Yalova University
Discipline

Enerji Mühendisliği Anabilim Dalı

Yalova University

5

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

5 Theses
Master'sOpen AccessTR

Bulanık analitik ağ süreci yöntemiyle teknoloji perakende firma seçimi

Bu çalışma ile teknoloji perakende mağaza seçiminde etkili olan faktörlerin ortaya konulup, hangi faktörün ne kadar etkisi olduğu araştırılmıştır. Tezimizde kriterlerin ağırlıklarına göre yapılan analiz sonucunda belirlenen alternatifler içerisinde tercih sıralaması yapılmıştır. Mağaza seçiminde etkili olan faktörler ile ilgili makale, tez ve bildiri gibi yayınlar taranmış ve 22 alt kriter 5 ana kriter belirlenmiştir. Bu kriterlerin mağaza seçimindeki ağırlıklarını belirlemek amacıyla anket çalışması hazırlanmıştır. Anketin birinci bölümünde demografik yapı, ikinci bölümünde kriterlerin ikili karşılaştırması ve üçüncü bölümde tercih edilen teknoloji mağazasının 22 alt kritere göre beşli likert ölçeği analizine yer verilmiştir. Anketimiz çok kriterli karar verme tekniklerinden bulanık analitik ağ süreci yöntemiyle analiz edilerek, ağırlık vektörleri bulunmuştur. BAAS ile bulunan ikili karşılaştırma matris ağırlık vektörleri değerleri Superdecision programına girilerek kriterlerin ve alternatiflerin öncelik sıralaması elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, perakende mağaza tercihinde etkili olan faktörlerin başında ürün gelmektedir, onu sırasıyla erişilebilirlik ve mağaza yapısı izlemektedir. Müşteri hizmetleri ve mağaza kurumsal kimliği ana kriterleri tüketicilerin tercih kriterleri arasında önem teşkil etmemektedir.

Melek Tınmaz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir Manyas ilçesinde bir mahallin enerji ihtiyacının şebekeden bağımsız hibrit sistemle karşılanması : Enerji ve ekonomik analizleri

Günümüzde elektrik enerjisi talebi, artan nüfusla doğru orantılı olarak gün geçtikçe artmaktadır. Elektrik enerjisi talebinin büyük bir çoğunluğu halen fosil kaynaklardan sağlanmaktadır. Fosil enerji kaynaklarının tükenebilir olmaları, kullanılması sonucu açığa çıkan yüksek emisyon sebebiyle çevreye ve insan sağlığına karşı olumsuz etkileri, tabiat olaylarına negatif etkileri ve farklı krizler nedeniyle bazı zamanlarda temin edilmesinde yaşanılan sorunları nedeniyle; yenilenebilir enerji kaynaklarına olan yönelme isteğini ciddi miktarda arttırmıştır. Özellikle sürekli olarak artan elektrik enerjisi talebine bağlı olarak 20.Yüzyılın son çeyreğinden başlayan bu artış önemli bir ivme kazanmıştır. Yenilenebilir enerji kaynakları emisyon miktarının düşük olması sebebiyle daha çevreci olması, tükenebilir olmaması ve ithal olarak temin edilmesine gerek duyulmaması gibi avantajlara sahiptir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının birlikte kullanımı ile kurulacak sistemler daha verimli olabilmektedir. Güneş paneli günün belli saatlerinde elektrik enerji üreteceği için aslında kesintili bir enerji sunmuş olur. Buna karşın güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ile birlikte çalıştığında sistem günün her saatinde elektrik üretebilecektir. Enerji kaynaklarının birlikte kullanımı ile oluşturulan sistem olarak adlandırılan hibrit enerji sistemleri, yenilenebilir enerji kaynaklarında gittikçe artan önemin bir neticesi ve şebeke bağlantılı sistemden uzak bölgelerde bulunan mahalleri besleyebilmenin bir çaresi olarak ortaya çıkmışlardır. Yenilenebilir enerji kaynakları sistemlerinde gerek ilk yatırım masrafının fazla olması gerekse sürekli aynı ihtiyaçta enerji üretimi temin edilememesi nedeniyle maliyet etkili bir şekilde kullanılamamaktadır. Enerji üretiminde sene boyunca ihtiyaç duyulan baz yüklerin yenilenebilir enerji kaynakları yardımıyla, pik yüklerin ise hem yenilenebilir hem de fosil yakıtların yardımıyla temin edilmesi makul maliyet ve devamlı üretim için en elverişli uygulamalardır. Bu çalışmada HOMER (Hybrid Optimization Model for Electric Renewable) programı en uygun kombinasyonun bulunması için kullanılarak beş adet hibrit sistem modellenmiş, simülasyon ve optimizasyon süreçlerinden sonra değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen çalışmada Balıkesir Manyas bölgesi tercih edilmiştir. Marmara bölgesinde bulunan Balıkesir ili Çavuşköy (40.063583, 27.908583) lokasyonunda oluşturulacak olan dördüz binaların içerisinde yaşayacak 60 haneli 240 kişiden oluşan bir topluluğun, şebekeden bağımsız bir şekilde hem elektrik hem de termal yük gereksiniminin karşılanması için farklı hibrit enerji sistemlerin kurulumu tasarlanmıştır. HOMER programında modellenecek olan sistemler, ortalama 480 kWh/gün elektrik ve 170,95 kWh/gün termal yük ihtiyaçlarının karşılanması ve bunun için modellenecek olan enerji sistemlerinin üreteceği enerjinin birim değerinin mevcut değere yakın elde edilebilmesini sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Tasarlanan bu sistemler en optimum sistemin saptanabilmesi için çeşitli parametreler (jeneratör çalışma yükü, rüzgâr türbini kule yüksekliği vb.) değiştirilerek hassasiyet çözümlemeleri gerçekleştirilmiştir. Tüm bu çalışmalar nihayetinde şebekeden bağımsız şekilde modellenerek sistemlerden temin edilebilecek enerjinin birim maliyet fiyatının parametrelere bağlı olarak değişkenlik gösterdiği gözlemlenmiştir. Ardından gerçek hayata uyarlanabilmesi tartışılmış ve hane başı 380 $ ödeyerek hem elektrik hem de termal enerji ihtiyacının karşılanabileceği görülmüştür. Bu çalışma yenilenebilir enerji sahasında kurulabilecek enerji sistemlerine güzel bir örnek oluşturup özellikle ülke olarak bu konuda büyük bir potansiyelimizin olduğunu işaret etmekte ve başka araştırmacıların da bu konuda çalışma gerçekleştirmelerini cesaretlendirici nitelikte olduğu düşünülmektedir.

Eren Adıgüzel
Yalova University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Kaçak göçmen akışının ihalar yardımıyla görüntülenebilmesi için enerji kısıtlı lokasyon rotalama modelleri

Unmanned Aerial Vehicles (UAVs) are aircrafts that are guided autonomously, by remote control, or both, and that are equipped with sensors, go-pro cameras, global positioning system (GPS), etc., depending on their purpose of use. Unencumbered by crew and the design-safety requirements of manned aircrafts, UAVs can be efficiently used in a wide range of military, commercial, and civil applications, where the last includes weather monitoring, forest fire detection, traffic control, and emergency search and rescue. The world has witnessed the biggest number of refugees on record at the end of 2016; an unprecedented 65.6 million people around the world were forced from home by conflict and persecution. Among them, the conflict in Syria was the world's biggest producer of refugees with about 5.5 million refugees. Many of these refugees tried to cross the Mediterranean Sea by overloaded and unsafe boats, and most of these trials ended in tragic ends with sunk boats and drowned people. There are lots of papers that have been written on different aspects of disaster management. None of these, however, have addressed the refugee problem, even though the International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies (IFRC) have identified displaced populations as a disaster type. Our aim in this study is to model and solve a UAVs' surveillance problem. That is, we are given a set of target points that have to be visited once, a set of potential locations where stations to swap batteries or to refuel UAVs can be placed, and a main depot from which UAVs are initially launched and to where they eventually return. All these points form the node set of an undirected graph. We are also given a set of homogeneous UAVs. Now, our problem is to determine which of the potential stations to open and the routes of UAVs which minimize the total sum of operating costs of UAVs and opening costs of stations under several different sets of constraints. This problem type is known as the Location-Routing (L-R) problem in the OR/MS literature. However, due to the technical properties of UAVs, our mathematical formulation differs from the classic L-R formulation, as explained below. Our contributions to the literature can be explained as follows. Firstly, we propose the UAVs' surveillance problem as part of the risk mitigation phase of disaster management, where risk mitigation is defined by Federal Emergency Management Agency (FEMA) as the activities taken to prevent a disaster, reduce the chance of it happening, or reduce its damaging effects. We can achieve this by considering all target points to fill the danger area where many refugee boats have sunk so far. By surveying these points continuously, we aim at reducing the risk of boats passing through that area. Secondly, UAVs have very limited battery or fuel capacities. Hence, during their missions, their batteries have to be charged or swapped, or they have to be refueled. Therefore, different from the classic L-R formulation, we consider energy consumptions of UAVs in different flight statuses, and formulate the remaining consumable energies as part of our constraint sets. Moreover, in our problem, each subtour made by an UAV has to start and end at the main depot; hence, we formulate new subtour elimination constraints which eliminate all subtours that do not start and end at the main depot.

Uğurcan Dündar
Galatasaray University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Ümit modeli ile portföy seçimi

Decision making under uncertainty has always been important among the research community in industrial engineering. Many models which try to explain the attitude of decision maker under uncertainty have been proposed until today. The expected utility model is one of the most widely used models in this research area. However, some surveys show that people do not behave as stated in utility theory. So, non-expected utility models have recently become popular and the prospect model is one of them. The prospect model contradicts the expected utility model in a number of ways. Main theme of our research is to investigate the choices of prospect investors in a market that contains one risky and one risk-free asset. Exhibiting the differences between structures of the value functions, we get some indications about the portfolio choices of prospect investors. Firstly, we constructed a general model for the portfolio optimization problem within the frame of the prospect theory. Then, we analyzed it with the different types of value functions: piecewise linear, exponential and piecewise exponential, sequentially. Using different return distributions, each value function is investigated in more details. We derived the solution of the portfolio optimization problem and we obtained some interesting properties of optimal prospect portfolios. Looking at the relationship between the optimal portfolios and asset means, we show that there is a mean interval for a portfolio where it is optimal not to buy or shortsell the risky asset. Finally, we presented numerical examples to illustrate the shapes of the objective function. Moreover, comparing piecewise exponential and exponential optimal solutions, we analyzed the e¤ects of the prospect value functions.

Abdullah Taşkıncan
Koç University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Piren bazlı organik ışık yayan diyotların (OLED) optoelektronik özelliklerinin incelenmesi

Bu tez, sentezlenmiş dört tane benzen organik bileşiğinin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir PAH grubu bileşiği olan piren grubundan N-(2-((piren-4-il)metilenamino)etil)-5-nitropiridin-2-amin içeren yeni bir OLED hazırlanması ve bazı optiksel ve elektrokimyasal özelliklerinin incelenmesi üzerine odaklanmıştır. Bu çalışmanın ilk aşamasında, N-(2-((piren-4-il)metilenamino)etil)-5-nitropiridin-2-amin'i sentezlemek için 2-(2-aminoetilamin)-5-nitropiridin ile 1-pirenkarboksaldehit THF/MeOH den oluşan çözücü ortamında ilk kez etkileştirilerek %50.8 verimle sentezlendi. Bileşiğin yapısı NMR spektroskopisi kullanılarak aydınlatıldı. Ayrıca, organik bileşiğin fotolüminesans ve soğurma verileri analiz edildi. Elde edilen absorpsiyon spektrumlarından deneysel HOMO-LUMO bant enerji aralıkları tespit edilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında OLED şeması belirlenerek ITO / PEDOT:PSS (40 nm) / CuPc (50 nm) / NPB (40 nm) / Nitropiridil fonksiyonlu piren (30 nm) / Alq3 (30 nm) / LiF (0,5 nm) / Al tabakaları sırasıyla PEDOT:PSS, CuPc, NPB, Nitropiridil fonksiyonlu piren, Alq3 döndürerek kaplama ve LiF, Al termal buharlaştırma yöntemleri kullanılarak kaplandı. Son olarak, üretilen OLED'in elektrolüminesans ve akım-voltaj karakteristikleri elde edilerek cihazın hangi bölgede ışıma yaptığı ve aydınlatma koordinatları, CIE (x,y) belirlendi. Üretilen piren bazlı OLED'in mavi bölgede ışıma yaptığı ve yüksek oranda akım yoğunluğuna sahip olduğu gözlendi. Anahtar kelimeler: OLED, Piren, Elektrolüminesans.

Oğuzhan Yeter
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00