Yozgat Bozok University
Institute

Institute of Health Sciences

Yozgat Bozok University

75

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kadınların sağlık sorumluluğu ile serviks kanseri erken tanısına yönelik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma, kadınların sağlık sorumluluğu ile serviks kanserini erken tanılamaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, araştırmanın yapıldığı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) bir yıl da başvuran 21-65 yaş arası 3411 kadın oluşturmuştur. Örneklemi ise Mart-Eylül 2017 tarihleri arasında kanser tarama merkezine başvuran ve araştırmaya katılmayı kabul eden 662 kadın oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında sosyo-demografik verileri içeren ''Kişisel Veri Formu,'' "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II" ölçeğinin "Sağlık Sorumluluğu Alt Boyutu" ve "Serviks Kanseri Erken Tanısına Yönelik Tutum Ölçeği (SKETTÖ)" kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan kadınların yaş ortalamasının 48,04±8,26 olduğu, %62,2'sinin (n=412) ilkokul mezunu olduğu ve %60,9'unun (n=403) gelir durumunun iyi olduğu saptandı. Çalışmada yer alan kadınların %88,2'inin (n=584) rahim ağzı kanserinin erken tespiti için yöntem bilmediği, %71'inin (n=470) Pap Smear testini duyduğu, %97'sinin (n=642) kendiliğinden Pap Smear testi yaptırmadığı, %34'ünün (n=225) daha önce hiç Pap Smear testi yaptırmadığı ve %89,9'unun düzenli jinekolojik muayeneye gittiği belirlendi. Çalışmada SKETTÖ Alt Boyut ve Toplam Puanları ile Sağlık Sorumluğu Alt Boyut Puanları arasında negatif yönde zayıf bir ilişki olduğu ve sağlık sorumluluğunun algılanan duyarlılığı etkileyen bir faktör olduğu belirlendi. Araştırma sonucu olarak toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi amacıyla kadınlara gerekli eğitimlerin planlanması, uygulanması ve yaygınlaştırılması, kadınların serviks kanseri konusunda farkındalıklarının artırılması ve koruyucu önlemlerin alınabilmesi için hemşirelerin rol modeli olmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Serviks Kanseri, Sağlık Sorumluluğu, Pap Smear testi.

Kadın sağlığıKadınlarNeoplazmlar+6
Betül Önal
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu araştırmada beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin, demografik, kişisel, öğretme tutkusu gibi özellikler bakımından ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Yozgat il ve İlçelerinde özel ve devlet okullarında çalışan beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerine yönelik olup toplam 503 öğretmene uygulanmıştır. Karaman (2009) tarafından geliştirilen Öğretmen Tutkusunu Etkileyen Faktörler Tutum Ölçeği, Demografik Bilgi Formu (DBF) kullanılmıştır. Elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri setinin basıklık ve çarpıklık değerlerine bakılmış normal dağılım gösteren verilerin analizinde paremetrik testler kullanılmıştır. Çalışmanın güvenirliği açısından Cronbach's Alpha testine tabi olmuş, çalışmada ayrıca bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, sıklık analizi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; katılımcıların Süreç Motivasyon ve Okul Sistem Özelliklerine dayalı öğretme tutkusunu etkileyen olumlu faktörleri büyük oranda kabul ettikleri, Süreç Demotivasyon ile Girdi Ve Kurumsal Yapı Alt Boyutundaki olumsuz faktörleri de büyük oranda kabul ettikleri görülmüştür.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiSınıf öğretmenleri+4
Asya Kezban Taşkın
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Y ve z nesil taekwondocuların sürekli öfke düzeylerinin saptanması ve ilişkili faktörlerin incelenmesi

Bu araştırma Y ve Z nesli Taekwondocuların sürekli öfke -öfke tarz düzeylerinin yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, anne ve baba öğrenim durumu, aile gelir düzeyi, taekwondo kuşak derecesi, milli sporculuk durumu, taekwondo sporu yapma süresi, sigara ve alkol kullanma durumu ve de ebeveynlerin birlikte yaşama durumu gibi değişkenlerle ilişkisi olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi Yozgat ilinde faaliyet gösteren taekwondoculardan, Türkiye Taekwondo Federasyonu 2018 faaliyet programında yer alan 16-18 Mart 2018 tarihlerinde Yozgat ilinde yapılan okul sporları gençler grup elemelerine katılan ve Türkiye Üniversite Sporları Federasyonunun 2018 yılı faaliyet programında ilan edilen 9-11 Nisan 2018 tarihlerindeki Çanakkale ilindeki Üniversiteler arası Türkiye Taekwondo Şampiyonasına katılan 226 erkek ve 196 bayan olmak üzere 422 sporcudan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla 1983 yılında C. D. Spielberger tarafından The State - Trait Anger Scale (STAS) olarak geliştirilen,1994 yılında A. K. Özer tarafından Sürekli Öfke-Öfke Tarz Ölçeği (SÖ-ÖTÖ) olarak Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan ölçek, sürekli öfke (10 madde), öfke iç (8 madde), öfke dış (8 madde) ve öfke kontrol (8 madde) 4 alt boyut olmak üzere toplam 34 maddeden oluşan ölçek ve araştırmacı tarafından hazırlanan 15 maddelik kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen bulgularının değerlendirilmesinde anketi cevaplayanların kişisel özellikleri, taekwondo ile ilgili sorular ve kişisel alışkanlıkları belirlemeye yönelik sorular frekans değerleri, çapraz tablo ve Ki-kare testi kullanılmıştır. Sürekli Öfke-Öfke Tarz Ölçeği ile ilgili analizlerde bağımsız T testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis, ANOVA test istatistikleri ile analizler yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre sporcuların öfke boyutlarının orta düzeyin altında ve orta düzeyde olup, ilişkisi araştırılan değişkenlerden nesiller, eğitim düzeyleri, annenin eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi(sınır düzeyde), milli sporcu, sigara ve alkol kullanma (sınır düzeyde) durumu ile arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Babanın eğitim düzeyi, taekwondo kuşak derecesi, taekwondo sporu yapma süresi ve ebeveynlerin birlikte yaşama durumu ile sürekli öfke-öfke tarz alt ölçeklerinin alt boyutlarında istatistiksel olarak farklılaşmanın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Y Nesli, Z Nesli, Taekwondo, Sürekli Öfke-Öfke Tarz

SporSporcularTaekwondo+4
Erol Baykan
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kabızlık sorunu yaşayan 6-24 aylık bebeklere annelerin yaptıkları uygulamalar

Bu araştırma, kabızlık sorunu yaşayan 6-24 aylık bebeklere annelerin yaptıkları uygulamaları belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırma Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi Çocuk Polikliniği'ne Mart 2017- Eylül 2018 tarihleri arasında başvuran, araştırmaya alınma kriterlerini sağlayan, araştırmaya katılmaya kabul eden 376 anne ve bebek ile yürütüldü. Araştırmaya başlamadan önce Yozgat Bozok Üniversitesi İnvaziv (Girişimsel) Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan ve araştırmanın yapıldığı kurumdan izin alındı. Veriler, araştırmacı tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan bir anket formu ile toplandı. Elde edilen veriler sayı, yüzdelik dağılımlar ve Ki-kare testi ile değerlendirildi. Araştırma kapsamına alınan annelerin %44.1'inin 26-31 yaş grubunda, %31.1'inin lise düzeyinde eğitime sahip, %76.6'sının ev hanımı olduğu, %72.6'sının gelirinin giderine denk olduğu, %75.8'inin çekirdek aileye sahip olduğu ve %41.8'inin bir çocuğu olduğu belirlendi. Babaların %44.4'ünün 26-31 yaş grubunda, %40.2'sinin lise mezunu olduğu ve tamamının çalıştığı saptandı. Bebeklerin %55.3'ünün erkek ve %27.3'ünün yaşının 18 ay ve üzerinde olduğu belirlendi. Annelerin %61.1'inin, babaların %32.4'ünün, diğer kardeşlerin %24.5'inin kabızlık şikayeti olduğu saptandı. Bebeklerin beşte birinin 4 gün ve daha uzun sürede gaita yaptığı, yarıdan fazlasının ağrılı ve zoru gaita yaptığı, gaita yaparken huzursuz olduğu, gaitasının çakıl taşı gibi sert olduğu ve %15.4'ünün gaita yaptıktan sonra kanamasının olduğu belirlendi. Bebeklerin %59.8'inin kabızlık şikayeti ile doktora götürüldüğü ve yarısının tedavi aldığı bulundu. Annelerin tamamının bazı gıdaların bebeklerinde kabızlık yaptığını düşündüğü ancak sadece üçte birinin bu gıdaları bebeğinin diyetinden çıkardığı saptandı. Bebeğinin kabızlık sorununu çözmek için annelerin %3.8'inin sadece geleneksel, %31.0'ının sadece çağdaş ve %65.2'sininde hem geleneksel hemde çağdaş uygulamaları kullandıkları belirlendi. Araştırmada annelerin %64.9'unun geleneksel uygulama olarak kulak çöpü ya da gazete kağıdı ile bebeğin anüsüne zeytinyağı uyguladığı, %8.5'inin anüse sabun koyduğu,%6.3'ününde doktora danışmadan bitkisel çay kullandığı saptandı. Annelerin %45.4'ünün kabızlıkla ilgili olarak doktordan, %1.1'inin ise hemşireden bilgi aldığı belirlendi. Araştırmada annenin doktora başvurma, kabızlık hakkında bilgi alma durumu, bilgi aldığı kaynaklar ve babanın mesleği ile bebeğin kabızlığıyla ilgili kullanılan yöntemler arasında istatsitiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (p<0.05). Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, hemşirelerin eğitici ve danışmanlık rolleri kapsamında kabızlık başta olmak üzere bebeklik döneminde sık görülen sağlık sorunları ve yapılan geleneksel uygulamaların zararı hakkında anneleri bilgilendirmeleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Bebek, Kabızlık, Anne, Uygulama, Hemşirelik

AnnelerBebek beslenmesiBebekler+3
Selfinaz Çevik
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin bakım kavramına ilişkin metafor algıları ve bakım davranışları

Bu araştırma hemşirelerin bakım kavramına ilişkin metafor algılarını ve bakım davranışlarını belirlemek amacıyla ile kesitsel ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini bir üniversite ve devlet hastanesi ile iki özel hastanede çalışan ve araştırmayı kabul eden 345 hemşire oluşturmuştur. Veriler araştırmacı tarafından literatür doğrultusunda hazırlanmış olan tanıtıcı özellikler formu, Bakım Davranış Ölçeği (BDÖ-24) ve metafor algılarını ölçmek için oluşturulan sorular kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik testleri, Mann Whitney U, Kruskall Wallis-H, Student t Testi, Anova, Fisher, Ki-kare testleri kullanılmıştır. Hemşirelerin BDÖ-24 toplam ölçek ve alt ölçek puanları incelendiğinde; ölçek genel toplam puanının 5,40±0,50, güvence alt ölçek puanının 5,43±0,57, bilgi ve beceri alt ölçek puanının 5,66±0,42, saygılı olma alt ölçek puanının 5,32±0,61 ve bağlılık alt ölçek puanının 5,21±0,66 olduğu belirlenmiştir ve en düşük puanı bağlılık alt ölçeğinden en yüksek puanı ise, bilgi ve beceri alt ölçek puanından aldıkları saptanmıştır. Hemşirelerin çalıştığı hastane, çalıştığı klinik, çalıştığı klinikteki konumu, hasta yatağı sayısı, bakıma ayrılan ortalama süre, hemşirelik mesleğini isteyerek seçme, bakımı hemşirenin rolleri arasında görme, bakım vermeyi hemşirenin birincil görevi olarak görme durumlarına göre bakım davranış ölçeği puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Hemşirelerin bakım kavramına ilişkin 132 metafor ürettikleri belirlenmiştir. Hemşirelerin "bakım" kavramına ilişkin oluşturdukları metaforlar 8 kategoride ele alınmıştır. Hemşirelerin en çok metafor üretikleri kategorilerin; çocuk, çiçek, temizlik, sevgi, ilaç, bebek ve toprak olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin bakım davranışlarının belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi önerilir. Anahtar kelimeler: bakım, hemşirelik bakımı, bakım davranışı, bakım algısı, metafor

Bakım verenlerHasta bakımıHemşireler+5
İmren Altın
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversitede öğrenim gören öğrencilerin yeme tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişki

AMAÇ: Bu araştırma üniversite öğrencilerinin yeme tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. GEREÇ-YÖNTEM: Tanımlayıcı tipte yapılan araştırmanın çalışma evrenini bir üniversite merkez kampüslerinde okuyan 9103 lisans ve ön lisans öğrencileri oluşturdu. Araştırmanın örneklemi 500 öğrenciden oluştu. Örnekleme seçilecek öğrencileri belirlemek için fakülte ve yüksekokul bölümlerinde okuyan öğrencilerin sayıları listelenerek tabaka ağırlığı ve okullardan örnekleme alınacak öğrenci sayısı belirlendi. Veri toplama aracı olarak Anket Formu, Yeme Tutum Testi ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanıldı. Araştırmanın uygulanabilmesi için gerekli izinler alındı. Verilerin analizinde sayı-yüzde, X2 (ki-kare) ve Spearman Korelasyon Testi kullanıldı. BULGULAR: Öğrencilerin %52.4'ü erkek öğrencidir ve %70.6'sı normal kiloludur. Yeme Tutum Testinden öğrencilerin %32.2'si 30 puan ve üzerinde aldı. Öğrencilerin sınıf seviyelerinin, anne eğitim düzeylerinin artmasının ve ailesinde şişman birinin olmasının yeme davranışlarını olumlu yönde etkilediği belirlendi. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin %61.6'sı orta düzeyde benlik saygısına sahip olduğu bulundu. Öğrencilerin sınıf seviyesi arttıkça benlik saygılarının arttığı ayrıca ailesinde şişman birisinin olmasının benlik saygısını olumlu etkilediği görüldü (p<0.05). Öğrencilerin cinsiyetleri, baba eğitim durumu ve algıladıkları aylık gelir düzeyi ile benlik saygısı arasında bir ilişki olmadığı saptandı (p>0.05). Vücut kitle indeksi ile yeme tutum testi arasında negatif yönde çok zayıf bir ilişki, vücut kitle indeksi ile benlik saygısı arasında pozitif yönde çok zayıf bir ilişki bulundu. Yeme tutum testi puanı ile benlik saygısı puanı arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki bulundu. SONUÇ: Bu araştırmada vücut kitle indeksinin yeme tutumu ve benlik saygısını etkilemediği ancak yeme tutumu ile benlik saygısı arasında ilişki olduğu sonucuna ulaşıldı. Okul hemşirelerinin üniversite öğrencilerine yönelik yapılacak olan yeme tutumu ve benlik saygısı ile ilgili çalışmalarda rol alması önerilir. Anahtar kelimeler: beslenme, obezite, okul sağlığı, yeme tutumu, benlik saygısı, okul hemşireliği

BenlikBenlik saygısıBeslenme+7
Öznur Kurucu
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulu ve bazı fakülte öğrencilerinin mizah tarzlarının karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı beden eğitimi ve spor yüksekokulu ve bazı fakülte öğrencilerinin mizah tarzlarının karşılaştırılması ve ilişkili faktörlerin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim-öğretim dönemi içerisinde Yozgat Bozok Üniversitesinde öğrenim gören 417'si kadın, 360'ı erkek olmak üzere toplam 777 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Yerlikaya (2003) tarafından geliştirilen "Mizah Tarzları Ölçeği" ile araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle tanımlayıcı istatistikler incelenmiştir. Veriler, ilk olarak normallik testleri ile sınanmıştır. Bu kapsamda yapılan normallik testi (çarpıklık-basıklık) verilerin normal dağılıma sahip olduğunu göstermiştir. Bu nedenle de parametrik testler uygulanmıştır. Veriler; betimsel istatistiki yöntemler, bağımsız gruplar için t testi ve tek yönlü varyans analizi ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak katılımcı mizah boyutunda; cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm ve yapılan etkinlik değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Kendini geliştirici mizah boyutunda; öğrenim gördükleri bölüm değişkeni bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Saldırgan mizah boyutunda, cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, yapılan etkinlik, ikametgâh ettiği yer ve sigara kullanım değişkenleri arasında anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler bakımından anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Kendini yıkıcı mizah boyutunda öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, yapılan etkinlik ve alkol kullanım değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Toplam mizahta, öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, alkol kullanım değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kendini geliştirici mizah, Katılımcı mizah, Saldırgan mizah, Kendini yıkıcı mizah

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıKendini geliştirmeMizah+3
Nermin Dursun
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin ve göçmenlerle yaşadıkları iletişim zorluklarının belirlenmesi

Bu araştırmada, sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin ve göçmenlerle yaşadıkları iletişim zorluklarının belirlenmesi amaçlandı. Tanımlayıcı tipte yapılan araştırmanın evrenini Yozgat Şehir Hastanesi ve Yozgat ilindeki aile sağlığı merkezlerinde çalışan 450 (evrenin %80,1'i) sağlık çalışanı oluşturdu. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve İletişim Becerileri Envanteri (İBE) kullanıldı. Gerekli yasal izinler ve etik kurul onayı alındı. Verilerin analizinde sayılar, yüzdelikler, ortalama ve standart sapmaların yanı sıra Kruskall Wallis Analizi, Mann Whitney U testi kullanıldı. Sağlık çalışanlarının %56,4'ü kadın, %43,3'ü 26-33 yaş aralığında, %60,0'ı evli, %60,0'ı lisans düzeyinde eğitime sahiptir ve %73,6'sı 10 yıl ve daha az yıldır çalışmaktadır. Sağlık çalışanları İBE'nin toplamından ortalama 157,02±13,23 puan almışlardır. Sağlık çalışanlarından İBE toplam puan ortalamaları, 26-33 yaş aralığında olanların diğer yaş grubundakilerden ve bekârların evlilerden daha yüksektir (p<0,05). Sağlık çalışanlarından ön lisans mezunu olanların İBE toplam puan ortalamaları diğer eğitim seviyesinde olanlara göre daha düşüktür (p<0,05). Sağlık çalışanlarının %49,6'sı 51 ve üzeri sayıda göçmene baktığını, %94,4'ü göçmenlerin tıbbi geçmişlerini bilmediklerini belirtmiş ve %67,3'ü göçmenlerin tıbbi geçmişlerini bilmemelerini dil engeline bağlamıştır. %68,9'u çevirmen olmadan hizmet verdiğini ve %76,0'sı göçmenlerin iş yükünü artırdığını düşünmektedir. Sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin geliştirilmesi için, hizmet içi eğitimlerin artırılması, iletişim dersinin uygulamalı olarak verilmesi, farklı kültürlere karşı tutum geliştiren derslerin eklenmesi ve göçmenlerle daha rahat iletişim kurabilmek için sağlık çevirmenlerinin sayısının artırılması önerilir. Anahtar Kelimeler: İletişim Becerileri, Göç, Göçmen, Sağlık, Sağlık Çalışanı.

GöçmenlerSağlık personeliİletişim+1
Seçil Duran
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hastaların acile getirilme süreleri, gecikmeye neden olan faktörler ve ebeveynlerin sağlık inanç tutumlarının belirlenmesi

Hayatının ilk yıllarında çocuklar pek çok sağlık sorunları ile karşılaşmaktadır ve sağlıklı büyümeleri, uygun beslenmeleri, öğrenme ve psikososyal gelişimleri doğrudan ebeveynlerinin sağlık inanç tutumlarından etkilenmektedir. Ülkemizde acil servise başvuru süresi, gecikmeye neden olan faktörler ile ilgili çalışmalar kısıtlıdır. Bu çalışmada, çocuk hastaların acile getirilme süreleri, gecikmeye neden olan faktörler ve ebeveynlerin sağlık inanç tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Veriler; "Sosyo-demografik veri formu" ve "Ebeveyn Sağlık İnanç Tutum Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Fevzi MERCAN- Mustafa ERASLAN Çocuk Hastanesi acil serviste gözetim altındaki 0-18 yaş arası çocukların ebeveynleri oluşturmuştur. Çalışmaya toplam 400 ebeveyn katılmış olup, ebeveyn tutum ölçeği yalnız annelerde kullanıldığından, 299 anne üzerinde değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, t testi, khi-kare, ANOVA, Pearson korelasyon katsayısı, Cronbach α katsayısı, Kurtosis ve skewness katsayıları kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların %74,8'ini (n=299) anneler oluşturmuştur. Annelerin %43,8'i (n=175) 26-34 yaş aralığında iken, babaların %57,6'sı (n=228) 35 yaş üstüdür. Annelerin %29,2'si (n=111) ilkokul mezunu, babaların %31,8'i (n:135) lise mezunudur. Ailelerin ekonomik durumu %51,3 (n=205) gelir gidere eşittir. Ebeveynlerin çocuklarının %51,0'i (n=204) erkek, %44,3'ü (n=177) 1-6 yaş aralığında, ikinci ya da üçüncü çocuktur. Hastalık belirtisi ve acile başvuru arasında geçen süre min.6 dakika ile 720 saat arasında değişmekte olup, ortalama X̄=25.78±67.34 saat olarak belirlenmiştir. Ebeveynlerin %29,6'sı (n=32) önceki geçmiş deneyimlerine bağlı geç geldiğini belirtmiştir. Çocuklar gözlem altında ilk sırada %24,3'le (n=96) konvülsiyon tanısı ile izlenmiştir. Ebeveynlerin iç faktörler puan ortalaması X̄=27.27±6.36, dış faktörler puan ortalaması X̄=31.99±7.70 ve şans faktörleri puan ortalaması X̄=12.14±5.19 olarak bulunmuştur. Buna göre annelerin içsel ve dışsal kontrollerinin ortanın üstünde olduğu, çocuğun sağlığını şansa bırakmadığı düşünülmüştür. Anne yaşı, annenin eğitim durumu, gelir düzeyi ile ebeveyn sağlık inanç tutumları arasında fark anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Buna göre ileri yaş anneler ile okur yazar olmayan annelerin ve gelir düzeyi düşük ailelerin sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi konusunda eğitim ve danışmanlık verilmesi önerilebilir.

Acil servis-hastaneAcil tıpAna-baba+4
Kazım Bağcı
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amatör Futbol Ligi oyuncularının, farklı değişkenlere göre sportif öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı amatör futbol liglerinde küçük futbolcu oynatmanın, oyuncu üzerindeki sportif öz yeterlilik düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Araştırma 2018-2019 sezonu amatör futbol liglerindeki oyunculara yönelik olup toplam 320 futbolcuya uygulanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Vealey (1986) tarafından geliştirilen Yıldırım (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan "Sürekli Sportif Kendine Güven Ölçeği" (SSKGÖ) ile araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde öncelikle tanımlayıcı istatistikler incelenmiştir. Veriler, ilk olarak normallik testleri ile sınanmıştır. Bu kapsamda yapılan normallik testi (çarpıklık-basıklık) verilerin normal dağılıma sahip olduğunu göstermiştir. Bu nedenle de parametrik testler uygulanmıştır. Çalışmanın güvenirliği açısından Cronbach's Alpha testine tabi olmuş, çalışmada ayrıca bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, sıklık analizi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; konuyla ilgili araştırmalar dikkate alındığında, öz yeterlilik üzerine yapılmış çalışmaların olduğu ancak amatör futbolcu ve genç oyuncular ile ilgili yapılmış araştırmanın olmadığı görülmektedir. Bu sebepten bu çalışmanın hem alanda eksik olan boşluğu doldurması hem de yeni çalışmalara kaynak oluşturması açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Amatör, Öz yeterlilik

FutbolFutbolcularSpor+2
Harun Dişlitaş
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00