Anadolu University
Department

Department of Public Finance

Anadolu University

101

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Emlak vergisinde değerleme sorunu ve değer tespitine ilişkin öneriler

Emlak vergisi oldukça eski ve geniş bir uygulama alanı olan, hasılatı ve yönetimi çoğunlukla yerel idarelere bırakılmış sürekli ve özel nitelikli bir servet vergisidir. Emlak vergisinin konusunu taşınmaz unsurları oluşturmaktadır. Emlak vergisinde matrahın belirlenmesinde temel ölçüt ise vergiye konu taşınmazların değeridir.Taşınmazların değerlemesi ve değerlerin vergiye yansıtılması gelişmiş toplumların önem verdikleri konulardan biridir. Özellikle hızlı şehirleşme ile birlikte taşınmaz değerlerinde sürekli artışlar yaşanmaktadır. Fakat yaşanan bu değer artışları aynı oranda emlak vergisi gelirlerinde artışa neden olamamaktadır. Emlak vergisinde gelişmekte olan ülkelerde daha yoğun olmakla birlikte gelişmiş ülkelerde de sorun oluşturan konu vergiye konu taşınmaz değerlerinin doğru ve gerçekçi tespiti sorunudur.Emlak vergisinde değer tespit aşamasında yaşanan bu sorunların tespiti ve bu sorunların çözümüne ilişkin öneriler çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Özellikle taşınmaz değerlemesi alanında kurumsal yapıyı henüz oluşturmaya çalışan Türkiye'de hem idare hem de mükellef açısından yaşanan bu sorunların belirlenmesi ve bu sorunların çözümüne ilişkin önerilerin ortaya konması oldukça önemlidir.

DeğerlemeEmlak değerlemesiEmlak vergisi+1
Canatay Hacıköylü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergi Ceza Hukukunda pişmanlık ve ıslah

Beyan esasına tabi olup da vergi kaybına ve/veya vergi kaçakçılığına sebep olan vergi mükellefleri için Vergi Usul Kanunu'nda belli şartların varlığı halinde cezadan kurtulma imkânı getirilmiştir. ?Pişmanlık ve Islah? kurumundan yararlanmak isteyen bir mükellef, sebep olduğu hukuka aykırı fiili/işlemi, vergi idaresi bunu haber almadan önce, kendiliğinden, yetkili mercilere bildirmelidir. Bunun ardından kendisine tanınan on beş gün içinde, hiç vermediği bir beyannamesi varsa bunu vermelidir. Daha önceden verdiği yanlış veya eksik bir beyannamesi varsa bunu düzeltmesi ya da eksikliklerini tamamlaması gerekir. Bu beyannamelerle bağlantılı olarak ödeme süresi geçmiş vergilerin de pişmanlık zammıyla birlikte aynı süre içinde ödenmesi şarttır.Temel hatlarıyla bu şekilde düzenlenen pişmanlık ve ıslah, Türk vergi sistemine özgü bir kurum olmayıp benzerlerine başka ülkelerde de rastlanmaktadır. Oldukça yaygın şekilde kullanıldığı anlaşılan bu tür kurumların hem mükellefler hem de vergi idareleri için zaman ve emek kaybını önlemek, iyiniyetli mükellefleri korumak, vergi tahsilâtını arttırmak gibi birçok faydası olduğu düşünülmektedir.

Etkin pişmanlıkIslahMali hukuk+4
Zübeyr Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl boyunca Türkiye'de zirai kazançların vergilendirilmesinin hâsılat açısından değerlendirilmesi

Tarımın vergilendirilmesi konusu, geçmişte olduğu gibi, günümüzde de üzerinde önemle durulan bir alandır. Özellikle tarımsal nüfusun fazla olduğu ülkelerde siyasi karar alma mekanizmasının, bu geniş oy tabanıyla ilişkileri dikkat çekmektedir.Osmanlı Devleti'nin klasik dönem olarak kabul edilen döneminde, tarımda aşar ve ağnam vergilerinin uygulanmasında istikrarlı davranılmış ve hâsılatta da başarılı olunmuştur. Sonraki buhran döneminde iltizam denilen tahsil usulü uygulanarak gelirler ihale edilerek mültezimlerden tahsil edilmiş, fakat halk, mültezim baskısı altında yaşamıştır.Cumhuriyet'in ilanı ve rejim değişikliği ile birlikte yen, yaklaşımlar gündeme gelmiş ve Aşar vergisi, tahsil yönteminin değiştirilmesi ile ilgili değerlendirmelere gerek duyulmadan 1925 yılında kaldırılmış ve 1961 yılına kadar tarım sektörü vergilendirilmemiştir.1961 yılında 193 sayılı Gelir Vergisi kanunuyla zirai kazançlar gelir vergisi sistemine dâhil edilmiştir. Fakat siyasi mekanizma, muafiyet ve istisnaların kapsamını geniş tutarak, vergi tabanını daraltmış, belge düzeninin zorunlu olmayışı gibi nedenlerle tarım sektörü kayıt dışı ekonominin büyümesine neden olmuş ve önemli bir gelir kaybına neden olmuştur.Tarımsal kazançların yeterli ölçüde vergilendirilmemesi ve kayıt dışı ekonomiyi büyütmesi, Türk vergi sisteminin gelir kaleminde önemli bir gelir kaybına neden olmuştur. Öte yandan sektördeki vergi yükü de oldukça düşük düzeydedir.4369 sayılı kanunla, nihai vergiye dönüşen stopajın oranının arttırılması ve tüm çiftçilerin kayıt altına alınması tarımın vergilendirilmesi konusunda istenilen sonuçların elde edilmesini sağlayacaktır.

CumhuriyetStopajTanzimat+2
Mustafa Adem Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası rekabet gücünün teşvikinde devletin rolü: Türkiye örneği

Uluslararası rekabet gücü kavramı, bir ülkenin sahip olduğu firmaların uluslararası piyasalarda başarılı olma yeteneği ile birlikte devletin vatandaşlarının yaşam standartlarını ve yaşam kalitesini artırması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda devletler ülkelerinin rekabet gücünü artırmak ve bu artışı sürdürülebilir bir hale getirmek için firma destekli ve piyasa ekonomisi tabanlı politikalar izlemelidir.Çalışmanın birinci bölümünü teorik çerçevede uluslararası rekabet gücü kavramı ve uluslararası rekabet gücünü belirleyen faktörler oluşturmaktadır. İkinci bölümde ise uluslararası rekabet gücünün teşvikinde devletin izlemesi gereken roller açıklanmaktadır.Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise uluslararası rekabet gücünü belirleyen makro-ekonomik faktörler ile Türkiye ve seçilmiş olan ülkeler arasında karşılaştırma yapılmakta olup çalışmanın üçüncü bölümünün son kısmında ise Türkiye'de devletin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik izlemesi gereken politika önerileri sunulmaktadır. Türkiye hukukun üstünlüğünü benimsediği ve uyguladığı, makro ekonomik istikrarı sağladığı, ekonomik ve teknolojik altyapı yatırımlarını ve kalitesini artırdığı, kayıtdışı ekonomi ve kayıtdışı istihdamı daralttığı, inovasyon gelişimini artırdığı, KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler oluşturduğu ve eğitimin kalitesini artırdığı takdirde uluslararası rekabet gücünü de artıracağı sonucuna varılmıştır.

MakroekonomiMakroekonomik etkiMakroekonomik politikalar+5
Güner Tuncer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi uyuşmazlıklarının çözümünde uzlaşma müessesesinin değerlendirilmesi ve öneriler

Türk vergi hukukunda uyuşmazlıkların çözümü için farklı yöntemlerin belirlendiği görülmektedir. İdari aşama ve yargı aşaması olarak sınıflandırılan bu yöntemlerin içerisinde uzlaşma müessesesinin önemli bir fonksiyonu bulunmaktadır. Bununla birlikte devlet tarafından kamu giderlerini karşılamak üzere alınan verginin, toplumsal yaşamı sağlamadaki önemli bir rolü olduğu da yadsınamaz. Bu nedenle, vergi mükellefi ile vergi idaresi arasında vergi miktarı ve cezası üzerinde bir anlaşmaya varılması, kamu yararı gözetilerek genel hukuk kuralları çerçevesinde titizlikle uygulanması gerekmektedir.Bu çalışmada; vergi uyuşmazlıklarının çözümünde uzlaşma müessesesinin Türkiye'deki yapısı incelenmiş, uygulamadaki durumu değerlendirilmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu kapsamda çalışmanın ilk iki bölümünde vergi uyuşmazlıkları ve uzlaşma müessesesi üzerinde durulmuş, tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmanın uygulanmasına yönelik literatüre uygun olarak bir alt yapı oluşturulmuştur. Daha sonra Türkiye'deki uzlaşma sistemi, istatistiki veriler, genel hukuk kuralları, vergi denetimleri yönünden ve diğer ülkelerdeki uygulamalar yönünden değerlendirilerek öneriler sunulmuş ve yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Vergi, Uyuşmazlık, Uzlaşma, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma, Tarhiyat Sonrası Uzlaşma

FinansTarhiyatTürkiye+5
Kenan Taşcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ihracatta kdv istisnası ve Avrupa Birliği uygulaması ile karşılaştırılması

Katma değer vergisi üretim ve tüketim sürecinin her aşamasında malların ve hizmetlerin satışından alınan ve vergi indirimine imkân tanıyarak değer artışı esasını benimsemiş çok aşamalı genel bir satış vergisidir.Ülkemizde Katma Değer Vergisinin 1985'te yürürlüğe girmesiyle ihracatımız, ?ihracat istisnası? yoluyla teşvik edilmeye çalışılmıştır. Bu istisnanın uygulamaya konulmasındaki amaçlar ise ihracatın arttırılmasıyla döviz girdisini ve mallarımızın dünya pazarlarındaki rekabet gücünü arttırmak ve çifte vergilemenin önlenmesidir.Bu çalışmada Katma Değer Vergisinde yer alan ihracat istisnasındaki işleyiş ortaya konulmaya çalışılmış, KDV iadelerinde karşılaşılabilecek olan sorunlara ne şekilde yaklaşılması gerektiği açıklanmaya çalışılmış ve son olarak ihracatın Avrupa Birliği'ndeki işleyişine değinilerek Türkiye ile karşılaştırılması yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Katma değer, Katma Değer vergisi, İhracat, İhracat istisnası

Avrupa BirliğiKatma değer vergisiTürkiye+4
Ebru Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Performans esaslı bütçe ve Kütahya il özel idaresinde uygulama

Yerel yönetim birimi olan il özel idareleri halkın da katılımı ile ilin gelirini yönetmekle yükümlü tüzel kişiliklerdir. Ülkemizde tarihi Osmanlı İmparatorluğu'na kadar dayan il özel idareleri, günümüzde ilin yerel ihtiyaçlarını karşılamak ve bu çerçevede ülke ekonomisine de katkıda bulunmak amacıyla faaliyetlerini yürütmektedirler.Bütçe kavramı en genel tanımıyla elde edilen gelirlerin yapılacak olan giderleri karşılayıp karşılayamayacağını belirlemek amacıyla hazırlanan bir belgedir. Özellikle kamu kurumlarında bir yıllık süreyi kapsayan bütçelerin hazırlanmasına yönelik olarak çeşitli bütçeleme sistemleri bulunmaktadır. Bu sistemlerden biri de çalışmaya da konu olan Performans Esaslı Bütçe sistemidir. Performans Esaslı Bütçe Sistemi, kamu hizmetlerinde yapılan harcamalar doğrultusunda en yüksek hizmet çıktısının elde edilmesini sağlamak amacıyla geliştirilen bir tekniktir. Sistemin uygulanması özellikle kamu uygulamalarında performansa dayalı ölçümlerin yapılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.Performans Esaslı Bütçeleme Sisteminin il özel idarelerinde uygulanmasına yönelik hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde; il özel idareleri hakkında bilgilere ve il özel idarelerinde yönetimler arası mali ilişkilerin düzenlenmesine ilişkin konulara yer verilmiştir. İkinci bölümünde Performans Esaslı Bütçeleme Sisteminin tanımı, nitelikleri, temel unsurları, aşamaları, kullanılan bilgiler ve Performans Esaslı Bütçe Sisteminin dünyadaki uygulamalarına ayrıntılı olarak değinilmiştir. Üçüncü ve son bölümünde ise yapılan literatür çalışması doğrultusunda Kütahya İli İl Özel İdaresinde bütçeleme sistemine yönelik uygulama çalışmasına yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Performans Esaslı Bütçe, İl Özel İdaresi, Yönetimler Arası Mali İlişkiler, Program Bütçe Sistemi, Performans Sistemi.

BütçeBütçelemeBütçeleme sistemleri+4
Yemen Deli
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kayıtdışı ekonomi ve eğitim düzeyi ilişkisi

Kayıtdışı ekonomi, oldukça geniş bir faaliyet alanını kapsamakta ve çeşitli şekillerde adlandırılmaktadır. Kayıtdışı ekonominin ölçülmesi de oldukça zordur. Ancak Türkiye'de boyutlarının yüksek olduğu bilinmektedir. Nedenleri açısından ekonomik, mali, siyasi ve idari, ahlaki ve psikolojik olmak üzere dört grupta toplanabilir. Söz konusu nedenler ve bu nedenlerin etkisi ülkeden ülkeye farklılaşmaktadır. Türkiye açısından da nedenlerin ağırlıklarının farklılaştığı görülür. Etkileri konusunda olumlu ve olumsuz görüşler ileri sürülmüştür. Ancak olumsuz etkileri daha fazla ve akla yatkındır. Kayıtdışı ekonominin sayılan nedenlerden arındırılabilmesi için önerilebilecek bir faktör ise eğitimdir.Türkiye'de temel eğitim göstergeleri özellikle son dönemde olumlu bir görüntü sergilemektedir. Eğitim yatırımları, okullaşma oranları, okuryazar oranı, öğretmen ve mezun sayısındaki artışla birlikte eğitimde kalitenin de arttığı görülmektedir. Bu durum genç nüfusa sahip olan ülkemiz adına umut vericidir. Çünkü eğitim hem kişisel hem de toplumsal faydalara sahiptir. Faydaları açısından eğitim, gelir dağılımındaki adaletsizliği, doğurganlığı, suç oranlarını ve işsizliği düşürür; aynı zamanda ekonomik büyümeyi sağlar. Sayılan bu faydalar, kayıtdışı ekonominin birçok nedeni ile ilişki içindedir. Diğer yandan eğitim düzeyindeki artış ile birlikte hem kayıtdışı istihdam hem de yeraltı ekonomisinde faaliyet gösteren kişi sayısı düşmektedir.Sonuç olarak, eğitim yatırımlarında ve kalitesinde oluşturulabilecek bir artış, kayıtdışı ekonominin boyutlarını azaltacak, işgücünün daha verimli alanlarda çalışmasına ve daha iyi bir hayat standardına sahip olmasına yol açabilecektir.

EğitimEğitim düzeyiEğitim harcamaları+2
Mehmet Ela
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de belediyelerin mali yapısı ve finansal sorunları: Konak Belediyesi örneği

Belediyeler yerel yönetimler içerisinde ön plana çıkan önemli bir yerel yönetim birimidir. Belediyelerin hallka daha yakın ve küçük ölçekli birimler olması sonucu hizmetlerin sunulmasında, halkın taleplerini karşılama ve sorunları çözme konusunda daha hızlı ve etkin olma imkanına sahiptirler.Belediyelerin halkın ihtiyaç ve beklentilerine uygun etkin ve verimli hizmet üretebilmeleri görevleri ile orantılı kaynak tahsis edilmesiyle mümkündür. Kaynak sorunu belediyelerin etkin hizmet sunumunu olumsuz etkilemekte ve giderek merkezi idareye bağımlı hale getirmektedir. Bu durum belediyelerin mali özerklik ilkesinden uzaklaşmasına neden olmaktadır.Çalışmanın amacı belediyelerin mali yapısının analizi ve finansal sorunlarının nedenlerinin belirtilmesidir. Çalışmanın kapsamı içerisinde birinci bölümde yerel yönetim kavramı ve Türkiye'de Belediyeler hakkında genel bilgiler verilmiş, ikinci bölümde Türkiye'de belediyelerin mali yapıları, gelişimi ve finansal sorunları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Konak Belediyesi'nin mali yapısı, finansal sorunları hakkında bilgiler verilmiş, Konak Belediyesi'nin mali yapısı hakkında yapılan anket çalışması ile oluşturulan bulgular değerlendirilmiştir.

FinansFinansal sorunlarFinansal yönetim+5
Aslı Güzeler
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 1990 sonrası enerji politikalarının (petro-gaz'ın) kamu maliyesine yansımaları

İnsanlık tarihi boyunca enerji, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın en temel araçlarından biri olmuştur. Sürdürülebilir enerji politikaları oluşturmak ve uygulamak için enerji kaynaklarına ulaşım ülkeler açısından hayati önem taşımaktadır. Enerji kaynaklarının gelişimi incelendiğinde sanayi devrimiyle birlikte öncelikle kömürün daha sonra petrol ve doğalgazın dünya ekonomileri üzerinde belirleyici rol aldıkları görülmektedir. Günümüzde ekonomideki her sektör doğrudan ya da dolaylı olarak petrol ve doğalgaza bağımlıdır. Bu nedenle petrol ve doğalgaz piyasasında ve fiyatında ortaya çıkan değişimler, oluşturdukları zincir reaksiyonlarla hem ülke hem de dünya ekonomileri üzerinde çeşitli etkiler yaratmaktadır.Türkiye birincil enerji üretimini ağırlıklı olarak kömür ve yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamakta, tüketimini ise bu kaynakların yanı sıra petrol ve son yıllarda hızla artan doğalgazdan karşılamaktadır. Ülkemizdeki petrol ve doğalgaz kaynaklarının yetersiz ve verimsiz olması, bu kaynaklarda dışa olan bağımlılığımızı artırmakta ve bu durum ülkeden her yıl önemli miktarda döviz çıkışına sebep olmaktadır. Artan ithal kaynak bağımlılığı ülkede fiyatlar genel düzeyinin artışına, cari açıklara ve arz kesintilerine neden olmakta ve kamu finansman dengesinin içinde bulunduğu sorunlar üretim artışı sağlayacak yeni yatırımların gecikmeli olarak yapılmasını sağlamaktadır.Bu çalışma 1990 sonrası Türkiye'de enerji politikaları içerisinde petrol ve doğalgazın kamu maliyesine etkilerini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Bu kapsamda petrol ve doğalgaz politikalarının kamu gelirlerine, dış ödemeler dengesine, fiyatlar genel düzeyine, ekonomik büyümeye ve istihdama yansımaları üzerinde durulmuştur.

Doğal gaz kullanımıEnerji planlamasıEnerji politikaları+2
Alparslan Uğur
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00