Medical SpecialtyOpen Access

Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesi psikiyatri bölümünde takip edilen, duygudurum bozukluğu tanısı alan hastaların, sosyodemografik verilerinin, psikometrik ölçek sonuçlarının ve optik koherens tomografi verilerinin geriye dönük olarak (retrospektif) incelenmesi

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Aysun Kalenderoğlu

Abstract (TR)

Son yıllarda, nöronal dejenerasyonu araştırmak amacıyla; girişimsel olmayan, kolay uygulanan ve retinanın güvenilir şekilde, hızlı değerlendirilmesi imkanı sağlayan optik koherens tomografi (OKT) birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde; bipolar hastaların sağlıklı kontrollere göre retinal yapılarında bazı değişiklikler olduğu tespit edilmiş ancak; bipolar bozukluk tedavisinde sıklıkla kullanılan lityum, valproik asit ve antipsikotik gibi ilaçların, OKT parametreleri üzerine etkisi henüz bilinmemektedir. Bu çalışmamızda, bipolar bozukluk tanılı hastaların, kullandıkları ilaçların (lityum, valproik asit ve antipsikotik) OKT parametreleri üzerine etkisini incelemeyi amaçladık. Çalışma, Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi psikiyatri polikliniğinde Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı-5 (DSM-5) tanı ölçütlerine göre bipolar bozukluk tanısı ile izlenen hastalar ve sağlıklı kontrollerden oluşmaktadır. Ayrıca hasta grubuda düzenli olarak lityum, valproik asit (VPA) ve antipsikotik (AP) ilaçlardan herhangi birinin kullanımına göre 3 alt gruba ayrıldı. Hasta kayıt sisteminden elde edilen sosyodemografik veri formu ve psikometrik ölçekler kullanıldı. Bir spektral OKT cihazı ile ölçülen her iki göze ait retina sinir lifi tabakası (RSLT), ganglion hücre tabakası (GHT), iç pleksiform tabaka (IPT) ve koroid tabakası kalınlığı verileri incelendi. Sağlıklı kontrol grubu olarak hastalık tanısı olmayan ve ilaç kullanmayan kişiler alındı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 21 paket programı kullanıldı ve istatistiksel anlamlılık düzeyi (p değeri) 0,05 ya da altı olarak belirlendi. Çalışmamıza 100 hasta (48 kadın, 52 erkek) ve 50 sağlıklı kontrol (32 kadın, 18 erkek) dâhil edildi. İlaç alt gruplarında kadın ve erkek oranları benzer bulundu (p>0,05). Hasta grubunun kontrol grubuna göre evli olma oranı anlamlı olarak düşük, bekâr ve dul yüzdesi ise daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0,05). İlaç alt gruplarına baktığımızda ise medeni durum açısından aralarında anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0,05). Hasta grubunda çalışmayan oranı kontrol grubundan yüksek olup aralarında anlamlı bir faklılık olduğunu saptandı (p<0,05). Hasta gubunun ilaç alt grubunda meslek değerlendirmesinde ise lityum ve antipsikotik kullananlar, valproik asit kullananlara göre çalışmıyor oranını daha yüksek ve aralarında anlamlı bir farklılık saptandı (p<0,05). Hasta grubunun kontrol grubuna göre eğitim seviyesi anlamlı düzeyde düşük olduğu saptandı (p<0,05). Hasta ilaç alt grupları arasında yapılan karşılaştırmada ise eğitim durumu açısından farklılık saptanmadı (p>0,05). İlaç alt gruplarında yer alan lityum, VPA ve AP kullanan bireylerin toplam hastaneye yatış sayılarının birbirine yakın olduğu ve aralarında anlamlı farklılık olmadığı saptandı. İlaç alt gruplarında yer alan lityum, VPA ve AP kullanan bireylerin ilaç kullanım süreleri (yıl) incelendiğinde AP kullanan hastaların ilaç kullanım süreleri daha kısa iken lityum kullananlarda ise daha uzun ve aralarında anlamlı bir farklılık olduğu saptandı (p<0,05). Optik koherens tomografi parametrelerini değerlendirdiğimizde; RSLT alt parametrelerinde; hasta grubunda kontrol grubuna göre kısmi incelmeler olduğu, hatta bazı alt tiplerde (sol N, sol NI, sağ NI, sağ TS, sol TS, sağ TI, sol TI ) bu incelmenin anlamlı düzeyde olduğu tespit edildi (p<0,05). Sistemik hastalığı olmayan BB hastalarında her iki gözde ölçülen koroid kalınlığının kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde artmış olduğu tespit edildi (p<0,05). Çalışmamızda, ilaç alt gruplarının OKT parametrelerini karşılaştırdığımızda; RSLT ortalaması, RSLT alt parametrelerinden NS, N, NI, TS, T, TI ortalama değerleri sağ ve sol gözde lityum kullananlarda, VPA, AP kullananlara göre daha yüksek bulundu (p<0,05). GHT kalınlığında sağ ve sol gözde lityum kullananlarda VPA ve AP kullananlara göre daha yüksek bulundu ve aralarında anlamlı farklılık saptandı (p<0,05). IPT kalınlığında ise sağ ve sol gözde lityum kullananlarda VPA ve AP kullananlara göre daha yüksek ve aralarında anlamlı farklılık saptandı (p<0,05). Koroid tabakası kalınlığına bakıldığında ilaç alt grupları arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Hasta grubunda sigara içenlerin OKT parametre değerleri sigara içmeyenlerden daha düşük olmasına rağmen; yalnızca RSLT alt parametrelerinden sağ göz T, TI, RSLT ortalaması ile sol göz T kalınlığında anlamlı farklılık saptandı (p<0,05). Kontrol grubunda, OKT parametrelerinde sigara kullananların değerlerinin kullanmayanlara göre daha düşük tespit edildi ancak; aralarında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0,05). Lityum, VPA ve AP kullananların OKT parametrelerinin ortanca değerleri sağ-sol gözde sigara kullanan hastalarda, sigara kullanmayan hastalardan daha düşük tespit edildi. Yalnızca lityum kullananlarda sağ-sol göz RSLT ortalama ve T ortanca değerinde, sigara kullananlar ile kullanmayanlar arasında incelme yönünde anlamlı bir farklılık tespit edildi (p<0,005). Bulgularımız, literatür bilgileri doğrultusunda değerlendirildiğinde; sosyodemografik değişkenlerin literatürle uyumlu olduğu görülmüştür. BB tanılı hastalarımızda; RSLT ortalaması ile RSLT'nin bazı alt tiplerinde (sol N, sol NI, sağ NI, sağ TS, sol TS, sağ TI, sol TI ) anlamlı düzeyde incelme olduğu tespit edilmiş ve bu durum retinal sinirlerdeki aksonel dejenerasyon lehine yorumlanmıştır. Hasta grubunda GHT ve IPT değerlerinde anlamlı düzeyde incelme olduğu gösterilmiştir. Bu durum, retinal sinir hücresinin soma ve dentritteki hasar olduğunu bununda retinal sinirlerde nörodejeresyon geliştiğini düşündürmüştür. GHT ve IPT'de dejenerasyonun daha belirgin, RSLT'de ise bazı alt parametrelerde incelmenin olması; bu dejenerasyonun, erken dönemde öncelikle GHT ve IPT bölgesinde başladığını göstermektedir. RSLT'de ilerleyen dönemlerde (hastalık şiddeti, atak sayısı vs. gibi etkenlerlerin de katkısıyla) progresif bir şekilde giden incelmenin olması RSLT'nin de hastalıktan etkilendiğini ve aksonel dejenerasyonun gerçekleştiğini düşündürmektedir. Başka bir deyişle, nöronal yıkım arttıkça RSLT tabakasındaki dejenerasyonun ilerleyebileceği düşünülmektedir. BB hastalarında her iki gözde ölçülen koroid kalınlığının, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde artmış olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun temel nedeni olarak BB'de rol alan, artmış inflamatuar belirteçlerden kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Lityum, VPA ve AP'lerin OKT üzerindeki etkilerini karşılaştırdığımızda; lityum kullanan hastaların VPA ve AP kullananlara göre RSLT ortalaması, RSLT bazı alt parametreleri, GHT ve IPT değerlerinin anlamlı düzeyde daha kalın olması, lityumun retina sinirleri üzerinde nöroprotektif etkisi ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmamızda sigara kullanan hasta ve kontrol grubunda RSLT, GHT ve IPT değerlerinde anlamlı düzeyde olmasa da incelme olduğu gösterilmekle birlikte, sigara kullanımın OKT parametrelerini etkileyebileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca lityum alan ve sigara kullanan hastaların, VPA ve AP kullananlara göre RSLT, GHT ve IPT değerlerinin görece kalın olması; lityumun, sigaranın retinal sinirler üzerindeki inceltici (dejeneratif) etkisine rağmen retinal sinirler üzerinde koruyucu etkisinin devam ettiğinin bir göstergesi olabileceğini düşündürmüştür. Anahtar Kelimeler: Bipolar bozukluk, Lityum, Optik koherens tomografi, Nörodejenerayon, Nöroprotektif etki

Author

Dr. Aslı Egeli

How to Cite

Aslı Egeli (Tıpta Uzmanlık Tezi). Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesi psikiyatri bölümünde takip edilen, duygudurum bozukluğu tanısı alan hastaların, sosyodemografik verilerinin, psikometrik ölçek sonuçlarının ve optik koherens tomografi verilerinin geriye dönük olarak (retrospektif) incelenmesi, 2020, Adıyaman University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Adıyaman University