Duyguların psikoterapistlerin etik kararları ile ilişkisi
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Hasan Galip Bahçekapılı
Abstract (TR)
Klinik psikoloji literatüründe, psikoterapistlerin etik karar ve yargıları üzerine yapılan çalışma sayısı kısıtlıdır. Bu çalışmalar ise mesleki etik standartlar bulunduğu hâlde psikoterapistlerin ikilem yaşadığı alanların tespitine yönelik betimleyici çalışmalardır. Psikoterapistlerin etik karar ve yargıları üzerinde etkili olabilecek faktörlerden ise sadece yaş, cinsiyet, deneyim vb. demografik özellikler incelenmiş, ancak söz konusu özellikler açısından tutarlı ve anlamlı farklılaşmalar ortaya konulamamıştır. Psikoterapinin doğası gereği yoğun duygu alışverişi içeren bir meslek olmasından hareketle, duyguların psikoterapistlerin etik kararları ile ilişkisi merak uyandıran bir konu olmasına karşın şimdiye kadar klinik psikoloji literatüründe incelenmemiştir. Bu araştırma ile etik karar ve yargıları genel olarak çok daha detaylı araştırmalar ile ele alan ahlak psikolojisi literatürü ve duygular ile karar alma dinamiklerinin ilişkisini inceleyen literatürden faydalanarak, psikoterapistlerin etik kararlarının duygular ile ilişkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. Psikoterapistlerin etik kararlarının deontolojik/faydacı olarak ayrıştırılabileceği ve katılımcılarda yüksek ikilem yaratacak psikoterapist etik ikilem senaryolarının neler olabileceğine ilişkin yurt içi/yurt dışı herhangi bir araştırma bulunmamaktadır. Klasik etik ikilem senaryoları için de hangilerinin Türkiye'de yüksek ikilem kategorisinde değerlendirilebileceğine ilişkin herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu kapsamda, yapılan ön bir çalışma ile Türk kültüründe yüksek ikilem yaratan klasik ve psikoterapist ikilemleri tespit edilmiştir. Paralel olarak yürütülen iki ilintisel çalışma ile psikoterapistlerin, psikoterapist ikilemlerindeki faydacı/deontolojik karar alma eğilimleri psikoloji lisans öğrencileri ile, klasik ikilemlerdeki karar alma eğilimleri ise hem psikoloji lisans öğrencileri hem de alan dışı grup ile karşılaştırılmıştır. Söz konusu çalışmalarda katılımcıların negatif duygu durumlarının deontolojik karar alma eğilimleri ile ilişkisinin yanı sıra, sıkça yurtdışı ahlak psikolojisi araştırmalarına konu olan empati, psikopati, analitik düşünme ve özgeci faydacılık gibi kişilik eğilimlerinin de faydacı/deontolojik karar alma eğilimleri ile ilişkisi incelenmiştir. İlgili ilişkilerin bu çalışmada incelenmesi, söz konusu literatür bulgularının farklı kültürden bir örneklemde test edilmesi açısından önemli bulunmuştur. Araştırmamıza 406 psikoloji lisans öğrencisi, 177 psikoterapist ve 370 diğer meslek sahipleri olmak üzere toplam 953 kişi katılmıştır. Analizler hem grup bazında hem de birleştirilmiş örneklem üzerinden yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; her iki senaryo tipinde de üç grubun hiçbirinde, katılımcıların duygu durumları ile gerek geleneksel yöntem ile gerekse süreç ayrıştırma yöntemi ile hesaplanan faydacı ve deontolojik karar alma eğilimleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Klasik senaryolarda gruplar arası faydacı/deontolojik karar alma eğilimlerine ilişkin gerçekleştirilen analizlerin sonuçları, psikoterapist grubunun süreç ayrıştırma yöntemi ile hesaplanan hem faydacı hem de deontolojik karar alma eğilimlerinin diğer iki gruptan yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Psikoterapist senaryolarında ise hem geleneksel hem de süreç ayrıştırma analizinde, psikoterapistlerin deontolojik karar alma eğilimleri psikoloji lisans öğrencilerine göre daha yüksektir. Geleneksel analizde, psikoterapist grubu ile psikoloji lisans öğrencileri grubunun, faydacı/deontolojik karar alma eğilimleri, klasik senaryolar özelinde farklılaşmamıştır. Grupların empati düzeyleri, yaş değişkeni kontrol edildiğinde birbirinden farklılaşmamıştır. Psikoloji lisans öğrencilerinin Makyavelist ve psikopatik kişilik eğilimlerinin diğer iki gruptan daha yüksek olduğu görülmüştür. Alan dışı grupta; geleneksel yöntem ile hesaplanan faydacılık puanı, Makyavelist ve psikopatik eğilimler ile pozitif, faydacı özgecilik ile ise negatif korelasyon göstermiştir. Her iki yöntem ile hesaplanan deontoloji puanı ise duygusal empati ile pozitif korelasyon göstermiştir. Süreç ayrıştırma yöntemi ile hesaplanan deontoloji puanı ile ayrıca psikopati arasında negatif ilişki olduğu bulunmuştur. Süreç ayrıştırma yöntemi ile hesaplanan faydacılık puanları ise analitik düşünme ile pozitif, psikopati ile ise negatif korelasyon göstermiştir. Süreç ayrıştırma analizinde, faydacılık puanları ile faydacı özgecilik arasında ilişki bulunamamıştır. Psikoterapist grubunda her iki senaryo tipinde, psikoloji lisans öğrencileri grubunda ise psikoterapist senaryoları özelinde, söz konusu kişilik eğilimlerinin, hesaplama yönteminden bağımsız olarak, faydacı/deontolojik karar alma ile ilişkili olmadığı tespit edilmiştir. Belirtilen araştırmaların yanı sıra, çalışmamızda Oxford Faydacılık Ölçeğinin Türkiye uyarlaması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ayrıca bulguların olası nedenleri ve literatüre katkısı tartışılmıştır.
Author
Filiz Kumova
Institution
How to Cite
Filiz Kumova (Doktora Tezi). Duyguların psikoterapistlerin etik kararları ile ilişkisi, 2020, Doğuş University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Doğuş University
- Bir metal işletmesinde idealleştirilmiş tasarım(2005)
- Gelenek ve liberalizm arasında: Henry James'in "The Ambassadors" ve Halide Edib Adıvar'ın "The clown and His Daughter" eserlerinde kimlik krizi(2006)
- Devam sütü tercihinde etkili faktörlerin belirlenmesi ve pazar liderlerinin marka kişiliklerinin araştırılması üzerine bir çalışma(2017)
- İnfertilite tedavisi gören kadınlarda infertilite faktörüne göre damgalanma, travma ve baş etme yöntemleri(2023)
- Kamusal alanın kullanım sonrası kullanıcı gözünden değerlendirilmesi: Maltepe Cumhuriyet Meydanı örneği(2024)
- Finansal varlık fiyatlandırma modelin Türkiye'de testi(2005)
