Evre I germ hücreli testis tümörlerinde adjuvan tedavi ve aktif izlem olgularının klinik ve laboratuvar sonuçlarının karşılaştırılması
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Yarkın Kamil Yakupoğlu
Abstract (TR)
Amaç: Testis kanseri, tüm erkek tümörlerinin %1'inden azını oluşturan, ürolojik tümörlerin ise yaklaşık %5'inden sorumlu olan nadir bir hastalıktır. Germ hücreli tümörler (GHT), bu kanserlerin %95'ten fazlasını oluşturur. Son 40 yılda bu hasta grubunun tedavilerindeki gelişmeler, hastalıksız sağkalım açısından dramatik iyileştirmelere yol açmıştır. Ancak, yüksek riskli hastalar için hala daha yeni tedavilere ihtiyaç duyulmaktadır. Uzun süreli sağkalım gösteren birçok hastanın tedaviye bağlı gelişen toksisiteleri, diğer solid tümörlerle karşılaştırıldığında daha belirgindir. Etkili bir tedavi ile uzun dönem toksisite riski arasında denge sağlamak önemlidir (1). Klinik evre I seminomda nüks açısından en önemli risk faktörleri, tümör boyutu ve rete testisin stromal invazyonudur. Her iki faktör de yoksa nüks riski düşüktür (%6). Non-Seminom evre I için, primer tümörün lenfovasküler invazyonu (LVI), gizli metastatik hastalığın en güvenilir belirleyicisidir. Bir tümör içindeki embriyonal karsinom yüzdesi, LVI'nın pozitif ve negatif öngörü değerlerini artırabilir, ancak yüzdelik bir prognostik sınır kesin olarak belirlenmemiştir. LVI varlığı ile beş yılda nüks riski %50'ye kadar çıkarken, LVI yokluğunda %15'e düşer (2). Bu çalışmada Evre I GHT' de adjuvan tedavi verilen ve aktif izleme alınmış hasta gruplarının klinik ve laboratuvar sonuçlarını karşılaştırması amaçlanmıştır. Olgular ve Yöntem: 2010-2022 yılları arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nda testis tümörü ön tanısıyla radikal orşiektomi yapılan hastalara ait veriler retrospektif olarak derlendi. Hastaların cerrahi öncesi demografik özellikleri, ameliyata ilişkin verileri, ameliyat öncesi ve sonrası dönemdeki klinik - laboratuvar bulguları ve cerrahi sonrası rapor edilen histopatolojik bulguları gözden geçirildi. Klinik evre I testis GHT olarak değerlendirilen, adjuvan tedavi ve aktif izleme alınan hastaların onkolojik sonuçları karşılaştırıldı, klinik, radyolojik ve patolojik özelliklerine göre takip sonuçları değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik - laboratuvar bulguları, radyolojik (BT, MR, FDG-PET, USG), komorbiditeleri, intraoperatif özellikleri ve postoperatif takipleriyle ilgili bilgilerine hastanemiz veri sistemi ve e-nabız verileri kullanılarak ulaşıldı. Hastaların son durumlarına ait veriler ise hastalar kontrole çağrılarak, hastane veri / e-nabız sistemi incelenerek ya da hastalara telefonla ulaşılarak öğrenildi. Bulgular: Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilimdalı'nda klinik evre I GHT tanısı alan ve en az 6 aylık takibi olan 129 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların ortanca yaş değeri seminom ve NSGHT grubunda sırasıyla 33 ve 25 yıl idi. Ortanca patolojik tümör hacmi seminom ve NSGHT gruplarında sırasıyla 22,5 cm3 ve 19,15 cm3 idi. Takip süresi seminom grubunda ortanca 26 ay, NSGHT grubunda ortanca 36 ay idi. Evre I seminom grubunda toplam 81 hasta bulunmaktadır. Olgularda kitlelerin 49'u (%60) sağda, 30'u (%37) solda, 2 (%3) olguda ise bilateraldi. Bu hastalar KT, RT ve Aİ olmak üzere farklı tedavi yöntemleriyle takip edilmiştir. Hastaların dağılımı ise şu şekildedir: KT grupunda 9 hasta (%11), RT grupunda13 hasta (%16) ve Aİ grupunda 59 hasta (%73). KT, RT ve Aİ alt gruplarında ortanca yaş değerleri sırasıyla 33, 29 ve 35 yıldır.. Radyolojik tümör hacimleri ortanca olarak 12.54 cm³, 35.83 cm³ ve 14.26 cm³ şeklinde hesaplanmıştır. Aynı şekilde, patolojik tümör hacimleri de 44.1 cm³, 27.65 cm³ ve 15 cm³ olarak hesaplanmıştır. Takip süreleri ise sırasıyla 48, 40 ve 24 aydır, her 3 grup arasında, istatiksel anlamlı farklılık görülmemiştir. Kemoterapi alan 1 (%11,1) olguda nüks gelişmiş iken, RT ve Aİ alt gruplarında nüks gelişen hasta sayısı sırasıyla 0 ve 7 (%11,8) olduğu görülmüştür. Bu verilerle yapılan istatistiksel analizler sonucunda anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p=0,42). Evre I seminomlarda relaps için risk faktörlerinin univariate lojistik regresyon analizi yapıdlı. Risk faktörlerinden LVİ pozitifliği, negatif olanlara kıyasla 2,46 kat, kitle boyutu 4 cm'den büyük olanlar, küçük olanlara nispette 1,28 kat, rete testis invazyonu olanlar ise, invazyon olmayanlara nispette 4,26 kat daha fazla relaps olduğu tespit edildi. Lakin bunların hiçbiri istatistiksel olarak anlamlı değildi. Evre I NSGHT grubunda 48 hastanın 25'inde (%52) sağ, 23'ünde (%48) ise kitle sol testiste izlendi. Olguların 21'ine (%44) KT verilmiş iken, 27 (%56) olgu ise Aİ protokolüne alınmıştır. KT ve Aİ alt gruplarında, yaş, takip süresi, radyolojik tümör hacmi ve patolojik tümör hacmi ortanca değerleri yaş için 27 ve 24 yıl; takip süresi için 36 ve 36 ay; radyolojik tümör hacmi için 15,84 ve 30,6 cm3; patolojik tümör hacmi için 10 ve 21,4 cm3'dir. Bu veriler arasında istatistiksel anlamlı farklılık tespit edilmemişken, p değerleri sırasıyla 0,28, 0,5 ve 0,26 olarak hesaplanmıştır. Kemoterapi alan grupta 2 (%9), Aİ ile takip edilen grupta ise 1 (%3) hastada relaps izlenirken, aradaki fark istatistiksel anlamlı bulunmamıştır (p=0,57). Evre I NSGT'lerde relaps için risk faktörlerinin univariate lojistik regresyon analizinde relapsı için risk faktörü olarak değerlendirilen özelliklerden hiç birinin anlamlı olmadığı görüldü. Relaps gelişme riski LVİ neagtifliği olanlara göre pozitif olanlarda 1,1 kat, kitle boyutunun 4 cm'den büyük olanlarda, küçük olanlara göre 3,17 kat, embriyonel karsinomun %50'den fazla olduğu olgularda embriyonel karsinom bulunmayanlara nispette 1,63 kat, Tunika albuginea invazyonu olanlarda, invazyon olmayanlara kıyasla 2 kat daha fazla olduğu görüldü. Bu sonuçlar, evre I seminom ve NSGHT gruplarında farklı tedavi yöntemleri arasında belirgin bir farklılık olmadığını göstermektedir. Sonuç: Evre I seminom tanılı olgularda KT ve RT yan etkilerinden korunmak için Aİ protokolü ile hastaların takibi tercih edilebilir bir alternatiftir. Aktif izlem takip protokolüne alınan hastaların yakın takip edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Evre I NSGHT grubunda, RPLND'nin morbidite ve mortalitesi ile KT'nin sistemik yan etkilerinden korunmak için aktif izlem düşünülebilir. Evre I NSGHT hastalarında Aİ seçiminde hastaların yakın aralıklarla takip edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Testis kanseri, GHT, Seminom, NSGHT, radikal orşiyektomi, Evre I seminom tedavisi, Evre I NSGHT tedavisi
Author
Dr. Ahad Safaralıyev
How to Cite
Ahad Safaralıyev (Tıpta Uzmanlık Tezi). Evre I germ hücreli testis tümörlerinde adjuvan tedavi ve aktif izlem olgularının klinik ve laboratuvar sonuçlarının karşılaştırılması, 2023, Ondokuz Mayıs University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Ondokuz Mayıs University
- Makine öğreniminde sınıflandırma yöntemleri kullanılarak ulaşım kartı suistimalinin tespit edilmesi(2023)
- Domateste erken yaprak yanıklığı hastalığına neden olan alternarıa spp. ne karşı biyolojik mücadele olanaklarının araştırılması(2023)
- Posterior kompozit rezin restorasyonlarda postoperatif hassasiyetin incelenmesi: Randomize klinik çalışma(2023)
- İbn Arabi ve Paul Tillich'in sevgi anlayışlarının karşılaştırılması(2023)
- Kemik suyu üretiminde farklı pişirme tekniği ve organik asit kullanımının ürün kalitesi üzerine etkisi(2023)
- TBMM tutanaklarına göre SSCB'nin Afganistan'a müdahalesinin Türkiye'deki yansımaları (1979-1980)(2023)
