Biyopsi kanıtlı glomerülonefritli hastalarda tedavi ve prognozu etkileyen faktörlerin araştırılması
2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Ramazan Çetinkaya
Özet (TR)
Amaç: Nefritik ve nefrotik sendrom olarak da bilinen glomerüler hastalıklar böbrek hastalıklarının büyük bir kısmından sorumludur. Glomerüler hastalık asemptomatik olabildiği gibi ciddi mortalite ve morbidite sebeplerinden biri olan son dönem böbrek hastalığı gibi şiddetli şekillerde de görülebilir. Hastalık klinik olarak geniş bir aralıkta bulgu vermektedir. Son evre böbrek hastalığına kadar şiddetli şekillerde ortaya çıkan kliniğin mortalite ve morbiditeye sebep olma olasılığı yüksektir. Etyolojide ise immünolojik olan veya olmayan, herediter olan veya olmayan çok çeşitli faktörler rol oynamaktadır. Primer glomerüler hastalıklar, son dönem böbrek hastalığının (SDBH) önemli sebeplerinden biridir. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Türk Nefroloji Derneği (TND) 2021 yılı ortak raporunda glomerülonefritler (GN) hemodiyaliz hastalarının %3,31'inde, böbrek nakli hastalarının ise %13,65'inde SDBH sebebi olarak gösterilmiştir [1]. Fakat etiyolojisi hipertansiyon olarak bildirilen SDBH hastalarının önemli bir kısmının kronik GN hastaları olduğu düşünülmektedir [2]. Bu çalışmada Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı bölümünde perkütan böbrek biyopsisi ile tanı konmuş primer glomerülonefritli hastaların demografik özelliklerini, laboratuvar seyrini, kliniklerini ve aldıkları tedavilerin etkinliğini prospektif olarak incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Akdeniz Üniversitesi Hastanesindeki 01.01.2014 ile 20.09.2023 tarihleri arasında biyopsi kanıtlı glomerulonefrit tanılı hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Hastalara ait hekim notları, hastaların dermografik özellikleri, laboratuvar değerleri ve tedavi verilerine hastanenin otomasyon sistemi ve hasta dosyaları aracılığı ile ulaşılmıştır. Taranan hastalar içinden 18 yaş ve üzeri, kronik böbrek hastalığı bulunan, verileri tam olan ve biyopsi kanıtlı glomerülonefriti olan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Taranan hastalar içinden 18 yaşından küçük olan, biyopsi kanıtlı glomerülonefriti olmayan ve verileri eksik olanlar çalışmaya dahil edilmemiştir. Veriler IBM SPSS Statistics 25 © Copyright SPSS Inc. 1989, 2017 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Sürekli değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile incelenmiştir. Çalışmada yer alan kategorik değişkenler frekans (n) ve yüzde (%) ile sürekli değişkenler ortalama±standart sapma (SS), medyan (IQR 25-75) ve minimum-maksimum değerleri ile sunulmuştur. Bağımsız iki grup analizlerinde normal dağılım gösteren verilerde Independent Samples T Test ve göstermeyen verilerde Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen bağımsız ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise Kruskal-Wallis H testten yararlanılmıştır. Kruskal Wallis H testin sonucuna göre ise, Post-Hoc Bonferroni düzeltmesi çalıştırılmıştır. Bağımsız kategorik değişkenlerin analizinde ise Pearson Ki-Kare Test, Yates Düzeltmesi, Fisher's Exact Test, Fisher's Freeman Halton Exact Test, Post Hoc Bonferroni düzeltmesi kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda demografik verilere bakıldığında en genci 20, en yaşlısı 83 yaşında olan hastaların ortalama yaşının 44,66 ± 15,48 yıl olduğu ve çalışmada yer alan hastaların %57'sini erkeklerin oluşturduğu görüldü. En sık görülen hastalık türü %58,5 ile FSGS oldu. Sırası ile Membranöz Nefropati %23, MPGN %10,4 ve IgA Nefropati %8,1 ile FSGS'yi takip etmekte idi. 6. Ve 12. aydaki Proteinüri Yanıt Durumu ve GFR karşılaştırıldığında ise 6. ve 12. aylarda proteinüri düzelmeyen (yanıtsız) grupta GFR, proteinüri düzelen (yanıtlı) gruba göre daha düşük bulundu, bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Buna karşın proteinüri yanıt durumuna göre 6. ve 12. aylarda mortalite açısından anlamlı bir fark bulunamadı. Tedavi yanıtı incelendiğinde 12. ayda, MMF ile Azatiopurin'in birlikte kullanımı yanıtsız hastalarda (%31,9), kısmi yanıtlı hastalara (%0) göre daha yüksek bulunmuştur. Bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Buna karşın, 6. ayda, proteinüri yanıt durumuna göre anlamlı farklılığın görüldüğü tedavi türünün Ritüksimab ve metilprednizolon olduğu görüldü. 6. Aydaki laboratuvar değerleri incelendiğinde yanıtsız grupta BUN değeri, yanıtlı gruba göre anlamlı derecede yüksek bulunmasına rağmen Diğer parametrelerde (GFR, kreatinin, proteinüri, CRP, albumin, kalsiyum, fosfor, LDL, PTH, HBA1C) gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanamadı. 12. Aydaki Laboratuvar Değerlerine bakıldığında yanıtsız grupta proteinüri, CRP, BUN, fosfor ve LDL seviyeleri anlamlı derecede yüksek bulunmasına ek olarak yanıtsız grupta GFR, albumin, kalsiyum ve PTH seviyeleri ise anlamlı derecede düşük bulundu. Kreatinin ve HBA1C değerlerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanamadı. Ek Hastalıklar değerlendirildiğinde ise hipertansiyon, hiperlipidemi ve koroner arter hastalığı (KAH) gibi ek hastalıklar, yanıtsız grupta proteinüri yanıtlı gruba göre daha yaygın olduğu görüldü ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı idi. Yaş ve cinsiyet açısından 6. ve 12. ayda proteinüri yanıtlı ve yanıtsız gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanamadı. Bu sonuçlar, proteinüri yanıt durumunun böbrek fonksiyonları ve laboratuvar parametreleri üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Proteinüri kontrolünün böbrek fonksiyonlarının korunmasında kritik bir rol oynadığı ve bu hastaların tedavi planlamasında dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yazar
Dr. Tuğçe Akdiş
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Tuğçe Akdiş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Biyopsi kanıtlı glomerülonefritli hastalarda tedavi ve prognozu etkileyen faktörlerin araştırılması, 2025, Akdeniz University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Akdeniz University tezlerinden daha fazlası
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
