Yeditepe University
Institute

Institute of Educational Sciences

Yeditepe University

326

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu 7. sınıf öğrencilerinin benlik algılarının demografik değişkenlere bağlı olarak incelenmesi

Benlik tasarımı kişinin kendini nasıl algıladığı ile ilgili bir kavramdır. Benlik saygısının,kişinin geldiği aile, anne-baba, eğitim düzeyi, meslekleri, ekonomik durumları, gibi dahapek çok etkenle ilişkili olabileceği düşünülerek araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmanınamacı da, ilköğretim okulu öğrencilerinin Benlik tasarımlarında aile faktörünün düzeylerinitespit etmektir.Araştırmanın birinci bölümünde kuramsal bilgileri içeren problem durumu, problemcümlesi, araştırmanın amacı, alt problemler, araştırmanın önemi, sayıtlılar ve sınırlılıklarayer verilmiştir. İkinci bölümde ve üçüncü bölümde araştırmanın kavramsal açıklamalarıyapılmıştır.Dördüncü bölümde ise araştırmanın yöntemi ile ilgili olarak araştırmanın modeli, evreni,örneklemi, veri toplama araçları ve verilerin analizi başlıkları altında sunulan bilgilere yerverilmiştir. Araştırmada, yapılan literatür taramasından sonra oluşturulan anketin deneklereuygulanması sonucu elde edilen verilerin analizi yapılmıştır.Araştırmanın beşinci bölümünde ise verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgulara veyorumlarına, araştırmanın son bölümünde de, varılan sonuç ve buna yönelik önerilere yerverilmiştir. İlköğretim okulu öğrencilerinin benlik tasarımları ile aile değişkenleri arasındaanlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Havva Omay
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihsel gelişim sürecinde insan kaynakları yönetimi anlayışı, amaçları ve fonksiyonları

Evrendeki güzelliklerin ve mutlulukların hepsi insan içindir. İnsanın insana değer vermesibugün, İnsan Kaynakları Yönetiminin arzuladığı ve hedeflediği en önemli hususlardanbirisidir. Günümüzde akıl almaz bir hızla devam eden rekabet ortamında ayakta kalabilmeçabaları, örgütleri yeni yönetim arayışlarına yöneltmektedir. Bu yeni yönetim arayışlarıçerçevesinde, üretim veya hizmet sürecinde ?insan faktörü? yeniden keşfedilmektedir.Yönetim sürecinde gerek örgütsel, gerekse bireysel amaçların gerçekleşebilmesi ancak oörgütteki insan unsuru sayesinde mümkün olacaktır.Bugün ülkemizde olduğu gibi diğer birçok ülkede de, insan kaynakları ve yönetimi yeni birvizyonla ele alınmaktadır. Çünkü çağımızda rekabet avantajının insan kaynaklarında olduğuanlaşılmaktadır. O nedenle örgütler, çalışanlarına ve onları yönetenlere kısacası "insana"yatırım yapmaktadırlar.İnsanın yönetimi zordur. Çünkü her insan kendine özgüdür. Fiziksel, zihinsel ve duygusalboyutlarıyla anlaşılması ve yönetilmesinden zor olan kaynaktır. Ancak bu zor kaynağın etkinyönetilmesi durumunda da bir organizasyonun ulaşabileceği kapasite ya da başarı düzeyibeklentilerin çok üstüne çıkmaktadır. İnsanın bağlılığını, odaklanmasını ve adanmasınısağlayan bir organizasyon onun yaratıcı, üretken, sorun çözücü yeteneklerinden çok daha fazlayararlanacak ve çok önemli bir rekabetçi üstünlük elde edecektir.Bu araştırma, insan kaynakları yönetimi konularına genel bir giriş niteliğindeki birincibölümden sonra insan kaynakları yönetiminin tarihsel gelişimini, insan kaynakları yönetimininamaçları ve fonksiyonlarını değişik kaynaklar desteğinde incelemektedir.Organizasyonel etkinliği geliştirmek için sistematik yaklaşımlar planlayan ve uygulayanİKY'nin amacı, sistemin etkinliğini artırmak ve tüm çalışanların potansiyelini geliştirmektir.Organizasyonun stratejik planları ve amaçlarıyla yakından ilgili olan İKY'ye ilişkin karar veuygulamaların hemen tümü sonuçta organizasyonun verimliliğini ve performansını etkiler. Buaraştırma insan kaynakları yönetiminin amaçlarına ve fonksiyonlarına bu perspektiftenbakmıştır.Bu araştırmada bahsi geçen İKY'nin temel amaçları; etkili insangücü kaynaklarını oluşturmak,etkili insangücü kaynaklarını geliştirmek ve etkili insangücü kaynaklarını elde tutmak olaraközetlenebilir.

İlker Aydın
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yöneticilerinin liderlik tarzlarının belirlenmesi üzerinde ana-baba ve yöneticilerinin etkileri

İnsan doğduğu andan itibaren çevresiyle etkileşim halindedir ve birtakımdavranış kalıpları geliştirir. Bu davranış kalıplarının gelişmesinde etkileşim halindeolduğu çevrenin önemi büyüktür ve en önemli etki ebeveynlerden gelir. Başka birdeyişle, çocuk birçok değişik davranış tarzını gözlem yoluyla ebeveynlerindenöğrenebilir. Bu davranış tarzları arasında liderlik de bulunmaktadır.Büyüyen çocuk ebeveynlerinden öğrendiği liderlik tarzıyla birlikte çalışmahayatına girer. Ancak davranışlar hayat boyu sabit olmayıp, kişinin içinde bulunduğudeğişik ortamların etkisiyle değişebilmektedir. Çalışma ortamındaki birçok faktör deönceden edinilen liderlik tarzını değiştirebilir. Bu faktörler arasında üstlerin etkisindensöz etmek mümkündür.Ebeveyn ve üstlerin, yöneticilerin liderlik tarzları üzerinde ne derece etkiliolduklarım görmeyi planladığımız bu çalışmada önce davranış tarzlarının edinilmesi ileilgili bilgileri gözden geçirdik ve ebeveynlerin eğitim, kariyer gelişimi, mesleki seçimve liderlik gibi birçok konu üzerindeki etkili olduğunu gördük. Liderlik teorileriniinceleyerek de liderliğin öğrenildiğini ancak çeşitli etkilere maruz kalarakdeğişebildiğim belirledik.Kartal bölgesi ağırlıklı olmak üzere 80 Eğitim Yöneticisinin katıldığı bu çalışmada,liderlik tarzını ölçen SBDQ (Supervisory Behavior Description Questionnaire) adlıölçek kullanıldı. 48 ifadeli bu ölçek insana yönelik liderlik ve işe yönelik liderlik olmaküzere iki faktörden oluşmaktadır.Yapılan analizler sonucu elde edilen bulgular,' yöneticilerin ve ebeveynlerininalgılanan liderlik tarzlarının, deneklerin liderlik tarzı üzerinde etkili olabileceklerinigöstermektedir. İşe yönelik liderlik açısından deneğin kendini değerlendirişi ile üstünüdeğerlendirişi arasında benzerlik vardır. Bu benzerlik üstün, deneğin liderlik tarzıüzerindeki etkisini gösterebilir. Deneğin üstünü değerlendirişi ile ebeveyninideğerlendirişi arasında da benzerlik vardır. Yani denekler ebeveynlerine benzeyenüstlerden daha fazla etkilenebilmektedirler.Bulguların gösterdiği diğer bir sonuç ise, annelerin insana yönelik liderliktarzının daha fazla vurgulandığıdır. Dolayısıyla anneler insana yönelik liderlikte etkiliolabilmektedirler.Eğitim dili ortamı da liderlik tarzı üzerinde etkili olabilmektedir. Yabancı dildeeğitim yapan liselerden mezun olan deneklerle Türkçe eğitim yapan liselerden mezunolan denekler arasında, üstlerinin insana yönelik liderliğini değerlendirme bakımındanfark vardır. Türk liselerden mezun olanlar üstlerinin insana yönelik liderliklerim dahayüksek değerlendirmekte, yani onlardan daha fazla etkilenebilmektedirler.Yapılan bütün analizler sonucunda elde edilen bilgilerin tamamı "Araştırma"bölümünde yer almaktadır.

Burcu Tezel
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki örgüt iklimine ilişkin öğretmen algıları

Örgüt iklimi, toplumdaki bireylerin belirgin beklenti ve davranıslara gösterdikleri yapılar üzerine kurulu bir kavram olup örgütün belli bir zamandaki havasını yansıtır. ?klim, kisiler tarafından görünmez ya da dokunulmaz ancak gerçek ve üstelik bir oda içerisindeki hava gibi bir organizasyon içinde olup biten her seyi içerir ve etkiler. Okullar sahip oldukları iklim özellikleri ile çalısan bireyleri farklı biçimlerde etkilemekle birlikte bunun uzantısı olarak ta gerçeklestirilmeye çalısılan amaçlar bu etkilere göre sekillenmektedir. Amaçlar arasında belirgin fark olmamasına rağmen her okulun çıktısı bu etkilere göre değismektedir. Okullarımızda olusturulan bu iklimlerin belirlenmesinin amaçlardaki bu farklılıklara olumlu yönde katkı sağlayacağı söylenebilir. Bu arastırmanın amacı resmi ilköğretim okullarındaki örgüt ikliminin değerlendirilmesidir. Arastırma verileri ?stanbul Ümraniye ?lçesindeki 30 ilköğretim okulundan seçilen 338 öğretmene anket uygulanması sonucu elde edilmistir. Kullanılan Örgütsel ?klimi Tanımlama Anketi (OCDQ-RS), Hoy ve Tarter tarafından ortaokullar üzerinde genis kapsamlı çalısma yapılarak gelistirilmistir. Elde edilen veriler aritmetik ortalama, standart sapma, varyans analizi, en küçük önemli farklar tekniği ve t-testi kullanılarak incelenmis ve raporlastırılmıstır. Arastırma genel tarama biçiminde olup, anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıstır. Arastırma sonuçlarına göre, resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin algılamaları ile örgüt iklimi alt boyutları arasında anlamlı bir iliski bulunamamıstır. Ancak, otoriter müdür davranısı ve endiseli öğretmen davranısı boyutlarında, yas değiskeni ve meslekte çalısma süresine göre, kendini isine vermis öğretmen davranısı boyutunda ise yas değiskenine göre anlamlı bir iliski bulunmustur

Örgüt iklimiÖğretmen algısıÖğretmenler+3
Abdullah Tok
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer Basamakları Yükselme Sınavı (KBYS): Ortaöğretim öğretmenleri görüşleri çerçevesinde nitel bir araştırma

Öğretmenler ve diğer kamu personelinin, kendilerini geliştirmeleri için çeşitli fırsatlar yaratılmaktadır. Bu fırsatların bazılarına örnek olarak Kamu Personeli Dil Sınavı (KPDS), Kamu Personeli Seçme Sınavı(KPSS) ve en son Kariyer Basamakları Yükseltme Sınavı(KBYS) gibi çeşitli sınavlar gelmektedir. Bu sınavlar, objektif ölçüm ve kişilerin kariyerlerinde yükselmelerinde önemli adımlar olmaktadır. Artan teknolojik gelişmelerin ışığında son yıllarda bilgisayar ve yabancı dil için hizmet içi eğitim seferberliği başlatılmış ve eğitim camiasında kendini yetiştirme elzem duruma gelmiştir. Ayrıca hayat boyu öğretim felsefesine uyan öğretmenlerle, kendilerini yetiştirmek için yüksek lisans ve doktora tahsili yapanların sayısı artmıştır. Bu araştırmanın amacı; İstanbul Anadolu Yakasında bulunan ortaöğretim okulu öğretmenlerinin 2005 Kariyer Basamaklarında Yükselme Sınavı(KBYS) ile 2006 Ek-KBYS' na ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma için gerekli veriler literatür taraması ve birebir görüşme tekniği yoluyla elde edilmiştir. Görüşme formunun geliştirilmesinde ise ilk önce ilgili literatür taranmış, daha önceden yapılmış görüşme tekniği ile ilgili formlar ve araştırmalarda sunulan öneriler dikkate alınarak araştırmacı tarafından görüşme soruları oluşturulmuştur. Uygulanan görüşme formuyla elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşme formunda bulunan toplam on soruya cevap aranmıştır. Araştırmanın sonuçları şöyledir: Bu sınava giriş nedenlerinin başında maaşlara gelecek ek zam birinci sıradadır. Ortaöğretim öğretmenleri kendilerini geliştirmek istemelerine rağmen sınavın içeriğindeki bölümler ve soruların öğretmenlerin yeterliliğini ölçmede zayıf bulmuşlardır. Ayrıca uzmanlık için gereken belgeler ile değerleme komisyonunun görevleri hakkında bilgi karmaşası ve eksikliği olduğu görüşündedirler. Buna ek olarak öğretmenler sınav sisteminin uygulanabilirliği hakkında olumsuz görüş belirtmişler ve daha da geliştirilmesi için önerilerde bulunmuşlardır. Öğretmenler eğitim düzeyleri ile bilimsel ve sosyal etkinliklere katılımın mesleklerinde ilerlemelerinde gerekli bir ölçüt olduğunu düşünmekte ancak sınav uygulamasındaki sicil notlarının sonuçların değerlendirilmesinde kullanılmasına karşı oldukları görüşündedirler. Anahtar kelimeler: Kariyer sınavı, ortaöğretim öğretmenleri, görevde yükselme

KPDSKariyerKariyer Basamakları Yükseltme Sınavı+5
Beril Artan
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili Anadolu Yakası endüstri meslek liselerinde görev yapan öğretmenlerin iş tatmini ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki

Bu çalışma İstanbul ili Anadolu yakasındaki Endüstri Meslek Liselerinde görev yapan öğretmenlerin iş tatmini ve örgütsel bağlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Veriler 100 öğretmenden; sosyo demografik sorular, Minnesota iş tatmin ölçeği ve Cook ve WalI Örgütsel Bağlılık ölçeği anket formları kullanılarak toplanmıştır. Veri toplanan grup 21-60 yaş aralığında olup, 42'si ( % 42 ) bayan, 58'si ( %58 ) erkeklerden oluşmaktadır. Bulgular öğretmenlerin iş tatmini ve örgütsel bağlılık düzeylerini belirleyen bağımlı değişkenler ile cinsiyet, medeni durum, gelir düzeyi, yaş, çocuk sayısı, hastalık süresi, alkol kullanımı, işsiz kalınan süre ve mesleki tecrübe arasında anlamlı ilişkiler olup olmadığını tespit etmek için SPSS paket programında çözümlenmiş, manidarlıklar 0.5 düzeyinde sınanmış, sonuçlar araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur.Elde edilen verilerin analizi sonucu, iş tatmini ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkide; gelir düzeyi, yaş, hastalık süresi, alkol kullanımı, işsiz kalınan süre ve çalışma süresi gibi şartlı uyarıcıların etkili olduğu görülmüştür. Eğitim sistemi sürekli tartışılmakta, öğretmenlerin sorunlarına geçici çözümler üretilmektedir. Ancak bu sorunlar tartışılırken akademik araştırmalardan faydalanmak ve bilimsel veriler kullanmak sorunlara daha gerçekçi ve kalıcı çözümler bulunmasını sağlayacaktır. Öğretmenlerin işlerinden duydukları tatmin düzeyi yükseldikçe, motivasyon ve performansları yükselecek, eğitim hizmetlerinde verim ve kalite artacaktır. Bu çalışma öğretmenlerin iş tatmin düzeylerini ve örgütsel bağlılıklarını ortaya koyarken, aynı zamanda onların dilek ve temennilerini de yansıtmış olacaktır.

Örgütsel bağlılıkİş doyumu
Kaya Yılmaz
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili Anadolu yakası ticaret meslek liselerinde öğrenim gören öğrencilerin staj çalışmalarının değerlendirilmesi

Mesleki egitim, egitimin ekonomik boyutuyla ilgilidir. Mesleki egitimin temel islevi is hayatının ihtiyaçlarıyla uyumlu becerikli ve teknik isgücünü yetistirmektir. Özellikle mesleki-teknik egitimde okul-çevre (is dünyası) arasında sıkı bir isbirligi zorunlu görülmektedir. Çünkü mesleki egitim, degisik kademelere dayalı, kisilere yasam boyu egitim veren, sürekliligi olan bir egitim sürecidir. Mesleki-teknik egitimde teorik-pratik, isegitim bütünlügü esastır. Mesleki-teknik egitiminde basarı, mezunlarına kazandırılan yeterliklerin istihdam sektörünün yöntemleri ve gereksinmelerine uygunlugu ile ölçülmektedir. Mesleki-teknik egitim bu özelligi ile planlı ve sürekli gelismeye açık tutulmak zorundandır. Yapılan bu çalısmada, Ticaret Meslek Liselerinin son sınıfında egitim gören ögrencilerin isletmede görmüs oldukları mesleki egitim uygulamasının yeterliligi incelenecektir. sletmede mesleki egitim gören ögrencilerin görüs ve düsünceleri dogrultusunda; cinsiyet, mesleki egitime alınan isletmedeki egitim departmanı, stajyer ögrenci sayısı, egitim sorumlusu ve koordinatör ögretmenin alan degiskenlerine göre durumları belirlenmeye çalısılmıstır. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak ögrencilerin yapmıs oldukları mesleki egitim çalısmaları hakkında önerilerde bulunulmustur. Arastırmada Ticaret Liselerinin son sınıfında beceri egitimi gören ögrencilere literatür taraması ve uzman kisilerin görüsü alınarak hazırlanan anket 382 ögrenciye uygulanmıstır. Uygulanan anketlerin SPSS istatistik programında sonuçları çıkartılmıstır. Bu sonuçlar dogrultusunda isletmelerin çogunlugunun az sayıda stajyer ögrenci çalıstırdıgı, uygulama gerektiren derslerin sınıflarda yapıldıgı, ticaret meslek liselerinde ögrenim gören ögrencilerin bölümlerine göre atölye-laboratuar ortamlarının yeterliliginin degiskenlik gösterdigi gibi sonuçlara ulasılmıstır.

EğitimLise öğrencileriMeslek eğitimi+1
Serkan Şimşek
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessEN

Gender representation in EFL textbooks used in Turkish State Schools

The study aims to investigate how both genders are represented in the visuals and language of the three primary and four secondary school English language textbooks used in Turkish state schools and published by the Turkish Ministry of National Education. The present study involves classifying and counting visual and linguistic elements in the textbooks as a form of content analysis. The content of each textbook was analyzed in terms of visuals and language. The visuals and language of a total of seven books, including textbooks for 2nd, 3rd, 4th grades, and 5th, 6th, 7th, and 8th grades, were analyzed to identify the representation of two genders in terms of visibility, occupation and gender, leisure activities for each gender, and roles assigned to each family member. The results have revealed that in both primary and secondary school textbooks, male representation is higher in all categories except the roles assigned to each family member category. However, compared to secondary school textbooks, it is observed that male dominance is much higher in primary school textbooks. It is evident that there is a great effort to ensure equal representation of both genders in the visual and linguistic elements of secondary school textbooks although fully equal gender representation has not been achieved.

Seda Aksoy
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of self assessment and peer assessment activities on the overall writing performance of Turkish students learning English as a foreign language

The primary objective of the present study was to investigate the effects and student perceptions of self and peer assessments in EFL writing classes at the tertiary level. Using a mixed-method design with an experimental and a control group, the study involved 32 B-2 level students in an English preparatory program at a foundation university in Istanbul. The study lasted 13 weeks during the fall term of the 2022-2023 academic year. Initially, the experimental group received training sessions on using the school's rubric established by the school administration to assess essays. They then self-assessed their essays using the rubric and wrote a second draft for peer feedback. After incorporating peer feedback, students wrote a final draft for teacher evaluation and grading. This procedure was repeated four times. Meanwhile, the control group received only teacher feedback and a grade for their essays. At the beginning of the semester, both groups were given three topics and asked to choose one to write an essay. They then wrote another essay on the same topic at the end of the term. These essays were used as the pre and post-tests for the study and provided the quantitative data. The study also collected qualitative data from students through reflective responses, exploring their perceptions of self and peer assessment in essay writing. While quantitative data were analyzed using SPSS 27 through independent and paired sample t-tests, qualitative data were analyzed using thematic analysis. While quantitative analysis showed no statistically significant difference between the groups after the intervention, qualitative data revealed that most students, despite initial reservations, held positive views about self and peer assessment. These findings suggest that incorporating self and peer assessment, along with teacher feedback, can enhance students' writing skills in higher education.

Zümran Durgun
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

L1 Turkish and L1 English writers' use of metadiscourse markers in research articles written in English in applied linguistics

The purpose of this study is to investigate the utilization of interactive metadiscourse markers in the discussion and conclusion sections of research articles authored by L1 Turkish writers of English (L1TW) and L1 English writers (L1EW) within the field of applied linguistics. In order to identify the similarities and differences in the types and frequencies of interactive markers used, a small-sized specialized corpus was compiled with a total of 40 research articles, with 20 research articles selected to represent each group of writers, following certain criteria. These articles were selected from the internationally recognized SSCI-indexed journals published between the years 2018-2022. The analysis incorporates both corpus and manual examination based on the taxonomy offered by Hyland and Tse (2004), as well as utilizing the N-gram feature of LancsBox to identify the bundles that are likely to function as interactive markers. The findings of the study reveal that transitions were the most commonly used type of interactive markers by both groups of writers. While L1TW employed transitions more frequently than L1EW, code glosses, frame markers, and endophoric markers constituted a higher percentage of all interactive markers in the L1EW subcorpus. The findings also revealed a more frequent use of transitions, code glosses, frame markers, endophoric markers, and evidentials in the discussion sections of research articles for both groups of writers. The study's implications extend to pedagogical considerations for academic writing courses, aiming to enhance understanding of metadiscourse use in writing research articles Keywords: Academic writing, research articles, interactive metadiscourse markers

Şenol Sarı
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00