Master'sOpen Access

İletişim becerilerinin eğitim üzerindeki etkisi

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Servet Bayram

Abstract (TR)

Her ne kadar okullaşma oranları arttıysa da ayrışma probleminin çözülmesine fayda sağlamamıştır. Bütün dünya sanki kavga eden, savaşan karşıt gruplara dönüştü. Herkes suçu ötekine atıyor. Gerçek anlamda iletişim artık etkin değil. Kuhn döngüsüne göre dünyanın sürdürülebilirlik problemi bir değerler dizisi değişikliği olmazsa çözülemez durumda. Dünyada hayatta kalabilmek için kişinin kendini ve hayatını yönetebilmesi (otonomi) ve etrafı ile de besleyici ilişkiler kurması gereklidir. Dünyaya gelir gelmez kişi ağlamaya başlar. İlk ihtiyaçları hava ve süttür. Burada ağlamak anne ile bağ kurmak ve ihtiyacını gidermek açısından etkin bir iletişimdir. Organik sistemlerde her şey birbirine bağlıdır ve birbirinin ihtiyacını görür. Doğal sistemlerde her birimin biricik bir yeri, belirli bir otonomisi vardır ve tüm diğer doğal sistemlere bağlıdır. Bu özellik genel sistem teorisi kapsamında sibernetikte güzel bir biçimde tarif edilir. İnsanların biricik öğrenme ortamları, biricik öğrenme sitilleri, özel kabiliyetleri ve zafiyetleri olduğu için hayatta ki deneyimleri de kendilerine özeldir. Bu sebeple kişilerin algısı özneldir. Eğitim kişilerin ayaklarının üzerinde durabilmelerini (otonomi) ve iyi ilişkiler kurabilmelerini desteklemek amacı ile kendilerini tanımalarına, ihtiyaçlarını fark etmelerine destek verir. İletişim kurmanın, bağlaşık sistemler oluşturmanın temelinde ihtiyaçlar yatar. Aynı seçici geçirgen hücre zarlarında olduğu gibi. Etkili iletişim bilgi kanallarını temizler ve kişi gerçeği daha iyi algılar. Bu varoluşun iki tarafı için önemlidir. 1-hayatını yönetebilmek 2-hayatın doğal ağında biricik yerinin hakkını vererek kendi anlamını yaratmak vi Bugünkü eğitim sistemi genel anlamda bilgiyi boca etmek üzere kurulmuş. Öğrenciler bilgiyi inşa edemedikleri için, ezberleme yoluna gidiyorlar ve kullanılmayan bu bilgiler kısa sürede unutuluyor. Bu sistem öğrencilerin otantikliğini olumsuz etkilerken doğal öğrenmenin özellikleri olan kritik düşünme, problem çözme ve hayal kurma gibi özellikleri devre dışı bırakıyor. Bu endüstri modeli çocukların biricikliğini de dikkate almıyor. Çocukların ilgi alanları, kabiliyet ve zafiyetlerinin bilinmesinin bu sistemde anlamı yok. İletişim yerini empoze etme ve dikte etmeye bırakmış durumda. Bugünün kitle toplumu tamamen eğitim sisteminin bir ürünüdür. Özgür iradeyi, seçme hakkını, kritik düşünmeyi, hayal gücünü ve hatta ilham almayı etkisiz hale getiren, kişilerin otonomisini ortadan kaldıran, insan davranışlarını kontrol etmeyi amaçlayan tehlikeli bir üründür. Şehirleşme, yüksek ihtisaslaşma, teknoloji ve internet sebebi ile kitle toplumu öyle bir ortam oldu ki artık insanlar habitatlarını kaybettiler ve artık organik olarak bağlanamıyorlar. Japonya insan neslinin doğasını ve önemini korumak amacı ile bir kestirim ve planlama yaptı. Bu düzenlemeye toplum 5.0 adını verdi. Bu model insanı merkeze koyarak insan ve doğal insan topluluklarını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Yine bu bağlamda eğitim açısından bu model, eleştirel düşünmeyi, iletişim ve okuma becerilerini destekleyerek multidisipliner ( çoklu disiplinlerin bir arada olduğu ) bir yaklaşımla bunların tasarlanması hedeflenmektedir. Bu tezde teklif edilen "ben-merkezli eğitim" toplum 5.0 için bir temel oluşturabilir. Bu yaklaşıma göre kişi kendini doğanın diğer kısımlarından ayırmaz ve kendini çevreleyen ilk halkadan başlayarak besleyici ilişkiler kurar. Genellikle ilk halkayı ailemiz, sınıf arkadaşlarımız, komşularımız ve çevremiz oluşturur. vii Eğitimde "ben-merkezli" yaklaşım kişinin kendi biricik potansiyelini etkili iletişim yolu ile ortaya çıkartmasını destekler. Bu yeni eğitim modelinin hedefi, kişilerin otonomi sağlamasını yani kendi hayatlarını yönetmelerini ve çevreleriyle bağlaşık sistemler kurmalarını desteklemektedir. Bu inşacı eğitim modeli yaklaşım olarak transdisipliner ve bütünseldir (holistik), kendini yöneten yaklaşımı da benimser. Bu eğitimde müfredat kişinin kendisi ve çevresidir. Öğrenme ortamı olarak eko-sistemsel bir yaklaşım gösterir. Yani öğrenciler, öğretmenler ve çevre bütün olarak öğrenme ortamına dâhildirler. Öğretmenin asıl görevi öğrencinin içindekinin çıkmasına destek vermektir. Örneğin bu modelde öğretmen artık optik konusunu işlemez, bunun yerine öğrencinin kendi görme sistemini merak etmesini sağlar. Bu dünya özgür irade sahibi, hayal gücü olan, ilham alabilen gerçek insanlara ihtiyaç duymaktadır. Bu gerçek insanlar bütünün parçalarını görebilir ve hep birlikte dünyanın sürdürülebilirliği için hedefler oluşturabilirler. Organik bir kafa yapısının tanımı olmalıdır. Bu kafa yapısı ötekileştirme yapmaz, kendisi ve çevresi ile yapıcı ilişkiler kurar. Bu tezde teklif edilen ben-merkezli eğitim modeli Kuhn döngüsünde istenilen değerler dizisi (paradigma) değişikliği için bir cevaptır. Anahtar Kelimeler: Otantik, otonomi, biricik, organik, sürdürülebilirlik problemi, iletişim, öznel algı, kitle toplumu, dataizm, öğrenme ortamı, bağlaşık ilişki, ayrışma, sibernetik, disiplinler üstü, genel sistem teorisi, bütüncül yaklaşım, hayatta kalma, özgür irade, kitle, Kuhn döngüsü, değerler dizisi (paradigma) değişikliği, ekosistem yaklaşımı, endüstri 4.0, toplum 5.0, eğitim 5.0, şehirleşme, habitat kaybı, organik ağ, ben-merkezli eğitim

Author

Esra Güvenen

How to Cite

Esra Güvenen (Yüksek Lisans Tezi). İletişim becerilerinin eğitim üzerindeki etkisi, 2019, Yeditepe University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Yeditepe University