
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Yeni nesil ofis tasarımlarının kullanıcılar üzerindeki etkisi ve verimlilik
Teknolojik gelişim, yeni nesil kullanıcılar ile birlikte yaşamı değişim ve dönüşüme zorlamaktadır. Değişimi tetikleyen ögelerin başında, kullanıcıların yeni gereksinimleri gelmektedir. Küresel ölçekte hemen her alanda değişimler görülmektedir. Bu değişim, çalışma alanlarına da yansımaktadır. Dünyada farklı konumlarda, farklı tasarımlarda ofis yapılarını görmek olasıdır. Ancak son yıllarda genel hatlarıyla evrenselleşen bir ofis anlayışı baskın olmaya başlamıştır. Bunlar, yüksek teknolojiye sahip, geniş sosyal olanakları içinde barındıran ve çağa ayak uyduran yeni nesil ofislerdir. Yeni nesil ofis, yalnızca yeni inşa edilmiş bir bina değil; teknolojinin getirdiği yenilikleri izleyen, sosyal yaşama büyük önem veren ve verimliliği her alanda ana öge alan yeni kuşak dünya eğilimi bir ofis olarak öne çıkmaktadır. Geçmişte ofis verimliliği temel olarak; metrekare/kişi sayısı gibi kolay bir hesap ile yapılırken, günümüzde içerdiği sosyal olanaklar, teknolojik mekânlar, ortak çalışma alanları, eğlence ve etkinlik alanları gibi gereksinimlerin bütününden oluşmaktadır. Geçmişten günümüze değişen gereksinimler doğrultusunda farklı bir noktaya gelen ofis tasarımlarında özgür, dinamik, yaratıcı, katılımcı Y kuşağı etkin olmaktadır. Araştırmanın ana konusu; yeni nesil ofis tasarımları ve bu tasarım ölçütlerinin araştırılması, incelenmesi ve örnekler yönünden irdelenmesidir. Bu bağlamda "Yeni nesil ofis tasarımları nasıl yapılmaktadır, bu tasarımların kullanıcılar için verimlilik ve salgınla baş etmede olumlu yönleri nelerdir?" araştırmanın asıl sorusudur. Yeni nesil ofis mekânlarının sürdürülebilir olabilmesi için de gereken özellikler araştırılıp ortaya konularak yararlarının uygulamalara katkısı da bu çalışmanın amacı ve kapsamını oluşturur.
Mimarlıkta mekân algısı ve enstalasyon-yerleştirme sanatı
Mimarlık birçok disiplinle etkileşim halinde olan ve sanatla ilişkisi yadsınamayacak bir disiplindir. Günümüz mimarlığında mekân ve enstalasyon-yerleştirme sanatı bir arada var olmakta ve enstalasyon mekân algısını da etkilemektedir. Enstalasyon bir diğer deyişle, yerleştirme sanatı, yere-özgü, üç boyutlu bir sanat yapıtının iç ya da dış mekânda, insanların yaşamının içinde oluşturulmasıdır. Son birkaç on yılda bir galeride, kent sokaklarında ya da doğada izleyiciyi çalışmaya dokunmaya, içine girmeye ve deneyimlemeye çağıran zengin ve giderek çeşitlenen bir uygulama olarak ortaya çıkan yerleştirme sanatı; yere özgü, üç boyutlu sanat yapıtları oluşturulmasıdır. Mimarlık ve sanat arasında tarih boyunca süren karşılıklı bir ilişki bulunmaktadır. Bu, bir alanda yaşanan gelişmelerin sürekli olarak diğer alanı etkilemesine yol açmıştır. 20. yüzyılda görsel sanatlarda anlatım teknikleri ve görsel imge değişime uğramış, mekâna ve zamana yayılan sanatsal çalışmalar yapılmıştır. Sonrasında yerleştirme (enstalasyon) olarak adlandırılan bu mekânsal düzenlemeler, mimarlığın ana uğraşı olan mekânı sanatın içine almıştır. 1960'lı yıllarda ortaya çıkan yerleştirme sanatı, bulunduğu mekânla doğrudan ilişki kuran, küçük ölçekli, çoğunlukla kısa ömürlü, yere-özgü, üç boyutlu bir sanat yapıtının insanların yaşamının içinde oluşturulmasıdır. Sanat nesnesinin mekânla ve izleyiciyle ilişkisini sorgulayan yerleştirmeler, mekânla algı boyutunda ilişki kurmuştur. Deneyimsel ve sorgulayıcı nitelikleriyle yerleştirmeler, son yıllarda mimarların da yaygın olarak kullandığıbir uygulama durumuna gelmiştir. Mekânla uğraşan bu sanatsal anlatım biçimi, sanatçıları ilgilendirdiği kadar mimarları da ilgilendirmektedir. Bu çalışmada mimari bir uygulama olarak kullanılan yerleştirme çalışmalarının mekânla kurduğu ilişki, mekân algısı üzerindeki etkisi ve mimarlık uygulamasındaki yeri örnekler üzerinden incelenecektir. Ayrıca, yerleştirme çalışmalarının mimarlık uygulamasındaki yerinin hangi çerçevede olduğu, sınırları ve mekâna nasıl dâhil olduğu, belirli kullanım yerleri ve amacının olup olmadığı araştırılacaktır. Çalışma yerleştirme sanatının mimarlık alanına katkılarını araştırarak, günümüzde yerleştirme çalışmalarının mimarlık uygulamasındaki önemini göstermeyi amaçlar.
Tarihi yapıların eğitim yapısına dönüşümünün incelenmesi: Toros Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi örneği
ÖZET Günümüzde toplumsal koşulların ve gereksinimlerin değişmesiyle, yapı ve mekân gereksinimlerinin de aynı ölçüde değiştiği görülmektedir. Kültür varlıklarının yeniden topluma kazandırılma çabası, üzerinde önemle durulması gereken evrensel bir konudur. Günümüzde yapısal olarak var olan, işlevselliğini yitirmiş tarihi yapılar; terkedilmeye ve yıkılmaya bırakılmak yerine elverişli yapısal özellikleriyle ve bulunduğumuz dönemin yaşam koşulları doğrultusunda yeniden işlevlendirme çalışmalarıyla kullanıma kazandırılabilmektedirler. Bu çalışmada, yükseköğrenim yapısına dönüştürülen tarihi yapılar değerlendirmeye alınmaktadır. Bu çalışmada, yükseköğrenim yapıları olarak yeniden işlevlendirilen tarihi yapılardaki Mimarlık Fakülteleri, bu tezde örnek olarak incelenirken, düzenlemeden önceki durumu ile yeniden işlevlendirildikten sonraki durumunun uyumu ve stüdyo ve derslikleri; işlev, malzeme, strüktür, aydınlatma, mimari dil, altyapı ve tesisat çözümleri açısından ele alınmaktadır. Bu kapsamda, Kadir Has, Bilgi ve Mardin Artuklu Üniversitelerinin Mimarlık Fakülteleri tarihi yapıların eğitim yapısına dönüşümünün incelenmesi yönünden örneklemler olarak seçilmiş ve eğitim yapıları olarak yeniden işlevlendirmeleri ile stüdyo ve derslikleri bu tezde belirlenen ölçütlere göre incelenmiştir. Olgu değerlendirmesi (case study) olarak; Mersin'in tarihi kent çevresinde bulunan Toros Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ele alınmıştır. İlk olarak tarihi yapının eğitim yapısına dönüştürülmesi, sonra işlev değişikliği sonucu dönüşüm geçirdiği tasarımla uyumu değerlendirilmiş, daha sonra yapının zamana bağlı değişimi irdelenmiştir. Fakültenin stüdyo ve derslikleri de, yeniden işlevlendirme açısından; işlev, malzeme, strüktür, aydınlatma (stüdyoların ışık analizleri), mimari dil, altyapı ve tesisat çözümleriyle değerlendirilmiştir. Toros Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültürel Varlıklarına ait olan A Blok ve Mersin Latin İtalyan Katolik Kilisesinden kiralanan B Blok yapıları bu tez kapsamında tarihi yapıların eğitim yapısına dönüştürülmesi yönünden ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler: Yeniden işlevlendirme, Tarihi yapılar, Üniversite Binaları, İşlev değişimi