Medical Sub-SpecialtyOpen Access

Diferansiye tiroid kanserli hastaların klinik ve kardiyovasküler risk faktörlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

2014
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mustafa Kemal Balcı

Abstract (TR)

Tiroid folikül epitel hücrelerinden kaynaklanan diferansiye tiroid kanserleri, tiroid kanserlerinin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Diferansiye tiroid kanserlerinin yaklaşık %85'i papiller, %10'u foliküler ve %3'ünü Hürthle hücreli veya oksifilik tümörler oluşturur. Çalışmamızda diferansiye tiroid kanseri tanısı alan hastaların retrospektif olarak incelenmesi ve kardiyovasküler risklerinin belirlenmesi, ulusal ve uluslararası tedavi kılavuzlarına uyumun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Retrospektif olarak yapılan bu çalışmada 1984-2013 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalında en az 1 yıl süre ile takip edilmiş 172 diferansiye tiroid karsinomlu hasta araştırmaya dahil edilmiştir. Hastaların tanı anındaki yaşı, cinsiyet, takip süresi, patolojik özellikleri (tümörün tipi, subtipi, maksimum tümör boyutu, vasküler invazyon, tanı anında ve takiplerde lenf nodu metastazı, ekstratiroidal invazyon, tanı anında ve takiplerde uzak metastaz varlığı, multisentrik olması), cerrahi şekli, cerrahi komplikasyonları (en az 1 yıldır var olan hipoparatiroidi ve/veya vokal kord paralizisi), verilen RAİ dozu, tedaviden 7 gün sonra ve 9-12 ay sonra yapılan I-131 TVT (tüm vücut taraması), takip süresince yapılan boyun USG'leri, stimüle tiroglobülin ve antitiroglobulin değerleri, radyoaktif iyot tedavisinden sonra TSH'nın süprese olduğu dönemdeki tiroglobülin ve antitiroglobülin değerleri, AKŞ, Cr, T. kolesterol, LDL-K, HDL-K, trigliserid, ALT, albumin, Ca, P, TSH, fT4 düzeyleri, kardiyovasküler hastalıkları ve risk faktörleri (DM, HT, KKH, dislipidemi, SVO, periferik arter hastalığı, ailede erken yaşta CVD (1. derece akrabalarda erkeklerde ˂55 yaş, kadınlarda ˂65 yaş), sigara, alkol kullanımı, atriyal fibrilasyon varlığı hastane kayıtları ve hasta dosyalarından kaydedildi. Hastalar AJCC/UICC TNM evrelemesi ve ATA risk skoruna göre gruplandırıldı. Olguların 141'i (%83,4) papiller tiroid kanser (PTC), 28'i (%16,6) foliküler tiroid kanser (FTC) idi. Hastaların 155'i kadın, 14'ü ise erkek olup, K/E oranı: 11,3 idi. TNM evrelemesine göre yapılan değerlendirmede olgularımızın %81,7'si Evre I, %5,3'ü Evre II, %10,6'sı Evre III hastalığa sahip olup, %2,4'ünün evresi bilinmiyordu. ATA (American Thyroid Association) risk skorlamasına göre ise hastaların %72'si düşük, %21'i orta risk grubunda olup, %7'sinin risk durumu bilinmiyordu. Düşük risk grubunda olan hastaların %87,5'i, orta risk grubunda olan hastaların %100'ü RAİ tedavisi aldı (p: 0,02). Tanı anında yaş ortalaması FTC'de PTC'ye göre daha yüksek saptandı (p:0,02). Ortalama tümör çapı PTC'de 1,39±1,24 cm, FTC'de 2,33±1,19 cm olup FTC'de anlamlı bir şekilde daha yüksek idi (p:0,03). Vasküler invazyon FTC'inde (p: 0,01), ekstratiroidal invazyon ise PTC'inde (p:0,046) daha sık görüldü. 3 hasta tanı anında metastatik idi. Kalan 169 hastanın 13'ünde (%7,7) nüks gelişti. Bu hastaların 12'si PTC (%92,3), 1'İ FTC (%7,7) idi. Tanı anındaki yaş ortalaması rekürrens grubunda, remisyon grubuna göre daha yüksek idi (p:0,02). Ortalama tümör çapı rekürrens grubunda 2,17±2,03 cm, remisyon grubunda 1,31±1,12 cm olup, rekürrens grubunda anlamı bir şekilde daha yüksek bulundu (p:0,03). 141 papiller tiroid kanserli hastanın 12'sinde (%8,5), 28 foliküler tiroid kanserli hastanın 1'inde (%3,6) nüks meydana geldi (p:0,001). Tanı anında ekstratiroidal invazyonu ve lenf nodu metastazı olanlarda nüks daha sık görüldü (p:0,000). Multifokalitenin, cinsiyetin, vasküler invazyonun ve cerrahi şeklinin nüks üzerine anlamlı etkisi saptanmadı. Cerrahi komplikasyonlara boyun disseksiyonu yapılan hastalarda daha sık rastlanıldı (p:0,003). Total tiroidektomi ve tamamlayıcı tiroidektomi arasında ise cerrahi komplikasyon görülme açısından anlamlı fark saptanmadı. Hipoparatiroidi boyun disseksiyonu yapılanlarda (p:0,002) ve tamamlayıcı tiroidektomide yapılanlarda daha sık iken (p:0,0001), vokal kord paralizisi açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Hastaların %21,5'unda DM, %30,2'sinde HT, %4,7'sinde KKH, %1,2'sinde SVO, %26,2'sinde dislipidemi, %15,1'inde ailede erken yaşta CVD öyküsü mevcuttu. Atrial fibrilasyon 3 kişide (%1,7) görüldü. AF'si olan tüm hastalar kadın ve 60 yaş üzerinde idi. AF'si olanlarda kardiyovasküler olaylar, olmayanlara göre daha sık görüldü (p:0,02). T. Kolesterol ve LDL-kolesterol düzeyleri rekürrens grubunda remisyon grubuna göre daha yüksek idi (p:0,02). Dislipidemisi olan hastalarda kardiyovasküler olaylara daha sık rastlanıldı (p:0,02). Sonuç olarak; çalışmamızda histolojik tip, tanı anındaki yaş, tümör çapı, tanı anında ekstratiroidal invazyon ve lenf nodu metastazı varlığının nüks riskini arttırdığı saptanmıştır. Ancak bu ve diğer risk faktörleri göz önüne alınarak daha büyük hasta gruplarında çalışmaların yapılması uygun olacaktır. Diferansiye tiroid kanserli hastaların kardiyovasküler risk faktörleri açısından yakın takip edilmesi, TSH süpresyon tedavisinin hastaların risk düzeyi ve yaşlarına göre daha dikkatli yapılması ve RAİ tedavisinin hastaların risk düzeylerine göre daha seçici olarak verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz

Author

Dr. Safiye Arık

Institution

Akdeniz University
Akdeniz University
Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı

How to Cite

Safiye Arık (Tıpta Yan Dal Uzmanlık Tezi). Diferansiye tiroid kanserli hastaların klinik ve kardiyovasküler risk faktörlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi, 2014, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University