DoctorateOpen Access

16. yüzyılda Havran

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ünal Taşkın

Abstract (TR)

Suriye'nin güneyinde yer alan Havran, günümüzde Suriye'nin Dera, Süveyda ve Ürdün'ün İrbid şehirlerini içine alan, sınırları kesin olarak belirlenmemiş, geniş bir bölgedir. Geçmişi M.Ö. 2500'lü yıllara kadar uzanan Havran, tarih boyunca birçok devletin hakimiyeti altına girmiştir. Roma döneminde bölge şehirleşmeye başlamış ve önemli bir tarım merkezi olmuştur. Gassânîler döneminde devletin merkezlerinden biri olan Havran, İslamiyet ile birlikte hac yollarının kurulmasıyla hacıların konakladığı durakları bünyesinde barındırmaya başlamıştır. Bu durum bölgenin ticarî açıdan canlılık kazanmasına katkıda bulunmuştur. Memlûkler dönemine kadar genelde rakip devletlerin iktidar mücadelesine şahit olmuş, Memlûk hakimiyeti altında sakin bir dönem yaşayarak zaman içerisinde eski popülaritesini kaybetmiştir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim'in Memlûklere karşı düzenlediği Mısır Seferi sırasında Osmanlı hakimiyetine giren Havran, 1918 yılında bölgenin İngilizler tarafından işgal edilmesine kadar Osmanlı yönetiminde kaldı. Osmanlı yönetiminin ilk yıllarında Şam Sancağı'nın bir nahiyesi olarak teşkilatlanmış olsa da kendisine bağlı birçok nahiye bulunmaktaydı. 16. yüzyılın ortalarında ise Şam Sancağı'na bağlı kaza olarak teşkilatlanmıştır. Kırsal yerleşimin hâkim olduğu Havran'da köylü nüfusun yanında konargöçer nüfus da yaşamaktaydı. Konargöçer nüfusun çoğunluğunu Türkmenler oluşturuyordu. Bu Türkmen aşiretleri, günümüzde Dera Türkmenleri olarak bilinen Suriye Türkmen topluluğunun atalarıdır. Suriye'nin güneyinde yer alan Havran, günümüzde Suriye'nin Dera, Süveyda ve Ürdün'ün İrbid şehirlerini içine alan, sınırları kesin olarak belirlenmemiş, geniş bir bölgedir. Geçmişi M.Ö. 2500'lü yıllara kadar uzanan Havran, tarih boyunca birçok devletin hakimiyeti altına girmiştir. Roma döneminde bölge şehirleşmeye başlamış ve önemli bir tarım merkezi olmuştur. Gassânîler döneminde devletin merkezlerinden biri olan Havran, İslamiyet ile birlikte hac yollarının kurulmasıyla hacıların konakladığı durakları bünyesinde barındırmaya başlamıştır. Bu durum bölgenin ticarî açıdan canlılık kazanmasına katkıda bulunmuştur. Memlûkler dönemine kadar genelde rakip devletlerin iktidar mücadelesine şahit olmuş, Memlûk hakimiyeti altında sakin bir dönem yaşayarak zaman içerisinde eski popülaritesini kaybetmiştir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim'in Memlûklere karşı düzenlediği Mısır Seferi sırasında Osmanlı hakimiyetine giren Havran, 1918 yılında bölgenin İngilizler tarafından işgal edilmesine kadar Osmanlı yönetiminde kaldı. Osmanlı yönetiminin ilk yıllarında Şam Sancağı'nın bir nahiyesi olarak teşkilatlanmış olsa da kendisine bağlı birçok nahiye bulunmaktaydı. 16. yüzyılın ortalarında ise Şam Sancağı'na bağlı kaza olarak teşkilatlanmıştır. Kırsal yerleşimin hâkim olduğu Havran'da köylü nüfusun yanında konargöçer nüfus da yaşamaktaydı. Konargöçer nüfusun çoğunluğunu Türkmenler oluşturuyordu. Bu Türkmen aşiretleri, günümüzde Dera Türkmenleri olarak bilinen Suriye Türkmen topluluğunun atalarıdır.

Author

Dr. Mustafa Itri Küçükoğlu

How to Cite

Mustafa Itri Küçükoğlu (Doktora Tezi). 16. yüzyılda Havran, 2025, Adıyaman University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Adıyaman University