Medical SpecialtyOpen Access

Dipper ve nondipper paternine sahip hipertansiyon hastalarında atriyal elektromekank fonksiyonların atriyal strain, p dalga dispersiyonu ve P terminal force ile değerlendirilmesi

2016
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Cengiz Ermiş

Abstract (TR)

Amaç: Hipertansiyon, kardiyovasküler hastalık, serebrovasküler hastalık ve böbrek yetmezliği gibi hedef organ hasarlarının gelişmesinde major rol oynayan bir risk faktörüdür ve tedavi edilmesi ile koroner arter hastalığı ve inme gibi hastalıkların görülme riskinde azalma olduğu bilinmektedir. AKBT ile HT tanı ve tedavisi ofis ölçümlerine kıyasla daha ön plana çıkmaktadır. AKBT'de gece ve gündüz KB ölçümlerinde NDHT paterni gösteren hastalarda DHT paterni gösterenlere göre daha yüksek oranda serebrovasküler hastalık ve sol ventrikül kütlesi, kardiyovasküler mortalite ve morbiditede artış olduğu gözlenmiştir. Strain (S) ve Strain Rate (SR) bölgesel miyokardiyal fonksiyonların, konvansiyonel EKO parametrelerinde etkilenmenin görülmediği subklinik evrede kantitatif olarak belirlenmesinde fayda sağlamaktadır ve kalp hastalığının teşhis ve takibinde bu teknik artık daha geniş kullanım alanı bulmaktadır. P-terminal force değerinin AF, inme, SolVH ve kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye yatış ya da ölüm kompozit son noktaları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. EKG de pratik olarak hesaplanabilme avantajı mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, hipertansif hastalarda, iki boyutlu speckle tracking ekokardiyografi ve elektrokardiyografi parametreleri kullanarak sol atriyal (LA) miyokardiyal doku diyastolik fonksiyonları üzerine dipper ve nondipper hipertansiyonun etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Ağustos 2015 ile Mayıs 2016 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Polikliniğine başvuran fizik muayene, laboratuvar ve konvansiyonel görüntüleme yöntemleriyle tespit edilmiş hedef organ hasarı bulunmayan, ayaktan kan basıncı takibine göre dipper (DHT) ve nondipper (NDHT) olarak gruplandırılmış toplam 72 hasta ve 39 hiçbir hastalığı olmayan kontrol grubu alındı. Kan basıncında gece boyunca en az %10 oranında azalma olmayan hastalar NDHT olarak sınıflandırıldı. Bu hasta ve kontrol gruplarına 2D transtorasik ekokardiyografi yapılarak konvansiyonel parametreler, pulse dalga doppler ile mitral giriş akımları, doku doppler ile sol ventrikül dolum basınçları, strain görüntüleme ile sol atriyumun global fonksiyonları araştırıldı. Tüm olgulara elektrokardiyografi uygulanarak P dalga dispersiyonu ve P terminal force değerleri hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya alınan toplam 111 hastanın yaşları 19 ile 80 arasında olup DHT grubunda 13 kadın (%43,3), 17 erkek (%56,7) olmak üzere toplamda 30 hasta, NDHT grubunda ise 21 kadın (%50) ve 21 erkek (%50) olmak üzere toplam 42 hasta bulunaktaydı. Kontrol grubu ise 14 kadın (%35,9), 25 erkek (%64,1) sağlıklı bireyden oluşmaktaydı. Her iki hasta grubu ve kontrol grubu karşılaştırıldığında gruplar arasında boy ve cinsiyet ve sigara kulanım sıklığı arasında fark yoktu. DHT ile NDHT grupları arasında yaş farkı yoktu (55,33±10,58 ile 57,38±10,9) ve kontrol grubu daha genç hastalardan oluşmaktaydı (34,44±10,4). Kontrol grubunda kilo, VKİ, VYA değerleri DHT ve NDHT gruplarına kıyasla daha düşük saptandı ancak DHT ile NDHT grupları arasında fark yoktu (kontrol ve hasta grupları arasında p<0,05). Kalp hızı her üç grupta da benzerdi ancak SKB ve DKB ölçümleri DHT ve NDHT gruplarında daha yüksek saptanmıştı. Kontrol grubunda ise muayenede ölçülen sistolik ve diyastolik kan basınçları hasta gruplarına göre anlamlı olarak düşüktü (kontrol grubu:117,3±7,6 / 70,5±6,7 mmHg, DHT grubu: 138,0±19,9 / 84,3±12,3 mmHg, NDHT grubu: 137,9±15,9 / 84,0±11,6 mmHg). DHT ve NDHT gruplarında HT hastalığına sahip olma süresi benzerdi. Kontrol grubunda, hasta gruplarına göre Ao, LA, IVS, PwD ve sol ventrikül kitle indeksi (SVKİ) ortalama ölçüm değerleri daha düşük saptandı (p<0,05). Her üç grup arasında erken diyastolik mitral akım velositesi (mitral E) açısından anlamlı fark yoktu, geç diyastolik mitral akım velositesi (mitral A) kontrol grubunda hasta gruplarına göre anlamlı olarak daha düşüktü (p<0,05). Mitral E/A oranı ise kontrol grubunda hasta gruplarına göre daha yüksek saptandı. Mitral A ve Mitral E/A oranı değerleri DHT ve NDHT gruplarında benzer saptandı. Doku doppler parametrelerinden mitral lateral e (LATEm), mitral lateral s (LATS), mitral septal e (SEPEm) değerleri kontrol grubunda her iki hasta grubuna göre anlamlı olarak daha fazlaydı (p<0,05) ancak DHT ve NDHT grupları arasında anlamlı fark yoktu. Mital lateral a (LATAm), mitral septal a (SEPAm), mitral septal s (SEPS) her üç grup arasında da benzer saptandı. Mitral deselerasyon zamanı (DZ), izovolümetrik gevşeme zamanı (İVRZ) ve miyokard performans indeksi (MPİ), Mitral E/e oranı kontrol grubunda hasta gruplarına göre değerler daha düşüktü (p<0,05) ancak DHT ve NDHT grupları arasında anlamlı fark yoktu. NDHT grubunda elektromekanik gecikme süreleri anlamlı olarak DHT ve kontrol grubuna göre daha uzundu (NDHT grubu: inter-atriyal PA:32,8±8,4 msn, sol atriyal PA:19,3±7,1 msn, sağ atriyal PA: 13,5±5,9 msn; DHT grubu: inter-atriyal PA:25,2±7,1 msn, sol atriyal PA:14,9±6,3 msn, sağ atriyal PA:10,3±4,4 msn, p<0,05). DHT grubunda da aynı şekilde elektromekanik gecikme süreleri anlamlı olarak kontrol grubuna göre daha uzun saptandı (kontrol grubu: inter-atriyal PA:15,9±6,9msn, sol atriyal PA:9,2±5,6 msn ve sağ atriyal PA: 6,7±2,3 msn, p<0,05). LA presistolik volüm indeksi kontrol grubunda hasta gruplarına göre anlamlı olarak daha düşük saptandı ancak DHT ve NDHT grupları arasında fark yoktu (sırasıyla: LAVİpreP:11,08±2,93 cm3/ml, 15,51±5,83 cm3/ml, 16,38±6,51 cm3/ml). DHT ve NDHT grupları arasında LAVİ açısından fark saptanmadı. Her iki hasta grubunda strain değerleri kontrol grubuna göre daha düşük olmak üzere NDHT grubunda her üç strain parametresi de DHT grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha düşük saptandı (p<0,05). Pmin değerleri arasında üç grupta da istatistiksel olarak fark bulunmadı ancak Pmax, PWD ve PTF değerleri DHT ve NDHT grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek saptandı. Ayrıca NDHT grubunda da DHT grubuna göre aynı değerler anlamlı olarak yüksek saptandı (p<0,05). Sonuç: Özellikle NDHT paterni, DHT paternine oranla hipertansif hastalarda atriyal elektromekanik deformasyon parametrelerinde daha fazla bozulmalara ve bunun sonucunda da atriyal olumsuz yeniden şekillenmeye sebep olmaktadır. Bu sonuçların daha geniş hasta gruplarının alınmış olduğu yeni çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar sözcükler: Hipertansiyon, dipper, nondipper, iki boyutlu longitudinal strain, P dalga dispersiyonu, P terminal force.

Author

Dr. Veysel Tosun

How to Cite

Veysel Tosun (Tıpta Uzmanlık Tezi). Dipper ve nondipper paternine sahip hipertansiyon hastalarında atriyal elektromekank fonksiyonların atriyal strain, p dalga dispersiyonu ve P terminal force ile değerlendirilmesi, 2016, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University