarında tesbiti yapılan emtianın M. 1835 tarihindeki fiyatları belirlenmiştir.

19. yüzyılEkonomik hayatKent tarihi+5
Veli Kahraman
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde askeri ve sivil teknolojilerin iktisadî dinamiği

Çoğu tarihe mal olmuş büyük teorisyenlerin doğu-batı mukayesesine dayalı iktisadî fikirlerini bir tarafa bırakarak ne tam bir Doğu imparatorluğu ne de tam bir Batı devleti hüviyetine sahip Osmanlıları, paradigmaları, dinamizmi ve duruşunun tarihi boyunca kendine has bir gelişme çizgisi takip ettiği şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini araştırdığımız tezimizde, Osmanlıdaki iktisadî ve teknolojik gelişmelerin arkasındaki dinamikler ele alınmaktadır. Tezimizde iktisat tarihi açısında insan doğada mevcudiyetini devam ettirebilmek maksadıyla sürekli çalışmak ve üretmek ile zorunluluğundan yola çıkarak avcı ve toplayıcı toplumdan, tarım toplumlarına geçiş sürecini, özellikle Anadolu'da su gücünün doğal enerji üretimine ilişkin gelişmelere değinilmiştir. Su gücü ile birlikte, rüzgâr ve hayvan gücü de bu sürece dâhil edilmiş ve bunu takip eden buhar gücünün, elektrik enerjisinin, nükleer enerjinin kullanımı ile birlikte insan bugüne kadar kendi işini başka eleman, makine ve otomatlara yaptırmak için sürekli bir enerji arayışı içerisinde olmuştur. Bu iş üretme yöntemi paradigmaları toplum tarafından kabul görmüş rasyonel bir iktisadi sistemin varlığı ile mümkün olmuştur. Tezimizde; Osmanlı özelinde teknolojik, sanayi ve iktisadi gelişmelerin günümüze yansımalarını arşiv belgeleri ve birinci el kaynaklardan istifade ile yansıtmaya çalışacağız.

Askeri tarihBilim tarihiEkonomi+7
Melikşah Kaçar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

18. yüzyıl Şer'iyye Sicillerinde yer alan 137 numaralı muhasebe defterine göre Eyüp vakıfları (1191-1195)

Bu çalışmada, 1191-1195 (1777-1781) yılları arasında Eyüp'te faaliyet gösteren vakıflar ve para vakıfları mali yönden incelenmiştir. 137 numaralı vakıf muhasebe defteri aracılığı ile belirlenen 36 vakfın gelir ve gider kalemleri ile gelir-gider dengesinde ortaya çıkan sorunları karşısında izledikleri yollar araştırmaya yön vermiştir. Ayrıca çalışmada adı geçen kiracı ve borçlular; cinsiyet, meslek, din ve kullanılan gayrimenkul türü gibi çeşitli gruplarda analiz edilerek, hangi insan profilinin nasıl ve ne şekilde vakıflardan yararlandığı sorularına da cevap aranmıştır. Araştırmalar sonucunda, gelir kalemlerinden dönemsel olarak elde edilen muaccele gelirleri ile vezaif giderleri üzerinden uygulanan rakabe yönteminin, gelir-gider dengesini sağlamada önemli bir konumda olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca rakabe yönteminin teorik hâli ile pratikteki uygulanması arasında farklar olduğu da belirlenmiştir.

18. yüzyılOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+4
Esra Saruhan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

1828-29 Osmanlı Rus savaşı'nın mali sonuçları

Bu yüksek lisans tezi çalışması 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşının mali sonuçlarına odaklanmaktadır. Savaş sonunda mağlup olan Osmanlı Devleti çok ağır şartlar içeren Edirne Antlaşması'nı imzalamak durumunda kalmış, bu antlaşma ile Osmanlı Devleti ticaret tazminatı ve savaş tazminatı olmak üzere iki tür tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir. Bu tazminat ödemeleri doğurduğu mali sonuçlar itibarıyla çalışmanın odağını teşkil etmektedir. İlk bölümde savaşa giden süreç, savaşın cereyanı ve savaşın sonuçlanması ele alındıktan sonra; ikinci bölümde ticaret tazminatı, üçüncü bölümde de savaş tazminatı Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivindeki belgelerden yararlanılarak irdelenmiştir. Bu bölümlerde; tazminat ödemelerinin finansmanı, ödemelerde yaşanan sorunlar ve ödemeler çerçevesinde gelişen siyasi ilişkiler üzerinde durulmuştur. Çalışmada; savaş nedeniyle zaten mali bir bunalım yaşayan Osmanlı Devleti'nin savaş sonrasında karşı karşıya kalınan bu tazminatı ödemekte oldukça zorlandığı ve politik bağımlılık ilişkileri kurmak zorunda kaldığı görülmüştür. Bu bağlamda tazminat ödemeleri sürerken mali sorunlar derinleşmiş, tağşişler nedeniyle Osmanlı para sistemi oldukça istikrarsızlaşmış ve Mısır valisi Mehmet Ali Paşa'nın isyanı karşısında devlet kendini savunamayacak hale gelmiştir. Siyasi açıdan kritik bir konjonktürde ödenmek zorunda kalınan tazminat kamu maliyesine ciddi bir yük getirdiği gibi tazminat konusu Rusya tarafından Osmanlı Devleti üzerinde finans politik bir baskı aracı olarak kullanılmıştır. Mısır Sorunu nedeniyle Rusya'nın hamiliğiyle sonuçlanan bu süreç İngiltere'nin Osmanlı'ya yönelik dış politikasında önemli bir rota değişikliğine sebep olmuştur. Rusya'nın siyasi baskılarından bu şekilde kurtulan Osmanlı bürokratları dikkatlerini Tanzimat reformlarına çevirebilmişlerdir.

Ekonomi tarihiFinansal sorunlarOsmanlı Devleti+3
Mehmet Akif Yalçın
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Levant Herald Gazetesi'nin 1874 yılıhaberlerine göre İstanbul'daiktisadi, sosyal ve kültürel hayat(fihrist-çeviri-değerlendirme)

"Levant Herald Gazetesi'nin 1877 Yılı Haberlerine Göre Osmanlı Devleti'nde İktisadi ve Sosyal Hayat" başlıklı çalışmamızda Osmanlı'da azınlıklar tarafından İngilizce yayınlanmış Levant Herald gazetesinin haberleri üzerinden 1877 yılında Osmanlı Devleti'ndeki genel ekonomik, sosyal ve siyasi durum, içerde ve dışardaki konjönktürel değişmeler ve bu değişikliklerin Osmanlı Devlet geleneği ve bürokrasisiyle çok uluslu Osmanlı toplumunu nasıl etkilediğini açıklamak amaçlanmaktadır. Tezin çalışma kapsamı 1877 yılı The Levant Herald gazetesi haftalık nüshalarıdır. Gazete, 20.06.1877-08.08.1877 tarihleri arasında yayınlanmamış olduğundan, diğer toplam 45 haftalık nüshalardan yararlanılmıştır. Bu nüshalar tek-tek incelenmiş, tüm haber başlıkları İngilizce ve Türkçe olmak üzere haberlerin ait oldukları günün tarihi, haberin yer aldığı sayfa ve sütun numaralarıyla birlikte excel sayfası halinde düzenlenmiştir. Meydana getirilen bu fihrist tezimizin ekler kısmında yer almaktadır. Fihrist, gazetedeki haberlerden yararlanmak isteyen herkes için önemli derecede inceleme-tarama kolaylığı sağlayacak ve onlar için önemli bir yol haritası rolü oynayacaktır. Fihristteki haberler tasnif edierek tezimizin üç bölüm halinde yazılmasına karar verilmiştir. Bölümler değerlendirilirken, haberlerle ilişkili tamamlayıcı veya açıklayıcı bilgiler için arşiv belgesi, tez, makale, kitap vessair gibi ikincil kaynaklara da müracaat edilmiştir.İngilizce metinlerin teze aktarımı esnasında kendi ifadelerimiz yanında birebir çevirilere de yer verilmiştir. Tezimiz sayesinde, "93 Harbi" olarak tanımlanan savaşın ilk yılında Osmanlı Devleti'ndeki iktisadi, sosyal ve siyasi durumu ve gelişmeleri zincirleme olarak inceleme ve tarihsel olaylara zamanın güncel bir bakış açısı ile bakma fırsatı doğmuştur. Anahtar Kelimeler : The Levant Herald, 1877, Türk-Osmanlı Devleti, 93 Harbi, Parlamento, Anayasal Sistem, Ekonomi.

Kamran Sardarli
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Şer'iyye Sicillerinde yer alan 346 Numaralı Muhasebe Defterine göre Eyüp vakıfları (1219 – 1223)

Bu çalışma, vakıfların malî durumlarının ve ekonomik fonksiyonlarının pratik olarak takip edilebildiği vakıf muhasebesi kayıtlarından hareket ederek Osmanlı idaresinde faaliyetlerini sürdüren belirli bir bölgedeki vakıfların belirli bir zaman aralığında gerçekleştirdikleri ekonomik işlemlere odaklanmıştır. Bu işlemler sayesinde vakıfların gelir ve giderlerini nasıl kontrol ettiklerini, kâr veya zarar durumlarında nasıl tepkiler vererek devamlılıklarını sağladıklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın sonucunda Eyüp vakıflarında icareteyn usûlü vasıtasıyla elde edilen muaccele gelirlerinin oluşan zararı telafi etmek için oldukça etkili bir yöntem olduğu ve pratikte teoriden daha farklı uygulandığı anlaşılan rakabe yönteminin de vakıfların gelir – gider dengesini sağladığı tespit edilmiştir.

DefterlerEkonomi tarihiMuhasebe+4
Ahmet Sedat Akel
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat Döneminde Vidin'in sosyo-ekonomik yapısı (1844-1845)

Bu çalışma, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki şehirlerinden Vidin'in sosyal ve ekonomik yapısı, arşiv kaynaklarına dayandırılarak çeşitli yönleri ile incelenmiştir. 1844 yılı temattüat defterleri incelenerek nüfus, meslek dağılımı, tarım, hayvancılık, yıllık gelir ve vergi gibi bölgenin ekonomik ve sosyal hayatı hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşılmaya çalışılmıştır.

EkonomiEkonomi tarihiEkonomi tarihi+6
Ayhan Işık
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Botan Vadisi'nin turizm potansiyeli ve Siirt'in marka şehir sorunu üzerine bir araştırma

15 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanan 30859 sayılı Resmî Gazete'de ilan edilen 1421 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile milli park statüsüne kavuşan Botan Vadisi, yalnızca eşsiz doğal peyzajıyla değil; aynı zamanda tarihsel, kültürel ve coğrafi değerleriyle de dikkat çeken bir alan niteliğindedir. Siirt il merkezine bağlı Tillo ve Eruh ilçeleri sınırlarında yer alan vadi, yaklaşık 120 bin dönümlük geniş bir alanı kapsamakta ve 29 kilometrelik bir uzunluk boyunca uzanmaktadır. Vadinin merkezini oluşturan Botan Çayı boyunca şekillenen kanyon formasyonu, Mezopotamya medeniyetine ait binlerce yıllık kalıntıları bünyesinde barındırmaktadır. Söz konusu alanda çeşitli dönemlere ait höyükler, arkeolojik yerleşimler, ticaret yolları, dini yapılar (kilise ve manastırlar), mağaralar ve vadiler, jeomorfolojik açıdan oldukça özel bir morfodinamik yapı oluşturmaktadır. Ilısu Barajı'nın su tutmasıyla oluşan geniş gölet, bölgede rafting, kano, yelken, kayak, kürek ve yatçılık gibi su sporlarının yapılabilmesine olanak sağlamış; aynı zamanda yamaç paraşütü, doğa yürüyüşleri gibi birçok doğa temelli turizm faaliyeti açısından da yeni fırsatlar yaratmıştır. Konu bu çerçeveden ele alındığında da Siirt'in bir marka şehir tanımına çok uygun özelliklere sahip olduğu görülmektedir. İşte tam burada "Marka Şehir" in kısa bir tanımını da yapmak gerekir ki Marka Şehir kültür, tarihi varlıklar, turizm gibi özel değerlere sahip, özel çekim alanı oluşturarak diğer yerleşim yerlerine göre fark yaratan şehirler olarak tanımlanabilir. Coğrafi işaretli ürünlere sahip olmak bir ilin Marka Şehir olmasında çok önem taşır. Coğrafi işaret, tüketiciler için ürünün kaynağını, karakteristik özelliklerini ve ürünün söz konusu karakteristik özellikleri ile coğrafi alan arasındaki bağlantıyı gösteren ve garanti eden kalite işaretidir. Siirt Fıstığı, Siirt Tiftik Battaniyesi, Siirt Gebole Tatlısı, Pervari Balı, Perde Pilavı, Büryan Kebabı, coğrafi işaret hak etmiş Siirt'e mahsus özel ve önemli ürünlerdir. Bu özel sahipliliğe ilaveten Botan Vadisi'nin sahip olduğu stratejik, tarihsel ve doğal yapı marka şehir olma açısından Siirt'e çok ciddi avantajlar sağlamaktadır. Ancak, bu avantajlar, özellikle siyasi, güvenlik ve yönetsel sebeplerden ötürü, gerek marka şehir olma ve beraberinde turizm potansiyeli bakımından yeterince değerlendirilememiş olduğu görülmekte ve Siirt ili ve çevresini kapsayan bu coğrafya, mevcut koşulları itibariyle dünyada nadir rastlanabilecek niteliklere sahip olmasına karşın yeterli ilgiyi de görememiş ve turizm destinasyonu olarak göz ardı edilmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, Botan Vadisi'nin henüz tam anlamıyla keşfedilememiş turizm potansiyelini analiz etmek ve bu potansiyelin hayata geçirilmesiyle bölge ekonomisine katkı sağlamak yönünden önerilerde bulunmaktır. Araştırma sürecinde karşılaşılan başlıca sorun alanları şu şekilde özetlenebilir: • Baraj projeleri nedeniyle bölgenin önemli bir kısmının su altında kalması ve buna bağlı olarak kültürel mirasın belgelenmeden yok olması, • Milli park statüsünün getirdiği sınırlamalar ve bürokratik engeller, • Bölgenin tanıtım eksikliği ve turistik imaj problemi, • Güvenlik sorunları ve bu durumun yarattığı algısal engeller, • Ulaşım altyapısının yetersizliği ve coğrafi dezavantajlar, • Yatırımların kısıtlılığı ve mevcut yatırımların etkin kullanılmaması, • Yerel yönetimlerin stratejik vizyon eksikliği, • Girişimcilik kültürünün zayıf oluşu ve bölge halkının yatırım tercihlerine dair sorunlar, • Eğitim düzeyinin düşüklüğü ve bunun getirdiği duyarlılık eksikliği, • İnsan kaynağının verimsiz kullanımı ve göç olgusu. Çalışmada, söz konusu sorunların çözümüne yönelik bütüncül ve sonuç odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Yapılan literatür taraması, bölge üzerine gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların son derece sınırlı olduğunu ve mevcut yaklaşımlarda parçacı ve yüzeysel analizlerin baskın olduğunu ortaya koymuştur. Bu bağlamda, çalışmanın temel iddiası; Botan Vadisi'nin sürdürülebilir turizm potansiyelinin ancak çok boyutlu, stratejik ve yerel dinamikleri dikkate alan bir planlama ile mümkün olabileceğidir. Araştırma yöntemi olarak, nitel araştırma tasarımı benimsenmiş; saha gözlemleri, mülakatlar ve literatür verileri aracılığıyla hem teorik hem de uygulamalı çözüm önerileri geliştirilmiştir. Bu bağlamda, yukarıda sıralanan sorun alanları aynı zamanda çalışmanın sınırlarını da teşkil etmekte olup, çözüm önerilerinin geliştirilmesinde yerel aktörlerin, kamu yönetiminin ve akademik çevrelerin iş birliği büyük önem arz etmektedir.

İzzet Ekinci
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00