Bağ doku grefti uygulamalarında palatal donör alanda presütur uygulanmasının perioperatif hemostaza ve postoperatif hasta rahatsızlığına etkilerinin değerlendirilmesi
2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Burcu Karaduman
Özet (TR)
Literatürde palatinal donör bölgede kanamayı yönetmek ve/veya bölgenin iyileşmesini desteklemek için çeşitli yöntemler tarif edilmiştir. Bu teknikler arasında hemostatik ajanlarla birlikte veya tek başına süturlar ya da operasyondan önce hazırlanan akrilik veya plastik palatinal stentler, periodontal patlar ve trombositten zengin fibrin (TZF) gibi materyallerin kullanımı bulunmaktadır (Farnoush, 1978; Kulkarni, Thomas, Varghese ve Bhat, 2014). Ek bir hemostatik ajanın kullanılması genellikle ek cerrahi zaman ve masraf gerektirir ve literatürde palatal kanamanın yönetimi için açıklanan tekniklerin çoğu, kanama meydana geldikten sonra kontrol etmek için kullanılmaktadır. BPA ve/veya terminal damar dallarının dikilmesi, palatal kanamayı kontrol etmek için popüler ve etkili bir tekniktir. Yakın zamanda Kulkarni ve arkadaşları (Kulkarni, Shettar, Bakshi ve Thakur, 2018) büyük palatinal kompresyon süturu (BPKS) yerleştirmek için ayrıntılı bir protokol tanımlamıştır ve bu süturun palatal donör bölgede operasyon öncesi uygulandığında kanamayı kontrol etmek için öngörülebilir bir yöntem olduğunu bildirmişlerdir. Bu protokol, büyük palatinal foramen ve vasküler demetin tahmini konumuna dayandırılmıştır. Bağ doku grefti operasyonu sırasında BPKS tekniğini uygulayan herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Ayrıca palatal donör bölgenin ameliyat sırasında ve sonrasındaki ağrı ve kanama miktarının yanı sıra ağrı kesici alımı, rahatsızlık duyulan gün sayısı, memnuniyet, yaşam kalitesi ve tekrar tedavi olma isteği gibi hasta tarafından bildirilen sonuç ölçütleri incelenmemiştir. Bağ doku grefti prosedürü sırasında azaltılmış intraoperatif kanama, operatörün görüş sahasını artırmaya yardımcı olabilir ve ayrıca postoperatif kanamayı ve hasta tarafından bildirilen olumsuz sonuçları azaltmaya yardımcı olabilir. Çalışmamızda BPKS tekniğinin, tek insizyon yöntemiyle elde edilen bağ doku grefti prosedürlerinde uygulandığında verici bölgedeki yarım kalınlık flebin iyileşmesi üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığının değerlendirilmesi de amaçlanmaktadır. Tek insizyon yöntemi ile bağ doku grefti alınmadan önce uygulanan BPKS'nin hem intraoperatif kanamayı azaltarak hekim görüş sahasını arttırması hem de postoperatif dönemde 1 hafta tutularak hemostazı ve hasta tarafından bildirilen olumsuz sonuçları azaltması beklenmektedir.
Yazar
Dr. Melis Ziyaettin
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Melis Ziyaettin (Doktora Tezi). Bağ doku grefti uygulamalarında palatal donör alanda presütur uygulanmasının perioperatif hemostaza ve postoperatif hasta rahatsızlığına etkilerinin değerlendirilmesi, 2025, Biruni University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Biruni University tezlerinden daha fazlası
- Yetişkin kadınların tükettikleri besinler ile öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi(2018)
- Diyetisyenlerin sosyal medyadaki paylaşımlarının bilimsel ve etik yönden incelenmesi (ınstagram örneği)(2018)
- Hemşirelerin çocuk sevme düzeyleri ve ebeveynlik tutumları arasındaki ilişki(2018)
- Endoskopi hemşireliği hasta bakım uygulamalarının kolonoskopi işlem kalitesi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi(2019)
- Üniversite öğrencilerinin yaşam kalitesi beden algısı ve beslenme durumunun saptanması(2019)
- Üniversite öğrencilerinin çocuk istismar ve ihmaline yönelik farkındalıkları(2019)
